Sayı : 2
Bölüm I
YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
ANAYASA MAHKEMESİ OLARAK OTURUM YAPAN YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mali Denetim/Esas İnceleme: 5/2019
Bağımsızlık Yolu'nun 1.Olağan Genel Kongresinde Onaylanan Kesin Hesapları ile ilgili
ESAS İNCELEME KARARI
Bertan Özerdağ, Başkan: Bağımsızlık Yolu'nun 1. Olağan Kongresi'nde onaylanan 21.06.2018 – 31.12.2018 tarih aralığını kapsayan kesin hesaplarının, Anayasa Mahkemesinin 05.06.2020 tarihli kararı ile Sayıştay Başkanlığı tarafından esas incelemesine geçilmiştir.
Sayıştay Başkanlığı tarafından esas inceleme raporu tamamlanarak 20.10.2023 tarihinde Bağımsızlık Yolu'na gönderilmiştir. Esas inceleme raporunun tamamlanması sonrasında Anayasa Mahkemesi olarak oturum yapan Yüksek Mahkeme huzurunda 13.06.2024 tarihinde duruşma gerçekleşmiş ve taraflar Mahkemeye hitap etmişlerdir.
Bu aşamada Sayıştay Başkanlığının esas inceleme raporunda yer alan tespitlerine yer vermek uygun olacaktır.
Sayıştay Başkanlığının 20.10.2023 tarihli raporunun 8.sayfasında, 5.paragrafta yer alan, 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın "Esas İnceleme" yan başlıklı 54.maddesi tahtında yaptığı inceleme sonucunda ulaştığı tespitlere aşağıda yer verilmiştir:
"5. Sonuç
Bağımsızlık Yolu Partisi'nin 1. Olağan Kurulunda onaylanan 21.6.2018-31.12.2018 dönemi kesin hesaplarına yönelik Sayıştay Başkanlığına sunulan kayıtlar ve belgeler ışığında, 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde yapılan esas incelemede;
5.1 49/2015 sayılı Yasa'nın "Tutulacak Defter ve Kayıtlar" yan başlıklı 35. maddesi uyarınca tutulması gereken defter ve kayıtların tutulmadığı,
5.2 Gelir-Gider Tablosundaki "Küçük Demirbaş" kalemine hatalı olarak yansıtılan fatura tutarı sebebiyle "Gider" hesabının hatalı olduğu, dolayısıyla Bilançodaki "Öz kaynaklar" hesabının da hatalı olmasına sebebiyet verildiği,
5.3 49/2015 sayılı Yasa'da sağlanan gelirin miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve makbuzu düzenleyenin imzasının makbuzda yer alması gerektiği ifade edilmesine rağmen, aidat ödemesi yapan kişilere ayrı ayrı makbuz düzenlenmediği, bunun yerine toplu halde tek makbuz düzenlendiği, dolayısıyla anılan Yasa'da belirtildiği şekilde makbuzların düzenlenmediği,
5.4 49/2015 sayılı Yasanın 41(1) maddesi uyarınca aidatın miktarının parti tüzüğünde belirleneceği, Parti Tüzüğünde ise üyelerin Parti Meclisi tarafından belirlenen miktar ve periyotlarda düzenli olarak üye aidatı ödeyeceği ifade edilmesine rağmen, Parti Meclisinin üye aidatı ile ilgili herhangi bir kararı bulunmadığı ve/veya tarafımıza böyle bir karar sunulmadığı,
5.5 49/2015 sayılı Yasanın "Harcamada Usul ve Harcamalar Konusunda İç Denetim" yan başlıklı 47.maddesinde parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve iç denetimlerinin nasıl olacağının parti tüzüğü ile düzenleneceği hükme bağlanmasına rağmen, Parti Tüzüğünde Parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve iç denetimlerinin nasıl olacağı yönünde düzenlemenin mevcut olmadığı,
5.6 Devlet Emlak ve Malzeme Dairesinden alınan 2 adet demir dolabın Gelir-Gider Tablosunda yer alan "Vergi ve Harçlar" kalemine kaydedilmesinin uygun olmadığı, bahse konu harcamanın Gelir-Gider Tablosundaki uygun gider kalemi olan "Küçük Demirbaş" kalemine kaydedilmesi gerektiği,
tespit edilmiştir."
Anayasa Mahkemesi huzurunda 13.6.2024 tarihinde gerçekleşen duruşmada, Bağımsızlık Yolu adına bulunan avukatın mahkemede yaptığı hitapta, özetle, Sayıştay tarafından yapılan tespitlerle ilgili;
- 5.1 paragrafında belirtilen şekilde, partinin ilk kurulduğunda 6 aylık bir dönemde defterlerin tutulmadığı doğru olmakla birlikte kayıtların ve gelir gider tablolarının mevcut olduğu,
- 5.2 paragrafında belirtilen hususların 49.49 TL'lik bir faturanın bulunamamasından kaynaklandığı,
- 5.3 paragrafında belirtilenin partinin ilk kurulduğu dönemde usulle ilgili bilgiye sahip olunmadığından aidatların toplu olarak alınıp aidat miktarlarına ilişkin tek makbuz düzenlendiği,
- 5.4 paragrafında belirtilen aidat miktarı için parti kararı alınmadığı hususunun doğru olduğu, ancak o tarihte oluşturulmuş bir parti meclisinin bulunmadığı ve daha sonra parti meclisi oluşturulduktan sonra aidat miktarı ile ilgili karar alındığı,
- 5.5 paragrafında belirtilen parti harcamalarının nasıl yapılacağının parti tüzüğünde yer almadığı ancak yeni tüzük çalışması ile bu eksikliğin gideileceği,
- 5.6 paragrafında belirtilen 2 adet demir dolabın Gelir Gider Tablosunda küçük demirbaş bölümü yerine vergi ve harçlar kısmına konulmasının sebebinin, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesine, tahsilat makbuzu alınarak, bu ödemenin yapılması olduğu,
beyan edilmiştir.
Sayıştayın esas inceleme raporunda yapmış olduğu tespitler sırasıyla aşağıda incelenir:
Esas İnceleme Raporunun 5.1 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay, 49/2015 sayılı Yasa'nın "Tutulacak Defter ve Kayıtlar" yan başlıklı 35. maddesi uyarınca tutulması gereken defter ve kayıtların tutulmadığını tespit etmiş, Bağımsızlık Yolu, partinin ilk kurulduğunda, 6 aylık bir dönemde defterlerin tutulmadığının doğru olmakla birlikte kayıtların ve gelir gider tablolarının mevcut olduğunu ileri sürmüştür.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 35. maddesi uyarınca parti genel merkezi ve parti ilçe merkez örgütleri, üye kayıt defteri, karar defteri, gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri tutmak zorundadır. Bağımsızlık Yolu gelir gider tablolarını tuttuğunu beyan etmesine rağmen Yasa'da öngörüldüğü şekilde parti tarafından tutulması gereken defterlerden gelir gider defteri tutulmamıştır. Bu defterin tutulmaması Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir konu değildir. Bu defterin tutulmamasına yönelik, mali denetim haricindeki bir inceleme, ilgili Yasa'nın 35 ve 64.maddeleri uyarınca Anayasa Mahkemesinin görev alanında olmayan bir husustur.
Esas İnceleme Raporunun 5.2 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay, Bağımsızlık Yolu tarafından hazırlanan Gelir-Gider Tablosundaki "Küçük Demirbaş" kalemine hatalı olarak yansıtılan fatura tutarı sebebiyle "Gider" hesabının hatalı olduğu, dolayısıyla Bilançodaki "Öz kaynaklar" hesabının da hatalı olmasına sebebiyet verildiğini tespit etmiş, bunun 49.49 TL'lik bir faturanın bulunamamasından kaynaklandığını belirtmiştir.
Yasa'nın 54.maddesinin (2) fıkrasına göre esasa ilişkin inceleme, siyasal partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve yasaya uygun olup olmadığı yönlerinden yapılır. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Yasaya uygunluk incelemesi, gelirlerin ve giderlerin bu Yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmeye yöneliktir.
Yasallık incelemesi, parti gelir ve giderlerinin yasada belirtilen usullere uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi ile yapılır.
Doğruluk incelemesi ise, kesin hesapların dayanağını oluşturan her türlü kayıt, defter, ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgelerde yer alan tutar ve bilgilerin doğruluğunun ve kesin hesaplara aynı şekilde aktarılıp aktarılmadığının saptanmasıdır.
Partilerin tutmakla mükellef oldukları defter ve kayıtlar 35. maddede yer alır. Esas incelemede 35.madde açısından yasallık incelemesi defterlerin tutulması ile ilgilidir. Bu nedenle, Partinin gelir ve gider tablosunda gösterilen bir harcamanın faturasının sunulmaması, 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 35. maddesine giren bir konu değildir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nda gelirlerle ilgili açık düzenlemeler yer almasına karşın giderlerle ilgili sadece 47.madde yer almaktadır. 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47'nci maddesinde, parti tüzüğü ile parti harcamalarının, mali tablolardaki tanımı ile parti giderlerinin nasıl yapılacağının düzenlenmesi gerektiği hükmü yer alır. Harcamaların parti tüzüğünde gösterilen usulde yapılması yasallık incelemesinin konusudur.
Bu hukuki gerçekler ışığında, gider tablosunda gösterilipte belge sunulamayan bir harcama, doğruluk incelemesine konu olabilecektir.
Bununla birlikte, giderler noktasında Yasa'ya aykırılık nedeniyle parti tüzüğüne de aykırılık olması halinde yasada öngörülen herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle, fatura eksikliği noktasında mali denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
Ancak madde 35 tahtında parti tarafından tutulması gereken defterlerde doğru olmayan bir aktarım vardır. Bu hususun suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
Esas İnceleme Raporunun 5.3 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay, 49/2015 sayılı Yasa'da sağlanan gelirin miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve makbuzu düzenleyenin imzasının makbuzda yer alması gerektiği ifade edilmesine rağmen, aidat ödemesi yapan kişilere ayrı ayrı makbuz düzenlenmediği, bunun yerine toplu halde tek makbuz düzenlendiği, dolayısıyla anılan Yasa'da belirtildiği şekilde makbuzların düzenlenmediği tespitinde bulunmuştur. Bağımsızlık Yolu ise ilk kurulduğu dönemde usulle ilgili bilgiye sahip olunmadığından aidatların toplu olarak alınıp aidat miktarlarına ilişkin tek makbuz düzenlendiğini beyan etmiştir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 46(2) fıkrasında parti tarafından sağlanan gelirle ilgili usul düzenlenmiştir. Bu fıkra aynen şöyledir:
"(2) Sağlanan gelirin miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve makbuzu düzenleyenin imzası, makbuzda yer alır."
Belirtilen kurala göre parti tarafından alınan her aidatın bir makbuz karşılığı olması ve makbuzda gelirin yani aidatın alındığı kişinin adı – soyadı ve makbuzu düzenleyenin imzasının yer alması gerekir. Bu durumda aidat alınırken birden çok kişi için tek makbuz düzenlenmesi Yasa'daki usule aykırıdır. Aynı zamanda esas inceleme açısından gelir kayıt ve defterlerine yansıtılmasında aktarımın doğruluğu açısından uygunluk yoktur.
49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesi altında, parti tarafından madde 46(2)'ye uygun olarak düzenlenmesi gereken makbuzların buna uygun düzenlenmemesinin, Yasa'nın 64. maddesi kapsamında suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin vereceği bir karar değildir.
Esas İnceleme Raporunun 5.4 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay Başkanlığı 49/2015 sayılı Yasa'nın 41(1) maddesi uyarınca aidatın miktarının parti tüzüğünde belirleneceği, Parti Tüzüğünde ise üyelerin Parti Meclisi tarafından belirlenen miktar ve periyotlarda düzenli olarak üye aidatı ödeyeceği ifade edilmesine rağmen, Bağımsızlık Yolu Parti Meclisinin üye aidatı ile ilgili herhangi bir kararı bulunmadığı ve/veya tarafımıza böyle bir karar sunulmadığını tespit etmiştir. Bağımsızlık Yolu ise aidat miktarı için parti kararı alınmadığı hususunun doğru olduğu, ancak o tarihte oluşturulmuş bir parti meclisinin bulunmadığı ve daha sonra parti meclisi oluşturulduktan sonra aidat miktarı ile ilgili karar alındığını beyan etmiştir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 35. maddesi, bir partinin tutması gereken defter ve kayıtları izah etmektedir. Madde 35(1) partinin karar defteri tutmasının zorunlu olduğunu düzenler. Siyasal Partiler Yasası 35(1) aynen şöyledir:
"Parti genel merkezi, üye kayıt defteri, karar defteri, gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri tutmak zorundadır. İlçe merkez örgütleri de gelir ve gider defteri tutmak zorundadır."
49/2015 sayılı yasanın 35(2) fıkrası ise karar defterlerinin nasıl tutulacağını belirler. Bu fıkra ise şöyledir;
"(2) Karar defteri, ilgili organın ve kurulun kararlarını tarih ve numara sırasıyla ihtiva eder. Kararlar, kararın alınmasında oylamaya katılanlar tarafından imzalanır. Genel kongrece alınan kararları da ihtiva etmesi gereken kongre tutanak özetlerinin altı, başkanlık divanı üyelerince imzalanır."
Bağımsızlık Yolu, madde 35 (1) ve (2) altında aidat miktarları ile ilgili karar almak ve bu hususta karar defteri tutmakla mükellef olmasına karşın üyelik aidatları ile ilgili kararı bulunmadığını kabul etmiş ve bu nedenle de karar defterini ibraz edememiştir.
49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesi altında, parti tarafından aidat miktarlarını içeren karar defterinin tutulmamasının Yasa'nın 64. maddesi kapsamında suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin vereceği bir karar değildir.
Esas İnceleme Raporunun 5.5 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay Başkanlığı, 49/2015 sayılı Yasa'nın "Harcamada Usul ve Harcamalar Konusunda İç Denetim" yan başlıklı 47. maddesinde parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve iç denetimlerinin nasıl olacağının parti tüzüğü ile düzenleneceği hükme bağlanmasına rağmen, Bağımsızlık Yolu'nun Parti Tüzüğünde parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve iç denetimlerinin nasıl olacağı yönünde düzenlemenin mevcut olmadığını tespit etmiştir.
Bağımsızlık Yolu, parti harcamalarının nasıl yapılacağının parti tüzüğünde yer almadığını ancak yeni tüzük çalışması ile bu eksikliğin gideileceğini beyan etmiştir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47.maddesinde, parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve parti kademeleri ile yardımcı kademelerin iç denetimlerinin nasıl olacağı parti tüzüğü ile düzenlenir hükmü yer alır.
Ancak parti tüzüğünde bu konuda eksiklik bulunması, mali denetim açısından yasallık ve doğruluk denetiminin bir konusu olmadığından Anayasa Mahkemesinin görev alanında olmayan bir husustur.
Esas İnceleme Raporunun 5.6 paragrafında yapılan tespit;
Sayıştay Başkanlığı, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesinden alınan 2 adet demir dolabın Gelir-Gider Tablosunda yer alan "Vergi ve Harçlar" kalemine kaydedilmesinin uygun olmadığını, bahse konu harcamanın Gelir-Gider Tablosundaki uygun gider kalemi olan "Küçük Demirbaş" kalemine kaydedilmesi gerektiğini tespit etmiştir.
Bağımsızlık Yolu, 2 adet demir dolabın Gelir Gider tablosunda "Küçük Demirbaş" bölümü yerine "Vergi ve Harçlar" kısmına konulmasının sebebinin Devlet Emlak ve Malzeme Dairesine, tahsilat makbuzu alınarak, bu ödemenin yapılması olduğunu beyan etmiş, istenirse bunun düzeltilebileceğini belirtmiştir.
Bağımsızlık Yolu tarafından Devlet Emlak ve Malzeme Dairesinden satın alınan 2 adet demir dolabın "Küçük Demirbaş" yerine "Vergi ve Harçlar" bölümüne kaydedilmesinin parti tarafından tutarlı bir açıklaması vardır ve bunun bir maddi hata niteliğinde olduğu açıktır. Bu hata doğruluk ve yasallık denetimi açısından bir sorun yaratmamakta ve bir sonraki mali denetimde giderilmesi mümkün görülmektedir.
Bu maddi hatanın suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
Tanju Öncül: Anayasa Mahkemesi, 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 52'nci maddesinin gereği olarak, parti kesin hesapları ile ilgili denetimini Sayıştay'ın hazırlayacağı rapora dayanarak yapmaktadır.
Belirtilen kural gereği, Sayıştay Başkanlığı'nın 20/10/2023 tarihli, 'Bağımsızlık Yolu Partisi'nin 1'inci Olağan Kongresi' ile ilgili raporu incelendiğinde, raporun; 3.2 'Esasa ilişkin incelemeye geçilmesine yönelik karar' başlığı altında, 'Bağımsızlık Yolu Partisinin 16/09/2019 tarihinde Yüksek Seçim Kurulunca teslim alındığı görülen 2018 yılına ilişkin genel merkez hesabı 5/2019 no'lu mali denetim/ilk inceleme kararı ışığında incelenmiştir.' 4.3 'Gelirlerin incelenmesi' başlığı altında ise, 'Bağımsızlık Yolu Partisinin ilçe merkez örgütlerinin 2018 yılında oluşturulmaması nedeniyle sadece Parti Genel Merkezi gelirleri kesin hesaba yansıtılmıştır' denildiği gerçekleri ile karşılaşılmaktadır.
Bağımsızlık Yolu Partisi'nin ilçe merkez örgütlerinin, denetimin yapıldığı 2018 yılında oluşturulup oluşturulmadığı veya var olup olmadığı konusu, Anayasa Mahkemesinin, tarafların konuyla ilgili argümanlarını aldığı 13/6/2024 tarihinde de gündeme gelmiş ve ilçe merkez örgütlerinin ilgili dönemde olup olmadığı sorusuna, parti tarafından, 'ilçe örgütlerinin ilgili dönemde oluşmadığı' cevabı verilmiştir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 2'nci maddesindeki,
"İlçe Merkez Örgütü tefsiri: "İlçe Merkez Örgütü", bir siyasal partinin herhangi bir ilçe merkezindeki örgütünü anlatır. Kesin hesap tefsiri: "Kesin Hesap", genel kabul görmüş muhasebe kurallarına uygun ve bir önceki hesap dönemi ile kıyaslamalı gelir gider tablosunu ve bilançoyu anlatır. Parti tanımı: "Parti", bu Yasaya uygun olarak kurulan siyasal partiyi anlatır."
şeklindedir.
Siyasal Parti tanımının yapıldığı ve siyasal partilerin niteliklerinin yer aldığı 3'üncü maddenin (1)'inci fıkrası ile "Partilerin Örgütü" yan başlıklı 6.maddesi ve "Bölge Örgütü" yan başlıklı 18. Maddesi ise;
"Siyasal Parti Tanımı ve Siyasal Partilerin Nitelikleri 3. (1) Siyasal partiler, tüzük ve programlarında belirlenen görüşlerin halk tarafından desteklenmesini sağlamak ve seçimler yoluyla Devleti ve yerel kuruluş organlarını yönetme yetkisini elde etmek amacıyla faaliyet gösteren, sürekli ve istikrarlı bir örgüte sahip siyasal kuruluşlardır."
"Partilerin Örgütü 6. Parti örgütü, merkez organları ile ilçe merkez örgütlerinden ve parti tüzüklerinin köy ve mahallelerde öngördüğü örgüt veya görevlileri ile yardımcı kuruluşlardan ve varsa, Yasama organı ile mahalli idarelerin karar organlarındaki gruplardan oluşur. Partiler, bunların yanında, kadın örgütleri, gençlik örgütleri ve bu Yasa kurallarına uygun olmak koşuluyla, tüzüklerinde öngörülen başka örgütler de kurabilirler."
"Bölge Örgütü 18. (1) Siyasal partiler her ilçede bir ilçe merkez örgütü kurarlar. Siyasal partiler, bunlar dışında da bölge örgütleri kurabilirler. (2) İlçe merkez örgütlerinin ve diğer bölge örgütlerinin nasıl kurulacağı, bunların organları ve çalışma usulleri parti tüzüğünde düzenlenir. (3) Bir kişi, birden fazla bölge örgütünde görev alamaz."
şeklindedir.
Konu maddeler bir bütün olarak incelendiğinde, bir partinin, 49/2015 sayılı Yasa'ya uygun olarak kurulduğundan veya varlığını anılan Yasa'ya uygun olarak devam ettirdiğinden söz edilebilmesi için, sürekli ve istikrarlı bir biçimde her ilçedeki "İlçe Merkez Örgütlerinin" var olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
İlçe örgütlerinin varlığının partiler için yasal zorunluluk olduğu, mali denetim 2/2020 sayılı Birleşik Kıbrıs Partisi ile ilgili dosyada üretilen kararda da kabul edilip, benimsenmiştir.
Belirtilenler ötesinde 49/2015 sayılı Yasa'nın,
"Parti Kesin Hesabı 50. Partiye ait kesin hesaplar genel kongrece, ilçe merkez örgütlerine ait kesin hesaplar ise kendi kongrelerince karara bağlanır."
şeklindeki 50'inci maddesi ve;
"Kesin Hesap Örneğini Yüksek Mahkeme Başkanlığına Verme Yükümlülüğü 51. (1) Partilerin genel merkezleri, genel kongrelerine sundukları kesin hesap örneğini, genel kongrenin bu konuda aldığı kararın bir örneği ve Mahkeme ve Sayıştaya mali denetim sırasında ihtiyaç duyulacak bilgi ve belgeleri sağlayacak parti yetkilisinin adı, soyadı ve iletişim bilgilerinin bulunduğu bir yazı ile birlikte, genel kongrelerinin bitiminden itibaren en geç iki ay içinde, Yüksek Mahkeme Başkanlığına vermek zorundadırlar. Partinin yetkilendirdiği kişinin adının, soyadının ve iletişim bilgilerinin bulunduğu yazının ekinde, yetkilendirilen kişinin bu görevi kabul ettiğine dair imzalı bir yazısı bulunur."
şeklindeki 51'inci maddesinin (1)'inci fıkrası incelendiğinde, Anayasa Mahkemesinin denetleyeceği hesabın, bir partinin tek bir ilçe merkez örgütüne ait hesap değil, tüm ilçe merkez örgütlerinin hesaplarını da içerir partiye ait kesin hesap olduğu net bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
Bağımsızlık Yolu Partisi'nin 1'inci kongresi ile ilgili Sayıştay raporundan yaptığım yukarıdaki alıntılardan ve tarafların dinlendiği aşamada partinin yetkilisinin veya Avukatının yaptığı yukarıda alıntıladığım beyandan görüldüğü üzere, 2018 yılında, Bağımsızlık Yolu Partisinin ilçe örgütleri oluşmuş değildi ve denetim maksatlı sunulan hesap da, ilçe merkez örgütleri hesaplarını içermeyen, yalnızca parti genel merkezi hesabını içeren bir hesap konumunda idi.
Bu durumda, Bağımsızlık Yolu Partisi, 2018 yılı için, parti kesin hesabını Yüksek Mahkeme Başkanlığına sunmadığından Anayasa Mahkemesi huzurundaki Sayıştay raporuna konu olmuş ilgili hesap, denetime konu olabilecek bir hesap konumunda olamamaktadır.
Tüm belirttiklerimden hareketle, Bağımsızlık Yolu Partisi'nin, 49/2015 sayılı Yasa'nın öngördüğü Parti Kesin Hesabının bir örneğini Yüksek Mahkeme Başkanlığına sunmadığı, bundan hareketle de Anayasa Mahkemesinin denetleyebileceği nitelikte bir kesin hesabı bulunmadığı için, 2018 yılı açısından sunulan hesapla ilgili Anayasa Mahkemesinin esasa ilişkin inceleme yapmaması gerektiğine karar veririm.
Gülden Çiftçioğlu: Sayın Başkan Bertan Özerdağ'ın kararındaki gerekçelerine ve vardığı sonuca aynen katılırım.
Beril Çağdal: Sayın Tanju Öncül'ün kararında belirtilenler ve varılan sonuçla hemfikirim.
Peri Hakkı: Sayın Başkan Bertan Özerdağ'ın kararında belirttiği gerekçeler ve sonucu ile hemfikirim.
Sonuç:
Oyçokluğu ile işbu kararın bir suretinin KKTC Başsavcılığına tebliğ edilmesine ve gelirler başlığı altında 2, 3, 5, 7, 8 numaralı başlıklar ve giderler başlığı altındaki 3. başlık altındaki madde 35 ile ilgili bulguların Başsavcılık tarafından değerlendirilmesine direktif verilir.
Bertan Özerdağ Başkan
Gülden Çiftçioğlu Tanju Öncül Üye Üye
Beril Çağdal Peri Hakkı Üye Üye
5 Kasım 2024