BÖLÜM 5
İFLAS YASASI
MADDE DİZİNİ:
1. Kısa İsim
2. Yorum
I. KISIM
İFLAS FİİLİNDEN İTİBARIN İADESİNE KADAR YAPILACAK İŞLEMLER
3. İflas Fiili Oluşturan Haller
Birinci Bölüm
Kabz Emri
4. Kabz Emri Verme Yetkisi
5. Alacaklının Hangi Koşullar Altında İflas İstidası Yapabileceği
6. Alacaklının İflas İstidası İle İlgili İşlemler ve Emir
7. Alacaklının İstidasının Geri Çekilememesi
8. Borçlunun İflas İstidası
9. Kabz Emrinin Etkileri
10. Geçici Kabz Memuru Atanması
11. Askıdaki İşlemleri Geçici Olarak Durdurma Yetkisi
12. Özel Yönetici Atama Yetkisi
13. Kabz Emrinin Yayımlanması
İkinci Bölüm
Kabz Emrini İzleyen İşlemler
14. Alacaklıların İlk Ve Diğer Toplantıları
15. Borçlunun Mali Durum Beyannamesi
Üçüncü Bölüm
Borçlunun Aleni Sorgulanması
16. Borçlunun Aleni Sorgulanması
Dördüncü Bölüm
Konkordato veya Anlaşma Planları
17. Konkordatolar Ve Anlaşma Planları.
18. Konkordato Veya Anlaşma Planının Etkisi
19. Konkordatonun Kabul Edilmediği Veya Onaylanmadığı Hallerde İflas Emri
Beşinci Bölüm
İflas Emri
20. Mütevellinin Atanması
21. Denetleme Komitesi
22. İflas Emrinin Verilmesinden Sonra Konkordato Veya Plan Kabul Yetkisi
Altıncı Bölüm
Borçlunun Şahsı ve Malı Üzerinde Kontrol
23. Borçlunun, Malın Meydana Çıkarılması Ve Paraya Çevrilmesi İle İlgili Görevi
24. Belirli Koşullar Altında Borçlunun Tutuklanması
25. Borçlunun Mektuplarının v.s.’nin Yeni Adrese Yönlendirilmesi
26. Borçlunun Davranışlarına, İşlerine Ve Malına İlişkin Soruşturma
27. Müflisin İtibarının İadesi
28. Müflisin İtibarının İadesi İçin Başvurmaması Halinde İzlenecek Usul
29. İtibarı İade Edilmiş Müflisin Görevleri
30. İtibarı İade Emrinin Etkisi
31. Mahkemenin Belirli Hallerde İflas Emrini İptal Yetkisi
II. KISIM
Müflisin Ehliyetsizlikleri
32. İtibarı İade Edilmemiş Müflisin Ehliyetsizlikleri
33. Müflisin İşgal Ettiği Görevin Boşalması
III. KISIM
MALIN İDARESİ
Birinci Bölüm
Kanıtlanabilen Borçlar
34. İflasta Kanıtlanabilen Borçların Tanımlanması
35. Karşılıklı Alacak ve Mahsup İşlemleri
İkinci Bölüm
Aktiflerin Paylaştırılması
36. Başlangıç Masraflarının Ödenmesi
37. Alacakların Kanıtlanmasına İlişkin Kurallar; İkinci Cetvel
38. Borçların Önceliği
39. Karı ve Kocanın Taleplerinin Ertelenmesi
Üçüncü Bölüm
Borçların Ödenmesi İçin Kullanılabilen Mallar
40. Mütevellinin Tasarruf Hakkının Geçmişe Dönük Olması
41. Müflisin Alacaklılar Arasında Paylaşılabilen Malının Tanımlanması
42. Alacaklılar Arasında Paylaşılamayan Mallar
43. İkinci İflasa Ve Aleyhine İflas Emri Verilen Kişiler İle Yapılan İşlemlere İlişkin Kurallar
Dördüncü Bölüm
İflasın Önceki İşlemler Üzerine Etkisi
44. İcra Veya Haciz İşlemleri (Attachment) Uyarınca Alacaklıların Haklarının Kısıtlanması
45. İcra Memurunun İcra Yoluyla El Konulan Eşya İle İlgili Görevleri
46. Belirli Tesislerden Kaçınılması
47. Belirli Hallerde Tercihlerden Kaçınılması
48. İyi Niyetle Ve Haberdar Olmadan Yapılmış İşlemlerin Korunması
Beşinci Bölüm
Malın Paraya Çevrilmesi
49. Malın İntikali Ve Devri
50. Malın Mütevelli Tarafından Tasarrufu
51. Müflisin Malının Zaptedilmesi
52. Ödenek Veya Maaşın bir Kısmının Alacaklılara Tahsisi
53. Külfetli Malların Reddi
54. Mütevellinin Mal İle İlgili Olarak İşlem Yapma Yetkisi
55. Mütevellinin Denetleme Komitesinin İzni İle Kullanabileceği Yetkiler
56. Mütevellinin Rehin Verilen Eşyaları İnceleme Hakkı v.s
57. Resmi Kabz Memurlarının Ve Mütevellilerin Belirli Hallerde Kişisel Sorumluluklardan Korunması
Altıncı Bölüm
Malın Dağıtımı
58. Garame Payının İlanı Ve Dağıtımı
59. Ortak Ve Ayrı Garame Payları
60. Uzak Yerde İkamet Eden Alacaklılar İle İlgili Kurallar v.s
61. Garame Payı İlanından Önce Borcunu Kanıtlamayan Alacaklı Hakları
62. Alacaklar İçin Faiz
63. Son Garame Payı
64. Garame Payı İçin Dava Açılamaması
65. Müflise Malını Yönetmesine İzin Verme Yetkisi
66. Müflisin Fazlalığa Olan Hakkı
IV KISIM
Resmi Kabz Memurları
67. Bakanlar Kurulunun Borçlunun Aktifleri İçin Resmi Kabz Memuru Ataması
68. Resmi Kabz Memurunun Statüsü
69. Resmi Kabz Memurunun Borçlunun Davranışları İle İlgili Görevleri
70. Resmi Kabz Memurunun Borçlunun Malvarlığı İle İlgili Görevleri
V. KISIM
İflasta Mütevelliler
71. Mütevellinin Resmi Unvanı
72. Müşterek Veya Ardışık İflas Memuru Atama Yetkisi
73. Mütevelliliğin Münhal Olması Halide Yapılacak İşlemler
74. Mütevellinin Takdir Yetkileri Ve Bu Yetkilerin Kontrolü
75. Mütevelli Aleyhine Mahkemeye Başvuru
76. Resmi Kabz Memurunun Mütevellinin Davranışları Konusunda Araştırma Yapması
77. Mütevellinin Ödenmesi
78. Tahsisat Ve Masrafların Saptanması
79. Mütevellinin Şahsi Hesabına Para Geçirememesi
80. Mütevellinin Hesapları ve Ödemeler
81. Resmi Kabz Memuruna Hesap Sunulması
82. Mütevellinin Aklanması
83. Mahkemenin Mütevelliyi Aklama Veya Aklamama Yetkisi
84. Mütevellinin Aklanmasının Etkileri
85. Mütevellinin İflası
86. Alacaklıların Mütevelliyi Görevinden Uzaklaştırması
VI KISIM
Mahkemelerin Yargı Yetkisi, İzleyeceği
Yöntem ve Öteki Yetkileri
87. Yargı Yetkisinin Kaza Mahkemeleri Tarafından Kullanılması
88. İflas İstidasının Sunulacağı Yer
89. Yüksek Mahkemenin Görüşü İçin Davaların Havalesi
90. Mahkemelerin İflas İşlerindeki Yargısal Ve Genel Yetkileri
91. Kıbrıs’taki İflas Mahkemelerinin İngiliz İflas Mahkemelerine Yardımcı Olması
92. İstinaf
93. Mahkemenin Takdir Yetkisi
94. İstidaların Birleştirilmesi
95. İşlemlerin Yürütülmesini Değiştirme Yetkisi
96. Borçlunun Ölmesi Halinde İşlemin Devam Etmesi
97. İşlemleri Geçici Olarak Durdurma Yetkisi
98. Ortaklardan Biri Aleyhine İstida Sunma Yetkisi
99. Mütevelli Ve Müflisin Ortakları Tarafından Açılan Davalar
100. İşlemlerin Ortaklık Adına Yapılması
101. Müşterek Sözleşmeler İle İlgili Davalar
102. Biçimsel Hataların İşlemleri Geçersiz Kılmaması
103. Küçük Meselelerde Seri İdare
VII. KISIM
Ek Kurallar
104. Ortaklıkların Ve Şirketlerin Kapsam Dışı Bırakılması - Bölüm 113
105. Komandit Ortaklıklara Uygulama
106. Aleyhine İflas Emri Verilebilecek Kişiler
107. Müflis Olarak Ölen Kişilerin Malvarlığının İflasta İdaresi
108. Genel Tüzük Yapma Yetkisi
109. Resmi Kabz Memurunun Ücretleri, Harçları v.s’si
110. Resmi Gazetenin Delil Teşkil Etmesi
111. Alacaklıların Toplantılarındaki İşlemlerin Delili
112. İflas İşlemlerinde Delil
113. Yemin Varakalarında Yemin
114. Borçlunun Veya Tanığın Ölümü
115. Talep Edilmemiş Paraların ve Garame Paylarının Elden Çıkarılması
116. Hileli Borçluların Cezalandırılması
117. İtibarı İade Edilmemiş Müflislerin Kredi Alması
118. Müflislerin Hile Yapması
119. Müflisin Mallarını Kaldıran Veya Yerini Değiştiren Kişilerin Cezalandırılması
120. Müflis Aleyhine Sahte Talepler, Beyannameler v.b
121. Mütevellinin Müflisin İşlerini Gizleme v.b Şeylerden Cezalandırılması
122. Müflisin Düzenli Hesap Tutmaması
123. Müflisin Kumar v.s’den Suçlu Olması
124. Müflisin Malını Alarak Kaçması
125. Suçların Kovuşturulması
126. İtibarın İadesi Veya Konkordatodan Sonra Cezai Sorumluluk
Birinci Cetvel
Alacaklıların Toplantıları
İkinci Cetvel
Borçların İspatı
İFLAS YASASINI DEĞİŞTİREN VE BİRLEŞTİREN YASA
Kısa İsim
1. Bu Yasa, İflas Yasası olarak isimlendirilir.
Yorum
2. Bu Yasada -
“Eşya” her çeşit taşınır malı, menkul değerleri, ve servetleri de kapsar;
“İcra Memuru” bir müzekkere veya başka yargısal işlemin tebligat belgelerinin icrası ile görevli herhangi bir memuru anlatır;
“Genel Tüzük” forumları da kapsar;
“İflası müsait kılan fiil” kabz emrinin verilmesi ile sonuçlanan bir iflas istidasının sunulduğu tarihte iflas istidasının yapılmasına cevaz veren herhangi bir iflas fiilini anlatır.
“İflasta Kanıtlanabilen Borç” veya “Kanıtlanabilen Borç” bu Yasa tarafından iflasta ispatlanması kabul edilebilen herhangi bir borç veya yükümlülüğü kapsar;
“Karar” olağan bir kararı anlatır;
“Mahkeme” bu Yasa uyarınca iflas işlemlerinde yargı yetkisi olan bir Mahkemeyi anlatır;
“Mal” para, eşya, dava konusu teşkil edebilen şey, arazi ve gerek taşınır veya taşınmaz ve gerek Kıbrıs’ta veya başka yerde bulunan her çeşit malı kapsar; ayni zamanda yukarıda tanımlanmış bir maldan doğan veya ona dolaylı veya doğrudan doğruya bağlı yükümlülükleri, irtifak haklarını ve mevcut veya müstakbel, iktisap edilmiş veya iktisabı şarta bağlı her çeşit hak, menfaat ve karı da kapsar.
“Mütevelli” bir müflisin malvarlığını idare eden mütevelliyi anlatır;
“Olağan Karar” alacaklıların toplantısında gerek bizzat gerek vekaletnameli temsilci yolu ile hazır bulunan ve karar için oy kullanan alacaklıların alacak miktarlarına göre çoğunluğunun aldığı bir kararı anlatır;
“Özel Karar” alacaklıların toplantısında gerek bizzat gerek vekaletnameli temsilci yolu ile hazır bulunan ve karar için oy kullanan alacaklıların alacak miktarlarına göre dörtte üç oranındaki çoğunluğunun aldığı bir kararı anlatır;
“Teminatlı Alacaklı” borçlunun borcu için teminat olarak borçlunun malı veya malının herhangi bir kısmı üzerinde lehine, ipotek, rehin, yükümlülük veya hapis hakkı (lien) bulunduran kişiyi anlatır;
“Resmi Gazete’de Yayınlanmış” Resmi Gazete’de yayınlanmış olan bir şeyi anlatır;
“Saptanmış” bu Yasa anlamı içinde Genel Tüzüklerle saptanmış olanı anlatır.
I. KISIM
İflas Fiilinden Müflisin İtibarının İadesine Kadar Yapılacak İşlemler.
İflas Fiili Oluşturan
3. (1) Bir borçlu aşağıdaki hallerin her birinde bir iflas fiili işlemiş olur :- Haller
(a) Kıbrıs’ta veya başka bir yerde, malını genel olarak alacaklıları yararına hasredilmek üzere herhangi bir kişiye devir veya tahsis ederse;
(b) Malını tamamen veya kısmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde veya başka bir yerde hile yolu ile bağışlar, teslim eder veya devrederse;
(c) Kıbrıs’ta veya başka bir yerde malını tamamen veya kısmen, aleyhine iflas emri verilmesi halinde, bu veya başka bir Yasa altında hileli tercih oluşturduğu için geçersiz kılınacak surette devreder, veya üzerine herhangi bir yükümlülük yüklerse;
(d) alacaklılarını etkisiz kılmak veya geciktirmek kastıyla aşağıdakilerin herhangi birini yaparsa;
(i) Kıbrıs’tan ayrılır veya ayrılmak için hazırlık yaparsa veya Kıbrıs dışında ise orada kalırsa; veya
(ii) ikametgahından ayrılır veya başka biçimde gaybubet ederse; veya
(iii) evde saklanıp dışarı çıkmamaya başlarsa;
(e) herhangi bir mahkemede bir dava süreci uyarınca eşyalarının hacz edilmesi yolu ile aleyhindeki kararın icrasına gidilmiş ve haczedilen eşyalar satılmış veya icra memuru tarafından yirmi bir gün muhafaza edilmişse; ancak haczedilen eşyalar ile ilgili olarak eşyaların gerçek sahipleri olduğu iddiasıyla sahipliğin saptanmasına değin eşyanın elden çıkarılmaması için bir istida yapılmış olması halinde, istidanın yapıldığı tarih ile istida ile ilgili işlemlerin kesin olarak sonuçlandırıldığı, halledildiği veya terk edildiği tarih arasındaki zaman, bu yirmi bir günlük sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaz;
(f) borçlarını ödemekten acze düştüğü yolunda Mahkemeye bir beyanname dosyalar veya kendi aleyhine bir iflas istidası yaparsa;
(g) bir alacaklı, borçlu aleyhine herhangi bir miktar için nihai bir hüküm veya nihai bir emir almışsa ve böyle bir hüküm veya emrin icrası ertelenmediğinden, borçluya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde veya Mahkemenin izni ile başka yerde bu Yasa gereğince bir iflas ihbarı tebliğ etmişse ve borçlu, tebligatın Kıbrıs’ta yapılmış olması halinde, tebligatın yapılmasından başlayarak yedi gün içinde ve tebligatın başka yerde yapılmış olması halinde, tebligatın yapılmasına izin veren emirde sınırlandırılan süre içinde, ihbarın gereklerini yerine getirmez veya hükümlü borç miktarına veya ödenmesi emredilen miktara eşit veya ondan fazla olan ve hüküm verildiği davada veya emrin verildiği işlemlerde öne sürmediği bir mukabil davası, hükümlü borcuna karşılık sayılabilecek alacağı veya karşı talebi bulunduğu yolunda Mahkemeyi tatmin etmezse,
Bu madde amaçları bakımından, ilgili zamanda nihai bir hükmü veya nihai bir emri icra etme hakkına sahip olan herhangi bir kişi, nihai bir hüküm veya nihai bir emir almış alacaklı sayılır.
(h) iflasta kanıtlanabilen bir borçtan ötürü bir alacaklıya borçlu olduğu halde, alacaklının istidası üzerine Mahkemenin verdiği bir emirde izin verilecek süre içinde borcunu ödemez, borcu teminat altına almaz veya alacaklı ile uzlaşmazsa; ancak borcun ödenmesini isteyen bir iflas ihbarı borçluya önceden tebliğ edilmedikçe ve borçlu istidanın yapıldığından haberdar olup istidaya itiraz etmesi için kendisine çağrıda bulunulmadıkça, Mahkeme böyle bir istidayı ele alıp dinlemez;
(i) borçlu alacaklılarından herhangi birine yükümlülüklerini yerine getiremeyecek bir duruma geldiğine veya borçlarını ödemeyi geçici olarak durdurduğuna veya durdurmaya hazırlandığına ilişkin kabul beyanında bulunursa;
(2) Bu Yasada “borçlu” deyimi, metin başka türlü gerektirmedikçe, iflas fiili işlendiği veya iflas fiiline maruz kaldığı zaman-
(a) Kıbrıs’ta bizzat hazır olan; veya
(b) mutad olarak Kıbrıs’ta ikamet eden veya Kıbrıs’ta ikamet yeri bulunduran;
veya
(c) bizzat veya bir acente veya yönetici aracılığı ile Kıbrıs’ta iş yapan; veya
(d) Kıbrıs’ta iş yapan bir firma veya ortaklığın üyesi olan herhangi bir kişiyi kapsar.
(3) Bu Yasa gereğince verilecek bir iflas ihbarı, saptanmış biçimde olur ve borçlunun hüküm veya emrin koşulları uyarınca hükümlü borç veya emredilen miktarı ödemesi veya alacaklıyı veya Mahkemeyi tatmin edecek biçimde teminat vermesi veya alacaklı ile uzlaşması talebini içerir ve doğuracağı sonuçlarını belirtir ve saptanmış biçimde tebliğ edilir :-
Ancak iflas ihbarı -
(a) yapılması istenen herhangi bir ödemenin veya şeyin yapılması veya alacaklıyı tatmin edecek biçimde yapılması istenen herhangi bir şeyin yapılması ile ilgili olarak, alacaklı adına hareket edip onu temsil edecek bir vekil belirleyebilir;
(b) salt ihbarda borç miktarı olarak gösterilen miktarın gerçek borç miktarından fazla olması nedeniyle geçersiz olmaz meğer ki, borçlu, ödemenin yapılması için izin verilen süre içinde bu hatalı beyandan ötürü, ihbarın geçerliliğine itirazı olduğunu bildirmiş olsun; ancak borçlu, bu tür bir itirazda bulunmazsa, gerçek borç miktarı ihbarda doğru olarak gösterilmiş olsa idi, izin verilen süre içinde ihbara riayet teşkil edecek önlemler alması halinde, iflas ihbarına riayet etmiş sayılır.
Birinci Bölüm
( Kabz Emri )
Kabz Emri Verme Yetkisi
4. Aşağıdaki maddelerde belirtilen koşullara bağlı kalınması koşulu ile bir borçlu bir iflas fiili işlerse Mahkeme, gerek bir alacaklı gerek borçlunun kendisi tarafından bir iflas istidası sunulması üzerine, borçlunun mal varlığının korunması için bu Yasada “Kabz emri” olarak isimlendirilen bir emir verebilir.
Alacaklının Hangi
5. (1) (a) Borçlunun, iflas istidasını yapan alacaklıya veya istidaya katılan iki veya Koşullar Altında İflas daha fazla alacaklı varsa istidayı yapan alacaklılara olan borçlarının İstidası Yapabileceği toplamı elli Kıbrıs lirasından çok değilse; ve
(b) borç, derhal veya ilerideki belirli bir tarihte ödenmesi gereken belirli bir miktardan oluşmuyorsa; ve
(c) iflas istidasının dayandığı iflas fiili, iflas istidasının sunulmasından önceki üç aylık süre içinde meydana gelmişse; ve
(d) borçlu Kıbrıs’ta meskun değilse veya iflas istidasının sunulduğu tarihten önceki bir yıl içinde mutad olarak Kıbrıs’ta ikamet etmiş veya bir ikametgah veya iş yeri bulundurmuş veya bizzat veya bir vekil veya idareci aracılığı ile Kıbrıs’ta iş yapmış biri değilse veya ortak veya ortaklar veya vekil veya yönetici aracılığı ile Kıbrıs’ta iş yapmış olan bir firmanın, veya kişilerden oluşan ortaklığın bir üyesi değilse veya son bir yıl içinde üyeliğinde bulunmamışsa;
alacaklı, borçlu aleyhine iflas istidası sunma hakkına sahip olmaz.
(2) İflas istidasını yapan alacaklı teminatlı alacaklı ise, istidasında, borçlunun aleyhine iflas emri verilmesi halinde, teminatından alacaklıların yararına vazgeçmeye istekli olduğunu beyan etmeli ya da teminatının tahmini değerini hesaplayıp belirtmelidir. Alacaklının böyle bir hesap belirtmesi halinde, hesabı verilen miktar çıkarıldıktan sonra kalan bakiye alacağı için bir teminatsız alacaklı imiş gibi iflas istidası yapan bir alacaklı olarak kabul edilir.
Alacaklıların İflas
6. (1) Alacaklının istidası, alacaklı, veya alacaklı adına olguları bilen başka bir kişi, İstidası ile İlgili tarafından yapılacak bir yemin varakası ile doğrulanıp teyit edilir ve saptanmış İşlemler Ve Emir biçimde tebliğ edilir.
(2) Mahkeme, istidanın duruşmasında istidayı yapan alacaklının alacağını, iflas istidasının tebliğ edildiğini, iflas fiilinin veya iflas istidasında birden fazla iflas fiili iddiasında bulunulmuşsa, bu fiillerden birinin ispatlanmasını ister.
Mahkeme bu ispatlamadan tatmin olursa, istida mucibince bir kabz emri verir.
(3) Mahkeme daha fazla şahadet almak için veya başka haklı sebebe dayanarak iflas istidasının dinlenmesini koşullu veya koşulsuz olarak erteleyebilir veya iflas istidasını adil göreceği şekilde masraflarla veya masrafsız olarak reddedebilir.
(4) İflas fiilinin dayanağı, hükümlü veya ödenmesi emredilen bir borcun ödenmesi veya teminat altına alınması veya uzlaşma yoluna gidilmesi için verilen bir iflas ihbarına riayetsizlik olduğu hallerde, hüküm veya emir aleyhine istinafta bulunulduğu ve istinafın henüz karara bağlanmadığı nedeniyle, Mahkeme, uygun görürse, istidayı geçici olarak durdurabilir veya reddedebilir.
(5) İflas istidasında birden fazla müstedialeyh varsa Mahkeme, istidayı müstedialeyhlerden biri veya bir kaçı için reddedebilir ve işlemin diğer müstedialeyhlerden biri veya birkaçı aleyhine ileri götürülmesini emredebilir.
(6) İflas istidasında borçlu ısbatı vücut ederek müstediye borçlu olduğunu veya iflas istidasının sunulmasına cevaz verecek miktarda bir borcu olduğunu inkar ederse, Mahkeme, Yasanın usulüne göre uygulanması sonunda borçlu aleyhine varlığı saptanması muhtemel herhangi bir borcun ve borcun varlığının kanıtlanması masraflarının müstediye ödenmesi için Mahkemenin gerekli görebileceği herhangi bir teminat (eğer varsa) verilmesi üzerine, istidayı reddetmek yerine, borç konusu ile ilgili sorunun, yargılanması amacıyla gereken süre için, istida ile ilgili tüm işlemleri geçici olarak durdurabilir.
(7) İflas istidasında borçlu ısbatı vücut ederek müstediye borçlu olduğunu veya iflas istidasının sunulmasına cevaz verecek miktarda bir borcu olduğunu inkar ederse Mahkeme, burada öngörüldüğü biçimde Yüksek Mahkemeye yapılabilecek bir istinafa tabi olarak, böyle bir borca ilişkin meseleyi yargılama yetkisine sahiptir ve bu arada böyle bir yargılama sonuçlanıncaya kadar iflas istidası ile ilgili tüm işlemler geçici olarak durdurulur.
(8) İşlemlerin geçici olarak durdurulduğu hallerde, Mahkeme, işlemlerin durdurulmasından ötürü meydana gelen gecikme nedeniyle veya başka herhangi bir sebepten ötürü uygun görürse, başka bir alacaklının istidasında bir kabz emri verebilir ve bunun üzerine de uygun göreceği koşullara bağlı olarak, işlemleri yukarıda belirtildiği biçimde geçici olarak durdurulan iflas istidasını reddeder.
Alacaklının İstidasının
7. Alacaklının yaptığı bir istida, sunulduktan sonra Mahkemenin izni alınmadan geri çekilemez.
Geri Çekilememesi
Borçlunun İflas
8. (1) Bir borçlu tarafından yapılan bir iflas istidasında borçlu kendi borçlarını ödemekten İstidası aciz olduğunu ileri sürer. Böyle bir istidanın sunulması, borçlunun borçlarını ödemekte acze düştüğüne dair önceden bir beyanname dosyalamaksızın, bir iflas fiili sayılır ve Mahkeme de bunun üzerine bir kabz emri verir.
(2) Borçlunun yaptığı bir iflas bir istidası, sunulduktan sonra, Mahkemenin izni olmadıkça geri çekilemez.
Kabz Emrinin Etkileri
9. (1) Kabz emrinin verilmesi üzerine, bir resmi kabz memuru borçlunun malını kabz etmek için kabz memuru olur. Bunun üzerine, bu Yasada yönerilenler dışında borçlunun iflasta kanıtlanabilen herhangi bir borç nedeniyle borçlu olduğu hiçbir alacaklı, o borç ile ilgili olarak Mahkemenin izni alınmadan ve Mahkemenin koyacağı koşullara bağlı olarak borçlunun malına veya şahsına karşı hakkını gerçekleştirme çarelerini yitirir veya herhangi bir dava açamaz veya başka yargısal işlem başlatamaz.
(2) Ancak bu madde, her hangi bir teminatlı alacaklının, bu madde olmasaydı sahip olacağı teminatını paraya çevirmek veya teminatı ile ilgili başka surette işlem yapmak hakkını ayni biçimde kullanarak teminatını paraya çevirmek veya başka surette işlem yapmak yetkisini etkilemez
Geçici Kabz Memuru
10. Mahkeme, borçlunun mal varlığının korunmasının gerekli olduğunun gösterilmesi halinde iflas Atanması istidasının yapılmasından sonra ve kabz emri verilmeden önce herhangi bir zaman, resmi kabz memurunun borçlunun malının tamamının veya herhangi bir kısmının geçici kabz memuru olarak atayabilir ve Mukayyide malın ve malın tamamının veya herhangi bir kısmının tasarrufunu derhal devralmasına direktif verebilir.
Askıdaki İşlemleri
11. (1) Mahkeme, iflas istidasının sunulmasından sonra, herhangi bir zaman, borçlunun malı Geçici Olarak Durdurma veya şahsı aleyhine açılan veya başlatılan herhangi bir dava, icra veya başka yargısal Yetkisi işlemi geçici olarak durdurabilir ve bir borçlu aleyhine önünde tamamlanmamış yargısal işlemler bulunan herhangi bir Mahkeme borçlu tarafından veya borçlu aleyhine bir iflas istidasının sunulduğunun ispatı üzerine işlemleri geçici olarak durdurabilir veya adil göreceği koşullara bağlı olarak devamına izin verebilir.
(2) Mahkeme herhangi bir dava veya işlemi veya genel olarak işlemleri, geçici olarak durduran bir emir verdiği hallerde emir, Mahkemenin mühürünü taşıyan bir suretinin, davacı veya işlemi başlatan öteki tarafın tebliğ adresine posta ile gönderilmek suretiyle tebliğ edilir.
Özel Yönetici Atama
12. (1) Bir borçlunun mal varlığının resmi kabz memuru, herhangi bir alacaklının veya Yetkisi alacaklıların başvurusu üzerine ve borçlunun malvarlığının veya alacaklıların menfaatleri ile ilgili işin niteliğinin resmi kabz memurundan başka birinin mal varlığına veya işe özel yönetici atanmasını genel olarak gerektirdiğinden tatmin olması halinde, Mahkemenin onayına bağlı olması koşulu ile, bir mütevelli tayin edilene kadar resmi kabz memurunun ona vereceği belirli yetkilerle (bir kabz memurunun sahip olduğu yetkiler dahil) görev yapmak üzere mal varlığına veya işe bir özel yönetici atayabilir.
(2) Özel yönetici, Mahkemenin direktif verebileceği biçimde teminat gösterir ve hesap verir.
(3) Özel yöneticiye, Mahkemenin onayına bağlı olması koşulu ile, alacaklıların olağan bir toplantısında alacağı bir kararla saptanacak veya böyle bir karar alınmazsa Mahkemece kararlaştırılacak bir ödenek verilir.
Kabz Emrinin *13. Her kabz emri ile ilgili olarak Resmi Gazetede ve biri Türkçe ve öteki de Rumca olan iki yerel Yayımlanması gazetede, borçlunun adını, adresini ve tanımlanmasını, emrin tarihini, emri veren Mahkemeyi ve iflas istidasının tarihini gösteren saptanmış biçimde bir bildiri yayımlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
KABZ EMRİNİ İZLEYEN İŞLEMLER
Alacaklıların İlk ve
14. (1) Bir borçlu aleyhine, kabz emrinin verilmesinden sonra mümkün olan en erken bir Diğer Toplantıları zamanda, alacaklılar, bir konkordato veya anlaşma planı önerisinin kabul edilip edilmeyeceğini veya borçlu aleyhine bir iflas emri verilmesinin amaca uygun olup olmadığını ve genel olarak borçlunun malının ne gibi bir işleme tabi tutulacağını tezekkür etmek için bu Yasada alacaklıların ilk toplantısı olarak anılan genel bir toplantı yaparlar.
(2) Alacaklıların toplantıya çağrılması ve toplantılarda izlenecek usul ile ilgili olarak bu Yasanın Birinci Cetvelindeki kurallar uygulanır.
Borçlunun Mali Durum
15. (1) Bir borçlu aleyhine bir kabz emri verildiği hallerde borçlu, saptanmış biçimde ve Beyannamesi yemin varakası ile tasdik edilmiş ve aktiflerinin, borçlarının, yükümlülüklerinin, alacaklılarının isim, ikamet yeri ve mesleklerini, alacaklıların her birinin lehine verilen teminatların ve teminatların her birinin veriliş tarihlerinin ayrıntılarını gösteren ve saptanacak veya resmi kabz memurunun isteyebileceği başka veya daha fazla bilgileri kapsayan mali durum beyannamesi hazırlayarak resmi kabz memuruna sunar.
(2) Mali durum beyannamesi aşağıdaki süreler içinde sunulur:-
(a) kabz emri, borçlunun istidası üzerine verilmişse, emrin verildiği tarihten üç gün içinde;
(b) kabz emri alacaklının istidası üzerine verilmişse, emrin verildiği tarihten yedi gün içinde;
Ancak Mahkeme, yukarıdaki hallerin herhangi birinde özel nedenlerden ötürü süreyi uzatabilir.
(3) Borçlu, makul bir özrü olmaksızın bu madde gereklerine riayet etmekte kusur ederse, Mahkeme resmi kabz memurunun veya alacaklılardan herhangi birinin istidası üzerine borçlu aleyhine iflas emri verebilir.
(4) Müflisin alacaklısı olduğunu yazılı olarak bildiren herhangi bir kişi, bizzat veya bir vekil aracılığı ile, makul saatlerde durum beyannamesini inceleyebilir ve beyannamenin bir suretini alabilir veya beyannameden alıntı yapabilir ancak, bir kişi alacaklı olmadığı halde kendisini gerçek dışı alacaklı olarak gösterirse Mahkemeye itaatsizlik suçu işlemiş olur ve mütevellinin veya resmi kabz memurunun istidası üzerine gerekli cezaya çarptırılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
BORÇLUNUN ALENİ SORGULANMASI
Borçlunun Aleni
16. (1) Mahkeme, bir kabz emri verdiği hallerde, borçlunun sorguya çekilmesi için Mahkemenin Sorgulanması tayin edeceği bir günde, bu Yasanın öngördüğü hususlar saklı kalmak koşuluyla, kamuya açık bir duruşma yapar. Borçlu duruşmada hazır bulunur ve davranışları, işleri ve malları konusunda sorguya çekilir.
(2) Sorgulama, borçlunun durum beyannamesini sunması için öngörülen sürenin sona ermesinden sonra mümkün olan en erken bir zamanda yapılır.
(3) Mahkeme, sorgulamayı zaman zaman erteleyebilir.
(4) Bir kanıt göstermiş olan herhangi bir alacaklı veya yazılı olarak yetkilendirilmiş vekili, Mahkemenin takdirine bağlı olması koşulu ile, borçluyu durumu ve başarısızlığının nedenleri konusunda sorguya çekebilir.
(5) Resmi kabz memuru borçlunun sorgulanmasına katılır ve Mahkemece özel olarak yetkilendirilmesi halinde de, bu amaçla avukat tutabilir.
(6) Sorgunun tamamlanmasından önce bir mütevelli atanmış olması halinde, mütevelli sorgulamaya katılabilir.
(7) Mahkeme, borçluya uygun göreceği sorular sorabilir.
(8) Borçlu yemin altında sorguya çekilir ve Mahkemenin soracağı ve sorulmasına müsaade edeceği tüm soruları yanıtlamakla yükümlüdür. Sorgu ile ilgili olarak Mahkemenin uygun göreceği tutanaklar tutulur. Tutanaklar borçluya okunur ve borçlu tarafından imzalanır. Okuma yazma bilmeyen borçlular ise tutanakların altına parmak izini basarlar. Bunun üzerine, tutanaklar, bu Yasanın öngördüğü hususlar saklı kalmak koşuluyla borçlu aleyhine şahadet olarak kullanılabilir; tutanaklar makul saatlerde herhangi bir alacaklı tarafından incelenebilir.
(9) Mahkeme, borçlunun durumunun yeteri kadar araştırıldığı kanısına vardığı zaman, bir emir ile soruşturmanın tamamlandığını ilan eder; ancak bu emir, alacaklıların ilk toplantısının yapılması için saptanan tarihten önce verilemez.
(10) Borçlunun akıl hastası veya Mahkemenin kanısınca, kamuya açık sorgulamada hazır bulunmasını elverişsiz kılacak ölçüde bir akli veya fiziki sorunu veya özrü bulunması halinde, Mahkeme böyle bir sorgulamadan vazgeçilmesini veya borçlunun, Mahkemenin uygun göreceği koşullar altında, biçimde ve yerde sorgulanmasını emredebilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
KONKORDATO VEYA ANLAŞMA PLANI
Konkordatolar Ve
17. (1) Borçlu, borçlarının ödenmesi için bir konkordato veya işleri için bir anlaşma planı Anlaşma Planları önermek niyetinde olması halinde, durum beyannamesini sunduğu günden dört gün içinde veya resmi kabz memurunun saptayacağı ondan sonraki süre içinde, alacaklılarının tezekkür etmeleri için sunmayı arzuladığı ve konkordato veya anlaşma planı koşullarını içeren ve önerilen herhangi bir kefalet veya teminatın ayrıntılarını gösteren yazılı ve kendisi tarafından veya adına imzalanmış bir öneriyi resmi kabz memuruna sunar.
(2) Böyle bir durumda resmi kabz memuru, borçlunun aleni sorgulaması tamamlanmadan önce alacaklıları toplantıya çağırır ve toplantıdan önce her alacaklıya, borçlunun önerisinin bir sureti ile öneri konusunda bir rapor gönderir; ve o toplantıda, alacaklarını ispatlamış tüm alacaklıların sayı itibarıyla çoğunluğu ve toplam alacak miktarının dörtte üçüne sahip çoğunluğu öneriyi kabule karar verirlerse, öneri alacaklılar tarafından gerekli biçimde kabul edilmiş sayılır ve Mahkemece de onaylanması üzerine tüm alacaklılar için bağlayıcı olur.
(3) Resmi kabz memurunun kanısınca bir değişikliğin genel olarak alacaklıların yararına olması halinde, borçlu, toplantıda önerisinin koşullarında değişiklik yapabilir.
(4) Borcunu kanıtlamış olan herhangi bir alacaklı, resmi kabz memuru tarafından toplantıdan önceki günden geç olmamak üzere alınacak biçimde resmi kabz memuruna gönderilen saptanmış şekildeki bir yazı ile öneriyi kabul veya reddedebilir ve bu tür bir kabul veya red, alacaklı toplantıda hazır bulunmuş ve oylamaya katılmış gibi geçerli olur.
(5) Borçlu veya resmi kabz memuru, önerinin alacaklılar tarafından kabul edilmesinden sonra Mahkemeye istida ile başvurarak önerinin onaylanmasını isteyebilir. Başvuru ile ilgili duruşma için tayin edilen gün, alacağını kanıtlamış her alacaklıya bildirilir.
(6) İstidanın duruşması borçlunun aleni sorgulanması tamamlanmadan önce yapılamaz.
Alacağını kanıtlamış herhangi bir alacaklı, alacaklılar toplantısında önerinin kabulü lehine oy kullanmış olsa bile, Mahkemede istidaya karşı gelebilir ve itirazı dinlenebilir.
(7) Müşterek borçlular tarafından bir konkordato veya anlaşma planının onaylanması amacıyla yapılacak bir aleni sorgulamada müşterek borçlulardan birinin hastalık veya Kıbrıs dışında bulunması nedeniyle hazır bulunamaması kaçınılmaz ise, Mahkeme uygun görürse ve vazgeçilmesinin uygun olacağı yolunda resmi kabz memuru da rapor verirse, böyle bir borçlunun sorgulanmasından vazgeçilebilir.
(8) Mahkeme öneriyi onaylamadan önce, öneri koşulları ve borçlunun davranışları hakkında resmi kabz memurunun sunacağı bir rapor ile herhangi bir alacaklı tarafından veya onun adına yapılacak herhangi bir itirazı dinler.
(9) Mahkeme, öneri şartlarının makul olmadığı veya genel olarak alacaklıların yararını göz önünde tutmadığı kanısına varırsa veya borçlu aleyhine iflas emri verilmesi halinde, borçlunun itibarının iadesini reddetme gereği gördüğü herhangi bir durumda, öneriyi onaylamayı reddeder.
(10) Her hangi bir olgu kanıtlandığında, Mahkemenin bu kanıtlama sonucu borçlu aleyhine iflas emri verilmesi halinde borçlunun itibarını iade etmeyi reddetmesi, geçici olarak durdurması veya koşullara bağlaması gerekeceği hallerde, öneri, borçlunun malvarlığı aleyhine kanıtlanabilen tüm teminatsız borçlar için her Kıbrıs lirasına karşılık 250 mils’den az olmayan bir ödeme yapılabilmesi için makul bir teminat sağlamadığı taktirde, Mahkeme öneriyi reddeder.
(11) Başka herhangi bir durumda, Mahkeme öneriyi onaylar veya reddeder.
(12) Mahkemenin öneriyi onaylaması halinde, onaylama, Mahkeme mühürünün önerilmekte olan konkordato veya anlaşma planını içeren evraka basılması veya koşulların bir Mahkeme emri kapsamına alınması yolu ile belgelenir.
(13) Bu madde uyarınca kabul edilen ve onaylanan bir konkordato veya anlaşma planı, borçlunun alacaklılara borçlu olduğu ve iflasta kanıtlanabilen herhangi bir borç için tüm alacaklıları bağlayıcı olur.
(14) Bir konkordato veya anlaşma planının usulüne uygun olarak kabul edildiği ve onaylandığı yolunda resmi kabz memurunun verdiği bir belge, hile yoksa, geçerliliği için kesin kanıt oluşturur.
(15) Bu madde gereğince yapılan bir konkordato veya anlaşma planının hükümlerinin icrası ilgili herhangi bir kişinin istida ile başvurusu üzerine Mahkemece icbar edilebilir ve başvuru üzerine verilen bir Mahkeme emrine yapılacak riayetsizlik Mahkemeyi tahkir sayılır.
(16) Konkordato veya anlaşma planı gereğince vadesi gelmiş bir taksitin ödenmesinde temerrüt edilir veya tatmin edici şahadet ibrazı üzerine Mahkeme, hukuki güçlükler sonucu veya yeterli bir sebepten ötürü konkordato veya anlaşma planının alacaklılara veya borçluya haksızlık yapılmadan veya alacaklılar veya borçlu için gereğinden fazla gecikmeye sebebiyet vermeden uygulanamayacağı, veya Mahkeme onayının hile ile alındığı kanısına varırsa, resmi kabz memurunun veya mütevellinin veya herhangi bir alacaklının istida ile başvurusu üzerine Mahkeme uygun görürse borçlu aleyhine iflas emri verebilir ve konkordato veya anlaşma planını, konkordato veya anlaşma planı uyarınca veya usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir satış, elden çıkarma, ödeme veya şeyin geçerliliğine halel gelmeksizin, iptal edebilir. Bir borçlu aleyhine bu fıkra uyarınca iflas emri verildiği taktirde, iflas emrinin verilmesinden önce alınan ve diğer bakımlardan kanıtlanabilen herhangi bir borç iflasta da kanıtlanabilen bir borç sayılır.
(17) Borçlunun malını idare etmek veya işini yönetmek, veya konkordato uyarınca dağıtım yapmak için konkordato veya anlaşma planı uyarınca veya gereğince bir mütevelli atandığı hallerde bu Yasanın 26’ncı maddesi ve V. Kısmı mütevelli bir iflas mütevellisi imiş gibi ve “iflas”, “müflis” ve “iflas emri” sözcükleri sırası ile, bir konkordato veya anlaşma planını, anlaşma veya uzlaşma yapan bir borçluyu, ve konkordato veya anlaşma planını onaylayan emri de kapsarmış gibi, uygulanır.
(18) Bu Yasanın III. Kısmı, meselenin niteliği ve konkordato veya anlaşma planının kayıt ve koşulları izin verdiği ölçüde o mesele ve konkordato ve anlaşma planına da uygulanır ve “mütevelli” , “iflas”, “müflis” ve “iflas emri” sözcükleri de bundan bir önceki fıkradaki gibi yorumlanır.
(19) Bir müflisin malının dağıtımında öncelikle ödenilmesi emredilen tüm borçların öteki borçlardan öncelikle ödenmesini öngörmeyen bir konkordato veya anlaşma planı onaylanmaz.
(20) Bir konkordato veya anlaşma planının bir alacaklı tarafından kabulü, borçlu aleyhine iflas emri verilmesi halinde, bir itibarın iadesi emri sonucunda bu Yasa uyarınca aklanamayacak olan herhangi bir kişiyi aklamaz.
Konkordato Veya Anlaşma
18. Bir konkordato veya anlaşma planının kabul ve onayına rağmen, o konkordato veya anlaşma Planının Etkisi planı, alacaklı konkordato veya anlaşma planına muvafakat etmedikçe borçlunun bu Yasa kuralları uyarınca bir itibarın iadesi emri ile aklanamayacağı bir borç veya yükümlülük hususunda herhangi bir alacaklıyı bağlayıcı olmaz.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İFLAS EMRİ
Konkordatonun Kabul
19. (1) Bir borçlu aleyhine kabz emri verildiği hallerde, alacaklılar ilk toplantıda veya Edilmediği Veya Onaylanmadığı ertelenmişse daha sonraki toplantılarda olağan bir kararla, borçlunun müflis ilan Hallerde İflas Emri edilmesine karar verirlerse veya hiçbir karar almazlarsa veya alacaklılar toplantı yapmazsa veya borçlunun sorgulanmasının tamamlanmasından sonra on dört gün içinde, veya Mahkemenin izin verebileceği ek süre içinde, bu Yasa uyarınca bir konkordato veya anlaşma planı onaylanmazsa Mahkeme, borçlu aleyhine bir iflas emri verir ve bunun üzerine müflisin malı, alacaklılar arasında bölüştürülmeye tabi olur ve bir mütevellinin yetkisine verilir.
*(2) Bir borçluyu müflis ilan eden her emir hakkında Resmi Gazete ile biri Türkçe öteki de Rumca olan iki yerli gazetede duyuru yayınlanır. Saptanmış biçimdeki duyuruda müflisin adı, adresi ve tanımlanması ile iflas emrinin tarihi ve emri veren Mahkeme de belirtilir. Emir tarihi, bu Yasa amaçları için müflis ilan etme tarihi sayılır.
Mütevellinin Atanması
20. (1) Bir borçlu aleyhine iflas emri verildiği veya alacaklılar borçlunun müflis ilan edilmesi için karar verdiği hallerde, alacaklılar olağan bir kararla, alacaklı olsun veya olmasın uygun bir kişiyi, müflisin malının mütevellisi atayabilirler veya atanmasını aşağıda sözü edilecek olan denetleme komitesine bırakmaya karar verebilirler.
(2) Suihal veya görevi ihmal nedeniyle bir müflisin malının mütevelliliği görevinden daha önce azledilmiş bulunan bir kişi, başka bir müflisin malının mütevelliliğini yapmaya uygun olmayan bir kişi sayılır.
(3) Mütevelli olarak atanan kişi Mahkemece saptanacak bir miktarda teminat verir ve Mahkeme teminattan tatmin olursa, atanmasının usulüne uygun olarak yapıldığını tasdik eder, meğer ki borçlu veya bir alacaklı atamaya itiraz etsin ve Mahkeme de böyle bir atamanın oylamaya katılan alacaklıların, alacak değeri bakımından çoğunluğu tarafından iyi niyetle yapılmadığından veya atanan kişinin mütevelli olmaya uygun bir kişi olmadığından veya müflise veya malvarlığına veya herhangi bir belli alacaklıya olan ilişki veya akrabalığının, genel olarak tüm alacaklılar yararına tarafsızlıkla davranmasını güçleştirdiğinden tatmin olsun.
(4) Mütevellinin atanması, tasdik tarihinden itibaren geçerli olur.
(5) İflas emri tarihinden başlayarak dört hafta içinde bir mütevelli atanmazsa, veya dört hafta sona erdiğinde bir konkordato veya anlaşma planı için sürdürülmekte olan görüşmeler henüz tamamlanmamış ise, konkordato veya anlaşma planını alacaklıların kabul etmemesi üzerine görüşmelerin sona erdiği veya Mahkemenin konkordato veya anlaşma planını onaylamayı reddettiği tarihten başlayarak yedi gün içinde resmi kabz memuru, durumu Mahkemeye bildirir; ve bunun üzerine Mahkeme uygun bir kişiyi müflisin malvarlığının mütevellisi olarak atayabilir veya resmi kabz memurunun mütevellilik yapmasını emredebilir.
(6) Bir borçlunun aleyhine alacaklıların ilk toplantısı yapıldıktan sonra iflas emri verildiğinde, iflas emrinden önce bir mütevelli atanmamışsa, resmi kabz memuru, bir mütevelli atanması amacıyla alacaklıları derhal toplantıya çağırır.
Denetleme Komitesi
21. (1) Oylamaya katılmaya ehil alacaklılar ilk veya müteakip herhangi bir toplantıda alacakları bir kararla, müflisin malının, mütevelli tarafından idaresinin gözetimi amacıyla bir denetleme komitesi atayabilir.
(2) Denetleme komitesi, aşağıdaki niteliklerin herhangi birine sahip beşten fazla ve üçten az olmayan kişiden oluşur:-
(a) alacaklı olmalı veya bir alacaklıdan genel bir vekaletname altında yetkili olmalı, ancak alacaklı borcunu kanıtlayana ve kanıtlama kabul edilene kadar hiçbir alacaklı veya bir alacaklıdan alınmış bir genel temsilcilik belgesi veya genel vekaletname sahibi herhangi bir kişi, denetleme komitesi üyesi olmaya ehil olmaz.
(b) alacaklının ona genel temsilcilik belgesi veya genel vekaletname verme niyetinde olduğu bir kişi olmalı; ancak böyle bir kişi, temsilcilik belgesi veya vekaletnameyi elde edene ve alacaklı borcunu kanıtlayana ve kanıtlama kabul edilene kadar, komite üyeliği ehliyetine sahip olamaz.
(3) Denetleme komitesi, zaman zaman kararlaştıracağı zamanlarda toplanır. Toplanma zamanı kararlaştırılmaması halinde ise komite ayda en az bir kez toplanır.
Mütevelli veya komitenin herhangi bir üyesi de gerekli göreceği herhangi bir zaman komiteyi toplantıya çağırabilir.
(4) Komite üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir.
(5) Komitenin herhangi bir üyesi mütevelliye vereceği yazılı bir ihbarla görevinden istifa edebilir.
(6) Komitenin bir üyesi, iflas eder veya borçları ile ilgili olarak alacaklıları ile uzlaşır veya anlaşmaya varırsa veya komitenin birbirini izleyen beş toplantısında hazır bulunmazsa, üyeliği sona erer.
(7) Komitenin herhangi bir üyesi, alacaklıların herhangi bir toplantısında basit çoğunlukla alınan bir kararla, görevinden uzaklaştırılabilir; ancak toplantı için yedi günlük bir ihbarda bulunulması ve ihbarda toplantının amacının belirtilmesi gerekir.
(8) Komite üyeliklerindeki bir yerin boşaltılması üzerine mütevelli, boş yerin doldurulması amacıyla alacaklıları derhal toplantıya çağırır ve toplantıda alınacak bir kararla, boş yeri doldurmak için yukarıdaki biçimde ehil başka bir alacaklı veya başka bir kişi atanabilir.
(9) Komitenin üyeliği devam eden ve ikiden az olmayan üyesi, komisyondaki herhangi bir münhale bakılmaksızın karar alabilir; ve denetleme komitesinin üye sayısı, ilgili zamanda beşten az olduğu hallerde alacaklılar, beşi aşmamak koşulu ile üye sayısını artırabilir.
(10) Denetleme komitesi yoksa, bu Yasanın komite tarafından yapılmasını veya verilmesini yetkilendirdiği veya gerektirdiği herhangi bir fiil veya şey, veya herhangi bir direktif veya izin, mütevellinin istidası üzerine mahkemece yapılabilir veya verilebilir.
İflas Emrinin Verilmesinden
22. (1) Bir borçlu aleyhine iflas emri verilmesi halinde, alacaklılar, uygun gördükleri Sonra Konkordato Veya Plan taktirde, iflas emrinin verilmesinden sonra herhangi bir zaman alacaklarını Kabul Yetkisi kanıtlamış tüm alacaklıların sayıca çoğunluğu ve alacak değeri itibarıyla dörtte üç çoğunluğu ile, iflas gereğince alacaklarının tatmin edilmesi için hazırlanan bir konkordato önerisini veya müflisin işleri ile ilgili bir anlaşma planını kabule karar verebilirler; ve bunun üzerine borçlunun aleyhine iflas emri verilmesinden önce kabul edilen bir konkordato veya anlaşma planında olduğu gibi ayni işlemler yapılır ve ayni sonuçları doğurur.
(2) Mahkeme konkordato veya anlaşma planını onaylarsa, iflası kaldıran ve müflisin malını Mahkemenin koyabileceği belirli kayıt ve şartlara bağlı olması koşulu ile müflise iade eden veya Mahkemenin atayabileceği başka bir kişiye veren bir emir verebilir.
(3) Konkordato veya anlaşma planı gereğince, vadesi gelmiş herhangi bir taksitin ödenmesinde temerrüt edilir veya Mahkeme, konkordato veya anlaşma planının haksızlık yapılmadan veya haddinden fazla gecikmeye sebebiyet vermeden uygulanamayacağı veya Mahkeme onayının hile ile alındığı kanısına varırsa, ilgili herhangi bir kişinin istidası üzerine uygun görmesi halinde, borçlu aleyhine iflas emri verebilir, ve konkordatoyu veya anlaşma planını, konkordato veya anlaşma planı uyarınca veya gereğince usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir satış, elden çıkarma, ödeme veya şeyin geçerliliğine halel getirmeksizin iptal edebilir. Bir borçlu aleyhine bu fıkra uyarınca iflas emri verildiği taktirde iflas emrinin verilmesinden önce alınan ve diğer bakımlardan kanıtlanabilen tüm borçlar, iflasta kanıtlanabilen borç sayılır.
ALTINCI BÖLÜM
BORÇLUNUN SAHSI VE MALI ÜZERİNDE KONTROL
Borçlunun, Malının Meydana
23. (1) Aleyhine kabz emri verilmiş olan her borçlu, hastalık veya başka yeterli bir Çıkarılması Ve Paraya sebepten ötürü men edilmedikçe, alacaklıların ilk toplantısında hazır bulunur ve Çevrilmesi İle İlgili Görevi sorguya çekilmesini kabul ederek toplantıda istenecek bilgiyi verir.
(2) Borçlu, makul olarak resmi kabz memuru, özel yönetici veya mütevelli tarafından istenebilecek veya genel tüzük ile saptanabilecek veya herhangi bir özel meseleye ilişkin olarak veya resmi kabz memuru, özel yönetici, mütevelli veya herhangi bir alacaklının veya ilgili kişinin herhangi bir özel istidası üzerine verilen bir özel emirle, Mahkemece emredilebilecek biçimde, malının envanterini, alacaklılarının ve borçlularının ve vereceği ve alacağı olan borçların listesini verir, malı ve alacakları ile ilgili olarak sorguya çekilmeyi kabul eder, alacaklılarının başka toplantılarına katılır, resmi kabz memuruna, özel yöneticiye veya mütevelliye yardımcı olur, vekaletname, temlik, mal devri, senet ve hukuki evrakı yapar veya imzalar ve malına ve hasılatın alacaklıları arasında dağıtımına ilişkin başka her fiil ve şeyi genel olarak yapar.
(3) Borçlu aleyhine iflas emri verilirse, malının paraya çevrilmesinde ve hasılatın alacaklıları arasında dağıtımında gücünün yettiği ölçüde yardımcı olur.
(4) Bir borçlu bu maddenin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmekte veya bu Yasa uyarınca alacaklıları arasında taksim edilebilen ve ilgili zamanda tasarrufunda veya kontrolünde bulunan malının herhangi bir kısmının tasarrufunu, resmi kabz memuru veya mütevelli veya malın tasarrufunu almak için Mahkemece yetkilendirilmiş herhangi bir kişiye teslim etmekte kasten ihmalde bulunursa, tabi olabileceği başka herhangi bir cezaya ek olarak Mahkemeyi tahkirden suçlu olur ve ona göre cezalandırılabilir.
Belirli Koşullar Altında
24. (1) Mahkeme, herhangi bir polis memuru veya Mahkemenin görevlendireceği bir memura Borçlunun Tutuklanması vereceği bir müzekkere ile, aşağıdaki koşullar altında, bir borçlunun tutuklanması ve tasarrufundaki evrak, defter, para ve eşyalara el konulması ve gerek borçlunun gerekse el konulan eşyanın Mahkemenin emredeceği bir yerde belirli bir zamana kadar güvence altında tutulmasını emredebilir :-
(a) Bu Yasa uyarınca bir iflas ihbarı ısdar edildikten sonra, veya borçlu tarafından veya borçlu aleyhine bir iflas istidası yapıldıktan sonra Mahkeme, borçlunun bu Yasa gereğince cezalandırılabilen bir suç işlediğine, veya ısdar edilen iflas ihbarına ilişkin bir borcu ödememek veya iflas istidasının tebliğ edilmesinden veya iflas istidasına ısbatı vücüt etmekten veya işleri ile ilgili olarak sorguya çekilmekten kaçındığına, veya aleyhindeki iflas işlemlerinden başka biçimde kaçınmak, işlemleri geciktirmek veya zorlaştırmak amacıyla kaçtığı veya kaçmak üzere olduğuna inanmak için muhtemel sebep bulunduğu kanısına varırsa;
(b) Borçlu tarafından veya aleyhine bir iflas istidası yapılması üzerine Mahkeme, borçlunun eşyalarının tasarrufunun resmi kabz memurunun veya mütevellinin eline geçmesini önlemek veya geciktirmek amacıyla eşyaları alıp götürmeye veya başka yere kaldırmaya hazırlandığına; veya iflas sürecinde alacaklılarına yararlı olabilecek herhangi bir eşyayı, defteri evrakı veya yazımı sakladığına veya saklamaya veya imha etmeye hazırlandığına inanmak için muhtemel bir sebep bulunduğu kanısına varırsa;
(c) İflas istidasının borçluya tebliğ edilmesinden veya aleyhine bir kabz emri çıkarılmasından sonra resmi kabz memurunun veya mütevellinin izni olmadan beş Kıbrıs lirasından fazla değeri olan tasarrufundaki herhangi bir eşyayı alıp götürürse veya başka yere kaldırırsa;
(d) Mahkemece emredilen herhangi bir soruşturmada makul bir sebep göstermeden hazır bulunmazsa:
ancak, borçluya tutuklanmasından önce veya tutuklanması sırasında bir iflas ihbarı tebliğ edilmedikçe, iflas ihbarından ötürü yapılan bir tutuklama geçerli olmaz ve korunmaz.
(2) Mahkeme, borçlunun Mahkemenin izni olmadan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni terk etmeyeceği yolunda Mahkemeyi tatmin edecek bir teminat göstermesi üzerine borçlunun tutuklanmasından sonra herhangi bir zaman serbest bırakılmasını emredebilir.
(3) Bu madde uyarınca yapılan bir tutuklamadan sonra yapılan ödeme veya konkordato veya verilen teminat, bu Yasanın hileli tercihlere ilişkin kuralları kapsamı dışında tutulmaz.
Borçlunun Mektuplarının
25. Bir borçlu aleyhine kabz emri verildiği hallerde Mahkeme, resmi kabz memurunun veya v.s.’nin Yeni Adrese mütevellinin istida ile başvurusu üzerine, uygun göreceği ve üç aydan uzun olmayan belirli Yönlendirilmesi süreler için zaman zaman bir yönlendirme emri vererek borçlunun yönlendirme emrinde belirtilen herhangi bir yerdeki borçlunun adresine gönderilen mektup, telgraf ve başka posta paket ve havalelerinin Posta Dairesi Müdürü veya yönetimindeki memurlar tarafından resmi kabz memuruna veya mütevelliye veya Mahkemenin emredeceği biçimde başka yere gönderilmesini veya teslim edilmesini emredebilir ve emrin gerekleri ona göre yerine getirilir. Resmi kabz memurunun veya mütevellinin böyle bir borçluya ödenecek herhangi bir para havalesini imzalaması, havalenin alındığını gösteren yeterli bir makbuz sayılır.
Borçlunun Davranışları,
26. (1) Mahkeme, bir borçlu aleyhine kabz emri verilmesinden sonra, resmi kabz memurunun İşleri Ve Malına İlişkin veya mütevellinin istidası üzerine, herhangi bir zaman, borçlu veya karısını veya Soruşturma borçlunun herhangi bir malvarlığını veya eşyalarını tasarrufunda bulundurduğu bilinen veya şüphe edilen herhangi bir kişiyi veya borçluya borçlu olduğu sanılan herhangi bir kişiyi, veya borçlunun işlerine veya malına ilişkin bilgi verebilecek durumda olduğuna inandığı herhangi bir kişiyi huzuruna celbedebilir ve böyle bir kişiden muhafaza ve kontrolünde bulundurduğu ve borçluya, borçlunun işlerine veya malına ilişkin herhangi bir belgeyi ibraz etmesini isteyebilir.
(2) Bu biçimde celbedilmiş bir kişi, kendisine makul bir para miktarı teklif edildikten sonra, duruşma sırasında Mahkemenin bilgisine getirilen ve Mahkemece kabul edilecek yasal bir engeli olmadığı halde tayin edilen vakitte Mahkeme huzuruna gelmeyi reddeder veya bu tür bir belgeyi ibraz etmezse Mahkeme, müzekkere ile kendini tutuklattırarak sorgu için huzuruna getirtebilir.
(3) Mahkeme, bu biçimde huzuruna getirilen bir kişiyi, borçlu, borçlunun işleri ve malı ile ilgili olarak yemin tahtında sözlü olarak veya yazılı soru layihaları ile sorgulayabilir.
(4) Mahkemede sorgulanan herhangi bir kişi, borçluya borçlu olduğunu kabul ederse Mahkeme, resmi kabz memurunun veya mütevellinin istidası üzerine o kişinin, kabul edilen para miktarını tamamen veya kısmen, uygun göreceği vakit ve biçimde, borcun tamamen itfası için olsun veya olmasın resmi kabz memuruna veya mütevelliye ödenmesini masraflarla veya masrafsız emredebilir.
(5) Mahkemede sorgulanan herhangi bir kişi tasarrufunda borçluya ait herhangi bir mal bulunduğunu kabul ederse, Mahkeme resmi kabz memuru veya mütevellinin istidası üzerine o malı tamamen veya kısmen, adil göreceği belirli bir zamanda ve belirli bir biçimde ve belirli koşullara bağlı olarak resmi kabz memuruna veya mütevelliye teslim etmesini emredebilir.
(6) Mahkeme, uygun görürse, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunsa idi bu madde uyarınca Mahkeme huzuruna getirilmeye tabi olan herhangi bir kişinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışındaki başka herhangi bir yerde sorgulanmasını emredebilir.
Müflisin İtibarının İadesi
27. (1) Bir müflis, aleyhine iflas emri verildikten sonra herhangi bir zaman Mahkemeye istida yaparak itibarının iadesini isteyebilir. Bunun üzerine Mahkeme, istidasının dinlenmesi için gün tayin eder, ancak müflisin aleni sorgulanması tamamlanmadan önce istidayı dinlemez. İstida, Mahkemenin bu Yasa uyarınca yapılan tüzükler gereğince başkaca emretmesi dışında, Mahkemenin açık oturumunda dinlenir.
(2) Mahkeme, istidayı dinlemesi üzerine, müflisin iflas işlemleri sırasındaki davranışları ile ilgili bir rapor dahil, resmi kabz memurunun müflisin davranış ve işleri konusunda sunduğu raporu tezekkür eder ve müflisin itibarını kesin olarak iade eden bir emir verebilir, veya istidayı reddedebilir veya emrin uygulanmasını belirli bir süre için durdurabilir veya müflisin daha sonra gerçekleştireceği herhangi bir kazanç veya gelir veya daha sonra elde edebileceği mal ile ilgili olarak koyacağı herhangi bir koşula bağlı olarak müflisin itibarının iade edilmesine emir verebilir:
Ancak, müflis bu Yasa veya bu Yasanın kaldırıldığı mevzuata aykırı herhangi bir hafif suç (misdemeanour) veya iflası ile ilgili başka herhangi bir hafif suç veya ağır suç (felony) işlemişse veya herhangi bir meselede aşağıda (3)’üncü fıkrada söz konusu olgular kanıtlanırsa Mahkeme:-
(a) itibarın iadesini reddeder; veya
(b) itibarın iadesini uygun göreceği belirli bir süre için geçici olarak durdurur; veya
(c) alacaklılara Kıbrıs lirası başına en az beş yüz mils bir garame payı ödenene kadar itibarın iadesini geçici olarak durdurur; veya
(d) müflisten, itibarının iadesine koşul olarak, itibarın iade edildiği tarihte ödenmemiş olan iflasta kanıtlanabilen borçlarının herhangi bir bakiyesi veya o bakiyenin bir kısmı için resmi kabz memuru veya mütevelli tarafından müflisin aleyhine bu tür bir borç bakiyesinin veya o bakiyenin bir kısmının, Mahkemenin emredeceği biçimde ve koyacağı şartlara bağlı olması koşuluyla müflisin gelecekteki geliri veya daha sonra elde ettiği maldan ödenmesini öngören bir hüküm kaydedilmesine rıza göstermesini ister; ancak Mahkemenin izni alınmadıkça hüküm icraya verilmez; Mahkeme izni de müflisin itibarının iade edilmesinden sonra borçlarının ödenmesi için kullanılabilecek mal veya gelir edindiğinin kanıtlanması üzerine verebilir:
Ancak, bu madde uyarınca verilen herhangi bir emir tarihinden sonra herhangi bir zaman müflis, emrin koşullarını yerine getirecek durumda olmasının makul olarak ihtimal dahilinde bulunmadığı yolunda mahkemeyi tatmin ederse, Mahkeme, emrin veya onun yerine konan bir emrin kayıt ve koşullarını uygun göreceği biçimde ve koymayı doğru göreceği koşullara bağlı olmak üzere değiştirebilir.
(3) Yukarıda sözü edilen olgular şunlardır:-
(a) Müflis aktiflerinin teminatsız yükümlülüklerinin miktarı üzerinden lirada beş yüz milse eşit bir değerde olmaması durumunun, hakça kendisinin sorumlu tutulamayacağı hal ve koşullardan ileri geldiği yolunda Mahkemeyi tatmin etmedikçe, müflisin aktiflerinin teminatsız yükümlülüklerinin miktarı üzerinden lirada beş yüz milse eşit olan bir değerde olmaması;
(b) müflisin, yapmakta olduğu işte mutad ve usulüne uygun olarak tutulması ve iflasından hemen önceki üç yıl içindeki ticari muameleleri ve mali durumu yeterli şekilde ortaya koyan, gerekli hesap defterlerini tutmayı ihmal etmiş olması;
(c) müflis ödeme aczi içinde bulunduğunu bildiği halde ticaretle meşgul olmaya devam etmiş olması;
(d) müflisin , geri ödeyebileceğini ümit etmesi için makul ve olası bir sebebi bulunmadığı halde (ki aksini kanıtlama yükü kendisine aittir), iflasta kanıtlanabilen herhangi bir borç edinmiş olması;
(e) müflisin yükümlülüklerini karşılayacak aktiflerin kaybına veya aktiflerdeki eksikliğe dair herhangi bir tatmin edici hesap verememesi;
(f) müflisin iflasının, düşüncesiz ve tehlikeli spekülasyonlarda veya yaşamında savunulamayacak derecede israfta bulunmasının veya kumar oynamasının veya işlerinde kabahat teşkil edecek derecede ihmalkarlığının sebep olması veya iflasına katkıda bulunmuş olması;
(g) müflisin, doğru olarak aleyhine getirilen herhangi bir davada ciddiyetle bağdaşmayan ve tedirgin edici bir savunma yaparak herhangi bir alacaklısını gereksiz masrafa sokmuş olması;
(h) müflisin iflasına, ciddiyetle bağdaşmayan ve tedirgin edici bir dava açarak yersiz masrafa uğramasına sebep olması veya katkıda bulunması;
(i) müflisin, kabz emrinin verildiği tarihten önceki üç ay içinde, vadesi gelen borçlarını ödeyemeyecek bir durumda iken, alacaklılarından herhangi birine gerektiğinden fazla tercihte bulunmuş olması;
(j) müflisin kabz emrinin verildiği tarihten önceki üç ay içinde, teminatsız yükümlülüklerinin miktarı üzerinden aktiflerini lira başına beş yüz milse düşürmek amacıyla yükümlülük altına girmiş olması;
(k) müflisin gerek bu Yasa gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürürlükte bulunan herhangi bir yasa uyarınca daha önce müflis ilan edilmiş olması veya alacaklıları ile konkordato veya anlaşma planı yapmış olması;
(l) müflisin hilekarlık veya hile ile emniyeti suiistimal etmekten suçlu bulunmuş olması.
(4) Müflisin, itibarının iade emri ile beraber, iflasının kendisinin suihali olmaksızın bir talihsizlik sebebiyle meydana geldiğine dair mahkemeden bir belge alması sonucu iflas nedeniyle maruz kaldığı herhangi bir yasal ehliyetsizliğin ortadan kalkabileceği hallerde, Mahkeme, uygun gördüğü takdirde, söz konusu yasal ehliyetsizliğin ortadan kalkması amacıyla böyle bir belge verebilir. Mahkemenin böyle bir belgeyi vermeyi reddetmesi istinafa açık olur.
(5) Mahkeme müflisin malının, teminatsız yükümlülükleri üzerinden lira başına beş yüz milse eşit bir miktar tahakkuk ettirdiğinden veya tahakkuk ettirme ihtimali bulunduğundan veya gerekli dikkatin gösterilmesi ile tahakkuk ettireceğinden tatmin olduğu zaman, bir müflisin aktifleri bu madde amaçları için müflisin teminatsız yükümlülükleri üzerinden lira başına beş yüz milse eşit bir değerde sayılır ve resmi kabz memurunun veya mütevellinin vereceği bir rapor ilk bakışta bu yükümlülük miktarı için yeterli delil sayılır.
(6) Resmi Kabz Memurunun raporu, bu madde amaçları için, içerdiği hususlar bakımından, ilk bakışta yeterli delil sayılır.
(7) Müfisin itibarının iadesi ile ilgili istidayı dinlemek için Mahkemece tayin edilen gün, saptanmış biçimde yayımlanacak bir bildiri ile duyurulur ve tayin edilen günden en az on dört gün önce alacağını kanıtlamış olan her alacaklıya gönderilir, ve mahkeme resmi kabz memurunu ve mütevelliyi ve herhangi bir alacaklıyı dinleyebilir. Mahkeme duruşmada borçluya soru sorabilir ve uygun göreceği şahadeti alabilir.
(8) Bir müflisin itibarının iadesini geçici olarak durdurma yetkisi ile itibarı iadeyi koşullara bağlama yetkisi birlikte kullanılabilir.
Müflisin İtibarının İadesi
28. Müflisin, itibarının iadesi için, yukarıdaki maddede sözü edildiği biçimde başvurmaması İçin Başvurmaması Halinde halinde, resmi kabz memuru, Mahkemenin mütevelliyi bu görevden serbest bırakmasından sonra en İzlenecek Usul erken bir zamanda ancak, mütevelli o zamana kadar serbest bırakılmamışsa, aleni sorgulamanın tamamlanmasından sonra iki yıldan daha geç olmamak üzere, müflisin itibarının iadesinin tezekkür edilmesi için Mahkemeye başvurur. Mahkeme, bu madde kuralları uyarınca yapılacak herhangi bir duruşmada, sorgulanmak üzere müflisin de hazır bulunmasını isteyebilir ve tüm koşulları dikkate aldıktan sonra adil göreceği bir karar verebilir.
İtibarı İade Edilmiş Müflisin
29. İtibarı iade edilmiş bir müflis itibarının iadesine rağmen, mütevellinin yetkisine verilen Görevleri müflise ait malın paraya çevrilmesinde ve dağılımında mütevellinin isteyeceği yardımı yapar ve yapmakta kusur işlerse Mahkemeyi tahkir suçu işlemiş olur; bu arada Mahkeme uygun görürse itibarının iadesini iptal eder; ancak bu iptal, itibarın iadesinden sonra ve iptalden önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir satış, elden çıkarma, ödeme veya şeyin geçerliliğine halel getirmez.
İtibarın İade Emrinin Etkisi
30.** (1) Müflisin itibarının iadesi emri müflisi ne Mahkemeye karşı kefaletli bir borçtan ne de herhangi bir Yasaya aykırı herhangi bir suçtan ötürü Devlet veya herhangi bir kişinin açacağı bir dava sonucu müflise yükletilebilecek herhangi bir para cezasından veya borçtan veya herhangi bir suç için aleyhine kovuşturma açılmış olan bir kişinin mahkemede hazır bulunması için verdiği kefaletten serbest bırakmaz; ve müflis İçişleri Bakanının önerisi ile Bakanlar Kurulunca bu yönde bir karar alınmadıkça istisna olarak ayrı tutulan bu gibi borçlardan serbest bırakılmaz.
(2) Müflisin itibarının iadesi için verilen bir emir, müflisi hile ile edinilen veya kendinin taraf olduğu bir tröstün hileli ihlalinden meydana gelen herhangi bir borç veya yükümlülükten veya taraf olduğu bir hilekarlık sonucu kaçındığı herhangi bir borç veya yükümlülükten serbest bırakmaz.
(3) Müflisin itibarının iadesi için verilen bir emir, kabz emrinin verildiği tarihte müflis ile ortak olan veya kendisi ile beraber bir tröstün mütevellisi olan veya müflis ile müştereken yükümlü olan veya kendisi ile bir sözleşmeye müştereken taraf olan herhangi bir kişiyi veya müflise kefil olan veya kefil niteliği taşıyan bir kişiyi serbest bırakmaz.
(4) Müflisin itibarının iadesi emri, müflisi, iflasta kanıtlanabilen öteki tüm borçlarından serbest bırakır.
(5) Müflisin itibarının iadesi emri, iflas için ve emirde sözü edilen işlemlerin geçerliliği için kesin şahadet oluşturur ve müflisin emirle serbest bırakıldığı herhangi bir borç ile ilgili olarak itibarı iade emri alan bir müflis aleyhine başlatılabilecek herhangi bir işlemde müflis, dava sebebinin itibarının iade edilmesi emrinden önce meydana geldiğini ileri sürebilir.
Mahkemenin Belirli Hallerde
31. (1) Mahkemenin kanısınca borçlu aleyhine iflas emri verilmemesi gerektiği veya İflas Emrini İptal Yetkisi müflisin borçlarının tamamen ödendiği Mahkemeyi tatmin edecek biçimde kanıtlandığı hallerde Mahkeme, ilgili kişinin istida ile başvurusu üzerine iflas emrini iptal edebilir.
(2) İflas emrinin bu madde uyarınca iptal edilmesi üzerine, resmi kabz memuru, mütevelli veya onların verdiği yetki ile hareket eden başka bir kişi veya Mahkeme tarafından usulüne uygun olarak yapılan tüm mal satışları ve elden çıkarmalar ile ödemeler ve o tarihe kadar yapılan tüm işler geçerli olur, ancak, aleyhine iflas emri verilen borçlunun malı, Mahkemenin atayacağı bir kişinin yetkisine verilir veya böyle bir tayin yapılmaması halinde, Mahkemenin emirle beyan edeceği kayıt ve koşullara bağlı olmak koşulu ile tüm malvarlığı ve onunla ilgili menfaatleri borçluya geri döner.
(3) *İflas emrini iptal eden emir derhal Resmi Gazete ile biri Türkçe ve diğeri de Rumca iki yerel gazetede yayınlanır.
İstirdadına
(4) Borçlunun itiraz ettiği herhangi bir borç, borçlunun, masraflarla birlikte, istirdadına ilişkin herhangi bir yargısal işlemde istirdadı talep edilen miktarı ödeyeceğine dair, Mahkemenin onaylayacağı miktarda ve kefillerle, bir senet yapması halinde, bu gibi bir borç bu madde amaçları bakımından tamamen ödenmiş sayılır, ve ayni zamanda alacaklısı bulunmayan veya kim olduğu saptanamayan bir alacaklıya olan borç da Mahkemeye yatırılırsa tamamen ödenmiş, sayılır.
II. KISIM
MÜFLİSİN EHLİYETSİZLİKLERİ
İtibarı İade Edilmemiş
32.** (1) Bir borçlu aleyhine iflas emri verilmesi üzerine, müflis bu Yasa kurallarına Müflisin Ehliyetsizlikleri bağlı olarak, aşağıdaki görevlere seçilme, bu görevleri işgal etme veya bu görevlerin yetkilerini kullanma ehliyetini yitirir:-
(a) Yasama Meclisi ve Yürütme Kurulu üyeliği;
(b) Belediye Başkanı veya Belediye Meclisi üyeliği;
(c) İdare Meclisi üyeliği;
(d) Muhtarlık.
(2) Bu madde gereğince müflisin tabi olduğu ehliyetsizlikler aşağıdaki hallerde kaldırılır ve sona erer:-
(a) iflas emrinin iptal edilmesi; veya
(b) Müflisin, itibarının iade emri ile beraber iflasın kendisinin suihali olmaksızın bir talihsizlik sebebiyle meydana geldiğine dair Mahkemeden bir belge alınması.
Mahkeme, uygun göreceği biçimde böyle bir belge verebilir veya vermeyi red edebilir, ancak böyle bir red kararına karşı istinaf edilebilir.
Müflisin İşgal Ettiği Görevin
33.** Borçlu, Yasama Meclisi veya Yürütme Kurulu, Belediye Başkanı veya Belediye Meclis Üyesi Boşaltılması veya İdare Meclisi üyesi veya muhtar olduğu bir sırada aleyhine iflas emri verilirse mevkii boşalır.
III. KISIM
MALIN İDARESİ
Birinci Bölüm
KANITLANABİLEN BORÇLAR
İflasta Kanıtlanabilen
34. (1) Sözleşme, sözveri veya tröst ihlali dışında sebeplerden meydana gelen miktarı Borçların Tanımlanması saptanmamış veya belirlenmemiş taleplerin iflasta kanıtlanması kabul edilmez.
(2) Borçlu aleyhine, iflas işlemi başlatılmasını isteme hakkı veren bir iflas fiili bulunduğundan haberdar olan bir kişi, haberi aldığı tarihten sonra borçlunun sözleşme ile edindiği herhangi bir borç veya mali yükümlülüğü emir uyarınca kanıtlayamaz.
(3) Yukarıda sözü edilen hususlar saklı kalmak koşuluyla, borçlunun kabz emri tarihinde bağımlı olduğu veya kabz emri tarihinden önce yüklenilen herhangi bir yükümlülük nedeniyle itibarının iadesinden önce bağımlı olabileceği mevcut veya gelecekteki, kesin veya koşula bağlı tüm borç ve yükümlülükler, iflasta kanıtlanabilen borç sayılır.
(4) Herhangi bir koşula bağlı olmasından veya başka bir sebepten ötürü kesin değeri belli olmayan ve yukarıdaki biçimde kanıtlanabilen herhangi bir borç veya yükümlülüğün değeri için mütevelli tahmini bir hesap hazırlar.
(5) Mütevellinin yukarıdaki biçimde hazırladığı tahmini hesaptan mağdur olan herhangi bir kişi, Mahkemeye itirazda bulunabilir.
(6) Mahkemenin kanısınca, borç veya yükümlülüğün değerini doğru olarak tahmin etmek mümkün değilse Mahkeme, bu durumu teyit eden bir emir ısdar eder ve bunun üzerine borç veya yükümlülük, bu Yasa amaçları için iflasta kanıtlanamayan bir borç sayılır.
(7) Mahkemenin kanısınca, borç veya yükümlülüğün değerini doğru olarak tahmin etmek mümkün ise Mahkeme, değerin kendi huzurunda takdir edilmesini emredebilir ve bu amaçla gerekli tüm direktifleri verebilir ve böylece takdir edilen değer miktarı, iflasta kanıtlanabilen bir borç sayılır.
(8) “Yükümlülük” bu Yasa amaçları için şunları içerir:-
(a) Yapılan herhangi bir iş veya emek için tazminat,
(b) Borçlunun itibarının iadesinden önce ihlalin yer alıp almamasına veya yer almasının muhtemel olup olmadığına veya yer almasının mümkün olup olmadığına bakılmaksızın açık veya zımni bir akti taahhüt, sözleşme, anlaşma veya taahhüdün ihlali üzerine para veya paranın karşılığını ödeme yükümlülüğü veya muhtemelen ödeme yükümlülüğü;
(c) Ödemenin, miktar hususunda saptanmış veya saptanmamış bir miktar olup olmadığına; zaman hususunda halen veya gelecekte, kesin veya bir veya iki veya daha fazla koşullara bağlı olup olmadığına; takdir şekli hususunda belirli kaidelere göre veya bir kanı meselesi olarak takdir edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın: genelde, ödeme yapılmasını öngören veya para veya para muadili bir ödeme ile sonuçlanabilen herhangi bir açık veya zımni angajman, anlaşma veya taahhüt.
Karşılıklı Alacak Ve Mahsup
35. Bu Yasa uyarınca aleyhine bir kabz emri verilecek olan bir borçlu ile kabz emri gereğince İşlemleri bir borcu kanıtlayabilen veya kanıtlanacağını iddia eden başka herhangi bir kişi arasında, karşılıklı alacaklar, borçlar veya başka karşılıklı işlemler yapılmış olduğu hallerde, bu karşılıklı işlemler ile ilgili olarak taraflardan birinin ötekine olan borcu hesaplanır ve bir tarafın borcu olan miktar öteki tarafın borcu olan herhangi bir miktara mahsup edilir ve taraflardan herhangi biri sadece bakiyeyi talep eder veya öder;
ancak, borçluya kredi verdiği zamanda, borçlu aleyhine iflas işlemi başlatma hakkı veren bir iflas fiili bulunduğundan haberi olan bir kişi, herhangi bir meselede, alacağını borçlunun malına karşı mahsup etme hakkından yararlanma isteminde bulunmak hakkına sahip değildir.
İkinci Bölüm
AKTİFLERİN PAYLAŞTIRILMASI
Başlangıç Masraflarının
36. (1) Borçlunun aktiflerinden herhangi birini paraya çevirmek için fiilen yapılan Ödenmesi masrafların ödenmesinden sonra kalan aktifler, Mahkemenin herhangi bir emrine bağlı olmak koşulu ile, aşağıdaki öncelik sırasına göre yapılacak olan şu ödemeler için kullanılır.-
(a) resmi kabz memurunun borçlunun mal veya aktiflerini veya onların herhangi bir kısmını korumak için fiilen yaptığı masrafları veya borçlunun ticari faaliyetlerini yürütmek için resmi kabz memuru tarafından veya onun yetkilendirmesi ile yapılan herhangi bir masraf veya harcama;
(b) resmi kabz memuruna ödenecek ücret, yüzdelik ve masraflar veya resmi kabz memurunun yaptığı veya yetkilendirdiği masraf ve harcamalar;
(c) eğer varsa, özel yöneticinin ücreti; ve
(d) mahkeme tarafından ödenmesine izin verilmedikçe talepte bulunan alacaklının yargı işlemlerinde masraf saptama kurallarına göre onaylanmış masrafları.
(2) Mahkemenin, aleyhine kabz emri verilmiş bir borçlunun mallarının, borçlunun, iflas işlemi yapılmasına cevaz veren bir iflas fiili işlediğinden bilgisi olmayan bir alacaklı tarafından başlatılan yargısal işlemler sonucu, alacaklıların yararı için korunduğundan tatmin olması halinde Mahkemece, kendi takdirine göre, bu gibi yargısal işlemlerin masraflarının tamamen veya kısmen, iflas istidası sahibinin yargısal işlem masraflarının saptama kurallarına göre saptanmış masrafları hususunda burada öngörülen ödeme önceliği ile borçlunun mal varlığından ödenmesini emredebilir.
Alacakların Kanıtlanmasına
37. Alacakları kanıtlama şekli, teminatlı ve öteki alacaklıların kanıtlama hakkı, kanıtların İlişkin Kurallar kabulü ve reddedilmesi ve İkinci Cetvelde atıfta bulunulan diğer konularla ilgili olarak İkinci Cetvel Cetveldeki yönetmelik uygulanır.
Borçların Önceliği
38. (1) Müflisin malının dağıtımında, 36. maddede sözü edilen başlangıç masraflarının ödenmesinden sonra tüm öteki borçlardan önce aşağıdakiler ödenir.-
(a) müflisin kabz emri tarihinde ödenmemiş olan ve o tarihten hemen önceki on iki ay içinde ilk muaccel olmuş tüm Devlet vergi, resim ve harçları ile Belediye ve köy vergileri;
(b) herhangi bir katip veya müstahdemin, müflisin aleyhine kabz emri verildiği tarihten hemen önceki dört ay içinde müflise yaptığı hizmetlerden dolayı tamamen veya kısmen komisyon şeklinde kazanılmış olup olmadığına bakılmaksızın, elli Kıbrıs lirasını aşmayan, tüm gündelikleri veya maaşı;
(c) herhangi bir işçi veya amelenin, müflisin aleyhine kabz emri verildiği tarihten önceki iki ay içinde müflise yaptığı hizmetler ile ilgili olarak, saat veya parça hesabına göre yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, yirmi beş Kıbrıs lirasını aşmayan tüm gündelikleri;
(d) müflisin hizmetinde bulunan herhangi bir çırak tarafından veya onun adına ödenen herhangi bir primin mahkemenin emredeceği belirli bir kısmı;
(e)+ ödeme yükümlülüğü kabz emrinden önce muaccel olmuş olması veya her meselede yüz Kıbrıs lirasını geçmemesi kaydıyla ve her halükarda İşçi Tazminat Yasasının 31. maddesi kurallarına tabi olarak anılan yasa altında ödenmesi gereken tazminatla ilgili tüm meblağlar;
Bölüm 188
(f) kabz emrinden hemen önceki dört ay içinde mal sahibinin müflisten alacağı olan tüm birikmiş kiralar.
(2) Yukarıdaki borçların ödeme öncelik sırası eşittir ve tamamen ödenirler ancak, müflisin malı o borçları karşılamaya yeterli değilse, borçlar kendi aralarında eşit oranda azaltılır.
(3) İdari masraflar veya başka şeyler için gerekli olabilecek belirli miktarların alıkonmasına bağlı olmak koşulu ile yukarıdaki borçlar borçlunun malı onları karşılamaya yeterli olduğu ölçüde, derhal ödenir.
(4) Ortakların müşterek malvarlığı ilk önce müşterek borçlarının ödenmesi için kullanılır; her ortağın münferit malvarlığı ise ilk önce münferit borçlarının ödenmesi için kullanılır. Münferit malvarlıklarından bir fazlalık kalırsa, bu fazlalık müşterek malvarlığının bir bölümü olarak işlem görür. Müşterek mal varlığından bir fazlalık kalırsa her ortağın müşterek mal varlığındaki hak ve menfaati oranında ilgili münferit mal varlıklarının bir bölümü olarak işlem görür.
(5) Bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, iflasta kanıtlanan tüm borçlar ayni zamanda ödenir.
(6) Borçların ödenmesinden sonra fazlalık kalırsa, bu fazlalık, iflasta kanıtlanan tüm borçlara, kabz emri tarihinden başlayarak yılda yüzde dokuz oranında faiz ödemek için kullanılır.
Bölüm 116
(7) Bu maddenin içerdiği hiçbir kural, Kollektif ve Komandit Şirketler ve Ticari Bölüm 189 Unvanlar Yasasının 7. maddesi etkisini veya Tereke İdare Yasası kuralları gereğince ölmüş bir kişinin borçlarını tasfiye etme sırasını değiştirmez.
Karı ve Kocanın Taleplerinin
39. (1) Evli bir kadın aleyhine iflas emri verildiği hallerde kocası karısının öteki Ertelenmesi alacaklılarının para veya para mukabili değer taşıyan bir ivaza dayalı tüm talepleri tatmin edilinceye kadar ticaret veya iş amaçları için karısına borç verdiği veya emanet ettiği herhangi bir para veya başka mal varlığı için alacaklı olarak herhangi bir garame payı talep etmek hakkına sahip olmaz.
(2) Evli bir kadının kocası aleyhine iflas emri verildiği hallerde, kocanın yaptığı herhangi bir ticaret veya iş amaçları veya başka amaçlar için karısının ona borç verdiği veya emanet ettiği para veya başka malvarlığı, kocanın malvarlığının aktifleri olarak işlem görür ve kocasının öteki alacaklılarının para veya para mukabili değer taşıyan bir ivaza dayalı tüm talepleri tatmin edilinceye kadar karısı, bu tür herhangi bir para veya başka malvarlığı için alacaklı olarak herhangi bir garame payı talep etmek hakkına sahip olmaz.
(3) Bu madde kuralları bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce bir kocanın karısına veya bir karının kocasına borç olarak verdiği veya emanet ettiği herhangi bir para veya başka malvarlığı ile ilgili taleplere uygulanmaz.
Üçüncü Bölüm
BORÇLARIN ÖDENMESİ İÇİN KULLANILABİLEN MALLAR
Mütevellinin Tasarruf
40. Borçlunun iflası, kendisinin veya herhangi bir alacaklısının istidası üzerine gerçekleşmiş Hakkının Geçmişe Dönük olsun veya olmasın, geçmişe dönük ve kabz emrine dayanaklık eden ve iflas işleminin başlatılmasına Olması. cevaz veren iflas fiilinin işlendiği zamanda başlamış sayılır; veya müflisin birden fazla iflas fiili işlediğinin kanıtlanması halinde ise iflas geçmişe dönük ve müflisin, iflas istidasının yapıldığı tarihten hemen önceki üç ay içinde işlediği kanıtlanan iflas fiillerinin birincisi zamanında başlamış sayılır; ancak istidayı yapan alacaklıların ilgili olduğu borçtan önceki herhangi bir iflas fiilinden ötürü, hiçbir iflas istidası, kabz emri veya iflas emri geçersiz olmaz.
Müflisin Alacaklılar
41. Bu Yasada “müflisin malı” olarak sözü edilen müflisin alacaklıları arasında paylaşılabilen malı Arasında Paylaşılabilen aşağıdakilerden oluşur:-
Malının Tanımlanması
(a) iflasın başladığı tarihte müflise ait veya müflise verilmiş bulunan veya itibarının iadesinden önce müflis tarafından elde edilen veya kendisine intikal eden tüm mallar;
(b) Müflisin iflasının başladığı tarihte veya itibarının iadesinden önce mal üzerinde veya mal ile ilgili olarak kendi yararı için müflis tarafından kullanılabilen tüm yetkileri kullanma veya kullanmak için kovuşturma yapma veya yargısal işlem başlatma hakkı;
(c) Müflisin sahibi olduğunun kabul edilmesini öngören koşullar altında, iflasın başladığı tarihte, gerçek mal sahibinin rıza ve müsaadesi ile, müflisin ticari işinde, işinde, tasarrufunda veya emir veya idaresi altında bulunan tüm eşyalar;
ancak, müflisin ticari işi veya işinin seyri sırasında muaccel olmuş veya olmaya devam eden alacakları dışındaki, dava konusu teşkil eden şeyler, bu madde anlamı içinde eşya sayılmazlar.
Alacaklılar Arasında
42. Aşağıdakiler, müflisin alacaklıları arasında paylaşılabilen mallarının bir kısmını Paylaşılamayan Mallar oluşturmaz:-
(a) Müflisin başka herhangi bir kişi için bir tröst altında bulundurduğu mal;
(b) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nde yürürlükte bulunan herhangi bir Yasa gereğince icraya tabi olmayan tüm mallar.
İkinci İflasa Ve Aleyhine
43. (1) Bir müflis aleyhine ikinci veya müteakip kabz emri verildiği, veya ölmüş bir İflas Emri Verilen Kişiler müflisin terekesinin iflasta idaresi için emir verildiği hallerde, bu tür bir emri İle Yapılan İşlemlere müteakip yapılacak herhangi bir işlem amaçları için önceki son iflastaki mütevelli, İlişkin Kurallar önceki son iflasta müflisin malı aleyhine kanıtlanabilen borçların ödenmemiş herhangi bir bakiyesi için alacaklı sayılır.
(2) Bir borçlunun aleyhine verilen ikinci veya müteakip bir kabz emrini müteakiben o borçlu aleyhine bir iflas emri verilmesi halinde veya ölmüş bir müflisin terekesinin iflasta idaresi için emir verilmesi halinde, müflisin son iflas emrinden bu yana elde ettiği ve müteakip iflas istidasının sunulduğu tarihte, sondan bir önceki iflastaki alacaklılar arasında dağıtılmayan herhangi bir malı, (müteakip iflas istidasının yapıldığından bilgi sahibi olmaksızın resmi kabz memuru veya mütevelli tarafından o maldan herhangi bir suretle elden çıkarılanlar saklı kalmak ve bu maddenin (5) ve (6) fıkralarına tabi olmak üzere) müteakip iflastaki mütevelliye veya hale göre terekenin iflasta idaresine geçer.
(3) Herhangi bir iflastaki mütevellinin müflis aleyhine müteakip bir iflas istidası yapıldığına veya müflisin ölümünden sonra terekesinin iflasta idaresine verilmesi için istida yapıldığına dair bir ihbar alması halinde, mütevelli, tasarrufunda bulunan ve müflis aleyhine iflas emri verildikten sonra eline geçen herhangi bir malı, müteakip iflas istidası halledilene kadar elinde tutar ve müteakip iflas istidası üzerine, iflas emri veya terekeyi iflasta idare etme emri verilirse, mütevelli bu tür bir malın tümünü veya hasılatını, kendi masraf ve harcamalarını çıkardıktan sonra, hale göre, müteakip mütevelliye veya tereke iflas idaresine devreder.
(4) Bir kişinin aleyhine iflas emri verilmesinden önce o kişiye, veya devraldığı bir hakka dayanarak o kişiden talebi olan bir kişiye, yapılan parasal ödeme veya mal teslimi, bu yasanın içerdiği herhangi bir kurala bakılmaksızın, ödemenin veya teslimin borçlu aleyhine kabz emrinin fiilen verildiği tarihten önce ve iflas istidasının yapıldığından haberdar olmadan önce ve işin normal seyri uyarınca veya başka şekilde iyi niyetle yapılması halinde, ödemeyi veya teslimi yapan kişi için geçerli ve aklayıcı bir ödeme ve teslim oluşturur.
(5) Müflisin aleyhine iflas emri verildikten sonra elde ettiği taşınır veya taşınmaz mal ile ilgili olarak müflisle iyi niyetle ve kıymet karşılığı işlem yapan herhangi bir kişi ile yaptığı tüm işlemler, mütevellinin herhangi bir müdahalesinden önce tamamlanmışsa mütevelli aleyhine geçerli olur ve bu Yasaya dayanılarak mütevelliye mala ilişkin olarak geçen herhangi bir hak veya menfaat bu gibi herhangi bir işlemi etkili ve geçerli kılmak hususunda gerekli biçimde ve dereceye kadar belirleyici ve geçerli olur.
Bir müflisin bankacısının müflisten veya müflisin emir veya direktifi ile herhangi bir para, teminat veya ciro edilebilir kıymetli evrak alması ve müflisin bankacısının müflise veya müflisin emir veya direktifi ile başkasına yaptığı herhangi bir ödeme veya herhangi bir teminat veya ciro edilebilir kıymetli evrak teslimi, bu fıkra amaçları için, müflisle iş yapan böyle bir bankacı ile müflis arasında kıymet karşılığı yapılmış bir işlem sayılır.
(6) Bir bankacı, kendisi ile hesabı olan bir kişinin itibarı iade edilmemiş bir müflis olduğunun saptandığı hallerde, bankacı, hesabın başka bir kişinin adına olduğundan tatmin olmadıkça mütevelliye veya resmi kabz memuruna böyle bir hesap bulunduğunu derhal bildirmekle görevlidir ve bunun üzerine bankacı, mahkeme emri altında veya mütevellinin talimatı uyarınca olması dışında, hesaptan herhangi bir ödeme yapamaz, Ancak bankacı tarafından bildirimin yapıldığı tarihten bir ay geçtikten sonra mütevellinin herhangi bir direktif vermemesi halinde bankacı ödemeyi yapar.
İFLASIN ÖNCEKİ İŞLEMLER ÜZERİNE ETKİSİ
İcra veya Haciz İşlemleri
44. (1) Bir alacaklı bir borçlunun eşyaları veya taşınmaz malı aleyhine bir icra işlemi (attachment) başlatmışsa veya alacağı olan herhangi bir borç için haciz işlemi yapmışsa, icra Uyarınca Alacaklıların veya hacizden sağlanan menfaati, borçlunun iflas mütevellisine karşı alıkoyma Haklarının Kısıtlanması hakkına sahip olamaz; meğer ki, icrayı veya haczi, kabz emri tarihinden önce ve borçlu tarafından veya onun aleyhine herhangi bir iflas istidasının sunulmasına veya iflası müsait kılan herhangi bir fiilin işlenmesine dair ihbar almadan önce tamamlamış olsun.
(2) İcra veya haciz işlemleri, bu Yasa amaçları bakımından, aşağıdaki hallerde tamamlanmış sayılır:
(a) borçlunun tasarrufunda bulunan eşya, taşınır mal veya başka taşınır şeylerin, veya menkul değerlerin veya ciro edilebilen kıymetli evrakın, zapt edilmesi ve satılması ile;
(b) bir hapis hakkı altında bulunan veya başka bir kişinin tasarrufu hemen elde etme hakkına bağlı eşya, taşınır mal veya başka taşınır şeylerin veya menkul değerlerin men emri ile haczedilmesi ve satılması ile;
(c) arazi, ev ve başka taşınmaz malın veya onlardaki herhangi bir menfaatin haczedilmesi ve Tapu ve Kadastro Dairesinde gerekli kaydının edilmesi ile;
(d) ciro edilebilen bir kıymetli evraktan doğmayan bir borcun haczedilmesi halinde borcun tahsil edilmesi ile;
(e) herhangi bir halka açık şirketin veya tüzel kişinin payları ile ilgili olarak men emri altında haciz yapılması ile;
(f) herhangi bir kamu görevlisinin resmi sıfatının verdiği yetki uyarınca muhafaza veya kontrolünde bulunan veya Mahkemede bulunan malın usulüne uygun olarak alınmış ve tebliğ edilmiş bir men emri altında haczi ile,
(3) Borçlunun eşyasının, taşınır malının, menkul değerlerinin veya öteki taşınır şeyinin icra yoluyla zapt edilerek satılması bunun salt bir iflas fiili olması nedeniyle geçersiz olmaz ve icra memuru tarafından yapılan bir satış sonucu eşya, taşınır mal, menkul değerler veya öteki taşınır şeyi satın alan bir kimse iflas mütevellisi karşısında bu gibi eşya hususunda geçerli bir mülkiyet elde etmiş olur.
İcra Memurunun İcra
45. (1) Bir borçlunun herhangi bir eşyasına icra için el konulması ve eşyanın satışından Yoluyla El Konulan Eşya önce veya mecburi satış yoluyla tahsil edilecek tam miktarın tahsil veya istirdat İle İlgili Görevleri edilerek icranın tamamlanmasından önce, borçlu aleyhine bir kabz emri verildiğine dair icra memuruna bir ihbar tebliğ edildiği hallerde, icra memuru, istenmesi üzerine eşyaları ve icranın kısmen karşılanması için zapt edilen veya alınan eşya veya parayı resmi kabz memuruna teslim eder. Ancak icra masrafları bu biçimde teslim edilen eşya veya para üzerinde birinci öncelikli bir yükümlülük oluşturur ve resmi kabz memuru veya mütevelli yükümlülüğü karşılamak amacı ile eşyaların tümünü veya yeterli bir bölümünü satabilir.
(2) Yirmi Kıbrıs Lirasını aşan bir miktara ilişkin bir hükmün icrası sonucu, borçlunun eşyalarının satılması veya satışın yapılmaması için yerine para ödenmesi halinde, icra memuru icra masraflarını satış hasılatından veya ödenen paradan çıkarır ve bakiyeyi de on dört gün için muhafaza eder ve o süre içinde borçlu tarafından veya borçlu aleyhine iflas istidası yapıldığına ve bunun bir sonucu olarak da borçlu aleyhine bir kabz emri verildiğine dair icra memuruna bir ihbar tebliğ edilmesi veya icra memurunun başka herhangi bir iflas istidasının bulunduğu hususunda bilgi sahibi olması halinde, icra memuru bakiyeyi, hale göre resmi kabz memuruna veya mütevelliye öder. Resmi kabz memuru veya mütevelli bakiyeyi icradaki alacaklıya karşı muhafaza etme hakkına sahiptir.
Belirli Tesislerden
46. (1) Bir mala ilişkin olarak, evlilikten önce ve evliliğin ivazı olarak yapılmamış bir (settlements) Kaçınma tesis, veya iyi niyetle ve değer taşıyan bir ivaz karşılığında bir satın alan veya yükümlülük lehtarı yararına yapılmamış bir tesis veya tesisi yapana karısının sahip olduğu bir hak dolayısıyla evlilikten sonra geçen bir malın karısı veya çocukları üzerine veya yararına yapılmamış olan herhangi bir tesis, tesisi yapanın tesis tarihinden başlayarak iki yıl içinde iflas etmesi halinde, iflas mütevellisine karşı geçersiz olur; ve tesisi yapan tesis tarihinden sonraki on yıl içinde herhangi bir zaman iflas ederse yine mütevelliye karşı geçersiz olur meğer ki, tesis altında talepte bulunmaya hak sahibi olan taraflar tesisi yapanın tesisi yaparken, tesis kapsamındaki malın katkısı olmadan tüm borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu ve tesisi yapanın böyle bir maldaki menfaatinin tesis senedinin hukuken geçerli olacak biçimde imzalanması üzerine, tesisin mütevellisine intikal ettiğini kanıtlayabilsinler.
(2) Aşağıda “tesisi yapan” olarak anılan herhangi bir kişi tarafından, kendisinin evlenmesinin ivazı olarak tesisi yapanın karısı veya kocası veya evlatları yararına gelecekte para ödenmesini öngören, veya tesisi yapanın evlenme tarihinde gerek kendine geçmiş gerekse koşula bağlı olarak geçeçek, veya tasarrufunda bulunan veya tasarrufu başkasından sonra kendisine intikal edecek herhangi bir hak veya menfaat sahibi olmadığı, ve tesisi yapanın karısının veya kocasının sahip olduğu bir haktan kaynaklanan para veya mal olmayan bir malın, tesisi yapanın karısına veya kocasına veya evlatlarına veya onlar için gelecekte tesis edilmesini öngören herhangi bir yükümlenim veya sözleşme, tesisi yapanın aleyhine iflas emri verilmesi ve yükümlenim veya sözleşmenin iflasın başladığı tarihte henüz hukuken geçerli olacak biçimde imzalanmamış olması halinde, iflas mütevellisine karşı yükümlenim veya sözleşme altında hak sahibi olanların yükümlenim veya sözleşmeye göre tesisi yapanın iflasında garame payı talep etmelerini mümkün kılması hali dışında, geçersiz olur;
ancak, bu tür bir garame payı talebi, öteki alacaklıların para veya para mukabili bir değer taşıyan bir ivaz karşılığındaki alacaklarının karşılanmasına değin ertelenir.
(3) Hayat sigortası poliçesi için prim ödemeleri dışında herhangi bir para ödenmesi veya yukarıda anılan bir yükümlenim veya sözleşme uyarınca tesisi yapan tarafından yapılmış herhangi bir mal devri, ödemenin veya devrin yapıldığı kişilerin, aşağıdaki hususlardan birini kanıtlamamaları halinde tesisi yapanın iflas mütevellisine karşı geçersiz olur:
(a) ödeme veya devrin, iflasın başlangıç tarihinden iki yıldan fazla bir süre önce yapıldığı; veya
(b) ödeme veya devir tarihinde, tesisi yapanın, bu biçimde ödenen para veya devredilen malın katkısı olmadan tüm borçlarını ödeyebilecek durumda; veya
(c) ödeme veya devrin, yükümlenim veya sözleşmede adı geçen belirli bir kişiden veya o kişinin ölmesi üzerine tesisi yapana intikal etmesi beklenen para veya malın ödenmesini veya devredilmesini öngören bir yükümlenim veya sözleşme uyarınca yapıldığı, ve ayrıca ödeme veya devir paranın veya malın tesisi yapanın tasarrufuna veya kontrolüne girmesinden sonraki üç ay içinde yapıldığı.
Ancak, böyle bir ödeme veya devrin geçersiz ilan edilmesi halinde, kendilerine ödeme veya devrin yapıldığı kişiler, yükümlenim veya sözleşme, iflasın başlamasında imzalanmamış gibi ayni şekilde, yükümlenim veya sözleşme gereğince veya onlarla ilgili olarak garame payı talep etme hakkına sahip olurlar.
(4) “Tesis” bu madde amaçları için bir malın herhangi bir biçimde ferağ veya devrini de içerir.
Belirli Hallerde
47. (1) Vadesi gelen borçlarını kendi parasından ödeyemeyecek durumda olan herhangi bir kişi Tercihlerden Kaçınılması tarafından, alacaklıları arasında herhangi birine veya bir tröste tabi herhangi bir alacaklısı yararına herhangi bir kişiye, bu gibi alacaklıları diğer alacaklılara karşı tercih etmek amacıyla yapılan her mal ferağ veya devri veya mal üzerine konulan yükümlülük, yapılan her ödeme, yükümlülük altına girme ve yargısal işlem başlatma veya aleyhine başlatılmasına sebep olma, ferağ veya devrin yapıldığı, yükümlülüğün konulduğu, ödemenin yapıldığı, yükümlülük altına girildiği veya yargısal işleminin başlatıldığı veya başlatılmasına sebep olunduğu tarihten başlayarak üç ay içinde sunulan bir iflas istidası üzerine, bunları yapan veya yapılmasına sebep olan kişi aleyhine iflas emri verilmesi halinde, hileli tercih sayılır ve iflas mütevellisine karşı geçersiz olur.
(2) Bu madde, müflisin bir alacaklısından iyi niyetle değer taşıyan bir ivaz karşılığında mülkiyet hakkı elde eden herhangi bir kişinin haklarını etkilemez.
İyi Niyetle ve Haberdar
48. Bu Yasanın iflasın icra veya hacizlere olan etkisine ilişkin ve bazı tesis, devir ve tercihlere Olmadan meydan verilmemesine ilişkin yukarıdaki kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, bu Yasanın içerdiği Yapılmış İşlemlerin hiçbir kural, iflas halinde, aşağıdaki eylemleri geçersiz kılmaz- Korunması
(a) müflisin alacaklılarından herhangi birine yaptığı herhangi bir ödeme;
(b) müflise yapılan herhangi bir ödeme veya mal teslimi;
(c) müflisin bir değer taşıyan ivaz karşılığı yaptığı herhangi bir mal veya hak devri;
(d) müflis tarafından veya müflis ile değer taşıyan bir ivaz karşılığında yapılan herhangi bir sözleşme, muamele veya işlem;
Ancak aşağıdaki her iki koşula da riayet edilmelidir;-
(a) hale göre, ödeme, teslim, ferağ, devir, sözleşme, muamele veya işlem borçlu aleyhine kabz emri tarihinden önce yer almalı; veya
(b) borçlu dışında bir kişiye veya borçlu dışında bir kişi tarafından veya borçlu dışında bir kişi ile, hale göre, yapılan, akdedilen veya tamamlanan bir ödemenin, teslimin, mal devrinin, hak devrinin, sözleşmenin, muamele veya işlemin söz konusu olduğu hallerde, böyle bir kişinin, ödemenin, teslimin, mal devrinin, hak devrinin, sözleşmenin, muamele veya işlemin yapıldığı tarihte müflisin daha önce iflası müsait kılan herhangi bir fiil işlemiş olduğundan haberi olmamalıdır.
Beşinci Bölüm
MALIN PARAYA ÇEVRİLMESİ
Malın İntikali ve Devri
49. (1) Bir borçlu aleyhine iflas emri verilir verilmez müflisin malı mütevelliye geçer.
Mütevelli atanana kadar resmi kabz memuru bu madde amaçları bakımından mütevelli olur.
(2) Mütevellinin atanması üzerine mal derhal atanan mütevelliye intikal eder ve ona geçer:
(3) Müflisin malı mütevelliden, ve görevine devam ettiği sürece ilgili zamanda mütevelli makamında bulunduğu sırada resmi kabz memurundan, herhangi bir devir, ferağ, hak devri veya temlik işlemi gerekmeksizin intikal eder ve geçer..
Malın Mütevelli 50
(1) Mütevelli mümkün mertebe en erken bir zamanda, müflisin senet, defter ve belgeleri Tarafından Tasarrufu ile elden teslim edilebilen tüm mallarının tasarrufunu uhdesine geçirir.
(2) Mütevelli, müflisin malını elde etmek veya tasarrufunda bulundurmakla ilgili olarak ve o amaçlarla malın, Mahkemece atanmış bir kabz memuru sayılır ve Mahkeme mütevellinin istidası üzerine malın amaca uygun olarak elde edilmesinin veya muhafazasının alıkonmasının icrasını icbar edebilir.
(3) Müflisin malının herhangi bir kısmı, tahvil, gemilerde pay senedi, hisse senedi veya herhangi bir şirketin, büronun veya kişinin defterlerinde devredilebilen başka herhangi bir mal olması halinde, mütevelli, borçlu aleyhine iflas emri verilmiş olsa idi, malı devretmek için devretme hakkını kullanabileceği ayni ölçüde kullanabilir.
(4) Müflisin malının herhangi bir kısmı, dava ile elde edilebilecek şeylerden oluşması halinde o şeyler, usulüne uygun biçimde mütevelliye devredilmiş sayılır.
(5) Müflisin herhangi bir sandık emini veya başka memuru, bankacısı, vekili veya temsilcisi, tasarrufunda ve yetkisinde bulundurduğu ve müflise veya mütevelliye karşı, yasal olarak alıkoyma hakkına sahip olmadığı tüm para ve menkul kıymetleri mütevelliye teslim eder; teslim etmezse Mahkemeyi tahkir suçu işlemiş olur ve mütevellinin istidası üzerine gerekli cezaya çarptırılabilir.
Müflisin Malının Zapt
51. Mahkeme müzekkeresi gereğince hareket etmekte olan herhangi bir kişi, bir müflise veya edilmesi aleyhine kabz emri verilmiş bir borçluya ait olup müflis veya borçlu veya başka herhangi bir kişinin muhafaza veya tasarrufunda bulunan malın herhangi bir kısmını zaptedebilir ve zaptı gerçekleştirmek amacı ile de müflisin veya borçlunun bulunduğu tahmin edilen depoya zorla girebilir; Mahkeme, bir müflise veya aleyhine kabz emri verilmiş bir borçluya ait bir malın müflise veya borçluya ait olmayan bir ev veya yerde saklı bulunduğuna inanmak için sebep bulunduğundan tatmin olduğu takdirde, uygun görürse, herhangi bir polis veya Mahkeme memuruna arama müzekkeresi verebilir ve onlar da müzekkereyi içeriğine göre icra edebilirler.
Ödenek Veya Maaşın Bir
52. (1) Müflisin, Devletin kamu görevinde istihdam edilen bir memuru veya katibi olması Kısmının Alacaklılara halinde, ödenek veya maaşını ödendiği Dairenin amirinin rızası ile mütevellinin Tahsisi istidası üzerine, Mahkemenin emredeceği bir miktar, müflisin ödenek veya maaşından kesilerek alacaklılara dağıtılmak için mütevelliye verilir.
(2) Müflisin yukarıda sözü edilenden başka maaş veya gelir aldığı veya yarı maaş veya emeklilik maaşı veya Hazine Muhasebe Dairesince verilen herhangi bir tazminat alma hakkına sahip olduğu takdirde, Mahkeme, mütevellinin istidası üzerine, Mahkemenin emredeceği biçimde uygulanması amacıyla maaşın, gelirin, yarı maaşın, emeklilik maaşının veya tazminatın, veya bir bölümünün mütevelliye ödenmesi için zaman zaman adil göreceği emirleri verebilir.
Külfetli Malların Reddi
53. (1) Müflisin malının herhangi bir bölümü, tasarrufu külfetli yükümlülüklere tabi olan arazi ve emlakten, şirket hisse senedi ve tahvillerinden, kar sağlamayan sözleşmelerden veya satılması mümkün olmayan, veya tasarruf sahibini herhangi bir külfetli fiilde bulunmaya veya herhangi bir para miktarı ödemeye bağlı kılması nedeniyle kolaylıkla satılamayan başka herhangi bir maldan oluşması halinde, mütevelli, malı satmak için çaba harcamasına veya malın tasarrufunu ele geçirmesine veya mal ile ilgili olarak herhangi bir mal sahipliği fiilinde bulunmuş olmasına rağmen, ancak bu madde kurallarına bağlı olunması koşulu ile, ilk tayininden başlayarak on iki ay içinde, herhangi bir zaman, imzası tahtında yazılı olarak bu tür bir malı reddedebilir.
Ancak, böyle bir tayinden başlayarak bir ay içinde bu tür herhangi bir malın varlığı mütevellinin bilgisine gelmezse, mütevelli malın varlığından ilk bilgi edindiği tarihten başlayarak on iki ay içinde veya Mahkemenin izin verdiği ek süre içinde herhangi bir zaman bu tür bir malı reddedebilir.
(2) Malın reddedilmesi, red tarihinden başlayarak, müflisin haklarını, menfaatlerini ve yükümlülüklerini ve reddedilen maldaki veya onunla ilgili mülkiyetini belirleyici etki icra eder, ve malın mütevelliye geçtiği tarihten başlayarak mütevelliyi reddedilen mal ile ilgili tüm kişisel sorumluluktan kurtarır; ancak müflisi ve malını ve mütevelliyi yükümlülükten kurtarmak için gerekenden öteye başka herhangi bir kişinin haklarını veya yükümlülüklerini etkilemez.
(3) Genel Tüzüklerce saptanmış haller dışında, mütevelli Mahkemenin izni olmadan herhangi bir icarı reddetmek hakkına sahip değildir. Mahkeme reddedilmesine izin vermeden önce veya izin verirken, ilgili kişilere gerekli ihbarların verilmesini isteyebilir, izin vermek için kayıt ve koşullar koyabilir ve müştemilat, kiracının yaptığı ıslahat ve icardan doğan başka hususlar için uygun göreceği emirler verebilir.
(4) Malda ilgisi olan herhangi bir kişinin mütevelliye bir dilekçe ile başvurduğu ve malı reddedip etmeyeceğini karara bağlamasını istediği ve mütevellinin de dilekçeyi aldığı tarihten başlayarak yirmi sekiz gün içinde veya Mahkemenin izin vereceği ek süre içinde malı kabul veya reddettiği konusunda ihbarda bulunmadığı veya bulunmayı ihmal ettiği hallerde, mütevelli herhangi bir malı bu madde uyarınca reddetmek hakkına sahip değildir; ve bir sözleşme ile ilgili olarak da mütevelli yukarıda belirtildiği surette yapılan bir dilekçeden sonra söz konusu süre veya uzatılmış süre içinde sözleşmeyi reddetmezse, sözleşmeyi benimseyerek kabul etmiş sayılır.
(5) Mahkeme, müflis ile yapılan bir sözleşmeden mütevelliye karşı yararlanma hakkına sahip olan veya yine mütevelliye karşı bir sözleşmenin öngördüğü bir yükümlülüğe tabi olan herhangi bir kişinin istidası üzerine, sözleşmenin ifa edilmemesinden ötürü taraflardan herhangi birinin zarar ziyan ödemesi veya herhangi birine zarar ziyan ödenmesi ile ilgili kayıt ve koşullara bağlı olması koşulu ile veya Mahkemenin adil göreceği başka biçimde sözleşmeyi iptal eden bir emir verebilir;
böyle bir emir gereğince bu tür bir kişiye ödenecek zarar ziyan o kişi tarafından iflas uyarınca bir borç olarak kanıtlanabilir.
(6) Mahkeme, gerek reddedilmiş bir malda herhangi bir menfaat talebinde bulunan gerekse reddedilmiş bir mal ile ilgili olarak bu Yasanın ortadan kaldırmadığı herhangi bir yükümlülük altında bulunan herhangi bir kişinin istidası üzerine ve uygun göreceği kişileri dinledikten sonra, haklı göreceği kayıt ve koşullara tabi olarak, malın, hak sahibi olan herhangi bir kişiye intikal ederek geçmesine, veya yukarıda sözü edilen yükümlülükten ötürü tazminat olarak teslim edilmesi uygun olan kişiye, veya onun mütevellisine intikal edip geçmesine veya teslim edilmesine emir verebilir; ve böyle bir intikal emri verilmesi üzerine emirde belirtilen mal, o amaçla herhangi bir ferağ veya devir gerekmeden, emir gereğince emirde adı geçen kişiye intikal ederek geçer.
Ancak, reddedilmiş mal, kiralanmış bir mal ise, Mahkeme, gerek kiracının kiracısı gerek icar yolu ile ipotekli alacaklı sıfatıyla müflis altında veya müflisten kazandığı hakka dayanarak talepte bulunan herhangi bir kişi lehine, o kişiyi-
(a) iflas istidasının dosyalandığı tarihte, müflisin maldaki icarcılığı gereğince bağlı olduğu ayni sorumluluk ve yükümlülüklere; veya
(b) Mahkeme uygun görürse, icar, o tarihte o kişiye devredilmiş gibi sadece ayni sorumluluk ve yükümlülüklere
bağlı olması koşuluna tabi tutmadan bir intikal emri vermez; ve her iki durumda da, durum gerektirirse, icarcılığın sadece intikal emrinin kapsadığı malı kapsadığı sayılır; ve bu kayıt ve koşullara bağlı bir intikal emrini kabul etmekten kaçınan herhangi bir ipotekli alacaklı veya kiracının kiracısı, maldaki tüm menfaatlerden ve mal üzerindeki teminatlardan mahrum edilir, ve müflis altında veya müflisten kazandığı bir hakka dayanarak talepte bulunup söz konusu kayıt ve koşullara bağlı bir emir kabul etmeye istekli olan herhangi bir kişi yoksa, Mahkeme, müflisin maldaki hak ve menfaatinin, üzerinde oluşturduğu tüm haklardan, engellerden ve menfaatlerden serbest ve kurtarılmış olarak gerek kişisel olarak gerekse bir temsilci sıfatıyla, gerek tek başına gerekse müflis ile müştereken bu gibi bir icarcılıkta icarın akitlerini (covenants) yerine getirmekle sorumlu olacak herhangi bir kişiye intikal edip geçmesine emir verme yetkisine sahiptir.
(7) Bir mütevellinin görevinden serbest bırakılması, görevden uzaklaştırılması, görevinden çekilmesi veya ölümü üzerine bir resmi kabz memurunun vekaleten mütevellilik yaptığı hallerde, yukarıdaki kurallar uyarınca, mütevellinin reddedebileceği herhangi bir malı red hususunda bu maddenin öngördüğü sürenin geçmiş olmasına bakılmaksızın, resmi kabz memuru da reddedebilir; ancak, böyle bir red yetkisi, sadece resmi kabz memurunun yukarıdaki koşullar altında mütevelli olduğu veya böyle bir malın varlığının farkına vardığı tarihten başlayarak sadece on iki ay içinde, hangi süre daha sonra sona ererse, kullanılır.
(8) Bu madde uyarınca reddin uygulanmasından zarara uğrayan herhangi bir kişi, zararı ölçüsünde müflisin alacaklısı sayılır ve ona göre de zararını iflas altında bir borç olarak kanıtlayabilir.
Mütevellinin Mal İle
54. Bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, mütevelli aşağıdakilerin tümünü veya İlgili Olarak İşlem Yapma herhangi birini yapabilir:-
Yetkisi
(a) (işin peştamallığı ve müflisin defter hesaplarındaki muaccel olmuş ve ileride büyüyüp muaccel olacak alacakları dahil) müflisin malının tümünü veya herhangi bir bölümünü herhangi bir kişi veya şirkete devretmek yetkisine sahip olarak, açık artırma veya özel sözleşme yolu ile tümüyle veya parça parça satmak ;
(b) tahsil ettiği paralar için, parayı ödeyen kişiyi, kapsadığı tüm sorumluluklardan fiilen serbest kılan makbuzlar vermek;
(c) müflise olan herhangi bir borcu kanıtlamak, borç için sıraya girmek, veya talepte bulunmak ve bir garame payı çekmek;
(d) bu Yasanın mütevelliye kullanma yetkisi verdiği herhangi bir yetkiyi kullanmak, ve bu Yasa kurallarını uygulamak amacı ile herhangi bir vekaletname, senet veya öteki evrakı imzalayıp hukuken geçerli kılmak.
Mütevellinin Denetleme
55. (1) Mütevelli, denetleme komitesinin izni ile aşağıdakilerin tümünü veya herhangi birini Komitesinin İzni yapabilir:-
İle Kullanabileceği (a) Müflisin işinin yararlı bir biçimde tasfiyesi için gerekli olabileceği Yetkiler ölçüde, müflisin işini devam ettirmek;
(b) Müflisin malı ile ilgili olarak herhangi bir dava veya başka yargısal işlem açmak, başlatmak veya savunmak;
(c) Denetleme komitesinin onaylayacağı herhangi bir işlemi veya başka işi yapmak için avukat veya başka vekil tayin etmek;
(d) Komitenin uygun göreceği teminat veya başka hususlarla ilgili kayıt ve koşullara bağlı olarak ilerideki bir zamanda ödenecek bir para miktarını, müflisin herhangi bir malının satışının ivazı olarak kabul etmek;
(e) Müflisin borçlarını ödemek amacıyla para bulmak için müflisin malının herhangi bir kısmını ipotek vermek veya rehin koymak;
(f) Herhangi bir anlaşmazlığı hakeme havale etmek, mutabık kalınabilecek belirli zamanlarda ödenecek belirli para miktarları tahsil etmek suretiyle, müflis ile müflise karşı herhangi bir sorumluluk yüklenmiş olan herhangi bir kişi arasında mevcut veya geleceğe ait kesin veya koşula bağlı, miktarı belli olan veya olmayan, varolan veya varolduğu varsayılan herhangi bir borç, talep veya yükümlülükleri uzlaşma yoluyla halletmek.
(g) İflasta kanıtlanabilen borçlar ile ilgili olarak alacaklılar veya alacaklı olduklarını iddia eden kişilerle amaca uygun görülen uzlaşmalar veya başka düzenlemeler yapmak;
(h) Müflisin malından ortaya çıkan veya malı ile ilgili olarak herhangi bir kişinin mütevelliden veya mütevellinin herhangi bir kişiden yaptığı veya yapması mümkün olan herhangi bir talep ile ilgili olarak amaca uygun olacağı düşünülebilen bir uzlaşma veya başka düzenleme yapmak;
(i) Kendine özgü niteliği veya özel koşulları nedeniyle hemen veya karlı biçimde satılamayan herhangi bir malı, tahmin edilen değerine göre, mevcut şekilde alacaklılar arasında paylaştırmak;
(2) Bu madde amaçları için verilen bir izin, yukarıda söz konusu şeylerin tümü veya herhangi birini yapmak için genel bir izin olmayıp belirli bir meselede izin istenen özel şeyi veya şeyleri yapmak için verilen bir izindir.
Mütevellinin Rehin
56. Aleyhine kabz emri verilmiş herhangi bir borçlunun herhangi bir eşyası herhangi bir kişi Verilen Eşyaları İnceleme tarafından rehin veya başka teminat olarak tutulduğu hallerde, resmi kabz memuru veya mütevelli Hakkı eşyaları incelemek istediğine ilişkin yazılı bir ihbar verdikten sonra eşyaları yasal olarak v.s incelemek hakkına sahiptir; ve böyle bir ihbar verildikten sonra eşyaları tutan kişi mütevelliye eşyaları inceleme ve uygun görürse, gerekli ödemeyi yapıp eşyaları kurtarma hakkını kullanmak için makul olan fırsatı verene kadar teminatını paraya çevirmek hakkına sahip değildir.
Resmi Kabz Memurlarının
57. Resmi kabz memurunun veya mütevellinin, aleyhine bir kabz emri verilmiş olan bir borçlunun Ve Mütevellinin Belirli tasarrufundaki veya bina veya müessesesindeki herhangi bir emtiayı, menkul değerler dahil taşınır Hallerde Kişisel şeylerini, malını, veya başka eşyalarını bu gibi eşyalar hususunda herhangi bir kişinin talebi Sorumluluklar-dan bulunduğundan habersiz olarak, zapteder veya elden çıkarırsa ve ondan sonra söz konusu emtianın, Korunması taşınır şeylerin, malın veya öteki eşyaların kabz emrinin verildiği tarihte, borçlunun malı olmadığı ortaya çıkarsa, resmi kabz memuru veya mütevelli, bu zapt veya elden çıkarmadan ötürü mala talip çıkan herhangi bir kişinin uğradığı herhangi bir zarar veya ziyandan veya mala olan talebi kabul ettirmek için başlatılan herhangi bir işlemin masraflarından şahsen sorumlu olmazlar, meğer ki, Mahkeme resmi kabz memuru veya mütevellinin bu hususta ihmalkarlık nedeniyle kusurlu olduğu kanısına varsın.
Altıncı Bölüm
MALIN DAĞITIMI
Garame Payının İlanı ve 58
(1) Mütevelli, idari masraflar veya başka şeyler için gerekli olabilecek belirli Dağıtımı miktarların alıkonması koşulu ile, en erken bir zamanda, garame paylarını ilan eder ve alacaklarını ispat etmiş olan alacaklılara dağıtır.
(2) Mütevelli ilk garame payı ilanının ilerideki bir tarihe ertelenmesi için yeterli sebep bulunduğu hususunda denetleme komitesini tatmin etmedikçe, ilk garame payı, eğer varsa, alacaklıların ilk toplantısının sona ermesinden sonra dört ay içinde ilan edilerek dağıtılır.
(3) Müteakip garame payları, aksine yeterli sebep bulunmadıkça, altı aydan uzun olmayan aralıklarla ilan edilerek dağıtılır.
(4) Mütevelli garame payını ilan etmeden önce, bunu yapmak niyetinde olduğunu gösteren bir bildiriyi saptanmış biçimde Resmi Gazete’de yayınlatır ve ayrıca müflisin beyannamesinde zikredilmekte olup borcunu kanıtlamamış her alacaklıya da garame payını ilan etmek niyetinde olduğunu belirten makul süreli bildirimde bulunur.
(5) Mütevelli bir garame payı ilan ettiğinde, alacağını kanıtlayan her alacaklıya garame payı miktarını ve ödemenin ne zaman ve ne şekilde yapılacağını gösteren bir bildirimde bulunur ve müflisin malvarlığının ayrıntıları konusunda da saptanmış biçimde bir beyanname gönderir.
Ortak ve Ayrı Garame
59. (1) Bir firmanın bir ortağı aleyhine bir iflas emri verildiği hallerde, müflisin Payları firmanın öteki ortakları veya ortakların herhangi biri ile müştereken borçlu olduğu bir alacaklı, tüm münferit alacaklılar kendi alacaklarını tam olarak alana kadar müflisin münferit malından herhangi bir garame payı alamaz.
(2) Müşterek ve münferit malların idare edildiği hallerde, müşterek ve münferit malların garame payları, ilgili bir kişinin istidası üzerine, Mahkemenin aksine verebileceği bir emre bağlı kalınması koşulu ile, birlikte ilan edilir; bu tür garame payları masrafları ve öteki ilgili masraflar, her mal için yapılan iş ile her malın yararlanma ölçüsü dikkate alınmak sureti ile, mütevelli tarafından müşterek ve münferit mallar arasında adil bir biçimde paylaştırılır.
Uzak Yerde İkamet Eden
60. (1) Garame payının hesaplanması ile dağıtımında, mütevelli, olağan haberleşme seyri Alacaklılar İle İlgili sırasında delillerini ibraz etmek ve ihtilaflı olmaları halinde kanıtlamak için Kurallar v.s vakit bulamayacak kadar mütevellinin faaliyet gösterdiği yerden uzaktaki yerlerde sakin kişilere müflisin beyannamelerinde görülen veya başka suretle muhtemel olan borçlar için ve ayrıca talep konusu olan ve henüz karara bağlanmayan iflasta muhtemel borçlar için de provizyon ayırır.
(2) Mütevelli ayni zamanda, ihtilaflı kanıtlamalar veya talepler ile müflisin malvarlığının idaresi veya öteki şeyler için gerekli masraflar hususunda provizyon ayırır.
(3) Yukarıdaki kurallara bağlı kalınması koşulu ile mütevelli, eldeki tüm parayı garame payı olarak dağıtır.
Garame Payı İlanından
61. Garame payı veya payları ilan edilmeden önce alacağını kanıtlamayan herhangi bir alacaklı, ilgili Önce Borcunu Kanıtlamayan zamanda iflas memurunun elinde bulunan herhangi bir paradan, o para gelecekteki herhangi bir garame Alacaklı Hakları payının veya paylarının ödenmesi için kullanılmadan önce, alamadığı gareme payını veya paylarını ödenmek hakkına sahiptir; ancak bu tür bir alacaklı, dağıtıma katılmamasından ötürü alacağı kanıtlanmadan önce ilan edilmiş olan herhangi bir gareme payının dağıtımını bozmak hakkına sahip değildir.
Alacaklar İçin Faiz
62. Bir borç kanıtlandığı ve bu gibi bir borç faiz veya faiz yerine nakdi bir ivaz içerdiği hallerde, o faiz veya ivaz garame payı amaçları için, yılda yüzde dokuzu aşmayan bir oran üzerinden hesaplanır; ancak, bu kural, alacaklının, müflisin malvarlığında kanıtlanan tüm borçlar tamamen ödendikten sonra, malvarlığından almaya hakkı olabileceği daha yüksek bir faiz oranı alma hakkını haleldar etmez.
Son Garame Payı
63. (1) Mütevelli, müflisin tüm malını, veya kendinin veya denetleme komitesinin müşterek görüşüne göre mütevelliliğini gereksiz olarak uzatmadan, müflisin malının mümkün olan bölümünü paraya çevirdikten sonra bir son garame payı ilan eder; ancak bunu yapmadan önce, alacaklı olma taleplerini kendine bildiren ancak taleplerini kendini tatmin edecek biçimde kanıtlayamayan kişilere, saptanmış biçimde ihbarda bulunarak, ihbarda sınırlandırılan süre içinde taleplerini mahkemeyi tatmin edecek şekilde kanıtlamamaları halinde, taleplerini dikkate almadan, son garame payını ilan etme yönüne gideceğini bildirir.
(2) Bu biçimde sınırlandırılan sürenin, veya böyle bir alacaklının istidası üzerine, talebini kanıtlaması için Mahkeme bu süreye ek bir süre vermişse, verilen ek sürenin sona ermesi üzerine, son garame payı, başka herhangi bir kişinin talebini dikkate almadan, taleplerini kanıtlayan alacaklılar arasında dağıtılır.
(3) Mahkeme, mütevellinin reddettiği bir talebi kabul ederse, talep sahibi, talebi mütevelli tarafından reddedilmemiş olsa idi almaya hakkı olacağı herhangi bir garame payını, mütevellinin elinde bulunan tüm maldan ödenme hakkına sahip olur.
Garame Payı İçin Dava
64. Garame payı için mütevelli aleyhine dava açılamaz; ancak mütevelli herhangi bir garame payı Açılamaması ödemeyi reddederse, Mahkeme, istida üzerine, uygun görürse mütevellinin garame payını ödemesini ve ayrıca kendi parasından, garame payını alıkoyduğu süre için faiz ve istida masraflarını ödemesini emredebilir.
Müflise Malını
65. (1) Mütevelli, denetleme komitesinin izni ile, müflisin bizzat kendisini, müflisin Yönetmesine İzin Verme malının veya malın herhangi bir kısmının idaresine nezaret etmeye veya alacaklılar Yetkisi yararına müflisin, eğer varsa, ticaret işlerini sürdürmesine ve başka herhangi bir bakımdan mütevellinin önereceği biçimde ve kayıt ve koşullara göre malın idaresinde yardımcı olmaya tayin edebilir.
(2) Mütevelli, müflisin ve ailesinin geçimi için, veya müflis malvarlığının tasfiyesinde çalışıyorsa, hizmetine karşılık müflise, malından denetleme komitesinin izni ile zaman zaman uygun göreceği bir ödenek verebilir, ancak bu ödenek Mahkemece azaltılabilir.
Müflisin Fazlalığa Olan
66. Müflis, alacaklılarının bu Yasanın öngördüğü faiz ile birlikte tamamen ödenmesi üzerine ve iflas Hakkı istidası ile ilgili işlemlerin masrafları, yükümlülükleri ve harcamaları ödendikten sonra, geriye kalan herhangi bir fazlalığı almak hakkına sahiptir.
IV. KISIM
RESMİ KABZ MEMURLARI
Bakanlar Kurulunun
67.* (1) Bakanlar Kurulu, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra herhangi bir zaman ve zaman Borçlunun Aktifleri İçin zaman, uygun göreceği kişileri uygun göreceği maaşlarla borçlunun malvarlığının Resmi Kabz Memuru Ataması resmi kabz memurluğuna atayabilir ve bu biçimde atanan herhangi bir kişiyi görevinden uzaklaştırabilir. Resmi kabz memurlarının görevlerinin mali yönü, Hazine ve Muhasebe Dairesi Müdürü ile Sayıştayın gözetim ve denetimi altında yürütülür, ancak bu gibi resmi kabz memurları, bağlı kılınacakları Mahkemenin memurları sayılırlar.
(2) Bakanlar Kurulu, atanacak olan resmi kabz memurlarının sayısını, atanan bir resmi kabz memurunun vereceği teminatı ve kendilerine tahsis edilecek olan yargı bölgelerini karara bağlar. Ayni kişi birden fazla yargı bölgesinde görev yapmak üzere görevlendirilebilir.
(3) Hastalık veya başka nedenlerden ötürü bir resmi kabz memurunun geçici yokluğunda, o resmi kabz memurunun bağlı olduğu Kaza Mahkemesi Başkanı, Bakanlar Kurulu geçici bir görevlendirme yapmamışsa, resmi kabz memurunun yokluğunda görevlerini yapmak için Mahkemenin başka bir memurunu görevlendirebilir. Mahkemenin memuru, Kaza Mahkemesi Başkanının kararlaştıracağı bir teminat verir.
Resmi Kabz Memurunun
68. (1) Resmi kabz memurunun görevleri gerek borçlunun davranışları gerekse malvarlığının Statüsü idaresi ile ilişkili olur.
(2) Resmi kabz memuru delilleri tasdikleyen yemin varakaları, istidalar, veya bu yasa uyarınca yapılacak öteki işlemler için yemin ettirebilir.
(3) Bir iflas uyarınca mütevelliye atıf yapan tüm deyimler, metin başka türlü gerektirmedikçe veya Yasa başka biçimde öngörmedikçe, mütevelli görevini yapmakta olan resmi kabz memurunu da kapsar.
(4) Mütevelli, resmi kabz memuruna gerekli bilgiyi sağlar, ve müflisin defter ve evrakını incelemek için görmesine izin verir ve gerekli kolaylıkları gösterir ve genel olarak resmi kabz memurunun bu Yasanın öngördüğü görevlerini yapmasını mümkün kılmak için ona gerekli yardımı yapar.
Resmi Kabz Memurunun
69. Resmi kabz memurunun borçlu ile ilgili görevleri şunlardır:- Borçlunun
Davranışları İle İlgili (a) Borçlunun davranışları hakkında araştırma yapmak ve Mahkemeye borçlunun bu Yasa Görevleri altında suç teşkil eden, veya Mahkemenin, borçlunun itibarının iadesi için bir emir vermeyi reddetmesini, ertelemesini veya nitelemesini haklı gösterecek, herhangi bir eylemde bulunduğuna inanmak için sebep bulunup bulunmadığını belirten rapor sunmak,
(b) Mahkemenin verebileceği direktife göre, borçlunun davranışlarına ilişkin başka raporları hazırlamak.
(c) Borçlunun aleni soruşturmasına Mahkemenin verebileceği direktif uyarınca katılmak.
(d) Başsavcının verebileceği direktife göre, herhangi bir hileli borçlunun kovuşturmasına katılmak ve kovuşturma ile ilgili olarak yardımcı olmak.
Resmi Kabz Memurunun
70. (1) Resmi kabz memurunun borçlunun malvarlığın ile ilgili görevleri şunlardır:- Borçlunun Malvarlığı İle
İlgili Görevleri
(a) Mütevelli atanması askıda bulunduğu sürece, borçlunun malvarlığının geçici kabz memurluğunu yapmak ve özel yönetici atanmadığı hallerde de malvarlığına yöneticiliğini üstlenmek.
(b) Alacaklıların menfaatlerinin gerektirdiği hallerde, malvarlığı amaçları için para bulması veya avans vermesi için özel yöneticiye yetki vermek.
(c) Alacaklıları ilk toplantıya çağırmak ve ilk toplantıya başkanlık yapmak.
(d) Alacaklıların toplantılarında kullanmak üzere vekaletname formları ısdar etmek.
(e) Borçlunun işlerinin tasfiye yöntemi ile ilgili olarak yapmış olabileceği herhangi bir teklifi alacaklılara bildirmek.
(f) Borçlunun aleyhine verilen kabz emrini, alacaklıların ilk toplantı tarihini ve borçlunun aleni olarak sorguya çekileceği tarihi ve yayımlanması gerekli görülebilen başka hususları yayımlamak;
(g) Mütevelli mevkiindeki herhangi bir münhal sırasında mütevelliye vekalet etmek.
(2) Resmi kabz memuru, geçici kabz memuru veya yönetici olarak yapacağı görevler bakımından Mahkemece atanmış bir kabz memuru veya yönetici gibi ayni yetkilere sahip olur, ancak, borçlunun malının idaresi ile ilgili olarak, pratikte mümkün olduğu ölçüde alacaklılarla alacaklıların istekleri konusunda danışmalarda bulunur, ve bu amaçla da uygun görürse alacaklı olduklarını iddia eden kişileri toplantıya çağırır ve Mahkeme başka bir emir vermedikçe, borçlunun malını korumak veya bozulabilen eşyalarını satmak için gerekli olandan fazla herhangi bir masraf yapmaz:
Ancak borçlunun kendisi, mali durumunu gösteren doğru bir durum beyannamesi hazırlayamadığı hallerde, resmi kabz memuru, saptanmış herhangi bir kayıt veya koşula bağlı kalması ve masrafları müflisin malvarlığından karşılanması koşulu ile durum beyannamesinin hazırlanmasına yardımcı olacak kişi veya kişiler istihdam edebilir.
(3) Her resmi kabz memuru, Mahkemeye hesap verir ve tüm paraları öder ve tüm teminatlar hususunda Mahkemenin zaman zaman vereceği direktife göre işlem yapar.
V. KISIM
İFLASTA MÜTEVELLİLER
Mütevellinin Resmi Unvanı
71. Bir iflastaki mütevellinin resmi unvanı aşağıdaki şekildedir:- “Müflis olan (müflisin adını yazınız) .............................. ................... nın / nin malının mütevellisi”. Mütevelli bu unvanla Kıbrıs’ta veya başka herhangi bir yerde, elinde her çeşit mal bulundurabilir, sözleşmeler yapabilir, dava edip dava edilebilir, kendisi ve mütevelli görevindeki halefleri için bağlayıcı olan herhangi bir yükümlülük altına girebilir ve görevinin ifası için gereken veya uygun olan öteki tüm işleri yapabilir.
Müşterek Veya Ardışık
72. (1) Alacaklılar, uygun görürse, mütevelli mevkiine birden fazla kişi atayabilirler.
İflas Memuru Atama Birden fazla kişi atanması halinde, alacaklılar, mütevelli tarafından yapılması Yetkisi gereken veya yapılması için yetki verilen herhangi bir işin bu kişilerin tümü veya herhangi biri veya daha fazlası tarafından yapılıp yapılmayacağını beyan ederler;
ancak bu kişilerin tümü bu Yasada “mütevelli” tanımının kapsamına girerler ve müflisin malını müştereken ellerinde bulundururlar.
(2) Alacaklılar ayrıca, ilk seçtikleri kişilerin mütevelliliği reddetmeleri veya teminat verememeleri veya böyle bir kişinin tayininin Mahkemece onaylanmaması halinde, ardışık olarak mütevellilik yapacak kişiler tayin edebilirler.
Mütevelliliğin Münhal
73. (1) Mütevelli görevinde münhal olması halinde, alacaklılar genel bir toplantıda münhali Olması Halinde Yapılacak dolduracak bir kişi tayin edebilirler ve bunun üzerine ilk tayindeki gibi ayni İşlemler. işlemler yapılır.
(2) Resmi kabz memuru herhangi bir alacaklının isteği üzerine böyle bir münhali doldurmak için bir toplantı çağırır.
(3) Alacaklılar, münhal meydana geldikten üç hafta içinde, münhali dolduracak bir kişi tayin etmezlerse, resmi kabz memuru durumu Mahkemeye bildirir ve Mahkeme bir mütevelli tayin edebilir.
(4) Mütevelli görevinde münhal olduğu sırada resmi kabz memuru vekaleten mütevellilik yapar.
Mütevellinin Takdir
74. (1) Bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile mütevelli, müflisin malının Yetkileri ve Bu idaresinde ve malın alacaklılar arasında dağıtımında, alacaklıların herhangi bir Yetkilerin Kontrolü genel toplantıda özel bir karar sureti ile verebilecekleri veya denetleme komitesinin vereceği direktifleri dikkate alır, ve alacaklılar tarafından bu suretle verilen direktifler, çelişki olması halinde, denetleme komitesince verilen herhangi bir direktifi hükümsüz kılar.
(2) Mütevelli, alacaklıların isteklerini saptamak amacıyla alacaklıları genel toplantıya çağırabilir ve ayrıca, iflastan ötürü meydana gelen herhangi bir özel mesele için de direktif almak amacıyla Mahkemeye başvurabilir.
(3) Bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, mütevelli müflisin malvarlığının idaresinde ve alacaklılar arasında dağıtımında kendi takdirini kullanır.
Mütevelli Aleyhine
75. Mütevellinin herhangi bir fiil veya kararından mağdur olan bir müflis veya herhangi bir Mahkemeye Başvuru alacaklı, borçlu veya başka bir kişi, Mahkemeye istida yolu ile başvurabilir ve Mahkeme şikayet konusu fiil veya herhangi bir kararı teyit edebilir, aksine emir verebilir veya değiştirebilir, ve duruma göre adil göreceği herhangi bir kararı verebilir.
Resmi Kabz Memurunun
76. (1) Resmi kabz memuru, mütevellinin hal ve idaresini izler ve mütevellinin görevini Mütevellinin Davranışları sadakatle yapmaması ve görevinin yapılması ile ilgili yasa gereksinmelerine usulüne Konusunda Araştırma uygun olarak riayet etmemesi, veya müflis veya herhangi bir alacaklısının bu hususta Yapması şikayeti üzerine resmi kabz memuru durumu soruşturur ve sonuca göre Mahkemeye aktarır ve Mahkeme de gerekli ve uygun görülen emri verir.
(2) Resmi kabz memuru, herhangi bir zaman, mütevelliden, mütevelliliğini yapmakta olduğu herhangi bir iflas ile ilgili olarak resmi kabz memurunun yapmakta olduğu bir soruşturmadaki soruları yanıtlamasını isteyebilir ve, uygun görmesi halinde de mütevelliyi veya iflasla ilgili başka herhangi bir kişiyi yemin tahtında sorgulaması için istida yoluyla Mahkemeye başvurabilir.
(3) Resmi kabz memuru, mütevellinin defterleri, makbuzları ve ödeme emirleri ve benzeri belgeleri hususunda mahallinde bir araştırma yapılmasına da direktif verebilir.
Mütevellinin Ödenmesi
77. (1) Alacaklılar, borçlunun malvarlığının mütevelliliğini yapacak bir kişi tayin ettikleri hallerde, kendisine ücret verilecekse bu ücret, alacaklıların olağan bir kararı ile veya isterlerse denetleme komitesince saptanır ve komisyonluk veya yüzdelik niteliğinde olur. Ücretin bir kısmı, teminatlı alacaklılara teminatlarından sağlanan hasılattan ödenmiş miktarlar çıkarıldıktan sonra, mütevellinin paraya çevirmiş olduğu miktar üzerinden, alacaklıların teminatlarının hasılatından ve öteki kısmı da garame payı olarak dağıtılan miktardan ödenir.
(2) Alacaklıların sayı veya alacak miktarı açısından dörtte bir çoğunluğu karara karşı çıkarsa veya müflis, ücretin gerekenden yüksek olduğu yolunda Mahkemeyi tatmin ederse, ücret miktarını Mahkeme saptar.
(3) Kararda, ücretin hangi harcamaları karşılayacağı belirtilir ve ücret kapsamına giren herhangi bir harcama ile ilgili olarak, müflisin malvarlığına veya alacaklılara hiçbir sorumluluk yükletilmez.
(4) Mütevellinin ücret almadan çalıştığı hallerde mütevelliye iflas işlemleri ile ilgili olarak yaptığı usule uygun masraf ve harcamalara karşılık müflisin malvarlığından, alacaklıların Mahkemenin izni ile onaylayacağı kadar para almasına izin verilir.
(5) Mütevelli, alacaklılar tarafından saptanmış ve malvarlığından ödenen ücret dışında, müflis veya her hangi bir avukat, dellal veya iflas ile ilgili olarak çalıştırılan başka herhangi bir kişiden, kesinlikle hiçbir koşul altında, herhangi bir hediye, ödenek veya parasal veya başka karşılık veya menfaat kabul edemez veya almak için anlaşma yapamaz. Mütevelli ayrıca, kabz memuru, yönetici veya mütevelli olarak alacağı ücretin herhangi bir kısmını müflise veya herhangi bir avukata veya iflas ile ilgili olarak çalıştırılan herhangi bir kişiye vermek için anlaşma yapamaz veya veremez.
Tahsisat Ve Masrafların
78. (1) Mütevellinin veya yöneticinin görevi nedeniyle yaptığı hizmetler için ücret aldığı Saptanması hallerde, bu Yasa veya yönetmeliklerin mütevellinin kendisinin yapmasını gerektirdiği olağan görevlerin, başka herhangi bir kişi tarafından yapılması ile ilgili olarak, iflas hesaplarından ödeme yapılmasına izin verilmez.
(2) Mütevellinin bir avukat olduğu hallerde, mütevelli olarak hizmetleri için ödenecek ücretin tüm mesleki hizmetlerini de kapsaması yolunda anlaşma yapabilir.
(3) Mütevelli olmayan avukatların, yöneticilerin, muhasiplerin, dellalların, komisyoncuların ve öteki kişilerin tüm faturaları ve ödenek talepleri ile ilgili miktarlar bu amaçla belirlenmiş memur tarafından saptanır ve böyle bir saptamanın yapıldığı kanıtlanmadıkça, onlarla ilgili olarak mütevellinin hesaplarından hiçbir ödeme yapılmasına izin verilmez. Masraf saptama memuru fatura ve ödenek talepleri hesaplarını geçirmeden önce, bu gibi masraflara sebep olan belirli meseleler ile ilgili olarak avukat veya başka kişilerin istihdam edilmesinin usulüne uygun olarak onaylandığı yolunda tatmin olması gerekir. İvedi durumlar dışında, onayın, istihdama gidilmeden önce alınması ve ivedi durumlarda da onay almak için gereksiz yere gecikme olmadığının gösterilmesi gerekir.
(4) Mütevellinin garame payı ilan etmeden, yeterli bir süre önce yapacağı bir istek üzerine, böyle bir kişi, masraf saptama işlemini yapabilmesi için masraf veya ödenek talep pusulalarını ilgili memura teslim eder ve isteğin alınmasından başlayarak yedi gün içinde veya istida üzerine Mahkemenin vereceği ek sürenin sona ermesine kadar, bu kişi teslim etmeyi ihmal ederse, mütevelli bu kişinin talebini dikkate almadan garame payını ilan ederek dağıtır ve bunun üzerine böyle bir talep gerek şahsen iflas memuru gerekse malvarlığına karşı kaybolur ve ileri sürülemez.
Mütevellinin Şahsi *79. Mütevelli görevi gereği tahsil ettiği paraları şahsi banka hesabına yatıramaz.
Hesabına Para Mütevelli, denetleme komitesinin veya onun tayin etmemesi halinde Mahkemenin tayin edeceği yerel bir Geçirememesi bankada, idare etmekte olduğu malın adına ayrı ve farklı bir hesap bulundurur ve tahsil ettiği tüm paraları malın gelir hesabına bankaya yatırır. Mütevelli herhangi bir zaman elinde on günden fazla elli Kıbrıs lirasını aşan bir para bulundurursa, aşağıdaki yükümlülükler altına girer:-
(a) elinde bulunduracağı elli Kıbrıs lirasını aşan miktar için yılda yüze yirmi oranında faiz öder;
(b) elinde para bulundurmak için yeteri sebebi bulunduğunu Mahkemeyi tatmin edecek biçimde kanıtlamazsa, resmi kabz memuru veya herhangi bir alacaklının istidası üzerine Mahkemece görevinden azledilir, ve ücret alma talebinde bulunmayacağı gibi azli nedeniyle veya azlinin sonucu olarak alacaklıların uğrayacağı masrafları da ödemeye mecbur edilir.
Mütevellinin Hesapları ve
80. Mütevelli, hesap ve mütevelliliğine ilişkin öteki konularla ilgili olarak usulüne uygun Ödemeler defterler açar ve tutar ve ödemelerini saptanmış biçimde yapar.
Resmi Kabz Memuruna Hesap
81. (1) Mütevelli her ay hesaplarını denetleme komitesine denetlettirir ve her üç ayda Sunulması denetlenmiş hesapların tasdikli bir suretini resmi kabz memuruna gönderir.
(2) Mütevelli, resmi kabz memurunun istemi üzerine, resmi kabz memuruna, rapor tarihine kadar iflas ile ilgili olarak yapılan işlemleri gösteren ve saptanmış biçimde yapılmış olup saptanmış bilgileri içeren bir rapor gönderir.
(3) Mütevelli, bu hesap ve raporların incelenmesi amacıyla, gerekli makbuz, fatura ve benzeri belgeleri ve bilgiyi resmi kabz memuruna verir.
(4) Mütevelli yukarıda söz konusu hesap ve raporların herhangi birini ibraz etmeyi veya makbuz, fatura ve benzeri belgeleri ve bilgileri vermeyi ihmal ederse Mahkeme, resmi kabz memurunun istidası üzerine 79. maddenin (b) bendi uyarınca mütevelli hakkında işlem yapar.
Mütevellinin Aklanması
82. (1) Mütevelli müflisin tüm malını paraya çevirmesi üzerine veya mütevelliliğini gereksiz olarak uzatmadan söz konusu maldan kanısınca mümkün olan kısmını paraya çevirdikten ve varsa, son garame payını da dağıttıktan sonra veya görevinden çekilmesi, veya görevinden uzaklaştırılması veya bir konkordatonun onaylanması nedeniyle mütevellilikten vazgeçmesi üzerine, aklanması için Mahkemeye yapılacak bir istidayı tezekkür etmek amacıyla alacaklıları toplantıya çağırmasını resmi kabz memurundan isteyebilir.
(2) Mütevelli, eğer varsa, talep edilmemiş garame payları ve eldeki malın birer listesi ile birlikte alacaklılara iflasın yürütülme yöntemini gösteren izahat ve hesap verir ve aklanması için Mahkemeye istida yapmak niyetinde olduğunu toplantıda bildirir.
(3) Toplantıda hazır bulunan alacaklılar mütevellinin hal ve idaresi ile ilgili görüşlerini açıklayabilirler ve tümü veya herhangi biri Mahkemede ısbatı vücüt ederek mütevellinin aklanmasına itiraz edebilirler.
Mahkemenin Mütevelliyi
83. Mahkeme, mütevellinin aklanması aleyhine öne sürülebilecek bir şey varsa onu dinledikten sonra, Aklama Veya Aklamama duruma göre aklama emri verir veya erteler ve emri vermeyi ertelemesi halinde, uygun göreceği bir Yetkisi emir ile mütevellinin görevine aykırı olabilen herhangi bir fiil veya temerrüdün meydana getirdiği sorumluluğu nedeniyle mütevelliye yükümlülük yükleyen bir emir vererek, mütevellinin bu yükümlülük emri gereklerini yerine getirinceye ve Mahkemenin aklama emri vermeyi haklı göreceği zamana kadar, aklama emri vermeyi durdurur.
Mütevellinin Aklanmasının
84. (1) Mahkemenin mütevelliyi aklama emri, mütevellinin müflisin işlerinin idaresi ile Etkileri ilgili herhangi bir fiil veya kusur veya başka biçimde mütevelli sıfatıyla hal ve idaresi ile ilgili tüm yükümlülüklerden kurtarır; ancak emrin, hileli yollardan veya esasa ilişkin bir olguyu örtbas ederek veya gizleyerek alındığının kanıtlanması üzerine emir Mahkemece iptal edilebilir.
(2) Mütevelli daha önce görevinden çekilmediği veya görevinden uzaklaştırılmadığı takdirde, aklanması, görevinin sona ermesi şeklinde etki yapar ve bunun üzerine resmi kabz memuru mütevelli olur.
(3) Mütevellinin aklanması üzerine resmi kabz memuru mütevelli olduğu veya mütevelliye vekalet ettiği hallerde, herhangi bir önceki mütevellinin herhangi bir fiili veya temerrüdü veya yarattığı yükümlülük ile ilgili olarak resmi kabz memurunun kendisine hiçbir yükümlülük yükletilemez.
Mütevellinin İflası
85. Bir mütevelli aleyhine kabz emri verilmesi halinde, mütevellilik görevini terk etmeye mecburdur.
Alacaklıların Mütevelliyi
86. (1) Alacaklılar, saptanmış biçimde ihbarda bulunduktan sonra o amaçla yapacakları özel Görevinden Uzaklaştırması bir toplantıda alacakları olağan bir kararla kendilerince atanan mütevelliyi görevinden alarak yerine başka birini atayabilirler.
(2) Resmi kabz memuru veya ilgili bir kişinin istidası üzerine, Mahkeme-
(a) Mütevellinin suihalden suçlu olduğu veya bu Yasanın yüklediği görevlerini yerine getirmeyi ihmal etmekte olduğu; veya
(b) Alacaklılara muhtemel herhangi bir avantaj sağlanmadan mütevelliliğini gereksiz yere uzattığı;
(c) akıl hastalığı, devamlı hastalık veya gaybubet nedeniyle görevini yerine getirmeyecek durumda olduğu; veya
(d) müflise veya müflisin malına veya belirli bir alacaklıya olan ilişki veya yakınlığından ötürü genel olarak alacaklıların menfaatine tarafsızlıkla çalışmasını güçleştirebileceği; veya
(e) başka herhangi bir meselede suihal nedeniyle görevinden uzaklaştırılmış olduğu
kanısına varması halinde mütevelliyi görevinden uzaklaştırır.
VI KISIM
MAHKEMLERİN YARGI YETKİSİ, İZLEYECEĞİ YÖNTEM VE
ÖTEKİ YETKİLERİ
Yargı Yetkisi- nin Kaza
87. İflas konusunda yargı yetkisi Kaza Mahkemelerinindir. Kaza Mahkemeleri bu yargı yetkisini Mahkemeleri Tarafından kullanırken, bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, hukuk davalarında kendilerine Kullanılması verilen yetkilerin tümüne sahiptir.
İflas İstidasının
88. (1) Bir borçlu aleyhine yapılacak olan iflas istidası, borçlunun, istidanın Sunulacağı Yer yapılmasından hemen önceki altı ay içinde en uzun süre ikamet ettiği veya iş yaptığı ilçenin Kaza Mahkemesine sunulur.
(2) Bu maddenin içerdiği hiçbir kural, yanlış bir Mahkemede başlatılması nedeniyle herhangi bir işlemi geçersiz kılmaz.
Yüksek Mahkemenin Görüşü
89. Kaza Mahkemesi huzurundaki herhangi bir iflas işleminde ortaya hukuksal bir sorun İçin Davaların Havalesi çıkarsa ve işleme taraf teşkil edenlerin tümü veya taraflardan biri ile Kaza Mahkemesi yargıçları bu sorunun öncelikle Yüksek Mahkemenin karara bağlanmasını isterlerse Kaza Mahkemesi, görüşü için özel bir mesele şeklinde olguları içeren bir takrir hazırlar ve Yüksek Mahkemenin görüşüne sunar. Özel mesele ve ilgili işlemler veya işlemlerin gerekli olanları karara bağlanmak amacıyla Yüksek Mahkemeye havale edilir.
Mahkemelerin İflas
90. (1) Bu Yasa kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, bu Yasa gereğince yargı yetkisi olan İşlemindeki Yargısal ve her Mahkeme, huzuruna getirilen herhangi bir iflas işleminde ortaya çıkan tüm Genel Yetkileri öncelik meselelerini ve hukuksal veya olgusal ve ne türden olursa olsun tüm meseleleri, veya adaletin tam gerçekleşmesi için veya ilgili işlemde malın dağıtımını tam olarak yapmak amacıyla gerekli gördüğü meseleleri karara bağlamak için tam yetki sahibidir.
(2) Mahkeme mütevellinin tasarrufunda olsun veya olmasın, mütevellinin talep ettiği veya ondan talep edilen eşyalara ve taşınmaz mala ilişkin tüm mülkiyet meselelerini yargılayarak karara bağlama ve müflisin herhangi bir alacağını veya talebini veya başkalarının müflisten alacağını veya talebini yargılayarak hüküm verme yargı yetkisine sahiptir.
(3) Bu Yasanın verdiği yetkiler uyarınca Mahkemenin verdiği herhangi bir karara veya emre, herhangi bir mütevellinin borçlunun veya başka kişinin riayet etmekte temerrüt etmesi veya bir kişinin Mahkemeyi tahkirden suçlu olması halinde, Mahkeme, böyle bir kişiyi dinledikten sonra, veya Mahkemede ısbatı-vücut etmesi için gerekli biçimde celbedildiğinin kanıtlanmasından sonra, o kişiyi bir aya kadar bir hapis cezasına çarptırabilir ve Mahkeme böyle bir emri herhangi bir zaman iptal edebilir, ancak, bu fıkranın verdiği yetki, o temerrüt ile ilgili başka herhangi bir hak veya çare yerine değil ona ek olarak uygulanabilecek bir yetki sayılır.
Kıbrıs’taki İflas +91. Kıbrıs’ta iflas konularında yargı yetkisi olan Mahkemelerle o Mahkemelerin memurları, iflas Mahkemeleri- nin İngiliz konularında yargı yetkisi olan başka yerdeki İngiliz Mahkemesine yardım eder ve onlara tabi olurlar.
İflas Mahkemeleri-ne Yukarıdaki şekilde başka bir yerde bulunan bu tür bir İngiliz Mahkemesinin Kıbrıs’ta iflas Yardımcı Olması konularında yargı yetkisi olan bir mahkemesinin Kıbrıs’ta iflas konularında yargı yetkisi olan bir mahkemeden yardım isteyen bir emri, Kıbrıs’taki Mahkemeyi, emirde yerine getirilmesi istenen konular ile ilgili olarak gerek istekte bulunan Mahkemenin gerek isteğin kendisine yapılan Mahkemenin yargı yetkilerindeki benzeri konularda kullanabileceği yargı yetkisini kullanmasını olanaklı kılmaya yeterli olur.
İstinaf
92. (1) Bu Yasa uyarınca iflas konularında yargı yetkisi olan her mahkeme, o yargı yetkisi uyarınca verdiği herhangi bir emri gözden geçirebilir, iptal edebilir veya değiştirebilir.
(2) Mahkemenin, verilmiş herhangi bir hüküm veya emri, veya şekil veya usul veya masrafla ilgili basit konular dışındaki herhangi bir konu için Yüksek Mahkemeye istinaf edilebilir.
(3) Hukuk davalarındaki istinaflarla ilgili olarak yürürlükteki genel kaideler uyarınca yapılmayan istinaflar kabul edilmez.
Mahkemenin Takdir Yetkisi
93. (1) Bu Yasa kuralları ile genel tüzüklere bağlı kalmak koşulu ile, bu Yasa uyarınca Mahkemede başlatılan herhangi bir işlemin masrafları ile ona ilişkin masraflar Mahkemenin takdirine bağlıdır.
(2) Mahkeme, önünde bulunan herhangi bir işlemi, koymayı uygun göreceği herhangi bir kayıt ve koşula bağlı olmak üzere herhangi bir zaman erteleyebilir.
(3) Mahkeme, bu Yasa altındaki yazılı bir celpnameyi veya işlemi, koymayı uygun göreceği herhangi bir kayıt veya koşula bağlı olmak üzere, herhangi bir zaman değiştirebilir.
(4) Bu Yasa veya genel tüzüklerin, herhangi bir şeyin yapılma süresini sınırlandırdığı hallerde, Mahkeme, koymayı uygun göreceği herhangi bir kayıt veya koşula bağlı olmak üzere, süreyi sona ermeden önce veya erdikten sonra uzatabilir.
(5) Genel tüzüklere bağlı kalınması koşulu ile Mahkeme, herhangi bir meselede şahadetin tümünü veya bir kısmını sözlü olarak veya yazılı sorulara verilecek yazılı cevaplar halinde veya yemin varakası ile veya ülke dışındaki bir istinabe mahkemesi aracılığı ile alabilir.
İstidaların
94. Ayni borçlu veya ortak borçlular aleyhine iki veya daha fazla iflas istidası sunulursa, Birleştirilmesi Mahkeme, koymayı uygun göreceği kayıt ve koşullara bağlı olmak üzere, işlemleri veya herhangi birini birleştirebilir.
İşlemlerin Yürütülmesini
95. Müstedi, istidasını ileri götürmek için uygun gayreti göstermezse, Mahkeme, iflas istidası Değiştirme Yetkisi yapabilmesi için borçludan bu Yasanın öngördüğü miktarda alacağı olan başka herhangi bir alacaklıyı müstedinin yerine müstedi olarak ikame eder.
Borçlunun Ölmesi Halinde
96. Aleyhinde iflas istidası sunulmuş olan veya kendisi iflas istidası yapmış olan bir borçlunun İşlemin Devam Etmesi ölmesi halinde, Mahkeme başka bir emir vermedikçe, istida ile ilgili işlemler, borçlu hayatta imiş gibi devam eder.
İşlemleri Geçici Olarak
97. Mahkeme herhangi bir zaman yeterli bir sebepten ötürü; koymayı uygun göreceği belirli kayıt ve Durdurma Yetkisi koşullara tabi olmak üzere, iflas istidası ile ilgili işlemlerin tamamen veya belirli bir süre için durdurulmasını öngören bir emir verebilir.
Ortaklardan Biri Aleyhine
98. Bir firmanın tüm ortakları aleyhine iflas istidası sunma hakkı kazandıracak miktarda yeterli İstida Sunma Yetkisi alacağı olan bir alacaklı, istidasını diğerlerini dahil etmeden ortaklardan herhangi biri veya daha fazlası aleyhine sunabilir.
Mütevelli Ve Müflisin
99. Bir ortaklığın üyelerinden birinin aleyhine iflas emri verilmesi halinde Mahkeme mütevelliye, Ortakları Tarafından mütevelli ve müflisin ortağı adlarına herhangi bir dava başlatması ve devam ettirmesi için yetki Açılan Davalar verebilir; böyle bir ortağın dava konusu borç veya talepten vazgeçmesi geçersiz olur, ancak, bu gibi bir ortağa davayı başlatmak için yetki başvurusunda bulunulduğuna dair ihbarda bulunulur ve ortak sebep göstererek dava aleyhine itirazda bulunabilir ve ortağın istidası üzerine Mahkeme, uygun görürse, dava hasılatından gerekli payını almasını emredebilir; ve ortak, davadan herhangi bir menfaat sağlama talebinde bulunmazsa, Mahkemenin emredeceği biçimde masraflar hususunda tazmin edilir.
İşlemlerin Ortaklık Adına
100. Ortak olan iki veya daha fazla kişi veya bir ortaklık ismi altında iş yapmakta olan herhangi Yapılması bir kişi, bu Yasa uyarınca, firma ismi ile işlem başlatabilir veya firma ismi ile aleyhine işlem başlatılabilir; ancak böyle bir durumda Mahkeme, ilgili herhangi bir kişinin istidası üzerine, firmada ortak olan kişilerin veya herhangi bir kişinin isimlerinin Mahkemenin kararı vereceği şekilde açıklanmasını ve yeminle veya başka biçimde doğrulanmasını emredebilir.
Müşterek Sözleşmeler İle
101. Müflisin başka herhangi bir kişi veya kişilerle müştereken bir sözleşmede taraf olması İlgili Davalar halinde, bu gibi kişi veya kişiler, müflis taraf yapılmadan, sözleşmeye ilişkin dava açabilirler veya dava edebilirler.
Biçimsel Hataların
102. (1) Usule ilişkin herhangi bir hata ve usulsüzlükten ötürü hiçbir iflas işlemi İşlemleri Geçersiz geçersiz olmaz, meğer ki, işlem ile ilgili olarak kendisine itirazda bulunulan Kılmaması Mahkeme, hata veya usulsüzlük ile önemli bir adaletsizlik yapıldığı ve adaletsizliğe o Mahkemenin herhangi bir emri ile çare bulunamayacağı kanısına varsın.
(2) Herhangi bir kabz memurunun, mütevellinin veya denetleme komitesi üyesinin atamasında veya seçiminde yapılan herhangi bir hata veya usulsüzlük bu gibi kişilerce iyi niyetle yapılan herhangi bir fiili geçersiz kılmaz.
Küçük Meselelerde Seri
103. (1) Borçlu tarafından veya borçlu aleyhine iflas istidası sunulduğu hallerde, Mahkeme İdare bir yemin varakası ile, veya başka surette tatmin olursa veya resmi kabz memuru, borçlunun malının değerinin iki yüz Kıbrıs lirasını geçmesinin muhtemel olmadığına dair bir rapor verirse Mahkeme borçlunun malvarlığının seri biçimde idare edilmesi için bir emir verebilir ve bunun üzerine bu Yasa kuralları aşağıdaki değişikliklere bağlı olur:-
(a) Borçlu aleyhine iflas emri verilirse, iflas mütevellisi resmi kabz memuru olur;
(b) Denetleme komitesi kurulmaz; ancak resmi kabz memuru Mahkemenin izni ile, mütevellinin denetleme komitesi izni ile yapabileceği her şeyi yapabilir;
(c) Mahkeme, bir avukatın hazır bulunmasının gerekli olduğuna ilişkin bir belge vermedikçe, böyle bir meselede avukat ücreti ödenmesine izin verilmez.
(2) Masrafları azaltmak ve usulü basitleştirmek amacıyla genel kaidelerin saptandığı şekilde bu Yasa kurallarında başka değişiklikler yapabilir; ancak bu maddenin içerdiği hiçbir husus, bu Yasanın borçlunun sorgulanması veya itibarının iadesi ile ilgili kurallarının değiştirilmesine olanak vermez.
VII KISIM
EK KURALLAR
Ortaklıkların Ve
104. Şirketler Yasası uyarınca tescil edilmiş herhangi bir tüzel kişi veya ortaklık veya birlik veya Şirketlerin Kapsam Dışı şirket aleyhine iflas amaçları için kabz emri verilmez.
Bırakılması
Bölüm 113
Komandit Ortaklıklara
105. Bu Yasa uyarınca yapılacak genel tüzüklere getirilecek değişikliklere bağlı kalınması koşulu Uygulama ile, bu Yasa kuralları, komandit şirketlere de adi şirketlermiş gibi adi şirketlere uygulandığı biçimde uygulanır; ve bir komandit şirketin tüm genel ortakları aleyhine iflas emri verilmesi üzerine komandit bir şirketin aktifleri mütevelliye geçer.
Aleyhine İflas Emri Bir borcun istirdadı için Kıbrıs’ta aleyhine yasal olarak yargısal işlem başlatılabilen, tüccar olan Verilebilecek Kişiler veya olmayan herhangi bir borçlu aleyhine, bu Yasada öngörüldüğü biçimde iflas emri verilebilir.
Ancak, bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihte, tüccar veya çiftçi olmayan bir borçlunun aleyhine, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce edinilen bir borç veya bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce edinilen ve Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yenilenen bir borç için veya bu tür bir borcun tahsili için Yasal olarak başlatılan yargı işlemleri sonucu hiçbir zaman iflas emri verilmez
Müflis Olarak Ölen
107. (1) Hayatta iken aleyhine bir iflas istidasının yapılmasına dayanak oluşturabilecek Kişilerin Malvarlığının kadar bir borç bırakan ölmüş bir borçlunun herhangi bir alacaklısı, Mahkemeye İflasta İdaresi saptanmış biçimde bir istida sunarak ölmüş borçlunun terekesinin İflas Yasası uyarınca idaresini öngören bir emir ısdar etmesini isteyebilir.
(2) Ölmüş borçlunun vasiyeti tenfiz memuruna veya tenfiz memuru atanmamış ise terekesinin idare memuruna saptanmış biçimde ihbar verilmesi üzerine, Mahkeme, terekenin müteveffanın borçlarını ödemeye, yeterli olacağının makul olarak muhtemel görüldüğünden tatmin olmadığı takdirde, müstedinin alacağının kanıtlanması üzerine, saptanmış biçimde, müteveffa borçlunun terekesinin iflasta idaresi için bir emir ısdar edebilir veya sebep gösterilmesi üzerine masraflarla veya masrafsız olarak istidayı reddedebilir
(3) Ölmüş bir borçlunun terekesini idare için bir emir ısdar edilmesi üzerine, borçlunun malı mütevelli olarak Mahkemenin resmi kabz memuruna geçer. Bunun üzerine resmi kabz memuru, gecikmeksizin malı bu Yasa kuralları uyarınca paraya çevirme ve paylaştırma yönüne gider.
(4) Bu Yasanın, müflisin malının idaresine ilişkin III. Kısmının tüm kuralları, aşağıdaki sözü edilen değişikliklerle birlikte, bu Yasa uyarınca verilen bir iflas emrine uygulandıkları ölçüde ve şekilde, bu madde uyarınca verilen bir idare emri meselesinde de uygulanır.
Bölüm 189
(5) Bu maddenin içerdiği hiçbir kural, Tereke İdare Yasasının ölmüş bir kişinin borçlarının tasfiyesinde uygulanmasını öngördüğü sırayı değiştirmez.
(6) Resmi kabz memuru, bir idare emri gereğince ölmüş bir borçlunun malını idare ederken, ölmüş borçlunun vasiyeti tenfiz memurunun veya tereke idare memurunun, borçlunun uygun cenaze masraflarının ve terekesine ilişkin vasiyetnameden doğan masrafların ödenmesi için yapacakları talepleri göz önünde bulundurur ve bu tür talepler emir uyarınca tercihli borçlar sayılır ve bu Yasanın diğer borçların önceliğine ilişkin kurallarında aksine mevcut herhangi bir hususa bakılmaksızın, öteki tüm borçlardan önce borçlunun terekesinden tam olarak ödenir.
(7) Ölmüş bir borçlunun terekesinin idaresinde borçlunun tüm borçları ile idare masrafları ve iflas hallerinde bu Yasanın öngördüğü faizler tamamen ödendikten sonra resmi kabz memurunun elinde herhangi bir fazlalık kalırsa, bu fazlalık, ölmüş borçlunun vasiyeti tenfiz memuruna veya tereke idare memuruna ödenir veya saptanabilecek başka bir şekilde işleme tabi tutulur.
(8) Bu madde uyarınca bir istida sunulduğunun ihbarı, istidaya dayanarak bir idare emri verilmesi halinde, bir iflas fiilinin varlığına dair bir ihbara eşit sayılır ve istidanın sunulduğuna dair verilen ihbardan sonra emir gereğince idare edilecek mal ile ilgili olarak veya onu etkileyen herhangi bir devir, elden çıkarma, yükümlülük, teslim, sözleşme veya ödeme ve borçlunun malı veya herhangi bir kısmı üzerinde bulunan herhangi bir icra veya haciz, resmi kabz memuruna karşı geçersiz olur. Yukarıda söz konusu edilenler dışında, bu maddenin içerdiği hiçbir husus, idare emrinin verilmesinden önce iyi niyetle yapılmış olan herhangi bir ödeme veya fiil veya şeyi geçersiz kılmaz.
Genel Tüzük Yapma Yetkisi *108. Bakanlar Kurulu, Yüksek Mahkeme Başkanının tavsiye ve yardımı ile bu Yasa amaçlarını gerçekleştirmek ve bu Yasa uyarınca yapılacak işlemler ile ilgili olarak alınacak ve yükseltilecek olan ücretleri, harçları ve yüzdelikleri saptamak için Resmi Gazete’de yayınlamak yolu ile genel tüzükler yapabilir ve yapılan tüzükleri tadil veya iptal edebilir.
Resmi Kabz Memurunun
109. (1) Resmi kabz memurunun 108. madde uyarınca saptanan ücretleri, harçları ve Ücretleri, Harçları yüzdelikleri ile öteki tüm masraf ve harcamaları, resmi kabz memuru tarafından v.s’si borçlunun malvarlığından tahsil edilir ve Gelir ve Vergi Dairesine yatırılır. Bu ücret, harç, yüzdelik ve öteki masraf veya harcamalar 36. maddede öngörüldüğü biçimde öncelikle ödenir.
(2) Bu Yasa gereğince görev yapmakta olan resmi kabz memurunca yapılan ve miktarı Mahkemece karara bağlanan tüm gerekli harcamalar, yeterli olması halinde müflisin malvarlığından ödenir, aksi halde, iflas istidasını yapan alacaklı tarafından ödenir ve Mukayyidin Mahkemece izin verilen miktar için vereceği bir belge sonucu istirdat edilir.
Ancak Bakanlar Kurulunun talep sahibi alacaklı tarafından bu madde uyarınca ödenebilen masrafların tümünü veya bir kısmını bağışlaması yasaldır.
Resmi Gazetenin Delil
110. (1) Bu Yasa uyarınca içinde bildiri bulunan Resmi Gazete’nin bir sureti, bildiride Teşkil Etmesi. belirtilen olgular için delil oluşturur.
(2) Müflis aleyhine herhangi bir kabz emri veya borçlu aleyhine bir iflas emri verildiğini belirleyen bir emri içeren Resmi Gazete’nin bir suretinin ibrazı, emrin usulüne uygun olarak verildiği ve tarihi hususunda tüm yargı işlemlerinde kesin delil oluşturur.
Alacaklıların
111. (1) Alacaklıların bu Yasa uyarınca yaptığı toplantıdaki işlemlerin tutanakları, Toplantıların-daki kendisini tutanakların imzalandığı toplantının başkanı olarak tanımlayan veya İşlemlerin Delili. görünen kişi tarafından ayni veya onu izleyen toplantıda imzalanmışsa, başka kanıtlama istemeden delil olarak kabul edilir.
(2) Alacaklıların toplantısında yapılan işlemler ile ilgili tutanaklar yukarıdaki biçimde imzalanmışsa aksi kanıtlanana kadar, o toplantı usulüne uygun olarak çağrılmış ve yapılmış ve o toplantıda alınan tüm kararlar veya yapılan işlemler usulüne uygun olarak alınmış veya yapılmış sayılır.
İflas İşlemlerinde Delil
112. Herhangi bir iflas istidası veya sureti, iflas yargı yetkisi olan herhangi bir Mahkemece verilmiş herhangi bir emir veya belge veya onların sureti, bu Yasa uyarınca yapılan herhangi bir iflas işlemi veya başka işlem sırasında yapılan, verilen veya kullanılan herhangi bir enstrüman veya sureti, yemin varakası veya belge, iflas yargı yetkisi olan bir Mahkemenin mühürü ile mühürlenmiş veya o Mahkemenin bir yargıcı tarafından imzalanmış görülürse veya o Mahkemenin Mukayyidi tarafından aslına uygun olduğu tasdik edilmişse, tüm yargısal işlemlerde şahadet olarak kabul edilir.
Yemin Varakalarında Yemin
113. Genel tüzüklere bağlı kalınması koşulu ile, iflas işlemlerinde kullanılacak olan herhangi bir yemin varakasının yemini, Kaza Mahkemelerindeki hukuk işlemlerinde yemin ettirme yetkisi olan kişiler önünde yapılabilir.
Borçlunun Veya Tanığın
114. Borçlunun veya eşinin, veya bu Yasa uyarınca başlatılmış bir işlemde herhangi bir Ölümü Mahkemede şahadeti alınmış olan bir tanığın ölmesi halinde, Mahkeme mühürü ile mühürlenmiş olduğu görülen bu biçimde ölmüş kişinin yazılı ifadesi veya bu biçimde mühürlü olduğu görülen bir sureti, ifadede tanıklığı yapılan konular için şahadet olarak kabul edilir.
Talep Edilmemiş Paraların
115. (1) Mütevellinin elinde altı ayı geçen bir süre için talep edilmemiş herhangi bir Ve Garame Paylarının garame payı kalırsa veya son garame payını ayırdıktan sonra mütevellinin elinde Elden Çıkarılması veya kontrolünde borçlunun malından elde edilen herhangi bir talep edilmemiş veya dağıtılmamış para kalırsa, mütevelli o parayı derhal Mahkeme Mukayyidine öder ve Mukayyit de parayı, “İflas Malları Hesapları” adı altında bir hesaba geçirir.
Mukayyidin bu biçimde yatırılmış bir para ile ilgili makbuzu, mütevelli için o para konusunda yeterli aklama oluşturur.
(2) Mütevelli, görevini tamamlayarak mütevellilik görevinden serbest kalsın veya kalmasın, talep edilmemiş herhangi bir para veya garame payı için Mahkeme tarafından hesap vermeye çağrılabilir. Mahkemenin böyle bir çağrısına uymayı ihmal etmek, Mahkemeyi tahkir olarak ele alınabilir.
(3) İflas Malları Hesabına yatırılan herhangi bir parada hakkı olduğunu iddia eden herhangi bir kişi, paranın yatırıldığı tarihten başlayarak beş yıl içinde paranın kendisine ödenmesi için Mukayyide başvurabilir. Mukayyid iddiada bulunan kişinin hak sahibi olduğundan tatmin olursa, alacaklı olduğu miktarın başvuru sahibine ödenmesini emreder. Mukayyidin kararından tatmin olmayan herhangi bir kişi Mahkemeye itirazda bulunabilir.
(4) Bir para, beş yıllık bir süre için İflas Malları Hesabında kaldıktan sonra, Mukayyit o parayı devletin kullanması için Gelir ve Vergi Dairesi Müdürüne devreder ve bunun üzerine de para ile ilgili tüm talepler zaman aşımına uğrar ve ileri sürülemez.
Hileli Borçluların
116. Aleyhine iflas emri verilmiş veya aleyhine kabz emri verilmiş olan herhangi bir kişi, Cezalandırıl-ması aşağıdaki meselelerin her birinde bir suç işlemiş olur ve mahkumiyet halinde beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırabilir:-
Mütevelliye Tam Bilgi (a) En iyi bilgi ve inancına göre taşınır ve taşınmaz tüm malını ve malının herhangi Vermekte Kusur bir kısmını nasıl, kime, ne ivaz karşılığı ve ne zaman elden çıkardığını, ivaz ve kendi kişisel masrafları ve ailesinin olağan masrafları için yılda ne kadar harcadığını tamamen ve doğru olarak mütevelliye açıklamazsa; meğer ki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Malı Teslimde Kusur (b) Muhafaza ve kontrolünde bulunan ve taşınır ve taşınmaz mallarının yasa uyarınca alacaklıları arasında paylaşılabilen aktifleri teşkil eden kısmını mütevelliye veya onun talimatı uyarınca teslim etmezse; meğer ki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Defter v.s.’yi Teslimde (c) Mal veya işlerine ilişkin muhafaza veya kontrolündeki tüm defter, belge, kağıt ve Kusur yazıları mütevelliye veya onun talimatı uyarınca teslim etmezse; meğerki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Defter v.s’yi Saklama (d) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra veya hemen Parçalama Tahrif Etme v.s önceki on iki ay içinde, malını veya işlerini etkileyen, veya onlarla ilgili, herhangi bir defter veya belgeyi gizler, tahrip eder, parçalar veya tahrif ederse veya gizlenmesi, tahribi, parçalanması veya tahrifi bilgisi dahilinde ise; meğer ki Mahkeme, işlerinin durumunu gizleme veya başka biçimde hile yapma niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Defter v.s.’nin İbrazını (e) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra malını Önleme veya işlerini etkileyen veya onlarla ilgili herhangi bir defter, belge, kağıt veya yazının ibrazını önlerse; meğer ki Mahkeme, işlerinin durumunu gizleme veya başka biçimde hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Sahte Kayıtlar (f) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra veya hemen önceki on iki ay içinde, malını veya işlerini etkileyen veya onlarla ilgili herhangi bir defter veya belgeye sahte bir kayıt yaparsa; veya böyle bir kayıt bilgisi dahilinde yapılırsa; meğer ki Mahkeme, işlerinin durumunu gizlemek veya başka biçimde hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Belgeleri Elden Çıkarma (g) Kendisi tarafından veya aleyhine, iflas istidası sunulduktan sonra veya hemen Veya Belgelerde önceki on iki ay içinde malını veya işlerini etkileyen veya onlarla ilgili olan Değişiklik herhangi bir belgeyi hile ile elden çıkarır, değiştirir veya başka belgede eksik bilgi verirse veya belgenin elden çıkarılması, değiştirilmesi veya içinde eksik bilgi verilmesi hususunda bilgisi varsa;
Beyanlarda eksiklik (h) Malını veya işlerini etkileyen veya onlarla ilgili herhangi bir beyanı esasa ilişkin herhangi bir hususta eksik yaparsa; meğer ki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Mal Veya Borçların (i) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra veya hemen Gizlenmesi Veya Malın önceki on iki ay içinde malının herhangi bir kısmını veya herhangi bir alacağını Piyasa Değerinden Ucuza veya vereceğini gizler, veya eşyalarının veya malının herhangi bir kısmını normal Satılması piyasa değerinden önemli ölçüde düşük bir değerde olan herhangi bir ivaz karşılığında elden çıkarırsa; meğer ki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Malının Yerinin (j) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra veya hemen Değiştirilmesi önceki on iki ay içinde mallarından herhangi bir kısmını hile ile ortadan kaldırır veya yerinden alıp götürürse;
Sahte Borçlar İçin (k) İflas altında sahte bir borcun herhangi bir kişi tarafından talep edildiğini ve Mütevelliye Bilgi kanıtlandığını bildiği veya böyle bir borcun talep edilip kanıtlandığına inandığı Vermemek. halde, bu bilgi veya inanca sahip olduğu tarihten, başlayarak bir ay içinde, durumu mütevelliye ihbar etmezse;
Uydurma Kayıplar v.s (l) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidasının sunulmasından sonra veya hemen önceki on iki ay içinde yaptığı herhangi bir toplantıda, malının herhangi bir kısmı hususunda uydurma kayıplar veya masraflar göstererek hesap vermeye teşebbüs ederse;
Sahte Beyanla Kredili Mal (m) Kendisi tarafından veya aleyhine, iflas istidasının sunulmasından hemen önceki on Almak iki ay içinde veya iflas istidasının sunulmasından sonra ve kabz emrinin verilmesinden önce, herhangi bir sahte beyan veya başka hile yolu ile kredili mal satın almış ve karşılığını ödememişse;
Ticaret Veya İş Yaptığı (n) Kendisi tarafından veya aleyhine, iflas istidası sunulmasından hemen önceki on Yolunda Sahte Tavırlarla iki ay içinde veya iflas istidası sunulduktan sonra fakat kabz emrinin Kredili Mal Alma verilmesinden önce, iş yapmakta olduğu, ve, tüccar ise ticari işinin olağan seyrini sürdürdüğü yolunda sahte tavırlar koyarak veya yapmacıkla kredili herhangi bir mal alır ve karşılığını ödemezse; meğer ki Mahkeme, hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Kredi İle Alınan Malı (o) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidası sunulmasından hemen önceki on iki Rehin, İpotek Vermek v.s ay içinde veya iflas istidası sunulduktan sonra fakat kabz emrinin verilmesinden önce, kredili olarak aldığı ve karşılığını ödemediği herhangi bir malı rehin verir, yükümlülük altına koyar, ipotek eder veya bu gibi malı yürütmekte olduğu ticarette olağan olmayan bir biçimde elden çıkarırsa; meğer ki Mahkeme hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Malı Bağışlamak Satmak (p) Kendisi tarafından veya aleyhine, iflas istidası sunulmasından sonra veya hemen İpotek Etmek v.s önceki on iki ay içinde malını bağış yolu ile devretmiş, satmış, teslim etmiş, devretmiş, ipotek koymuş veya herhangi bir yükümlülük altına sokmuş ise; meğer ki Mahkeme hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Sahte Beyanla (r) İflas veya iflas ile ilgili herhangi bir sözleşmeye, alacaklılarının veya Alacaklıların Rızasını onlardan herhangi birinin rızasını almak amacıyla sahte bir beyan veya başka Almak. hileden suçlu ise;
Kuzey Kıbrıs Türk (s) Kendisi tarafından veya aleyhine iflas istidası sunulmasından sonra Kuzey Kıbrıs Cumhuriyetini Terk Veya Türk Cumhuriyetini terk eder veya etme teşebbüsünde bulunursa; meğer ki Mahkeme, Terke Teşebbüs. hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olsun;
Aktiflerin Belirli (ş) Borçlarını ödemekte acze düşmüş olduğunu bildiği halde, aktiflerinin tümünün veya Alacaklıların Yararına önemli bir bölümünün, öteki alacaklıların zararına ve onları dolandırmak Kullanılmasına İzin Verme kastıyla, bir veya daha fazla alacaklı tarafından zapt edilmesine veya onların yararı için kullanılmasına izin verir veya göz yumarsa.
Mütevellinin Tanımı Bu madde amaçları bakımından “mütevelli”, borçlunun malvarlığının resmi kabz memurunu veya alacaklıları yararına, borçlunun malvarlığını idare eden mütevelliyi anlatır.
İtibarı İade Edilmemiş
117. İtibarı iade edilmemiş bir müflis-
Müflislerin Kredi Alması
(a) Tek başına veya başka herhangi bir kişi ile birlikte, bir kişiden o kişiye itibarı iade edilmemiş bir müflis olduğunu bildirmeden on Kıbrıs Lirası veya daha fazla kredi alırsa; veya
(b) Herhangi bir ticari ilişkiye giriştiği tüm kişilere, aleyhine hangi isim altında iflas emri verildiğini bildirmeden, başka bir isim altında herhangi bir ticaret veya iş ile iştigal ederse;
bir suç işlemiş olur ve o suçtan mahkumiyeti halinde üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılabilir.
Müflislerin Hile Yapması
118. Aleyhine iflas emri verilmiş veya aleyhine kabz emri verilmiş olan herhangi bir kişi-
(a) Borç veya yükümlülük altına girerken, sahte tavırla veya başka herhangi bir hile yolu ile kredi almışsa;
(b) alacaklılarını veya onlardan herhangi birini dolandırmak niyetiyle malını hibe etmiş, teslim etmiş veya devretmiş veya malı üzerine herhangi bir yükümlülük yükletmişse;
(c) alacaklılarını dolandırma niyetiyle, aleyhine alınmış ve parasal ödemede bulunmasını emreden uygulanmamış bir hüküm veya emir tarihinden buyana veya anılan tarihinden hemen önceki iki ay içinde malını veya herhangi bir kısmını gizlemiş veya ortadan kaldırmış ise,
Bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Müflisin Mallarını
119. Bir borçlu tarafından veya borçlu aleyhine bir iflas emri ile sonuçlanan bir iflas istidası Kaldıran Veya Yerini sunulmasından sonra veya hemen önceki on iki ay içinde herhangi bir kişi böyle bir borçlunun yasa Değiştiren Kişilerin gereğince alacaklıları arasında paylaşılması gereken malının herhangi bir kısmını ortadan kaldırır Cezalandırılma-sı. veya gizler veya kaldırılmasına veya gizlenmesine sebep olursa veya gerek bizzat kendisinin gerek ilgili borçlunun veya başka herhangi bir kişinin yararına alırsa, bir suç işlemiş olur ve o suçtan mahkumiyeti halinde, Mahkeme hile yapmak niyetinde olmadığından tatmin olmadıkça, beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Müflis Aleyhine Sahte
120. Herhangi bir alacaklı veya herhangi bir iflas işleminde alacaklı olduğunu iddia eden bir kişi, Talepler, Beyannameler kasten ve hile yapmak niyetiyle esasa ilişkin herhangi bir hususta gerçek olmayan herhangi bir v.s. talepte bulunursa, veya gerçek dışı bir delil, beyanname veya rapor sunarsa, bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde bir yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Mütevellinin Müflisin
121. Mütevelli olan bir kişi, aleyhine iflas emri verilmiş herhangi bir kişinin işlerine ilişkin İşlerini Gizleme v.s bir rapor veya beyanında o kişinin işlerinin doğru durumunu veya iflasının hal ve koşullarını Şeylerden göstermeye yönelik herhangi bir bilgi veya meseleyi kasten esasa ilişkin bir hususta eksik bırakırsa Cezalandırılma-sı. veya gizlerse veya açıklamaktan kaçınırsa veya herhangi bir kişiye bu Yasada belirtilmekte olan suçların herhangi birini işlemeye yardımcı olursa, böyle bir mütevelli bu tür her meseleden bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Müflisin Düzenli Hesap
122. (1) Aleyhine iflas emri verilen, veya alacaklıları ile konkordato veya anlaşma planı Tutmaması yapan veya iflas ile ilgili olarak aleyhine kabz emri verilen herhangi bir kişi;
iflas istidasının sunulduğu tarihten hemen önceki iki yılın tümü veya herhangi bir kısmı içinde herhangi bir ticaret veya iş ile iştigal etmiş ve ticaret veya iş yaptığı bu iki yılın tümü veya herhangi bir kısmı içinde usulüne uygun olarak hesap defterleri tutmamış ise, ve iflas istidasının sunulduğu tarihte bu şekilde iştigal etmekte idi ise o tarihten kabz emrinin verildiği tarihe kadar yaptığı ticaret veya iş için usulüne uygun hesap defterleri tutmamışsa, veya bu biçimde tutulan hesap defterlerinin hepsini muhafaza etmemişse, bir suç işlemiş olur:
Ancak, bu biçimde hesap defterleri tutmamış veya bunları muhafaza etmemiş bir kişi, aleyhine kabz emri verildiği tarihte, teminatsız yükümlülükleri yüz Kıbrıs Lirasını geçmiyorsa ve ticaret veya iş yaptığı hal veya koşullar nedeniyle hesap defterlerini tutmamasının dürüst ve mazur görülebilen bir ihmal olduğunu kanıtlarsa bu madde uyarınca bir suçtan dolayı mahkum edilemez.
(2) Bu madde kuralları uyarınca suçlu bulunan bir kişi üç yıla kadar bir hapis cezasına çarptırılabilir.
Ancak, Mahkeme emri olmadan bu madde uyarınca herhangi bir kişi aleyhine kovuşturma açılamaz.
(3) Bir kimse; nakit olarak kasaya giren ve çıkan tüm meblağların yeterince ayrıntılı günlük kayıtlarını içeren bir veya daha fazla defter, ve ticaret veya işin eşya veya emtia alış verişi ile ilgili olduğu hallerde, peşin veya veresiye alınan veya satılan eşyanın veya emtianın tespitini mümkün kılacak şekilde, bu eşyaların yeterince ayrıntılı bir tanımı da yapılmak üzere satılan tüm emtia ve eşyaların hesapları ile bu eşyaların satıcısının ve alıcısının isim ve adresinin ayrıntıları, ve sayımının hangi esaslara dayanarak yapıldığını da gösteren yıllık stok sayımı beyanları dahil, ticaret, iş veya mesleğindeki işlem ve muameleleri ve mali durumunu göstermesi ve açıklaması için gerekli olan defter veya hesaplar tutmamışsa, bu madde amaçları bakımından usulüne uygun hesap defterleri tutmamış sayılır: Ancak, herhangi bir perakende ticaret ile iştigal etmekte olan bir kimse için yukarıda istenen ayrıntıların kaydedilmesi eziyetli veya o tür ticarette alışılmış uygulama veya adete ters olacaksa, o zaman bu gibi hallerde yapılan ihmal mazur görülür.
(4) Bu Yasanın (defter ve belgeleri tahrip etme, parçalama, sahteleme ve başka hileli fiillerde bulunma ile ilgili) 116. maddesinin (d), (e) ve (f) bendleri, yukarıda söz konusu defterlere uygulanmalarında, o bendlerde belirtilen fiil veya ihmallerin iflas istidasının sunulmasından önceki süre içinde işlenmeleri halinde suç oluşturacakları süre olarak, yine ayni bendlerde sözü edilen süre yerine, “iflas istidasının sunulmasından hemen önceki iki yıl” konmuş gibi etkili olurlar.
Müflisin Kumar v.s’den
123. (1) Aleyhine iflas emri verilen veya malvarlığı aleyhine bir kabz emri verilmiş olan Suçlu Olması herhangi bir kişi, herhangi bir ticaret veya iş ile iştigal etmeye başladıktan sonra, kabz emrinin verildiği tarihte o ticaret veya işin seyri sırasında ve o amaçlarla edinilmiş ve henüz ödenmemiş herhangi bir borcu varken-
(a) iflas istidasının sunulmasından önceki iki yıl içinde kumar veya hesapsız ve rizikolu- spekülasyonlarla borçlarını ödemede düştüğü aczin meydana gelmesine önemli bir katkıda bulunmuş veya derecesini artırmışsa ve bu gibi kumar veya spekülasyonlar ticaret veya işi ile ilişkili değilse;
veya
(b) iflas istidasının sunulma tarihi ile kabz emri tarihi arasındaki süre içinde yukarıda söz konusu kumar veya hesapsız ve rizikolu spekülasyonlarla malvarlığının herhangi bir kısmını kaybetmişse; veya
(c) Herhangi bir zaman resmi kabz memurunun veya aleni bir soruşturma sırasında Mahkemenin, iflas istidasının sunulduğu tarihten hemen önceki bir yıllık süre içinde veya söz konusu tarih ile kabz emri tarihi arasında meydana gelen malvarlığının önemli bir kısmının kaybı konusunda kendisinden hesap vermesini istemesi halinde, kaybın hangi şekilde meydana gelmesi hakkında tatmin edici bir izahat veremezse;
bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Ancak, bu madde amaçları bakımından herhangi bir spekülasyonun hesapsız ve rizikolu olup olmadığının karşılaştırılmasında sanığın spekülasyonlara giriştiği zamandaki mali durumu göz önünde bulundurulur.
(2) Mahkeme emri olmadan bu madde uyarınca herhangi bir kişi aleyhine kovuşturma açılamaz.
Müflisin Malını Alarak
124. Aleyhine iflas emri verilen veya malının aleyhine bir kabz emri verilmiş olan herhangi bir Kaçması kişi, kendisi tarafından veya aleyhine bir iflas istidasının sunulmasından sonra veya sunulmasından önceki altı ay içinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini terkeder ve yasa uyarınca alacaklıları arasında paylaşılması gereken malının yirmi Kıbrıs Lirası veya daha yüksek değerdeki herhangi bir kısmını beraberinde götürürse veya terketmeye ve söz konusu malı beraberinde götürmeye teşebbüs eder veya hazırlık yaparsa, (hile yapmak niyetinde olmadığını kanıtlamadıkça) bir suç işlemiş olur ve mahkumiyet halinde üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.
Suçların Kovuşturulması
125. Herhangi bir iflas istidası uyarınca başlatılan işlemler sırasında, veya resmi kabz memuru, mütevelli veya herhangi bir alacaklının başvurusu üzerine, Mahkemenin, herhangi bir kişinin bu Yasaya aykırı bir davranıştan suçlu olduğunu farz etmesi için sebep bulunduğu kanısında olması halinde, Mahkeme, borçlunun mahkum edilmesinin makul olarak muhtemel olduğunu ve hal ve koşulların bir kovuşturma açılmasını arzu edilir görürse, ilgili kişi aleyhine gereğince kovuşturma açılmasını emreder ve böyle bir durumda aleyhine kovuşturma başlatılacak kişi hazırda ise göz altına alınması için emir verebilir veya hazır değilse tutuklanması ve Yasa uyarınca gerekli işleme tabi tutulması için Yargıç önüne sevk edilene kadar tutuklu kalması için bir müzekkere ısdar edebilir.
İtibarın İadesi Veya
126. Borçlunun bir cezai suçtan suçlu olduğu hallerde, itibarının iade edilmiş olmasından veya bir Konkordatodan Sonra Cezai konkordato veya anlaşma planının kabul edilmiş veya onaylanmış olmasından ötürü o cezai suç için Sorumluluk aleyhine kovuşturma yapılmasından muaf tutulmaz.
BİRİNCİ CETVEL
(14. Madde)
ALACAKLILARIN TOPLANTILARI
1. Alacaklıların ilk toplantısı, Mahkeme toplantının daha ilerideki bir tarih için çağrılmasını herhangi bir özel sebepten ötürü uygun görmedikçe, kabz emri tarihinden sonra on dört günden geç olmayan bir gün için çağrılır.
2. Resmi kabz memuru, Resmi Gazete’de ve bir yerli gazetede en az yedi gün önceden toplantı yeri ile vaktini bildiren bir duyuru yayınlamak yolu ile alacaklıları toplantıya çağırır.
3. Resmi kabz memuru, mümkün olan en erken bir zamanda, borçlunun mali durum beyannamesinde adı geçen her alacaklıya borçlunun başarısızlığının nedenleri dahil, borçlunun mali durum beyannamesinin özeti ve resmi kabz memurunun beyanname ile ilgili olarak belirtmeyi uygun bulduğu görüşlerle birlikte alacaklıların ilk toplantısının vakit ve yerini gösteren bir duyuru gönderir; ancak, salt önceden böyle bir duyurunun veya özetin gönderilmemesi veya duyurunun veya özetinin alacaklılar tarafından alınması nedeniyle ilk toplantıdaki işlemler geçersiz olmaz.
4. Toplantı, resmi kabz memurunun kanısınca alacaklıların çoğunluğu için en uygun olan bir yerde yapılır.
5. Resmi kabz memuru veya mütevelli alacaklıları herhangi bir zaman toplantıya çağırabilir. Resmi kabz memuru veya mütevelli Mahkemenin emretmesi veya alacakların değer bakımından dörtte birine malik olan alacaklıların yazılı istemi üzerine toplantı düzenler.
6. İlk toplantıdan sonraki toplantılar her alacaklıya alacağını kanıtlarken verdiği adrese veya alacağını kanıtlamak için başvurmamışsa borçlunun mali durum beyannamesinde verilen adrese veya toplantıyı düzenleyen kişinin bildiği başka bir adrese vakit ve yeri gösteren bir duyuru göndermek sureti ile çağrılır.
7. Resmi kabz memuru veya onun gösterdiği bir kişi ilk toplantıya başkanlık yapar. Daha sonraki toplantıların başkanı, toplantıda alınan bir kararla atanır.
8. Borçludan iflasta kanıtlanabilen bir alacağı olup bunu usulüne uygun olarak kanıtlamamış, ve kanıtlamasını toplantı için tayin edilen vakitten önce, usulüne uygun olarak tevdi etmemiş bir kişi alacaklıların ilk veya başka herhangi bir toplantısında oylamaya katılma hakkına sahip değildir.
9. Alacaklı, miktarı bir saptama sonucu belirlenebilecek herhangi bir değeri belli olmayan bir borç için veya koşula bağlı veya herhangi bir borç için toplantılarda oy kullanamaz.
10. Teminatlı alacaklı, teminatından feragat etmediği takdirde, oylama amacı bakımından kanıtlama başvurusunda teminatın ayrıntılarını, verildiği tarihi ve teminat hususunda takdir ettiği değeri beyan eder ve teminatın bedelini çıkardıktan sonra alacağı kalırsa sadece bakiye alacak için oy kullanma hakkına sahip olur. Tüm alacağı için oy kullanırsa teminatından feragat etmiş sayılır;
meğer ki Mahkeme başvuru üzerine teminatın bedelini takdir ihmalinin dikkatsizlikten ötürü ileri geldiğinden tatmin olsun.
11. Alacaklı elinde bulundurduğu geçerli bir poliçe veya bonodan ileri gelen veya böyle bir poliçe veya bono ile teminat altına alınmış bir borç için oy kullanamaz; meğer ki, poliçe veya bono üzerinde borçludan önce sorumlu olan ve aleyhine kabz emri verilmemiş olan her kişinin sorumluluğunu elinde teminat saymaya ve bunun değerinin tahmini hesabını yapmaya ve teminat olarak tahmin ettiği değeri, garame payı amacı için değil oylama amacıyla, kanıtlanmış alacağından çıkarmaya istekli olsun.
12. Mütevelli veya resmi kabz memuru, yukarıda belirtildiği şekilde bir teminatın değerini tahmin eden kanıtlamanın, herhangi bir toplantıdaki oylamada kullanılmasından sonraki yirmi sekiz gün içinde bu biçimde tahmin edilmiş bedel ile bedele yapılacak yüzde yirmi eklemenin ödenmesinden sonra alacaklıdan teminattan genel olarak alacaklıların yararına vazgeçmesini isteyebilir: ancak alacaklı bu tür bir teminata bir değer biçmiş ise yukarıdaki biçimde teminattan vazgeçmesi kendisinden istenmeden önce herhangi bir zaman yeni bir kanıtlama başvurusu ile biçtiği değeri düzeltebilir ve yeni değeri borcundan çıkarabilir, ancak böyle bir durumda mütevelli teminattan vazgeçilmesini isterse yüzde yirmi ekleme yapılamaz.
13. Bir firmanın bir ortağı aleyhine bir kabz emri verilmesi halinde, o ortağın firmanın öteki ortakları veya herhangi bir ortakla birlikte müştereken borçlu olduğu alacaklı, alacaklıların herhangi bir toplantısında oylama amacı için alacağını kanıtlayabilir ve oy kullanmaya hak sahibi olur.
14. Toplantı başkanı kanıtlamayı oylama amaçları için kabul ve reddetme yetkisine sahiptir, ancak kararı aleyhine Mahkemeye istinaf edilebilir. Başkan bir alacaklının borç kanıtlamasının kabul edilip edilememesi konusunda şüpheye düşerse kanıtlamanın itirazlı olduğunu işaretler ve alacaklının oy kullanmasına, itirazın kabul edilmesi halinde oyun geçersiz ilan edilmesi koşuluna bağlı olarak, izin verir.
15. Bir alacaklı bizzat veya vekaletname verdiği temsilci aracılığı ile oy kullanabilir.
16. (1) Her temsilci vekaletnamesi saptanmış biçimde olur ve borçlunun malvarlığının resmi kabz memuru, veya mütevellinin atanmasından sonra mütevelli tarafından ısdar edilir.
Temsilci vekaletnamesindeki her kayıt, vekaletnameyi verenin veya daimi istihdamında bulunan herhangi bir yönetici; katip veya başka kişinin veya herhangi bir yemin yaptırmaya yetkili memurun el yazısı ile yapılır.
(2) Temsilci genel ve özel vekaletname formları alacaklıları toplantıya çağıran bildiri ile birlikte alacaklılara gönderilir ve temsilci vekaletnamesi bu biçimde gönderilmeden önce ne resmi kabz memurunun ve ne de başka herhangi bir kişinin adı veya tanımı belgeye yazılır veya konur.
(3) Alacaklı, aşağıdaki konularda, veya herhangi biçimde herhangi bir belirlenmiş veya ertelenmiş toplantıda oy kullanması için herhangi bir kişiye özel bir temsilci vekaletnamesi verebilir-
(a) Konkordato veya anlaşma planı ile ilgili belirli bir öneri lehine veya aleyhine;
(b) Belirli bir kişinin, belirli bir ücretle mütevelli veya denetleme komitesi üyesi olarak atanması lehine veya aleyhine veya belirli bir kişinin mütevelli veya denetleme komitesi üyesi olarak görevine devam etmesi lehine veya aleyhine;
(c) Belirli bir toplantıda veya ertelenmesi halinde ertelenmiş toplantıda ortaya çıkan, yukarıda söz konusu edilenler dışındaki herhangi bir konuya ilişkin tüm durumlarda.
17. Bir Alacaklı, yöneticisine, katibine, veya daimi olarak istihdamındaki başka herhangi bir kişiye temsilci genel vekaletnamesi verebilir. Böyle bir durumda vekaletnameyi kullanacak olan kişinin alacaklıya olan ilişkisi temsilci vekaletnamesinde belirtilir.
18. Temsilci vekaletnamesi, kullanılacağı toplantıdan önce resmi kabz memuruna veya mütevelliye teslim edilmezse toplantıda kullanılamaz.
19. Alacaklı, borçlunun malvarlığının resmi kabz memurunu saptanan biçimde genel ve özel temsilci olarak hareket etmesi için atayabilir.
20. Toplantı başkanı toplantıya katılanların muvafakati ile toplantıyı bir vakitten başka vakitte ve bir yerden başka yere erteleyebilir.
21. Bir toplantıda en az üç alacaklı, veya alacaklıların sayısı üçten fazla değilse tüm alacaklılar hazır bulunmadıkça, o toplantının başkan seçme, borçları kanıtlama ve toplantıyı erteleme dışında, başka herhangi bir amaçla işlem yapma yetkisi yoktur.
22. Toplantı için saptanan vakitten yarım saat geçtikten sonra alacaklıların yeter sayısı hazır değilse veya temsil edilmezse, toplantı ayni saat ve yerde ertesi haftanın ayni gününe veya yedi günden az veya yirmi bir günden çok olmaması koşulu ile başkanın saptayacağı başka bir güne ertelenir.
23. Her toplantı başkanı, toplantıda yapılan işlemlerin tutanaklarının tutulmasını ve bu amaçla muhafaza edilen deftere tam olarak kaydedilmesini sağlar ve tutanaklar kendisi veya bir sonraki toplantı başkanı tarafından imzalanır.
24. Genel veya özel temsilci olan bir kişi, kendisini, ortağını veya işverenini, borçlunun öteki alacaklıları ile ayni ve eşit bir alacaklı olma hali dışında, başka bir şekilde borçlunun malvarlığından doğrudan doğruya veya dolaylı olarak herhangi bir ücret alma pozisyonuna koyan bir karar sureti lehine oy veremez: Ancak, herhangi bir kişi bizzat kendisinin mütevelli olarak atanması amacıyla oy kullanmak için özel bir temsilci vekaletnamesi tutarsa söz konusu temsilci vekaletnamesini kullanabilir ve ona göre oylamaya katılabilir.
25. Resmi Kabz memuru, alacaklıların toplantısından sonra en erken bir zamanda toplantıda yapılan işlemlerle alınan kararların tutanaklarının bir suretini Mahkemeye dosyalar.
26. İflas mütevellisinin veya ortağının, katibinin, avukatının veya avukatının katibinin alacaklı olarak veya bir alacaklının temsilcisi olarak kullandığı oy, mütevellinin ücreti veya davranışlarına ilişkin herhangi bir karar suretinin kabulü için gereken çoğunlukta dikkate alınmaz.
İKİNCİ CETVEL
(37. Madde)
ALACAKLARIN KANITLANMASI
Olağan Meselelerde Kanıtlama
1. Her alacaklı, kabz emrinin verilmesinden sonra mümkün mertebe en erken bir zamanda alacağını kanıtlar.
2. Bir alacak, resmi kabz memuruna veya mütevelli atanmışsa mütevelliye alacağı teyit eden bir yemin varakası teslim edilmek veya ücreti tam olarak ödenmiş bir mektupla posta ile gönderilmek suretiyle kanıtlanır.
3. Yemin varakası, alacaklının bizzat kendisi veya alacaklının yetkilendirildiği veya alacaklı adına yetkilendirilmiş başka biri tarafından yapılabilir. Yemin varakası bu biçimde yetkilendirilmiş biri tarafından yapılmışsa yemin varakasında yetkisinin ve borç hakkındaki bilgisinin nasıl elde edildiği belirtilir.
4.Yemin varakası, alacağın ayrıntılarını gösteren bir hesap beyanı içerir veya böyle bir hesap beyanına atıfta bulunur ve eğer varsa alacağı doğrulayan belgeleri belirtir. Resmi kabz memuru veya mütevelli herhangi bir zaman belgelerin ibrazını isteyebilir.
5. Yemin varakasında alacaklının teminatlı alacaklı olup olmadığı belirtilir ve teminatlı bir alacaklı tarafından veya onun adına yapılmış bir yemin varakasında alacaklının teminatlı olduğunun belirtilmesinin ihmal edildiğinin herhangi bir zaman görülmesi halinde, teminatlı alacaklı, alacaklıların genel yararına, teminatını resmi kabz memuruna veya mütevelliye devir ve teslim eder, meğer ki Mahkeme, yapılan bir istida üzerine, ihmalin dikkatsizlikten meydana geldiğinden tatmin olsun. Böyle bir durumda Mahkeme, herhangi bir garame payının geri ödenmesi veya adil göreceği başka hususlarda belirli kayıt ve koşullara bağlı olunması koşuluyla yemin varakasının tadil edilmesine izin verebilir.
6. Mahkeme özel olarak başka bir emir vermedikçe, alacağını kanıtlama masraflarını alacaklının kendisi öder.
7. Bir alacak kanıtlanması müracaatı yapan her alacaklı, ilk toplantıdan önce ve makul saatlerde öteki alacaklıların alacaklarını kanıtlama müracaatlarını görme ve inceleme hakkına sahiptir.
8. Alacağını kanıtlayan bir alacaklı, alacağından tüm satış indirimlerini çıkarır, ancak peşin ödemelerde vermeyi kabul ettiği talebinin net tutarı üzerinden yüzde beşi geçmeyen herhangi bir indirimi çıkarmaya zorlanamaz.
TEMİNATLI ALACAKLILARIN ALACAĞINI KANITLAMASI
9. Teminatlı bir alacaklı teminatını paraya çevirirse, elde edilen net miktar çıkarıldıktan sonra alacağı kalan bakiyeyi kanıtlayabilir.
10. Teminatlı bir alacaklı teminatından alacaklıların genel yararına resmi kabz memuru veya mütevelliye ferağda bulunursa tüm alacağını kanıtlayabilir.
11. Teminatlı bir alacaklı teminatını ne paraya çevirir ve ne de teminatından vazgeçerse, garame payı almak için sıraya girmeden önce, alacağını kanıtlama müracaatında teminatının ayrıntılarını, verildiği tarihi ve teminatının takdir ettiği değerini beyan eder ve sadece, bu biçimde takdir edilen değeri çıkarıldıktan sonra alacağı kalan bakiye ile ilgili olarak bir garame payı alma hakkı kazanır.
12. (1) Bir teminatın değeri bu biçimde takdir edildiğinde, mütevelli alacaklıya takdir edilen değeri ödemek sureti ile malı teminattan serbest bırakabilir.
(2) Mütevelli, bir teminatın takdir edildiği değerinden tatmin olmaması halinde, bu biçimde kıymeti takdir edilmiş herhangi bir teminat kapsamındaki malın, alacaklı ile mütevelli arasında mutabık kalınacak belirli zamanlarda ve kayıt ve koşullara bağlı olarak, veya, mutabakata varılmaması halinde, Mahkemenin vereceği direktife göre satışa çıkarılmasını isteyebilir. Satışın açık artırma ile olması halinde, alacaklı veya müflisin malvarlığı adına mütevelli artırmaya katılabilir veya malı satın alabilir:
Ancak alacaklı, herhangi bir zaman yazılı bir ihbarname ile mütevelliden teminat bedelini ödeyip malı serbest bırakma ya da teminatı paraya çevirme yetkisini kullanma şıkları arasında tercih yapmasını isteyebilir ve mütevelli ihbarnameyi aldığı tarihten başlayarak altı ay içinde, alacaklıya tercihini yazılı olarak bildirmezse, yetkisini kullanma hakkını kaybeder; ve mütevelliye geçmiş olan teminat kapsamındaki malda mütevellinin haiz olduğu teminat bedelini ödeyip malı serbest bırakma hakkı veya başka herhangi bir menfaat alacaklıya intikal eder ve alacak miktarından, teminat için takdir edilen teminat miktarından indirilir.
13. Alacaklının teminatının değerinin bu biçimde takdir edildiği hallerde, kıymet takdirinin ve borç kanıtının hatalı bir tahmine dayanılarak iyi niyetle yapıldığını veya önceki değer takdirinden bu yana teminatın kıymetinin azaldığını veya çoğaldığını mütevelliyi veya Mahkemeyi tatmin edecek biçimde göstermek sureti ile alacaklı herhangi bir zaman kıymet takdirini ve alacağın kanıtını değiştirebilir. Ancak mütevellinin, Mahkemeye başvurulmadan, değişikliğe izin vermesi dışında, bu tür her değişiklik alacaklının masrafları ödemesi ile ve Mahkemenin koyacağı belirli kayıt ve koşullara bağlı olarak yapılır.
14. Bir kıymet takdirinin bir önceki madde uyarınca değiştirildiği hallerde, alacaklı değiştirilmiş değer takdirine dayanılarak almaya hakkı olacağından fazla olarak aldığı garame payı fazlalığını derhal iade eder, veya, hale göre, garame payı için ilgili zamanda elde mevcut olan paradan bu para ilerideki herhangi bir garame payının ödenmesinde kullanılmadan önce, esas kıymet takdirindeki yanlışlıktan ötürü alamadığı herhangi bir garame payı veya onun kısmını alamaya hak kazanır, ancak, değişiklik tarihinden önce ilan edilmiş herhangi bir garame payı dağıtılmasını bozmak hakkına sahip olmaz.
15. Bir alacaklı teminatının kıymetinin takdirini yaptıktan sonra paraya çevirirse veya 12. Madde kuralları uyarınca teminatı paraya çevrilirse, elde edilen net miktar, alacaklı tarafından daha önce yapılmış olan herhangi bir değer takdirinin yerine konur ve her yönden, alacaklı tarafından değiştirilmiş bir değer takdiri sayılır.
16. Rehinli bir alacaklı yukarıdaki maddelere riayet etmezse, kendisine herhangi bir garame payındaki herhangi bir hisse ödenmez.
17. Yukarıdaki 12. madde kurallarına bağlı kalınması koşulu ile, alacaklı, hiçbir halde Kıbrıs Lirası başına bin milden fazla para, ve bu Yasaca öngörülen faizden daha fazla bir miktar alamaz.
AYRI SÖZLEŞMELER İLE İLGİLİ KANITLAR
18. Borçlu kabz emrinin verildiği tarihte farklı iki veya daha fazla firmanın üyesi olarak veya ayrı bir sözleşmeci ve ayrıca bir firmanın üyesi olarak ayrı sözleşmeler altında yükümlü idi ise, firmaların tamamen veya kısmen ayni kişilerden oluşması veya ayrı sözleşmecinin müşterek sözleşmecilerden de biri olması hali, sözleşmeler altında yükümlü olan her sözleşmedeki mallar aleyhine, sözleşmeler ile ilgili olarak borç kanıtlanmasını engelleyemez.
PERİYODİK ÖDEMELER
19. Herhangi bir kira veya başka ödemenin belirli sürelerde muaccel olması ve kabz emrinin o sürelerden birinin başka herhangi bir zamanda verilmesi halinde, kiraya veya ödeneğe hakkı olan kişi, kira veya ödenek günden güne muaccel olmuş gibi, emir gününe kadar olan orantılı kısmı için kanıtlama yapabilir.
FAİZ
20. Belirli bir zamanda veya başka suretle ödenmesi gereken faiz oranı saptanmamış veya anlaşmaya varılmamış olan ve kabz emri tarihinde vadesi geçmiş ve iflasta kanıtlanabilen herhangi bir borç veya kesin miktar hususunda alacaklı, borcun veya para miktarının yazılı bir senede binaen belirli bir tarihte ödenmesi öngörülüyorsa, borç veya para miktarının vadesinin geldiği zamandan kabz emri tarihine kadar, ve borç veya para miktarının başka suretle ödenmesi öngörülüyorsa alacaklı, talep tarihinden ödeme zamanına kadar faiz isteneceği yolunda borçluya yazılı bir ihbar ile talepte bulunduğu tarihten ödeme zamanına kadar olan süre için yılda yüzde dokuzu geçmeyen bir oranda faiz kanıtlamasında bulunabilir.
21. Belirli bir zamanda veya başka suretle ödenmesi gereken, faiz oranı saptanmamış veya anlaşmaya varılmamış olan ve kabz emri tarihinde vadesi geçmiş ve iflasta kanıtlanabilen herhangi bir borç veya kesin miktar hususunda alacaklı, borcun veya para miktarının yazılı bir senede binaen belirli bir tarihte ödenmesi öngörülüyorsa, borç veya para miktarının vadesinin geldiği zamandan kabz emri tarihine kadar ve borç veya para miktarının başka suretle ödenmesi öngörülüyorsa alacaklı, talep tarihinden ödeme zamanına kadar faiz isteneceği yolunda borçluya yazılı bir ihbarla talepte bulunduğu tarihten ödeme zamanına kadar olan süre için yılda yüzde dördü geçmeyen bir oranda faiz kanıtlamasında bulunabilir.
DAHA İLERİDEKİ BİR TARİHTE ÖDENECEK BORÇLAR
22. Alacaklı, borçlunun bir iflas fiili işlediği zamanda ödeme vadesi gelmemiş bir borç için, borcun ödeme vadesi halen gelmiş gibi kanıtlamada bulunabilir, ve öteki alacaklılara eşit olarak garame payı alabilir; ancak aldığı garame payından, garame payının ilan edildiği tarihten, borcun alındığı kayıt ve koşullar uyarınca muaccel olacağı tarihe kadar yılda yüzde dokuz Kıbrıs lirası oranı hesabıyla faiz indirimi yapar.
KANITLAMALARIN KABULU VEYA REDDİ
23. Mütevelli her borç kanıtlaması başvurusunu ve borç nedenlerini inceler ve yazılı olarak kanıtlamayı tamamen veya kısmen kabul veya reddeder veya kanıtlamayı destekleyici daha fazla şahadet ister. Kanıtlamayı reddederse, red nedenlerini yazılı olarak alacaklıya bildirir.
24. Mütevelli bir kanıtlamanın usulsüz olarak kabul edildiği kanısında ise, Mahkeme mütevellinin istidası üzerine, kanıtlamada bulunan alacaklıya da ihbarda bulunduktan sonra, kanıtlamayı iptal eder veya miktarını azaltır.
25. Alacaklı kanıtlama konusunda mütevellinin kararından tatmin olmazsa, Mahkeme alacaklının istidası üzerine kararı bozabilir veya değiştirebilir.
26. Mütevelli konuya müdahale etmekten kaçınırsa, alacaklının istidası, veya konkordato veya anlaşma planı ile ilgili olarak da borçlunun istidası üzerine Mahkeme, bir kanıtlamayı iptal edebilir veya azaltabilir.
27. Mütevelli, kanıtlama ile ilgili görevlerinin herhangi biri amacı için, kişileri yemin ettirebilir ve yemin varakaları kabul edebilir.
28. Resmi kabz memuru, mütevellinin atanmasından önce, mütevellinin kanıtlamaları inceleme, kabul ve reddi ile ilgili tüm yetkilerine sahip olur; ve onlara ilişkin herhangi bir fiil veya kararı ayni biçimde istinafa tabi olur.