BÖLÜM 193
MÜTEVELLİLER
MADDE DİZİNİ
Madde
Kısa isim
KISIM
BAŞLANGIÇ KURALLARI
Yasanın uygulanması
Yorum
Yetkili yatırımlar
Mütevellilerin takdir yetkisi
Yetkilendirilmiş yatırım niteliğini yitiren yatırımı devam ettirme yetkisi Hamiline yazılı kıymetli evraka yatırım
Mütevellilerin borç vermesinin ve yatırım yapmasının tröst ihlali suçlamasına neden olmaması Usulsüzlükle yapılan yatırımın zararının sorumluluğu
Yatırım yapma yetkisine ek yetkiler
Bankaya mevduat koyma ve şirket sermaye payları ile ilgili çağrıları ödeme yetkisi
III.KISIM
MÜTEVELLİLERİN VE ŞAHSİ TEMSİLCİLERİN GENEL YETKİLERİ
Birinci Bölüm
Genel Yetkiler
Satış amaçlı tröst mütevellilerinin açık artırma ile satış yapma vs. yetkileri Değer düşürücü koşullara bağlı satış yetkisi
Mütevellilerin makbuz verme yetkisi
Yükümlülükler için uzlaşma yetkisi
Satış veya yükümlülük altına koyma vs. yoluyla para sağlanması Mütevellilerle satın alma işlemi yapanlarla yükümlülük lehdarının korunması Yetkilerin veya tröstün intikali
Sigortalama yetkisi
Poliçenin herhangi bir tröst, yetki veya vecibe uyarınca idame ettirildiği hallerde sigorta parasının kullanımı Belgelerin emniyet içinde muhafazası için yatırılması
Geri dönen menfaatler, kıymet takdirleri ve denetleme
Vekil istihdam etme yetkisi
Başkaları ile anlaşma ve işbirliği yapma yetkisi
Yurtdışında bulunulduğu sırada tröst yetkilerinin devri
İkinci Bölüm
Kayıp veya Zarara Karşı Tazmin Edilme Hakları
Kiralara ve ahitlere ilişkin sorumluluklara karşı koruma İlan yolu ile koruma
İhbar hususunda koruma
Mütevellilerin bazı vekaletnamelerle ilgili olarak temize çıkarılması Mütevellilerin zarara karşı zımni tazmin edilme hakkı
Üçüncü Bölüm
Nafaka, Hayatta İlerleme İçin Avans, Koruyucu Tröstler
Ergin yaşa gelinmeden önce gelirin nafaka için kullanılması ve fazlalığın biriktirilmesi yetkisi Hayatta ilerleme amaçlı avans verme yetkisi
Koruyucu tröstler
IV.KISIM
MÜTEVELLİLERİN ATANMASI VE MÜTEVELLİLİKTEN ÇIKARMA
Mütevelli sayısının sınırlandırılması
Yeni veya ek mütevelli atama yetkisi
Mütevellilerin atanmasına ilişkin ek kurallar
Bir tröstteki münhalın kanıtı
Yeni atama yapılmadan mütevellinin görevden ayrılması
Tröst malının yeni veya devam eden mütevellilerin yedine verilmesi (vesting)
V.KISIM
MAHKEMENİN YETKİLERİ
Birinci Bölüm
Yeni Mütevellilerin Atanması
Mahkemenin yeni mütevelli atama yetkisi
Ücret ödeme yetkisi
Mahkeme tarafından atanan yeni mütevellinin yetkileri
İkinci Bölüm
Tröst Malının vs. Mütevelli Yedine Verilmesi (vesting) Emirleri Taşınmaz malın mütevelli yedine verilmesi emirleri
Doğmamış kişilerin muhtemel hakları ile ilgili emirler
Ergin olmayan kişinin devretmesi yerine mütevelli yedine verme emri Taşınmaz malın satışı ,için emir verilmesi sonucu verilen edinim emri (vesting order) Aynen ifa vs. hükmü sonucu verilen mütevelli yedine verme emri Edinim emrinin (vesting order) etkisi
Devir işlemini yapmak için atama yapma yetkisi
Sermaye payı (stok) ve dava ile elde edilebilen şeyler için edinim emri Hayır işlerine veya cemiyetlere ait malların edinim emirleri Küçüklerin yararlanma menfaatlerine ilişkin edinim emirleri Bazı iddialar üzerine verilen emirlerin kesin kanıt oluşturması
Üçüncü Bölüm
Başka Emir Verme Hususunda Yargı Yetkisi
Mahkemenin tröst malı ile ilgili muameleleri yetkilendirmesi Emir için istida yapma hakkı olan kişiler
Mütevelli gıyabında hüküm verme yetkisi
Masrafları tröst malvarlığına yükleme yetkisi
Mütevelliyi şahsi sorumluluktan kurtarma yetkisi
Yararlanma hakkına sahip kişinin tröst ihlali için tazminat ödemesini zorlama yetkisi
Dördüncü Bölüm
Mahkemeye Ödeme
Mütevellilerin parayı Mahkemeye ödemeleri
IV.KISIM
ÇEŞİTLİ KURALLAR
Mütevellinin hapse mahkumiyetinin tröst malvarlıklarını etkilememesi Tazmin etme
Mahkemenin Tereke İdare Yasası uyarınca verdiği emrin etkisi Mahkeme tüzükleri
Tereke İdare Yasasının etkilenmemesi.
MÜTEVELLİLERE İLİŞKİN YASAYI DÜZENLEYEN YASA
46/55 1 Ekim 1955
Kısa İsim
1. Bu Yasa, Mütevelliler Yasası olarak isimlendirilir.
KISIM
BAŞLANGIÇ KURALLARI
Yasanın
2. (1) Bu Yasa, açıkça başkaca öngörüldüğü haller dışında, bu Yasanın onlara uygulandığı ölçüde tereke tenfiz ve idareleri dahil uygulanması bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra tesis edilen tröstlere uygulanır.
(2) Bu Yasanın mütevellilere tevcih ettiği yetkiler, eğer varsa, tröstü oluşturan enstrümanın tevcih ettiği yetkilere ek olarak uygulanır, ancak o yetkiler, başkaca beyan edilmedikçe, sadece, eğer varsa, tröst tesis enstrümanında açıkça aksine bir niyet belirtilmediği takdirde ve belirtilmediği kadarıyla uygulanır ve o enstrümanın kayıt ve koşullarına tabi olarak etkili olur.
(3) Açıkça başka şekilde öngörülmedikçe, bu Yasa, yürürlüğe girmeden önce, yapılan herhangi bir şeyin yasallığını ve geçerliliğini etkilemez.
Yorum
3. Bu Yasada metin başka türlü gerektirmedikçe :--
"Akıl hastası" ergin olmayan ve akli düzensizliği olan bir kişi olduğu saptanmadığı halde akıl zayıflığı nedeniyle kendi işlerini idare etmekten aciz olan herhangi bir kişiyi anlatır;
"Akli düzensizliği olan kişi" yasal süreç uyarınca, akıl sağlığı bozuk olan bir kişi olduğu ve kendi işlerini idare etmekten aciz bulunduğu saptanan, herhangi bir kişiyi anlatır ;
"Devretme " herhangi bir kişiye uygulandığında, herhangi bir mal ile ilgili olarak, o kişinin ilgili maldaki mülkiyeti etkinleştirmek ve tamamlamak için herhangi bir Yasanın gerekli kıldığı her enstrüman veya belgeyi imzalayarak icra etmeyi içerir ;
“Enstrüman” (hukuki belge) bir Yasayı da içerir;
“Ergin olmayan” veya “küçük” on sekiz yaşını doldurmamış kişileri anlatır;
“Haklar” menfaatleri de içerir;
“Koşula bağlı hak” taşınmaz malla ilgili olarak kullanıldığında, bağışın yapılması öngörülen kişinin veya amacın, veya menfaatin veya imkanın saptanmış veya belirginleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın, bir olayın vukuu koşuluna veya bir koşulun yerine getirilmesine bağlı bir menfaati veya vaat edilmiş ancak henüz icra edilmemiş veya gerçekleşmemiş bir menfaati, veya bir menfaatle birlikte bir imkanı içerir, ve ayrıca, derhal veya ileride kullanılabilen ve edinimi gerçekleşmiş (vested) veya bir koşulun yerine getirilmiş olmasına bağlı bir giriş hakkını da içerir;
“Mahkeme” tröste ait malın bulunduğu ilçedeki gerekli yargı yetkisine sahip Kaza Mahkemesini anlatır;
“Mal” taşınır ve taşınmaz malları, ve taşınır veya taşınmaz maldaki herhangi bir menfaati, ve herhangi bir alacağı, ve dava yolu ile elde edilebilen herhangi bir şeyi, ve ilgili zamanda fiilen tasarruf edilen veya edilmeyen başka herhangi bir hak veya menfaati içerir;
“Menkul kıymetler” stokları), fonları ve sermaye paylarını içerir; ve “hamiline ödenebilen kıymetler” teslim etmek suretiyle veya teslim ve ciro etmek suretiyle devredilebilen menkul kıymetleri içerir;
“Ödeme” ve “tediye” sermaye paylarına (stoklara) ve menkul kıymetlere ilişkin olarak “Mahkemeye” deyimi ile ilişkili kullanıldığında stokların ve menkul kıymetlerin Mahkemeye yatırılmasını veya devrini içerir;
“Satış” mübadeleyi de içerir;
"Satış amaçlı tröst" taşınmaz mal ile ilgili olarak kullanıldığında, satış yetkisinin herhangi bir kişinin istemi üzerine veya rızasıyla kullanılabilir olup olmadığına ve satışı erteleme takdir yetkisinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, derhal bağlayıcılık kesbeden satış amaçlı bir tröstü anlatır; " Satış mütevellileri" ise bir şahsi temsilci dahil, yedinde satış amaçlı bir tröste ait mal bulunan kişileri anlatır ;
"Sermaye payı (stok)" tamamen ödenmiş şirket sermaye paylarını (shares) ve bu Yasa uyarınca Mahkeme tarafından verilen mal edinim veya yedine verme emirleri (vesting orders) ile ilgili olduğu oranda, herhangi bir tüzel kişinin, şirketin, cemiyetin veya birliğin defterlerinde yapılan kayıtlarla devredilebilmesi olanaklı, veya gerek sadece bir devir enstrümanı ile gerekse başka formalitelerle birlikte bir devir enstrümanı ile devredilebilmesi olanaklı fon, anüvite (yıllık tahsisat) veya teminatları veya kıymetli evrakı ve bunlardaki herhangi bir hisseyi veya menfaati içerir ;
"Şahsi temsilci " ölmüş bir kişinin gerek vasiyetname ile başlangıçtan gerekse müracaat üzerine atanmış olsun ilgili zamandaki bir tereke tenfiz memurunu veya tereke idare memurunu anlatır ;
“Tasarruf” icar bedellerinin ve kazançların alınmasını, veya varsa, bunları alma hakkını içerir; “Gelir” icar bedellerini ve kazançları içerir ve “Tasarruf edilen” herhangi bir malın gelirinin alınmasına ve ilgili zamanda fiilen tasarruf edilen veya tasarruf edilmesi beklenen herhangi bir taşınmaz malda edinilmiş bulunan ömür boyu bir menfaatten daha az bir menfaate uygulanır;
" Taşınır mal " taşınmaz mal dışında her türden malı anlatır ;
" Taşınmaz mal " şunları içerir :--
(a) Araziyi
(b) Herhangi bir araziye veya binaya veya başka inşaat veya yapıya eklenmiş binaları ve başka inşaatı, yapıyı veya müştemilâtı (fixtures);
(c) Ağaçları, bağları ve herhangi bir araziye dikilmiş veya arazide yetişmekte olan herhangi türden başka herhangi bir şeyi ve bunların üzerinde bulunan koparılmamış herhangi bir ürününü;
(d) Herhangi bir arazi ile birlikte veya araziden müstakil olarak sahip olunan pınarları, kuyuları, suları ve su haklarını;
(e) Ne türden olursa olsun, herhangi bir araziye veya binaya veya başka inşaata veya yapıya bağlı olan veya öyle bilinen imtiyazları, serbestileri, irtifak haklarını ve başka herhangi bir hak ve menfaatleri;
(f) Yukarıda sözü edilen herhangi bir maldaki taksim edilmemiş hisseleri.
“Tröst” lehine bir yükümlülük oluşturulmuş kişinin görevlerini içermez, ancak bu istisna ile “tröst” ve “mütevelli” deyimleri zımnen oluşmuş (implied) tröstleri veya hukuken oluşmuş sayılan (constructive) tröstleri ve tröst malında mütevellinin kendisinin de yararlanma menfaatinin bulunduğu halleri de kapsar, ve bir şahsi temsilci makamına ilişkin görevleri de kapsamına alır; ve “mütevelli” metne uygun düştüğü hallerde bir şahsi temsilciyi de içerir ve “yeni mütevelli” bir ek mütevelliyi de içerir;
“Tröst kuruluşu” Resmi Mütevelliler Yasası uyarınca atanmış bir Resmi Mütevelliyi veya belli bir meselede Mahkeme tarafından mütevelli olarak atanmış bir tüzel kişiyi veya Şirketler Yasası uyarınca bir tröst şirketi olarak tescil edilmiş bir şirketi anlatır;
"Yetkili yatırımlar " bir tröste bağlı paraların yatırımlarda kullanılması amacıyla tröstü meydana getiren, eğer varsa, enstrümanın veya bu Yasanın yetkilendirdiği yatırımları anlatır.
Bölüm 191
Fasıl 113
28/1974
7/1977
30/1983
28/1987
65/1989
56/1991
42/1997
II.KISIM
YATIRIMLAR
Yetkili
4. Bir mütevelli yedinde bulunan herhangi bir tröst fonunun, ilgili zamanda halen yatırılmış durumda olup olmadığına yatırım-lar bakılmaksızın, aşağıdaki tarzlarda yatırımını yapabilir ve ayrıca yapılan yatırımları zaman zaman bu tarzda değiştirebilir:--
(a) İngiltere’deki mütevellilerin, İngiliz yasalarına göre tröst fonlarını ilgili zamanda yatırmaya yetkili oldukları herhangi bir menkul kıymete ;
(b) Faizi Devlet garantisi altında bulunan herhangi bir menkul kıymete ;
(c) Herhangi bir Yasanın verdiği yetki uyarınca veya Devlet borçlanması ile ilgili olarak ısdar edilen herhangi bir tahvile, bonoya, sermaye payına, stoka ve menkul kıymetlere ;
(d) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde gelirleri Devlet kontrolünde bulunan herhangi bir kamu kuruluşunun veya yerel yönetimin herhangi bir tahviline, bonosuna, sermaye payına, stokuna ve menkul kıymetlerine ;
(e) Tröstü tesis eden enstrümanda açıkça yasaklanmadıkça, taşınmaz mala yükletilen bir yükümlülük teminatı karşılığında;
Ancak, bu gibi malın bir belediye sınırları içinde bulunması ve yatırılacak paranın da malın değerinin üçte ikisinden fazla olmaması gerekir;
Bu bent amaçları bakımından "değer" Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasasının 2. maddesinde ona verilen ayni anlamı taşır.
Bölüm 224
Müte-vellilerin
5. Yukarıdaki 4. maddenin verdiği her yetki, mütevellinin takdirine göre kullanılır; ancak bu yetki tröst fonlarının yatırımı ile takdir yetkisi ilgili olarak, varsa, tröst tesis enstrümanının veya herhangi bir Yasanın öngördüğü herhangi bir muvafakate veya talimata bağlı olarak kullanılır..
Yetki-lendiril-
6. Bir mütevelli, tröst enstrümanının veya bu Yasanın yetkili kıldığı bir yatırım olma niteliğini kaybeden bir yatırımı salt miş yatırım elden çıkarmayıp devam ettirmesi nedeniyle tröst ihlalinden sorumlu tutulmaz..
niteliğini
yitiren
yatırımı devam
ettirme yetkisi
Hamiline yazılı
7. (1) Bir mütevelli, tröst tesis enstrümanında açıkça yasaklanmadıkça, hamiline ödenebilen türden olmamış olsalardı yetkili kıymetli evraka kılınan yatırım sayılacak olan hamiline ödenebilen kıymetli evrakı muhafaza edebilir veya bu gibi kıymetli evraka yatırım yatırım yapabilir.
Mütevellinin elden çıkarmayıp muhafaza ettiği veya yatırım olarak aldığı hamiline ödenebilen kıymetli evrak, satılana kadar, emniyetle muhafaza edilmeleri ve gelirin tahsil edilmesi için bir bankacıya veya bankacılık şirketine yatırılır.
Yatırımların elden çıkarılmayıp mütevelli adına muhafaza edileceğine veya yapılacağına yönelik bir direktif, bu madde amaçları bakımından, yukarıda sözü edildiği şekilde açıkça bir yasaklama sayılmaz.
(4) Mütevelli, bankacıya veya bankacılık şirketine yatırma nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olmaz, ve böyle bir yatırma veya tahsilât için ödenmesi gereken herhangi bir meblâğ tröste ait malın gelirinden karşılanır.
Müte-vellilerin
8. (1) Herhangi bir malın teminat gösterilmesine karşılık borç vermesi gerçekten doğru olabilecek bir durumda borç para veren bir borç mütevelli, Mahkemenin aşağıda belirtilen hususlarda tatmin olması halinde, salt, borç verildiği zaman, borç miktarının malın vermesi-nin ve değerine olan orantısı nedeniyle tröst ihlâli ile suçlanamaz:-- yatırım (a) Mütevellinin borcu verirken, işini malın bulunduğu mahalde veya başka bir yerde yürütmekte olup olmadığına bakılmaksızın, yapma-sının malın değeri hakkında herhangi bir malın sahibinden başka bir kişi tarafından bağımsız olarak istihdam edilen ve ondan talimat tröst ihlâli alan ve mal incelemesi ve kıymet takdiri alanında pratik uygulamalarla tecrübe kazanmış ehil ve dirayetli bir kişi olduğuna makûl suçla-masına surette inandığı bir kişinin raporuna dayanarak hareket ettiği ; ve neden (b) Borç miktarının, malın raporda beyan edilen değerinin üçte ikisinden fazla olmadığı; ve olma-ması. (c) Borcun, malın incelemesini ve kıymet takdirini yapan kişinin raporundaki tavsiye uyarınca yapıldığı.
(2) Bir mütevelli, herhangi bir malın satın alımını gerçekleştirirken veya malın teminat olarak gösterilmesine karşılık borç para verirken, salt, bir satın alıcının, ancak bir özel sözleşme ile talep etme hakkına sahip olabileceği mülkiyet hakkından böyle bir sözleşme olmaması dolayısıyla daha eksik bir mülkiyet hakkı kabul etmesi nedeniyle tröst ihlâli ile suçlanamaz, şu şartla ki Mahkeme kabul edilen mülkiyet hakkının akılcı ve tedbirli bir kişinin kabul edebileceği bir mülkiyet hakkı olduğu kanısına varmış olsun.
(3) Bu madde, mevcut menkul kıymetlerin devrine olduğu kadar yeni menkul kıymetlerin devrine ve bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce ve sonra yapılan yatırımlara da uygulanır.
Usulsüz-lükle
9. (1) Bir mütevelli, bir yükümlülüğün teminatına karşılık tröst parasından gereğine uymaksızın usulsüzce borç verirse, bu yapılan yatırımın yapıldığı tarihte teminat olarak gösterilen yükümlülüğe karşılık fiilen verilen borç miktarından daha düşük bir yatırımın miktarın yatırımı her bakımdan uygun ve doğru bir yatırım oluşturacaksaydı, teminat daha düşük miktar hususunda bir yetkili zararının yatırım sayılır, ve mütevelli, sadece bu miktarı aşan borç miktarını faizi ile birlikte ödemekle sorumlu olur.
sorum-luluğu. (2) Bu madde, gerek bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce gerekse sonra yapılan yatırımlara uygulanır.
Yatırım yapma
10. (1) Mütevel1iler yasal olarak borç para verebilme durumunda oldukları herhangi bir mal teminatına karşılık borç yetkisine ek verirlerken, bu borcun aylık olarak veya başka gün muaccel olan faizinin ödenmesi gereken günden on günü aşmayan belirli bir süre yetkiler. içerisinde ödenmesi kaydıyla, ve malın bakımı ve korunması için yükümlülük enstrümanının içerdiği herhangi bir akidin yükümlü kişi tarafından ihlâl edilmemesi koşuluyla, borcun verildiği tarihten beş yılı aşmayan bir süre içinde geri istenmeyeceğine dair bir sözleşme yapabilirler.
(2) Taşınmaz mal satmaları üzerine, mütevelliler, hasılatın yatırımlarda kullanılması gerekli olan durumlarda, satış bedelinin üçte ikisinden fazla olmayan her hangi bir kısmının ödenmesinin, başka herhangi bir malın teminatı ile birlikte veya sadece satılan taşınmaz mal üzerine yükümlülük konulması yolu ile teminat altına alınmasına dair sözleşme yapabilirler, ancak üzerine yükümlülüğün konduğu mal içinde herhangi bir bina varsa sözleşmenin, yükümlü kişinin binaları yangın nedeniyle uğrayabileceği kayıp ve zarara karşı tam değerinde sigortalaması hususunda bir ahit içermesi gerekir.
(3) Mütevelliler taşınmaz malın veya bu gibi bir yükümlülük kapsamına alınacak başka malın değeri hakkında rapor almak veya borç verme konusunda tavsiye almak mecburiyetinde değildirler, ve yükümlülüğün konulduğu tarihte salt teminatın yeterli olmaması nedeniyle meydana gelecek herhangi bir kayıptan sorumlu olmazlar.
(4) Bir şirketin menkul kıymetleri bir tröste tabi olduklarında, mütevelliler :--
(a) şirketin yeniden yapılanması
(b) şirket mallarının veya işletmesinin tümünün veya herhangi bir kısmının başka bir şirkete satılması;
(c) şirketin başka bir şirket ile birleşmesi ;
(d) menkul kıymetlere veya herhangi birine bağlı hakların, imtiyazların veya yükümlülüklerin herhangi birinin serbest bırakılması, tadili veya değiştirilmesi
ile ilgili herhangi bir proje veya anlaşmaya, yeniden yapılanmış şirketin veya şirketi satın alan şirketin veya yeni şirketin herhangi bir birimde veya çeşitte menkul kıymetlerini tröste tabi menkul kıymetlerin tümünün veya herhangi birinin yerine almayı veya mübadele etmeyi kabul etme yetkisiyle, bu gibi menkul kıymetlerin yararlanma hakkına sahipmiş gibi ayni şekilde muvafakat edebilirler; ve mütevelliler iyi niyetle yapılan böyle herhangi bir işlem, eylem veya şey sonucu meydana gelen herhangi bir kayıptan sorumlu olmazlar, ve yukarıda belirtildiği şekilde kabul edilen menkul kıymetleri, başlangıçta yedlerinde bulunan menkul kıymetleri gerekli şekilde elde tutabilecekleri herhangi bir süre için elde tutabilirler.
(5) Bir şirketteki mevcutları ile ilgili olarak mütevellilere, şirketin herhangi bir menkul kıymetine herhangi bir şartlı veya rüçhanlı iştirak hakkı teklif edilirse, bu menkul kıymetlerin tümü veya herhangi biri için, o hakkı kullanarak ivazının ödenmesi için tröst kapitalini kullanabilirler, veya bu haktan feragat ederler, veya bu gibi hakkın menfaatini veya mülkiyetini tröst altında yararlanma hakkına sahip herhangi bir kişi dahil herhangi bir kişiye makul olarak elde edilebilecek en iyi ivaz karşılığında temlik edebilirler, ve bu amaçlarla iyi niyetle yaptıkları herhangi bir işlem, eylem veya şeyden meydana gelecek herhangi bir kayıptan sorumlu olmazlar.
Ancak, böyle bir temlik için alınan ivaz, tröst kapitali olarak tutulur ve işlem görür.
(6) Bu maddenin verdiği yetkiler, yasal olarak veya, varsa, tröst tesis enstrümanı gereğince yatırımlar hususunda değişiklik yapılması için muvafakatinin alınması gereken herhangi bir kişinin muvafakatine tabi olarak kullanılır.
(7) Yukarıdaki (1).fıkrada sözü edilen borç veya (2). fıkrada sözü edilen satış, Mahkeme emriyle yapılırsa, söz konusu fıkraların verdiği yetkiler, sadece Mahkeme emrinde direktif verilmesi halinde ve verilen direktif ölçüsünde uygulanırlar.
Banka-ya
11. (1) Mütevelliler, yükümlülük oluşturulması için görüşmeler sürerken ve yükümlük hazırlanırken, veya başka her hangi bir mevduat koyma zaman bir yatırım yapmak için araştırma yapılmakta olduğu süre içerisinde, herhangi bir tröst parasını bir bankada bir mevduat ve şirket hesabına veya başka hesaba yatırabilirler ve bu para için ödenen, eğer ödenirse, faizin tümü gelir olarak kullanılır.
sermaye payları (2) Mütevelliler tröste bağlı kapitali, ayni tröste bağlı pay senetleri için yapılan çağrıların ödenmesi için kullanabilirler.
ile ilgili
çağrıları ödeme
yetkisi
III. KISIM
MÜTEVELLİLERİN VE ŞAHSİ TEMSİLCİLERİN GENEL YETKİLERİ
Birinci Bölüm
Genel Yetkiler.
Satış amaçlı
12. (l) Bir mütevelli yedine satış amaçlı bir tröst (trust for sale) verildiğinde veya bir mütevelliye mal satışı yetkisi tröst verildiğinde mütevelli, malın tümünü veya herhangi bir kısmını, önceki yükümlülüklere tabi olarak veya bunlardan serbest olarak, mütevel-lilerin ve ya hepsini birden veya parça parça, açık artırma ile veya özel sözleşme yaparak, ve mü1kiyet hakkı ile ilgili veya mülkiyet in açık artırma hakkının kanıtlanmasına veya mütevellinin uygun gördüğü başka bir hususa ilişkin herhangi bir şarta bağlı olarak, ve herhangi bir ile satış yapma kayıptan dolayı sorumluluk taşımaksızın herhangi bir satış sözleşmesini değiştirme veya iptal etme ve malı tekrar satma yetkisine vs. yetkileri. sahip olarak, satabilir veya satmak için başka herhangi bir kimse ile mutabakata vararak işbirliği yapabilir.
(2) Bir taşınmaz malın satışı veya elden çıkarılması için tesis edilen bir tröst veya verilen bir yetki, malı yatay, dikey veya başka her hangi bir biçimde bölme suretiyle olsun veya olmasın, taşınmaz malın bir kısmının satışı veya elden çıkarılması için bir tröstü veya yetkiyi de içerir.
Değer düşürü-cü
13. (1) Bir mütevelli tarafından yapılan bir satış aleyhine, satışın bağlı olduğu koşulların herhangi birinin malın değerini koşulla-ra gereksiz yere düşürücü olması gerekçesiyle tröstten yararlanma hakkına sahip herhangi bir kişi (beneficiary) tarafından itiraz bağlı satış edilemez, meğer ki, söz konusu şart nedeniyle satışın ivazının da yetersiz kılındığı görülsün.
yetkisi- (2) Bir mütevellinin yaptığı bir satış mal devredildikten sonra, satın alanın, satış sözleşmesi yapıldığı zaman, mütevelli ile desiseli bir anlaşma içinde hareket etmekte olduğu anlaşılmadıkça, satışın bağlı olduğu koşullardan herhangi birinin malın değerini gereksiz yere düşürücü olması gerekçesiyle satın alan aleyhine itiraz konusu yapılamaz.
(3) Mütevellinin yaptığı herhangi bir satış üzerine, hiçbir satın alan, yukarıda sözü edilen sebeplerden herhangi biri nedeniyle, mülkiyet hakkına (title) karşı itirazda bulunma serbestisine sahip değildir.
(4) Bu madde, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra yapılan satışlara uygulanır.
Müte-vellile-ri
14. (1) Bir mütevellinin, herhangi bir tröst veya yetki altında kendisine ödenebilen, devredilebilen veya teslim edilebilen n makbuz verme herhangi bir para, menkul kıymet veya başka taşınır mal veya eşya için verdiği yazılı makbuz, bunları ödeyen, devreden veya yetkisi. teslim eden kişi için yeterli bir aklama oluşturur, ve bu ödenen, devredilen veya teslim edilen şeylerin nasıl ve nerede kullanılacağından veya uygulanacağından böyle bir kişinin emin olması gerekmediği gibi bunlarda meydana gelecek herhangi bir kayıptan veya suistimalden de bu kişi kesinlikle sorumlu olmaz.
(2) Bu madde, mütevellinin bir tröst kuruluşu olduğu haller dışında, tek bir mütevellinin, taşınmaz malla ilgili satış amaçlı bir tröst uyarınca yapılan bir satıştan elde edilen hasılat veya başka kapital için geçerli bir makbuz vermesine yetki vermez.
(3) Taşınmaz malla ilgili satış amaçlı bir tröst uyarınca malın elden çıkarılması ile ilgili olarak, veya net hasılata ilişkin tesiste, aksine herhangi bir hususa bakılmaksızın, malın elden çıkarılması sonucu sağlanan satış hasılatı veya başka kapital, mütevellinin bir tröst kuruluşu olduğu haller dışında, malı elden çıkarma yetkisine sahip mütevelli olarak iki kişiden daha az kişiye ödenemez ve en az böyle iki kişinin direktifi olmadan kullanılamaz, ancak bu fıkra, tek bir şahsi temsilcinin şahsi temsilci sıfatıyla yukarıda sözü edildiği şekilde satış hasılatı veya başka kapital için geçerli makbuzlar verme veya bu hasılat veya kapitalin kullanımı hususunda direktif verme hakkını etkilemez ; ne de, kapitalin bir muamele sonucu sağlandığı haller dışında, birden fazla mütevelli atanmasını gerekli kılar.
(4) Bu madde, eğer varsa, tröst tesis enstrümanının içerdiği aksine herhangi bir hükme bakılmaksızın uygulanır.
Yüküm-lülükler I5. Bir şahsi temsilci, veya birlikte hareket eden iki veya daha fazla mütevelli, veya, varsa, tröst tesis enstrümanı veya için uzlaşma herhangi bir Yasa uyarınca uhdesine verilen tröst gereklerinin ifası ve yetkilerin icrası hususunda yetkili tek bir mütevelli tek yetkisi. başına, uygun görürse ve uygun gördüğü şekilde :-
(a) devretme veya ödeme vadesinden önce herhangi bir malı kabul edebilir ; veya
(b) birbiriyle karıştırılmış tröst fonlarını veya malını ayırıp taksim ve tahsis edebilir ; veya
(c) yeterli olduğunu düşündüğü herhangi bir kanıta istinaden bir borcu veya talebi ödeyebilir veya kabul edebilir; veya
(d) talep edilen herhangi bir borç veya herhangi bir mal için bir anlaşmayı veya herhangi bir teminatı kabul edebilir ; veya
(e) herhangi bir borcun ödenmesi için bir süre tanıyabilir; veya
(f) vasiyetname bırakarak veya bırakmayarak ölen bir kişinin terekesine veya tröste ilişkin herhangi bir borç, hesap, talep veya ne türden olursa olsun şey için uzlaşma veya ödünlü uzlaşma yapabilir, anlaşmayla halline gidebilir, onlardan vazgeçebilir, tahkime havale edebilir veya başka suretle meseleyi çözümleyip kapatabilir, ve bu amaçların herhangi biri için uygun göreceği veya görecekleri biçimde anlaşmalar, veya düzenleme veya tertibat enstrumanları akteyleyebilir veya imzalayabilir veya icra edebilir, veya yükümlülükleri kaldırabilir veya serbest bırakabilir ve sair şeyleri aktedebilir, verebilir, imza veya icra edebilir, ve bu şekilde iyi niyetle yapılan herhangi bir işlem veya eylem veya şeyden meydana gelecek herhangi bir kayıptan sorumlu olmaz.
Satış veya
16. (1) Mütevellilerin, varsa, tröst tesis enstrümanı ile, veya yasa ile, tröste tabi kapitali herhangi bir amaç için veya yükümlülük herhangi bir suretle ödeme veya kullanma yetkisine sahip oldukları durumlarda, mütevelliler gereken parayı ilgili zamanda altına koyma tasarruflarında bulunan tröst malının tümünü veya herhangi bir bölümünü satmak, başka bir türe dönüştürmek, geri çekmek, veya vs. yoluyla yükümlülük altına koymak suretiyle sağlamak yetkisine sahiptirler ve bu yetkiye daima sahip olmuş sayılırlar.
para (2) Bu madde, varsa, tröst tesis enstrümanının aksine içerdiği herhangi bir hükme bakılmaksızın uygulanır, ancak hayır amaçları sağlan-ması.. için tutulan mal mütevellilerine uygulanmaz.
Müte-vellilerle
17. Mütevellilere verilen herhangi bir yetki veya yedine verilen herhangi bir tröst altında yapılmış görünen bir satış veya satın alma oluşturulmuş görünen bir yükümlülük dolayısıyla para ödeyen satın alıcıyı veya yükümlülük karşılığında borç veren kişiyi, böyle işlemi bir paraya gereksinim duyulup duyulmadığı veya istenenden fazla elde edilip edilmediği hususu veya paranın kullanımına ilişkin yapanlarla başka hususlar ilgilendirmez ve böyle bir kişinin bu hususları saptama sorumluluğu yoktur.
yükümlülük
lehtarla-rının
korun-ması.
Yetkile-rin
18. (1) Bir yetki veya tröst müştereken iki veya daha fazla mütevelliye verildiği veya tahmil edildiği durumlarda, yetki veya tröstün bunlardan ilgili zamanda hayatta kalanlar veya hayatta kalan tarafından kullanılabilir veya tröst gerekleri ilgili zamanda intikali hayatta kalanlar veya hayatta kalan tarafından yerine getirilebilir.
(2) Yeni mütevelliler atanana kadar, ilgili zamanda tek başına olan bir mütevellinin şahsi temsilcileri veya temsilcisi, veya, iki veya daha fazla mütevelli bulunuyorsaydı bunlardan hayatta kalan son mütevellinin veya göreve devam eden mütevellinin şahsi temsilcileri veya temsilcisi, tek mütevelliye veya en son hayatta kalan veya göreve devam eden mütevelliye, veya ilgili zamanda başka mütevellilere veya mütevelliye verilen veya onlar tarafından kullanılabilen herhangi bir yetkiyi kullanma ve tröstün herhangi bir gereğini yerine getirme yetkisine sahip olur.
(3) Bu maddede “şahsi temsilci” deyimi vasiyetname tenfiz yetkisini almayı reddeden veya vasiyetnamenin kanıtlama işlemini yapmayan bir tenfiz memurunu içermez.
Sigorta-lama
19. (1) Bir mütevelli, herhangi bir binayı veya sigortalanabilen malı, halen mevcut olan herhangi bir sigorta miktarı dahil, yetkisi binanın veya malın tam kıymetinin karşılığı olan miktara kadar, yangın nedeniyle doğabilecek kayıp veya zarara karşı sigorta ettirebilir, ve böyle bir sigortanın primlerini söz konusu bina veya malın gelirinden veya ayni tröstlere bağlı başka malın gelirinden, bu gibi gelirlere bütünüyle veya kısmen hakkı olan herhangi bir kişinin muvafakatini almaksızın, ödeyebilir.
(2) Bu madde, mütevellinin istenmesi üzerine tröstten yararlanma hakkına sahip olan herhangi bir kişiye derhal koşulsuz olarak devretme mecburiyetinde olduğu herhangi bir bina veya mala uygulanmaz.
Poliçe-nin
20. (1) Tröste tabi herhangi bir malın yangın veya başka nedenlerle uğrayabileceği kayıp veya zarara karşı yapılan bir sigorta herhangi bir poliçesi tahtında mütevelliler veya tröstten yararlanma hakkı olan herhangi bir kişi tarafından alınan para, poliçenin o hususa tröst, yetki ilişkin bir tröst altında veya yasanın öngördüğü veya başkaca herhangi bir yetki uyarınca, veya yasanın öngördüğü veya başkaca veya vecibe herhangi bir akitin veya başkaca herhangi bir vecibenin ifası gereği idame ettirildiği hallerde, tröst amaçları bakımından uyarınca idame kapital sayılır.
ettirildiği (2) Böyle bir paranın tröstün mütevellilerinden başka herhangi bir kişi tarafından alınmasının söz konusu olduğu hallerde, bu hallerde kişi parayı istirdat ve tahsil etmek için elinden gelen çabayı göstererek, istirdat ve tahsilat masraflarını ödedikten sonra sigorta geriye kalan net miktarı tröstün mütevellilerine öder, veya paranın alındığına dair makbuz verebilecek durumda olan mütevelliler parası-nın yoksa, parayı Mahkemeye yatırır.
kullanımı (3) Bu tür herhangi bir para --
satış amaçlı bir tröste tabi bir mal ile ilgili olarak alınabilen bir para idi ise, bu para tröst gereğince yapılan bir satış sonucu sağlanacak paranın tabi olacağı tröst gereklerine ve paraya uygulanması öngörülen yetki ve hükümlere tabi olarak tutulur ;
başka herhangi bir durumda, paranın alınmasının ilgili olduğu malı etkileyen tröst gereklerine en yakın olabilecek uygun tröst gereklerine tabi olarak tutulur
(4) Bu gibi para veya paranın herhangi bir kısmı, mütevellilerce veya para Mahkemede ise Mahkemenin direktifi uyarınca, kayba veya zarara uğrayan malın tekrar inşa edilmesi, geri yerine konması, yerine yenisinin veya başka mal konması, veya tamiri için de kullanılabilir, ancak mütevellilerin parayı bu şekilde kullanmaları, varsa, tröst tesis enstrümanının tröste tabi paranın yatırımı için herhangi bir kişinin muvafakatinin alınmasını gerektirdiği hallerde bu kişinin muvafakatinin alınmasına tabidir.
(5) Bu maddenin içerdiği hiç bir kural, herhangi bir kişinin bu gibi paranın veya herhangi bir kısmının kayba veya zarara uğrayan malın tekrar inşa edilmesi, geri yerine konması veya tamiri için kullanılmasını isteme hakkını veya herhangi bir yükümlülük lehdarının, kiraya verenin veya kiracının, Yasa altındaki veya başka şekildeki hakkını haleldar etmez veya etkilemez.
(6) Bu madde, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra yapılan poliçelere de uygulanır, ancak sadece yasa yürürlüğe girdikten sonra alınan paraya uygulanır.
Belgele-rin
21. Mütevelliler tröst veya tröst emvali ile ilgili ellerinde bulundurdukları belgeleri, herhangi bir bankacıya veya bankacılık emniyet içinde şirketine veya yaptığı işlerin belgelerin emniyetle muhafazasını üstlenmeyi de içeren herhangi başka bir şirkete yatırabilir, ve muhafa-zası bu gibi muhafaza için ödenecek herhangi bir miktar tröst malının gelirinden ödenir.
için
yatırıl-ması
Geri dönen
22. (1) Tröst emvali içinde mütevelliler yedine verilmemiş herhangi bir mal hissesi veya menfaatı, veya böyle bir malın menfaat-ler, satılmasından sağlanan hasılat, veya dava ile elde edilebilen herhangi başka bir şey (thing in action) varsa, mütevelliler kıymet bunların tasarruf altına alınmaları üzerine veya ödenmelerinin veya devredilmelerinin zamanı geldiğinde:- takdir-leri ve
denet-leme uygun görecekleri bir biçimde bunların tümünün veya herhangi bir bölümünün miktarı veya kıymeti hususunda anlaşabilirler veya saptamada bulunabilirler;
(b)bunlar karşılığında veya bunların tatmini zımnında, piyasa veya rayiç değeri üzerinden, veya uygun görecekleri herhangi bir kıymet takdirine veya tahmini kıymete dayanarak, yetkili herhangi bir yatırımı kabul edebilirler ;
(c)uygun veya makûl olduğunu düşündükleri resim, masraf, bedel ve harcamaları düşebilirler;
(d) bunlarla ilgili olarak herhangi bir aklamayı veya yükümlülükten serbest bırakma belgesini imzalayıp icra etmek suretiyle, böyle bir aklama ile aklama kapsamına giren herhangi bir mesele ile ilgili yükümlülüklerin hepsinden hesap verme durumunda olan tarafların tümünü etkin biçimde aklayabilirler,
ve bu hallerin herhangi biri ile ilgili olarak iyi niyetle yaptıkları herhangi bir işlem veya eylem veya şey dolayısıyla meydana gelen herhangi bir kayıp veya zarardan
sorumlu olmazlar.
(2) Mütevelliler, tröstten yararlanma menfaatine sahip bir kişi veya böyle bir kişinin vasisi yazılı olarak istemde bulunmadıkça ve bulunana kadar, ve ayrıca başlatılması istenecek yargı işlemleri masraflarının ödenmesi için kendilerini tatmin edecek gerekli tahsisat sağlanmadıkça -
yukarıda zikredilmekte olan hisse veya menfaatin veya dava ile elde edilebilen şeyin elde edildiği, ödendiği veya üzerine yükümlülük konulan herhangi bir menkul kıymet veya başka mal için herhangi bir işlemi durdurma veya başka benzer emir almak için istida yapma; veya
bu menkul kıymetlerin veya başka malın veya herhangi birinin veya herhangi bir kısmının ilgili zamanda verildiği veya herhangi bir zaman verilmiş olan kişilerin herhangi bir fiili, temerrüdü veya ihmali nedenine dayanarak yargı işlemi başlatma
mecburiyetinde değillerdir ve herhangi bir fiilde bulunmama veya ihmal nedeniyle tröst ihlali ile itham edilemezler;
Ancak, bu fıkranın içerdiği hiç bir kural, mütevellileri, tasarrufu elde etme hakkı kazanıldığı zaman, bu gibi hisseyi veya menfaati veya dava ile elde edilebilen başka şeyi alma, ödenme veya devralma yükümlülüğünden kurtarmaz.
(3) Mütevelliler tröste veya, varsa, tröst tesis enstrümanına veya herhangi bir Yasa kurallarına işlerlik kazandırıp uygulanmasını sağlamak amacıyla, herhangi bir tröst malının değerini, uygun olacağını düşündükleri şekilde, gerekli niteliklere sahip vekiller aracılığı ile, zaman zaman saptayıp belirleyebilirler, ve bu şekilde iyi niyetle yapılmış bir kıymet takdiri tröst altında menfaat sahibi olan herkes için bağlayıcı olur.
(4) Mütevelliler, tröstün mahiyeti, veya tröst malı ile ilgili olarak yapılan özel muamelelerin herhangi biri bu hakkın daha sık kullanılmasını makûl kılmadıkça, tamamen kendi takdirlerine göre, zaman zaman ancak yılda bir defadan fazla olmamak koşuluyla, tröst malının hesaplarını bağımsız bir muhasibe inceletirler veya denetlettirirler, ve bu amaçla da muhasibin isteyebileceği destekleyici ödeme belgelerini ve bilgiyi muhasibe verirler; ve denetçi ücreti dahil bu incelemenin veya denetlemenin masrafları tröst malına ait kapitalden veya gelirden veya mütevellilerin kendi mutlak takdirine göre, kısmen birinden ve kısmen de ötekinden ödenir, ancak, herhangi bir özel durumda mütevellilerin aksine bir direktifi olmaması halinde kapitale ilişkin masraflar kapitalden ve gelire ilişkin masraflar da gelirden karşılanır.
Vekil istihdam
23. (1) Mütevelliler veya şahsi temsilciler bizzat icraatta bulunma yerine, para tahsilatı ve ödemesi dahil, tröstün icrası etme yetkisi veya vasiyetname bırakarak veya bırakmadan ölen kişinin terekesinin idaresi için yapılması gereken herhangi bir işi yapmak veya fiilde bulunmak üzere bir avukat, bankacı, borsacı veya başka kişiyi vekil olarak istihdam edip bunlara ödemede bulunabilirler;
ve bu amaçla duçar oldukları tüm ödeme yükümlülüklerinin ve harcamaların kendilerine ödenmesi hakkına sahip olurlar, ve iyi niyetle istihdam edilmiş ise bu gibi bir vekilin temerrüdünden sorumlu olmazlar.
(2) Mütevelliler veya şahsi temsilciler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında herhangi bir yerde bulunan, tröste tabi veya vasiyetname bırakarak veya bırakmadan ölen kişinin terekesinin bir kısmını oluşturan herhangi bir taşınır veya taşınmaz malı satmak, başka türden bir mala çevirmek, toplamak, elde edip teslim almak, sigortalarını tamamlamak, veya malı yönetmek veya tarım için kullanmak veya başka şekilde idare etmek, veya bu gibi herhangi bir mal ile ilgili olarak kendilerine verilen herhangi bir takdir yetkisini veya tröstün gereğini veya yetkiyi kullanmak veya icra etmek amacıyla, ve bu yönde yardımcı olabilecek yetkilerle ve koymayı uygun görecekleri hüküm ve kısıtlamalarla ve bu gibi hüküm ve kısıtlamalara bağlı olarak herhangi bir kişiyi vekil veya temsilci olarak işlem veya eylemde bulunmak üzere atayabilirler ve bu gibi vekil veya temsilciye kendi yerine başkasını atama yetkisi de verebilirler, ve salt böyle bir atama yapmış olmaları nedeniyle atamadan meydana gelecek herhangi bir kayıptan sorumlu olmazlar.
(3) Yukarıda belirtildiği veçhile vekil atama genel yetkisine halel gelmeksizin:--
(a) bir mütevelli, tröst uyarınca mütevelliler tarafından alınabilen herhangi bir para, değer taşıyan ivaz veya malı almak ve aldığını ibra etmek için bir avukatı vekil olarak atayabilir, ve bu atamayı bu gibi para veya değer taşıyan ivaz veya mal için söz konusu ivaz hususunda makbuz verme hakkına sahip kişi tarafından icra edilmiş bir enstrüman veya imza edilerek ciro edilmiş bir makbuz içeren herhangi bir enstrümanı avukatın muhafaza ve ibraz etmesine izin vermek suretiyle yapmış sayılır;
(b) bir mütevelli, salt böyle atama yapmış olması veya yapılmasıyla hemfikir olması nedeniyle tröstü ihlal etmekle itham edilemez; ve avukatın böyle bir enstrümanı ibraz etmesi, avukatı mütevelli olmayan bir kişi atamış gibi ayni yasal geçerlilik ve etkinlikte olur.
(c) bir mütevelli, bir bankacıyı veya avukatı mütevelli tarafından imzalanmış bir makbuzla birlikte sigorta poliçesini muhafaza ve ibraz etmesine izin vermek suretiyle bir sigorta poliçesi uyarınca veya poliçeye dayanarak mütevelliye ödenecek herhangi bir parayı alması ve aldığını ibra etmesi için bir bankacıyı veya avukatı vekil olarak atayabilir ; ve mütevelli salt böyle bir atama yapmış olması veya yapılması ile hemfikir olması nedeniyle tröstü ihlal etmekle itham edilemez ;
Ancak bu fıkranın içerdiği hiçbir kural, mütevel1iyi, bu gibi paranın, değer taşıyan ivazın veya malın bankacı veya avukat tarafından kendisine ödenebilmesi veya devredilebilmesi için makul olarak gerekli olan bir süreden daha fazla bir süre bankacının veya avukatın elinde veya kontrolünde kalmasına izin vermesi halinde bu Yasa veya bu Yasanın kaldırdığı herhangi bir Yasa yapılmamış olsa idi duçar olabileceği herhangi bir sorumluluktan bağışık tutmaz.
Bu fıkra, paranın veya değer taşıyan ivazın veya malın bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra alındığına bakılmaksızın uygulanır.
Başkaları ile
24. Satılması talimatına tabi bir taşınmaz malın veya başka herhangi bir malın satış hasılatında bölünmemiş müşterek bir hisse, anlaşma ve bir tröste tabi olduğunda, veya vasiyetname bırakarak veya bırakmayarak ölen bir kişinin terekesinin bir kısmını teşkil işbirliği yapma ettiğinde, mütevelliler veya şahsi temsilciler, taşınmaz malın bütününü etkileyen satış amaçlı tröste ve satış mütevellilerinin yetkisi bu tröstle ilgili yetkilerine halel gelmeksizin, böyle bir hisse ile ilgili olarak kendilerine verilen tröst yetkisini veya yetkiyi, öteki hisse veya hisselerde hak sahibi olan veya bu hisse veya hisselere ilişkin yetki sahibi olan kişilerle birlikte, mütevellilerin veya şahsi temsilcilerin herhangi birinin veya daha fazlasının gerek bizzat kendine ait bir hak nedeniyle gerekse bir mutemet sıfatıyla bu gibi öteki hissede hak veya menfaat sahibi olmasına veya öteki hisse ile ilgisi olmasına bakılmaksızın, icra edebilirler veya kullanabilirler.
Yurtdı-şında
25. (1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında on dört günden daha uzun bir süre kalma niyetinde olan bir mütevelli, aksine bulunul-duğu herhangi bir hukuk veya adalet kuralına bakılmaksızın, mütevelli sıffatıyle kendisine verilen tröstlerin, yetkilerin ve takdir sırada tröst yetkilerinin tümünü veya herhangi birini, ülkeden gaybubet ettiği süre içinde gerek tek başına gerekse başka kişi veya kişilerle yetkile-rinin müştereken icra etme veya kullanma yetkisini vekâletname ile, bir tröst kuruluşu dahil, herhangi bir kişiye devredebilir.
devri Ancak, diğer mütevellinin sadece bir kişi olduğu ve onun da bir tröst kuruluşu olmadığı hallerde, diğer mütevelli bu fıkra uyarınca vekil olarak atanmaz.
(2) Bu madde uyarınca verilen bir vekâletnameyi veren mütevelli, vekaletnameyi verdiği kişinin işlem veya eylemlerinden veya temerrüdünden kendinin işlem veya eylemleri veya temerrüdü imiş gibi sorumlu olur.
Vekâletnameyi veren kişi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışına çıkmadıkça ve çıkıncaya kadar vekâletname yürürlüğe girmez ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine dönmesi veya giriş yapması ile iptal olunur..
Bölüm 39
(4) Vekâletname, Tasdik Memurları Yasasının öngördüğü şekilde tasdik edilir ve aslına uygun bir sureti, vekâletnameyi verenin yemin tahtında yapacağı bir beyannameyle birlikte Baş Mukayyidin dairesine teslim edilir. Mütevellinin yeminli beyannamede beyan tarihinden veya beyannamede belirtilen tarihten başlayarak on dört günden daha uzun bir süre için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında bulunma niyetinde olduğunu beyan etmesi gerekir.
(5) Yukarıda sözü edilen beyannamede, ve vekâletname ile vekil atanan kişinin, vekâletnamenin yürürlüğe girdiğine ve vekaletnamenin vekaletnameyi verenin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine dönmesi veya giriş yapması ile iptal edilmemiş olduğuna dair yaptığı yeminli bir beyannamede beyan edilen olgular, vekil ile muamelede bulunmuş herhangi bir kişi lehine kesin kanıt oluşturur.
(6) Vekaletname ile verilen yetkinin hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş olmasına veya yetkinin vekaletnameyi verenin bir fiili veya ölümü nedeniyle veya başka nedenle iptal edilmiş olmasına bakılmaksızın, vekil ile muamelede bulunmuş herhangi bir kişi lehine vekilin yaptığı herhangi bir işlem veya eylem veya icra veya imza ettiği herhangi bir enstrüman, bu kişinin vekaletnameyle verilen yetkinin hiçbir zaman yürürlüğe girmediğine veya muamele konusu işlem veya eylem yapılmadan veya enstrüman icra veya imza edilmeden önce yetkinin iptal edilmiş olduğuna dair fiilen bilgisi olmadıkça, vekâletnameyi veren kişi hayatta ve tamamen ehil imiş ve söz konusu işlem veya eylemi kendisi yapmış ve enstrümanı kendisi icra veya imza etmiş gibi geçerli ve etkili olur.
Kendine vekâletname verilen kişi, tröstleri icra etmek veya yetkileri kullanmak amacıyla, yasa ile veya tröstü tesis eden enstrüman ile vekaletnameyi veren kişiye mütevelli sıfatıyla verilen yetkilerin herhangi birini, kayıtlı herhangi bir sermaye payını (stoku) devretmek için devir işlemi yapma yetkisini bir vekile devretme dahil, kullanabilir, ancak bu maddenin öngördüğü vekil atama veya yetki devretme yetkisini kullanamaz.
(8) Vekilin herhangi bir sermaye payı (stok) ile ilgili işlem yaparken, bir tröst gereğinin icrası amacıyla işlem yapmakta olduğu, bu madde uyarınca verilen herhangi bir vekâletnameden veya bu gibi bir vekâletname amaçları için gerekli herhangi bir şahadetten veya başka şeyden görüldüğünde, sermaye payının (stokun) defterlerinde tröst hakkında ihbarı da içerir biçimde yazılı veya kayıtlı bulunan kişiyi herhangi bir amaç için etkiler şeklinde yorumlanmaz.
(9) Bu madde amaçları bakımından, bir vekâletnamenin geçerlilik süresi verildiği tarihten başlayarak üç yılı aşamaz.
İkinci Bölüm
Kayıp veya Zarara karşı Tazmin Edilme Hakları
Kiralara ve
26. (1) Bir şahsi temsilci veya mütevelli bu sıfatlarla -- ahitlere herhangi bir kira sözleşmesinin (lease) saklı tuttuğu veya içerdiği kira, ahit (covenant) veya anlaşma ; veya ilişkin bir taşınmaz mala yükletilen kira yükümlülüğünün (rent charge) ivazı olarak yapılan herhangi bir bağış uyarınca ödenmesi sorum-luluklara öngörülen kira veya bağışın içerdiği ahit veya anlaşma ; veya karşı koruma yukarıdaki bentlerin herhangi birinde atıfta bulunulan herhangi bir kira, ahit veya anlaşma ile ilgili olarak verilen tazminat, hususunda sorumlu olduğunda, aşağıda zikredilen devir tarihine kadar kira sözleşmesi veya bağış uyarınca birikmiş olabilecek ve talep edilen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine, ve, gerekli olduğu hallerde, kiracının veya bağışın yapıldığı kişinin kiralanan veya bağışla verilen mala harcamayı kabul ettiği herhangi bir saptanmış ve belirli miktara karşılık, harcama süresinin henüz gelmiş olmamasına rağmen, ileride yapılabilecek herhangi bir talebi karşılamaya yeterli bir meblâğı ayırması üzerine ve bu takdirde, şahsi temsilci veya mütevelli kiralanmış veya bağışlanmış malı bir satın alıcıya, vasiyetnamede belirtilen varise veya kendisine mal vasiyet edilen kişiye veya malın kendisine devredilmesini isteme hakkına sahip başka bir kimseye devredebilir, ve bunun üzerine de --
(i) vasiyetname bırakarak veya bırakmadan ölen kişinin terekesinden geriye kalan kısmını, veya, duruma göre, (yukarıda belirtilen şekilde bir meblâğ ayrılmışsa bu meblâğ dışında) tröstün terekesini söz konusu kira sözleşmesi veya bağış uyarınca gelecekte doğabilecek başka herhangi bir yükümlülüğü karşılamak için ölenin terekesinden veya tröst terekesinden, duruma göre, herhangi bir kısmını veya daha fazla kısmını ayırmaksızın, hak sahibi olan kişilere veya hak sahibi kişiler arasında dağıtabilir ;
(ii) böyle bir dağıtıma bakılmaksızın, daha sonra söz konusu kira sözleşmesi veya bağış tahtında yapılacak talepler için şahsen sorumlu olmaz.
(2) Bu madde, kiraya verenin veya bağışı yapanın, veya kiraya verenden veya bağışı yapandan gelen bir hak elde eden kişilerin, ölenin malvarlığının veya tröst malının dağıtılmış olabileceği kişilerin her birine geçen malın takibini yapma ve bu hususta talepte bulunma hakkına halel getirmez şeklinde etkili olur, ve vasiyetnamenin veya, varsa, tröst tesis enstrümanının aksine içerdiği herhangi bir kurala bakılmaksızın uygulanır.
(3) Bu maddede :--
" bağış" kiranın bir sınırlama, bağış, saklı tutma veya başka şekilde oluşturulup oluşturulmadığına bakılmaksızın, bir bağışa uygulanır, ve bir bağış yapılması için bir anlaşmayı ve yukarıda sözü edildiği şekilde bağış ile ilgili herhangi bir kayıp veya zarara karşı tazmin etmeyi öngören veya yükümlülüklerde değişiklik yapan herhangi bir enstrümanı içerir ;
" Kiralama (lease)" bir alt kiralamayı ve bir kiralama veya alt kiralama için anlaşmayı ve yukarıda sözü edildiği şekilde kiralama ile ilgili herhangi bir kayıp veya zarara karşı tazmin etmeyi öngören veya yükümlülüklerde değişiklik yapan herhangi bir enstrümanı içerir ;
" Kiracı " veya " bağışı alan " onlardan gelen bir hakkı elde eden kişilerin her birini içerir.
İlân yolu ile
27. (1) Mütevelliler veya şahsi temsilciler, herhangi bir taşınır veya taşınmaz malı hak sahibi olan kişilere devretme veya koruma hisselerini bunlar arasında dağıtma amacıyla, böyle bir devir veya dağıtım yapma niyetinde olduklarına dair Resmî Gazetede ve, yargı yetkisine sahip bir Mahkemenin bir tereke idare davasında herhangi bir özel meselede verebileceği direktife uygun olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında yayınlayacakları ilânlar dahil, başka benzer ilânlarla duyuruda bulunabilirler, ve ilgili herhangi bir kişinin, duyuruda veya birden fazla duyuru yayımlanmışsa son duyuruda saptanan ve iki aydan daha kısa olmayan süre içinde, duyurunun ilgili olduğu mala veya herhangi bir kısmına ilişkin talebi hususunda ayrıntılı bilgileri mütevellilere veya şahsi temsilcilere göndermesini isteyebilirler.
(2) Mütevelliler veya şahsi temsilciler duyuruda saptanan sürenin sona ermesi üzerine, duyuruya konu teşkil eden malı veya herhangi bir kısmını, resmi olsun veya olmasın sadece kendilerine yapılan talepleri dikkate alarak, hak sahibi olan kişilere devredebilirler veya onlar arasında dağıtabilirler, ve bu devir veya dağıtım sırasında talebi hususunda ihbar almadıkları herhangi bir kişiye karşı bu şekilde devredilen veya dağıtılan mal ile ilgili olarak sorumlu olmazlar ; ancak bu maddenin içerdiği hiç bir kural :--
(a) herhangi bir kişinin, bir satın alıcı dışında herhangi bir kişinin eline geçmiş olabilecek malın veya bu gibi malı temsil eden herhangi bir malın takibini yapma ve talepte bulunma hakkına halel getirmez ; veya
(b) mütevellileri veya şahsi temsilcileri bir mal satın alma niyetinde olan bir kişinin yapması tavsiye edilecek araştırmalara benzer araştırmalar yapma mecburiyetinden kurtarmaz.
(3) Bu madde, vasiyetname veya, varsa, tröst tesis enstrümanının içerdiği aksine herhangi bir kurala bakılmaksızın uygulanır.
İhbar
28. Birden fazla tröst veya tereke amaçları için icraatta bulunan bir mütevelli veya şahsi temsilci, herhangi bir belirli husu-sunda tröste veya terekeye ilişkin herhangi bir enstrüman, belge, mesele, olgu veya şey hakkında elde ettiği ihbardan, eğer bu ihbarı koruma salt başka bir tröst veya tereke amaçları için icraatta bulunmakta olması veya bulunmuş olduğu nedeniyle elde etmiş ise, hileli bir durum yoksa, etkilenmez.
Müte-vellilerin
29. Bir vekâletname altında veya uyarınca iyi niyetle icraatta bulunmakta olan veya para ödeyen bir mütevelli, icraatta veya bazı ödemede bulunduğu sırada vekâletnameyi veren kişinin hukuken kısıtlı, müflis veya ölü olması veya vekâletnamedeki yetkiyi vekalet-name-le hükümsüz kılacak bir fiilde bulunmuş veya böyle bir fiile maruz kalmış olması gerçeği nedeniyle, bu gerçek mütevelli tarafından rle ilgili icraatta veya ödemede bulunduğu zaman bilinmiyorsa idi, bu gibi icraat veya ödemeden sorumlu olmaz.
olarak temize Ancak :--
çıkarıl-ması (a) bu maddenin içerdiği hiç bir kural paraya hakkı olan herhangi bir kişinin ödemenin yapıldığı kişi aleyhine olan hakkını etkilemez ;
paraya hakkı olan kişi, mütevelli aleyhine talepte bulunmuş olsaydı elde edebileceği çarenin aynisini, paranın ödendiği kişiden talep ve elde etme hakkına sahiptir.
Müte-vellilerin
30. (1) Bir mütevelli, formalite icabı herhangi bir makbuz imzalamasına bakılmaksızın sadece fiilen aldığı para veya menkul zarara karşı kıymetler için yükümlülük altında olur, ve sadece kendi işlem ve eylemlerinden, tahsilatından, ihmallerinden, veya temerrüdünden zımni tazmin sorumlu ve hesap vermekle zorunlu olur, ve bizzat kendinin kasıtlı temerrüdü sonucu meydana gelmedikçe, başka herhangi bir edilme hakkı mütevellinin veya herhangi bir tröst parasının veya menkul kıymetlerinin yatırılmış olabileceği herhangi bir bankacının, borsacının veya başka kişinin işlem ve eylemlerinden, tahsilatından, ihmallerinden, veya temerrütlerinden, veya herhangi bir menkul kıymetin yetersizliğinden veya eksikliğinden ötürü sorumlu ve hesap verme zorunluluğunda olmaz.
(2) Bir mütevelli, tröstlerin veya yetkilerin icrası ve kullanılması için veya ilgili olarak yaptığı tüm harcamaları, vakıf emlâkinden geri alabilir veya ödeyebilir veya karşılayabilir.
Üçüncü Bölüm
Nafaka, Hayatta İlerleme İçin Avans, Koruyucu Tröstler.
Ergin yaşa
31. (l) Herhangi bir mal, herhangi bir kişi yararına edinilmiş (vested) veya edinilmesi bir koşula veya bir olayın gelin-meden gerçekleşmesine bağlı herhangi türden bir menfaati öngören bir tröst altında mütevelliler yedinde bulundurulduğunda, mala etken önce gelirin daha önceki herhangi bir menfaate veya yükümlülüğe tabi olarak :-- nafaka için
kullanıl-ması (a) bu kişinin ergin olmadığı süre içinde, menfaati o zamana kadar devam ederse veya bu süre içinde devam ettiği zamana kadar, ve fazlalığın mütevelliler, sadece kendi takdirlerine göre -- birikti-rilmesi (i) ayni amaçla kullanılabilecek başka herhangi bir fon; veya yetkisi küçüğün nafakasını veya eğitimini kanunen sağlamakla yükümlü herhangi bir kişi
bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, tröst malından sağlanan geliri, eğer sağlanıyorsa, tüm hal ve koşullara göre makûl sayılacak ölçüde bütünüyle veya gereken kısmını, nafakası, eğitimi veya yararı için varsa velisine veya vasisine öderler veya başka suretle bu amaçlarla kullanırlar; ve
(b) Böyle bir kişi on sekiz yaşını doldurduğunda bu gibi gelirde edinilmiş (vested) bir menfaata sahip değilse, mütevelliler o malın gelirini ve (2). fıkra uyarınca gelirde meydana gelecek artışını, gelir içinden edinilmiş (vested) bir menfaat elde etme aşamasına gelinceye kadar veya ölünceye veya menfaati son buluncaya kadar ona öder Ancak mütevelliler, bir kişiye ergin olmadığı süre içerisinde yukarıda belirtilen amaçlar için malın gelirinin tümünün mü yoksa bir kısmının mı ödeneceğine veya kullanılacağına karar verirken, küçüğün yaşı ile gereksinmelerini ve genel olarak meselenin hal ve koşullarını ve özellikle ayni amaçlarla kullanılabilen başka gelir varsa bu gibi geliri dikkate alırlar; ve birden fazla fonun gelirinin bu amaçlarla kullanılabileceği mütevellilerin bilgisine geldiğinde, fonların tüm geliri yukarıda sözü edildiği şekilde ödenmediği veya kullanılmadığı takdirde veya Mahkeme başkaca bir emir vermedikçe, pratikte mümkün olduğu kadarıyla, her fonun gelirinden orantılı olarak sadece bir bölümü bu şekilde ödenir veya kullanılır.
(2) Böyle bir kişinin küçüklüğü süresince, menfaati o kadar uzun süre devam ederse, mütevelliler o gelirin tüm bakiyesini mürekkep faizle ve bu suretle sağlanacak geliri zaman zaman yetkili yatırımlarda kullanmak suretiyle biriktirirler ve bu birikimleri aşağıdaki şekilde yedlerinde bulundururlar :-- Böyle herhangi bir kişi –
(i) On sekiz yaşını doldurursa veya on sekiz yaşını doldurmadan önce evlenirse ve ergin olmadığı sırada veya evlenene kadar bu gibi gelirdeki menfaati edinilmiş (vested) bir menfaat ise ; veya
(ii) On sekiz yaşını doldurması üzerine veya o yaşa gelmeden evlenmesi üzerine gelirin sağlandığı malın hak sahibi olursa ;
mütevelliler birikimleri tamamen ve koşulsuz olarak o kişi için tröst altında tutarlar, ve o kişinin, henüz ergin olmamasına rağmen evlenmesinden sonra verdiği makbuz geçerli bir aklama sayılır ; ve
(b) başka herhangi bir durumda, mütevelliler, böyle bir kişinin bu gibi gelirde edinilmiş (vested) bir menfaat sahibi olduğuna bakılmaksızın, biriken parayı, birikimin sağlandığı malın kapitalinin bir artışı olarak ve tüm amaçlar bakımından bu kapital ile birlikte tek bir fon şeklinde tutarlar,
ancak, mütevelliler, o kişinin küçüklüğü süresince, menfaati o kadar uzun süre devam ederse, bu birikimleri, veya bunların herhangi bir bölümünü, o cari yıl içerisinde sağlanmış gelir imiş gibi kullanabilirler.
(3) Koşula veya bir olayın gerçekleşmesine bağlı bir menfaat söz konusu olduğunda bu madde sadece sınırlama veya tröst uyarınca mal gelirinin ara gelir sağlayacağı hallerde uygulanır; ancak, bir vasiyetname altında kendisine velisi veya veli statüsüne sahip bir kişi (in loco parentis) tarafından vasiyet edilmiş, gelecekte gerçekleşecek veya koşula veya bir olayın gerçekleşmesine bağlı bir mirasa, bu miras genel hukuka göre bu mirasçının nafakası için faiz taşıyorsa ve faiz taşıdığı sürece, uygulanır, ve böyle bir durumda faiz oranı, mevcut gelir yeterli ise, ve aksini öngören herhangi bir Mahkeme Tüzüğüne bağlı kalınması koşuluyla, yılda yüzde beş lira olur*.
(4) Bu madde, edinilmiş (vested) bir yıllık tahsisata (anüite - annuity), yıllık tahsisat mütevellilerinin tröste bağlı olarak yedlerinde bulundurdukları malın gelirinin tahsisatı alma hakkına sahip kişiye ödenmesi öngörülen ayni süre boyunca ödenen bir gelirmiş gibi uygulanır, ancak, her halükarda yıllık tahsisatı almaya hak sahibinin ergin olmadığı süre boyunca biriken paralar mutlak surette tahsisatı almaya hak sahihi kişi veya şahsi temsilcileri yararına tröste bağlı olarak tutulurlar.
Hayatta
32. Mütevelliler, gerek koşulsuz gerekse belirli bir yaşı doldurması koşuluna veya başka herhangi bir olayın yer alması ilerleme amaçlı koşuluna bağlı olarak. veya belirli bir yaşı doldurmadan ölmesi veya başka herhangi bir olayın yer alması üzerine bağışın avans verme başkasına intikaline tabi olarak tröst malının kapitalinin veya herhangi bir hissesinin hak sahibi olan herhangi bir kişiye, yetkisi hayatta ilerlemesi veya yararı için kendi mutlak takdirlerine göre uygun olduğunu düşündükleri şekilde tröste tabi herhangi bir kapitali herhangi bir zaman veya zamanlarda ödeyebilirler veya kullanabilirler. Böyle bir kişinin menfaatinin, menfaat sahiplerinin tayini için mevcut bir yetkinin (power of appointment) kullanılması sonucu, veya iptal edilmesi ile son bulabileceğine veya bu kişinin mensup olduğu menfaat sahipleri sınıfındaki menfaat sahiplerinin çoğalması nedeniyle azalabileceğine bakılmaksızın, tröste tabi kapital bu şekilde ödenebilir veya kullanılabilir:
Ancak :--
(a) herhangi bir kişinin hayatta ilerlemesi amacıyla veya yararı için bu şekilde ödenen paranın toplam miktarı, bu kişinin tröst malında var olduğu varsayılan veya edinilmiş (vested) hissesinin veya menfaatinin yarısını aşamaz ; ve
(b) bu kişi, tröst malındaki bir hisseye, kesinlikle koşulsuz olarak ve iptal edilemez bir şekilde, hak sahibi ise veya olduğunda, bu şekilde ödenmiş veya kullanılmış para, böyle bir hissenin bir bölümü olarak hesaba katılır ; ve
(c) ödenen veya kullanılan parada, edinilmiş (vested) veya koşula veya bir olayın gerçekleşmesine bağlı ve önceliği olan bir ömür boyu menfaatine veya başka öncelikli herhangi bir menfaate hak sahibi olan kişi, doğmuş ve hayatta ve ergin olmadıkça ve bu ödemeye veya kullanıma yazılı olarak rıza göstermedikçe, böyle bir kişinin haklarını haleldar edecek bir ödeme yapılamaz veya para kullanılamaz.
Koruyucu
33. (1) Herhangi bir yıllık tahsisat (annuity) veya başka periyodik gelir ödenmesi dahil, herhangi bir gelirin bu maddede " tröstler esas yararlanıcı" olarak anılan herhangi bir kişinin yararına hayatta olduğu sürece veya daha kısa bir süre için koruyucu tröst altında tutulması öngörüldüğünde, söz konusu gelir, bu maddede "tröst süresi " olarak anılan süre içerisinde, önceliğe sahip herhangi bir menfaate halel gelmeksizin, aşağıdaki tröstlere tabi olarak tutulur :--
(a) tröst süresi boyunca, veya, gerek öncelikli bir menfaatin sona ermesinden önce gerekse sonra, eğer tröst süresi içerisinde ödenebilen gelir, esas yararlanıcıya herhangi bir fiilde veya şeyde bulununcaya veya bulunmaya teşebbüs edinceye veya böyle bir fiil veya şeye maruz kalıncaya, veya, yasal veya açıkça verilmiş bir yetki uyarınca verilen bir avans dışında, herhangi bir olay yer alıncaya kadar olan süre içinde mutlak surette ödenebilir olsaydı, bu hallerin herhangi biri üzerine esas yararlanıcının bu geliri veya herhangi bir bölümünü alma hakkından mahrum olacağı zamana değin, ayrıca tröst süresinin sona ermesi üzerine, hangisi daha önce ise, söz konusu gelirin tröstünün sona ereceği veya son bulacağı zamana kadar, esas yararlanıcı lehine tröste tabi olarak;
(b) yukarıda sözü edilen tröst, tröst süresinin devamı sırasında, sona erer veya son bulursa, o zaman, tröst süresinden geriye kalan süre içerisinde, söz konusu gelir, mütevellilerin kendi mutlak takdirine göre ve bu takdir yetkisinin kullanımı nedeniyle hesap verme sorumlulukları olmaksızın, uygun görecekleri aşağıdaki kişilerin tümünün veya herhangi birinin veya daha fazlasının nafakası veya geçimi için ve diğer kişi veya kişileri dışta tutarak kullanılması tröstüne bağlı olarak tutulur--
(i) esas yararlanıcı ve karısı veya kocası, ve esas yararlanıcının veya karısının veya kocasının, varsa, çocukları veya, varsa, daha uzak füruu ; veya
(ii) esas yararlanıcının hayatta karısı veya kocası veya füruu yoksa, esas yararlanıcı ve esas yararlanıcı fiilen ölmüş olsaydı, duruma göre, tröst malına veya gelirine veya, varsa, yıllık tahsisat (annuity) fonuna veya yıllık tahsisat bakiyesine hak sahibi olacak kişiler.
(2) Bu madde, bu Yasa yürürlüğe girmeden önce yürürlüğe giren tröstlere uygulanmaz, ve tröst tesis enstrümanının içerdiği yukarıda sözü edilen zımni tröstlerin (implied trusts) herhangi bir değişik şekline bağlı olarak etkili olur.
(3) Bu maddenin içerdiği hiç bir kural, tröst tesis enstrümanının içeriğinde bulunmuş olsaydı iptal edilebilecek olan bir tröstü geçerli kılar şekilde etkili olmaz.
IV. KISIM
MÜTEVELLİLERİN ATANMASI VE MÜTEVELLİLİKTEN ÇIKARILMA
Müte-velli
34. (1) Bu Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılan veya yürürlüğe giren ve taşınır veya taşınmaz malların bir tröste bağlı sayısının olarak tesisi ve elden çıkarılması ile ilgili olarak-- sınırlan-dırılm (a) tröstün mütevelli sayısı hiçbir halde dörtten fazla olamaz, ve mütevelli olarak dörtten fazla kişinin adı gösterildiğinde, ası sadece ilk adı gösterilen dört kişi, işlem ve eylemde bulunmaya muktedir ve istekli ise, mütevelli olur, ve adı gösterilen öteki kişiler mütevelli olmazlar, meğerki bir münhalın çıkması halinde mütevelli olarak atanmış olsunlar ;
(b) mütevelli sayısı dördün üzerine çıkarılamaz.
(2) Mütevelli sayısına burada konulan kısıtlama, hayır ve kamu amaçları ile dinsel amaçlar için mütevellilerin yedine verilen mala uygulanmaz.
Yeni veya ek
35. (1) Gerek başlangıçtan atanmış gerekse başkasının yerine ikame yoluyla atanmış ve gerek Mahkeme tarafından gerekse başka mütevelli atama suretle atanmış olsun, bir mütevelli öldüğünde, veya on iki aydan fazla bir süre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında yetkisi kaldığında, veya yedine verilen veya emanet edilen tröstlerin veya yetkilerin tümünden veya herhangi birinden serbest bırakılmayı istediğinde, veya bu gibi tröstler ve yetkilerle ilgili işlem veya eylemde bulunmayı red ettiğinde veya işlem veya eylemde bulunmaya uygun birisi veya muktedir olmadığında, veya ergin değilse, o zaman, bu Yasanın mütevelli sayısına koyduğu kısıtlamalara bağlı kalınması koşuluyla
(a) varsa, tröst tesis enstrümanında yeni mütevellilerin atamalarını yapmak amacıyla naspedilen kişi veya kişiler ; veya
(b)böyle bir kişi, veya işlem veya eylemde bulunmaya istekli bir kişi yoksa, o zaman, ilgili zamanda hayatta kalan veya mütevelliliğe devam eden mütevelliler veya mütevelli, veya hayatta kalan veya mütevelliliğe devam eden son mütevellinin şahsi temsilcileri,
yukarıda sözü edildiği veçhile ölen, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında kalan, serbest bırakılmak isteyen, reddeden veya uygun veya muktedir olmayan veya ergin olmayan mütevellinin yerine (atama yetkisini kullanmakta olan kişiler olsun veya olmasın) bir veya daha fazla kişiyi yazılı olarak mütevelli atayabilirler.
(2) Tröst tesis enstrümanının içerdiği bir yetki uyarınca bir mütevelli görevinden uzaklaştırıldığında, uzaklaştırılan mütevelli ölen bir mütevelli imiş gibi, veya mütevelli bir tüzel kişi idiyse mütevellililikten serbest bırakılmasını istemiş gibi, yerine yeni bir mütevel1i veya yeni mütevelliler atanabilir, ve bu madde kuralları, bu Yasanın mütevelli sayısına koyduğu kısıtlamalara bağlı olarak, gereğince uygulanır.
(3) Mütevelli olan bir tüzel kişi bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra dağıtılırsa veya dağıtılmışsa, o zaman, bu madde amaçları ve bu maddenin değiştirdiği başka herhangi bir Yasa amaçları bakımından, şirket, dağıtıldığı tarihten başlayarak yedine verilen veya emanet edilen tröstler ve yetkiler ile ilgili olarak işlem veya eylemde bulunmaya muktedir değilmiş ve olmamış sayılır..
(4) Hayatta son kalan veya mütevelliliğe devam eden son mütevellinin şahsi temsilcilerine bu maddenin (1). fıkrasının veya daha önceki benzer herhangi bir Yasanın verdiği atama yetkisi, hayatta kalan veya devam eden bu gibi mütevellinin vasiyetnamesini kanıtlamış ilgili zamandaki vasiyetname tenfiz memurlarınca (başlangıçtan veya temsilen atanmış olsunlar veya olmasınlar) veya ilgili zamandaki tereke idare memurları tarafından, vasiyetname tenfiz memurluğunu red veya vasiyetnameyi kanıtlamamış olan tenfiz memurunun rızasını almaksızın, kullanılır ve her zaman böyle kullanılmış sayılır.
(5) Ancak tereke tenfiz memurluğunu red etmek niyetinde olan bir tek veya hayatta son kalan vasiyetname tenfiz memuru, veya tüm vasiyetname tenfiz memurlarının hepsi tereke tenfiz memurluğunu red etmek niyetinde olduklarında, tenfiz memurluğunu red etmeden önce herhangi bir zaman, atama yetkisini kullanmaya istekli iseler, vasiyeti tenfiz memurluğu görevini bu yetkiyi kullanmakla kabul etmeksizin, bu maddenin veya daha önceki benzer bir Yasanın verdiği atama yetkisini kullanma yetkisine sahiptirler ve daima da sahip olmuş sayılırlar.
(6) Bir tröst kuruluşu dışında bir mütevelli, bir tröstte tek başına mütevellilik yapmak için atanırsa veya başlangıçtan atanmışsa, veya herhangi bir tröstte hiçbiri bir tröst kuruluşu olmayan ve gerek başlangıçtan gerekse başkasının yerine ikame yoluyla ve gerek Mahkeme tarafından gerekse başka suretle atanmış olsun veya olmasın üçten fazla mütevelli yoksa, o zaman ve bu gibi herhangi bir durumda :--
(a) varsa, tröst tesis enstrümanı ile yeni mütevelli atama amacıyla naspedilen kişi veya kişiler ; veya
(b)böyle bir kişi yoksa veya işlem veya eylemde bulunmaya muktedir ve istekli böyle bir kişi yoksa, o zaman ilgili zamandaki mütevelli veya mütevelliler,
başka bir kişiyi veya kişileri yazılı olarak ek mütevelli atayabilirler, ancak, varsa, tröst tesis enstrümanı veya herhangi bir Yasa aksini öngörmedikçe, herhangi bir ek mütevelli atamak zorunluluğu bulunmadığı gibi, bu gibi bir atamaya dayanarak mütevelli sayısı dörtten fazlaya çıkarılamaz..
(7) Bu madde uyarınca atanan her yeni mütevelli, tröst malının tümü yasa ile veya yapılan beyan yolu ile veya başka şekilde yedine geçtikten sonra olduğu kadar geçmeden önce de, varsa, tröst tesis enstrümanı uyarınca başlangıçtan bir mütevelli olarak atanmış gibi her hususta işlem veya eylem yapabilir ve ayni yetkilere, salahiyetlere ve takdir yetkisine sahip olur.
(8) Bu maddenin ölmüş bir mütevelliye ilişkin kuralları bir vasiyetnamede mütevelli olarak gösterilen ancak vasiyetname sahibinden önce ölen herhangi bir kişinin durumunu da içerir, ve devam eden bir mütevelliye ilişkin kurallar, bu madde kurallarının icrası için işlem veya eylemde bulunmaya istekli olması halinde reddeden veya görevden çekilen bir mütevelliyi de içerir.
(9) Bir mütevelli olup da akli düzensizliği veya akıl hastası olan bir kişi, ayni zamanda tröst malında tasarrufa dayalı bir yararlanma hakkına da sahipse, devam etmekte olan mütevelliler veya mütevelli, Mahkeme izin vermedikçe, bu madde uyarınca yerine yeni bir atama yapamaz.
Müte-vellilerin
36. (1) Bir mütevellinin tröst malının tümü veya herhangi bir bölümü için atanması üzerine :-- atanma-sına (a) mütevelli sayısı, bu Yasanın mütevelli sayısına ilişkin kısıtlamalara bağlı kalınması koşuluyla, arttırılabilir ; ve ilişkin ek (b) tröst malının başka bölümleri için yeni mütevelliler veya yeni bir mütevelli atanmadığına veya atanmayacağına bakılmasızın, kurallar tröst malının başka. herhangi bir bölümüne veya bölümlerine ilişkin atamalardan ayrı olarak tröste tabi malların herhangi bir bölümü için, sayıları dördü aşmayan ayrı bir mütevelli grubu atanabilir, ve mevcut herhangi bir mütevellili de bu gibi ayrı mütevelli gruplarına atanabilir veya bu gibi ayrı mütevelli grubunun bir mütevellisi olarak kalabilir, veya başlangıçta sadece bir mütevelli atanmış idi ise, aşağıda öngörüldüğü dışında, ayrı bir mütevelli atanabilir ; ve
(c) başlangıçta sadece bir mütevellinin atandığı durumlarda, aşağıda öngörüldüğü dışında, birden fazla yeni mütevelli atamak, veya başlangıçta iki mütevelliden fazla mütevelli atandığında başlangıçtaki mütevelli sayısını doldurmak için birden fazla yeni mütevelli atamak zorunlu değildir, ancak, başlangıçta sadece bir mütevelli atanmış olduğu ve bir mütevelli tek başına atandığında kapitalin bütünü için geçerli makbuzlar verebileceği durumlar dışında, tröstü ifa etmek için mütevelli olarak işlem veya eylemde bulunmak üzere bir tröst kuruluşu veya en az iki kişi olmadıkça, bir mütevelli tröst görevinden serbest bırakılamaz ; ve
(d) tröst malının veya herhangi bir bölümünün, tek başına mütevelli olacak bir kişinin, veya mütevelli olan kişilerin müştereken yedine verilmesi için gerekli beyanname veya şey icra edilir veya yapılır.
(2) Mütevelli atandığında, tröst uyarınca meydana gelen kapitalin tümü için makbuz verilemeyecekse, bu Yasanın içerdiği hiç bir kural, atanan tek mütevelli bir tröst kuruluşu değilse, bir kişinin tek başına mütevelli olarak atanmasına yetki vermez.
Bir tröstteki
37. (1) Bir taşınmaz mal ile ilgili herhangi bir amaç için yeni bir mütevelli ataması yapan ve bu Yasa yürürlüğe girdikten münhalın kanıtı sonra yürürlüğe giren bir enstrümanın, bir mütevellinin on iki aydan uzun bir süre için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında kaldığı veya işlem veya eylemde bulunmayı reddettiği veya bulunmaya uygun veya muktedir olmadığı, veya tröst malında tasarrufa dayalı bir yararlanma hakkına sahip olmadığı yolunda içerdiği bir beyan, malın bir satın alıcısı lehine belgelediği hususların kesin kanıtını oluşturur.
(2) Böyle bir beyana dayanılarak yapılan yeni bir mütevelli atanması, ve atamayı müteakip tröst malının yeni mütevelli yedine devrini (vesting) açıkça veya zımnen öngören herhangi bir beyanname, bu gibi satın alıcının lehine geçerli olur.
Yeni atama
38. (1) Bir mütevellinin tröst görevinden ayrılmaya istekli olması halinde ve, görevden ayrıldıktan sonra tröstü ifa etmek için yapıl-madan işlem veya eylemde bulunmak üzere bir tröst kuruluşunun veya en az iki kişinin mütevelli olarak mevcut olduğu durumlarda, bu müte-vellinin mütevelli tröst görevinden ayrılmaya istekli olduğunu yazılı olarak beyan ederse, ve kendisiyle birlikte müştereken mütevelli görev-den ay- olan kişiler ve, varsa, mütevelli atamaya yetkili başka bir kişi, mütevellinin görevden serbest bırakılmasına ve tröst malının rılması sadece müştereken görev yapan mütevellilerin yedine verilmesine (vesting) yazılı olarak rıza gösterirlerse, görevden ayrılmak isteyen mütevelli, tröstten ayrılmış sayılır, ve yerine yeni bir mütevelli ataması yapılmaksızın, bu enstrümanla, bu Yasa uyarınca tröst görevinden çıkarılır.
(2) Tröst malını sadece devam etmekte olan mütevellilerin yedine vermek (vesting) için gerekli olan herhangi bir beyannamenin veya şeyin icra edilmesi veya yapılması gerekir.
Tröst malının
39. (1) Herhangi bir tröstü ifa etmek için bir enstrümanla yeni mütevelli atandığında, o zaman :-- yeni veya devam (a) enstrüman, tröste tabi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan herhangi bir taşınır veya taşınmaz maldaki herhangi bir eden menfaatin, veya tröste tabi herhangi bir alacağı veya dava ile elde edilebilen herhangi bir şeyi (thing in action) istirdat etme mütevel-lilerin veya alma hakkının tröstü ifa etmek üzere enstrümana dayanarak mütevelli olan veya mütevelli olarak bulunan kişilerin yedine yedine verildiğine (shall vest) dair bir beyan içerirse, bu beyanname, herhangi bir devir veya temlik yapılmaksızın, beyannameye ilişkin verilmesi menfaati veya hakkı o kişilere müşterek sahipler olarak ve tröst amaçları için verme (vest) etkisini icra eder; ve (vesting) (b) böyle bir enstrüman, bu Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılırsa ve böyle bir beyan içermezse, enstrüman, içerdiği aksine herhangi bir açık hükme bağlı olarak, atamayı yapan kişi tarafından bir beyanname kapsamına alınabilecek tüm menfaat ve hakları kapsayan bir beyan içerirmiş gibi etkili olur.
(2) Görevden ayrılmakta olan bir mütevelli, yeni bir mütevelli atanmaksızın, yasanın öngördüğü yetki uyarınca bir enstrümanla görevden ayrıldığında --
(a) enstrüman, görevden ayrılmakta olan ve göreve devam etmekte olan mütevellilerin ve, varsa, mütevelli atama yetkisine sahip diğer kişinin yukarıda sözü edilen biçimde bir beyanını içerirse, bu beyan, herhangi bir devir veya temlik yapılmaksızın, beyannameye ilişkin menfaati veya hakkı sadece göreve devam eden mütevellilere müşterek sahipler olarak ve tröst amaçları için verme (vest) etkisini icra eder; ve.
(b) böyle bir enstrüman bu Yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılırsa ve böyle bir beyan içermezse, enstrüman, içerdiği aksine herhangi bir açık hükme bağlı olarak, yukarıda sözü edilen kişi tarafından bir beyannamenin kapsamına alınabilecek tüm menfaatleri ve hakları kapsayan bir beyan içerirmiş gibi etkili olur.
(3)Bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra açıkça yapılan bir mütevelli yedine verme beyannamesi (vesting declaration), verilecek olan hak veya menfaate beyanda açıkça atıfta bulunulmadığına bakılmaksızın, ve yasanın öngördüğü uyulması gereken diğer gereklerin yerine getirilmiş veya getirilmekte olması koşuluyla, (1)’inci ve (2)’inci fıkralarda sırasıyla değinilen kişilere, duruma göre, bu kişilere verilebilen ve verilmesi gereken menfaatleri ve hakları (atama veya görevden çıkarma enstrümanının içerdiği aksine herhangi bir hükme halel gelmeksizin) verir (vest) şeklinde etkili olur ve her zaman böyle etkili olmuş sayılır.
(4) Bu madde aşağıdakileri kapsamaz :--
(a) Taşınmaz Mal (Devir ve İpotek) Yasası veya onu değiştiren veya onun yerini alan başka herhangi bir Yasanın öngördüğü biçimde usulüne uygun olarak devredilebilen herhangi bir taşınmaz malı veya o maldaki herhangi bir menfaati ;
(b) Sadece bir şirketin veya başka kuruluşun tuttuğu defterlerde kayıtla veya yazılı bir yasanın öngördüğü biçimde devredilebilen herhangi bir payı (share), sermaye payını (stock), yıllık tahsisatı (annuity) veya malı.
Bu maddede "kiralama" alt kiralamayı ve bir kira anlaşmasını veya alt kira anlaşmasını içerir.
(5) Bu madde, 1 Ocak 1931 tarihinden sonra yapılan veya icra edilen enstrümanlara uygulanır.
11/1978
29/1981
V. KISIM
MAHKEMENİN YETKİLERİ
Birinci Bölüm
Yeni Mütevellilerin Atanması.
Mahkemenin yeni
40. (1) Yeni bir mütevelli veya yeni mütevelliler atanmasının uygun ve yararlı olduğu herhangi bir zaman, ve Mahkemenin mütevelli atama yardımı olmaksızın bunun gerçekleştirilmesinin uygunsuz veya zor olduğu veya pratik olmadığı görüldüğünde, Mahkeme, mevcut yetkisi herhangi bir mütevellinin veya mütevellilerin yerine veya onlara ek olarak, veya mevcut mütevelli bulunmamasına rağmen, yeni bir mütevelli veya mütevelliler atayan bir emir verebilir.
Mahkeme, özellikle ve yukarıdaki kuralın genelliğine halel gelmeksizin, bir hapislik cezasına çarptırılan veya akli düzensizliği olan veya akıl hastası olan veya iflâs eden bir kişi veya tasfiye edilmekte olan veya dağıtılan bir tüzel kişi olan bir mütevelli yerine yeni bir mütevelli atayan bir emir verebilir.
(2) Bu madde uyarınca verilen bir emrin, ve emri müteakip verilen herhangi bir mütevelli yedine verme (vesting) veya devir emrinin, herhangi bir enstrümanın içerdiği atama yetkisi uyarınca yapılan bir yeni mütevelli atanmasının yaratacağı etki ötesinde, herhangi bir eski veya devam eden mütevelli ile ilgili olarak veya başka suretle herhangi bir eski veya devam eden mütevelliyi aklayıcı daha fazla bir etkisi olmaz.
(3) Bu maddenin içerdiği kurallar vasiyetname tenfiz memuru veya tereke idare memuru atama yetkisi vermez.
Ücret ödeme
41. Mahkeme, Resmi Mütevelli dışındaki herhangi bir mütevellinin mütevelli olarak verdiği hizmetler için Mahkemenin uygun yetkisi görebileceği bir ücret almasına izin verebilir.
Mah-keme
42. Gereken yargı yetkisine sahip olan bir Mahkeme tarafından atanan her mütevelli, tröst malının yasa ile veya beyan yoluyla tarafın-dan veya başka şekilde yedine verilmesinden (vesting) sonra olduğu kadar verilmeden önce de, varsa, tröst tesis enstrümanı ile atanan yeni başlangıçtan mütevelli olarak atanmış gibi her hususta işlem veya eylem yapabilir ve tüm ayni yetkilere, salâhiyetlere ve takdir mütevel-linin yetkilerine sahip olur.
yetkileri
İkinci Bölüm
Tröst malının v.s. Mütevelli yedine verilmesi (vesting) emirleri
Taşın-maz malın
43. Aşağıdaki durumların herhangi birinde, yani :--
mütevelli (a) Mahkeme bir mütevelli atadığında veya atamış ise, veya herhangi bir yasanın öngördüğü veya açıkça mevcut bir yetki uyarınca yedine Mahkeme dışı bir işlemle bir mütevelli atandığında ;
verilmesi (b) Gerek bir yükümlülük yükletimi yoluyla gerekse başka şekilde herhangi bir taşınmaz mala veya maldaki menfaate sahip olma emirleri hakkını veya taşınmaz malın veya menfaatin tasarrufunu elde eden bir mütevelli --
(i) hukuken kısıtlı ise ; veya
(ii) Mahkemenin bölgesel yargı yetkisi dışında ise ; veya
(iii) bulunamazsa veya bir tüzel kişi ise dağıtılmışsa ;
(c) Bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaatin müştereken hak sahibi olan veya tasarrufunu elde etmiş olan iki veya daha fazla mütevelliden hayatta kalanın kim olduğu kesin olarak bilinmediğinde ;
(d) Bir taşınmaz maldaki menfaatin hak sahibi veya tasarruf edeni olduğu bilinen son mütevellinin hayatta veya ölü olup olmadığı kesin olarak bilinmediğinde ;
(e) Bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaatin ölmeden önce hak sahibi veya tasarruf edeni olan ölmüş bir mütevellinin şahsi temsilcisi bulunmadığında, veya bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaatin ölmeden önce hak sahibi veya tasarruf edeni olan ölmüş bir mütevellinin şahsi temsilcisinin kim olduğu kesin olarak bilinmediğinde ;
(f) Bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatin, bu gibi menfaat üzerine yükletilen yükümlülüğün lehtarı olması dolayısıyla ölmeden önce hak sahibi veya tasarruf edeni olan ölmüş bir kişinin şahsi temsilcisi bulunmadığında, veya bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatin, bu gibi menfaat üzerine yükletilen yükümlülüğün lehtarı olması dolayısıyla ölmeden önce hak sahibi veya tasarruf edeni olan ölmüş bir kişinin şahsi temsilcisinin kim olduğu kesin olarak bilinmediğinde, veya bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatin, üzerine yükletilen yükümlülüğün lehtarı olması dolayısıyla hak sahibi veya tasarruf edeni olan herhangi bir kişinin hayatta veya ölü olup olmadığı kesin olarak bilinmediğinde, veya bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatin, bu gibi menfaat üzerine yükletilen yükümlülüğün lehtarı olması dolayısıyla hak sahibi veya tasarruf edeni olan kişi Mahkemenin bölgesel yargı yetkisi dışında olduğunda veya bulunamadığında veya şirket ise dağıtılmış ise ;
(g) Bir taşınmaz malda herhangi bir menfaate veya menfaatin tasarrufuna müştereken veya tek başına hak sahibi olan, veya bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatte koşula veya bir olayın gerçekleşmesine bağlı müştereken veya tek başına bir hak sahibi olan bir mütevelliden, taşınmaz malın veya menfaatin devredilmesini veya hakkın serbest bırakılmasını isteme hakkına sahip bir kişi tarafından veya onun adına, taşınmaz malı veya menfaati devretmesi veya hakkı serbest bırakması talep edildiğinde ve mütevelli taşınmaz malı veya menfaati devretmeyi veya hakkı serbest bırakmayı, talep tarihinden başlayarak yirmi sekiz gün içerisinde kasten red veya ihmal ederse ;
(h)Bir taşınmaz mal veya taşınmaz maldaki herhangi bir menfaat gerek üzerine yükletilmiş bir yükümlülük yolu ile gerek başka suretle mütevellinin yedine verilmişse (vested) ve Mahkeme uygun görürse,
Mahkeme, taşınmaz malı veya böyle bir kişinin taşınmaz maldaki menfaatini, (bu Yasada “edinim veya yedine verme emri” (vesting order) olarak anılan) vereceği direktifle belirleyeceği herhangi bir suretle veya belirleyeceği herhangi bir menfaat için direktifle belirleyebileceği herhangi bir kişinin yedine veren bir emir ısdar edebilir :
Ancak :--
(a) emir, bir mütevelli atanması sonucu nedeniyle verildiğinde, taşınmaz mal veya taşınmaz maldaki menfaat, atanma üzerine mütevelli olan kişilerin yedine, Mahkeme tarafından direktifle belirlenebilecek menfaat için verilir; ve
(b) emir, başka bir kişi ile müştereken hak sahibi olan veya geçmişte başka bir kişi ile müştereken hak sahibi olmuş bir mütevelli ile ilgili olduğunda, ve bu mütevelli hukuken kısıtlı ise veya Mahkemenin bölgesel yargı yetkisi alanı dışında ise veya bulunamıyorsa, veya bir tüzel kişi ise dağıtılmış ise, taşınmaz mal, menfaat veya hak, hak sahibi olarak kalan öteki kişinin ya tek başına, ya da Mahkemenin atayabileceği başka herhangi bir kişi ile birlikte, yedine verilir.
Doğ-mamış
44. Bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaat, doğmamış bir kişi veya doğmamış kişiler sınıfı için koşula veya bir olayın kişilerin gerçekleşmesine bağlı bir hakka tabi olduğunda ve bu kişi veya kişiler sınıfının doğması üzerine o hakla ilgili olarak söz konusu muhte-mel menfaate herhangi bir tröste bağlı olarak hak sahibi olmaları veya menfaati tasarruflarına almaları öngörüldüğünde, Mahkeme, hakları ile taşınmaz malı veya maldaki menfaati koşula veya bir olayın gerçekleşmesine bağlı haktan serbest bırakan, veya doğmamış kişi ilgili emirler veya kişiler sınıfının, doğması üzerine, arazide hak sahibi olacakları veya tasarruflarına alacakları menfaati herhangi bir kişinin yedine veren bir emir ısdar edebilir.
Ergin olmayan
45. Bir para için verilen teminat dolayısıyla bir taşınmaz malda herhangi bir menfaatin hak sahibi veya tasarruf edeni olan kişinin herhangi bir kişi ergin olmadığı hallerde, Mahkeme, hukuken kısıtlı olan bir mütevellinin durumunda olduğu gibi ayni şekilde, devret-mesi taşınmaz maldaki menfam veya hakkı mütevelli yedine veren (vesting) veya serbest bırakılmasını veya elden çıkarılmasını öngören yerine bir emir verebilir.
mütevelli
yedine verme
emri
Taşın-maz malın
46. Mahkeme, herhangi bir taşınmaz malın satılması veya üzerine yükümlülük yükletilmesi için bir hüküm veya emir verdiğinde, satışı için taşınmaz malda herhangi bir menfaatin hak sahibi veya tasarruf edeni olan, ve hükmün veya emrin verildiği davada veya yargı emir verilmesi işleminde taraf olan veya başka suretle hüküm veya emirle bağlı olan herkes, bu Yasa amaçları bakımından söz konusu mala bir sonucu verilen mütevelli sıfatıyla hak sahibi olmuş veya duruma göre malı mütevelli sıfatıyla tasarrufuna almış sayılır, ve Mahkeme uygun edinim emri olacağını düşünürse, taşınmaz malı veya herhangi bir bölümünü uygun göreceği belirli bir menfaat için, satın alıcının veya (vesting order) yükümlülüğün lehdarının veya başka herhangi bir kişinin yedine veren bir emir ısdar edebilir.
Aynen ifa vs.
47. Bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaate ilişkin bir sözleşmenin aynen ifası veya taşınmaz maldaki herhangi bir menfaatin hükmü sonucu satışı veya mübadelesi için bir hüküm verildiğinde, veya genel olarak, gerek nısfet hukukunun seçim doktrini (doctrine of verilen election) münasebetiyle veya başka suretle ortaya çıkan meselelerde bir taşınmaz maldaki herhangi bir menfaatin devri için bir mütevelli hüküm verildiğinde, Mahkeme :--
yedine verme (a) davaya taraflardan herhangi birinin taşınmaz maldaki veya herhangi bir bölümündeki herhangi bir menfaatin, bu Yasa emri anlamında mütevellisi olduğunu ; veya
(b)doğmuş olsalardı davadaki herhangi bir taraf aracılığı ile talepte bulunabilecek olan, veya Mahkeme hükmüne konu sözleşmeye veya işleme hayatta olduğu sırada taraf olan ölmüş bir kişinin vasiyetnamesi veya gönüllü olarak yaptığı tesis gereğince talepte bulunabilecek olan doğmamış kişilerin menfaatlerinin, doğdukları zaman bu Yasa anlamında, mütevelli olacak kişilerin menfaati olduğunu
ilân edebilir ve bunun üzerine Mahkeme, doğmuş veya doğmamış o kişilerin hakları ile ilgili olarak mütevelliymişler gibi bir edinim emri (vesting order) verebilir.
Edinim veya
48. Taşınmaz mallardaki menfaatlerin kaydı ile ilgili yasaların gereklerine usulüne uygun olarak ve gereğince riayet edilmesi yedine verme koşuluyla, yukarıdaki kuralların herhangi biri uyarınca verilen bir edinim emrinin (vesting order), bir mütevelli atanması sonucu emrinin verilmiş olduğu hallerde bir edinim emri (vesting order):-- (vesting order) (a) atamadan önceki kişilerin, varsa idi, mütevelliler imiş gibi, ve taşınmaz malı Mahkemenin direktifi ile belirlenen menfaat etkisi derecesinde usulüne uygun olarak devretmiş gibi ; veya
(b) böyle bir kişi veya tamamen ehil bir kişi yoksa, böyle bir kişi mevcutmuş ve tamamen ehilmiş ve Mahkemenin direktifi ile belirlenen menfaat derecesinde taşınmaz malı usulüne uygun olarak devretmiş gibi
ayni şekilde etkili olur, ve her başka durumda da, yukarıdaki kuralların sırasıyla ilişkin olduğu hakların veya varolduğu farz edilen hakların sahibi olan veya sayılan mütevelli veya başka kişi veya başka surette tanımlanan kişi veya bir sınıftaki kişilerin kim olduğu belirlenmiş ve hayatta ve tamamen ehil bir kişi imiş ve emrin öngördüğü niyeti gerçekleştirir şekilde devretmiş gibi etkili olur.
Devir işlemini
49. Yukarıdaki kuralların herhangi biri uyarınca bir edinim emrinin (vesting order) ısdar edilebileceği tüm durumlarda, Mahkeme, yapmak için daha uygun ise, taşınmaz malı veya ondaki herhangi bir menfaati devretmesi için bir kişiyi atayabilir, ve bu kişinin Mahkeme atama yapma emrine uygun olarak yaptığı bir devir, ilgili kural uyarınca verilmiş bir emir gibi ayni şekilde etkili olur.
yetkisi
Sermaye payı
50. (1) Aşağıdaki durumların herhangi birinde, yani :-- (stok) ve dava (a) Mahkeme bir mütevelli atarsa veya atadığında, veya mütevelli yasanın öngördüğü veya açıkça verilmiş bir yetki uyarınca ile elde Mahkeme dışı bir işlemle atandığında ;
edilebi-len (b) tek başına veya başka kişi ile müştereken sermaye payının (stokun) veya dava ile elde edilebilen bir şeyin hak sahibi olan şeyler için bir mütevelli --
edinim emri (i) hukuken kısıtlı ise ; veya
(ii) Mahkemenin bölgesel yargı yetkisi alanı dışında ise ; veya
(iii) bulunamazsa, veya, şirket ise dağıtılmış ise; veya
(iv)koşulsuz ve kesin olarak hak sahibi olan kişinin yazılı talebinden başlayarak yirmi sekiz gün içinde bu kişinin verdiği direktif uyarınca sermaye payını (stoku) devretmeyi veya temettülerini veya gelirini almayı, veya dava ile elde edilebilen bir şey için dava açmayı veya şeyi istirdat etmeyi ihmal veya reddederse ; veya
(v) Mahkemenin o amaçla verdiği bir emirin kendisine tebliğ edildiği tarihten başlayarak yirmi sekiz gün içinde, sermaye payını (stoku) devretmeyi veya temettülerini veya gelirini almayı veya dava ile elde edilebilen bir şey için dava açmayı veya şeyi istirdat etmeyi ihmal veya reddederse ;
(c) Sermaye payına (stoka) veya dava ile elde edilebilen bir şeye tek başına veya başka bir kişi ile müştereken hak sahibi olan bir mütevellinin hayatta olup olmadığı kesinlikle bilinmediğinde ;
(d) Sermaye payının (stokun), şahsi temsilcisi hukuken kısıtlı olan ölmüş bir kişinin adında kayıtlı bulunduğunda ;
(e) Sermaye payının (stokun) veya dava ile elde edilebilen bir şeyin gerek yükümlülük yükletimi yolu ile gerekse başka şekilde bir mütevellinin yedine verildiğinde (vested) ve Mahkeme uygun gördüğünde,
Mahkeme, devir işlemini yapma veya sermaye payının (stokun)devri için çağrıda bulunma veya temettülerini veya gelirini alma, veya dava yolu ile e1de edilebilen bir şey için dava açma veya onu istirdat etme hakkını, atayacağı bir kişinin yedine veren bir emir (vesting order) ısdar edebilir :
Ancak :--
(i) emir, atama yapılmasının sonucu verilen bir emir ise, hak atamanın yapılması üzerine mütevelli olan kişilerin yedine verilir (be vested) ; ve
(ii) emire konu hakkın sahibi olan kişi bu hakka başka kişi ile müştereken hak sahibi olduğunda, hak tek başına o başka kişinin veya o kişiyle müştereken Mahkemenin atayabileceği başka herhangi bir kişinin yedine verilir.
(2) Bu madde uyarınca edinim veya yedine verme emri (vesting order) verilebilecek tüm durumlarda Mahkeme, daha uygun ise, devri yapmak veya devrin yapılmasına katılmak için münasip bir kişi atayabilir:
Ancak, sermaye payı (stok) devretmek veya devrine katılmak için atanan kişinin, sermaye payı (stoku) devredilecek olan şirketin münasip bir yetkilisi olması gerekir.
(3) Bu Yasa uyarınca bir Mahkeme emriyle herhangi bir sermaye payı (stok) devretme veya devir için çağrıda bulunma hakkının yedine verildiği (vested) kişi, emir gereğince, sermaye payını (stoku) kendisine veya başka herhangi bir kişiye devredebilir ve tüm şirketler bu madde uyarınca verilen her emre, içeriğindekiler doğrultusunda itaat ederler.
(4) Bu madde uyarınca verilen bir emrin yazılı ihbarı üzerine, herhangi bir şirketin emrin ilgili olduğu herhangi bir sermaye payını (stoku) devri veya bu gibi pay ile ilgili olarak temettü ödemesi, emirin öngördüğü dışında yapıldığı takdirde, yasal olmaz.
(5) Mahkeme, bu Yasa kuralları uyarınca birinin yedine verilen (vested) herhangi bir sermaye payı (stok) veya dava yolu ile elde edilebilen şeyi devretme hakkının kullanım tarzı ile ilgili olarak tespit beyanlarında bulunabilir ve direktifler verebilir.
(6) Bu Yasanın edinim veya yedine verme emirlerine (vesting orders) ilişkin kuralları, ticaret gemilerine ilişkin herhangi bir Yasa uyarınca tescil ettirilmiş gemilerdeki hisselere de, o hisseler sermaye payıymış (stok) gibi uygulanır.
Hayır işlerine
51. Bu Yasanın edinim veya yedine verme emirleri (vesting orders) ile ilgili olarak verdiği yetkiler, taşınmaz mal üzerinde veya herhangi bir menfaati, sermaye payını (stok) veya dava ile elde edilebilen şeyi, mütevellisi gerek bir yetki uyarınca düzenlenen cemiyet-lere enstrümanla gerekse Mahkemenin genel veya yasanın verdiği yetkisi tahtında yapılmış olsun, usulüne uygun olarak başlatılacak bir ait malların davada Mahkemenin yargı yetkisine girecek olan bir hayır cemiyetinin veya cemiyetin mütevellisinin yedine verilmesi (vesting) edinim emirleri için kullanılabilir.
Küçük-lerin
52. Bir küçük herhangi bir malın (nısfet hukuku tahtında) yararlanma menfaatine (beneficially entitled) sahip olduğunda, Mahkeme, yarar-lanma kapitalin veya kapitalin gelirinin küçüğün nafakası veya bakımı, eğitimi veya yararına kullanılması için :-- menfaat-lerine (a) bu malı devretmek için bir kişi atayan bir emir verebilir ; veya ilişkin edinim (b) sermaye payı (stok) veya dava ile elde edilebilen bir şey söz konusu ise, bu gibi sermaye payını devretme veya devredilmesi emirleri için çağrıda bulunma, veya bu sermaye payının temettülerini veya gelirini alma, veya bu gibi dava yolu ile elde edilebilen şey için dava açma ve şeyi istirdat etme hakkını, Mahkemenin uygun göreceği kayıt ve koşullara bağlı olarak, herhangi bir kişinin yedine verilmesine emir verebilir.
Bazı iddialar
53. Aşağıdaki hususlarla ilgili herhangi bir iddiaya, yani :-- üzerine verilen (a) bir mütevellinin veya yükümlülük lehdarının hukuken şahsi ehliyetsizliği ; veya emirlerin kesin (b) bir mütevellinin veya yükümlülük lehdarının veya bunların şahsi temsilcisinin veya hak veya yetkisi kendisine bunların kanıt birinden gelen başka kişinin Mahkemenin bölgesel yargı yetkisi alanı dışında olduğu veya bulunamadığı veya şirketse dağıtıldığı ;
oluştur-ması veya
(c) iki veya daha fazla mütevelliden hangisinin, veya bir yükümlülük ile ilgili olan iki veya daha fazla kişiden hangisinin en son .hayatta kalan kişi olduğunun belli olmadığı ; veya
(d) son mütevellinin veya bir mütevellinin veya yükümlülük lehdarının şahsi temsilcisinin veya hak veya yetkisi kendisine bunların birinden gelen başka kişinin veya yükümlülükle ilgisi olan hayattaki son kişinin, hayatta olup olmadığının kesin olarak bilinmediği ; veya
(e) herhangi bir mütevellinin veya yükümlülük lehdarının vasiyetname bırakmadan öldüğü ve vasiyetnamesiz ölüm tahtında yararlanma menfaatine sahip birisini bırakmadığı veya öldüğü ve şahsi temsilcisinin veya menfaat sahibi kişinin kim olduğunun bilinmediği
iddiasına dayanılarak herhangi bir taşınmaz malla ilgili olarak bu Yasa uyarınca bir edinim veya yedine verme emri ısdar edildiğinde, emrin bu suretle ısdar edilmiş olduğu olgusu, emrin geçerliliği hususunda herhangi bir Mahkemede ortaya çıkacak herhangi bir sorun ile ilgili olarak, yukarıda zikredilen hususlardan iddia edileninin kesin kanıtını oluşturur; ancak bu madde emrin usulsüzlükle alınmış olması halinde Mahkemenin malın geri devredilmesine veya teslim edilmesine veya meydana gelen masrafların ödenmesine emir vermesini engellemez.
Üçüncü Bölüm
Başka emir verme hususunda yargı yetkisi
Mahkemenin
54. (1) Mütevellilerin yedine verilen herhangi bir tröst malının sevk veya idaresinde, herhangi bir satış, kiralama, yükümlülük tröst malı ile yükletimi, teslim etme, serbest bırakma veya başka şekilde elden çıkarma, veya herhangi bir satın alma, yatırım yapma, iktisap ilgili etme, harcamada bulunma veya başka muamele yapma Mahkemenin kanısınca uygun olduğu halde, varsa, tröst tesis enstrümanı veya Yasa muame-leleri uyarınca mütevellilere o amaçla verilmiş herhangi bir yetki bulunmaması nedeniyle bu gibi muamelelerin yapılamadığı hallerde, yetkilen-dirmes Mahkeme, uygun olduğunu düşündüğü kayıtlarla ve, belirlerse, belirleyeceği hükümlere ve koşullara bağlı olarak, o amaçla gereken i yetkiyi, gerek genel olarak gerekse herhangi belirli bir mesele için, bir emirle, mütevellilere verebilir, ve harcanması için yetki verilen herhangi bir paranın ve herhangi bir muamele masrafının kapital ve gelirden hangi tarzda veya hangisinden ödeneceği veya karşılanacağı hususunda direktif verebilir.
(2) Mahkeme, yukarıda söz konusu yetkilerin genelliğini kısıtlamak için değil, genişletmek için (l). fıkra uyarınca ısdar edeceği bir emirle :--
(a) 4. maddenin (e) fıkrasının yetkili kılmadığı taşınmaz mallara veya taşınmaz malların hak sahipliği üzerine herhangi bir yatırım yapmaları için mütevellilere yetki verebilir ;
(b) taşınmaz mal üzerine yükletilmiş bir yükümlülüğün lehdarı olan mütevellilere, bu gibi malın bir Mahkeme emriyle veya Taşınmaz Mal (Devir ve İpotek) Yasası kuralları uyarınca veya bu mütevelliler yedine verilmiş (vested) olan satış yetkisinin kullanılması ile düzenlenen herhangi bir açık artırmada bu gibi herhangi bir taşınmaz malı satın almaları için yetki verebilir.
11/1978 (c) tröst yedine verilmiş (vested) veya tröste ait taşınmaz malların geliştirilmesi amacıyla fonlar veya kaynak sağlamaları 29/1981 için mütevellilere yetki verebilir ;
(d) Mahkemenin tröst mallarına veya tröstten yararlanma hakkı olan kişilere (beneficiaries) yararlı olacağını gördüğü herhangi bir işlem veya eylemi mütevellilerin yapmasına yetki verebilir.
(3) Mahkeme, bu madde uyarınca ısdar ettiği herhangi bir emri zaman zaman iptal veya tadil edebilir veya herhangi bir yeni veya başka emirler verebilir.
(4) Bu madde uyarınca Mahkemeye istidalar, mütevellilerce veya onlardan herhangi biri tarafından veya tröst altında yararlanma hakkı (beneficially interested) olan herhangi bir kişi tarafından yapılabilir.
Emir için
55. (1) Bu Yasa uyarınca yeni bir mütevelli atanması veya tröste tabi taşınmaz malda, sermaye payında (stok), veya dava ile elde istida yapma edilebilen şeyde mevcut bir menfaate ilişkin bir emir, hukuken kısıtlı olsun veya olmasın, taşınmaz malda, sermaye payında veya hakkı olan dava ile elde edilebilen şeyde yararlanma hakkı olan herhangi bir kişinin (any person beneficially interested), veya bunların kişiler mütevellisi olarak usulüne uygun olarak atanmış herhangi bir kişinin istidası üzerine verilebilir.
(2) Bu Yasa uyarınca bir yükümlülüğe tabi taşınmaz malda, sermaye payında (stok), veya dava ile elde edilebilen şeyde mevcut herhangi bir menfaate ilişkin bir emir, hukuken kısıtlı olsun veya olmasın, yükümlülüğe tabi malda yararlanma hakkı olan herhangi bir kişinin, veya yükümlülükle teminat altına alınan parada menfaati bulunan herhangi bir kişinin istidası üzerine verilebilir.
Mütevel-li
56. Mahkeme, herhangi bir davada mütevelli sıfatıyla dava edilen herhangi bir kişinin kendisine bir mahkeme evrakı tebliğ etme gıyabın-da amacıyla çaba gösterilerek arandığı halde bulunamadığından tatmin olduğunda, davayı dinleyip sonuçlandırabilir ve kendisine hüküm verme usulüne uygun olarak tebligat yapılmış, veya davalı olarak davada ıspatı vücut kaydı yaptırmış, ve ayrıca davanın duruşmasında yetkisi avukatı ile hazır bulunmuş gibi bu kişi aleyhine mütevelli sıfatıyla, ancak davada söz konusu olan herhangi bir mesele ile ilgili olarak bu kişinin herhangi bir başka sıfatla sahip olabileceği herhangi bir menfaate halel gelmeksizin, hüküm verebilir.
Masraf-ları
57. Mahkeme, yeni bir mütevelli atama emri veya edinim veya yedine verme (vesting) emri ısdarı için yapılan herhangi bir tröst istidanın veya istidaya bağlı masraf ve harcamaların veya böyle bir emrin veya emre bağlı, veya emir uyarınca yapılan herhangi malvar-lığına bir devir işleminin masraf ve harcamaların, istidanın ve emrin ilgili olduğu maldan veya bu malın gelirinden sağlanmasını ve yükleme yetkisi ödenmesini, veya Mahkemenin adil göreceği şekilde ve belirleyeceği kişilerce karşılanmasını ve ödenmesini emredebilir.
Mütevel-liyi
58. Mahkeme, gerek Mahkeme tarafından gerekse başka şekilde atanan bir mütevellinin, herhangi bir tröst ihlalinden şahsen şahsi sorumlu olduğu veya sorumlu olabileceği görüldüğünde, tröst ihlali olduğu iddia edilen muamelenin bu Yasanın yürürlüğe sorum-luluktan girmesinden önce veya sonra yapıldığına bakılmaksızın, Mahkeme bu mütevellinin dürüstlükle ve makûl davrandığı, ve tröst kurtar-ma ihlalinden, ve tröst ihlalinde bulunduğu meselede Mahkemenin talimatını almayı ihmal etmekten mazur görülmesi gerektiğinin adil yetkisi olacağı kanısına varırsa, o zaman, Mahkeme bu mütevelliyi şahsen tröst ihlalinin sorumluluğundan tamamen veya kısmen kurtarabilir.
Yarar-lanma
59. (1) Bir mütevelli, yararlanma hakkı olan bir kişinin (beneficiary) teşvik veya isteği üzerine veya yazılı muvafakatiyle bir hakkına sahip tröst ihlalinde bulunursa, Mahkeme, uygun olduğunu düşünürse, mütevelliye veya onun aracılığı ile talepte bulunan kişilere kişinin tröst tazminat olarak verilmek amacıyla, yararlanma hakkı olan kişinin tröst malındaki menfaatinin tümünün veya bir bölümünün müsadere ihlali için edilmesini öngören ve adil göreceği bir emir verebilir.
tazminat (2) Bu madde, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra olduğu kadar önce de işlenen tröst ihlallerine uygulanır.
ödeme-sini-
zorlama yetkisi
Dördüncü Bölüm
Mahkemeye Ödeme.
Mütevel-lilerin
60. (l ) Ellerinde veya kontrollerinde bir tröste ait para veya menkul kıymet bulunduran mütevelliler veya mütevellilerin parayı çoğunluğu, bu parayı veya menkul kıymetleri Mahkemeye ödeyebilirler veya yatırabilirler; ve bu ödenenler veya yatırılanlar hukuk Mahkemeye muhakemeleri usulüne ilişkin Yasaya ve Hukuk Mahkemeleri Usulü Tüzüğüne bağlı kalınması koşuluyla, Mahkemenin emirleri uyarınca ödeme-leri işlem görürler.
(2) Yetkili memurların verdiği makbuz veya şahadetname bu şekilde Mahkemeye ödenen veya yatırılan para veya menkul kıymetler hususunda mütevelli için yeterli aklama oluşturur.
(3) Para veya menkul kıymetler mütevelli olarak bazı kişilerin yedine verildiğinde ve mütevellilerin çoğunluğu bunları Mahkemeye ödemeye veya yatırmaya istekli oldukları halde diğer mütevelli veya mütevellilerin rizası alınamadığında, Mahkeme, çoğunluktaki mütevellilerin, diğer mütevelli veya mütevellilerin muvafakati olmaksızın parayı veya menkul kıymetleri Mahkemeye ödemelerini veya yatırmalarını emredebilir.
(4) Bu gibi para veya menkul kıymetler herhangi bir bankacıda, borsacıda veya emanetçide bulunduğunda, Mahkeme, para veya menkul kıymetlerin Mahkemeye ödenmesi veya yatırılması amacıyla mütevellilerin çoğunluğuna verilmesini veya teslim edilmesini emredebilir.
(5) Böyle bir emir uyarınca yapılan her devir, ödeme veya teslim, bu şekilde devredilen, ödenen veya teslim edilen para ve menkul kıymetlere hakkı olan herkesin verdiği yetki ile veya işlem veya eylemiyle yapılmış gibi geçerli ve etkili olur.
IV. KISIM
ÇEŞİTLİ KURALLAR.
Müte-vellinin
61. Herhangi bir tröste bağlı olarak veya yükümlülük yükletilmesi yolu ile herhangi bir kişinin yedine verilen mal, böyle bir hapse kişinin Mahkûm Malları Yasası anlamında bir hükümlü olması halinde, sözkonusu Yasa uyarınca atanabilecek herhangi bir idare mahku-miyetinin memurunun yedine geçmeyip, mütevelli bir hükümlü olmamış gibi mütevellinin veya yükümlülük lehdarının yedinde kalır, veya hak tröst sahibi olması veya ondan sonra hayatta kalması nedeniyle müştereken mütevellilik yaptığı mütevelliye geçer veya şahsi malvar-lıkların temsilcisine intikal eder;
ı etkile-memesi Ancak, bu madde, bu gibi mütevellinin veya yükümlülük lehdarının, sözkonusu maldaki herhangi bir yararlanma hakkı ile ilgili olduğu ölçüde, maldaki mülkiyet hakkını etkilemez.
Bölüm 282
Tazmin etme
62. Bu Yasa ve bu Yasa uyarınca verildiği görülen her emir, yasa ve emir uyarınca yapılan herhangi bir işlem veya eylem için tüm kişilere tam bir tazminat oluşturur, ve herhangi bir kişinin emrin uygunluğu veya doğruluğu veya emri veren Mahkemenin, emri çıkarma yargı yetkisine sahip olup olmadığı hususunda soruşturma yapması gerekli olmaz.
Mahkemenin
63. (l ) Tereke İdare Yasası veya onu değiştiren veya onun yerini alan başka herhangi bir Yasa kuralları uyarınca Mahkemenin Tereke İdare verdiği herhangi bir emir veya direktif uyarınca işlem veya eylemde bulunan bir mütevelli, vasiyetname tenfiz memuru veya tereke Yasası uyarınca idare memuru, kendi sorumluluğunu ilgilendirdiği ölçüde, bu gibi emri veya direktifi elde etmek için hile veya kasten gizli verdiği emrin tutmak veya yanıltıcı beyan suçu işlemedikçe, mütevelli, vasiyetname tenfiz memuru veya tereke idare memuru olarak sözkonusu etkisi meseledeki istida konusuyla ilgili görevini yerine getirmiş sayılır.
Bölüm 189
(2) Bu madde, bu Yasanın yürürlüğe girmesinden önce veya sonra meydana gelen veya oluşturulan tröstlere, vasiyetname tenfiz memurluklarına veya tereke idare memurluklarına uygulanır.
Mahkeme *64. Bakanlar Kurulu, Yüksek Mahkeme Başkanının yardımı ile, bu Yasa uyarınca yapılacak işlemlerde izlenecek usul ve kaideleri tüzükleri düzenleyen Mahkeme Tüzükleri yapabilir.
Tereke İdare
65. Bu Yasanın içerdiği kurallar, Tereke İdare Yasası veya onu değiştiren veya onun yerini alan herhangi bir Yasa kurallarını Yasası-nın etkiler şeklinde yorumlanmaz.
etkilen-memesi
Bölüm 189
.
* Faiz oranı ile ilgili değişiklik önerilmiştir.