|BÖLÜM 148
HAKSIZ FİİLLER
(10/80 ve 39/83 sayılı Yasalarla değiştirilmiş şekliyle)
MADDELERİN DİZİNİ
1. Kısa İsim.
I. KISIM
BAŞLANGIÇ KURALLARI
2. Yorum
3. Haksız Fiillere Karşı Çare Elde Etme Hakkı
II. KISIM
BELİRLİ KİŞİLERİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
4. Haksız Fiiller Davalarının Belirli Kişiler Aleyhine Sınırlandırılması
5. Devlet Fiilleri
6. Müflisler
7. Tüzel Kişiler
8. On sekiz Yaşını Doldurmamış Kişiler
9. On iki Yaşını Doldurmamış Kişiler
10. Karı Koca
11. Haksız Fiili Müştereken İşleyenler vs.
12. Müstahdem Olmayan Kişiler Dışındaki Kişilerin Fiilleri İçin Sorumluluk
13. İşverenin Müstahdeminin Fiillerinden Sorumluluğu
14. Bir Vekilin, Ajanın Veya Müstahdemin Sahip Olduğu Bilginin İşverenin Bilgisi Dahilinde Sayıldığı Durumlar
15. Güvenlik Kuvvetleriyle İlgili Kurallar
16. Haksız Fiile İlişkin Sorumluluğun Veya Hakkın Devredilememesi
III. KISIM
HAKSIZ FİİLER VE BAZI HAKSIZ FİİL DAVALARINDA SAVUNMA
17. Zem Ve Kadih
18. Zemmedici Malzemenin Yayımlanması
19. Zem ve Kadih Davasında Özel Savunmalar
20. Zemmedici Malzemenin yayımlanmasının Mutlak Ayrıcalığa Sahip Olduğu Durumlar
21. Zemmedici Malzemenin Yayımlanmasının Koşula Bağlı Olarak Ayrıcalığa Sahip Olduğu Haller
22. Kasıtlı Olmayan Zem ve Kadih
23. Zem ve Kadih için Tazminatın Hafifletilmesi
24. Gazetede Yayımlanan Zemmedici Malzeme Hususunda Özel Savunma
25. Zarar Verici Yalan
26. Eylemli Saldırı (Assault)
27. Eylemli Saldırı Davasına Karşı Özel Savunma
28. Vekil, Ajan veya Müstahdemin Eylemli Saldırısı için Sorumluluk
29. Haksız Hapsetme
30. Haksız Hapsetme Davasına Karşı Özel Savunmalar
31. Vekil, Ajan veya Müstahdemin Haksız Hapsetme Eyleminden Başkasının Sorumluluğu
32. Kötü Niyet Kastıyla Kovuşturma
33. Vekilinin, Ajanının veya Müstahdeminin Başlattığı Kötü Niyet Kastiyle Kovuşturmadan Başkasının Sorumluluğu
34. Yasal Olmayan Biçimde Sözleşme İhlaline Sebebiyet Vermek
35. Taklitle Emtia Sürümü
36. Hile
37. Haksız Alıkoyma
38. Haksız Alıkoyma Davasında Mahkemenin Yetkisi
39. Gasp veya Haksız Sahiplenme (Conversion)
40. Gasp veya Haksız Sahiplenme Davasında Özel Savunmalar
41. Gasp veya Haksız Sahiplenme Davasında Gasp edilen Malda Üçüncü Kişinin Hakkının (jus tertii) Savunma Teşkil Etmemesi
42. Gasp veya Haksız Sahiplenme Davalarında Mahkemenin Yetkisi
43. Taşınmaz Mala Tecavüz
44. Taşınır Mala Tecavüz
44A. Terkedilmiş Taşınır Mallar.
45. Kamuya Yönelik Rahatsızlık
46. Özel Rahatsızlık
47. Özel Rahatsızlık Davasında Özel Savunmalar
48. Özel Rahatsızlığın Taşınmaz Malın Davacının Zilyetliğinden Önce Var Olması
49. Koruma
50. Gün Işığına Müdahale
51. İhmal
52. Tehlikeli Şeylerin Sebep Olduğu Zarar Halinde İhmali Kanıtlama Yükü
53. Yangının Sebep Olduğu Zarar Halinde İhmali Kanıtlama Yükü
54. Bir Hayvanın Sebep Olduğu Zarar Halinde İhmali Kanıtlama Yükü
55. Bazı Hallerde İhmali Kanıtlama Yükü
56. İhmal Davasında Özel Savunmalar
57. Katkısal İhmal Halinde Sorumluluğun Paylaştırılması
58. Başkasının Ölümüne Neden Olan Fiil İçin Belirli Kişilerin Dava Açma Hakkı
59. Haksız Fiile Neden Olan Duruma Davacının Kendisini Gönüllü Olarak Maruz Bıraktığı Hususunda Özel Savunma
60. Fiilin Bir Mevzuat Uyarınca Yapıldığı Özel Savunması
IV. KISIM
HAKSIZ FİİLLERE KARŞI ÇARELERİN ELDE EDİLMESİNE İLİŞKİN ÇEŞİTLİ KURALLAR
61. Tazminatın Sadece Bir Defa İstirdat Edilebilmesi
62. Hem Bu Yasa Hem de İşçi Tazminat Yasası Uyarınca İki Defa Tazminat Alınamaması
63. Haksız Fiil İçin Tazminat Ödenmesine Karar Verildiği Hallerde Sözleşme İhlali İçin Dava Açılamaması
64. Haksız Fiili Müştereken İşleyenlerden vs. Katkı İstirdadı
65. Tazminatın Takdir Edilmesinde Sigortanın Dikkate Alınmaması
66. Bir Gazetede Yayımlanan Zem ve Kadih İçin Tazminat İstirdadı
67. Ayni Zamanda Bir Cürüm Olan Haksız Fiil
68. Haksız Fiil Davalarında Zaman Aşımı
69. Koruma.
HAKSIZ FİİLLER YASASINI TANIMLAYAN VE
DEĞİŞTİREN YASA
| |
1949, (1 Ocak 1933)
Fasıl 9
38/1953
43/1954
10/1980
39/1983
Kısa İsim
1. Bu Yasa Haksız Fiiller Yasası olarak isimlendirilir.
I. KISIM
BAŞLANGIÇ KURALLARI
Yorum
2. (1) Bu Yasa, İngiltere'de geçerli olan hukuki yorum ilkeleri uyarınca yorumlanır ve Yasada kullanılan deyimler, metinle bağdaştığı ölçüde ve açıkça başkaca öngörülmedikçe, İngiliz Hukukunun onlara verdiği anlamda kullanılmış sayılırlar ve ona göre yorumlanırlar.
(2) Bu Yasada –
“Cumhuriyet” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini anlatır;
“Dava” Mahkeme huzurunda başlatılan hukuk davası niteliğinde tüm yargı işlemlerini anlatır ve bir talebe karşı ileri sürülen bir mahsup etme talebini (set off) veya mukabil talebi de kapsar ;
''Hayvan" kuş, balık, haşere ve sürüngenleri kapsar ;
"İşveren" başka bir kişi ile ilgili olarak, kendisi için bu başka kişinin yaptığı işin yapılış tarzını tam kontrolü altında bulunduran kişiyi anlatır; ve
"müstahdem" sözcüğü de yaptığı iş bir işveren tarafından bu biçimde kontrol edilen herhangi bir kişiyi anlatır ;
Ancak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin, Vakıflar ve Din İşleri Dairesinin, bir Belediye Meclisinin veya herhangi bir kişinin hizmetinde bulunan bir kişi, sırasıyla, bu hizmetlerde görevli başka bir kişinin " işvereni " veya " işçisi sayılmaz ;
"Kamu görevi" Ceza Yasasında tanımlandığı biçimde kamu hizmetlerinde istihdam edilen herhangi bir kişi tarafından ilgili zamanda işgal edilen herhangi bir mevkii anlatır ;
Bölüm 154
3/1962
43/1963
15/1972
20/1974
31/1975
6/1983
22/1989
64/1989
11/1997
"Mal" taşınır ve taşınmaz malı anlatır ;
"Mevzuat" herhangi bir Kraliyet Konseyi Emirnamesini, veya herhangi bir Yasayı veya Bakanlar Kurulunca yapılan herhangi bir emirnameyi veya yasal olarak yapılan herhangi bir tüzüğü, yönetmeliği veya sair tali mevzuatı anlatır ;
"Taşınmaz mal" arazi, ev, bina, duvar ve diğer yapıları ve ağaçları anlatır ;
"Taşınır mal" tüm cansız şeyleri ve hayvanları anlatır ve parayı, ve yerinden veya topraktan koparılmış, veya ayrılmış veya ayrı olsun veya olmasın ağaç ve bağ ürünlerini,tahılı veya zahireyi, sebzeleri ve öteki ürünleri ve suyu kapsar ;
"Yabani hayvan" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları içerisinde mutad olarak özgürlüğünden yoksun kılınıp bir yerde hapsedilmeyen veya insan kontrolünde bulundurulmayan hayvanları anlatır ;
"Zarar" herhangi bir malın, kişisel huzurun, konforun, bedensel esenliğin veya şöhret veya saygınlığın kaybedilmesini veya haleldar olmasını veya zarara uğramasını veya benzeri kayıp veya zararı anlatır, ve ayrıca yasal bir hakka yasal olmayan biçimde yapılan herhangi bir müdahaleyi de kapsar.
"Zilyet" taşınmaz bir malı mal sahibine karşı tasarrufunda bulundurma veya kullanma hakkına sahip olan bir kişiyi ve böyle bir kişi yoksa, bu malın sahibini anlatır ;
Haksız Fiillere
3. Bu Yasada bundan sonra ele alınan konular haksız fiil sayılır ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprakları içinde Karşı Çare Elde veya deniz sularının çekilmiş haldeyken, bıraktığı en alçak su izinden ölçülmek üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Etme Hakkı sahillerinden üç millik bir mesafeye kadar uzanan deniz sahası içinde yapılan bir haksız fiil nedeniyle zarara 24/59 uğrayan herhangi bir kişi, bu Yasa kurallarına bağlı olarak, haksız fiil işleyen veya haksız fiilden sorumlu olan
2. Cetvel kişiden, Mahkemenin bahşetmeye yetkili olduğu mağduriyetini giderici çareler elde etme hakkına sahiptir.
Ancak, tekrarlanması halinde bir karşıt talep (adverse claim) oluşturabilecek nitelikte olmayan bir fiil veya yapıldığı koşullar altında sıradan bir sağduyu ve mizaç sahibi bir kişinin şikayet konusu yapmayacağı bir fiil, haksız fiil sayılmaz.
II. KISIM
BELİRLİ KİŞİLERİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Haksız Fiiller
4.(1) Majesteleri aleyhine herhangi bir haksız fiil davası açılamaz.
Davala-rının
(2) Devletin bir kamu görevlisi işlediği herhangi bir haksız fiilden sorumlu olur :
Belirli Kişiler
Aleyhine Ancak, bu gibi bir fiilden ötürü kişisel sıfatıyla dava edilir :
Sınırlan-dırılmas
ı Yine ancak, bu maddenin (3). ve (4). fıkra kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, şikayet konusu fiilin ilgili kamu görevlisinin yasal yetkisi çerçevesinde işlenmiş olması, bu gibi bir kamu görevlisi aleyhine açılan davaya karşı bir savunma oluşturur.
Devletin bir kamu görevlisi, bir haksız fiilin işlenmesine açıkça yetki vermedikçe veya haksız fiili onaylamadıkça, Devletin başka bir kamu görevlisinin işlediği bu gibi herhangi bir haksız fiilden sorumlu tutulmaz.
(3) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesinin herhangi bir yargıcı aleyhine veya bu Mahkemede yasal olarak yargıçlık görevi yapan herhangi bir kişi aleyhine, adli sıfatıyla işlediği bir haksız fiilden ötürü dava açılamaz.
(4) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde Yüksek Mahkeme dışında herhangi bir Mahkemenin yargıcı aleyhine veya böyle bir Mahkemede yasal olarak yargıçlık görevi yapan herhangi bir kişi aleyhine veya herhangi bir resmi kabz memuru aleyhine veya herhangi bir askeri mahkemenin herhangi bir üyesi aleyhine veya herhangi bir tahkim işlemi hakemi veya adli görev yapan bir görevli aleyhine, adli sıfatıyla işlediği bir haksız fiilin oluşmasına sebep olan fiili adli yetkisi dahilinde işlenmişse, aleyhine herhangi bir haksız fiil davası açılamaz.
Devlet Fiilleri
5. Fiilin işlendiği sırada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olmayan bir kişiyi zarara uğratan ve Devletin sivil veya askeri makamlarının bir temsilcisi tarafından Devletin önceden verdiği bir yetki veya izin uyarınca işlenmiş veya sonradan onayladığı ve burada Devlet fiili olarak tanımlanan bir fiil için, bu Yasa kuralları uyarınca dava açılamaz.
Müflisler
6. Bir müflis, İflas Yasası kurallarına bakılmaksızın, bir haksız fiil için dava açabilir veya dava edilebilir ve bir Bölüm 5 haksız fiil için müflisin malvarlığı adına veya malvarlığı aleyhine dava açılamaz :
Ancak,
(a) Bir müflisin malvarlığına zarar vermiş olan veya özel zarar veren bir haksız fiil için dava açma hakkı, müflisin
3.38/53 mütevellisine intikal eder veya mütevelli tarafından kullanılır, ve
(b) Bir müflis aleyhine kabz emrinin verilmesinden önce bir haksız fiilden ötürü elde edilen bir Mahkeme hükmü iflas işlemlerinde kanıtlanabilir.
Tüzel Kişiler
7. Bir tüzel kişi, bir haksız fiilden zarara uğramış olmadıkça, bu gibi bir haksız fiil için tazminat istirdat etme hakkına sahip olmaz.
On sekiz Yaşını
8. On sekiz yaşını doldurmamış bir kişi, bir haksız fiil için dava açabilir, ve bu Yasanın 9’uncu. maddesi Doldur-mamış kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, dava edilebilir.
Kişiler Ancak, haksız fiilin, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, böyle bir kişinin akteylediği bir sözleşmeden meydana geldiği durumlarda, bu kişi aleyhine dava açılamaz.
On iki Yaşını
9. Bir kişinin on iki yaşından küçük olduğu sırada işlediği herhangi bir haksız fiil için böyle bir kişi aleyhine Doldur-mamış dava açılamaz.
Kişiler
10. (1) Evlenmeden önce veya evliliğin devamı süresince işlenen herhangi bir haksız fiil için eşlerden biri veya Karı koca eşlerden birinin terekesini idare eden kişi tarafından öteki eş aleyhine veya öteki eşin terekesini idare eden kişi aleyhine dava açılamaz.
Ancak, eşlerden biri, kendi malının korunması ve güvenliği için, böyle bir mal ile ilgili olarak öteki eş tarafından işlenen bir haksız fiil nedeniyle öteki eş aleyhine dava açabilir.
4.38/53 (2) Bir evlilikte eşlerden biri ötekinin herhangi bir haksız fiilinden, bu Yasanın 11’inci ve 12’nci maddelerinin öngördüğü durumlar dışında, sorumlu tutulamaz.
Haksız Fiili
11. İki veya daha çok kişinin her biri bu Yasa uyarınca bir fiilden sorumlu ise ve söz konusu fiil bir haksız fiil Müştere-ken oluşturmaktaysa, bu gibi kişiler, böyle bir fiilden, haksız fiili müştereken işleyen kişiler olarak müştereken İşleyen-ler sorumlu tutulurlar ve müştereken veya münferiden dava edilebilirler.
v.s. Ancak, bu gibi bir haksız fiilden sorumlu kişilerden -
(a) biri veya birden fazlası aleyhine bir Mahkeme hükmü elde edilirse, veya
5.38/53 (b) biri veya birden fazlası sorumluluktan bağışlanır ve serbest bırakılırsa, böyle bir haksız fiil için öteki sorumlu kişi veya kişiler aleyhine dava açılamaz.
Ancak, bir haksız fiil sonucu (haksız fiil bir cürüm olsun veya olmasın) herhangi bir kişinin zarara uğramış olması durumunda -
(a) haksız fiilin böyle bir zarardan sorumlu faili aleyhine hüküm elde edilmiş olması, dava edilmiş olsaydı ayni zarardan haksız fiilin müşterek işleyeni olarak sorumlu tutulacak olan başka bir kişi aleyhine dava açılmasını engellemez ;
(b) bu zarar için, zarara uğrayan kişi veya onun adına başkası tarafından, veya zarara uğrayan kişinin terekesi veya karısı, kocası, ebeveyni veya çocuğu yararına, zarardan sorumlu haksız fiil failleri aleyhine (gerek haksız fiili müşterek işleyenler olarak gerekse başka türlü) birden fazla dava açılırsa, bu gibi davalarda verilen hükümler uyarınca istirdat edilebilecek zarar ziyan tutarları ilk verilen hükümle ödenmesi emredilen zarar ziyan miktarını aşamaz; ve, ilk verilen hükümle ilgili dava dışındaki davalarda, Mahkeme davayı açmak için makul sebep bulunduğuna kanaat getirmedikçe, davacı lehine dava masrafı verilmez.
Müstah-dem
12. (1) Bu Yasa amaçları bakımından -
Olmayan Kişiler
Dışındaki (a) Herhangi bir kişinin yaptığı veya yapacağı bir fiile katılan veya böyle bir fiilin yapılmasına yardımcı olan, Kişilerin yetki veren, yol gösteren veya tavsiyede bulunan, emreden, aracılık eden veya yapılmasını sağlayan, veya yapıldıktan Fiilleri İçin sonra onaylayan herhangi bir kişi bu gibi bir fiilden sorumlu olur ;
Sorumlu-luk
(b) Müstahdem sıfatıyla istihdam ettiği kişi dışında başka bir kişiyi, herhangi bir fiili veya benzer türden bir seri fiilleri kendi adına yapması için vekili veya ajanı olarak istihdam eden herhangi bir kişi, böyle bir vekilin veya ajanın bu gibi fiilin veya seri fiillerin icrasında yapılan herhangi şeyden, ve yapılış tarzından veya biçiminden sorumlu olur ;
(c) Kendi adına herhangi bir fiil yapması için vekili veya ajanı olmayan veya müstahdem olarak istihdam ettiği bir kişi olmayan herhangi başka bir kişiyle bir sözleşme akteyleyen herhangi bir kişi, bu gibi bir fiilin yapılışı sırasında meydana gelen herhangi bir haksız fiilden sorumlu olmaz :
Ancak, bu bendin bu paragrafındaki kurallar :-
(i) böyle bir kişinin sözleşme yaptığı müteahhidin seçiminde ihmalkar davrandığı ; veya
(ii) böyle bir kişinin, müteahhidin işine, zarara sebebiyet verecek şekilde müdahale ettiği ; veya
(iii) böyle bir kişinin zarara neden olan fiilin yapılmasına yetki verdiği veya onayladığı ; veya
(iv) sözleşmenin yapılmasını öngördüğü şeyin yasa dışı olduğu
hallerde uygulanmaz.
(2) Bu madde kurallarının hiçbiri, herhangi bir kişinin kendisinin yaptığı herhangi bir fiil için sorumluluğunu etkilemez.
İşverenin
13.(1) Bu Yasa amaçları bakımından bir işveren, müstahdeminin herhangi bir fiilinden aşağıdaki hallerde sorumlu Müstah-demleri-ni olur-
n Fiillerin-den (a) bu fiil yapılmasına yetki vermiş olacağı veya yapılmasını onaylayacağı bir fiil ise; veya Sorumlu-luğu (b) bu fiil müstahdemin istihdam edilmekte olduğu sırada yapılmışsa.
6.38/53
Ancak, müstahdeminin, işveren tarafından açıkça veya zımnen yetkilendirilmediği halde, kendi görevini işverenin bir başka müstahdemi olmayan herhangi bir kişiye devretmesi halinde, işveren müstahdemi olmayan böyle bir kişinin herhangi bir fiilinden sorumlu olmaz.
(2) Bir fiil, bir müstahdem tarafından, müstahdem sıfatıyla ve istihdamının öngördüğü mutat görevlerin veya bu görevlere arızi görevlerin yerine getirilmesi sırasında yapılırsa, bu fiil, yapılmasına işverenin yetki verdiği bir fiilin doğru olmayan biçimde veya usulsüz yapılmış bir fiil olmasına bakılmaksızın, müstahdemin istihdam edilmekte olduğu sırada yapılmış bir fiil sayılır, ancak işveren adına değil de müstahdemin kendi amaçları için yapılmış bir fiil müstahdemin istihdam edilmekte olduğu sırada yapılmış bir fiil sayılmaz.
(3) Bu madde amaçları bakımından fiil deyimi bir fiilin yapılmasının ihmal edilmesini de kapsar.
(4) Bu madde kurallarının hiçbiri, herhangi bir müstahdemin kendi işlediği herhangi bir fiilinin sorumluluğunu etkilemez ve ortadan kaldırmaz.
Bir Vekilin,
14. Bu Yasa kuralları uyarınca herhangi bir hususun bilindiğinin ileri sürülmesi veya kanıtlanması gerektiğinde, Ajanın veya bilgi-
Müstah-demin (a) bir vekilin veya ajanın, asıl adına işlem veya eylemde bulunduğu sırada edinmiş olduğu bilgi ise; veya Sahip Olduğu (b) ilgili olduğu husus veya şey için gerekli ve bu husus veya şey münasebetiyle bir müstahdemin istihdam edilmekte Bilginin olduğu sırada edinmiş olduğu bilgi ise,
İşverenin Bilgisi
Dahilin-de bir vekilin, ajanın veya müstahdemin sahip olduğu bu gibi bilgi aslının veya işvereninin bilgisi dahilinde olan bilgi Sayıldığı sayılır.
Durumlar
Güvenlik
15.(1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerine mensup bir kişi, bu sıfatla görevli ve görev başında Kuvvetleriyle olduğu bir sırada, diğer bir kişinin ölümüne veya kişisel veya bedensel zarar görmesine neden olan bir fiilinden veya İlgili Kurallar bir fiili yerine getirmeyi ihmalinden dolayı, ölüm veya kişisel veya bedensel zararın bu gibi bir diğer kişinin Kuzey
8.38/53 Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerinin bir mensubu olduğu sırada maruz kaldığı herhangi bir şey sebebiyle meydana geldiği takdirde, diğer kişinin ölümüne veya kişisel veya bedensel zarar görmesine neden olma haksız fiilinden sorumlu tutulamaz, ancak -
(a) bu gibi bir diğer kişinin böyle bir şeye maruz kaldığı sırada ya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetleri mensubu olarak görev başında bulunması, veya bu şekilde görevde değilse, ilgili zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetleri amaçları için ku1lanılmakta olan herhangi bir arazi, bina, gemi, uçak veya taşıt aracı içinde bulunduğu sırada maruz kalmış olması; ve
(b) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun bu şeye maruz kalışın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerinin sakatlanan veya ölen mensuplarına ikramiye ödenmesine veya emekli maaşı bağlanmasına ilişkin herhangi bir mevzuat amaçları bakımından ikramiye ödenmesine veya emekli maaşı bağlanmasına hak kazandıran hizmete dayandırıldığını veya bu gibi bir hizmet dolayısıyla meydana geldiğinin kabul edileceğini onaylamış olması gerekir.
Ancak, Mahkeme herhangi bir meselede böyle bir fiil veya ihmalin, ilgili kişinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetleri mensubu sıfatıyla görevlerinin ifası ile ilişkili olmadığı kanaatine varırsa, bu fıkra kuralları güvenlik kuvvetlerinin bir mensubunu haksız fiil sorumluluğundan bağışık tutmaz.
(2) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanlığı -
(a) bir kişinin, belirli bir sırada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerinin bir mensubu olarak görevi başında olduğuna veya olmadığına ; veya
(b) herhangi bir arazinin, binanın, geminin, uçağın, taşıt aracının, teçhizatın veya levazımın,belirli bir zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetleri amaçları için kullanıldığına veya kullanılmadığına, ilişkin gerçek durum hakkında tatmin olduğu durumlarda, ısdar edeceği bir şahadetname ile gerçek durumu tasdik edebilir ; ve böyle bir şahadetname, bu madde amaçları bakımından, tasdik ettiği olgular hususunda kesin sayılır.
(3) Bu madde amaçları bakımından, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti güvenlik kuvvetleri mensubu deyimi, metin başka 29/1976 türlü gerektirmedikçe, 1976 Güvenlik Kuvvetlerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Yasası ile kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetlerinin bir mensubunu anlatır.
Haksız Fiile
16. Bir haksız fiille ilgili herhangi bir çare hususundaki hak, veya bir haksız fiile ilişkin sorumluluk, yasa ile İlişkin öngörülmesi dışında devredilemez.
Sorumlu-luğun
Veya Hakkın
Devredi-lememesi
III. KISIM
HAKSIZ FİİLLER VE BAZI HAKSIZ FİİL DAVALARINDA SAVUNMA
Zem Ve Kadih I7. (1) Zem ve kadih, herhangi bir kişi tarafından -
(a) herhangi bir diğer kişiye bir cürüm isnadında bulunan ; veya
(b) herhangi bir diğer kişiye kamu görevinde suihalde bulunduğunu isnat eden ; veya
(c) herhangi bir diğer kişinin mesleği, ticari işi, zanaatı, işi, meşguliyeti veya, makamı veya mevkii yönünden doğal olarak şöhretine zarar vermeye veya şöhretini zedelemeye veya haleldar etmeye yönelik ;
veya
(d) herhangi bir diğer kişiyi genel nefret, aşağılanma ve istihzaya maruz bırakması muhtemel; veya
(e) herhangi bir diğer kişiyi, başkalarının ondan kaçınmasına veya uzak durmasına sebep olması muhtemel herhangi bir malzemenin veya ifadenin baskı, yazı, boyanmış şey, resim, maket (effigy), jest veya mimik, söylenen sözler veya başka seslerle veya telsiz telgrafla yayınlamak dahil herhangi başka bir yoldan yayımlanmasından ibarettir.
Bu fıkra amaçları bakımından “cürüm” Cumhuriyette yürürlükte bulunan herhangi bir mevzuat altında cezalandırılabilen herhangi bir suç veya başka fiil anlamını taşır ve nerede işlenirse işlensin, Cumhuriyet dahilinde işlenmiş olsaydı Cumhuriyette cezalandırılabilecek herhangi bir fiili de kapsar.
(2) Bir kimse zemmedici bir beyandan dolayı, sadece -
(a) beyanını başkasının beyanını tekrarlamak veya şayia, rivayet veya söylenti yoluyla yapmış olması, veya
(b) beyanını yaptığı sırada veya bilahare beyanının dayandığı kaynağı açıklamış olması ; veya
(c) 19, 20 ve 21. madde kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, beyanın doğru olduğuna inanmakta olması, veya
(d) beyanı aslında davacı için ve davacı ile ilgili olarak yapma veya yayımlama niyetiyle yapmadığı; veya
(e) 22. madde kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, davacının varlığından haberi olmadığı, sebebiyle daha az sorumlu olmaz veya sorumluluğu hafiflemez.
Ancak, Mahkeme, ödenecek tazminatı kararlaştırırken bu gibi veya benzeri ahval ve koşulları dikkate alabilir.
(3) Telsiz telgrafla yayımlama dışında jestler veya mimikler veya söylenen sözler veya başka seslerle yapılan zem ve kadih özel zarara neden oldukları kanıtlanmadıkça dava konusu yapılamazlar, meğer ki bu gibi jestler ve mimikler veya söylenen sözler veya başka sesler -
(a) davacının, öncelikle bedensel ceza veya hapis cezası çekmesine neden olabilecek bir cürüm isnat etmiş olsunlar ;
(b) davacının, mesleği, ticari işi, zanaatı, işi veya makamı veya mevkii yönünden şöhretine zarar verme veya şöhretini zedeleme veya haleldar etme amacını gütmüş olsunlar ;
(c) davacının bulaşıcı veya salgın hastalıktan muzdarip olduğunu isnat etmiş olsunlar ;
(d) bir kadına veya kıza zina veya iffetsizlik isnat etmiş olsunlar.
(4) Zem ve kadih oluşması için, zemmedici anlamın doğrudan doğruya veya tam olarak ifade edilmiş olması gerekmez; ve böyle bir anlamın, ve bu zemmedici anlamın zem ve kadihe maruz bırakıldığı iddia olunan kişiye yöneltilmiş olduğunun, zemmedici olduğu iddia edilen beyanın kendisinden veya beyanın dışında herhangi bir hal veya koşullardan veya kısmen birinden ve kısmen ötekilerden çıkarılması yeterli olur.
Zemme-dici
18.(1) Bir kimse, zem ve kadih içeren baskıyı, yazıyı, boyanmış şeyi, resmi, maketi, jest ve mimikleri, söylenen Malzeme-nin sözleri, veya başka sesleri veya zemmedici malzemeyi veya ifadeyi başka yöntemle ileten şeyleri teşhir etme veya Yayım-lanması sergileme, okuma, dinleti, ezbere okuma, tarif etme, teslim etme, iletme veya ulaştırma, tevzi etme veya dağıtma,
9.38/53 gösterme veya gösteri düzenleme, ifade etme veya ağızdan ses çıkarma veya başka biçimde hareketle bunların zemmedici anlamının -
(a) zemmedilen kişiden başka herhangi bir kişi tarafından ; veya
(b) evlilikleri yürürlükte bulunduğu sürece, zem ve kadih içeren beyanı yayımlayan kişinin karısı veya kocası dışında herhangi bir kişi tarafından öğrenilmesine veya öğrenilmesi olasılığının yaratılmasına sebep olursa, zemmedici malzeme yayımlamış olur.
(2) Bu madde amaçları bakımından açık mektup veya kartpostalla yapılan iletişim, ister zemmedilen kişiye, isterse başka bir kişiye gönderilmiş olsun, yayınlama oluşturur.
Zem Ve Kadih
19. Bir zem ve kadih davasında:-
Davasın-da Özel (a) şikayete konu malzeme doğru idiyse bu husus bir savunma oluşturur:
Savun-malar Ancak, zemmedici malzemenin davacı aleyhine iki veya ikiden fazla, birbirinden farklı ithamlar içerdiği hallerde, her
9.38/53 ithamın doğruluğunun kanıtlanmamış olması, eğer doğruluğu kanıtlanmamış olan itham doğru olan öteki ithamlar dikkate alındığında davacının şöhretini önemli ölçüde zarara uğratmazsa veya zedelemezse, bu paragraf uyarınca yapılan savunmayı geçersiz kılmaz.
(b) şikayete konu malzeme, kamuyu ilgilendiren bir konu hakkında makul ve adil bir yorum (fair comment) idiyse bu husus bir savunma oluşturur:
Ancak, zemmedici malzemenin, kısmen olgusal iddialardan ve kısmen de bir görüş ifadesinden oluştuğu hallerde, her olgusal iddianın doğruluğunun kanıtlanmamış olması, eğer görüş ifadesi şikayet konusu zemmedici malzemede iddia edilen veya değinilen bu gibi iddialar dikkate alındığında makul veya haksızlığa kaçmayan bir yorum ise, makul ve adil yorum savunması geçersiz olmaz.
Yine ancak, davacı, yayımlamanın 21. maddenin (2). fıkrası anlamında iyi niyetle yapılmadığını kanıtlarsa, bu paragraf uyarınca yapılan bir savunma başarılı olmaz ;
(c) Zemmedici malzemenin yayımlanması bu Yasanın 20. ve 21. maddeleri uyarınca ayrıcalığa sahip bir yayımlama idiyse bu husus bir savunma oluşturur ;
(d) Zemmedici malzemenin yayımlanması bu Yasanın 22’inci maddesine göre kasıtlı olarak yapılmamış bir yayımlama idiyse bu husus bir savunma oluşturur.
20. (1) Aşağıdaki hallerin herhangi birinde zemmedici malzeme yayımlanması mutlak bir ayrıcalığa sahiptir:
Zemme-dici
Malze-menin (a) Malzeme, Bakanlar Kurulunca veya Cumhuriyet Meclisince veya bundan sonra kurulabilecek herhangi bir yasama Yayım-lanması-nın organınca herhangi bir resmi evrak veya resmi işlemde yayımlanırsa;
Mutlak
Ayrıca-lığa Sahip
Olduğu Durumlar
9.38/ 53
(b) Malzeme, Cumhuriyet Meclisinde veya bundan sonra kurulabilecek herhangi bir yasama organında yayımlanırsa ve bu malzeme böylece Bakanlar Kurulu veya Cumhuriyet Meclisinin veya yasama organının bir üyesi tarafından yayımlanırsa ;
(c) Malzeme, Bakanlar Kurulunun emriyle yayımlanırsa ;
(d) Malzeme, ilgili zamanda askeri veya polis disiplin kurallarına bağlı birisi hakkında ise, ve bu gibi disiplin kurallarına bağlı bir kişi olarak davranışlarına ilişkin ise, ve yayım böyle bir kişinin bu gibi davranışları hususunda nüfuz veya yetki sahibi bir kişi tarafından yine bu kişinin bu gibi davranışları hususunda nüfuz veya yetki sahibi olan başka bir kişiye yapılırsa ;
(e) Malzeme, herhangi bir yargısal işlem sırasında, bu gibi yargısal işlemde yargıç veya avukat veya tanık veya taraf olarak yer alan bir kişi tarafından yayımlanırsa ;
(f) Yayımlanan malzeme, gerçekte, Bakanlar Kurulunda veya Cumhuriyet Meclisinde veya bundan sonra kurulabilecek herhangi bir yasama organında söylenen, yapılan veya yayımlanan herhangi bir şeyin Bakanlar Kurulunun, Cumhuriyet Meclisinin veya böyle bir yasama organının verdiği emir veya yetki ile yayımlanmış makul ve adil bir raporu, haberi veya yansıtılması ise;
(g) Yayımlanan malzeme, gerçekte, Mahkeme veya yargısal işlevi olan bir komisyon huzurundaki herhangi bir yargısal işlemde söylenen, yapılan veya gösterilen herhangi bir şeyin makul ve adil, doğru olarak ve bu şeyin yer aldığı zamanla eşzamanlı olarak yayımlanmış bir raporu, haberi veya yansıtılması ise ve böyle bir yayımlamayı Mahkeme veya komisyon yasaklamamışsa ;
(h) Yayımlanan malzeme, daha önce yayımlanmış olan ve daha önceki yayımlanmasının bu madde kuralları uyarınca ayrıcalığı bulunan veya bulunacak olan herhangi bir malzemenin sureti, tekrarlanması, veya makul ve adil bir özeti ise ;
(i) Malzemeyi yayımlayan kişi, hukuken bunu yayımlamakla yükümlü ise ;
(j) Yayım, Cumhuriyetin savunma ve güvenlik amaçları hususunda yapılmış bir askeri veya polis raporunda yapılırsa:
Ancak, bu maddenin hiçbir kuralı, müfsidane, Tanrıya veya kutsal değerlere küfredici veya müstehcen veya genel ahlaki değerlere aykırı bir malzemenin yayımlanmasına yetki vermez.
(2) Bu maddenin (1). fıkrası uyarınca mutlak ayrıcalığa bağlı zemmedici malzemenin, doğru veya gerçeğe aykırı olması, gerçeğe aykırı olduğunun davalı tarafından bilinip bilinmemesi, veya iyi niyetle yayımlanmış olması veya olmaması dikkate alınmaz.
Zemme-dici
21.(1) İyi niyetle yayımlanması koşulu ile zemmedici malzemenin yayımlanması aşağıdaki hallerde ayrıcalığa sahip Malze-menin olur:-
Yayım-lanması-nın Yayımlayanla yayımlamanın yapıldığı kişi arasındaki ilişki, yayımlayanın, yayımlanan malzemeyi, öteki kişiye Koşula Bağlı yayımlamasını gerektiren hukuki, manevi veya ahlaki veya sosyal bir görevden kaynaklanan bir ilişki ise ve buna Olarak paralel olarak öteki kişinin de yayımlanan malzemeyi alması hususunda bir menfaati veya ilgisi varsa; veya Ayrıca-lığa Sahip yayımlayanın korunması gereken kişisel meşru bir menfaati veya ilgisi varsa ve kendisine yayımlamanın yapıldığı Olduğu Haller kişinin de bu menfaati veya ilgiyi koruması için hukuki, manevi veya ahlaki veya sosyal bir mukabil görevi varsa :
9.38/53 Ancak, yayımlamanın gerek ölçüsünün gerekse özünün durum için makul olarak yeterli olanı aşmaması gerekir.
(b) Malzeme, bir kişinin sözleşme uyarınca veya başka suretle öteki bir kişi üzerinde herhangi bir hususta sahip olduğu nüfuza dayanarak öteki kişinin davranışını veya bu gibi davranışıyla ortaya koyduğu karakterini eleştirmesinden veya kınamasından ibaret ise ;
(c) Malzeme, bir kişinin diğer bir kişi aleyhine herhangi bir meseledeki davranışı hakkında veya bu davranışıyla ortaya koyduğu karakteri hakkında, bu davranış veya meseleyle ilgili olarak öteki kişi üzerinde sözleşmeye dayanan veya başka suretle sahip olduğu nüfuzu bulunan, veya bu gibi davranış veya meseleyi soruşturmaya veya bunlar hakkında şikayetleri almaya kanunen yetkisi bulunan bir kişiye yapılan şikayet veya suçlama ise ;
(d) Malzeme, yayımlayanın veya yayımlamanın yapıldığı kişinin veya yayımlamanın yapıldığı kişinin ilgilendiği bir kişinin haklarının veya menfaatlerinin korunması için yayımlanırsa ;
(e) Yayımlanan malzeme, bundan böyle kurulacak herhangi bir yasama organında söylenen, yapılan veya yayımlanan herhangi bir şeyin doğru ve adilce yapılan bir raporu, haberi veya yansıtılması ise.
(2) Aşağıdaki durumların herhangi birinde, zemmedici malzemenin yayımlanması bu maddenin (1)’inci fıkrası anlamında iyi niyetle yapılmış sayılmaz:-
(a) Malzeme doğru olmadığında, ve yayımlayan kişinin onun doğru olduğuna inanmadığında ; veya
(b) Malzeme doğru olmadığında, ve yayımlayan kişinin bunun doğru olup olmadığını saptamak için makul ölçüde dikkat ve özen göstermeden onu yayımladığında ; veya
(c) Yayımlayan kişinin, malzemeyi yayımlarken, zemmedilen kişiyi, kamunun konuya duyduğu ve o hususta ayrıcalık sahibi olduğunu iddia ettiği ilginin veya yine o hususta ayrıcalık sahibi olduğunu iddia ettiği özel hak veya menfaatin korunmasının makul olarak gerektirdiğinden önemli ölçüde fazlasıyla veya başka biçimde zarara uğratmak kastiyle hareket ettiğinde.
(3) Zemmedici malzemenin yayımlanması ile ilgili olarak açılan herhangi bir davada, yayımlamanın bu maddenin (1)’inci fıkrası uyarınca ayrıcalığının olabileceği bir durumda ayrıcalık bir savunma olarak ileri sürülürse, bu gibi yayımın iyi niyetle yapılmadığını kanıtlama yükü davacıya düşer.
Kasıtlı Olmayan
22.(1) Diğer bir kişiyi zemmedici olduğu iddia edilen herhangi bir malzemeyi yayımlayan bir kimse, malzemenin kendisi Zem Ve Kadih tarafından diğer kişiyle ilgisi olduğunu bilmeyerek masumiyetle yayımlandığını ileri sürerse, bu madde uyarınca
9.38/ 53 hatasını düzeltme teklifinde bulunabilir ve böyle bir durumda -
(a) teklif, mağdur olan kişi tarafından kabul edilir ve teklifi yapan tarafından gereğince yerine getirilirse, mağdur olan taraf teklifi yapan kişi aleyhine söz konusu yayımla ilgili olarak zem ve kadih işlemi başlatamaz veya böyle bir yargısal işlem başlatılmışsa ileri götüremez (ancak bu durum, söz konusu yayımdan müştereken sorumlu olan başka bir kişi aleyhine mevcut olabilecek herhangi bir dava sebebini haleldar etmez);
(b) teklif, mağdur olan kişi tarafından kabul edilmezse, bu maddede başka türlü öngörülenler dışında, söz konusu yayımla ilgili olarak teklifi yapan kişi aleyhine başlattığı veya başlatacağı zem ve kadih davasında, şikayet konusu malzemenin davalı tarafından davacıyla ilgisi bulunduğu bilinmeyerek masumiyetle yayımlanmış olduğu ve hatayı düzeltme teklifinin, yayımlanan malzemenin davacıyı zemmedici olduğu veya olabileceği hakkında davalı ihbar aldıktan sonra pratikte en erken bir zamanda yapılmış olduğu ve geri alınmamış bulunduğu bir savunma oluşturur.
(2) Bu madde uyarınca hatayı düzeltme için yapılan herhangi bir teklifin, bu madde amaçları bakımından yapılmış bir teklif olduğunun açıkça belirtilmesi, ve teklifi yapanın söz konusu malzemeyi mağdur olan tarafla ilgisi bulunduğunu bilmeksizin masumiyetle yayımladığını göstermek için dayandığı olguları belirten bir yemin varakasıyla birlikte yapılması gerekmekte olup; bu maddenin (1)’inci fıkrasının (b) bendi uyarınca öne sürülen bir savunmada, şikayet konusu malzemenin masumiyetle yayımlandığını kanıtlamak için teklifi yapan kişi adına, yemin varakasında belirtilen olguların dışında herhangi başka bir şahadet kabul edilmez.
(3) Bu madde uyarınca hatayı düzeltme için yapılan bir teklif :-
(a) her halükarda, şikayet konusu malzeme hususunda uygun şekilde bir düzeltmenin ve mağdur olan taraftan bu malzeme ile ilgili olarak yeterli bir özür içeren bir metnin yayımlanması veya böyle bir yayımlamaya katılma;
söz konusu malzemeyi içeren bir belgenin veya kayıtın suretlerinin teklifi yapan kişi tarafından veya bilgisi dahilinde dağıtılmış olduğu durumlarda, dağıtımın yapılmış olduğu kişilere malzemenin mağdur olan tarafı zemmedici olduğunun ileri sürülmekte olduğunu duyurmak için makul olarak pratikte kendi tarafından yapılabilen girişimlerde bulunma,
anlamında bir teklifi anlatır.
(4) Bu madde uyarınca hatayı düzeltme için yapılan bir teklif mağdur olan tarafça kabul edildiğinde –
(a) kabul edilen teklifin yerine getirilmesi için yapılacak girişimler konusunda ortaya çıkan herhangi bir sorun hakkında taraflar kendi aralarında bir anlaşmaya varamazlarsa, söz konusu sorun kararlaştırılmak üzere, Mahkemeye havale edilir ve böyle bir sorun hakkında Mahkemenin verdiği karar nihai olur.
(b) mağdur olan tarafın, teklifi yapan kişi aleyhine söz konusu malzemeyle ilgili olarak başlattığı yargısal işlemlerde, veya bir teklif hakkında bu fıkranın (a) bendi uyarınca başlatılan yargısal işlemlerde, Mahkemenin masraflar hususunda emir verme yetkisi, teklifi yapan kişi aleyhine mağdur olan tarafın masraflarını ve söz konusu yayım sonucu mağdur olan tarafın harcadığı veya harcayacağı makul giderlerini tazmin edici masraf ödemesini emretme yetkisini de içerir; ve yukarıda belirtilen türde yargısal işlemlerin başlatılmadığı hallerde, Mahkeme, mağdur olan tarafın istidası üzerine, bu tür yargısal işlemlerde verilebilen bir emirle emredilebileceği gibi yukarıda belirtilen masraf ve giderlerin ödenmesi için emir verebilir.
5) Bu madde amaçları bakımından, bir malzeme ancak ve sadece aşağıdaki koşullarda (bu fıkrada bundan böyle “yayımcı” diye anılacak olan) bir kişi tarafından diğer bir kişiyle ilgisi olduğu bilinmeden masumiyetle yayımlanmış sayılır :-
(a) yayımcının, malzemeyi öteki kişiye yönelik veya onunla ilgili olarak yayımlama niyetiyle yayımlamadığı ve yayımın öteki kişiye atfen yapılmış olduğu şeklinde anlaşılmasına neden olabilecek ahval ve koşullar hakkında bilgi sahibi olmadığı takdirde ; veya
(b) yayımlanan malzemenin göründüğü şekliyle zemmedici olmadığı ve yayımcının ve yayımın o diğer kişiyi zemmeder şekilde anlaşılmasına neden olabilecek ahval ve koşullar hakkında bilgi sahibi olmadığı takdirde;
ve yukarıda (a) ve (b)'de belirtilen her iki durumda da yayımcının yayımla ilgili olarak makul ölçüde dikkat ve özeni tümüyle göstermiş olması gerekir. Bu fıkrada yayımcıya yapılan herhangi bir atıf, yayımcının, yayımın içeriği ile ilgisi bulunan, herhangi bir müstahdemine veya vekiline veya ajanına da yapılmış sayılır.
(6) Bu maddenin (1). fıkrasının (b) bendi, yayımlayanın kendisinin yazarı olmadığı bir yayım hakkında, malzemenin yazarı tarafından kötü niyetle yazılmamış olduğunu yayımlayan kanıtlamadıkça, uygulanmaz.
Zem ve Kadih İçin
23. Bir zem ve kadih davasında, davalı, kesilebilecek herhangi bir tazminat miktarının hafifletilmesi için aşağıdaki Tazmina-tın hususları kanıtlamak niyetinde olduğunu davacıya, makul bir süre önceden ihbar ettikten sonra – Hafifle-tilmesi
9. 38/ 53 (a) Davacıdan, dava başlatılmadan önce veya, dava başlatılmadan önce fırsat bulamamışsa, dava başlatıldıktan sonra ele geçirdiği ilk fırsatta, özür dilediğini veya davacıya özür dileme teklifinde bulunduğunu ;
Bölüm 79 (b) Zemmedici malzemenin, Basın Yasası kuralları uyarınca verilmiş ve geçerliliği devam eden bir ruhsat altında yayınlanmakta olan bir gazetede yayımlanmış olduğunu, ve davacının, davalı aleyhine açmış olduğu davanın konusunu teşkil eden zemmedici malzeme ile ayni amacı güden veya etkisi olan zemmedici malzeme ile ilgili olarak tazminat istirdat ettiğini, veya tazmin edilmek için dava açtığını veya bir tazminat veya karşılık aldığını veya almayı kabul ettiğini ;
(c) zemmedici malzemenin yayımlanmasından önce, davacının, karakterinin zem ve kadihe konu olan ve somut olarak saldırıya uğrayan özelliği bakımından, genel olarak kötü bir şöhrete sahip olduğunu ;
(ç) davalının davacı tarafından tahrik edildiğini,
kanıtlayabilir ve Mahkeme de davanın ahval ve koşullarını göz önünde tutarak tazminat miktarını kararlaştırırken yukarıdaki hususların tümünü veya herhangi birini dikkate alabilir.
Gazetede
24. Basın Yasası uyarınca verilen ve geçerliği devam eden bir ruhsat altında yayımlanmakta olan bir gazetenin Yayım-lanan içeriğinde bulunan zemmedici malzeme hakkında gazete sahibi aleyhine açılan bir davada, gazete sahibi, Mahkemenin Zemme-dici hatayı düzeltme bakımından yeterli olduğu kanaatine vardığı bir para miktarını Mahkemeye yatırır ve başka bir savunma Malzeme ileri sürmezse -
Husu-sunda Özel
Savunma (a) zemmedici malzemenin gazetede kötü niyet kastıyla yayımlanmadığını ; ve Bölüm 79
9.38/53
(b) böyle bir zemmedici malzemenin gazeteye girmesinde kendisinin sorumlu tutulabilmesi için gerekli olan makul ölçüde dikkat ve özen göstermekte aşikar bir kusur veya eksikliğin bulunmadığını ; ve
(c) Davanın başlatılmasından önce veya, dava başlatılmadan önce fırsat bulamamışsa, dava başlatıldıktan sonra ele geçirdiği ilk fırsatta, bu gibi bir gazetede tam kapsamlı bir özür dileme yayımladığını, veya gazetenin bir haftayı geçen aralıklarla yayımlanması durumunda, özür dileme metnini, davacının seçeceği başka bir gazetede yayımlamayı teklif ettiğini,
savunma olarak kanıtlayabilir.
25.(1) Herhangi bir kişinin, kötü niyet kastiyle başka herhangi bir kişinin - Zarar Verici mesleği, ticari işi, zanaatı, işi, meşguliyeti veya makamı veya mevkii hakkında ; veya Yalan eşyaları veya emtiası hakkında ; veya
9.38/53 malla ilgili mülkiyet hakkı hakkında,
gerçeğe aykırı bir beyanı gerek sözlü olarak gerekse başka suretle yayımlaması zarar verici yalan fiilini oluşturur.
Ancak, bu maddenin (2). fıkra kurallarına bağlı kalınması koşuluyla, hiçbir kimse, zarar verici yalan fiili nedeniyle özel surette zarara uğramadıkça böyle bir fiil için tazminat istirdat edemez.
(2) Bu maddenin (1). fıkrası uyarınca açılan bir davada -
(a) Davanın dayandırıldığı kelimeler, davacıyı, parasal kayba uğratmak amacıyla kullanılmışsa ve yazılı olarak veya kalıcı başka bir biçimde yayımlanırsa ; veya
(b) Söz konusu kelimeler, davacıyı, yayımlamanın yapıldığı sırada işgal ettiği herhangi bir makam veya mevki, veya icra ettiği herhangi bir meslek, meşguliyet, veya yaptığı herhangi bir ticaret, zanaat, veya iş ile ilgili olarak parasal kayba uğratmak amacını taşırsa,
özel zarar iddiasında bulunulması veya kanıtlanması gerekmez.
(3) Bu madde amaçları bakımından "yayımlama", 18. maddede zemmedici malzemeye verilen anlamla ayni anlamı taşır.
Eylemli Saldırı
26. (1) Eylemli saldırı, vurmak, dokunmak, itmek, kımıldatmak, hareket ettirmek suretiyle veya başka biçimde herhangi (Assault) bir kişinin şahsına karşı, rızası olmaksızın, veya rızası hile yoluyla alınmışsa rızası ile, doğrudan doğruya veya
10.38/53 dolaylı olarak kasten herhangi bir suretle zor kullanılmasını, veya herhangi bir fiil veya jestle başka birisinin şahsına bu biçimde zor kullanma teşebbüs veya tehdidinde bulunulmasını anlatır; ancak, teşebbüs veya tehdit halinde zor kullanma teşebbüs veya tehdidinde bulunan kişinin, amacını o sırada yerine getirmeye niyetli ve muktedir olduğuna dair, diğer kişide, makul sebeplere dayanan bir kanı uyanmasına sebebiyet vermesi gerekir.
(2) Bu madde amaçları bakımından "zor kullanma" deyimi, zarar verecek ölçüde kullanıldığında zarara sebebiyet veren ısı, ışık, elektrik gücü, gaz, koku veya herhangi başka bir madde veya şey kullanımını da kapsar.
Eylemli Saldırı
27. Herhangi bir eylemli saldırıya ilişkin açılan herhangi bir davada, aşağıdaki hususlar savunma teşkil eder :
Davasına Karşı
Özel Savunma (a) Davalının, söz konusu eylemli saldırıyı, davacının yasaya aykırı olarak zor kullanmasına karşı kendisini veya
10.38/53 başka bir kişiyi korumak amacıyla işlemiş olması, ve bunu yaparken de o amacın gerçekleşmesi için makul surette gerekli olduğundan fazla bir şey yapmamış olması ve işlediği eylemli saldırı sonucu davacıya ika edilen zararla önlenmesine çalışılan zarar arasında bir orantısızlığın bulunmaması;
(b) Davalının, herhangi bir taşınmaz malı zilyedinde bulunduran kişi olarak veya bu gibi bir zilyedin kendine verdiği yetkiyi kullanarak, davacının söz konusu taşınmaz mala yasal hakkı olmaksızın girmesini önlemek amacıyla, veya yasal hakkı olmaksızın girmiş veya kalmakta olduğu böyle bir taşınmaz maldan onu çıkarmak amacıyla, makul ölçüde zor kullanmış olması :
Ancak -
(i) davacı söz konusu taşınmaz mala zor kullanarak girmemişse veya girmeye teşebbüs etmemişse, davalının, ondan söz konusu taşınmaz mala girmemesini veya girmişse oradan ayrılmasını istemiş olması ve davacıya bu isteğini olaysız ve barışçıl bir biçimde yerine getirmesi için makul ölçüde fırsat vermiş olması gerekir ;
(ii) kullanılan zorun,davacının söz konusu taşınmaz mala girmesini zor kullanarak önlemek veya oradan çıkarılmasını sağlamak için gerekenden fazla olmaması ve, davacının ağır bir suç oluşturan zor kullanma yoluyla girme girişiminde bulunması dışında, dövme, yaralama veya başka türlü bir bedensel zarar içermemesi gerekir,
(c) Davalının, taşınır bir malı tasarrufunda bulundurma hakkına sahip bir kişi olarak, bu hakkını korumak amacıyla, veya davacı söz konusu taşınır malı davalıdan haksız veya kanunsuz olarak almış veya alıkoymuşsa, bu gibi malın tasarrufunu geri almak amacıyla, makul ölçüde zor kullanmış olması:
Ancak –
(i) Davacı söz konusu taşınır malı zor kullanarak almamışsa veya almaya teşebbüs etmemişse, davalının, ondan söz konusu taşınır malı almamasını veya almışsa onu geri vermesini istemiş olması ve davacıya bu isteğini olaysız ve barışçıl biçimde yerine getirmesi için makul fırsat vermiş olması gerekir :
(ii) Kullanılan zorun, davacının söz konusu taşınır malı almasını zor kullanarak önlemek veya almışsa, onu zor kullanarak geri almak için gerekenden fazla olmaması ve dövme, yaralama veya başka türlü bir bedensel zarar içermemesi gerekir.
(d) Davalının, söz konusu eylemli saldırıyı, Mahkeme veya ilgili konuda yetki sahibi olan herhangi bir yasal makam tarafından ısdar edilen herhangi bir emri, müzekkereyi, tutuklama, hapse veya bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emri veya haciz müzekkeresini icra ederken veya icrasına yasal olarak yardımcı olmakta iken işlemiş olması gerekir. Ancak, şikayet konusu eylemin, ilgili emir, müzekkere, tutuklama veya hapse veya bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emri veya haciz müzekkeresinde veya bunların ısdarında mevcut herhangi bir eksikliğe bakılmaksızın, bu gibi emir, müzekkere, tutuklama, hapse veya bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emri veya haciz müzekkeresi uyarınca yetkili kılınmış olması gerekir;
(e) Davacının akli dengesi bozuk veya akli veya bedensel yetersizliği olan bir kişi olması ve kullanılan zorun, davacının kendisinin veya başkalarının korunması için makul ölçüde gerekli olması veya görünürde makul olarak gerekli olduğuna inanılması ve iyi niyetle tatbik edilmiş olması ve kasten kötü niyetle kullanılmamış olması ;
(f) Gerek davacının, gerekse davalının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri mensubu olması ve davalının söz konusu Güvenlik Kuvvetleriyle ilgili bir Yasa veya mevzuat uyarınca ve bunların verdiği yetkiye dayanarak icraatta bulunmuş olması ;
(g) Davalının, davacının ebeveyni, vasisi veya okuldaki öğretmeni veya davacı ile bu gibi ilişkiye benzer ilişkisi olan birisi olması ve davacıya ıslahı için sadece makul ölçüde gerekli olduğu kadar dayak cezası uygulamış olması;
(h) Davalının, söz konusu eylemli saldırıyı, davacının yararına olduğuna inandığı için iyi niyetle icra etmiş olması;
ve mevcut koşullar içinde davacının söz konusu fiil için muvafakat etmesinin veya davacıdan yasal olarak sorumlu olan başka bir kişiden davacı adına rızasının alınmasının olanak dışı olması nedeniyle davacının rızasının söz konusu fiilden önce alınmamış olması ve davalıya göre, söz konusu fiilin geciktirilmemesinin davacının yararına olacağına dair makul sebeplerin var olması.
Vekil, Ajan Veya
28. Bu Yasanın içerdiği herhangi başka bir kurala bakılmaksızın, hiçbir asıl veya işveren, uygulanmasını açıkça Müstah-demin yetkili kılmış veya onaylamış olmadıkça, kendi vekilinin, ajanının veya müstahdeminin başka bir kişiye karşı Eylemli Saldırısı uyguladığı herhangi bir eylemli saldırıdan ötürü sorumlu tutulamaz.
İçin Sorumlu-luk
10.38/53
29. Haksız hapsetme, herhangi bir kişiyi, fiziki olarak veya yetkisi varmış gibi, herhangi bir süre için Haksız Hapset-me özgürlüğünden yasalara aykırı olarak tamamen yoksun kılmak fiilinden oluşur.
Ancak, herhangi bir ebeveynin, vasi veya okuldaki öğretmen, sırasıyla, herhangi bir çocuğu, vesayet altında bulunan küçüğü veya öğrenciyi ıslah amacıyla makul olarak gerekli olabilecek geçici bir süre için özgürlüğünden yoksun kılabilir.
Haksız Hapset-me
30. Herhangi bir haksız hapsetme ile ilgili olarak açılan herhangi bir davada aşağıdaki hususlar bir savunma teşkil Davasına Karşı eder :
Özel Savun-malar (a)Davalının şikayet konusu eylemi, herhangi bir Mahkeme tarafından ısdar edilen bir müzekkereyi, tutuklama emrini, hapse veya başka bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emrini veya haciz müzekkeresini icra ederken veya icrasına yasal olarak yardımcı olurken işlemiş olması gerekir: Ancak, şikayet konusu eylemin, ilgili müzekkere, tutuklama emri, hapse veya başka bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emrinin veya haciz müzekkeresinin kendisinde veya ısdarında herhangi bir eksikliğe bakılmaksızın, bu gibi müzekkere, tutuklama emri, hapse veya başka bir yerde gözetim altında bulundurma için gönderme veya teslim etme emri veya haciz müzekkeresi ile yetkili kılınmış olması gerekir.
(b) Davacının, herhangi bir mevzuat kuralları uyarınca yasal olarak gözaltında tutulmuş veya alı konmuş olması ;
(c) Davacının, akli dengesi bozuk veya akli veya bedensel yetersizliği olan bir kişi olması ve hapsetme veya içerde tutma eyleminin, davacının kendisinin veya başkalarının korunması için makul ölçüde gerekli olması, veya görünürde makul ölçüde gerekli olduğuna inanılması, ve iyi niyetle yapılmış olması ve kasten kötü niyetle yapılmamış olması ;
(d) Davacı tarafından şikayet konusu edilen eylemin, eylemde bulunan kişinin bu gibi eylemi yerine getirmemesi halinde, herhangi bir mevzuat kuralları gereğince cezai sorumluluğa maruz bırakılacağı bir eylem olması ;
(e) Gerek davacının gerekse davalıların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri mensubu olması ve davalının söz konusu Güvenlik Kuvvetleriyle ilgili bir Yasa veya mevzuat uyarınca ve bunların verdiği yetkiye dayanarak eylemde bulunmuş olması.
Vekil, Ajan Veya
31. Bu Yasanın içerdiği başka herhangi bir kurala bakılmaksızın, hiçbir asıl veya işveren, gerçekleştirilmesini Müstah-temin açıkça yetkilendirmiş veya onaylamış olmadıkça, kendi vekili, ajanı veya müstahdemi tarafından herhangi bir kişinin Haksız Hapset-me haksız hapsedilmesinden ötürü sorumlu tutulmaz.
Eylemin-den
Başkası-nın
Sorumlu-luğu
32. Kötü niyet kastiyle kovuşturma, herhangi bir kişi aleyhine fiilen, kötü niyet kastiyle ve makul ve geçerlilik olasılığı bulunan bir sebebe dayanmaksızın –
Kötü Niyet (a) bu kişinin saygınlığı veya şöhreti veya adı için skandal oluşturan veya özgürlüğünü yitirmesi olanağını yaratan, Kastiyle ve
Kovuştur-ma (b) gerçekten lehine sonuçlanabilecek nitelikte olan ve bu kişi lehine sonuçlanmış bulunan,
başarısız cezai kovuşturma, iflas veya tasfiye işlemlerinin başlatılması veya sürdürülmesi fiilinden oluşur:
Ancak, herhangi bir yargı işlemini başlatmış olan yetkili bir makama sadece bilgi vermiş veya şikayette bulunmuş olması nedenine dayanarak herhangi bir kişi aleyhine kötü niyet kastiyle kovuşturma fiili için dava açılamaz.
Vekilinin,Ajanını
33. Bu Yasanın içerdiği başka herhangi bir kurala bakılmaksızın, hiçbir asıl veya işveren, gerçekleştirilmesini n Veya açıkça yetkilendirmiş veya onaylamış olmadıkça, kendi, vekili, ajanı veya müstahdeminin başlattığı bir kötü niyet Müstah-deminin kastiyle yargısal işlem için sorumlu tutulamaz.
Başlattığı Kötü
Niyet Kastıyle
Kovuş-turmadan
Başkası-nın
Sorumlu-luğu
Yasal Olmayan
34. (1) Grevcilerin veya lokavt yapanların iştigal ettikleri bir iş veya sanayi dalında mevcut bir iş uyuşmazlığına Biçimde Sözleşme ilişkin bir grevin veya lokavtın amacına ulaşmasının ilerletilmesi nedeni dışında, üçüncü bir kişiyle yasal olarak İhlaline bağlayıcı bir sözleşmenin, herhangi bir başka kişi tarafından, bilerek ve yeterli haklı nedenlere dayanmaksızın, Sebebi-yet Vermek ihlal edilmesine sebebiyet veren her hangi bir kişi bu gibi üçüncü kişiye karşı bir haksız fiil işlemiş olur.
11,38/53 (2) Bu madde amaçları bakımından evlilik bağının meydana getirdiği ilişki bir sözleşme sayılmaz.
Taklitle Emtia
35. Bir emtia veya eşyaya ilişkin olarak ad, tanımlama, işaret, alâmet veya etiket taklidiyle veya başka suretle Sürümü herhangi bir emtia veya eşyanın başka bir kişinin emtiası veya eşyası olduğu yanılgısına sebebiyet vererek, veya (Passing off) sebebiyet vermeye teşebbüs ederek sıradan bir alıcıyı bu gibi başka kişinin emtia veya eşyasını satın almakta olduğu inancına sevk etme olasılığına sebep olan herhangi bir kimse, söz konusu başka kişiye karşı bir haksız fiil işlemiş olur ;
Ancak, herhangi bir emtia veya eşyanın satışı ile ilgili olarak salt kendi adını kullanması nedeniyle hiçbir kimse haksız fiil işlemiş sayılmaz.
Hile
36. Hile, bir gerçeğin veya olgunun, gerçek dışı olduğu bilinci içinde, veya doğru olduğuna inanılmaksızın veya kayıtsızca veya doğru veya gerçek dışı olup olmadığına özen gösterilmeden, aldatılan veya kandırılan kişinin ona göre işlem veya eylemde bulunması niyetiyle yapılan gerçek dışı ifadesinden ibarettir.
Ancak, böyle bir ifade davacıyı aldatmak veya kandırmak niyetiyle yapılmadıkça ve gerçekten de davacının aldatılmasına veya kanmasına sebep olmadıkça ve davacı söz konusu ifadeye dayanarak işlem veya eylemde bulunup bu nedenle zarara uğramadıkça bu gibi bir ifade sebebiyle dava açılamaz.
Yine ancak, herhangi bir kişi için kredi, para veya emtia veya eşya elde etmek amacıyla bu kişinin karakteri, davranışı, itibarı, kabiliyeti, ticari işi, işi veya ilişki veya işlemleri hakkında yapılan böyle bir ifade ile ilgili olarak, ifade yazılı ve davalının kendisi tarafından imzalı olarak yapılmadıkça, herhangi bir dava açılamaz.
Haksız Alıkoy-ma
37. (1) Haksız alıkoyma, herhangi bir kişinin tasarrufuna hemen sahip olma hakkı bulunan bir taşınır malı kanunsuz olarak ona vermemekten veya alıkoymaktan ibarettir.
(2) Haksız alıkoyma için açılan herhangi bir davada, malı vermemenin veya alıkoymanın yasal olduğunu kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Haksız Alıkoy-ma
38. Herhangi bir haksız alıkoyma için açılan herhangi bir davada, Mahkeme, davanın ahval ve koşullarını göz önünde Davasın-da tutarak, bu Yasada öngörülen herhangi başka bir çare yerine veya bu gibi herhangi bir çareye ek olarak, alı konan Mahke-menin veya verilmeyen taşınır malın iade edilmesini emredebilir.
Yetkisi
Gasp veya Haksız
39. Gasp veya haksız sahiplenme fiili(conversion); bir taşınır mala müessir ve böyle bir taşınır malı hemen Sahiplenme tasarruf etme hakkına sahip olan kişinin bu mal üzerindeki haklarıyla bağdaşmayan biçimde hak iddiasında (Conver-sion) bulunulduğunu gösteren herhangi bir fiziki yasadışı fiilden oluşur.
Gasp veya Haksız
40. Herhangi bir taşınır malın gaspıyla veya haksız veya yasadışı sahiplenilmesiyle ilgili olarak açılan herhangi bir Sahiplen-me davada, davalının söz konusu taşınır malı - (Conver-sion) (a) açık bir pazardan ve gasp edildiği veya haksız veya yasa dışı sahiplenildiği iddia edilen malı oluşturan türden Davasın-da Özel malların o pazarda mutat olarak ticaretini yapan bir kişiden; veya Savun-malar gasp edildiği veya haksız veya yasa dışı sahiplenildiği iddia edilen türden malın mutat olarak satıldığı herhangi bir dükkandan ve de o dükkanın sahibinden,
iyi niyetle satın almış olması bir savunma teşkil eder.
Gasp veya Haksız
41. Herhangi bir taşınır malın gaspıyla veya haksız veya yasa dışı sahiplenilmesiyle ilgili olarak açılan herhangi Sahiplen-me bir davada, davalı, söz konusu malın hemen tasarrufuna hak sahibi olan kişiye karşı herhangi bir üçüncü kişinin o mal Davasın-da üzerinde sahip olduğu hakkı, savunma olarak, ileri süremez.
Gaspedi-len Malda
Üçüncü Kişinin
Hakkının (jus
tertii) Savunma
Teşkil Etmeme-si
Gasp veya Haksız
42. Taşınır mal gaspıyla veya haksız veya yasa dışı sahiplenmeyle ilgili olarak açılan herhangi bir davada, Mahkeme, Sahiplen-me davanın ahval ve koşullarını göz önünde tutarak, bu Yasada öngörülen herhangi başka bir hal çaresi yerine veya ona ek davalarında olarak, gasp edilen veya haksız veya yasadışı sahiplenilen malın geri verilmesini emredebilir.
Mahke-menin
yetkisi
Taşınmaz Mala
43. (1) Taşınmaz mala tecavüz fiili, herhangi bir kişinin herhangi bir taşınmaz mala, kanunsuz olarak girmesinden, Tecavüz kanunsuz olarak zarar vermesinden veya müdahale etmesinden oluşur.
12.38/53 (2) Şikayet konusu fiillerin yerel örf veya adetin müsaade ettiği fiiller olması halinde, böyle bir örf veya adet, eğer kanıtlanırsa, savunma teşkil eder; ancak herhangi bir taşınmaz mala tecavüz için açılan herhangi bir davada, şikayet konusu fiilin kanunsuz olmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Taşınır Mala
44. (1) Taşınır mala tecavüz fiili, bir kişi tarafından sebep olunması veya fiilde bulunulması kaydıyla,- Tecavüz
13.38/53 (a) herhangi bir taşınır malı veya malın bulunduğu durum veya düzeni haksız veya yasa dışı olarak bozmaktan veya malı elleyip karıştırmaktan veya dağıtmaktan (unlawful disturbance of) veya herhangi bir taşınır mala haksız veya yasadışı olarak müdahale etmekten;veya
(b) herhangi bir taşınır mala doğrudan doğruya zarar veren herhangi bir haksız veya yasa dışı fiilden, oluşur.
(2) Herhangi bir taşınır mala tecavüz davasında, şikayet konusu fiilin haksız veya yasa dışı olmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Terke-dilmiş
44. A. (1) Bu madde amaçları bakımından "terkedilmiş taşınır mal", 20 Temmuz 1974 tarihinde meydana gelen durum Taşınır Mallar. dolayısıyla, bu tarihte veya daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde terk edilen taşınır
2.10/80 malları anlatır.
22/4/80)
(2) Terkedilmiş taşınır mallarla ilgili olarak yapılmış bir eylem veya fiil, bu Yasanın 37, 39, ve 44.maddelerine veya başka herhangi bir maddesine aykırılık nedeniyle kişiler arasında dava konusu yapılamaz. Bu gibi eylemler ile ilgili olarak dava açmak yetkisi ve davaya taraf olma ehliyeti münhasıran Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne aittir.
*NOT: Bu madde 20 Temmuz, 1974 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş sayılır ve Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten önceki tüm eylemlere olduğu gibi yayınlandığı tarihten sonraki eylemlere de uygulanır.
Kamuya Yönelik
45. Kamuya yönelik rahatsızlık fiili, kamu yaşamının, güvenliğinin, sağlığının, malının veya esenlik, huzur veya Rahatsız-lık konforunun tehlikeye girmesine veya umuma ait bir hakkın kamu tarafından kullanılmasının engellenmesine neden olan (Umumi Taciz) yasal olmayan bir fiilden veya yasal bir görevin yerine getirilmesinin ihmal edilmesinden oluşur.
Ancak, kamuya yönelik rahatsızlık davası sadece -
(a) Mahkemeden men'i müdahale emri almak amacıyla Başsavcı ; veya
(b) kamuya yönelik rahatsızlıktan özel zarara uğramış herhangi bir kişi,
3.38/53
tarafından açılabilir.
46. Özel rahatsızlık fiili, herhangi bir kişinin, diğer bir kişinin taşınmaz malını, malın konum ve niteliği göz Özel Rahatsız-lık önünde tutularak, makul biçimde ve makul ölçüde huzur içinde kullanmasına mutat olarak müdahale teşkil edecek şekilde
14.38/53 davranması veya işini yürütmesi, veya malik olduğu veya zilyedinde bulundurduğu herhangi bir taşınmaz malı bu şekilde kullanması fiilinden oluşur.
Ancak, hiç kimse, zarara uğramış olmadıkça, herhangi bir özel rahatsızlık için tazminat istirdat edemez.
Yine ancak, bu madde kuralları gün ışığına müdahale hususunda uygulanmaz.
Özel Rahatsız-lık
47. Herhangi bir özel rahatsızlık davasında, şikayet konusu fiilin, davacı için bağlayıcı ve davalı yararına sonuç Davasın-da Özel doğuran herhangi bir ahit (covenant) veya sözleşme koşulları uyarınca yapılmış olması bir savunma teşkil eder.
Savun-malar
Özel
48. Herhangi bir özel rahatsızlık davasında, davaya konu özel rahatsızlığın, ilgili taşınmaz malın davacının mala Rahatsız-lığın zilyet veya sahip olmadan önce de var oluşu bir savunma teşkil etmez.
Taşınmaz Malın
Davacı-nın
Zilyetli-ğinden
Önce Var Olması
Koruma
49. Bu Yasanın 45. maddesinden 48. maddesine kadar olan maddelerinin içerdiği kurallar, Belediyeler Yasasının 51/1995 rahatsızlıkla ilgili kurallarını etkilemez.
33/2001
Gün Işığına
50. Her kim, herhangi bir mania ile veya başka suretle, bir taşınmaz malın sahibinin veya zilyedinin, bu malın konum Müdaha-le ve niteliği göz önünde tutularak, makul miktarda gün ışığından yararlanmasına engel olursa, bir haksız fiil işlemiş olur: Ancak, ilgili taşınmaz malın sahibinin veya zilyedinin veya bunların veya herhangi birinin seleflerinin söz konusu ışıktan, manianın veya engellemenin gerçekleşmesinden hemen önce, on beş yıldan az olmayan bir süreden beri, herhangi bir ahit veya sözleşme koşulları uyarınca olmaması kaydıyla yararlanmakta olmaları gerekir.
İhmal
51. (1) İhmal -
(a) makul ölçüde ihtiyatlı bir kişinin, ilgili ahval ve şerait içinde yapmayacağı bir fiilin yapılması veya ilgili ahval ve şerait içinde böyle bir kişinin yapacağı bir fiilin yapılmaması; veya
(b) bir meslek, ticaret, iş veya meşguliyetin icrasında bu gibi meslek, ticaret, iş veya meşguliyeti icra etmeye ehil makul ölçüde ihtiyatlı bir kişinin ilgili ahval ve şerait içinde göstereceği beceri veya dikkat ve özenin gösterilmemesi,
ve böylelikle zarara sebebiyet verilmesi suretiyle oluşur:
Ancak, bir ihmalle ilgili olarak tazminat, sadece, ihmalden kusurlu kişinin, ilgili ahval ve şerait içinde ihmalde bulunmama görevi ile yükümlü olduğu kişi tarafından istirdat edilir.
(2) Aşağıda belirtilen hallerde ihmalde bulunmama görevi mevcuttur:-
(a) herhangi bir taşınmaz malı zilyedinde bulunduran kişinin, söz konusu malın zilyetliği ile ilgili herhangi bir kira sözleşmesinin veya sözleşmenin herhangi bir koşuluna bağlı olmak kaydıyla, bu gibi taşınmaz malın sahibine karşı böyle bir görevi vardır ;
(b) Bir taşınmaz malı zilyedinde bulunduran kişi, bu taşınmaz malın yasal olarak içinde, üzerinde veya olağan koşullar altında ihmalden etkilenebilecek kadar yakınında bulunan tüm kişilere ve herhangi bir malın sahibine karşı böyle bir görevi vardır :
Ancak, herhangi bir taşınmaz malın sahibiyle bu taşınmaz malı zilyedinde bulunduran kişi, söz konusu taşınmaz malın bakım ve onarımıyla ilgili olarak, taşınmaz malın içinde veya üzerinde, veya söz konusu taşınmaz malın bitişiğinde bulunan ve söz konusu taşınmaz malın sahibinin ve zilyedinin veya bunlardan herhangi birisinin söz konusu taşınmaz malla birlikte sahibi veya zilyedi bulunduğu herhangi bir taşınmaz malın içinde veya üzerinde bulunmayan tüm kişilere, ve söz konusu taşınmaz malların veya herhangi birinin içinde veya üzerinde bulunmayan herhangi bir malın sahibine karşı müştereken böyle bir görevle yükümlüdür.
Yine ancak, zilyedinde bir taşınmaz mal bulunduran kişinin, bu gibi taşınmaz malın durumu veya bakım veya onarımıyla ilgili olarak, söz konusu taşınmaz malın içinde veya üzerinde sadece bir izin uyarınca bulunan (bare licensee), veya malı orada sadece bir izin uyarınca bulunan bir kişiye karşı, bu taşınmaz mal içinde veya üzerinde varolduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği varsayılan gizli veya görünmeyen bir tehlike hususunda uyarma görevi dışında ihmal göstermeme görevi yoktur.
Bu madde amaçları bakımından sadece bir izin uyarınca bulunan bir kişi (bare licensee) deyimi bir taşınmaz mala -
(i) taşınmaz malın zilyedini ilgilendirmeyen bir iş için ; veya
(ii) herhangi bir mevzuat uyarınca veya başkaca, herhangi bir kamu görevinin yasal olarak yerine getirilmesi dışında bir amaç için,
yasal olarak, giren veya gelen bir kişiyi anlatır ve herhangi bir taşınmaz malın zilyedinin paralı olarak konuk etmediği konuklarını ve müstahdemlerini de kapsar.
Herhangi bir hayvan, araba, yolcu veya yük aracı, demiryolu treni, kayık, gemi, uçak veya başka bir taşıt aracının sahibi, sahibi olduğu hayvan, araba, yolcu veya yük aracı, demiryolu treni, kayık, gemi, uçak veya başka taşıt aracı içinde veya üzerinde bir ücret karşılığında taşınmakta olan tüm kişilere veya böylece taşınmakta olan herhangi bir taşınır malın sahibine karşı veya söz konusu hayvan, araba, yolcu veya yük aracı, demiryolu treni, kayık, gemi, uçak veya başka taşıt aracının, olağan koşullar altında ihmalden etkilenebilecek kadar yakınında bulunan tüm kişilerle sahibi olduğu herhangi bir malı bulunan bir kişiye karşı böyle bir görevi vardır.
Bu bent amaçları bakımından ücretin taşınmakta olan kişiden veya sahibi olduğu malın sahibinden gelip gelmediğine bakılmaz.
(d) Zilyedi olmadığı herhangi bir taşınmaz mal içinde veya üzerinde bulunan tüm kişilerin veya kamuya ait veya özel bir yer içinde veya üzerinde bulunan tüm kişilerin, veya sahibi olmadığı herhangi bir hayvan, araba, yolcu veya yük aracı, demiryolu treni, kayık, gemi, uçak veya başka taşıt aracı içinde veya üzerinde bulunan tüm kişilerin ve bunlar içinde veya üzerinde bulunan herhangi bir taşınır malın sahibinin, bu gibi taşınmaz malın sahibine ve zilyedine karşı ve bu gibi hayvan, araba, yolcu veya yük aracı, demiryolu treni, kayık, gemi, uçak veya başka taşıt aracı sahibine karşı, ve makul bir kişinin olağan koşullar altında ihmalden etkilenebileceğini düşünebileceği tüm öteki kişilere ve herhangi bir malın sahibine karşı, böyle bir görevi vardır.
(e) Bir ücret karşılığında veya başka biçimde olsun veya olmasın, bir meslek icra eden veya bir ticaret, iş veya meşguliyetle iştigal eden veya herhangi bir kişiye hizmet veren herhangi bir kişinin, mesleğini, ticaretini, işini veya meşguliyetini onun üzerinde veya onun malının üzerinde veya onun için tatbik veya icra ettiği herhangi bir kişiye karşı, veya hizmet verdiği herhangi bir kişiye karşı, böyle bir görevi vardır.
Tehlikeli
52. Herhangi bir zarar için açılan herhangi bir davada - Şeylerin Sebep (a) zarara, yangın veya bir hayvan tarafından değil de tehlikeli başka herhangi bir şey tarafından sebep olunduğu, Olduğu Zarar veya kaçtığı takdirde zarara neden olabilecek herhangi bir şeyin kaçmasının sebep olduğu, ve Halinde İhmali (b) davalının, bu gibi bir şeyin sahibi veya ondan sorumlu kişi veya bu şeyin kaçtığı malın zilyedi olduğu, Kanıtla-ma Yükü.
kanıtlandığında, bu tehlikeli şeyle veya bu şeyin kaçmasıyla ilgili olarak davalının sorumlu veya yükümlü tutulabileceği bir ihmali bulunmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Yangının Sebep
53. Herhangi bir zarar için açılan herhangi bir davada - Olduğu Zarar (a) zararın bir yangından veya bir yangın sonucu meydana geldiği, ve Halinde İhmali (b) yangını davalının tutuşturduğu veya bu yangının tutuşturulmasından sorumlu olduğu veya davalının yangının Kanıtla-ma Yükü. başladığı taşınmaz malın zilyedi veya yangının başladığı taşınır malın sahibi olduğu, kanıtlandığında, yangının başlaması ve yayılmasıyla ilgili olarak davalının sorumlu veya yükümlü tutulabileceği bir ihmal bulunmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Bir Hayvanın
54. Herhangi bir zarar için açılan herhangi bir davada - Sebep Olduğu (a) zararın bir yabani hayvan tarafından, veya davalının zarara sebep olan fiilde bulunma hususunda eğilimi Zarar Halinde bulunduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği varsayılan yabani olmayan bir hayvan tarafından yapıldığı, ve İhmali Kanıtla-ma (b) davalının bu hayvanın sahibi veya ondan sorumlu kişi olduğu, Yükü.
kanıtlandığında, davalının bu hayvanla ilgili olarak sorumlu veya yükümlü tutulabileceği bir ihmali bulunmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
Bazı Hallerde
55. Herhangi bir zarar için açılan herhangi bir davada - İhmali (a) davacının, zarara sebep olan olayın çıkmasına neden olan gerçek ahval ve şerait hakkında bilgi sahibi olmadığı Kanıtla-ma Yükü. veya bilgi sahibi olma olanağı bulunmadığı, ve
(b) zarara, tamamen davalının kontrolü altında bulunan bir malın neden olduğu, kanıtlandığında, Mahkeme zarara sebep olan olayın, davalının gereken makul dikkat ve özeni göstermiş olmasından ziyade böyle bir dikkat ve özeni göstermeyi ihmal etmiş olmasından dolayı vuku bulduğu görüşünün daha tutarlı olduğuna kanaat getirirse, zarara yol açan olayın meydana gelişinden sorumlu veya yükümlü tutulabileceği bir ihmalin bulunmadığını kanıtlama yükü davalıya ait olur.
İhmal Davasın-da
56. Herhangi bir ihmal için açılan herhangi bir davada, davalının ihmalde bulunmuş olmasına bakılmaksızın - Özel Savun-malar (a) bir üçüncü kişinin ihmalde bulunduğu ve zararın kesin sebebinin bu üçüncü kişinin ihmali olduğu ; veya
15.38/53 (b) zararın, makul bir kişinin önceden göremeyeceği ve doğuracağı sonuçların makul dikkat ve özen göstermekle önlenemeyecek olağanüstü doğal bir olayın vukuuna bağlı oluşu,
bir savunma teşkil eder.
Katkısal İhmal
57. (l) Herhangi bir kişinin, kısmen kendi kusuru kısmen de başka bir kişinin veya kişilerin kusuru nedeniyle zarara Halinde uğradığı hallerde, bu zarara ilişkin bir talep, zarara uğrayan kişinin de kusurlu olması nedeniyle başarısız olmaz;
Sorumlu-luğun ancak zarara karşılık istirdat edilebilecek tazminat miktarı, zarara uğrayan kişinin zararın meydana gelmesindeki Paylaştı-rılması. sorumluluk payı göz önünde tutularak, Mahkemenin haklı ve adil göreceği ölçüde azaltılır :
16.38/53 Ancak,
(a) bu fıkra bir sözleşmeden kaynaklanan bir savunmayı geçersiz kılacak biçimde uygulanmaz;
(b) sorumluluğun sınırlandırılmasını öngören herhangi bir sözleşme veya mevzuatın talebe uygulanmasının olanaklı olduğu durumlarda, talepte bulunan kişinin bu fıkra uyarınca istirdat edebileceği tazminat, söz konusu sözleşmenin veya mevzuatın taleple ilgili olarak öngördüğü azami sınırı aşamaz.
(2) Herhangi bir kişinin bu maddenin (1). fıkrası uyarınca ve orada belirtildiği şekilde azaltmaya bağlı olarak bir tazminat istirdat edebileceği hallerde, Mahkeme, talepte bulunan kişinin kusurlu olmaması durumunda istirdat edebileceği toplam tazminat miktarı hususunda bulgu yapar ve bunu kayda geçirir.
(3) Bu Yasanın (müştereken ve münferiden haksız fiil işleyenlerin kendi aralarındaki katkı konusuna ilişkin) 64.
maddesi, iki veya daha fazla kişinin, başka herhangi bir kişinin uğradığı zarar için bu maddenin (1). fıkrası uyarınca sorumlu olduğu, veya bu kişilerin tümü aleyhine dava açılmış olsa idi sorumlu tutulmuş olacağı, herhangi bir meseleye uygulanır.
(4) Herhangi bir kişinin kısmen kendi kusuru kısmen de herhangi başka bir kişinin veya kişilerin kusuru yüzünden öldüğü ve bunun üzerine Tereke İdaresi Yasasının 34. maddesi altında ölenin terekesinin yararına açılan bir dava Bölüm 189 sonucu istirdat edilebilecek tazminatın bu maddenin (1). fıkrası altında azaltılacağı durumlarda, bu Yasanın 58.
maddesi altında bu kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler yararına açılan bir davada istirdat edilebilecek tazminat miktarı da ayni oranda azaltılır.
(5) Bu maddenin (1). fıkrasının uygulandığı herhangi bir meselede, kusurlu kişilerden herhangi biri, öteki kusurlu kişilerden herhangi birine veya onun yasal temsilcisine karşı olan sorumluluğundan bu Yasanın 58.maddesini öne sürerek kurtulursa, böyle bir kişiden veya yasal temsilcisinden (1). fıkra uyarınca herhangi bir tazminat veya katkı istirdat etme hakkına sahip olmaz.
9.11.1934 (6) 1934, Hava Taşımacılığı (Sömürgeler, Protektoralar ve Manda Statüsündeki Ülkeler) Emirnamesinin Birinci Resmi Gazete Cetvelinin Birinci Ek'inde bulunan Konvansiyonun (bir Mahkemeye, zarara, zarara uğrayan kişinin ihmalinin veya katkısal ihmalinin sebep olduğunu kanıtlayan bir taşıyıcıyı tamamen veya kısmen temize çıkarma yetkisi veren) 2l.
maddesi, bu madde kurallarına bağlı olarak etkili olur.
(7) Bu madde amaçları bakımından -
"Zarar", yaşam kaybını ve bedensel zararı veya yaralanmayı da içerir ;
"Bir kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişi" deyimi bu Yasanın 58. maddesi uyarınca yararına bir dava açılabilen herhangi bir kişiyi anlatır ;
"Kusur", ihmali, yasal görevi yerine getirmemeyi veya bir haksız fiil sorumluluğu meydana getiren veya, bu Yasadan ayrı olarak, katkısal ihmal savunmasına yol açabilecek olan başka bir fiil veya ihmali anlatır.
Başkası-nın
58.(1) Herhangi bir kişinin bir haksız fiil sonucu hayatını kaybetmesi ve böyle bir kişinin, haksız fiil ölümle Ölümüne Neden sonuçlanmamış olsaydı, haksız fiilden gördüğü bedensel zarar için bu Yasa kuralları uyarınca ölüm tarihinde tazminat Olan Fiil İçin istirdat etme hakkına sahip olacak bir kişi olacağı hallerde, söz konusu ölen kişinin kocası, karısı,ebeveyni ve Belirli Kişilerin çocuğu, söz konusu haksız fiilden sorumlu olan kişiden aşağıda belirtilen kurallar uyarınca tazminat istirdat Dava Açma Hakkı edebilir:
(a) Dava, ölen kişinin vasiyetnamesinin tenfiz memuru, terekesinin idare memuru veya varisleri tarafından kendi adlarıyla ölenin kocası, karısı, ebeveyni ve çocuğu yararına veya bunlardan hayatta olanlar yararına açılır :
Ancak,bu gibi vasiyetname tenfiz memuru, tereke idare memuru veya varisler tarafından ölüm tarihinden başlayarak altı ay içinde dava açılmadığı takdirde, vasiyetname tenfiz memuru, tereke idare memuru veya varislerin yararlarına dava açabilecekleri tüm kişiler adına bu gibi kişilerin tümü veya herhangi biri tarafından kendi ad veya adlarıyla dava açılabilir.
Bu gibi herhangi bir davada istirdat edilecek tazminat, adlarına dava açılan kişilerin müteveffanın ölümüyle fiilen uğradıkları veya ileride uğrayacakları parasal kayıp göz önünde tutularak kararlaştırılır, ve davalıdan istirdat edilmeyen herhangi bir masraf çıkarıldıktan sonra, davayı gören Yargıç tarafından ilgili kişiler arasında paylaştırılır:
Ancak, böyle bir tazminat miktarını takdir ederken -
herhangi bir hayat sigortası (assurance) veya herhangi bir sigorta sözleşmesi uyarınca müteveffanın ölümü üzerine ödenen veya ödenecek olan herhangi bir para miktarı, ve müteveffanın cenaze masrafları veya onun adına matem tutulması için ödenen veya ödenmesi gereken herhangi bir para miktarı,
dikkate alınmaz.
(c) Böyle bir davada, davanın kimler adına açıldığı hususunda ve bu kişilerin her birinin ölen kişinin ölümü nedeniyle uğradığı parasal zarar hususunda tafsilat verilmesi gerekir.
(d) Böyle bir davanın ölenin ölümünden on iki ay içerisinde açılması gerekir.
17.38/53 (2) Bu madde amaçları bakımından -
"Çocuk'', herhangi bir torunu, üvey evladı, soydanlığı düzgün olmayan çocuğu, kanunen tanınan bir yöntemle evlat edinilmiş bir çocuğu ve ana rahmindeki bir çocuğu da kapsar;
"Ebeveynin" deyimi, bir üvey anne veya babayı ve bir büyük anne veya büyük babayı da kapsar.
Haksız Fiile
59. Herhangi bir haksız fiil için açılan herhangi bir davada, davacının, zarara neden olan hal ve koşulları bildiği Neden Olan Duruma ve idrak ettiği veya bildiğinin ve idrak ettiğinin addolunması gerektiği ve bu hal ve koşullara davacının kendisini Davacı-nın veya malını isteyerek maruz bırakmış olduğu hususu bir savunma teşkil eder :
Kendisini Gönüllü Ancak, herhangi bir haksız fiil için açılan herhangi bir davada, dava konusu haksız fiile herhangi bir mevzuatın Olarak Maruz davalıya yüklediği bir görevi yerine getirmemesi sebep olmuşsa, bu madde kuralları uygulanmaz :
Bıraktığı Yine ancak, on iki yaşını doldurmamış olan bir çocuk zarara neden olan hal ve koşulları bilebilecek veya idrak Husu-sunda Özel edebilecek veya bunlara kendini isteyerek maruz bırakabilecek veya malını kendisi bu hal ve koşullara maruz Savunma. bırakabilecek ehliyette sayılmaz.
Fiilin bir
60. Herhangi bir haksız fiil için açılan herhangi bir davada, şikayet konusu fiilin herhangi bir mevzuat kuralları Mevzuat Uyarınca altında ve uyarınca yapılmış olduğu hususu bir savunma teşkil eder.
Yapıldığı Özel
Savun-ması.
18.38/53
IV. KISIM
HAKSIZ FİİLLERE KARŞI ÇARELERİN ELDE EDİLMESİNE İLİŞKİN ÇEŞİTLİ KURALLAR
Tazmina-tın
61.(1) Herhangi bir haksız fiil için tazminat veya başka bir çare elde etmiş bulunan herhangi bir kişi veya bu kişi Sadece vasıtasıyla talepte bulunan herhangi bir kişi, böyle bir haksız fiil için bundan başka tazminat istirdat edemez.
Bir Defa İstirdat
(2) Herhangi bir haksız fiil ayni zamanda, bir sözleşme ihlalini veya bir sözleşmenin oluşturduğu vecibeye benzer bir Edilebi-linmesi yükümlülüğün ihlalini oluşturduğunda, böyle bir ihlalle ilgili olarak herhangi bir kişiye veya bu kişi vasıtasıyla talepte bulunan herhangi bir kişiye herhangi bir Mahkeme, hakem veya yargısal nitelikli işlevde bulunan bir heyet tarafından tazminat ödenmesi kararlaştırılması halinde, bu kişi söz konusu haksız fiil için herhangi bir tazminat istirdat edemez.
(3) Herhangi bir haksız fiil, ayni zamanda bir cürüm veya herhangi bir mevzuatın öngördüğü bir vecibenin ihlalini oluşturduğunda, bu gibi bir cürüm veya ihlalle ilgili olarak herhangi bir mevzuat kuralları uyarınca herhangi bir kişiye veya bu kişi vasıtasıyla talepte bulunan herhangi bir kişiye tazminat ödenmesi kararlaştırılması halinde, bu kişi, söz konusu haksız fiil için herhangi bir tazminat istirdat edemez.
Hem bu Yasa
62. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yürürlükte olan İşçi Tazminatına ilişkin herhangi bir Yasa kurallarına uyarınca hem de bakılmaksızın, hiçbir işçi (bu madde amaçları bakımından “işçi”, söz konusu işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişileri İşçi Tazminat de kapsar), bir olayın meydana gelmesi dolayısıyla işvereninden hem bu Yasa kuralları uyarınca hem de İşçi Yasası uyarınca Tazminatına ilişkin Yasa kuralları uyarınca söz konusu olay sonucu uğradığı zarar veya tecavüz için tazminat alamaz.
iki defa tazminat
alınama-ması.
Haksız Fiil İçin
63. Sözleşme Yasasının içerdiği herhangi bir kurala bakılmaksızın, sözleşmenin herhangi bir ihlali veya bir Tazminat sözleşmenin oluşturduğu yükümlülüklere benzer bir vecibenin ihlali, ayni zamanda bir haksız fiil oluşturduğunda, söz Ödenme-sine Karar konusu haksız fiil için herhangi bir Mahkeme tarafından herhangi bir kişiye veya bu kişi vasıtasıyla talepte bulunan Verildiği herhangi bir kişiye tazminat ödenmesine veya başka bir hal çaresi bahşedilmesine karar verilmişse, böyle bir kişi söz Hallerde Sözleşme konusu sözleşmenin veya vecibenin ihlali için herhangi bir tazminat istirdat edemez.
İhlali İçin Dava
Açılama-ması
Bölüm 149
6/1959
21/1989
Haksız Fiili
64.(1) Bir haksız fiil sonucu herhangi bir kişinin zarara uğradığı hallerde, haksız fiili müştereken işleyen ve bu Müştere-ken zarardan müştereken sorumlu olan kişiler, ayni zarar hususunda haksız fiili müştereken işleyen birisi olarak veya İşleyen-lerden başka suretle sorumlu olan veya dava edilmiş olsaydı sorumlu tutulmuş olacak olan herhangi başka bir kişiden söz v.s. Katkı konusu zarara karşı ödenecek tazminat için katkı istirdat edebilirler. Ancak, hiçbir kimse, söz konusu zarar için İstirdadı kendisi tarafından tazmin edilme hakkına sahip olan herhangi bir kişiden bu madde uyarınca katkı istirdat etme hakkına sahip değildir.
(2) Bu madde uyarınca başlatılan herhangi bir yargı işleminde herhangi bir kişiden istirdat edilebilecek katkı miktarı, Mahkemenin bu kişinin zararla ilgili sorumluluk derecesini göz önünde tutarak adil ve hakkaniyete uygun görebileceği miktardır. Mahkeme, herhangi bir kişinin katkıda bulunma yükümlülüğünden bağışık tutulmasına, veya herhangi bir kişiden istirdat edilecek katkı miktarının tazminatın tümünü ve tamamını oluşturmasına emir verme yetkisine sahiptir.
Tazmina-tın
65. Herhangi bir haksız fiil için herhangi bir tazminat takdir edilirken, bu haksız fiille ilgili olarak bir hayat Takdir sigortası (assurance) veya sigorta (insurance) sözleşmesi uyarınca ödenen veya ödenecek olan herhangi bir meblağ Edilme-sinde dikkate alınmaz.
Sigorta-nın
Dikkate
Alınma-ması
Bir Gazetede
66. (1) Gazetesinde yayımlanan bir zem ve kadih ile ilgili olarak bir gazete sahibi aleyhine açtığı davada başarılı Yayım-lanan Zem olan bir davacı, davayı gören Mahkemeye, bu zem ve kadih ile ilgili Mahkeme hükmünü davalının taşınır veya taşınmaz ve Kadih İçin malına karşı icra ettirme yoluyla hükmün öngördüğünü elde etme olanağı bulamadığını kanıtlarsa, Mahkemenin, söz Tazminat konusu hükmün, 1934 Gazete, Kitap ve Basımevleri Yasasının 4 (1) (b) maddesi veya o yasayı değiştiren veya yerini İstirdadı alan herhangi bir yasanın mukabil maddesi uyarınca davalı tarafından veya davalı adına yapılan bir senette imzaları bulunan kişilere karşı icra edilmesini emretmesi yasal olur ve Mahkeme söz konusu senedi imzalayan kişiler veya onlardan herhangi biri tarafından verilmiş herhangi bir teminat varsa teminata karşı icraya gidilmesini emredebilir:
Ancak senedi imzalayan kişilerin sorumluluğu söz konusu senet altında yükümlü oldukları sorumluluğu aşmaz :
Yine ancak, bu madde uyarınca verilen Mahkeme hükmünün bir suretini davacının İçişleri ile görevli Bakana tebliğ etmesi gerekir.
(2) Bakanlar Kurulu zaman zaman Yüksek Mahkeme Başkanının yardımı ile Bakanlar Kurulunun mühürü ve Başbakan ile Yüksek Mahkeme Başkanının imzaları tahtında bu madde altında başlatılan yargı işlemleri ile ilgili - uygulamayı ve yöntemi düzenleyen, ve
yükletilecek veya alınacak ücretleri saptayan,
tüzükler yapabilir.
Ayni zamanda Bir
67. Herhangi bir haksız fiil davasının dayandırıldığı olguların herhangi bir mevzuat altında bir cürüm veya suç Cürüm Olan Haksız oluşturması, haksız fiil ile ilgili davaya bir engel .teşkil etmez.
Fiil Ancak, böyle bir cürüm veya suç bir ağır suçsa (felony), suçlu aleyhine adalet gerçekleşinceye kadar veya söz konusu davayı gören Mahkeme, adaletin suçlu aleyhine gerçekleştirilmesinin makul olarak mümkün olmadığı hususunda tatmin oluncaya kadar, haksız fiil için dava açılamaz.
Haksız Fiil
68. Herhangi bir haksız fiil için dava aşağıda belirtilen süreler içerisinde başlatılmadıkça açılamaz - Davala-rında (a) Şikayete konu fiil, ihmal veya kusurun meydana geldiği tarihten sonraki beş yıl içerisinde, veya Zaman Aşımı (b) Haksız fiilin günden güne devam eden yeni zarara sebep olması durumunda, zararın devamının sona erdiği tarihten
2.39/83. sonraki beş yıl içerisinde, veya
(c) Dava sebebinin herhangi bir fiilin yapılmasından veya herhangi bir fiilin yapılmasının ihmal edilmesinden değil de bu fiil veya ihmal sonucunda meydana gelen zarardan kaynaklandığı durumlarda, davacının zarara uğradığı tarihten sonraki beş yıl içerisinde, veya
(d) Haksız fiilin davalı tarafından hile ile gizlendiği durumlarda, davacının haksız fiilin farkına vardığı veya makul özen ve çaba göstermiş olsaydı farkına varmış olacağı tarihten başlayarak beş yıl içerisinde.
Ancak, dava sebebinin ilk doğduğu zaman davacı on sekiz yaşını doldurmamış ise, veya akıl hastası ise veya davalı ülke içinde bulunmuyorsa söz konusu beş yıllık süreler, davacı on sekiz yaşını dolduruncaya kadar veya davacının akli dengesi düzelinceye kadar veya davalı tekrar yurda dönünceye kadar işlemeye başlamaz :
Yine ancak, bu madde kurallarının hiçbiri, Tereke İdare Yasasının 34.maddesi kuralları ile bu Yasanın 58.maddesi kurallarını etkiler şekilde yorumlanmaz.
Bölüm 189
V. KISIM
ÇEŞİTLİ KURALLAR
Koruma
69. Bu Yasa kurallarının hiçbiri -
Deniz Hukuku konusunda Cumhuriyetin herhangi bir Mahkemesinin sahip olduğu yargı yetkisini, veya Cumhuriyet hükümetine karşı taleplere ilişkin herhangi bir Yasa kurallarını, veya
(c) Şirketler Yasası kurallarını, veya
Böl. 113
28/1974
7/1977
30/1983
28/1987
65/1989
56/1991 (d) (1952 ve 1953 Sömürge Sivil Havacılık (Yasasının Uygulanması) Emirnamelerinin Birinci Cetvelinin 10. paragrafında 42/1997 gösterilen şekliyle) Birleşik Krallık Sivil Havacılık Yasasının 40. maddesi kurullarını,
R.G. Ek 2A etkiler şekilde yorumlanmaz.
11.6.52
28.5.53