Temsilciler Meclisi tarafından geçirilen “ 1962, Mala E1 Koyma Kanunu ” Anayasanın 52’nci Maddesi gereğince Cumhur Başkanı ve Cumhur Başkan Muavini tarafından Resmî Gazete’de yayınlanmak suretiyle ilân olunur.
Sayı 21/1962.
ÂMME MENFAATİ YARARINA MAKSATLAR İÇİN MALA EL
KOYMA HAKKINDA KANUN
Temsilciler Meclisi aşağıda gösterilen kanunu yapar :-
Kısım I.-BAŞLANGIÇ
Kısa isim.
1. Bu kanun,1962, Mala E1 Koyma Kanunu olarak isimlendirilebilir.
Tefsir 2
(1) Bu kanunda metin başka türlü gerektirmedikçe-
*“ Anayasa ”, Cumhuriyet Anayasasını ifade eder ;
**“ Cumhuriyet ”, Kıbrıs Cumhuriyetini ifade eder ;
“ el koyma ”, bu kanun gereğince veya ona binaen mala zorla zilyet olmayı veya malın, el koymayı yapan makamın emrine âmade kılınmasının istenmesini ifade eder ;
***“ el koymayı yapan makam ” , Anayasanın 23’üncü maddesinin 8’inci fıkrasında gösterilen her hangi bir maksat için ve bu fıkraya tabi olarak Cumhuriyeti veya bir Cemaat Meclisini ifade eder ;
“ gayrimenkul mal ”, Gayrimenkul Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet ... Takdiri) Kanununun 2’nci maddesi ile bu tabire verilen anlamı haizdir ve her hangi bir Bölüm 224 gayrimenkul mal üzerindeki irtifak haklarını, imtiyaz ve müsaadeler ile her hangi bir 3/1960 gayrimenkul malın kullanılmasını tahdit eden ve el koyma zamanında kanunen mevcut olan 7/1978 veya, o zaman mevcut olmamasına rağmen, el koyma maksatları için ihdas edilmesi istenen hakları da içine alır ;
“ iktisabı yapan makam ” ; 1962, Zorla Mal İktisabı Kanununda veya onu tadil eden veya onun yerine konan her hangi bir kanunda tarif edildiği üzere iktisabı yapan makamı ifade eder ;
“ ilgili şahıs ”, bu kanun gereğince her hangi bir mala el konması hasebiyle ödenecek olan tazminattan bir menfaat talep eden her hangi bir şahsı ve bu kanunun 8, 9 ve 12’nci maddeleri hükümleri gereğince bu gibi tazminata hakkı olan her hangi bir şahsı içine alır ;
“ kıymet ” , her hangi bir mal bakımından, bu gibi malın, açık pazarda, istekli bir satıcı tarafından satılması halinde elde edilmesi beklenen meblâğı ifade eder ;
“ mal ”, menkul ve gayrimenkul malı ifade eder;
“ menkul mal ” , gayrimenkul mal dışında elle tutulabilen her nevi malı ifade eder ve bu gibi mal üzerindeki herhangi bir hak veya menfaati de içine alır ;
“ normal halde aşınıp eskime ”, bir el koyma emrine istinaden zilyet olunan her hangi bir mal bakımından, mala bu suretle zilyet olunması halinde vukuu beklenen normal halde aşınıp eskimeyi ifade eder ;
“ tam ziyan ”, sigorta ile ilgili olarak yürürlükte bulunan kanun maksatları için haiz olduğu anlamı taşır ve buna göre farazi tam ziyanı içine alacak surette tefsir edilir ;
“ ziraat arazisi ”, sürülüp ekilen arazi, çayırlık veya mera olarak kullanılan her hangi bir araziyi ; üzerindeki dikilmiş ağaç veya orman bulunan veya ağaçlar altında büyüyen ve satılabilen ufak ağaç veya çalı yetiştirmek için kullanılan araziyi ; veya tavuk yetiştirme çiftliği, bostan, fidanlık, meyve bahçesi veya, tamamen veya esas olarak onu işgal eden kimse tarafından kendi veya ailesinin istihlâki için sebze veya meyve istihsali maksadıyla ekilen küçük bahçeler dahil olmak üzere küçük arazi parçaları halinde kullanılan araziyi ifade eder.
Bölüm 224
(2) Bu kanunda, başka suretle tarif edilmeyen tabirler, metin başka türlü 3/1960 gerektirmedikçe, bunlara Anayasa ve Gayrimenkul Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) 7/1978. Kanununda verilen anlamı haizdirler.
Kısım II.-EL KOYMANIN MUCİP SEBEBLERİ
El Koyma Emri
Mala el koyma
3. (1) Anayasa ve bu kanun hükümlerine tabi olmak şartıyla, her hangi bir mala, âmme menfaati maksatları. yararına olan bir maksat için el konabilir.
(2) Âmme menfaati yararına olan maksatlar, aşağıda gösterilenlerle ilgili maksatları içine alır :-
(a) Cumhuriyetin müdafaası veya emniyeti ;
(b) amme selâmeti veya âmme nizamı veya âmme sağlığı veya âmme ahlâkı ;
(c) uluslararası mükellefiyetlerin yerine getirilmesi ;
(d) halkın hayatı için elzem olan veya halkın refah veya bediî ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet eden erzak ve hizmetlerin temini veya idamesi veya inkişafı ;
(e) ziraî ıslah ;
( f ) ziraat veya endüstri veya ticaretin teşviki veya inkişafı ;
(g) madencilik veya başka benzer her hangi bir endüstrinin teşviki veya inkişafı ;
(h) arkeolojik kazılar veya her hangi bir eski eserin veya antikanın muhafazası veya geliştirilmesi veya civarının inkişafı ;
(i) şehir ve memleket plânlaması veya ev projeleri ;
(j) kara, deniz ve hava münakalâtının temini veya idamesi veya inkişafı ;
(k) toprak koruma veya ormanlar ve sular ve suların tevzii dahil olmak üzere tabiî kaynakların korunması veya inkişafı ;
(l) malın âmme menfaati yararına daha iyi kullanılması ve inkişafı ;
(m) bediî ihtiyaç yerlerinin temini veya idamesi veya inkişafı ;
(n) Cumhuriyet tarafından âmme binaları veya bayındırlık işlerinin temini veya idamesi veya inkişafı ;
(o) kooperatifçiliğin gayelerinin tahakkuku ve ilerletilmesi ;
*** (p) bir Cemaat Meclisinin yetkisine tabi her hangi bir eğitim; din, hayır veya spor müessesesi, teşekkülü veya tesisinin gayelerinin sağlanması veya ilerletilmesi ;
(r) bir belediyenin, âmme hükmî şahsının veya âmme menfaatine yararlı teşekkülün, bir kanunla hususi olarak gösterilen gayelerinin sağlanması veya ilerletilmesi ;
(s) mezarlıkların temini veya idamesi veya inkişafı.
El koyma Emri.
4.- (1) Âmme menfaati yararına bir maksat için her hangi bir mala el koymak istendiği zaman, el koymayı yapan makam, Anayasa ve bu kanun hükümlerine tabi olmak şartıyla, bu kanunda “el koyma emri ” olarak anılan ve Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanacak olan bir Emirle; bu gibi malın bu suretle istendiğini beyan eder ve, ne maksat için istendiğini ve bu gibi el koymanın sebeplerini ve el koymanın başlayacağı tarihi açıkça göstererek, ona el konmasını emreder + Ancak, el koymayı yapan makamın bir Cemaat Meclisi olması halinde, bu gibi emrin yayınlanacağı hakkında, bu gibi makamca, Bakanlar Kuruluna 15 günlük bir ihbar yapılmadıkça hiç bir el koyma emri yayınlanmaz.
(2) Anayasa hükümlerine tabi olmak şartıyla, el koyma emri-
(a) el koymayı yapan makamın Cumhuriyet olması halinde, Bakanlar Kurulu tarafından ısdar edilir ;
(b) el koymayı yapan makamın Anayasanın 23’üncü maddesinin 8’inci fıkrasında gösterilen her hangi bir maksat için ve bu fıkraya tabi olarak, bir Cemaat Meclisi olması halinde, bu Cemaat Meclisi tarafından ısdar edilir.
(3) Bir el koyma emrinin süresi, bu emirde gösterilen ve hepsi üç yıldan fazla olmayan bir süre veya sürelerden ibarettir, veya, bu emirde hiç bir süre gösterilmemiş olması halinde el koymanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıllık bir süreden ibarettir :
Ancak, el koymanın yürürlükte devam ettiği sırada her hangi bir zaman, el koymayı yapan makam, Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanacak olan ilgili bir emirle-
(a) el koyma emrini geri çekebilir ; veya
(b) el koyma emrinde gösterilen her hangi bir süreyi, el koymanın ilk olarak yer aldığı tarihten itibaren üç yıllık bir süreyi geçmemek üzere, el koymayı yapan makamın gerekli sayacağı munzam süre veya sürelerle uzatabilir :
(4) Bir el koyma emri, gerekli sayılacak yardımcı, arızî veya zaruri hükümler ihtiva edebilir.
İlk tahkikat
5. (1) Her hangi bir gayrimenkul mal hakkında, 4’üncü madde gereğince her hangi bir emir ısdarından önce, el koymayı yapan makam, bu gibi
malın, el koyma maksadına uygunluğunu tâyin edebilmek maksadıyla, tasarlanan el koymayı bildiren ve bu malın tam tafsilâtını ihtiva eden bir ihbarın Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanmasını sağlar ; ve bunun üzerine, bu gibi makamın her hangi bir memur veya müstahdemi veya her hangi bir şahıs el koymayı yapan makamca bu maksatla yetkili kılınmış olması halinde, bu gibi mala girebilir, onu mesaha edebilir ve onun irtifalarını ölçebilir ve gerekli başka her hangi bir fiili yapabilir :
Ancak, bu gibi hiç bir memur, müstahdem veya şahıs, onu işgalinde bulunduran şahsın yazılı müsaadesi olmadıkça-
(a) her hangi bir meskene, usulüne göre gerekçeli adlî bir varaka olmadan ;
(b) bir meskenden başka her hangi bir binaya, onu işgalinde bulun-duran şahsa girmek niyetini sekiz gün önceden ihbar etmeden -
(c) her hangi başka bir gayrimenkul mala, eğer varsa, onu işgalinde bulunduran şahsa, girmek niyetini bir gün önceden ihbar etmeden giremez.
(2) (1)’inci fıkra gereğince her hangi bir girişten itibaren müsait olan en erken bir zaman sonra, el koymayı yapan makam, yapılan her hangi bir zarar veya ziyanı öder ve, bu suretle ödenecek meblâğ hakkında ihtilâf halinde, bu gibi meblâğ Mahkeme tarafından kararlaştırılır.
El konan mala
6. (1) 4’üncü madde gereğince her hangi bir mala el koyma emrinin ısdar edilmesi halinde, bu gibi zilyet olma emirde, el koymanın yürürlüğe gireceği tarih olarak gösterilen tarihte veya onu takip eden her hangi bir zamanda el koymayı yapan makam bu gibi mala zilyet olabilir ve bu gibi emir, bu kanunda gösterildiği üzere sona erdirilinceye kadar, onu alıkoyabilir.
(2) Bu kanuna binaen her hangi bir mala zilyet olunduğu zaman, bu gibi mal, her hangi bir kanun veya âmme enstrümanı ile veya başka suretle kullanılmasına konan tahditlere bakılmaksızın fakat 7’nci madde hükümlerine tabi olmak şartıyla, ona zilyet olunduğu süre içinde, el koymayı yapan makamın uygun göreceği bir tarzda kullanılabilir ; ve, hale göre, el koymayı yapan makam veya el koymayı yapan makamın bu gibi malı maksadına tahsis ettiği iktisabı yapan bir makam, yukarıda bahis konusu süre içinde, bu gibi mal ile ilgili olarak, bu gibi malda bir menfaati olan her hangi bir şahsın bu menfaate binaen yapmağa hakkı olacağı her hangi bir şeyi yapabilir.
El konan malın
7.- (1) Bu kanun gereğince el koymaya tabi olan her hangi bir mal, yalnız el konduğu maksat için kullanılabileceği kullanılabilir.
maksatlar.
(2) Âmme menfaati yararına belli bir maksat için el koymaya tabi tutulan her hangi bir mal ile ilgili olarak, bu kanun hükümleri, el koymayı yapan makamın, bu gibi malı, bu gibi maksadın tahakkuku için ve el koymayı yapan makamın kararlaştırabileceği kayıt ve şartlara tabi olarak, iktisabı yapan her hangi bir makamın maksadına tahsis etmesine engel teşkil etmez.
Kısım III.-MALA EL KOYMA İLE İLGİLİ TAZMİNAT
Gayrimenkul mala el
8. (1) Bu kanun hükümleri gereğince her hangi bir gayrimenkul mala el koyma ile ilgili olarak koyma ile ilgili ödenecek tazminat, aşağıda gösterilen meblâğların toplamına eşit bir meblâğ olur :- tazminat.
(a) bu gibi malı, el koymanın yürürlüğe girdiği tarih ile ilgili mala el koyma emri yürürlüğünün sona erdiği tarih arasındaki süre içinde, bu sürenin başlamasından hemen önce yapılan ve bu malı, ödenen kirayı getirebilecek bir durumda idame ettirmek için gerekli tamir ve sigorta masraflarını ve, eğer varsa, sair masrafları kiracının yapmağı deruhte ettiğine dair bir şartı ihtiva eden bir kira mukavelesi gereğince, işgalinde bulunduran bir kiracı tarafından ödenmesi makul olarak beklenen kiraya eşit bir meblâğ ; ve
(b) mala el koyma emrinin yayınlandığı tarihte, bu gibi malın, her hangi bir ticaret, zanaat, meslek veya işin icrası için kullanılmakta olması ve, el koyma yapılmamış olsaydı, bu suretle kullanılmasının devam ettirileceği halinde, el koyma sebebiyle doğrudan doğruya uğranan her hangi bir zarara eşit bir meblâğ ; ve
(c) bu gibi malın kıymetinde, el koymayı yapan makam tarafından yapılan, inşa edilen veya tespit edilen her hangi bir bina veya başka bir tesis, yapı veya sabit eşyanın bu gibi mal üstünde, içinde veya üzerinde bulunması veya, mala el koymayı yapan makamın giderdiği normal halde aşınıp eskime ile her hangi bir zarar ziyan nazara alınmayarak, el koyma gereğince zilyet olunduğu süre içinde bu gibi mala yapılan her hangi bir hasar sebebiyle vuku bulan her hangi bir azalmaya eşit bir meblâğ ; ve
(d) bu gibi malın, ziraat arazisi olması halinde, mala el koyma emrinin yürürlüğe girmesinden hemen önce yapılan bir kira mukavelesi gereğince oraya kiracı olarak girecek olan bir şahıs tarafından, malın ekilmesi maksadıyla evvelce yapılan şeyler ve tohumlar, sürme, yetişen ekinler ve başka benzer hususlar ile ilgili olarak, kiraya ilâveten ödenmesi makul olarak beklenen her hangi bir meblâğa eşit bir meblâğ ; ve
(e) mala el koyma emrine uymak maksadıyla, mala el koymayı yapan makam adına yapılanlar dışında, makul olarak yapılan her hangi bir masrafa eşit bir meblâğ :
Ancak-
(i) (a) bendi bakımından, her hangi bir gayrimenkul mal için ödenmesi makul olarak beklenen kiranın hesaplanmasında
ve, (b) bendi bakımından, ticaret, zanaat, meslek veya iş ile ilgili her hangi bir zararın hesaplanmasında ve, (d) bendi bakımından, kiracı olarak girecek şahıs tarafından, kiraya ilâveten ödenmesi makul olarak beklenen her hangi bir meblâğın hesaplanmasında, el koymanın madencilik maksatları için yapılmış olması hali müstesna olmak üzere, mala zilyet olmanın, mala el koyma emrine istinaden yer aldığı keyfiyeti sebebiyle bir ilâve yapılmaz ve bu gibi mala el koymayı gerektiren ahval dolayısıyla her hangi bir kıymet artışı nazara alınmaz ;
(ii) (c) bendine istinaden, her hangi bir gayrimenkul mala yapılan zarar ziyan ile ilgili olarak, bu gibi malın, ona, el koyma emri gereğince, zilyet olunduğu zamanda, bu gibi
mala el koymayı gerektiren ahval dolayısıyla her hangi bir kıymet artışı nazara alınmadan, haiz olduğu kıymetten daha çok bir meblâğ ödenmez.
(2) Yukarıda (1)’inci fıkranın (a) bendi gereğince her hangi bir tazminat, mala el koymanın yürürlüğe girdiği tarih ile mala el koyma emrinin yürürlüğünün sona erdiği tarih arasındaki süre içinde, günden güne, tahakkuk eder ve buna göre zamana paylaşılır ve, mala el koymanın yapılmamış olması halinde, malı işgal etmeğe hakkı olan şahsa ödenir; fakat, bu fıkra hükmü, tediyatın, bir aydan az aralarla yapılmasını zaruri kılacak surette uygulanmaz.
(3) Yukarıda (1)’inci fıkranın (b) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, hakkında bu tazminatın ödeneceği zararın hasıl olduğu zaman ödenmesi gerekir ve bu gibi zarara duçar olan şahsa ödenir.
(4) Yukarıda (1)’inci fıkranın (c) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, mala el koyma emrine istinaden mala zilyet olunduğu sürenin sonunda ödenmesi gerekir ve o zaman malın sahibi olan şahsa (bu tabir, malın sahibi olarak kaydolunmak hakkına sahip olan şahsı da içine alır) ödenir.
(5) Yukarıda (1)’inci fıkranın (d) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, mala el koyma emrine istinaden mala zilyet olunduğu zaman ödenmesi gerekir ve bu zamandan hemen önce malı işgal eden şahsa ödenir.
(6) Yukarıda (1)’inci fıkranın (e) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, hakkında tazminat ödenecek olan masrafların yapıldığı zaman ödenmesi gerekir ve bu masrafları yapan veya bu masrafların adına yapıldığı şahsa ödenir.
Menkul mala el
9.- (1) Bu kanun hükümleri gereğince, her hangi bir menkul mala el koyma ile ilgili olarak koyma ile ilgili ödenecek tazminat, aşağıda gösterilen meblâğların tazminat. toplamına eşit bir meblâğ olur :-
(a) malın normal olarak onu kira mevzuu yapacak bir mahiyette olması halinde, bu gibi mala, el koymanın yürürlüğe girdiği tarih ile ilgili mala el koyma emri yürürlüğünün sona erdiği tarih arasındaki süre içinde, bu sürenin başlamasından hemen önce yapılan ve bu malı, ödenen kirayı getirebilecek bir durumda idame ettirmek için gerekli tamir ve sigorta masraflarının ve, eğer varsa, sair masrafları yapmağı deruhte ettiğine dair bir şartı ihtiva eden bir kira mukavelesi gereğince, zilyet olan bir şahıs tarafından ödenmesi makul olarak beklenen kiraya eşit bir meblâğ, ve, bu gibi malın bir taşıt vasıtası, gemi veya uçak (bu tabir, tespit edilmiş veya serbest olsun, her hangi bir uçan makineyi, plânörü veya hava gemisini veya her hangi bir balonu ifade eder) olması halinde, bu gibi taşıt vasıtası, gemi veya uçağın
işletme masrafı ; ve
(b) mala el koyma emrinin yayınlandığı tarihte, bu gibi malın, her hangi bir ticaret, zanaat, meslek veya işin icrası için kullanılmakta olması ve, el koyma yapılmamış olsaydı, bu suretle kullanılmasının devam ettirileceği halinde, el koyma sebebiyle doğrudan doğruya uğranan her hangi bir zarara eşit bir meblâğ ; ve
(c) mala el koymayı yapan makamın giderdiği normal halde aşınıp eskime ile her hangi bir zarar ziyan nazara alınmayarak, el koyma gereğince zilyet olunduğu süre içinde bu gibi mala yapılan ve, onun tam olarak kaybı ile neticelenmeyen, her hangi bir zararı gidermek masrafına eşit bir meblâğ ; veya, bu gibi zararın, bu gibi malın tam kaybı ile neticelenmesi halinde, bu gibi malın, bu gibi zararın hasıl olmasından hemen önceki kıymetine eşit bir meblâğ ; ve
(d) mala el koyma emrine uymak maksadıyla, mala el koymayı yapan makam adına yapılanlar dışında, makul olarak yapılan her hangi bir masrafa eşit bir meblâğ :
Ancak-
(i) (a) bendi bakımından, her hangi bir malın kullanılması için ödenmesi makul olarak beklenilen meblâğın hesaplanmasında ve, (b) bendi bakımından, ticaret, zanaat, meslek veya iş ile ilgili her hangi bir zararın hesaplanmasında, mala zilyet olmanın, mala el koyma emrine istinaden yer aldığı keyfiyeti sebebiyle bir ilâve yapılmaz ve bu gibi mala el koymayı gerektiren ahval dolayısıyla her hangi bir kıymet artışı nazara alınmaz ;
(ii) (c) bendine istinaden, her hangi bir mala yapılan ve onun tam kaybı ile neticelenmeyen zarar ziyan ile ilgili olarak bu gibi malın, ona, el koyma emri gereğince, zilyet olunduğu zamanda, bu gibi mala el koymağı gerektiren ahval dolayısıyla her hangi bir kıymet artışı nazara alınmadan, haiz olduğu kıymetten daha çok bir meblâğ ödenmez.
(2) Yukarıda (1)’inci fıkranın (a) bendi gereğince her hangi bir tazminat, mala el koymanın yürürlüğe girdiği tarih ile mala el koyma emrinin yürürlüğünün sona erdiği tarih arasındaki süre içinde, günden güne, tahakkuk eder ve buna göre zamana paylaşılır ve, mala el koymanın yapılmamış olması halinde, mala zilyet olmağa hakkı olan şahsa ödenir ; fakat, bu fıkra hükmü, tediyatın, bir aydan az aralarla yapılmasını zaruri kılacak surette uygulanmaz.
(3) Yukarıda (1)’inci fıkranın (b) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, hakkında bu tazminatın ödeneceği zararın hasıl olduğu zaman ödenmesi gerekir ve bu gibi zarara duçar olan şahsa ödenir.
(4) Yukarıda (1)’inci fıkranın (c) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, mala el koyma emrine istinaden mala zilyet olunduğu sürenin sonunda ödenmesi gerekir ve o zaman malın sahibi olan şahsa ödenir ; ve her hangi bir şahsa, tam kayıp ile neticelenen her hangi bir zarar ile ilgili olarak bu gibi her hangi bir tazminatın ödenmesi üzerine, mala el koymayı yapan makamın, malın geri kalan kısmı üzerinde bir menfaati olmak hakkı ve mal üzerinde ve onunla ilgili hak ve çareler bakımından, tediyatı, bu şahsı, bir mukavele gereğince, zarara karşı sigorta ettiren bir sigortacı olarak yapmış olması halinde sahip olacağı ayni hak ve çarelere sahip olur.
(5) Yukarıda (1)’inci fıkranın (d) bendi gereğince her hangi bir tazminatın, hakkında tazminat ödenecek olan masrafların yapıldığı zaman ödenmesi gerekir, ve bu gibi masrafları yapan veya bu masrafların adına yapıldığı şahsa ödenir.
Tazminatın
10. E1 koymayı yapan makam, mala el koyma tazminatının ödenmesinin lâzım gelmesinden sonra müsait olan kararlaştırılması en erken bir zamanda, tazminat miktarının ve onun ilgili şahıslar arasında paylaşılmasını, anlaşma İçin pazarlık. yoluyla, kararlaştırmak maksadıyla pazarlığa girer.
Tazminatın
11. Tazminatın ödenmesinin lâzım geldiği tarihten itibaren üç ay içinde, 10’uncu maddede gösterildiği mahkemeye havalesi. üzere, anlaşmaya varılmaması, veya bahis konusu üç aylık sürenin sona ermemesine bakılmaksızın, mevcut ahval içerisinde böyle bir anlaşmaya varmanın ihtimal dahilinde görülmemesi halinde, el koymağı yapan makam veya ilgili her hangi bir şahıs, bu gibi tazminatın kararlaştırılması, veya, uygun olduğu hallerde, ilgili şahıslar arasında paylaştırılması için mahkemeye müracaat edebilir.
Tazminatın
12.- (1) Bu kanun gereğince el konan her hangi bir malın sahibine, paylaşılması. 8’inci maddenin 4’üncü fıkrası veya 9’uncu maddenin (4)’üncü fıkrası hükümleri gereğince, tazminat olarak her hangi bir meblâğın ödenmesinde aşağıda gösterilen hükümler cari olur :-
(a) bu gibi meblâğın ödenmesi lâzım geldiği zamanda, bu gibi malın, rehine konmuş, veya bir ipotek, tescil edilmiş bir hüküm veya yürürlükte olan her hangi bir kanun hükümleri gereğince başka her hangi bir istidlal veya yük ile temin edilmiş bir paranın ödenmesi ile yükletilmiş olması halinde, hale göre, ilgili rehine veya ipoteğe alan şahsa veya hükümlü alacaklıya veya lehine bu gibi istiğlâl veya yükün cari olduğu şahsa, bu gibi rehin, ipotek, hüküm tescili veya başka istiğlâl veya yükün takaddüm sırasına göre, bunlar gereğince ödenmesi gereken meblâğı, tamamen veya kısmen, karşılamağa kâfi olan bir miktar, ödenecek tazminattan bu tazminatın tamamı veya bir kısmı ödenmek üzere, ödenir ;
(b) bu gibi meblâğın ödenmesi lâzım geldiği zamanda, bu gibi malın, bir kira-satış anlaşmasına tabi olması halinde, kira yoluyla satın alana, bu gibi tazminatın hakkında ödeneceği husus ile ilgili olarak, kira-satış anlaşması gereğince, yapabileceği her hangi bir talebi karşılamağa kâfi gelecek bir meblâğ, tazminattan ödenir.
(2) Bu kanun hükümlerine bakılmaksızın, yetkili bir mahkemenin bir emrine binaen, hakkında tazminat ödenecek mal üzerinde bir hak veya menfaat tesis eden her hangi bir şahsa da tazminat ödenebilir.
(3) Bu kanun hükümleri gereğince el konan her hangi bir mal ile ilgili tazminatın tamamının veya her hangi bir kısmının kendisine ödenmesine hakkı olan şahıs veya bu gibi şahsın hakkı olabileceği miktar hakkında her hangi bir ihtilâf olması halinde, bu gibi ihtilâf, el koymayı yapan makamın veya bu gibi malda menfaati olan şahısların her hangi birinin müracaatı üzerine, mahkeme tarafından karara bağlanır.
Tazminat ödenmesi +13.-
(1) Bu kanunda gösterildiği üzere, ödenmesi lâzım geldiği tarihi müteakip, uyuşulması veya kararlaştırılması üzerine, ödenecek tazminat, bu gibi tazminatın ödenmesi lâzım geldiği tarihten ödeme tarihine kadar yılda yüzde dört faiz ile birlikte ilgili şahıs veya şahıslara, derhal ve nakit olarak ödenir :
Ancak, bu fıkra gereğince faiz hesaplanması bakımından, 8’inci maddenin 1’inci fıkrasının
(e) bendi veya 9’uncu maddenin 1’inci fıkrasının (a) bendi hükümleri gereğince ödenecek her hangi bir tazminatın, el koymanın yapıldığı tarihten hesaplanmak üzere aylık fasılalarla ödenmesi lâzım olduğu addolunur.
(2) E1 koymayı yapan makam, ödenecek tazminatın uyuşulması veya kararlaştırılmasından evvel her hangi bir zamanda, bu gibi tazminata hakkı olan her hangi bir şahsın arzusu üzerine, bu gibi şahsa, tahakkuk etmiş tazminat ile ilgili olarak el koymayı yapan makam tarafından teklif edilen her hangi bir meblâğın dörtte üçünü öder ve bu şekilde ödenen her hangi bir meblâğ, uyuşulması veya kararlaştırılması üzerine, bu madde hükümlerine göre tazminat ödenirken nazara alınır.
1(3) İlgili her hangi bir şahsın, kendisine ödenmesi gereken tazminatı almağa razı olmaması veya yetersizliği veya Kıbrıs Adasında bulunmaması hasebiyle;
kendisine bu gibi tazminatın ödenmemesi halinde, el koymayı yapan makam, mahkemenin her hangi bir talimatına tabi olmak şartıyla, bu gibi tazminat miktarını, Cumhuriyet Hazine ve Muhasebe Dairesine yatırabilir.
(4) Bu madde gereğince, her hangi bir malın sahibine her hangi bir tazminatı öderken, el koymayı yapan makam, ödenecek meblâğdan, el konan mal ile ilgili her hangi bir vergi, mülk vergisi, resim, harç veya başka benzer şarjı tenzil eder ve bu surette tenzil edilen meblâğı, bu gibi vergi, mülk vergisi, resim, harç veya başka benzer şarjın ödenmesi gerektiği makama öder.
Kısım IV.-ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
Bu kanunun ++14. Bu kanun hükümleri-
uygulanmasının
tahdidi.
(a) Lefkoşa’da 16 Ağustos, 1960’ta imza edilen Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulması ile ilgili Anlaşmanın ve Lefkoşa’da imza edilen ve ayni tarihte teati edilen Çok Kısa Vadeli Yerler hakkındaki Notaların ilgili hükümlerine tabidirler ;
(b) bir Cemaat Meclisi tarafından yapılan bir el koymaya uygulanmalarında, Anayasanın 23’üncü maddesinin 8’inci fıkrasına tabidirler
(c) Anayasanın 23’üncü maddesinin 9 veya 10’uncu fıkrasında gösterilen her hangi bir mala uygulanmalarında, hale göre, mezkûr 9 veya 10 uncu fıkra hükümlerine tabidirler ;
(d) (i) Cumhuriyetin sahip olduğu veya halkın kullanması için Cumhuriyet tarafından elde bulundurulan her hangi bir
mala ; veya
(ii) mutad olarak içinde halkın ibadet yaptığı her hangi bir binaya el konmasına teşmil edilmezler.
İhbarlar.
15.- (1) Bu kanun hükümleri gereğince verilmesi istenen her hangi bir.
ihbarname veya yazı, şahsen tebliğ edilebilir veya ihbarname veya yazının muhatabı olan şahsın son bilinen ikamet yerine taahhütlü posta ile gönderilebilir :
Ancak, kendisine bir ihbar veya yazı verilmesi istenen her hangi bir şahsın-
(a) bir sabi, akıl hastası veya yetkili bir mahkemece işlerini idare etmekten menedilmiş olması halinde ihbarname veya yazı, vasisine veya, vasisi yoksa, mahkemenin tâyin edeceği bir şahsa, ya şahsen tebliğ edilir veya onun son bilinen ikamet yerine taahhütlü posta ile gönderilir ;
*(b) Kıbrıs Adasında olmaması halinde, Kıbrıs Adasında bilinen son ikamet yerine taahhütlü posta ile gönderilecek ihbarname veya yazıya ilâveten bu gibi ihbarname veya yazının bir sureti, Kıbrıs’ta yayımlanan bir gazetede yayınlanır ve muhatabı olan şahsın Kıbrıs Adasında son bilinen ikamet yerinin bulunduğu kasaba veya köyde görünen bir yere de talik edilir.
(2) Her hangi bir ihbarname ve yazının, bu kanun hükümleri gereğince şahsen tebliğ edilmesi halinde, tebliği yapan şahıs tarafından verilen ve tebliğ tarihini gösteren bir şahadetname, hilâfı sabit oluncaya kadar, bu gibi tebliğin yapılmış olduğuna dair kâfi ve muteber delil addolunur.
(3) Her hangi bir ihbarname veya yazının, bu kanun hükümleri gereğince bir yere talik edilmesinin istenmesi halinde, bu gibi ihbarname veya yazıyı talik eden şahıs tarafından verilen ve onun talik edildiği tarihi gösteren bir şahadetname, hilâfı sabit oluncaya kadar, bu gibi talikin yapılmış olduğuna dair kâfi ve muteber delil addolunur.
(4) Bu madde hükümleri gereğince taahhütlü posta ile gönderilen her hangi bir ihbarname veya yazı, postalandığı günü takip eden günden itibaren en geç yedinci günde, muhatabı olan şahsa verilmiş addolunur :
Ancak, bu gibi ihbarname veya yazının muhatabı olan şahsın Kıbrıs Adasında olmaması ve (1)’inci fıkra şartının (b) bendinde gösterildiği üzere, taahhütlü posta ile gönderilen ihbarname veya yazıya ilâveten bunun bir suretinin bir gazetede yayınlanması ve talik de edilmesi halinde, ihbarname veya yazı, bu gibi şahsa, bu ihbarname veya yazının postalandığı veya suretinin yayınlandığı veya talik edildiği günlerden en sonra olanından itibaren en geç on beşinci günde verilmiş addolunur.
Vekiller.
16. Bu kanunda bir şahsın ihbar alıp vermesi veya her hangi başka bir muamele yapmasına dair hüküm bulunduğu hallerde, metinde başka türlü gösterilmedikçe veya metin başka türlü gerektirmedikçe, bu şahsın, usulüne göre tâyin edilmiş mümessil veya vekili, bu gibi ihbarı alabilir veya verebilir veya muameleyi yapabilir.
17.- (1) Yüksek Mahkeme, bu kanun gereğince mahkemelerin tatbikat ve usul kaidelerini düzenleyen Mahkeme Tüzüğünü yapar ve, bunun üzerine, bu kanun gereğince yapılacak her hangi bir mahkeme muamelesinde takip edilecek usul ve bu muamele ile ilgili olarak alınacak harçlar, bu gibi Tüzüğe uygun olur :
Ancak, bu gibi Tüzük yapılıncaya kadar, bütün konular, mahkeme muameleleri ve harçlar, teferruatta gerekli tebdilât yapıldığı halde, Tazminat (Müdafaa) Talep ihbarları Tüzüğünde ve Tazminat (Müdafaa) Genel Mahkeme Tüzüğünde konduğu üzere düzenlenir ve alınır, veya yukarıda bahis konusu Tüzüklerde, her hangi bir konu, mahkeme muamelesi veya harç ile ilgili hüküm olmaması halinde, bu gibi konu, mahkeme muamelesi veya harç, teferruatta gerekli tebdilât yapıldığı halde, uygulanabildikleri nispette Hukuk Mahkeme Muameleleri Usulü Tüzüğü ve Mahkeme Harçları Emrinde konduğu üzere düzenlenir ve alınır.
(2) (1)’inci fıkranın genelliğine halel gelmeksizin, orada bahis konusu Tüzük aşağıda gösterilen konular hakkında hüküm koyabilir :-
(a) müstaceliyeti gerektirdiği halde her hangi bir konunun kısa muhakeme usulü ile kararlaştırılması ;
(b) bu kanun gereğince mahkeme muameleleri ile ilgili örneklerin ve harçların tâyini ve her hangi bir mahkeme muamelesinin veya ondan zuhur eden masrafların düzenlenmesi ;
(c) bu kanun gereğince mahkeme muameleleri ile ilgili olarak yapılan istinaflar ile ilgili her hangi bir konunun düzenlenmesi ;
(d) Anayasaya tabi olmak şartıyla, bu kanun hükümleri gereğince her hangi bir mahkemenin terkibini kararlaştırmak.
*(3) Mahkeme, bu kanun gereğince bir ihbarın tebliği ile ilgili her hangi bir konu, veya yetersiz olan veya Kıbrıs Adasında olmayan veya ikamet yeri bilinmeyen ilgili her hangi bir şahsın bu kanun maksatları için temsil edilmesi veya mahkemenin meseleyi bir karara bağlaması veya bu kanun hükümlerini uygulaması için gerekli olan başka her hangi bir konu hakkında talimat verebilir.
Nizamnameler.
18.- (1) Bakanlar Kurulu, bu kanun hükümlerinin daha iyi uygulana bilmeleri için, Cumhuriyet Resmî Gazetesinde yayınlanacak, Nizamnameler yapabilir.
(2) (1)’inci fıkranın genelliğine halel gelmeksizin, orada bahis konusu Nizamnamelere, aşağıda gösterilen konular hakkında hükümler konabilir :-
(a) el koymaya tabi tutulması tasarlanan her hangi malın uygunluğu hakkında ilk tahkikatın yapılma tarzı ve şartları ve her hangi bir el koymayı yapan makamın her hangi bir makam veya memurunun bu kanun gereğince her hangi bir muamele
yapması ;
(b) bu kanun gereğince e1 konan malın, el koymayı yapan makam tarafından, iktisabı yapan her hangi bir makamın maksadına tahsis edilmesi ve bu gibi malın bu suretle tahsis edilme şartları.
Geçici
19.- (I) Her hangi bir gayrimenkul mal ile ilgili olarak, bu kanunun hükümler. yürürlüğe girdiği tarihten önce, o zaman yürürlükte olan mevzuat hükümleri gereğince, mala el koyma muamelelerinin başlatılmış olması halinde, aşağıda gösterilen hükümler uygulanır :-
(a) yukarıda bahis konusu muameleler, bu kanun hükümleri gereğince yapılmış gibi muteber olur ;
Bölüm 173. (b) tazminat, bu kanun yapılmamış gibi, bu kanunla kaldırılan Tazminat (Müdafaa) Kanunu hükümlerine uygun olarak, takdir edilir ve, uyuşulduğu veya kararlaştırıldığı zaman, ödenir.
(c) bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte her hangi bir mahkemede başlatılmış bulunan el koyma ile ilgili her hangi bir muamele, bu gibi muamele konusunu dinleyip karara bağlamak kaza yetkisine sahip mahkeme tarafından görülür.
Kaldırma
20. 19’uncu madde hükümlerine tabi olarak, Tazminat (Müdafaa) Kanunu Bölüm 173 kaldırılır :
Munzam Mevzuat Cilt Ancak, bu kaldırma, Tazminat (Müdafaa) Kanunu gereğince yapılan I Tazminat (Müdafaa) Talep İhbarı Tüzüğüne ve Tazminat (Müdafaa) Genel S. 521 ve müteakip Mahkeme Tüzüğüne tesir etmez ve, Anayasa ile bu kanun hükümlerine tabi . olmak şartı ile bu Tüzüklerin hükümleri, Yüksek Mahkeme,17’nci maddede Munzam Mevzuat gösterildiği üzere, Mahkeme Tüzüğü yapıncaya kadar, yürürlükte devam eder Cilt II ve bu Mahkeme Tüzüğünün yapılması üzerine, Tazminat (Müdafaa) Talep S. 461 ve müteakip. İhbarı Tüzüğü ve Tazminat (Müdafaa) Genel Mahkeme Tüzüğü kaldırılmış addolunur.
* Anayasanın KKTC Anayasasını ifade ettiğini gösteren değişiklik yapılması önerilmiştir.
** Cumhuriyetin KKT Cumhuriyetini ifade ettiğini gösteren değişiklik yapılması önerilmiştir.
*** Tanımın güncelleştirilmesi için değişiklik yapılması önerilmiştir.
*** Cemaat Meclisi yetkileri KKTC devletine verildiğinden değişiklik yapılması önerilmiştir.
+ Cemaat Meclisi yetkileri KKTC devletine verildiğinden değişiklik yapılması önerilmiştir.
+ Faiz oranının güncelleştirilmesi için değişikli yapılması önerilmiştir.
1 “Kıbrıs Adasında” sözcükleri yerine “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde” sözdizisinin konmasını öngören değişiklik yapılması önerilmiştir.
++ (b) ve (c) fıkralarında değişiklik yapılması önerilmiştir.
* “Kıbrıs adasında” sözcükleri yerine “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde” sözdizisinin konması önerilmiştir.