AİLE (EVLENME VE BOŞANMA) YASASI
İÇDÜZENİ
Madde 1. Kısa İsim
BİRİNCİ KISIM
Genel Kurallar
Madde 2. Tefsir
Madde 3. Yasanını Uygulanması
İKİNCİ KISIM
Nişanlanma
Madde 4. Nişanlanma
Madde 5. Evlenme Sözünü Tutmamak
ÜÇÜNCÜ KISIM
Evlenmeye İlişkin Kurallar
Madde Madde Madde Madde Madde Madde Madde Madde Madde
6. Evlenme Yetersizliği
7. Evlenme Engelleri
8. Evvelki Evliliğin Feshedildiğini İspatlamadan Yeniden Evlilik Yapılamaması
9. 5. 34 / 2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı
10. Evlenme Bildirimi
11. Bildirimin Asılması
12. İtiraz
13. Evlenme Akdi
14. Dini Merasim
DÖRDÜNCÜ KISIM
Kesin Hükümsüz Ve İptal Edilebilir Evlenmeler
Madde Madde Madde Madde Madde Madde
15. Evliliğin Geçerliliği
16. Kesin Hükümsüz Ve İptal Edilebilir Evlenmelere İlişkin Davalar
17. Kesin Hükümsüzlük Nedenleri
18. İptal Edilebilir Evlenmeler
19. Dava Hakkı
20. Kesin Hükümsüz Veya İptal Edilebilir Evliliğin Çocukları Açısından
Madde Madde Madde
Sonuçları
21. Formalitelerin Yerine Getirilmemesi
22. Evliliğin Kesin Hükümsüz İlan Edilmesinin Ve İptal Edilmesinin Sonuçları
23. Davadaki Taraflardan Birinin Ölmesi
BEŞİNCİ KISIM
Boşanma, Velayet, Nafaka Ve Diğer Ödemelere
İlişkin Kurallar İle Mal Paylaşımı
Madde Madde Madde
24. Boşanma Şartları
25. 11. 34 / 2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
26. Evliliğin iptali veya Boşanma Durumunda Tarafların Evliliklerinin Devamı
Madde Madde
Süresince Elde Edilen Mal Varlıklarının Paylaşımı
27. 13. 34 / 2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı
Madde Madde Madde Madde Madde Madde
Boşanma Davaları
28.
29. Hükmün Kesinleşmesi
30. Tazminat, Nafaka Ve Diğer Ödemelere İlişkin Kurallar 30 A. Velayetin Belirlenmesi Durumunda Göz Önünde Bulundurulan Hususlar
31. Ayrı Yaşama
32. Koşulların Değişmesi
33. 18. 34/2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı
ALTINCI KISIM
Evlilik Birliğinin Korunması, Tarafların Soyadları
Ve Ayrı Yaşamaları
Madde Madde Madde Madde
34. Evlilik Birliği
35. Tarafların ve Çocukların Soyadları
36. Koruma Emri
36 Koruma Emri İçin Vergi, Resim ve Harçlardan Muafiyet ve Adli Yardıma A. İlişkin Kurallar
Madde Madde Madde
37. Evlilerin Ayrı Yaşamaları
38. Tarafların Alacakları
39. Önlemlerin Değiştirilmesi
YEDİNCİ KISIM
Çocuklara İlişkin Kurallar
Madde Madde Madde Madde Madde
40. Nesebin Sahih Addolunması
41. Tarafların Çocuklarının Yurt Dışına Çıkışları
42. 25. 34/2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı
43. Nesebin Miras Hakkı Olan Tarafça Tartışılması
44. Çocukların Öğrenim, Eğitim ve Diğer Giderleri
SEKİZİNCİ KISIM
Çeşitli Kurallar
Madde 45. Evliliğin Geçerliliğinin Beyanı
Madde 46. Evliliğin Ve Mahkeme Tarafından Verilen Her Türlü Hüküm, Karar Veya
Emrin Yeniden Kaydedilmesi İçin Mahkemeye Başvurma Ve Yüksek Mahkemenin Tüzük Yapma Yetkisi
Madde 47. Uygulanacak Yasa
Madde 48. Bu Yasanın Yürürlüğe Girdiği Tarihten Önceki Evliliklere İlişkin Kurallar
Madde 49. Evlenme Kütükleri
DOKUZUNCU KISIM
Geçici ve Son Kurallar
Geçici 1. Koruma
Madde
Geçici 1. Evli veya Boşanmış Olan Kişilerin ve Çocukların Soyadı
Madde
Geçici 2. Açılmış Davaların Durumu
Madde
Madde 50. Tüzük Yapma Yetkisi
Madde 51. Yürürlükten Kaldırma
Madde 52. Yürürlüğe Giriş
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nin 20 Ocak,1998 tarihli birleşiminde kabul olunan “Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasası”, Anayasa’nın 94(2) maddesi gereğince Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle ilân olunur.
Sayı :1/1998
AİLE (EVLENME VE BOŞANMA) YASASI
(34/2015, 5/2019 ve 46/2023 sayılı Değişiklik Yasaları İle Değiştirilmiş ve
Birleştirilmiş Şekli)
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:
Kısa İsim
1. Bu Yasa, Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasası olarak isimlendirilir.
BİRİNCİ KISIM
Genel Kurallar
Tefsir
2. Bu Yasada metin başka türlü gerektirmedikçe:
“Evlendirme Memuru”, bu Yasa kuralları uyarınca kendisine verilen görevleri yürüten ve yetkileri kullanan bir Aile Mahkemesi Yargıcını anlatır ve bu Yasa kuralları uyarınca evlendirme memuru görevini yürütmek üzere Aile Mahkemesi Yargıcı tarafından atanan herhangi bir kişiyi de kapsar.
9/1976 “Mahkeme”, 1976 Mahkemeler Yasasının 32’nci maddesi uyarınca 3/1978 kurulan ve 1976 Mahkemeler Yasası ile bu Yasada öngörülen yetkileri 10/1978 kullanan Aile Mahkemesini anlatır.
6/1980
23/1980
19/1981
18/1982
34/1982
56/1982
21/1983
7/1984
20/1984
4/1985
7/1986
24/1986
2/1988
5/1988
15/1988
67/1991
8/1995
15/1995
38/1995
6/1997
“Nişanlanma”, bir erkek ile bir kadının birbirleriyle evlenmek için karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri sözü anlatır.
Yasanın
3. (1) Bu Yasanın Üçüncü Kısım altında düzenlenen evlenme ile ilgili kuralları, tarafların veya taraflardan birinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olduğu durumlarda
uygulanır ve onlardan başkasını kapsamaz.
Uygulanması
2.34/2015
(2) Bu Yasanın Üçüncü Kısmı altında düzenlenen evlenme ile ilgili kurallar dışında kalan tüm kuralları, yabancılar dahil herkesi kapsar.
İKİNCİ KISIM
Nişanlanma
Nişanlanma 4. On sekiz yaşından küçüklerin veya kısıtlının, yaptıkları nişan yasal
temsilcilerinin izni olmadıkça geçerli olmaz.
Evlenme
5. (1) (A) Evlenme sözünün özel bir nedenle yerine getirilmesini
Sözünü
istemek için;
Tutmamak
(B) Bu maddenin (2)’nci fıkra kuralları saklı kalmak
koşuluyla, evlenme sözünün tutulmaması nedeni ile
koşullu veya koşulsuz olarak herhangi bir tazminat
istemi için dava açılamaz.
3.34/2015
(2) (A) Evlenme sözünün haksız bir nedenle bozulması ve nişanlılardan birinin kişiliğinin veya onurunun
incinmesi durumunda, diğer tarafın kusurlu veya daha
fazla kusurlu olması sonucuna varması halinde
Mahkeme, kusurlu veya daha fazla kusurlu tarafın,
kusursuz veya daha az kusurlu tarafa, uygun görülecek
bir tazminat ödemesine karar verebilir. Böyle bir
davanın, nişanın bozulduğunun diğer tarafın bilgisine
geldiği tarihten başlayarak altı ay içerisinde açılması gerekir. Kusursuz veya daha az kusurlu tarafın ölmesi
durumunda dava hakkı mirasçılarına geçmez.
Ancak kusursuz veya daha az kusurlu taraf,
öngörülen altı aylık süre içerisinde tazminat istemi ile dava açmışsa dava hakkı mirasçılarına geçer.
(B) Nişanlılardan biri haklı ve yeterli bir neden olmaksızın evlenme sözünü tutmaz veya nişan böyle bir nişanlının
sorumlu olduğu bir neden ile bozulduğu
taktirde,nişanı bozan veya bozulmasından sorumlu
olan taraf, diğer tarafa, o tarafın ana ve babasına veya nişanda diğer taraf için ana ve baba yerini alan
herhangi bir üçüncü tarafa, nişanla ilgili olarak ve
evlenmenin icra olunacağı inancı içinde iyi niyetle
yaptıkları harcamaları tazminle yükümlüdür.
(C) Nişan nedeni ile nişanlılara verilen armağanların,
nişanın bozulması üzerine geri verilmesi için
armağanları veren taraf istemde bulunabilir.
Armağanlar, iade edilemeyecek durumda ise ilgili
taraf onların eşit değerini ödemekle yükümlüdür.
Ancak nişan, taraflardan birinin ölümü nedeni ile
sona ermişse armağanların geri verilmesi için istemde
bulunulamaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Evlenmeye İlişkin Kurallar
Evlenme
6. (1) (A) On sekiz yaşını bitirmemiş bir kişi evlenemez.
Yetersizliği
Ancak Mahkeme, olağanüstü durumlarda ve
4.34/2015
iyi nedenlerle, çocuğu, ana ve babayı veya onların
yokluğunda vasiyi dinledikten sonra ve Sosyal
Hizmetler Dairesi ile kamu sağlık kuruluşuna bağlı
çalışan uzman çocuk psikiyatristi veya psikoloğundan
aldığı görüşü de göz önünde bulundurarak, on altı
yaşını bitirmiş kişinin evlenmesine izin verebilir.
(B) Mahkeme, ana ve babanın boşanmış olduğu durumda
velayetin hangi tarafta olduğuna bakmaksızın, her iki
tarafı da dinler.
Ancak taraflardan birinin, geçerli bir sebebi
olmadan duruşmada hazır bulunmaması halinde
Mahkeme tek tarafı dinleyerek de karar verebilir.
(C) Mahkeme, ana veya babadan herhangi birinin, sürekli ve kesintisiz olarak beş yıldan beri Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti dışında ikamet etmekte olup duruşma
günü Mahkemede hazır olmaması halinde veya ana
veya babanın sağlık kurulu raporu ile mümeyyiz
olmadığının ispatlanması durumunda, yurt dışında
bulunan veya mümeyyiz olmayan tarafı dinlemez.
(Ç) Yukarıdaki (C) bendi amaçları bakımından “kesintisiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında ikamet
etmek”, bir yılda en az toplam 240 (iki yüz kırk) gün
yurt dışında ikamet etmiş olmayı anlatır.
4. 34/2015
(2) Evlenmeye yalnız mümeyyiz olanlar ehildir.
(3) Kısıtlı kişiler, vasisinin onayı olmadıkça evlenemez.
Evlenme
7.
(1) Aşağıdaki kişiler arasında evlilik yapılması yasaktır:
Engelleri
(A) Doğru hat üzerindeki kan hısımları arasında,yani, öz
Evvelki
8. veya üvey erkek kardeş ile kız kardeşler arasında,
amca ve dayı ile erkek kardeş ve kız kardeş kızları
arasında, hala ve teyze ile erkek kardeş ve kız kardeş
oğulları arasında.
Evliliğin
Feshedildiğini
(B) Sıhriyet hısımlığı doğuran evlenme kesin hükümsüz
ilan edilmiş veya ölüm veya boşanma ile feshedilmiş
olsa bile, doğru hat üzerindeki sıhriyet hısımları
arasında.
İspatlamadan
Yeniden
Evlilik
(C) Evlatlık ile evlatlık edinen ve bunlardan biri ile
ötekinin koca veya karısı arasında.
Yapılamaması
(2) Bu madde amaçları bakımından kan hısımlığı,bir taraftan
9. nesebi sahih olmayan çocuk ile çocuğun soyu ve öteki taraftan baba ile babanın kan hısımları arasındaki hısımlığı da kapsar.
Bir kişi, evvelki evliliğinin kesin hükümsüz olduğunu, iptal edildiğini veya boşanma veya öteki tarafın ölümü nedeniyle ortadan kalktığını kanıtlamadıkça yeniden evlenemez.
5.34/2015 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
Evlenme Bildirimi 6.34/2015
8
10. (1) Nişana taraf olanlardan biri önceden bildirimde bulunmadıkça evlenme akdedilmez.
6.34/2015
(2) Bildirim, saptanacak şekilde ve nişanlanan tarafların imzalaması veya yazı bilmeyenin iki tanık huzurunda parmak işaretini basması suretiyle yapılır. Bildirimle birlikte;
(A) Tarafların doğum belgeleri,
(B) Tarafların Thalassemia taşıyıcısı olup olmadıklarını
gösteren birer devlet tıp laboratuarı raporu ile
tarafların bu raporlar hakkında tıbbi görüş aldıklarına ve raporların içeriğini bilerek evlenmek istediklerine
ilişkin birer beyanname,
(C) Evlenecek olan kadının ilk evliliği olmaması ve
önceki evliliğin sona ermesinden sonra 302 (üç yüz
iki) gün geçmemiş olması durumunda, kadının hamile
olup olmadığını gösteren devlet tıp laboratuvarı
raporu ile tarafların bu rapor hakkında tıbbi görüş
aldıklarına ve raporun içeriğini bilerek evlenmek
istediklerine ilişkin beyanname,
(Ç) Gerekmesi halinde, önceki eşin öldüğünü belirten
belgenin veya önceki evliliğin geçersizliği veya
boşanma ile ilgili yetkili Mahkemenin hükmünün bir
sureti,
(D) On sekiz yaşından küçük ve on altı yaşından büyük
kişi için bu Yasanın 6’ncı maddesinin (1)’inci fıkrası
uyarınca Mahkemenin vereceği iznin bir sureti, ve
(E) Bu Yasanın 35’inci maddesinde belirtilen kurallar
çerçevesinde tarafların aile soyadı konusunda
uzlaşılarına; uzlaşı halinde bekârlık soyadı aile soyadı olmayan eşin bekârlık soyadını aile soyadından önce
taşımak isteyip istemediğine; aile soyadı konusunda
uzlaşı sağlanamaması halinde ise tarafların bekârlık
soyadını taşımaya devam edeceklerine ilişkin
beyanname
sunulur.
Evlenecek olan kişilerin talep etmesi halinde, devlet tıp laboratuvarı, tarafların cinsel yolla bulaşan hastalıklardan herhangi birine sahip olup olmadıklarını gösteren testleri ücretsiz olarak yapar. Böyle bir durumda taraflar, bu rapor hakkında tıbbi görüş aldıklarına ve raporun içeriğini bilerek
6.34/2015
9
Bildirimin Asılması
evlenmek istediklerine ilişkin birer beyannameyi, diğer belgeler ile birlikte sunarlar.
(3) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşı olmayanlar için yukarıdaki (2)’nci fıkrada öngörülen belgelerin, kişinin ikamet ettiği yerin ilgili makamı tarafından verilmiş olması ve evlendirme memurunun o makamın bu belgeleri vermeye
yetkili olduğu hususunda tatmin olması gerekir. Bu kişiler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlığına geçip
geçmediklerine bakılmaksızın, evlenmek için yaptıkları
bildirimde, yukarıdaki (2)’nci fıkrada öngörülen belgeler yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki ikamet
bölgelerindeki muhtar ile yurttaşı oldukları ülkenin
elçiliklerinden veya yetkili merciinden alacakları bekârlık belgelerini ibraz etmek zorundadırlar.
Ancak Aile Mahkemesinin, ilgili kişinin bekâr olduğu
konusunda tatmin olması halinde, bekârlık belgesi
sunmaktan muaf tutulmasına emir verdiği kişilerden bekârlık belgesi istenmez.
(4) Taraflar evlenmek için başvuruda bulunurken yukarıdaki
(1)’inci,(2)’nci ve (3)’üncü fıkralarda öngörülen belgelerden başka bu Yasanın 26’ncı maddesinde öngörülen, sahip
oldukları mal varlıklarının listesini ve bu mal varlıklarının kayıt belgelerinin birer suretini de evlendirme memuruna sunarlar. Bu belgeler sunulmadıkça evlenme akdedilemez.
11. (1) Evlendirme memuru, bu Yasanın 10’uncu maddesi uyarınca kendisine sunulan bildirimi kendi dairesinde dosyalar.
Bildirimi aldığı tarihten başlayarak beş gün içerisinde kendi imza ve mühürü ile onaylanmış suretini dairesinin dışına ve tarafların oturdukları köy veya mahallerin görünür bir yerine veya yerlerine asar. Evlendirme Memuru, askı tarihini de bildirimde belirtir.
Ancak evlendirme memuru,tarafların bildiriminin bu Yasa kurallarına uygun olmadığını veya evlenme için bir
yetersizlik veya yasal engel olduğu kanısına varırsa
bildirimin asılmasını reddeder. Evlendirme memuru, böyle bir ret kararını derhal yetkili yargıca bildirir ve yetkili yargıcın uygun göreceği emir uyarınca işlem yapar.
(2) Evlendirme memuru, bildirimi yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörüldüğü şekilde aldığı tarihten başlayarak beş gün
içerisinde asmazsa, asmayı reddetmiş sayılır. Bu durumda,
bildirimde bulunan taraflardan herhangi birisi, Mahkemeye başvurarak askı işleminin yapılmasını isteyebilir. Evlendirme memuru, Mahkemenin, başvuru üzerine vereceği emre uygun işlem yapar.
(3) Evlendirme memuru, bildirimi veya herhangi başka bir belgeyi tarafların en son oturdukları konuta taahhütlü olarak postalamak suretiyle tebliğ eder.
İtiraz
12. (1) Herhangi bir kişi, bildirimin asıldığı tarihten başlayarak beş gün içerisinde bildirimdeki taraflardan birinin evlenmeye ehil olmadığını veya evlenmeye karşı yasal engeli bulunduğunu ileri sürerek mahkemeye yazılı bir dilekçe ile itirazda bulunabilir. Yukarıda belirtilenler dışında, itiraz için başka gerekçe geçerli olamaz.
(2) İtirazı yapan kişi, yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörülen beş gün içerisinde itiraz yazısının onaylı birer suretini ilgili taraflara ve evlendirme memuruna tebliğ eder.
(3) İtiraz yazısının alınması üzerine evlendirme memuru Mahkemeden emir almadıkça, bu evliliğin yapılması için
herhangi bir işlemde bulunamaz.
Evlenme Akdi 13. (1) Evlendirme memuru, bildirimin asıldığı tarihten başlayarak beş günden az olmamak koşuluyla veya Mahkemenin bazı
özel durumlarda uygun göreceği daha kısa bir süre içerisinde veya en çok üç ay içerisinde veya itiraz olması halinde böyle bir itiraz sonucunda verilen mahkeme emrinde öngörülen
süre içerisinde ve tarafların istemi üzerine, evlendirmeyi yapar veya taraflara evlendirme işlemlerinin bu Yasa
kurallarına uygun olarak yapıldığına ve evlendirmenin en geç üç ay içerisinde başka bir evlendirme memuru tarafından da yapılabileceğine dair imzalı ve mühürlü bir belge verir.
Böyle bir belgenin ibrazı üzerine, evlendirme, belgenin verildiği tarihten başlayarak en geç üç ay içerisinde başka bir evlendirme memuru tarafından da yapılabilir.
Ancak, böyle bir belgenin varlığına karşın, tarafların
evlenmesinde yasal engel olduğu veya evlenmeye ehil
olmadıkları evlendirme memurunun bilgisine gelmesi
halinde, evlendirme memuru evlendirme işlemlerini veya
belgenin verilmesini durdurabilir. Bu durumda evlendirme memuru, bildirimdeki taraflara ve kendisi yargıç değilse yetkili yargıca da derhal yazılı bilgi verir. Evlendirme memuru yargıcın vereceği emir uyarınca işlem yapar.
(2) Evlendirme işlemi, evlendirme dairesinde veya tarafların istediği ve evlendirme memurunun da uygun göreceği başka bir yerde evlendirme memuru tarafından, reşit ve mümeyyiz iki veya daha fazla tanık huzurunda ve aleni olarak yapılır.
(3) Evlendirme memuru, evlenecek tarafların her birine öteki taraf ile evlenmek isteyip istemediğini sorar ve tarafların her ikisinin de olumlu yanıt vermeleri üzerine taraflara bu Yasa kuralları uyarınca evlenmiş olduklarını bildirir ve ikisine de kayıt defterini imzalatarak birer evlenme belgesi verir.
Dini Merasim 14. (1) Evlilik, bu Yasa kurallarına uygun şekilde yapılmadıkça geçerli sayılmaz.
(2) Dini evlenme töreni de yapmak isteyenler, bu Yasanın 13’üncü maddesinin (3)’üncü fıkrası uyarınca taraflara
verilen evlenme belgesini dini töreni yapacak kişiye ibraz etmeleri gerekir. Bu belge ibraz edilmeden dini tören
yapılamaz.
(3) Yasal evlenme belgesi olmaksızın böyle bir dini töreni yapan kişi ve/veya kişiler ile böyle bir evliliğe taraf olanlar bir suç işlemiş olurlar ve mahkumiyetleri halinde mahkumiyet
kararının verildiği tarihteki aylık asgari ücretin on katını aşmayan miktara kadar para cezasına veya üç yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Kesin Hükümsüz ve İptal Edilebilir
Evlenmeler
Evliliğin Geçerliliği
15. Evlilik Mahkeme hükmü ile kesin hükümsüz ilan edilmediği veya iptal edilmediği sürece geçerlidir.
Kesin
16. (1) Evlenmenin kesin hükümsüz ilan edilmesine ilişkin davalar,
Hükümsüz
Başsavcı tarafından re’sen başlatılır. Evlilerden biri veya
Veya İptal
evlilikle ilgisi olan herhangi bir kişi de dava açabilir veya
Edilebilir
Başsavcı tarafından açılan davaya müracaatı üzerine
Evlenmelere
katılabilir.
İlişkin Davalar
(2) Evlenmenin iptal edilmesine ilişkin davaları, sadece
taraflardan biri başlatabilir.
Kesin
17. (1) Aşağıdaki hallerde evlenmenin kesin hükümsüz olduğuna
Hükümsüzlük
karar verilir:
Nedenleri
7.34/2015
(2) Evlenmeye taraf olan kişiler arasında evlenme töreninin
yapılması sırasında bu Yasanın 6’ncı ve 7’nci maddelerinde
öngörülen evlenmeye ilişkin yasaklar varsa.
Ancak evlenme, bu Yasanın 6’ncı maddesinin (1)’inci
fıkrasına aykırı bir şekilde yapılmış ve daha sonra evlenmeye
taraf olan kişilerden biri on sekiz yaşını doldurmasıyla
aykırılık nedeni ortadan kalkmışsa veya kadın hamile
kalmışsa veya bu Yasanın 6’ncı maddesinin (3)’üncü fıkrası
uyarınca gerekli izni almadan evlenme yapılmış ve daha
sonra gerekli izin alınmışsa veya kadın hamile kalmışsa
evlilik kesin hükümsüz ilan edilemez.
İptal Edilebilir Evlenmeler 8.34/2015
18. Aşağıdaki hallerin varlığının Mahkemede kanıtlanması halinde, evlenme iptal edilebilir:
(1) Evlenme tarihinde taraflardan birinin bilinci kendi kusuru olmaksızın herhangi bir sebeple bozuksa.
(2) Evlenmeye taraf olan kişiler aslında o kimse ile evlenmeyi istemediği halde bir yanılgı veya psikolojik baskı sonucu evlenme törenine katılmışsa.
(3) Taraflardan biri diğer tarafın bazı niteliklere sahip olduğu hakkında iyi niyetli bir yanılgı ve inanç sonucu evlenmeye karar vermişse ve Mahkeme o niteliklerin diğer tarafta
bulunmamasının birlikte yaşamı kendisi için olanaksız veya çekilmez bir hale koyacak derecede olduğu kanaatindeyse.
(4) Taraflardan biri, diğerinin psikolojik ve/veya fiziksel ve/veya ekonomik durumu hakkında gerek öteki tarafça, gerekse
üçüncü bir tarafça kasten aldatılarak evlenmeye ikna
edilmişse.
(5) Taraflardan biri kendisinin ve/veya yakını olan bir kişinin hayatı, esenliği veya onuruna yöneltilmiş bir tehdit altında evlenmişse.
(6) Taraflardan birisinin, diğer tarafın veya evlilikten doğacak çocuklarının sağlığı ve esenliği için önemli bir tehlike teşkil edecek bir hastalığı gizlenmişse.
Dava Hakkı
19. Bu Yasanın 18’inci maddesi uyarınca evlenmenin iptal edilmesini isteyen kişi, dava nedeninin bilgisine gelmesinden başlayarak veya dava nedeni bu Yasanın 18’inci maddesinin (6)’ncı fıkrası ise, beyan olunan tehdidin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içerisinde dava açabilir.
Ancak böyle bir dava her halükarda evlenme tarihinden
başlayarak beş yıl geçtikten sonra açılamaz.
Kesin Hükümsüz
20. Evliliğin kesin hükümsüz veya iptal edilebilir bulunarak iptal edilmesine bakılmaksızın böyle bir evlilikten doğan çocukların veya İptal nesebi sahih olur ve böyle bir haldeki ana ve baba ile çocukların yasal durumları, boşanmış ana ve babanın çocuklarının bağlı olduğu koşullara tabi olur.
Edilebilir Evliliğin Çocuklar Açısından Sonuçları
Formalitelerin 21. Bir evlendirme memurunca akdedilmiş hiçbir evlenme, sadece aşağıdaki sebeplerden dolayı kesin hükümsüz ilan edilemez veya Getirilmemesi iptal edilemez:
Yerine
(1) Bu Yasada öngörülen evlenmelerle ilgili formalitelerden herhangi birine uyulmaması;
(2) Evlenmenin bu Yasa uyarınca saptanan gerekli süreler dolmadan yapılması.
Evliliğin Kesin 22. Bir evliliğin kesin hükümsüz veya iptal edilebilir bulunarak Hükümsüz İlan feshedilmesi sonucunda bu Yasanın boşanmanın sonuçlarını Edilmesinin Ve düzenleyen zarar ziyan, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı ile ilgili kuralları aynen uygulanır.
İptal Edilmesinin Sonuçları
Ancak Mahkeme, taraflardan birinin kasıtlı olarak yanlış beyanda bulunarak evlendiğine kanaat getirirse o tarafa herhangi bir menfaat sağlayıcı yönde bir karar veremez.
Davadaki Taraflardan Birinin Ölmesi
23. Bu Yasanın 17’nci ve 18’inci maddeleri uyarınca başlatılan işlemler, taraflardan birinin ölümü üzerine durur.
Ancak bu, ölen tarafın mirasçılarının bu Yasanın 22’nci maddesi uyarınca dava açma haklarını etkilemez.
9.34/2015
BEŞİNCİ KISIM
Boşanma Velayet, Nafaka ve Diğer Ödemelere İlişkin Kurallar ile
Mal Paylaşımı
Boşanma Şartları 10.34/2015
24. Boşanmaya, aşağıdaki şartlar dahilinde hükmolunur:
(1) Evlilik birliğinin, herhangi bir sebeple ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede
temelinden sarsılmış olması halinde, eşlerden her biri
açacağı dava ile boşanma talep edebilir.
Ancak, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına
ağırlıklı olarak davacının kusurlu davranışları sebep olmuşsa davalının, açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise veya evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar
verilebilir.
(2) (A) Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin herhangi bir
sebeple açtığı boşanma davasını kabul etmesi
halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.
Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için yargıcın,
tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe
açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali
sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca
kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Yargıç, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz
önünde tutarak, bu anlaşmada gerekli gördüğü
değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.
(B) Herhangi bir sebeple açılmış bir boşanma davasının
görüşülmesi esnasında taraflar arasında boşanma
konusunda bir anlaşmaya varılması ancak
boşanmanın mali sonuçları veya çocukların durumu
hususlarındaki ihtilafın devam etmesi halinde, yargıç
tarafların müşterek talebi üzerine boşanma ve/veya
anlaşılmış hususlarla ilgili hüküm verebilir. Böyle bir halde, ihtilafın devam ettiği hususlarla ilgili olarak
yargılamaya devam edilir.
(3) Boşanma davasının açıldığı tarihte, tarafların sürekli biçimde ve iki yıl boyunca ayrı yaşamış olmaları halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin bu sebeple açacağı dava üzerine, tarafların kusur durumuna bakılmaksızın boşanmaya karar verilir.
25. 11. 34/2015 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
Evliliğin İptali 26.
Mahkeme bu Yasanın 18’inci maddesi uyarınca evlilik iptali kararı veya Boşanma verirken veya 24’üncü maddesi uyarınca bir boşanma kararı verirken tarafların mal paylaşımı hususunda anlaşmaya
varmamaları halinde aşağıdaki fıkralar uyarınca mal paylaşımına ilişkin karar verir:
Durumunda Tarafların Evliliklerinin Devamı Süre-
since Elde (1) Evlilik süresince edinilmiş olup da taraflardan birisinin veya müştereken ikisinin adlarında, yurt içinde veya yurt dışında kayıtlı bulunan veya eşlerin kullanımında olup da eşler arasında aidiyeti belli olmayan tüm taşınır ve taşınmaz mallar ile bono, hisse senedi, elde veya bankalarda mevcut nakit paralar; tarafların işinden kazandıkları, kendilerine sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve
benzerlerinin yaptığı ödemeler; çalışma gücünün kaybı
dolayısıyla ödenen tazminatlar; kendi kişisel mallarının gelirleri; paylaşıma konu olan ancak aşağıdaki (3)’üncü fıkrada belirtildiği şekilde boşanma davasının açıldığı tarihten en fazla iki yıl önce elden çıkarılmış mallar;
Edilen Mal Varlıklarının Paylaşımı 12. 34/2015
edinilmiş mal yerine ikame edilen değerler veya diğer gelir ile evlilik birliği içerisinde edinilen ve dava tarihinde mevcut borçlar, aşağıda öngörülen kıstaslar göz önünde
bulundurularak hakkaniyete uygun şekilde taraflar arasında paylaştırılır.
Ancak taraflar arasında yapılan paylaşımda bir tarafa
düşen pay, paylaşıma konu mal ve para varlığının toplam değerinin 2/3’ünden fazla olamaz.
(A) Tarafların mevcut geliri, kazanım kapasitesi, mülk ve maddi kaynakları ve yakın gelecekte elde
edebilecekleri maddi menfaatleri;
(B) Tarafların yakın gelecekte ortaya çıkabilecek maddi ihtiyaçları, yükümlülükleri ve sorumlulukları;
(C) Evlilik birliğinin boşanmadan önceki yaşam
standardı;
(Ç) Tarafların evlilik süresince evlilik birliğinin veya evlilik sona erdikten sonra ailenin refahı için
yaptıkları veya yapacakları ev işleri ve çocuk bakımı
gibi hizmetler de dahil katkılar;
(D) Tarafların fiziksel ve ruhsal sağlığı;
(E) Tarafların yaşı ve evliliğin süresi;
(F) Çocukların maddi ihtiyaçları;
(G) Çocukların geliri, kazanım kapasitesi, mülkiyet ve
diğer maddi kaynakları;
(Ğ) On sekiz yaşını doldurmuş olsalar bile çocukların
fiziksel veya ruhsal yetersizliği veya engelli olup
olmadığı ve velayeti veya vesayeti alan tarafın bu
çocukların bakımı ile ilgili üstlendiği maddi ve
manevi sorumluluk;
(H) Tarafların yukarıdaki (F), (G) ve (Ğ) bentlerinde
belirtilenlere ilişkin beklentileri;
(I) Evlilik esnasında çocukların içinde bulunduğu durum ve tarafların çocukların eğitimi için nasıl bir beklenti içinde oldukları;
(İ) Paylaşıma konu mal varlığının edinilmesinde
tarafların kişisel mallarının getirisinin katkı payı;
(J) Mahkemenin bu madde amaçları için dikkate almayı
uygun göreceği başka herhangi bir kıstas.
(2) (A) Boşanma davası açıldığı tarihte, davanın
dinlenilmesine başlanmazdan önce taraflar,
yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörülen paylaşıma konu
mevcut mal varlıkları ile paylaşıma konu olup
boşanma davasının açıldığı tarihten en fazla iki yıl
önce elden çıkarılmış tüm mal varlıklarının liste
halinde dökümünü ve/veya satış belgelerini ve/veya
kayıt belgelerinin ve/veya sahipliğini kanıtlayan
belgelerin suretlerini Mahkemeye dosyalamak
zorundadırlar.
(B) Taraflardan birinin yukarıdaki (A) bendindeki
yükümlülüğü ihlal etmesi halinde; Mahkeme ilgili
tarafın mal paylaşımı ile ilgili iddilarını dikkate
almaksızın davayı sonuçlandırabilir.
(C) Yukarıdaki (A) bendi uyarınca verilmesi gereken
belgelerin zamanında sunulmaması ve/veya yanıltıcı
belgelerin sunulduğu kanısına taraflardan biri
tarafından varılması ve/veya taraflardan birinin,
diğerinin sahip olduğu mal varlığı hakkında yeterli
bilgiye sahip olmadığını gösteren koşulların varlığı
halinde, ilgili tarafın müracaatı üzerine Mahkemenin
vereceği emre uygun olarak banka, şirket ve/veya
diğer kişi ve/veya makamlar, kişilerin hesap veya mal
varlıkları hakkındaki sahip oldukları belge ve bilgileri Mahkemeye sunmak zorundadırlar.
(3) Boşanma davası açıldığı tarihten en fazla iki yıl önce elden çıkarılmış paylaşıma konu malların getirisi, evlilik birliği maksatları için değil de, diğer tarafın onayı olmaksızın taraflardan sadece birinin menfaatine harcanmışsa,
paylaşıma konu mal varlığının elde bulunan kısmından, aynı miktardaki kısım, yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörülen paylaşım oranları dahilinde kalmak suretiyle diğer tarafa öncelikle verilir veya onun lehine hesaplanır.
(4) Evlilik birliği içerisinde edinilen ve dava tarihinde mevcut olan borçlar, bütünüyle bir tarafın kusuru sonucunda ve evlilik birliği maksatları dışında edinilmiş ise kusursuz taraf, mal paylaşımı esnasında bu şekilde edinilmiş borçların
taraflar arasında paylaştırılmamasını veya kusurlu tarafın üzerinde bırakılmasını talep edebilir.
(5) (A) Taşınır mallar ile bono, hisse senedi, elde veya bankalarda mevcut nakit paralar; tarafların işinden
kazandıkları, sosyal güvenlik ve sosyal yardım kurum
ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile
kurulan sandık ve benzerlerinin dava açıldığı tarihte
mevcut olan veya dava süresince yaptığı ödemeler;
çalışma gücünün kaybı dolayısıyla ödenen
tazminatlar; kendi kişisel mallarının gelirleri ve diğer gelir yukarıdaki (1)’inci fıkra uyarınca belirlenen
orana göre taraflar arasında paylaştırılır.
(B) Taşınmaz malların paylaşımında, taşınmaz malın
davanın görüşüldüğü tarihteki parasal değeri saptanır
ve saptanan değer, yukarıdaki (1)’inci fıkra uyarınca
belirlenen orana göre taraflar arasında paylaştırılır.
Taşınmaz malın kaydını üzerinde bulunduran taraf,
diğer tarafın hakkını ödemekle yükümlüdür.
Ödemenin ne şekilde ve ne zaman yapılacağına ve
ödeme yapılıncaya kadar taşınmaz malın kullanım
hakkının hangi tarafa ait olacağına Mahkeme karar
verir.
Fasıl 6 18
9/1971
23/1984 (C) Edinilmiş mal yerine ikame edilen değerler, 31/2003 yukarıdaki (A) ve (B) bentlerine uygun şekilde
86/2007 paylaştırılır.
12/2004
(Ç) Mal paylaşımı sonucunda Mahkemenin mal paylaşımı
ile ilgili olarak vereceği hüküm veya emirler,
Mahkeme hüküm veya emirlerinin icrası hakkındaki
Hukuk Muhakemeleri Usulü Yasası ve diğer yasa
kurallarının uygulanması yöntemiyle yerine getirilir.
(6) (A) Evliliğin iptali veya boşanma kararıyla sona
erdirilmesi için dava açıldığı zaman, dava sona
erinceye veya paylaşıma konu mallar paylaşılıncaya
kadar, ailenin ortak kullanımına özgülenmiş ve eşler
arasında paylaşıma konu olan konutta kalmaya ve ev
eşyasını kullanmaya hangisinin devam edeceği
konusunda eşler anlaşabilirler. Eşlerin aile konutunda
kimin kalacağı ve ev eşyasını kimin kullanmaya
devam edeceği konusunda anlaşamamaları halinde,
Mahkeme olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve
sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini
göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip
olacağına, taraflardan biri tarafından yapılacak istida üzerine karar verir. Mahkeme böyle bir karar verirken
kalma ve kullanma süresini de belirler. Mahkeme,
aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin
bitiminde kendiliğinden sona erer. Mahkeme bu süre
zarfında taşınmaz malı kullanma hakkını elinde tutan
tarafın bu hakkını kullanmasına engel olabilecek her
türlü işlemin yapılmasını engellemek maksadıyla
uygun ve adil gördüğü emri verebilir.
(B) Mahkeme evliliğin iptali veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi hükmünü verirken tarafların durumunu,
olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal
durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz
önünde bulundurarak paylaşıma konu edilen
herhangi bir taşınır veya taşınmazı belli bir süre
taraflardan birinin kullanımına vermeye karar
verebilir. Böyle bir karar verirken bu hakkın hangi
tarihe kadar kullanılacağı ve kullanacak tarafın diğer
tarafa her hangi bir karşılık verip vermeyeceği de
Mahkeme tarafından tespit edilir. Bu hakkın
kullanmasına engel olabilecek her türlü işlemin
yapılmasını engellemek maksadıyla Mahkeme uygun
ve adil gördüğü emirleri verebilir.
Ancak, bu süre sona ermeden, haktan yararlanan
tarafın durumunda değişiklik olması halinde, diğer
taraf Mahkemeden, kararın gözden geçirilmesini
isteyebilir.
(C) Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa Mahkeme,
gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin
kalmasına karar verebilir. Bu durumda, konutu
kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye
almak için gerekli düzenleme yapılmasına, iptal veya
boşanma kararıyla birlikte karar verilir.
(7) (A) Mal paylaşımına dahil olan mal varlıklarının
değerlendirilmesinde kişisel mallar paylaşıma dahil
edilmez.
Ancak bu tür taşınır ve taşınmaz mal varlıkları
üzerinden elde edilen kazançlar veya bunların üzerine
evlilik birliği süresince yapılan yatırımlar veya ikame değerler, mal paylaşımı tarihindeki rayiç değeri ve bir değer kaybı söz konusu ise katkının başlangıçtaki
değeri üzerinden paylaşıma dahil edilir. Böyle bir
malın boşanma davası açılmadan en fazla iki yıl önce
elden çıkarılmış ve getirisinin evlilik birliği
maksatları için değil de, diğer tarafın onayı
olmaksızın taraflardan sadece birinin menfaatine
harcanmış olması halinde, Mahkeme, diğer eşin
alacağı payı hakkaniyete uygun olarak belirler.
(B) Taraflardan birinin yurt içinde veya yurt dışında
herhangi bir şirkette hissedar olduğu hallerde, evlilik birliği süresince bu şirketin hisselerinin reel değerinde ve şirketin mal varlığında meydana gelen artış da
paylaşımda dikkate alınır.
(8) Tarafların ayrı yaşadığı veya boşanma veya evliliğin iptali davasının açıldığı tarihten en fazla iki yıl öncesine kadar olan süre içinde diğer tarafın iki tanık huzurunda verilmiş yazılı onayı olmadan elden çıkarılan paylaşıma konu mal
varlıkları, bu mal varlıklarının karşılığının aile birliği maksatları için kullanılmamış olduğu durumlarda,
paylaşımda Mahkeme tarafından dikkate alınır. Bu mal
varlıklarının değerlendirilmesinde, söz konusu malın elden
çıkarıldığı tarihteki Amerikan Doları bazındaki değeri
dikkate alınır.
(9) (A) Boşanma davasının açıldığı tarihten başlayarak, dava
devam ettiği sürece taraflardan biri paylaşıma konu
mal varlıklarını ancak Mahkeme izni ile satabilir,
devredebilir, hibe edebilir, miras bırakabilir, ipotek
edebilir veya elden çıkarabilir. Böyle bir durumda
Mahkeme, elden çıkarılan malın değerini taraflar
arasında mal paylaşımı yapılırken dikkate alır. Bu
fıkraya aykırı hareket eden veya yanlış mal beyanında
bulunan ve/veya Mahkeme emrine uygun olarak mal
beyanında bulunmayan veya bilgi ve belgeleri
vermeyen gerçek veya tüzel kişiler suç işlemiş
sayılırlar ve mahkumiyetleri halinde davanın
görüşüldüğü tarihteki aylık asgari ücretin kırk katına
kadar para cezasına veya beş yıla kadar hapis cezasına
veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler.
(B) Diğer tarafın yukarıdaki (A) bendine aykırı bir
hareketi olduğu iddiasında bulunan taraf, diğer taraf
hakkında cezai işlem başlatmak üzere şikayetçi
olmadan önce, sonuçlanmış veya görüşülmekte olan
boşanma davası altında dosyalayacağı bir istida ile
şikayetine konu teşkil eden herhangi bir mal
varlığının paylaşıma konu olduğunun tesbitini
Mahkemeden talep edebilir.
(10) Mahkeme mal paylaşımı konusunda hüküm verirken,
taraflardan birinin, boşanma davasını açan tarafın
evlenmeden önceki ve/veya evlilikten sonra edindiği ve mal paylaşımına girmeyen veya evlilik birliği içerisinde
edinilmiş paylaşıma konu maddi imkânları ve malları,
kandırma, yanıltma, baskı ve tehdit yollarından biriyle kullanmış olup olmadığını veya bu imkân ve mallara zarar verecek şekilde borçlanmış olup olmadığını veya diğer
tarafın maddi imkânlarını veya evlilik birliği içerisinde edinilmiş paylaşıma konu malları yükümlülük altına sokmuş veya bunların satılmasına neden olup olmadığını dikkate alır.
(11) Taraflardan biri, bu Yasada öngörülen diğer olanaklardan yararlanmak yanında, paylaşıma konu olan taşınır veya
taşınmaz mallar ile ilgili daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın
bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Böyle bir talebi uygun bulması halinde Mahkeme, yukarıdaki (5)’inci
fıkra kurallarına bakılmaksızın, taşınır veya taşınmaz bir malın, diğerinin payı ödenmek koşuluyla paylaştırılmadan bir tarafa bırakılmasına ve kayıtların bu şekilde
düzenlenmesine karar verebilir.
(12) Mahkeme bu maddeyi uygularken gerekli gördüğü durumda uzmanların görüşlerine başvurabilir.
(13) Boşanmanın gerçekleşmesi veya evliliğin iptali ile taraflardan birinin diğerinin kazancından sağladığı menfaati ortadan kalkar.
(14) Bu madde amaçları bakımından “Kişisel mal”;
(A) Eşlerden birinin sadece kişisel kullanımına yarayan eşyayı,
(B) Evlilik birliğinin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla veya
herhangi bir şekilde karşılıksız olarak elde ettiği
malları,
(C) Manevi tazminat alacaklarını,
(Ç) Kişisel malların yerine ikame edilen malları anlatır.
41/1977 5/1981 27/1982 23/1985 3/1988 12/1989 44/1990 24/1991 53/1991 17/1992 6/1994 52/1995 39/1998 28/2014
“Tahsis”, İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasında ona verilen anlamı taşır.
55/2014
27. 13.34 / 2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
Boşanma Davaları 14.34 / 2015
28. (1) Boşanma davaları taraflardan birinin olağan olarak oturduğu veya çalıştığı yerin Mahkemesinde açılır.
(2) Evliliğin taraflarının yurt dışında ikamet eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşları olması halinde dava, Lefkoşa Aile Mahkemesinde açılır.
(3) Mahkeme, boşanma hükmü verirken her meselenin kendi koşullarına uygun olarak eşlerin ve çocukların nafakaları ve çocukların velayetleri hakkında karar verebileceği gibi boşanma davası sona erinceye kadar eşlerin ve çocukların geçimi, iskânı ve korunmalarına ilişkin de uygun göreceği geçici emirler verebilir.
Hükmün
29. Mahkemenin verdiği hüküm aleyhine taraflar veya avukatları
Kesinleşmesi
istinafa başvurmayacaklarına ilişkin ilgili mahkeme mukayyitliğine
yazılı belge vermedikleri durumlarda yargıç tarafından verilen
boşanma kararı veya evliliğin kesin hükümsüz veya iptal edilebilir
olduğuna ilişkin karar , istinaf etme süresi dolmadan ve istinaf
edilmişse, istinaf sonuçlanmadan önce kesinleşmez ve
uygulanamaz.
Tazminat,
30. (1) Bu Yasanın 24’üncü madde kurallarına istinaden boşanmaya hükmedildiği durumlarda mahkeme, tazminat, nafaka ve
diğer ödemelerle ilgili karar verirken bu Yasanın 26’ncı maddesinde öngörülen kıstasları dikkate alır.
Nafaka ve
Diğer Ödeme-
(A) Mahkeme, kabahatli tarafın maddi durumu veya
lere İlişkin beklenen çıkarları ve daha az kabahatli olan tarafın kişiliğine, vücut bütünlüğüne, onuruna ve boşanma
veya evlilik iptali dolayısı ile zarar gören mevcut
veya gelecekteki menfaatlerine verilen zarar ile
evlilik süresince ev içinde harcanan emeğin değeri de
dahil olmak üzere, meselenin bütün olgularını göz
Kurallar
15.34/2015
(2) önüne alarak, kabahatli tarafın daha az kabahatli
tarafa bir tazminat ödemesine hükmedebilir.
Mahkeme, bu fıkra uyarınca hükmedilen tazminatın,
ödemeyi alacak olan tarafın banka hesabına
yatırılmasına emir verebilir.
(B) Mahkeme, tarafların fiziksel, psikolojik ve maddi
durumlarını inceledikten sonra boşanma nedeni ile
yoksul kalacak veya geçim sıkıntısı içerisinde
yaşayacak tarafa, diğer tarafın, kabahatsiz olsa dahi,
uygun görülen bir meblağı eş nafakası olarak
ödemesine hükmedebilir.
Ancak nafakayı veren taraf, nafaka alan tarafın
yeniden evlendiği veya ortalama bir yaşam standardı
sağlayabilecek bir iş sahibi olduğu veya başka bir
nedenle gelirinde artış olduğu hususunda Mahkemeyi
ikna ederse, nafaka Mahkeme emri ile gözden
geçirilir.
(C) Mahkeme, tarafların evliliklerinden olan çocukların velayetini almayan tarafın, çocukların iaşe, ibate,
eğitim ve bakım giderlerinin karşılanmasına katkıda
bulunmak için çocuk başına ve her çocuk için ayrı
ayrı ödenmek suretiyle uygun görülen bir meblağı
aylık olarak ödemesine hükmedebilir.
(Ç) Ekonomik durumları ve kazançları ile orantılı olarak ebeveynin çocuklarına karşı bakım ve eğitim
masraflarına katkı yapma yükümlülükleri çocuğun,
eğitim süreci sona erinceye kadar devam eder. Bu
Yasa uyarınca eğitim süreci, çocuk on sekiz yaşını
bitirmiş olsa dahi, lise eğitimine devam ettiği ve/veya lisans eğitimi aldığı süreyi de kapsar. Çocuğun on
sekiz yaşını doldurmasını müteakip, eğitiminin
devam ettiğinin belgelenmesi halinde, yukarıdaki (C)
bendindeki ödeme aynen devam eder. On sekiz yaşını
doldurmuş olan kişinin talep etmesi halinde
nafakanın kendisine ödenmesi mümkündür.
Ancak lisans eğitimi alınan eğitim kurumunun
olağan süresinin bir buçuk katının aşılması halinde
nafaka ödemesi sona erer.
(D) Mahkeme, bu fıkranın (B) ve (C) bendleri uyarınca
hükmedilen nafakanın, ödemeyi yapacak olan tarafın
maaşından kesilmesine ve/veya ödemeyi alacak olan
tarafın banka hesabına yatırılmasına emir verebilir.
(3) Mahkeme, bu madde uyarınca verilen bir emri bozabilir, değiştirebilir veya herhangi bir kısmını geçici olarak
durdurabilir ve bu biçimde durdurulan herhangi bir kısmın yeniden uygulanmasına ilişkin emir verebilir.
Mahkeme böyle bir emir verirken evli tarafların
gelirlerindeki herhangi bir çoğalma veya azalma dahil,
konunun tüm olgularını dikkate alır.
(4) Bu madde uyarınca alınan kararlara uymayanlar ve gerekli ödemeleri yapmayanlar suç işlemiş olurlar ve
mahkumiyetleri halinde davanın görüşüldüğü tarihteki aylık asgari ücretin on katını aşmayan miktara kadar para cezasına
veya bir yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler. Mahkeme bu cezaya ek olarak ödemenin yapılmadığı süreye ilişkin toplam miktarın, geçerli faiz uygulanmak suretiyle ödenmesine karar verebilir.
(5) Mahkeme nafaka miktarını saptarken, ayrıca, saptanan nafaka miktarının her üç ayda bir, Devlet Planlama
Örgütünce saptanan hayat pahalılığı oranında artırılarak ödenmesine ilişkin de emir verir.
Velayetin Belirlenmesi Durumunda Göz Önünde Bulundurulan Hususlar 16. 34 /2015
30A. (1) Boşanma davasında Mahkeme, çocuğun velayetini
(2) taraflardan birine verirken, çocuğun yaşı, fiziksel sağlığı, ruhsal durumu, maddi ve manevi ihtiyaçları ile ana ve
babanın fiziksel sağlığı ve ruhsal durumunu göz önünde
bulundurur.
Yedi yaşında olan ve yedi yaşından büyük çocukların hangi taraf ile birlikte yaşamak istediklerinin tespitini yapabilmek maksadıyla Mahkeme, kamu sağlık kuruluşuna bağlı çalışan uzman çocuk psikiyatristi veya psikoloğundan aldığı görüşü göz önünde bulundurur. Bu görüşler doğrultusunda
Mahkeme, çocuğun kendisi ile ilgili kararları anlayacak bir olgunluğa sahip olduğuna kanaat getirirse hangi tarafın velayetine verilmek istediği hususunda çocuğun görüşlerine öncelik verir.
(3) Mahkeme, çocuğun velayetini taraflardan birine vermeden önce, çocuğun esenliği ve sağlığını gözetmek maksadıyla, çocuğun yaşayacağı ev ortamı ve sosyal çevre ile eğitim göreceği okul hakkında Sosyal Hizmetler Dairesinden aldığı görüşü göz önünde bulundurur.
Ayrı Yaşama 17. 34/2015
31. Boşanmaya ilişkin bir davanın açılmasından sonra eşler ayrı yaşama hakkına sahip olur. Ayrı yaşama, boşanma davasında, ayrı yaşamayı seçen taraf aleyhine bir durum olarak dikkate alınmaz.
Koşulların Değişmesi
32. Boşanan taraflardan birinin evlenmesi, ülkeden ayrılması, ölümü veya başka herhangi bir nedenle koşulların değişmesi halinde mahkeme, diğer tarafın veya hale göre o tarafın ana veya babasının istemi üzerine çocuklara ilişkin yeni bir emir verebilir.
33. 18. 34 /2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
ALTINCI KISIM
Evlilik Birliğinin Korunması,Tarafların Soyadları
Ve Ayrı Yaşamaları
Evlilik Birliği 19.34 / 2015
34. Evlenme, taraflar arasında bir evlilik birliği yaratır. Evlenenler sadakatle, işbirliği içinde ve karşılıklı yardımlaşma ile birlikte yaşamayı, evlilik yaşamını sürdürmeyi, çocuklarına bakmayı, ev ve çocuklarla ilgili sorumluklarda ev içi emeğin eşit ve adil paylaşılmasını ve birbirleri ile olan ilişkilerine özen göstermeyi kabul etmiş olurlar ve evlilik birliğini eşitlik ve uyum içinde yürütürler.
Tarafların ve Çocukların Soyadları 20. 34/2015
Taraflardan biri evlilik ile ilgili sorumluluklarını ihmal eder veya hal ve hareketleri ile öteki tarafa tehlike yaratır, maddi veya manevi zarar verirse, etkilenen taraf bir başvuru ile Mahkemenin müdahale ederek mağduriyetini giderici bir emir vermesini isteyebilir. Böyle bir başvuru üzerine Mahkeme, kabahatli tarafın dikkatini çeker. Bu tür davranışları yapan taraf sorumluluklarını ihmal etmeye devam eder veya hal ve hareketlerinde direnirse Mahkeme zarar gören tarafa uygun göreceği bir tazminat
verilmesini emredebilir.
2.46/2023
35. (1) Evlilik birliğinin tarafları, üzerinde uzlaşmaları halinde, ikisinden birinin soyadını aile soyadı olarak taşırlar. Bu durumda bekârlık soyadı aile soyadı olmayan eş, evlenme bildirimi sırasında imzaladığı beyanname dışında başka
hiçbir yasal işlem yapmaksızın bekârlık soyadını aile
soyadından önce taşır.
(2) Aile soyadı konusunda taraflar arasında bir uzlaşı
sağlanamadığı durumda, taraflar, bekârlık soyadlarını
taşımaya devam edeceklerine ilişkin evlenme bildirimi
sırasında imzaladıkları beyanname dışında başka hiçbir yasal işlem yapmaksızın, bekârlık soyadını kullanmaya devam
ederler.
(3) (a) Çocuklara hangi ebeveynin soyadının verileceği
konusunda tarafların uzlaşmaları halinde, çocuklara o
ebeveynin soyadını verebilirler veya taraflar anlaşarak önce ana sonra baba soyadı olmak üzere her iki
soyadını çocuklara verebilirler.
(b) Çocuklara verilecek soyadı konusunda taraflar
arasında bir uzlaşı olmaması halinde, çocuklara önce
ana sonra baba soyadı olmak üzere her iki soyadı
verilir.
(c) Yukarıdaki (a) veya (b) fıkraları uyarınca tarafların ilk çocukları için belirlenmiş olan soyadı, daha sonra
doğan çocuklar için de geçerli soyadı olur.
2.46/2023 2.5/2019
(4) (a) Bir çocuğun ebeveyninin birden fazla soyadı olması durumunda, her bir ebeveyn kendi seçeceği bir
soyadını çocuğa verebilir. Her çocuğun en fazla iki
soyadı olabilir.
(b) Çocuklar için doğum belgesi, kimlik, pasaport ve
benzeri resmi evraklar düzenlenirken, bekârlık
soyadını çocuğa vermemiş olan ebeveynin bekârlık
soyadı, talep etmesi halinde, çocuğun bu belgelerdeki
ebeveyn hanesinde belirtilir.
(c) Çocukların soyadlarıyla ilgili tarafların yapacakları uzlaşıya ilişkin beyannameler, Nüfus Kayıt Dairesi
tarafından önceden belirlenmiş form şeklinde
düzenlenir.
(5) On sekiz yaşını bitiren her çocuğun, Mahkemeye başvurarak ebeveyninden birinin veya ikisinin soyadı olacak şekilde soyadı değiştirme ve/veya soyadı alma hakkı vardır.
(6) (A) Taraflar, boşanmaları halinde, boşanma hükmünü Nüfus Kayıt Dairesine sunmak suretiyle bekârlık soyadına geri dönerler.
Ancak, boşanmış taraflardan herhangi birisi,
herhangi bir işleme gerek kalmaksızın aile soyadını
kullanmaya devam edebilir. Boşanma sonrasında aile
soyadının kullanılmasına itirazı olan tarafın
Mahkemeye başvurma hakkı vardır.
(B) Taraflardan birisinin evlilik devam ederken ölümü
halinde, hayatta olan taraf, evlilik birliği içerisinde kullanmakta olduğu soyadını, herhangi bir işlem
yapmaya gerek kalmaksızın kullanmaya devam eder.
Ancak, hayatta olan taraf, bekârlık soyadına
dönmek istediğini Nüfus Kayıt Dairesine bildirmek ve
ölüm belgesini sunmak suretiyle bekârlık soyadına
dönebilir.
(C) Tarafların bu maddeye uygun olarak sundukları
beyannameye dayanarak soyadları belirlenmiş olan
çocukların bu soyadları, yukarıdaki (5)’inci fıkradaki
kural saklı kalmak üzere, evlilik birliğinin sonra
ermesinden sonra da korunmaya devam eder.
Koruma Emri 21. 34 /2015
36. (1) Evli olup olmadıklarına veya aynı evde yaşayıp
yaşamadıklarına bakılmaksızın, çiftlerden biri diğerine veya diğerinin aile fertlerinden birine,
(A) Fiziki zarar verdiği veya buna teşebbüs ettiği hallerde,
Fasıl 154 3/1962 43/1963 15/1972 20/1974 31/1975 6/1983 22/1989 64/1989 11/1997 20/2004 41/2007 20/2014 45/2014
(B) Cinsel tecavüz, cinsel taciz veya cinsel saldırı suçlarına teşebbüs ettiği veya suçu işlediği hallerde,
(C) Fiziki, ekonomik veya manevi şiddet veya baskı
yaptığı hallerde,
(Ç) Konutu kullanma hakkı diğer eşe verildiği durumda,
bu konuta izinsiz girdiği veya girmeye teşebbüs ettiği
hallerde,
(D) İşyerine, evine, müstahdemine, işverenine, birlikte ikamet ettiği aile fertlerine veya yakınlarına mükerrer şekilde telefon ederek, mektup göndererek, e-mail
veya sosyal medya yoluyla veya diğer iletişim yollarını kullanarak veya sözlü olarak rahatsızlık verdiği
hallerde,
(E) İsteği dışında kamuya açık veya kapalı mahallerde
takip ettiği hallerde,
(F) Ceza Yasası kuralları uyarınca suç sayılan bir fiilde bulunması halinde, (böyle bir durumda fiili ika eden
tarafın polis tarafından itham edilmesi yeterlidir.)
(G) Evinin, işyerinin, okulunun, aracının veya diğer eşin bulunduğu herhangi bir yerin önünde bulunmak
suretiyle gözaltında tuttuğu, ısrarlı takip yürüttüğü
veya evinin etrafında dolaşmak suretiyle gözetlediği
hallerde,
(Ğ) Çocuğu haksız yollardan yargı yetkisi dışına
çıkarmakla tehdit ettiği veya buna teşebbüs ettiği
hallerde,
(H) Yargıcın takdirine göre tehdit, taciz ve rahatsızlık sayılabilecek hallerin var olması veya yapılacağı
ihtimalleri hallerinde,
mağdur olan taraf tek taraflı dilekçe ile Mahkemeye
başvurarak koruma emri talep edebilir veya Tomplumsal
Cinsiyet Eşitliği Dairesine bağlı çalışan Şiddeti Önleme ve
Danışma Merkezine başvurarak bir istida ile kendisi adına koruma emri başvurusu yapılmasını talep edebilir.
(2) Bu Yasa uyarınca Mahkemeye yapılan başvurular en kısa zamanda değerlendirilir ve Mahkeme yukarıdaki (1)’inci
fıkrada belirtilen hususlardan birinin var olduğuna veya var olma ihtimali olduğuna kanaat getirirse, hemen koruma emri verir. Verilen koruma emri kararı en kısa sürede ilgiliye tebliğ olunur.
(3) Koruma emri kararında;
(A) Aleyhine koruma emri verilen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerine,
(B) Koruma emrinin şekli ve süresine,
(C) Aleyhine koruma emri verilen kişinin, kararın
gereklerini yerine getirmemesi halinde tutuklanacağına
ve cezai takibata uğrayacağına
ilişkin hususlara yer verilir.
(4) Mahkeme, mağdur olan tarafın korunması için aşağıdaki koruma emirlerinden uygun gördüklerini verebilir:
(A) Aleyhine koruma emri verilen tarafın, diğer tarafın veya diğer aile fertlerinin konutuna, taşınmaz malına,
okuluna veya işyerine girmekten men edilmesi;
(B) Aleyhine koruma emri verilen tarafın, diğer tarafın veya diğer aile fertlerinin iki yüz metre mesafesine
yaklaşmaktan men edilmesi:
(C) Aleyhine koruma emri verilen tarafın, diğer tarafla, aile fertleri ve varsa çocuklar ile yazılı, sözlü, telefon, elektronik posta, telefon mesajı, sosyal meyda veya
sair iletişim araçlarını kullanarak iletişim kurmaktan
men edilmesi;
(Ç) Aleyhine koruma emri verilen tarafın, çocukla kişisel ilişkisinin refakatçi eşliğinde yapılması,
sınırlandırılması veya kaldırılması;
(D) Aleyhine koruma emri verilen kişinin ruhsatlı ateşli silahı bulunması veya görevi gereği ateşli silah
taşıması halinde, ateşli silah bulundurmaktan ve/veya
taşımaktan men edilmesi ve ruhsatlı silahını Polis
Genel Müdürlüğüne veya görevi gereği kendisine
verilen silahı görev yaptığı kuruma teslim etmesi;
(E) Polis Genel Müdürlüğü tarafından yedi gün yirmi dört saat esasına göre görevlendirilecek polis mensupları ile fiili koruma sağlanması.
(5) Bu madde kuralları uyarınca koruma emri kararlarının gereklerini yerine getirmeyen kişi, suç işlemiş olur ve fiili başka bir suç oluştursa bile, işlediği bu suç veya suçların
cezasının yanı sıra, sadece verilen koruma emri kararlarına aykırı davranmaktan ötürü, davanın görüşüldüğü tarihteki aylık asgari ücretin on katına kadar para cezasına veya on sekiz aya kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir.
Koruma Emri 36A. (1) İçin Vergi, Resim ve Harçlardan Muafiyet ve Adli Yardıma İlişkin Kurallar 22.34 / 2015
Koruma emri için yapılan bireysel başvurular veya kişinin talebi ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesine bağlı olarak hizmet veren Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezleri
aracılığıyla yapılan başvurular, bildirimler, düzenlenecek belgeler, resmi mercilerce yapılacak işlemler ile bu Yasaya göre verilen kararların tebliğ, icra ve ifası için yapılan işlemlerden vergi, resim, harç ve benzeri hiçbir masraf alınmaz.
Koruma emri için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesine bağlı
(2) olarak hizmet veren Şiddeti Önleme ve Danışma
Merkezlerine yapılan başvurulara adli yardım hizmeti
(3) sunulur. Koruma emri amaçlı adli yardım hizmetinin usul ve koşulları, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi ile Barolar Birliği tarafından hazırlanıp Sosyal Güvenlik İşleriyle Görevli Bakanlıkca önerilecek Bakanlar Kurulunun onayı ile
yürürlüğe konularak Resmi Gazete’de yayımlanacak bir
tüzükle düzenlenir.
Aşağıdaki kıstaslar çerçevesinde, bu Yasanın Beşinci Kısmı uyarınca açılacak davalar, yapılacak başvurular ve diğer işlemler için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi tarafından adli yardım hizmeti sağlanabilir:
(A) Bu fıkra uyarınca adli yardım, aylık geliri asgari
ücretin bir buçuk katını aşmayan kişilere sağlanır.
(B) Adli yardımın karşılanabilmesi amacıyla Toplumsal
Cinsiyet Eşitliği Dairesi bütçesine her yıl yeterli
ödenek konur ve bu bütçe yalnızca adli yardım
maksadı ile harcama yapılabilecek şekilde Toplumsal
Cinsiyet Eşitliği Dairesi Müdürü tarafından yönetilir.
(C) Adli yardım hizmeti sağlanan dava, başvuru ve diğer işlemlerden vergi, resim, harç ve benzeri hiçbir masraf alınmaz.
(Ç) Adli yardımla ilgili diğer usul ve koşullar, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi ile Barolar Birliği tarafından hazırlanıp Sosyal Güvenlik İşleriyle Görevli
Bakanlıkca önerilecek ve Bakanlar Kurulunun onayı
ile yürürlüğe konularak Resmi Gazete’de
yayımlanacak bir tüzükle düzenlenir.
Evlilerin Ayrı Yaşamaları
37. (1) Karı kocadan birinin sağlığı, ünü veya işi birlikte yaşam sonucu önemli surette zarar görürse, kabahatsiz taraf zarar tehlikesi devam ettiği sürece öteki taraftan ayrı yaşayabilir.
Tarafların Alacakları
(2) Mahkeme, karı kocanın ayrı yaşamaları için yeterli neden bulunduğuna kani olursa kabahatsiz tarafın başvurusu
üzerine, kabahatli tarafın kabahatsiz tarafa nafaka ödemesine karar verebilir. Bu Yasanın 30’uncu maddesinin nafakaya ilişkin kuralları bu madde için de uygulanır.
Önlemlerin Değiştirilmesi
Nesebin Sahih Addolunması 23.34 / 2015
38. Taraflardan birinin, gücü olduğu halde, aile birliğine katkı yapmadığı, çocuklarının geçimini yeterli derecede sağlamadığı takdirde mahkeme, o tarafın herhangi bir alacağının, diğer taraf için veya çocukların bakımı için tamamen veya kısmen ödenmesi için emir verebilir.
Bu alacakların, yürürlükteki herhangi bir yasa uyarınca üçüncü bir kimse leyhine haczedilmesi konusunda verilmiş herhangi bir emir varsa, yukarıda belirtilen şekilde bir emir verilemez.
Bu madde amaçları bakımından çalışmayan eşin evde yaptığı hizmetler aile birliğine katkı olarak kabul edilir.
39. Mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine, önlem almayı gerektiren nedenin ortadan kalkması halinde, bu Kısım kuralları uyarınca alınan herhangi bir önlemi bozmaya veya değiştirmeye yetkilidir.
YEDİNCİ KISIM
Çocuklara İlişkin Kurallar
40. (1) Evlilik esnasında veya evliliğin son bulmasından veya erkeğin ölümünden başlayarak 302 (üç yüz iki) gün içerisinde doğan her çocuğun nesebi sahih addolunur.
(2) Erkek, çocuğun doğumunun bilgisine geldiği tarihten başlayarak bir ay içinde dava açarak çocuğun nesebini
reddedebilir. Böyle bir durumda çocuğun kendisine ait
olmadığını ispat yükümlülüğü davacı tarafa aittir.
(3) Erkeğin açıklıkla veya dolaylı olarak çocuğun nesebini tanıması veya yukarıdaki (2)’nci fıkrada belirtilen bir aylık sürenin geçmesi durumunda erkek, çocuğun nesebini
reddedemez. Ancak Mahkeme böyle bir tanımanın veya
zaman aşımının hile ile sağlandığına veya olduğuna inanırsa erkek, hilenin bilgisine gelmesinden başlayarak bir ay içinde nesebin reddi davası açabilir. Böyle bir davada hileye maruz kaldığını ispatlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir.
(4) On sekiz yaşını bitiren her çocuk, iki yıl içinde ilgili taraflar veya hayatta değillerse terekeleri aleyhine nesebin reddi davası açabilir.
Ancak Mahkeme söz konusu iki yıllık hak düşürücü sürenin hile, kandırma, aldatma nedenlerinden biri ile sağlandığına
Tarafların Çocuklarının Yurt Dışına Çıkışları 24. 34 /2015
inanırsa on sekiz yaşını tamamlayan çocuk hile, kandırma, aldatmanın bilgisine gelmesinden başlayarak bir yıl içerisinde nesebin reddi davası açabilir.
(5) Yukarıdaki (2)’nci, (3)’üncü ve (4)’üncü fıkralarında belirtilen davalarda, taraflar ve üçüncü kişiler, nesebin belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle
yükümlüdürler. Taraflardan herhangi biri Mahkemenin uygun ve adil gördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermemesi halinde Mahkeme, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, araştırma ve incelemeye rıza göstermeyen taraf
aleyhine doğmuş sayabilir.
41. (1) Başka herhangi bir yasada aksine kural bulunup
bulunmadığına bakılmaksızın, evlilik birliğinin devamı
süresince eşler veya boşanma durumunda boşanan taraflardan velayeti alan taraf, çocukları yurt dışına çıkarırken diğer tarafın yazılı onayını almak zorundadır.
(2) Çocukların yurt dışına çıkabilmesi için diğer tarafın yazılı onay vermemesi veya ülkede bulunmaması durumunda diğer
taraf veya boşanma durumunda velayeti alan taraf gerekli izin için Mahkemeye başvurabilir.
(3) Mahkeme, çocukların yurt dışına çıkabilmelerine karar vermesi halinde, çocukları yurt dışına çıkarmak isteyen tarafın gecikme dolayısıyla uğradığı zararın ve Mahkeme masraflarının diğer tarafça ödenmesini de emredebilir. Ayrıca Mahkeme, diğer tarafın, çocukların yurt dışına
çıkabilmelerini kötü niyetle engellediğine kanaat getirirse, çocukların müteakip yurt dışı çıkışlarında diğer tarafın iznine tabi olması koşulunu kaldırabilir.
(4) Mahkemeye bu yönde yapılacak başvurular, en geç yedi iş günü içerisinde sonuçlandırılır.
42. 25.34/2015 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldı.
Nesebin Miras 43. (1) Çocuğun nesebini tanıması için bu Yasa uyarınca tanınan süre
Hakkı Olan
dolmadan kocanın ölmesi, akli dengesinin bozulması, kocanın
Tarafça
konutunun bulunduğu yerin bilinmemesi veya başka herhangi
Tartışılması
bir nedenle çocuğun doğumunun kendisine bildirilmesinin
olanaksız olduğu anlaşılırsa, bu durumda çocuktan sonra veya
çocukla birlikte mirasa hakkı olan herhangi bir taraf,
doğumun haberini alma tarihinden başlayarak bir ay
içerisinde çocuğun nesebini reddedebilir.
(2) Evlenmeden önce karının hamile kalması durumunda ve
kocanın sözkonusu çocuğun babası olmasının
olanaksızlığının ispatlanması halinde, koca çocuğun kendinin
olduğunu kabul etse dahi, böyle bir çocuğun nesebine
yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörüldüğü şekilde itiraz
edilebilir.
Çocukların
44. Ana ve baba, kendi güçleri dahilinde olmak üzere, çocuklarının
Öğrenim,
öğrenim, eğitim ve diğer giderlerini karşılarlar.
Eğitim Ve
Ancak, ana ve baba yoksulsa veya başka bir nedenle
Diğer Giderleri
çocuklarının öğrenim, eğitim ve diğer giderlerini tamamen
karşılayacak güçte değillerse mahkeme ana ve babaya çocuklarının
bütün giderlerini karşılamak üzere çocuğun gelirlerini kullanması
için yetki verebilir.
SEKİZİNCİ KISIM
Çeşitli Kurallar
Evliliğin Geçerliliğinin Beyanı Fasıl 339
45. Mahkeme, bir evliliğin Türk Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasasının yürürlüğe girdiği tarihten önce dönemin gerektirdiği kurallara ve yönteme göre yapıldığına kanaat getirirse, kuşkuların ortadan kaldırılması için böyle bir evliliğin bu Yasa kuralları uyarınca yapıldığı ve geçerli olduğu yönünde beyanda bulunabilir.
8/1980 30/1982 49/1995
Evliliğin ve 46. (1) Bu Yasanın 45’inci madde kuralları saklı kalmak koşuluyla,
Mahkeme
bu Yasaya uygun olarak akdedilen bir evliliğe ilişkin kaydın
Tarafından
veya mahkemenin yetki alanına giren konularda mahkeme
Verilen Her
tarafından verilen ve tescil edilen veya edilmesi gereken her
Türlü Hüküm,
türlü hüküm, karar veya emrin herhangi bir nedenle yok
Karar Veya
olması veya bulunmasının olanaksızlaşması halinde,
Emrin Yeniden
sözkonusu evliliğe taraf olanlar münferiden veya müştereken
Kaydedilmesi
veya evlilik mahsulü çocukların herhangi birisi veya bu
İçin
durumdan makul olarak etkilenen herhangi bir kişi
Mahkemeye
mahkemeye başvurabilir ve mahkeme sözkonusu evliliğe
Başvurma Ve
ilişkin kaydın, hükmün, kararın veya emrin yeniden
Yüksek
kaydedilmesini emredebilir. Bu şekilde kayıt için tutulan kayıt
Mahkemenin
veya karar defteri, resmi bir evrak olup buna dayanılarak
Tüzük Yapma
verilen bilgiler mahkemede aksi kanıtlanıncaya kadar doğru
Yetkisi
olarak kabul edilir. Mahkeme, başvurunun herhangi bir
safhasında, uygun gördüğü herhangi bir kişinin mahkemeye
celbini veya belgenin ibrazını isteyebilir.
(2) Yüksek Mahkeme bu maddenin daha iyi uygulanabilmesi ve
aşağıda öngörülen alanlarda düzenleme yapılabilmesi
amacıyla tüzük yapabilir:
(A) Kaydın düzenlenmesi için mahkemeye başvurma şekli
veya formu;
(B) Başvuru sahibinden istenecek bilgi veya belgeler;
(C) Karar veya kayıt defterlerinin tutulma şekli.
(3) Bu madde uyarınca yapılacak başvurular, mahkeme aksine bir emir vermedikçe, dosya üzerinde incelenip sonuçlandırılır.
Uygulanacak Yasa
47. (1) Bu Yasa, bu maddenin (2)’nci fıkra kuralları saklı kalmak koşuluyla içerdiği konularda mahkemece uygulanacak
yegane yasadır.
(2) Mahkeme bu Yasayı uygularken bu Yasanın herhangi bir maddesinde beliren herhangi bir konunun gerektiği şekilde sonuçlandırılması için yürürlükteki başka herhangi bir
yasanın uygulanmasını gerekli gördüğü takdirde o yasayı da uygular.
Ancak bu, mahkemenin yargı yetkisini, bu Yasada
düzenlenen konular dışına genişletir anlamına gelmez.
Bu Yasanın 48. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce Türk Aile (Evlenme ve
Yürürlüğe
Boşanma) Yasası’na uygun yapılmış olan tüm evlilikler, bu Yasa
Girdiği
kuralları uyarınca yapılmış sayılır ve bu Yasa kuralları bu
Tarihten
evlenmelere de uygulanır.
Önceki
Evliliklere
İlişkin Kurallar
Fasıl 339
8/1980
30/1982
49/1995
Evlenme Kütükleri
49. (1) Kaza mahkemeleri başkanları, bölgeleri dahilinde her yıl yapılan evliliklerin kaydının her yıl sonunda resmi kütüğe geçirilmesini sağlamakla yükümlüdürler.
Fasıl 339
8/1980
(2) Türk Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasasının yürürlüğe
girmesinden başlayarak bu Yasa yürürlüğe girene kadar Aile mahkemelerince tutulan evlenme kaydı kütükleri bu Yasa
uyarınca yapılmış sayılır.
30/1982 49/1995
DOKUZUNCU KISIM
Geçici Ve Son Kurallar
Geçici Madde 1. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce mahkemede
Koruma
dosyalanmış olan boşanma davaları hakkında bu Yasa kurallarına
Fasıl 339
bakılmaksızın bu Yasa ile yürürlükten kaldırılan Türk Aile
8/1980
(Evlenme ve Boşanma) Yasası kuralları uygulanır.
30/1982
49/1995
Tüzük Yapma Yetkisi
50. Yüksek Mahkeme, bu Yasayı uygulayabilmek için aşağıdaki konularda ve gerekli gördüğü başka konularda tüzük yapabilir:
(1) Bu Yasa kuralları uyarınca uygulanacak sav, savunma ve usulleri ile mahkeme usullerini düzenlemek.
(2) Mahkeme kararlarının ve emirlerinin icrasını düzenlemek.
Yürürlükten Kaldırma Fasıl 339
51. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak Türk Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasası ve bu Yasa altında yapılan tüzük ve yönetmelikler yürürlükten kaldırılır;
Ancak, bu Yasa ile yapılması öngörülen tüzük ve
yönetmelikler yapılıncaya kadar mevcut tüzük ve yönetmelikler yürürlükte kalmaya devam eder ve bu Yasanın Geçici 1’inci maddesinde öngörülen davalar sonuçlanıncaya kadar sadece bu davalar için bu Yasa ile yürürlükten kaldırılan Türk Aile (Evlenme ve Boşanma) Yasasının geçerliliği devam eder.
8/1980 30/1982 49/1995
Yürürlüğe Giriş
52. Bu Yasa, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.
34/2015 Sayılı Yasada Yer Alan Geçici Maddeler: (R.G. Yayım Tarihi: 7.7.2015)
Geçici Madde 1.
(1) Bu Değişiklik Yasasının yürürlüğe girdiği tarihte evli olan çiftler, bu Değişiklik Yasası ile değiştirilen Esas Yasanın 35’inci maddesinde yer alan fıkralardan birine istinaden Nüfus Kayıt Dairesine başvuruda bulunarak soyadlarında değişiklik
olan Kişilerin yapabilirler. Bu şekilde yapılan bir başvuruda, kişilerin Çocuklarının soyadlarına ilişkin beyanı yeterli olup, evlilik bildirimi sırasında beyanname verilmiş olması veya başka bir koşul aranmaz.
Evli veya Boşanmış
Soyadı
(2) (A) Bu Değişiklik Yasasının yürürlüğe girdiği tarihte evli olan çiftlerin on sekiz yaşını tamamlamamış çocukları için
eşler, bu Değişiklik Yasası ile değiştirilen Esas Yasanın 35’inci maddesinde yer alan fıkralardan birine istinaden Nüfus Kayıt Dairesine birlikte başvuruda bulunarak
çocukların soyadlarında değişiklik yapabilirler.
(B) Bu Değişiklik Yasasının yürürlüğe girdiği tarihte
boşanmış olan çiftlerin on sekiz yaşını tamamlamamış
çocukları için, bekârlık soyadı aile soyadı olmayan ana veya baba, bu Değişiklik Yasası ile değiştirilen Esas
Yasanın 35’inci maddesinin (4)’üncü fıkrasına istinaden Nüfus Kayıt Dairesine başvuruda bulunarak çocuğun
soyadı ile ilgili değişiklik yapabilir.
(3) Bu madde kuralları, bu Değişiklik Yasasının yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak üç yıl süresince uygulanır.
Geçici Madde Açılmış Davaların Durumu
2. Bu Değişiklik Yasasının yürürlüğe girdiği tarihten önce Mahkemede dosyalanmış bulunan boşanma davaları hakkında, bu Değişiklik Yasası kuralları uygulanmaz.
34/2015 Sayılı Yasada Yer Alan Yürürlüğe Giriş Maddesi: (R.G. Yayım Tarihi: 7.7.2015)
Yürürlüğe Giriş
26. Bu Yasa, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.
5/2019 Sayılı Yasada Yer Alan Geçici Maddeler: (R.G. Yayım Tarihi:
26.02.2019)
Geçici Madde
1. (1) Bu (Değişiklik) Yasasının yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Yasanın 10’uncu
Bu (Değişiklik) maddesinin (2)’nci fıkrasının (E) bendine uygun beyanname sunmadan evlenmiş
Yasasının olup bu (Değişiklik) Yasasının yürürlüğe
girdiği tarihte evlilik birliği devam eden
Yürürlüğe Girdiği çiftler, bu Yasanın 35’inci maddesinde yer alan fıkralardan birine istinaden Nüfus
Tarihten Önce Kayıt Dairesine başvuruda bulunarak
kendilerinin ve on sekiz yaşını
Evlenen tamamlamamış çocuklarının soyadlarında
değişiklik yapabilirler. Bu şekilde yapılan
Kişilerin ve bir başvuruda, kişilerin soyadlarına ilişkin bu Yasanın 10’uncu maddesinin (2)’nci
Çocuklarının fıkrasının (E) bendine uygun
beyannameyi Nüfus Kayıt Dairesine
Soyadı vermeleri yeterli olup, evlilik bildirimi
sırasında beyanname verilmiş olması
veya başka bir koşul aranmaz.
46/2023 Sayılı Yasada Yer Alan Geçici Maddeler: (R.G. Yayım
Tarihi: 1.02.2023)
Geçici Madde Kardeşlere Aynı Soyadının Verilmesi
1. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce doğan birden fazla çocuğuna farklı soyadları kaydettirmiş olan anne ve baba birlikte; eşlerin boşanmış olması halinde ise velayeti elinde bulunduran taraf, 31/12/2024 tarihine kadar, çocukların tümüne aynı soyadını kaydettirmek yönünde düzeltme yaptırabilir.
Geçici Madde Çocuğa Soyadını Vermek Amacıyla Eşinin Soyadını Alan Kişilerin Bekarlık Soyadına Dönebilmesi
2. Bu Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce, çocuğuna tek ebeveynin soyadını verebilmek amacıyla eşinin soyadını almış olan kişi, 31/12/2024 tarihine kadar, yeniden bekarlık soyadını kaydettirme hakkına sahiptir.
46/2023 Sayılı Yasada Yer Alan Yürürlüğe Giriş Maddesi: (R.G.
Yayım Tarihi: 1.02.2023)
Yürürlüğe Giriş
3. Bu Yasa, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.
(2) Bu (Değişiklik) Yasasının yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Yasanın 10’uncu
maddesinin (2)’nci fıkrasının (E) bendine
uygun beyanname sunmadan evlenmiş
olup, bu (Değişiklik) Yasasının yürürlüğe
girdiği tarihten önce veya sonra boşanmış
olan çiftlerin on sekiz yaşını
tamamlamamış çocukları için, bekârlık
soyadı aile soyadı olmayan ana veya baba,
bu Yasanın 35’inci maddesinin (4)’üncü
fıkrasına istinaden Nüfus Kayıt Dairesine
başvuruda bulunarak çocuğun soyadı ile
ilgili değişiklik yapabilir.
5/2019 Sayılı Yasada Yer Alan Yürürlüğe Giriş Maddesi: (R.G. Yayım Tarihi: 26.02.2019)
Yürürlüğe Giriş
4. Bu Yasa, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.