Sayı : 1
D.3/2026 — Anayasa Mahkemesi: 14/2025
ANAYASA MAHKEMESİ OLARAK OTURUM YAPAN YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Anayasanın 147. maddesi hakkında.
Mahkeme Heyeti: Bertan Özerdağ (Başkan), Gülden Çiftçioğlu, Tanju Öncül, Beril Çağdal, Peri Hakkı
Davacı: Cumhuriyetçi Türk Partisi, 99 Salahi Şevket Sokak, Arabahmet- Lefkoşa
- ile -
Davalı: KKTC Bakanlar Kurulu'nu temsilen KKTC, Lefkoşa.
A r a s ı n d a.
Davacı'yı temsilen Devrim Barçın hazır, tarafından Avukat Eda Aşan. Davalı KKTC Bakanlar Kurulu'nu temsilen Avukat Şahap Tokatlı hazır.
(26/8/2025 tarihli istida hakkında)
A R A K A R A R
KKTC Cumhuriyet Meclisinde temsil eden bir Siyasal Parti olan Davacı 26.8.2025 tarihinde Anayasa'nın 147. maddesi altında, yukarıda sayı ve ünvanı belirtilen davayı dosyalayarak, 31.7.2025 tarih ve 157 sayılı Resmi Gazete EK I Bölüm II'de Davalı tarafından yayımlanan, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İle Arasında İmzalanmış İşgücü Anlaşması Yürürlükte Olan Ülkeler Dışındaki Diğer Ülkelerden Getirilen Yabancı Uyruklu İşçi Çalıştıran İşverenlere Yaşamsal Her Türlü Desteğin (Konaklama ve Beslenme) Verilmesi durumunda İşçinin Asgari Ücretinden Sağlanan Destek Oranında İndirim Yapılması Hakkında Yasa Gücünde Kararname"nin tümünün ve/veya 1., 2., 3., 4. ve 5. maddelerinin, Anayasa'nın Başlangıç Kısmına, 1., 3., 4., 5., 7., 8., 10., 11., 13., 46., 47., 49., 52., 78., 90. ve 112.maddellerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep ettiler. Davacı davası ile aynı gün dosyaladığı ihbarlı istida ile Anayasa Mahkemesinden, dava sonuçlanıncaya dek, mezkûr Yasa Gücünde Kararnamenin yürürlüğünün durdurulması isteminde bulundu.
Davalı Başsavcılığı Anayasa'nın 158.maddesi uyarınca çıkarılan emirname tahtında temsil eden Avukat ise bu isteme itiraz etti.
Davacı partinin genel sekreteri tarafından yapılan istidaya ekli yemin varakasında yer alan ve istidanın dinlenmesi esnasında dinletilen parti temsilcisi milletvekili Devrim Barçın'ın ileri sürdüğü iddialar özetle şöyledir:
Dava konusu Yasa Gücünde Kararname, KKTC Meclisi tarafından kabul edilip yürürlüğe konulan bir Yasayı değiştirmektedir. Halbuki yasa değiştirme yetkisi münhasıran yasama organı KKTC Cumhuriyet Meclisindedir. Bu Kararname, Yasama Organının yetkilerinin gaspı niteliğinde olduğundan Anayasanın 4. ve 78.maddelerine aykırılık oluşturur.
Yasa Gücünde Kararname, kararnamenin gerekçesinde belirtildiği üzere, 7.1.2025 tarihinde KKTC Cumhuriyet Meclisine sunulan Asgari Ücretler (Değişiklik) Yasa tasarısı ile işverene yabancı işgücünde beslenme ve konaklama gideri veya katkısı olarak asgari ücretin belirli bir oranında indirime gitme imkânı tanıyan düzenlemeyle aynıdır, aynı konuda hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Kararnamenin yürürlüğe girişi bu tasarıdan takriben 7 ay sonra, 31.7.2025 tarihinde gerçekleşmiştir. Meclise sunulan tasarının sunulmasından itibaren aylar geçmesine rağmen görüşülmemesi ve akabinde bu konuda Yasa Gücünde Kararname çıkarılması, meselede Anayasa'nın 112.maddesi uyarınca aranan ivediliğin bulunmadığını göstermektedir. Ortada yasa tasarısının görüşülmesini bekleyemeyecek bir aciliyet durumu bulunmadığından, Kararname Anayasa'nın 112.maddesine aykırıdır. Bu düzenlemenin konusu temel hak ve özgürlükler ile çalışma hakkına ilişkin olduğundan ekonomik bir konuda değildir bu nedenle de Anayasa'nın 112.maddesine aykırılık vardır.
Dava konusu Yasa Gücünde Kararname, Anayasa'da düzenlenen temel hak ve özgürlüklere, devletin kişiye insanca bir yaşam düzeyi sağlama, maddi ve manevi varlığının gelişimini sınırlayan engelleri kaldırma yükümlülüklerine aykırı olup Anayasa'nın 10., 11., 13., 52. ve 90. maddelerine de açıktan açığa aykırılık oluşturur. Aynı şekilde, devletin güçlüyü güçsüzden koruma, sözleşme serbesti hakkını koruma, ekonomik ve sosyal hayatın düzenlenmesi adalete uygun insan onuruna yaraşır bir çalışma hakkı sağlanması yükümlülüklerine de aykırı olduğundan Anayasa'nın 46., 47. ve 49. maddelerine aykırılık teşkil eder.
Bu Kararname 90 gün geçmesine rağmen KKTC Meclisine sunulmadığı gibi yasalaşmadığından Anayasa'nın 90.maddesine de aykırıdır.
Dava konusu düzenleme herhangi bir haklı neden veya zorunluluk veya kamu yararı amacı gütmeden çalışanlar arasında asgari ücret maaş miktarında ayrım oluşturacağından Anayasa'nın 8.maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırıdır.
Dava konusu Kararname açıktan açığa Anayasa'ya aykırıdır veya Anayasa'ya aykırı olması kuvvetle muhtemeldir. Talep edilen emrin verilmesi uygulamada düzeltilemez haksızlıklar yaratmaktadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümediğinden, talep edildiği şekilde emir verilmezse telafisi imkânsız zarar ziyanlara duçar kalınacaktır.
Davalı ise istidaya dosyaladığı itiraznamesine ekli yemin varakası ve sunduğu şahadetle aşağıdaki iddialarda bulundu:
Bu düzenleme kamu yararı, başka bir ifadeyle, yerel işgücünün desteklenmesi amacıyla yapıldı ve asgari ücrette yabancı işçi ile yerli işçi arasındaki, yabancı işçinin konaklama ve beslenme giderlerinin karşılanması nedeniyle oluşan adaletsizliğin giderilmesi amaçlanarak yürürlüğe konuldu. Ancak bu kararname herhangi bir şekilde uygulanmadı veya uygulandığına dair Çalışma Dairesine herhangi bir bilgi verilmedi.
Tüm yukarıda belirtilenler çerçevesinde istidanın reddi gereklidir.
Anayasa Mahkemesi, Birleştirilmiş Anayasa Mahkemesi 12, 13 ve 14/2012 D.1/2012 sayılı öncü kararında, bir Anayasa davasında yürürlüğün durdurulabilmesi için gerekli koşulları aşağıdaki görüşü ile açıklamıştır;
Yürürlüğü durdurma önlemi; doğası gereği, ancak giderilemez zararların veya durumların ortaya çıkması kuvvetle muhtemel acil durumlarda başvurulabilecek bir tedbirdir. Bu nedenle, bir yürürlüğü durdurma kararı verilmeden, iptal davasının sonucunu beklemek kamu yararı açısından katlanılamayacak büyük bir zarara neden olmayacaksa, geçici tedbir kararına gerek yoktur. Acil durumun varlığından ve bunun getirdiği ivedilik koşulundan söz edebilmek için, iptali istenen yasanın veya bir kuralının, iptal kararını beklemeksizin, uygulanmasının durdurulmasına kamusal yarar açısından kaçınılmaz olarak gerek görülmelidir.
Yine Anayasa Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi 7/2019 D.3/2019 sayılı kararında yürürlüğün durdurulması emri verilmesi koşullarını daha açık şekilde belirlemiştir:
"Buna göre, yürürlüğün durdurulmasına emir verilebilmesi için,
1. İptali ve yürürlüğünün durdurulması istenen normun Anayasaya aykırı bulunmasının kuvvetle muhtemel olması, 2. Giderilemez zararların ya da giderilemez durumların ortaya çıkmasının muhtemel olması, 3. Aciliyet olması, 4. Yürürlüğün durdurulması kararı için, yürürlüğün durdurulmasındaki kamu yararının, durdurulmamasından daha fazla olması gerekmektedir.
Aciliyet bulgusuna varılabilmesi için, koşulları ikiye ayırmak mümkündür:
a. Yürürlüğün durdurulması kararını vermeden, esas hakkındaki kararı beklemek kamu yararı açısından çok büyük zarara neden olacak. b. İptali istenen düzenlemenin uygulanmasının durdurulması için, iptal kararının beklenmesine tahammül olmayacak."
Anayasa Mahkemesi 20 ve 21/2012, D.2/2012 sayılı kararda yürürlüğün durdurulması emri verilirken bir normun, Anayasa'ya aykırı bulunmasının kuvvetle muhtemel olmasının ötesinde, derin bir inceleme gerekmeden, ilk bakışta Anayasa'ya aykırı olduğunun çarpıcı bir şekilde, açıkça görüldüğü durumlarda, başka koşul aranmaksızın derhal yürürlüğünün durdurulmasına emir verilmesi gerektiği görüşü ifade edilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"Yürürlüğü durdurma kararı verip vermemek mahkemenin takdirindedir ve mahkeme kamu yararını da dikkate alarak bu takdir yetkisini adli olarak kullanmaktadır. Yürürlüğün durdurulması kararı için, yukarıda ifade edilenlerden de görülebileceği gibi bazı koşulların varlığı aranmaktadır; ivedilik yanında, yürürlüğün durdurulmaması ve normun uygulanması halinde giderilmesi olanaksız ya da güç zarar veya durum doğmasının kuvvetle muhtemel olması, yine iptali ve yürürlüğünün durdurulması istenen normun anayasaya aykırı bulunmasının kuvvetle muhtemel olması aranan koşullardır".
......................................
"Bir normun, anayasaya aykırı bulunmasının kuvvetle muhtemel olmasının ötesinde, derin bir inceleme gerekmeden, ilk bakışta anayasaya aykırı olduğunun çarpıcı bir şekilde, açıkça görüldüğü durumlarda, başka koşul aranmaksızın derhal yürürlüğünün durdurulmasına karar verilebilmelidir. Anayasaya aykırılığı açıkça görülebilen bir normun yürürlüğünün durdurulması kamu yararı gereklerine uygundur".
Yasa Gücünde Kararname yapılmasına yetki veren Anayasa'nın 112. maddesi aynen şöyledir:
Yasa Gücünde Kararname
Madde 112
(1) Ekonomik konularda, ivedilik varsa, Bakanlar Kurulu yasa gücünde kararname çıkarabilir. Yasa gücünde kararname, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer ve aynı gün, gerekçesi ile birlikte Cumhuriyet Meclisine sunulur.
(2) Cumhuriyet Meclisine sunulan yasa gücünde kararnameler, İçtüzüğün, yasaların görüşülmesi için koyduğu kurallara göre komitelerde ve Genel Kurulda, diğer bütün konulardan önce, öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.
(3) Meclis bu konudaki kararlarını doksan gün içinde verir.
(4) Bu maddede öngörülen yasa gücünde kararnameler ile, yeni mali yükümlülükler getirilemez, kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler kısıtlanamaz."
Anayasanın 112.maddesi yürütmeye, ekonomik konularda ivedilik bulunması halinde madde içerisinde belirtilen koşullarla yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi vermektedir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi 20-21/2012 D.2/2012 sayılı kararda, dava konusu yapılan yasa gücünde kararnamenin yürürlüğünün durdurulması için mevcudiyeti gereken ivedilik unsuru ile ilgili aşağıda alıntılanan görüşleri belirtmiştir;
"Konunun ekonomik olması yanında, kararname çıkarılması için ivedilik de aranmaktadır. Anayasa, 4.maddesinde, yasama yetkisinin Cumhuriyet Meclisinde olduğunu, 78.maddesinde de yasa koymanın ve Bakanlar Kurulunu denetlemenin Cumhuriyet Meclisinin görev ve yetkileri arasında olduğunu açıkça ifade etmektedir. Anayasa, 112(1) maddesinde, sadece ekonomik konularda, o da ivedilik olması halinde, Bakanlar Kuruluna yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi tanımıştır. Cumhuriyet Meclisinden daha seri hareket edebilen, daha erken karar alabilen Bakanlar Kuruluna, çabuk davranma zorunluluğunu gerekli kılan ekonomik konularda, yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi verilmesi anlaşılabilir bir düzenlemedir. Hem yasa koyma, hem de Bakanlar Kurulunu denetleme görev ve yetkisi, Cumhuriyet Meclisinde olduğundan Anayasa, 112.maddesinde, yasa gücünde kararnamenin yürürlüğe girdiği gün gerekçesi ile birlikte Cumhuriyet Meclisine sunulmasını, diğer bütün konulardan önce, öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanmasını, Meclisin 90 gün içinde karar vermesini buyurmuştur."
..............................................
"Uzun süreden beri kendisini gösteren, geliyorum diye haykıran krizi, krize çözüm öngören yasal düzenlemeleri yapabilmek için Cumhuriyet Meclisine taşımayıp, Cumhuriyet Meclisinin gündeminde tutmayıp, aylar sonra "ivedilik var" diyerek yasa gücünde kararname ile geçici bir süre rafa kaldırmak Anayasa'nın 112.maddesi altında geçerli kabul edilemez, konu madde altında aranan ivedilik koşulu karşılanmış olamaz."
Yukarıda alıntısı yapılan Anayasa Mahkememizin geçmiş içtihat kararlarından, Anayasa'nın 112.maddesi altında Yasa Gücünde Kararname çıkarılmasında hukuken geçerlilik bulunabilmesi için Kararnamenin içerdiği konuyla ilgili Kararname çıkarılmasına ivedilik bulunmasının ve ekonomik bir konuda yapılması zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın Yasa Gücünde Kararname yapılmasına yetki verirken güttüğü amaç, ekonomik bir konuda ivedilik şartlarının mevcut olması halinde Yasamaya göre daha çabuk aksiyon alabilen yürütmeye ortaya çıkan bu ekonomik sorunun seri bir şekilde hareket edilerek üstesinden gelinmesi veya çözülmesi için gerekli norm düzenlemelerinin yapılması imkânının sağlanmasıdır. Yasamanın asliliği ve genelliği ilkelerine istisna teşkil eden bu yetki çok sınırlı olarak Anayasa'da belirtilen koşulların mevcudiyeti halinde kullanılabilir ve Anayasa'nın 112.maddesinin (1). ve (2).fıkraları uyarınca yasa gücünde kararnamelerin görüşülüp karara bağlanması için aynı gün Cumhuriyet Meclisine sunulmasını şart koşar. Cumhuriyet Meclisi, Yasama yetkisinin asliliği ilkesi gereği yürütmeye verilen istisnai bu yetki altında "yasa gücünde" yürürlüğe konulan kararnameleri görüşüp 90 gün içerisinde karara bağlama yetkisine sahiptir. Yasa gücünde kararnameler yeni mali yükümlülükler getiremeyeceği gibi kişisel ve siyasal hak ve özgürlükleri kısıtlayamaz.
Huzurumuzdaki talep ilk olarak ivedilik koşulunun mevcudiyeti açısından değerlendirildiğinde, bu konuyla ilgili Cumhuriyet Meclisine 7.1.2025 tarihinde Asgari Ücret (Değişiklik) Yasa tasarısının sunulduğunu, sunulan bu yasa tasarısının Cumhuriyet Meclisinin yasama tatiline girdiği 1/7/2025 tarihi itibarıyla halen görüşülmediğini veya ivediliğinin alınmadığını, buna karşın Asgari Ücretler Yasası'nı değiştiren huzurumuzdaki 31.7.2025 tarih ve 157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yasa Gücünde Kararnamenin yapıldığını tespit ederiz.
Yukarıda alıntısı yapılan kararda belirtildiği üzere, Davalının itirazında ileri sürdüğü bu Kararnameyi yürürlüğe koymaktaki yabancı iş gücü ile yerli işgücü arasındaki asgari ücret geliri arasındaki adaletsizliği giderme amacı dikkate alındığında bu konuyla ilgili olduğu ileri sürülen sorunun uzun süreden beri kendisini gösterdiği, ülkemizde yabancı işçiye işverenler tarafından konaklama ve beslenme desteği verildiği ve bu konunun uzun süredir devam etmekte olduğu Davalı tarafından kabul edilmektedir. Dolayısıyla uzun süreden beri kendisini gösteren bu konuyla ilgili Davalının öngörülen yasal düzenlemeleri yapabilmek için konuyu Cumhuriyet Meclisine taşıdıktan sonra Cumhuriyet Meclisinin gündeminde tutmayarak veya görüşmeyerek, aylar sonra "ivedilik var" diyerek Yasa Gücünde Kararname yapması Anayasa'nın 112.maddesi altında ivedilik bulunan hallerde verilen yetki açısından geçerli kabul edilemez ve bu konuda Anayasa'nın 112.maddesi altında aranan ivedilik koşulu karşılanmış olamaz. Yine, Davalının bu Yasa Gücünde Kararnamenin bu güne kadar uygulanmadığı yönündeki beyanı da bu konuda Kararname çıkartılmasında ivedilik bulunmadığının en büyük göstergesi olup ivedilik olmayan bu konuda yürürlüğe konulan Yasa Gücünde Kararname'nin Anayasa'nın ivedilik halinde kullanmaya verdiği bu yetkiyi ihlal ettiği ortaya çıkmaktadır.
Davalının, yabancı işçilerden kesinti veya indirim yapılmasına imkân verecek bir konuda Cumhuriyet Meclisi'ne Yasa Tasarısı sunduktan sonra ilgili tasarının Mecliste görüşülmesini sağlamayarak, bu norm değişikliğini Yasa Gücünde Kararname yolu ile yürürlüğe koyması Anayasa'nın 112.maddesinin öngördüğü ivedilik unsurunun mevcut olmadığını göstermekte ve Kararnamenin bu madde açısından aykırılık oluşturduğunu ortaya koymaktadır.
Dava konusu Yasa Gücünde Kararnamenin Anayasa'nın 112.maddesinin ivedilik koşulu bakımından Anayasa'ya aykırı bulunmasının kuvvetle muhtemel olmasının ötesinde, derin bir inceleme gerekmeden, ilk bakışta Anayasa'ya aykırı olduğu çarpıcı bir şekilde, açıkça görüldüğünden, başka koşul aranmaksızın derhal yürürlüğünün durdurulmasına emir verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilenlerle, yürürlüğün durdurulması emrinin ısdar edilmesi için gerekli koşullar tatmin olduğu cihetle, Davacının talep etmekte olduğu yürürlüğün durdurulması emri verilmelidir.
Sonuç olarak, 31.7.2025 tarihli 157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Arasında İmzalanmış İşgücü Anlaşması Yürürlükte Olan Ülkeler Dışındaki Diğer Ülkelerden Getirilen Yabancı Uyruklu İşçi Çalıştıran İşverenlere Yaşamsal Her Türlü Desteğin (Konaklama ve Beslenme) Verilmesi Durumunda İşçinin Asgari Ücretinden Sağlanan Destek Oranında İndirim Yapılması Hakkında Yasa Gücünde Kararname'nin yürürlüğünün dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar ve emir verilir.
İşbu yürürlüğü durdurma kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasına da ayrıca karar ve emir verilir.
İstida masrafları ile ilgili emir verilmez.
Bertan Özerdağ — Başkan Gülden Çiftçioğlu — Yargıç Tanju Öncül — Yargıç Beril Çağdal — Yargıç Peri Hakkı — Yargıç
29 Ocak 2026