Sayı : 417
REKABET KURULU KARARI
| Dosya No | : 1-1/2025 |
|---|---|
| Karar Sayısı | : 144/2026 |
| Karar Tarihi | : 11.03.2026 |
1. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Av. Şifa KIRMIZIGİL (Başkan) – MAZERETLİ- Dr. Mehmet CANDEMİR (Bşk. Yrd.) Ebru Engür BOZKAYA (Üye) – MAZERETLİ- Kubilay SEPETCİOĞLU (Üye) Hüseyin Ali AKER (Üye)
(1523)
1524
2. RAPORTÖRLER
Demet ARISOY
3. TARAFLAR
3.1 Şikayetçi:
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği (Hayvancılar Birliği)
Adına Av. Turan Rahvancıoğlu
Atatürk Cad., No:125/B Küçük Kaymaklı/Lefkoşa
3.2 Şikâyet Edilen(ler):
-
Birel Sütçülük ve Ticaret Şti. Ltd. (MŞ1482) Küçük Sanayi 5. Sok. No:1 Taşkınköy/Lefkoşa
-
Gülgün Süt Mamülleri Ltd. (MŞ5621) Yonca Kavşağı, İskele Yolu Üzeri No:12 Düzova/Lefkoşa
-
Şevket Seren ve Kardeşi Tic. Ltd. (MŞ15591) Tüfekçi Ömer Usta Caddesi, Seren Sok. No:4 Ağırdağ/Girne
-
Mustafa Başlar Endüstri Ltd. (MŞ5800) Mormenekse/Mağusa
-
Süt ve Sıvı Yağ Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi (KOOP-SÜT) Ltd. (3/2004) Arun Fabrikası Arkası Ortaköy/Lefkoşa
-
Avunduk Süt Ürünleri San. Ltd. (MŞ6402) 10 Şht. Ahmet Aydın Sok. Yenişehir/Lefkoşa
-
Kırmızıgil Trading Ltd. (MŞ11182) Akdeniz/Girne
-
Reha Süt Ürünleri Sanayi (MŞ846) Mustafa Kemal Caddesi No:32 Alayköy/Lefkoşa
-
Arden (Gıda) Ltd. (MŞ2216) Selçuk Başaran Sok. No:32/A Haspolat/Lefkoşa
-
Cyprus Hamzens Süt ve Süt Ürünleri Ltd. (MŞ19828) Organize Sanayi Bölgesi 6. Cad. No:1 Alayköy/Lefkoşa
-
Haspolat Süt Ürünleri Gıda Pazarlama Şti. Ltd. (MŞ1979) Gün Sokak No:13/B Haspolat/Lefkoşa
1525
4. DOSYA KONUSU
23 Eylül 2025 tarihinde Av. Turan Rahvancıoğlu’nun Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği (Hayvancılar Birliği) adına Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu’na (SÜTEK) aktarılan süt miktarı üzerinden gerçekleşen Süt Borsası’nda, süt imalatçılarının bir araya gelmesiyle SÜTEK’in belirlemiş olduğu çiğ süt fiyatının altında bilinçli olarak benzer ve/veya aynı fiyatlarla borsaya katılım sağlayarak rekabeti önemli ölçüde engelledikleri ve/veya kısıtladıkları ve/veya bozdukları ve/veya amaç edindikleri ve bu anlaşma ve/veya uyumlu eylemleri ile 36/2009 sayılı Rekabet Yasası’nın 4’üncü maddesini ihlal ettikleri iddia edilmektedir.
5. DOSYA EVRELERİ
23 Eylül 2025 tarihinde Av. Turan Rahvancıoğlu’nun Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği (Hayvancılar Birliği) adına Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu’na (SÜTEK) aktarılan süt miktarı üzerinden gerçekleşen Süt Borsası hakkında yapmış olduğu şikayet başvurusu ile Kurul tarafından başlatılan soruşturma üzerine oluşturulan 1-1/2025 sayılı soruşturma dosyası kapsamında 11 adet teşebbüs hakkında 36/2009 Rekabet Yasası’nın (Yasa) 4’üncü maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti için 2 Ekim 2025 tarih ve 219/2025 sayılı karar ile Yasa’nın 22’nci maddesi tahtında soruşturma başlatılmasına karar vermiştir (Belge 2). Soruşturmayı yürütmekle ilgili olarak Kurul İdari personeli Demet Arısoy’un raportör olarak görevlendirilmesine karar vermiş ve yetki belgesi tanzim edilmiştir (Belge 3 ve 4). Görevli raportör, 25 Aralık 2025 tarih ve UZM.0.00-4-25/11 sayılı yazı ile soruşturma raporunun tamamlanabilmesi için rapor teslim süresinin Yasa’nın 23(2) maddesi tahtında 60 gün ek süre için talepte bulunmuştur. (Belge 51). Süre uzatma talebini 25.12.2025 tarihli toplantıda değerlendiren Kurul, 320/2025 sayılı karar ile soruşturma süresinin 90 gün uzatılmasına karar vermiştir (Belge 52). Şikâyet başvurusunda piyasada faaliyet gösteren 29 adet teşebbüs ismi bulunmaktadır. Dosya doğrudan soruşturma evresiyle başladığı için, 29 teşebbüsün tamamına soruşturma bildirimi gönderilmiştir. Ancak ilerleyen aşamalarda yapılan inceleme ve araştırmalarda, ismi geçen teşebbüslerin hepsinin düzenli olarak borsaya katılmadığı, düzenli katılım sağlayan teşebbüs sayısının ise 11 olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle soruşturmanın odağı, iddia edilen "uyumlu eylem" zemininde bizzat yer alan bu 11 teşebbüsle sınırlandırılmıştır. Diğer teşebbüslerin borsa üzerindeki
1526
etkisizliği ve fiili durumun kapsamı dışında kalmaları sebebiyle inceleme bu çerçevede yürütülmüştür.
6. YAPILAN İNCELEME VE TESPİTLER
6.1. Hakkında Soruşturma Yürütülenler ile İlgili Bilgiler
6.1.1. Birel Sütçülük ve Ticaret Şti. Ltd. (MŞ1482)
Birel Sütçülük Ltd. 1940’lı yıllara dayanan geçmişi ile günümüze kadar gelen bir teşebbüstür. Teşebbüsün Lefkoşa’da Küçük Sanayi diye adlandırılan sanayi bölgesinde üretim tesisleri bulunmaktadır. Pazarda “Musa’nın Yoğurdu” markası ile günümüzün teknolojik imkanlarına sahip makinalarla hijyenik ortamda üretim gerçekleştirmektedir. Ürünlerinin büyük kısmını yoğurt çeşitleri ile sürdürmekte olup yoğurt dışında sadece hellim üretimi yapmaktadır.
6.1.2. Gülgün Süt Mamülleri Ltd. (MŞ5621)
Gülgün Süt Ltd. 1990 yılında, teşebbüs ticari hayatına kendi evlerinde küçük bir odada geleneksel tarzda kalaylı kazanlarda odun yakarak, günlük 100 litre süt işleyerek yoğurt üretimi ile başlamıştır. 1991 yılında, üretimi artırarak günlük 300 litre süt işleyerek yoğurt üretimi yanında ayran üretmeye de başlamıştır. 1994 yılında yoğurda geçekleşen talep artışı doğrultusunda, yine kendi evlerinin avlusunda 250m²’lik küçük bir bina inşa ederek, günlük 500 litre süt ile üretimlerine devam etmiştir. 2008 ve 2011 yıllar arası, başka bir fabrikayı tüm haklarıyla satın alarak yoğurt ve ayran üretimi yanında günlük 10 ton süt ile hellim ve taze kaşar peyniri de üretmektedir. Teşebbüs ayrıca Türkiye ve Arap ülkelerine ihracat yapmaktadır.
6.1.3. Şevket Seren ve Kardeşi Tic. Ltd. (MŞ15591)
Üretimlerine Girne’nin Ağırdağ bölgesinde sürdürmekte olan Şevket Seren ve Kardeşi Tic. Ltd. klasik yoğurt, süzme yoğurt, light yoğurt, kaymaklı yoğurt, günlük süt, ayran kefir, beyaz peynir, kaşar, hellim, taze peynir, sürülebilir peynir çeşitleri ile ürün çeşitliliği zengin bir teşebbüs olarak pazarda yerini almaktadır.
6.1.4. Mustafa Başlar Endüstri Ltd. (MŞ5800)
Mustafa Başlar Ltd. 1997 yılında Mağusa’ya bağlı Mormenekşe köyünde kurulmuş bir teşebbüs olup, pazarda hellim, kaşar, nor ürünleri yanında yoğurt üretimi yapmaktadır.
6.1.5. Süt ve Sıvı Yağ Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi (KOOP-SÜT) Ltd. (3/2004 Koop. Şirketler Mukayyitliği Kayıt No.)
1958 senesinde, Lefkoşa’nın Eğlence köyünde 21 çoban bir araya gelerek “Sütçülük Şirketi” isminde kurulan kooperatif ile hellim, delikli peynir ve beyaz peynir üretimi yaparak ticari hayatına başlamıştır. 1969 yılında yoğurt üretimi, 1972 yılında ayran,
1527
1975’de tereyağı ve “Koper” peynir, 1979 yılında da süt üretimine başlayan teşebbüs 1990’da meyve suyu, 1994’de de dondurma ve 2020 yılında süt kreması üretimi ile ürünlerini çoğaltarak büyümeye devam etmiştir. İç pazar yanında Türkiye ve Arap ülkesine de ihracat yapmaktadır.
6.1.6. Avunduk Süt Ürünleri San. Ltd. (MŞ6402)
Avunduk Süt Ürünleri San. Ltd., ticaret hayatına günlük 2000 litre süt işleme kapasitesi ve 10 kişilik çalışma ekibi ile 1998 yılında Meriç köyünde çevredeki çiftliklerden toplanan sütlerle peynir üretimi yaparak başlamıştır. 2005-2012 yılları arasında tesislerini, üretim hatlarını ve laboratuvarlarını yüksek mekanizasyon ve teknolojik standartlara ulaşacak şekilde güncelleyen teşebbüs günümüzde Türkiye ve Orta Doğu’daki ülkelere ihracat gerçekleştirmektedir. Fabrikalarında üretilen hellimin %85’i, taze kaşar ve mozarellanın da %50’si ihraç edilmektedir. Süt ürünleri imalatının yanında (entegre tesis) 500 büyükbaş hayvan kapasiteli çiğ süt üretimi yapan çiftlikleri bulunmaktadır.
6.1.7. Kırmızıgil Trading Ltd. (MŞ11182)
Kırmızıgil Ltd. esasen Girne’ye bağlı Tepebaşı köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan bir teşebbüs olup son senelerde süt ürünleri üretimine başlamıştır. Ürünlerini sadece kendilerine ait işletmelerinde satmaktadır. Ürünleri hellim, kaşar ve nordur. Yoğurt üretimleri bulunmamaktadır. Ayrıca Türkiye ve Arap ülkelerine ihracat yapmaktadırlar. Aşağıda yer alan tablolarda teşebbüsün hissedarlık yapıları yer almaktadır.
6.1.8. Reha Süt Ürünleri Sanayi (MŞ846)
Reha Ltd. 1981 yılında kurulmuş bir teşebbüs olup 2005 yılında yeni fabrikasını kurarak daha önceleri günlük 50 ton süt işleme kapasitesini aşarak hellim, kaşar, beyaz peynir ve nor üretimi ile hem iç hem de dış piyasa satış yapmaktadır. Üretimin %70’i Ortadoğu ülkelerine, %30’u Türkiye’ye ihraç edilmekte ve kalanı iç piyasaya sunulmaktadır.
6.1.9. Arden (Gıda) Ltd. (MŞ2216)
Raşit Şirketler grubuna ait gıda, hızlı tüketim ürünleri distribütörlüğü ve züccaciye sektörlerinde faaliyet gösteren bu teşebbüs 2018 yılında hellim ve nor üretimi ile süt ürünleri pazarına da girmiştir. Hem iç pazarda hem de Türkiye ve Arap Ülkeleri ihraç pazarlarında hellim ve nor ürünlerinin satışını yapmaktadır.
6.1.10. Cyprus Hamzens Süt ve Süt Ürünleri Ltd. (MŞ19828)
Cyprus Hamzens, Kıbrıs Türk Süt Üreticileri Kooperatifi’ni olarak Alayköy’de kurulmuş süt ürünleri üretim ve işleme fabrikasıdır. Kıbsüt markası altında hellim, kaşar dahil 5
1528
çeşit peynir ve nor üretimi yapmaktadır. Hem iç hem de dış (Türkiye) pazarda ile faaliyet gösteren teşebbüsün aşağıda yer alan tablolarda hissedarlık yapıları yer almaktadır.
6.1.11. Haspolat Süt Ürünleri Gıda Pazarlama Şti. Ltd. (MŞ1979)
Haspolat Süt, 6 senedir hellim ve kaşar üretimi ile sadece Türkiye pazarı için üretim yapan ve 1997 yılından beri Kıbrıs'tan hellim satın alarak Türkiye'de satan Cihanser Gıda Ltd.'in üretim fabrikasıdır. Sadece al/sat ile pazarda yer alan Cihanser Gıda daha sonra KKTC'de Haspolat Süt adlı fabrikasını kurarak kendi üretimlerinin %100'ünü Cihanser Gıda üzerinden Türkiye'ye satmaya başlamıştır.
6.2. Şikayetçi Taraf ile İlgili Bilgiler
6.2.1 Hayvancılar Birliği
Hayvancılar Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği (Kıbrıs Türk Hayvancılar Birliği) küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık ile uğraşan üyelerinin verimlerinin artması için ıslah çalışmaları yapmakta olan bir birliktir. Başkan ve 14 adet Yönetim Kurulu üyelerinden oluşmaktadır. Aşağıda yer alan tabloda birliği Yönetim Kurulu bilgileri bulunmaktadır. (Belge 84)
Tablo 23: Yönetim Kurulu Listesi
| Üyeler | Görev |
|---|---|
| Adil Onalt | Başkan |
| Arif Dayı | Toplantı Temsilcisi |
| Asım Gülçeken | Genel Sekreter |
| Cemal Girgin | Genel Sekreter 180 |
| Canpolat Şemi | Tüzük Sorumlusu |
| Erkan Şah | Mali Sekreter |
| Ahmet Göçer | Sosyal İşler Sorumlusu |
| Ahmet Özer | Kota Sorumlusu |
| Hasan Akınal | Kota Sorumlusu |
| İbrahim Aktuna | Kota Sorumlusu |
| Cemal Darbaz | Tarım Sigorta Temsilcisi |
| Mehmet Çetereisi | SÜTEK Temsilcisi |
| Nezif Tekyaprak | YK Üyesi |
| Metin Yalınkaya | YK Üyesi 190 |
| Ünal Kadı | YK Üyesi |
1529
6.3. Dosya Kapsamında Yapılan Görüşmeler
6.3.1. Şikayetçi Taraf ile Yapılan Görüşme
6.3.1.1 Hayvancılar Birliği
Kıbrıs Türk Hayvancılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Çetereisi ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 42)
- Kendisinin Hayvancılar Birliği ve birlik adına SÜTEK Yönetim Kurulu üyesi olduğunu,
- Borsanın hayata getirilme amacının, sistemin içinde olmayan imalatçıların yani hak ediş sistemine göre yeterli süt alamayanların korunması adına olduğunu,
- Normal şartlarda borsaya atılan teklif fiyatlarını satış fiyatından %10 düşük ve %20 yüksek olma sistemi içinde herkesin kendi fiyatını belirlemesi gerekirken, imalatçıların fiyat anlaşması yaptığını ve SÜTEK’in buna göz yumduğunu,
- Bu durumun 2025 yılında da bu şekilde sürdüğünü,
- Üreticiler Birliği olarak bu durumun üyelerini zarara uğrattığını devamlı dile getirdiklerini,
- Sütün çok fazla olduğu dönemlerde borsa tekliflerinin taban fiyattan atılmasında bir sıkıntı olmadığını ama sütün az olduğu dönemlerde de taban veya tabana yakın bir fiyattan atmalarının kabul edilebilecek bir şey olmadığını,
- 01-15 Temmuz devresinde imalatçıların yeterince süt talebi olmadığını ve borsada 150-180 ton civarlarında süt fazlalığı oluştuğunu ve bu fazla sütün Tarım Bakanı’nın talimatıyla taban fiyatın da altında imalatçılara satıldığını,
- Tüzüğe göre borsada satılmayan sütün minimum süt satış fiyatından satılması gerektiğini fakat bahse konu dönemde Süt Kurumu’nun aldığı bir kararla (Toplantı No:23 Karar No:47) kalan sütün borsa taban fiyatından satıldığını,
- Süt Kurumu’nun, alınan kararın imzaları bile tamamlanmadan yürürlüğe koyduğunu,
- Kurumun bu tip başka kararlarının da olduğunu ve aldığı bu kararlar yüzünden iki senedir ayda üç milyon Türk Lirası kayba uğradıklarını,
- Tüzüğe göre toplanan inek sütünün en fazla yüzde otuzunun borsaya girebildiğini, eğer borsaya arz edilecek süt miktarının %30’un üstüne çıkacağı hallerde SÜTEK Yönetim Kurulu başkanı çağrısıyla toplantı yapılması gerektiğini, Kurum’un toplantısız ve kararsız daha fazla sütü borsaya koyarak ve daha düşük fiyattan satılmasını sağlayarak üreticileri zarara uğrattığını,
- Bu durumun üreticileri üç şekilde etkilediğini;
- 1’incisi sütün az olduğu dönemde bile %10 bandı göz önünde bulundurularak teklif atıldığını,
- 2’ncisi borsaya arz edilen süt %30 olması gerekirken %50 olduğunu ve bunun ödemesinin de üreticiye taban fiyattan yapıldığını,
1530
- 3’üncüsün de imalatçıların borsa teklif fiyatlarını anlaşarak attığını ve bunun da üreticileri zarara uğrattığını,
- Kurulan borsa sistemi ile yeni imalatçıların sektöre giriş yapmakta zorlandığını, öncesinden elde edilen hak edişleri olmadığı için borsadan süt alamayacaklarını,
- Süt Kurumu için “SÜTEK bizim için olmazsa olmazımızdır, SÜTEK’in kaldırılması taraftarı değilik, SÜTEK giderse hayvancılık biter, piyasanın bütün dengesi SÜTEK’tir, gıda güvenliği SÜTEK’tir ama bu şekilde borsa işleyişini kabul edemiyoruz, sıkıntı borsa tüzüğüdür” şeklindeki ifadesi,
- Borsanın kaldırılması ya da tüzüğün suistimale mahal verilmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini,
- Borsa sisteminin küçük imalatçıları koruduğuna dair bir düşüncenin gerçek olmadığını ifade etmiştir.
6.3.2. Soruşturma Tarafları ile Yapılan Görüşmeler
6.3.2.1 Birel Sütçülük ve Ticaret Şti. Ltd. (MŞ1482)
Birel Sütçülük ve Tic. Şti. Ltd. direktörü Sadık Uğurlubirel ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 43)
- Teşebbüslerin birbirleriyle anlaşma yapmalarına gerek olmadığını,
- Borsa günleri kurumda teklif atılacağında herkes birbirinin ne teklif atacağını bildiğini,
- Kurumda borsanın kapalı zarf usulü gerçekleşmediğini, her şeyin açık saçık ortada olduğunu ve kağıtlarda yazılanları gördüklerini,
- Rakip teşebbüslerle fiyat teklifleri hakkında görüşmediğini,
- Borsa sisteminden memnun olmadığını ve hiç olmasa da olabileceğini,
- Kendilerinin iç piyasaya üretim yaptığını, “3 lira fazla 3 lira eksik fiyattan almak beni etkilemez” şeklindeki ifadesi,
- Ayran ve yoğurt çeşitleri, tereyağ ile çökelek üretimleri olduğunu,
- Genelde inek sütü aldığını ama az da olsa (haftada 2-3) koyun yoğurdu üretimleri de olduğunu,
- Normal hak edişlerinin 10 ton olduğunu,
- Hak edişinin %50’sini borsadan aldığını, geriye 5 tonu kaldığını, borsaya girmezse sadece 5 ton ile üretim yapmak zorunda kalacağını, o yüzden borsaya mecburen katıldığını,
- İç piyasaya çalışanların hak edişinin yükselmediğini, ihracat yapanların hak edişlerinin yükseldiğini ifade etmiştir.
6.3.2.2. Gülgün Süt Mamülleri Ltd. (MŞ5621)
Gülgün Süt Ürünleri Ltd. direktörü Mustafa Gülgün ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 50).
1531
- Süt Kurumu'nda borsa tekliflerinin Tüzük'te yazdığı gibi kapalı usul değil açık usul yapıldığını, hal böyleyken teşebbüslerin ticaretin doğası gereği birbirinden etkilendiğini,
- Sektörde yaşanan olumsuzluklar ile rekabet edebilmek amacıyla yapıldığını,
- Bunun kötü niyetli bir etkilenme, bir anlaşma, rekabeti kısıtlama amacı güden uyumlu bir eylem olmadığını,
- Borsanın arz ve talep meselesi olduğunu, süte çok ihtiyaç olduğunda yüksek fiyatla borsaya katıldıklarını, aksi taktirde düşük fiyattan teklif attıklarını,
- Çoğu zaman bürokratların ricasıyla hatta empozesiyle istemedikleri sütü aldıklarını ve halen bu durumun devam ettiğini, “süt dökülmesin diye istemediğimiz sütü istemediğimiz fiyattan almak zorunda kalırık” şeklindeki ifadesi,
- Fazla süt aldıklarında süt saklanamayacağı için işlemden geçirip soğuk depolarda saklamak zorunda kaldıklarını, bunun teşebbüs için ekstra maliyeti olduğunu, “istemediğimiz zamanda istemediğimiz ürünleri yapıp saklamak zorunda kalıyoruz” şeklindeki ifadesi,
- Bu durumun piyasa için de sıkıntı yarattığını,
- Teşebbüslerinin ihracat bacağı da olduğunu,
- Bu tip harcamalara ayrılmak zorunda kalınan bütçenin ürün çeşitliliğine ayrılabileceğini ve piyasayı zenginleştirebileceğini, bunun hem iç pazar hem dış pazar için de pozitif bir etkisi olacağını,
- Mevcut durumda, sürekli ellerinde kalan ürünleri birilerinin alması için beklediklerini veya fiyatını düşürerek satmaya çalıştıklarını,
- Hayvan yetiştiricilerinin iddia ettiği gibi sürekli düşük fiyattan süt almadıklarını,
- Her teşebbüsün istatistik olarak kendi analizlerini yaparak borsadaki fiyatı belirlediklerini,
- Borsadan alınan sütün daha uygun fiyatlı olduğu için bunun satış fiyatlarına da yansıdığını ve ithal ürünlerle de rekabet edebildiklerini,
- İhraç edilecek ürünlerin de fiyatını dış pazarlara kabul ettirmek için sütü düşük fiyattan almaları gerektiğini, aksi taktirde dış pazara satış yapamayacaklarını,
- Borsa sisteminden memnun olduğunu,
- Kendilerinin de hayvan üreticisi olduğunu ve birliğe de üye olduklarını,
- Birliğin hareketlerinden üye olarak haberinin olmadığını, kararları Yönetim Kurulunun aldığını ve üyelerin uymak zorunda olduğunu söylediklerini,
- Hayvan üreticilerinin ödemelerin 15-20 gün içinde aldıklarını ve her daim ödenme garantileri olduğunu,
- İmalatçıların Süt Kurumu'na ödeme günleri gelmeden ödeme yaptıklarını, bu erken ödemenin de bir maliyet oluşturduğunu, bankadan vadesi gelmeden para çekmenin bir “over draft” maliyeti oluşturduğunu ifade etmiştir.
1532
6.3.2.3. Şevket Seren ve Kardeşi Tic. Ltd. (MŞ15591)
19.11.2025 tarihinde Şevket Seren Ltd. direktörü Şevket Seren ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 48).
- Kendilerinin hem hayvan yetiştiricisi hem de imalatçı olduğunu,
- Borsa sisteminin tamam bir sistem olmadığını,
- Tüzükteki usule göre borsa günlerinde Hayvancılar Birliği'nden bir kişinin gözlemci olarak kurumda bulunması gerektiğini fakat kimsenin gitmediğini,
- Orada olsalar memnun olmadıkları şeylere itiraz haklarının olacağını ve müdahale edebileceklerini,
- Ayrıca borsanın Tüzük'te yazdığı gibi kapalı zarf usulünde gerçekleşmediğini,
- Sütün az olduğu dönemlerde süte ihtiyaç yokken bile dökülmesin diye sütü maksimum alabilecekleri miktarlarda aldıklarını,
- Aldıkları fazla sütü hellim yaparak soğuk buzluklarda beklettiklerini,
- Daha önceki borsaya katılanların bilgilerinin kurumdan rahatlıkla alınabileceğini, Hiçbir teşebbüsün birbiriyle anlaşma yapmadığına ve buna gerek olmadığına,
- Teşebbüsler kendi aralarında anlaşacak olsalar ancak en yükseklerden fiyat atıp tüm sütü alabilmek için anlaşma yapmaları gerektiğini,
- Teşebbüslerin aynı fiyatlarda teklif atmalarının sebebinin rekabeti engellemek için değil uygun fiyata süt alıp pazarda rekabet edebilmek için olduğunu,
- Geçmiş senelerde Rekabet Kurulu'nun teşebbüslerine ceza verdiğini bu cezadan sonra hiçbir teşebbüsle bir anlaşma yapmadıklarını,
- Tüzük'teki 12'nci maddeye göre borsaya arz edilen süt %50 oranını geçerse tek bir teşebbüsün %40 süt alabilme hakkı oluştuğunu, tek teşebbüs bu sütü alırsa kalan %60 oranındaki sütün diğer yaklaşık 20 teşebbüs arasında paylaşılması gerektiğini ve bunun rekabetçi bir durum olmadığını,
- Bu kadar aleni bir şekilde anlaşma yapmanın mantıksız olduğunu, bu fiyatlarla teklif atmaya sütü alabilmek için mecbur olduklarını,
- Borsaya atılan fiyat teklifleri hep yüksekten gitmiş olsaydı bu durumdan kimsenin şikâyet etmeyeceğini,
- Hayvancıların piyasada en erken ödeme alan kesim olduğunu, imalatçıların otellere verdiği ürünlerin ücretini ancak 6 ayda alabildiklerini,
- Kurumun nasıl olursa olsun tüm sütü toplayarak iyi, kötü ayırt etmeden birleştirmesinin tamam bir durum olmadığı,
- 15 günlük 200 ton süt almak için borsaya katıldıklarını ve ona göre fiyat teklifi verildiğini ve talep ettikleri miktarda sütü aldıklarını,
- Başka bir teşebbüsün o hafta borsaya katılmayarak ve hak edişini almayarak sütün kurumun elinde kaldığını ve o kalan sütün, bir mesajla teşebbüslerinin günlük 40 ton olan hak edişlerinin 48 tona çıkarıldığını,
- "Neden böyle olur derik, süt kaldı dökmeyelim diye, derler" şeklinde ifadesi,
1533
- Bu fazla sütün de sütün normal satış fiyatından teşebbüsleri hak edişlerine eklendiğini,
- Eğer daha fazla süte ihtiyaçları olduğunu düşünseler o sütü daha ucuza borsadan alabileceklerini ifade etmiştir.
6.3.2.4. Mustafa Başlar Endüstri Ltd. (MŞ5800)
08.10.2025 tarihinde Başlar Endüstri direktörü Mustafa Başlar ile görüşülmüş ve ifadesi tutanak ile Kurul kayıtlarına geçmiştir (Belge 33). Yapılan görüşmede,
- Yüzde yüz hiçbir uyumlu eylemi olmadığını,
- Borsaya ilk başladığı zamanlardan beri katıldığını,
- Borsanın avantajının küçük imalatçıları veya büyümek isteyenlerin önünü açtığını ve büyümesini sağladığını,
- Borsa günlerinde Süt Kurumu'na kendisinin bizzat gittiğini ve teklifini atıp kaçtığını, diğer imalatçıların ne yaptığını görmediğini,
- Borsa gününden bir gün önce kurumdan bildirim geldiğini, bu bildirimin içeriğinde ne kadar sütün borsaya gireceğini, taban fiyatın ne olduğunu ve hak ediş ile teminat miktarı bilgisinin olduğunu,
- Borsanın saat 12'de açıldığını ve 2'ye kadar sürdüğünü sonra da kapandığını,
- Saat 2'den sonra teklif kutularının açıldığını, kutunun 2 anahtarı olduğunu bildiğini, bu anahtarların birinin SÜİB'in (Süt İmalatçıları Birliği) Yönetim Kurulu üyelerinden birinde, diğerinin de Süt Kurumu yetkililerinden birinde olduğunu,
- Sütün SÜTEK tarafından yönetilmemesinin hayvancıları sıkıntıya sokacağını,
- SÜTEK'in varlığının hayvancıyı koruduğunu,
- Süt imalatçılarının durumunun çok iyi olmadığını,
- Piyasada çirkin bir rekabet olduğunu, her imalatçının kendi döngüsünü çıkarmak istediğini,
- Kendisinin ihaleyi alabilmeyi garantilemek için her zaman birden fazla genelde 3 farklı teklif attığını,
- Hep yüksek teklifler attığı için her zaman talep ettiği miktarı alma hakkı elde ettiğini,
- Aynı fiyat teklifi atan teşebbüslerin kendi içlerinde hak edişlerinin bölündüğünü,
- Borsada teklif fiyatlarının arza ve talebe göre yükselip düştüğünü ifade etmiştir.
6.3.2.5. Süt ve Sıvı Yağ Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi (KOOP-SÜT) Ltd. (3/2004)
13.11.2025 tarihinde Koop Süt Müdürü Tuğşen Çıldam ve Müdür Muavini Münevver Şatıroğlu ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 47).
1534
- Teşebbüs olarak borsaya girmeye karar verdiklerinde sütün satış fiyatını baz aldıklarını ve genelde yüksekten teklif attıklarını,
- Özellikle kasım ve aralık aylarında yüksek fiyat teklifleri ile borsaya katıldıklarını, diğer dönemlerde düşük fiyatla katıldıklarını,
- 2025 yılının beşinci döneminden sonra parasal sıkıntılardan dolayı borsaya katılamadıklarını,
- Koop Süt olarak borsaya katıldıklarında rakip teşebbüslerin her zaman attıklarından daha farklı fiyat teklifi attıklarını, katılmadıklarında ise daha düşük fiyat teklifleri attıklarını,
- Özellikle sütün çok olduğu dönemlerde hiçbir teşebbüsün yüksek fiyat teklif atmadığını,
- Senenin başından sonra sütün çoğalamaya başlayacağını fakat bu dönemde imalatın düştüğünü o yüzden imalatçıların çok süt almak istemediklerini,
- Sütün çoğaldığı dönemlerde devletin peynir ithalatına kısıtlama getirerek üreticinin süt alıp üretim yapıp satılmasını sağlaması gerektiğini,
- Ekor gibi bazı küçük teşebbüslerin borsadan aldıkları süt ile sadece kendi dükkanlarında satış yapmak için üretim yaptıklarını,
- Borsaya katılmanın Ekor ve benzeri teşebbüslere de hak ediş oluşturduğunu ve onların hak edişi dahilinde almadıkları sütü, kurumun Bakan'ın emriyle diğer imalatçılara fazlasıyla vermeye çalışıldığını,
- Bu tip küçük teşebbüslere imalat izni vermek yerine piyasadaki diğer imalatçılardan ürün alımı yapılmasının sağlanması gerektiğini,
- Tüm teşebbüslerin birbirlerinin ne kadar hak edişi olduğunu ve ne teklif attıklarını zaten bildiklerini,
- Süt ihtiyaçlarının yaptıkları anlaşmalara bağlı olarak değiştiğini,
- Eğer bir yıllık bir anlaşma yapıldıysa bir yıl boyunca sütü kaç para olursa olsun almak zorunda olduklarını,
- Birkaç defa kendilerinin de düşük fiyat teklifi ile borsaya katıldıklarını ve Hayvancılar Birliği'nden kendilerine sütün ucuza gitmemesi için düşük fiyattan teklif atmamalarını rica ettiklerini,
- Hak edişleri hesaplandıktan sonra alacakları süt miktarını borsadan elde ettiklerini,
- Örneğin askere mal verilecekse sütü alabilmek için yüksek fiyata yakın bir fiyattan borsaya teklif attıklarını çünkü o sütü her koşulda almaları gerektiğini,
- Aldıkları bazı duyumlara göre diğer teşebbüslerin borsa günü ellerinde iki adet borsa kâğıdı tuttuklarını ve eğer Koop Süt borsaya girecekse bir kâğıdı, girmeyecekse de diğer kâğıdı kutuya attıklarını,
- Hiçbir teşebbüsle fiyat konuşması yapmadıklarını,
- İmalatçılar Birliği'ne üye olmadıklarını,
1535
-
Birliğin bir mesajlaşma grubu olduğunu kendilerinin de o grupta olduğunu, yazışmaların hiçbirinde gerek borsaya atılacak fiyatla ilgili gerekse borsaya katılıp katılmayacakları ile ilgili mesajlaşmaların olmadığını,
-
Arap ülkelerine ihracat yaptıklarını ancak son dönemde süte gelen zamlar nedeniyle maliyetlerin yükseldiğini; bu yüzden katıldıkları Dubai fuarında satış yapmaya çalıştıkları firmaların, Macaristan ve Polonya’da çiğ süt fiyatlarının daha ucuz olması sebebiyle "Grill Cheese" adıyla o bölgelerden ürün tedarik ettiklerini belirttiler.
-
Sektörde ihracatın bitme durumuna geldiğini ve bu yüzden teşebbüslerin düşük fiyatlardan süt almaya çalıştıkları için borsa tekliflerinin o rakamlarda olduğunu,
-
Bazı teşebbüslerin sadece dış pazar için imalat yaptığını,
-
Süt Kurumu’nun ülke için gerekli olduğunu,
-
SÜTEK’in olmaması ne hayvancının ne de imalatçının faydasına olacağını,
-
SÜTEK’in yaptıkları tahlillerin kalitesinin ve doğruluğunun tartışılmaz olduğunu,
-
Teşebbüslerin bu tahlilleri kendi bünyesinde yapamayacağını,
-
Borsanın iyi ve kötü yönlerinin olduğunu,
-
Borsa sisteminin başka pazarlara giriş yapabilmeyi sağladığını,
-
Borsaya arz edilen çiğ süt miktarının (%50) biraz fazla olduğunu, bu miktarın düşürülebileceğini,
-
Özellikle teşebbüslerinin borsaya katılamadığı dönemlerde borsaya arz edilen sütün miktarından dolayı hak edişlerinin düştüğünü,
-
Borsaya arz edilen sütün miktarının düşük olması borsaya girilmediği zaman alınacak süt miktarını çoğalttığını,
-
Borsanın kuruluş amaçlarından birinin büyümek isteyen ve/veya piyasa yeni giren teşebbüslerin de alım gücüne uygun süte ulaşabilmesini sağlamak olduğunu,
-
Üreticilerin gailesinin kaliteli süt olmasını çok arzuladıklarını, ama onların fiyat gailesinde olduklarını,
-
Ülkede süt alımının hep garanti olduğunu,
-
Sütlerde bir sıkıntı yaşandığında üreticilerin sorumluluk almadığını,
-
İmalatçıların sütün sıkıntılarıyla daha çok ilgilendiğini,
-
Koop Süt olarak keçi sütü imalatı yapmak istediklerini ve gelen keçi sütünün kalitesinin üretim yapmalarını engellediğini,
-
Koop Süt’ün piyasada fiyat belirleyici rolü olduğunu,
-
Koop Süt’ün piyasa fiyatı ne olursa olsun diğer imalatçıların her zaman daha altında fiyat verme şansları olduğunu,
-
Teşebbüslerinin sadece çiğ süt fiyatı arttığı zaman fiyat artışını ürünlere yansıttıklarını,
-
Sütün çok olduğu dönemde bağlanan müşterileri sütün az olduğu dönemde bırakmadıklarını, borsanın bu müşterilere üretim kabiliyeti sağladığını,
1536
- Teşebbüslerinin borsaya katılacağı zaman birgün öncesinden bir personeli borsa belgesini almak için Süt Kurumu'na gönderildiğini,
- Ne kadar süte ihtiyaçları olduğunu kendilerinin hesapladıklarını,
- Bu hesabı yaptıktan sonra kurumdan aldıkları belgeye gizli olarak tekliflerini yazdıklarını ve belgeyi bir zarf içinde kuruma gönderdiklerini,
- Zarfı kapalı olarak kutuya attıklarını,
- Kurum'da her dönemin borsa verilerinin açık olduğunu,
- Önceki dönem borsaya kimin katıldığını, kimin ne kadar fiyat attığını herkesin bildiğini,
- Teşebbüslerin bu bilgilere dayanarak istatistik çıkardıklarını ve buna göre fiyat belirlediklerini ifade etmiştir.
6.3.2.6. Avunduk Süt Ürünleri San. Ltd. (MS6402)
19.11.2025 tarihinde Avunduk Süt Ürünleri Ltd. direktörü Candan Avunduk ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 49).
- Kendisinin borsa sisteminin kurucularının birisi olduğunu fakat bu şekilde olması için kurmadıklarını,
- Şimdi süren borsa sisteminde atılacak teklif fiyatının teşebbüslerin ve kişilerin inisiyatifiyle değil Bakanlığın aldığı kararlarla belirlendiğini,
- Borsaya arz edilen sütün tümünün borsada satılmasının sıkıntı yaratmadığını, borsada satılmayan sütün yine borsaya katılan aynı teşebbüslere “tehditle” satış fiyatından satıldığını,
- Bu zorla verilen sütün alınmadığı taktirde hak edişlerinin verilemeyeceği tehdidiyle karşı karşıya kaldıklarını,
- Kurumun günlük 450 ton süt topladığını, kendi teşebbüslerinin günlük 40 ton ile üretim yaptıklarını fakat diğer teşebbüslerin günlük 10 ton ile üretim yaptığını,
- Sütün günlük 550 ton olduğu zamanlarda diğer teşebbüslerin günlük yine 10 ton ile üretim yaptığını kendi teşebbüslerinin günlük üretiminin 100 tona çıktığını,
- Günde 100 ton sütleri olduğu zaman bunu ürüne dönüştürüp müşterilerine zorla sattıklarını, sonra sütün az olduğu dönem yine günlük 40 tona düşünce aynı müşterilerine alıştıkları miktarda ürün veremediklerinde sıkıntı yaşandığını,
- Kurum tarafından telefonla arandıklarını ve “erken ödeme yapın, hayvancıyı ödeyelim” denildiğini, bunun için zaman zaman bankadan borç alıp ödeme yaptıklarını,
- Piyasayı serbest bırakmaları için bakanlara söylemleri olduğunu,
1537
- Korkuteli'nde hayvancılık da yaptıklarını, 135 inekle başlayıp 230 hayvana kadar çıktıklarını ve bu şekilde kar ettiklerini,
- Süt Kurumu'nun hayvancılara hem erken ödeme hem de süt ne şekilde olursa olsun "sütü alma garantisi" vererek her imkânı sağladığını,
- İmalatçıların da ellerindeki fazla üretikleri hellimleri satmak için marketlere yalvardıklarını,
- Sistemin çarpık başladığı için aşağıya doğru aksaklıkların yaşandığını,
- Süt Borsası'ndaki fiyat tekliflerinin benzerlik göstermesinin sebebinin de bu çarpık sistem yüzünden olduğunu,
- Aslında kimsenin bir anlaşma içinde olmadığını,
- Tüm imalatçıların bu fiyatlarda teklif atmaya mecbur olduğunu, aksi taktirde hiçbirinin piyasada barınamayacağını,
- Borsaya yüksek fiyat teklifi atan teşebbüsün alacağı süt miktarının çok olacağını ve diğer teşebbüslere yeterli sütün kalmayacağını,
- Yüksek fiyat atan teşebbüslerin büyüyüp tekelleşmeye başlayacağını ve piyasada hâkim konumda olacağını,
- Eğer teşebbüsler kendi aralarında anlaşmış olsalar satış fiyatlarının da aynı olacağını fakat tüm teşebbüslerin market fiyatlarının farklı olduğunu,
- Tüm imalatçıların satın aldıkları sütün zaten devletin belirlediği fiyatla alındığını ve onu da düşük fiyatlardan almaya çalıştıklarını,
- Borsaya atılan fiyat teklifleri piyasada rekabet edebilmeleri adına aşağı yukarı aynı seviyelerde olduğunu,
- Kurumun kendilerine zorla sattığı sütü işleyebilmek için fabrikanın tatil yapmadan çalıştığını,
- Tatil günlerinde çalışmanın işçilerin yevmiyelerine 1,5-2 kat daha fazla nüksettiğini,
- Bu çıkan maliyetlerin karşılanabilmesi için sütü ucuza almaları gerektiğini,
- Borsanın sisteminin açık teklif usulüyle yapıldığını,
- Teşebbüslerin teklif fiyatı belirlerken diğer teklifleri de bildiklerini, "herkes, herkesin ne fiyat atacağını tahmin eder, duyar, bilir" şeklindeki ifadesi,
- Bunun bir uyum niyetiyle yapılan bir davranış olmadığını, maliyetleri düşürmek açısından mecburen yapıldığını,
- Daha önceki borsa sonuçlarına bakarak daha yüksek veya daha düşük fiyat atılırsa süt alamama durumu oluşması riskene kimsenin girmek istemediğini,
- Yüksek fiyatlarda alınan sütün nihai tüketiciyi doğrudan etkilediğini,
- Atılan fiyat tekliflerinin benzer olabileceğini fakat her teşebbüsün aldığı süt miktarının farklı olduğunu,
- Borsaya atılan fiyat teklifleriyle pazarı paylaşma gibi bir durumun söz konusu olamayacağını ifade etmiştir.
1538
6.3.2.7. Kırmızıgil Trading Ltd. (MS11182)
13.01.2026 tarihinde Kırmızıgil Süt Ürünleri Ltd. direktörü Kasım Kırmızıgil ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 55).
- Süt imalatı işine 2025 yılında başladığını,
- İmalata ilk başladıkları dönem sütün Türkiye’de 10 TL KKTC’de 8 TL civarlarında olduğunu,
- Şimdi Türkiye’de 21 TL, KKTC’de 26 TL olduğunu,
- Bu fiyatlara göre Türkiye’ye satış yaptıkları için borsada düşük fiyattan teklif atmanın da bir anlam ifade etmediğini,
- Süt Kurumu’nun daha önce atılan tekliflere bakarak, birkaç dönem düşük fiyat teklifi atıldıysa, kendilerine ya tavan fiyattan ya da sütün satış fiyatından borsaya teklif atmaları için müdahalede bulunduğunu,
- Daha önceleri dişi hayvan doğumuna devlet desteği olduğunu fakat şimdilerde erkek doğana teşvik verildiğini buna rağmen herkesin dişiyi tercih ettiğini,
- Ocak-Haziran ayları arası süt çok fazla olduğu için borsa tekliflerinin taban fiyattan gittiğini,
- Sütün az olduğu dönemlerde yüksekten gitmeye başladığını,
- Kendilerinin 2022-2023 yıllarında süt az, imalatçı sayısı fazla olduğu için hiçbir zaman istedikleri miktarda süt alamadıklarını,
- Daha sonra bunun değiştiğini ve 2025 yılının sütün en bol olduğu yıl olduğunu, bunun sebebinin de imalatçıların azalıp, üreticilerin (hayvancıların) çoğalması olduğunu,
- Örneğin ocak başı (1’nci dönem) borsasında 3,017,000 L. sütün borsaya girdiğini, bunun 600,000 L.’sinin satılmadığını ve Kurumu’n elinde kaldığını, kalan sütün de tavan fiyattan imalatçılara hak edişlerine göre bölüştürüldüğünü,
- Kendilerinin de hayvancı olarak SÜTEK’e günde 10 ton süt verdiklerini, 70-80 ton da satın aldıklarını,
- Satın aldıkları miktarın zaman zaman günde 110-120 tona kadar çıktığını,
- Sıkıntının hayvancı pazarının senede %15 büyüyüp imalatçının küçülmesi olduğunu,
- Hayvancılar Birliği’nin 10-15 kişiden ibaret olduğunu ve sürekli mağduru oynadıklarını, “battık, gittik diye ağlarlar” şeklindeki ifadesi
- Teşebbüslerini iç piyasaya ürün vermediğini sadece kendilerine ait dükkanlarda hellim ve kaşar satışı yaptıklarını,
- “Canlı Tosun” satış fiyatının geçen sene 180 TL, bu sene 350 TL, “Canlı İnek” satış fiyatının da geçen sene 120 TL, bu sene 250 TL olduğunu,
- Arpa fiyatının 2021’den bu yana 7 TL olduğunu, geçen hafta 10 TL’ye çıktığını,
1539
- "Fiyatların durumu böyleyken bile kar eden hayvancı şimdi mi kar etmeyecek" şeklindeki ifadesi,
- Hayvancıların, SÜTEK %2 kesinti yaptığı için vergiden muaf olduklarını ifade etmiştir.
6.3.2.8. Arden (Gıda) Ltd. (MŞ2216)
13.01.2026 tarihinde Arden Gıda Ltd. direktörü Mustafa Ahmetraşit ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 53).
- Teşebbüslerinin Türkiye'ye, Amerika'ya ve Arap Ülkeleri'ne ihracatları olduğunu,
- İç piyasa satış fiyatlarında çok rekabetçi bir ortamın olduğunu,
- Süt Kurumu'nun süt kalitesine göre fiyat belirlemesi ve sütün ayrıştırılması gerektiğini,
- Yapılanın tam tersi olduğunu ve kaliteli kalitesiz ayırt etmeksizin tüm sütlerin karıştırıldığını,
- Teşebbüsün borsadan bir yıllık süt alım miktarına göre hak edişlerinin yarısını aldıklarını, diğer yarısını da borsadan elde ettiklerini,
- Sütün mevsimsel olarak çoğalan ve azalan bir ürün olduğunu,
- Sütün çok olduğu dönemde günlük 650 tona kadar çıkabildiğini, az olduğu dönemde 300-350 ton arasında seyrettiğini,
- Devletin süt üretimini planlaması gerektiğini ve bu kadar fazla süt üretiminin olmaması gerektiğini,
- Süt fazla olduğu dönemlerde satılamayan sütlerin Bakan ricasıyla/baskısıyla yine kendilerine satıldığını,
- Fazla sütün saklanamadığını o yüzden hellime dönüştürmek zorunda olduklarını,
- Kendilerinin de fazla ürünleri tüketebilmek için müşterilerine baskı yaptıklarını ve/veya fiyat indirdiklerini ama bu işin sürdürülebilir düzeyde olmadığını ifade etmiştir.
6.3.2.9. Cyprus Hamzens Süt ve Süt Ürünleri Ltd. (MŞ19828)
13.01.2026 tarihinde Cyprus Hamzens Ltd. direktörü Enver Kahveciler ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 54).
- 2025 yılının şubat ayından itibaren teşebbüsün idari koordinatörü ve tüm koordinasyondan sorumlu olduğunu,
- İhaleye girmeden bir gün önce veya borsa günü kurumdan mesaj olarak arz raporunun geldiğini,
- Rapora ve son bir senelik istatistiklere göre aşağı yukarı ne teklif vereceğini belirlediğini,
- Diğer teşebbüslerle herhangi bir koordinasyonda veya iletişimde olmadıklarını,
1540
- Aynı borsadan süt alınmasına rağmen tüm teşebbüslerin market fiyatlarının farklı olması da bu söylediğini destekleyecek nitelikte olduğunu,
- Borsadan hiçbir teşebbüsün aynı miktarda süt almadığını,
- Borsada verdikleri fiyat teklifi ile zaman zaman süt alamadıklarını,
- Borsa sisteminin kötü bir sistem olmadığını, Süt Kurumu’nun fiyatlandırma politikası ve fiyat belirleme şekillerinde sıkıntı olduğunu,
- Ürünlerinin hellim, kaşar, tereyağı, mozarella olduğunu,
- Yurtdışı satışlarının çok fazla olmadığını,
- Borsa konusunun bu şikâyeti yapan hayvan üreticilerinin konusu olmadığını “bu sistemin içerisinde onları bağlayan bir şey yoktur, onlar ödemelerini sıkıntısız almaya devam ederler” şeklindeki ifadesi,
- Kendilerinin, işin doğası gereği maliyetlerini korumak adına en düşük fiyatlardan teklif attıklarını,
- Maliyet yükselmeyince satış fiyatının da yükselmediğini ve bunun tüketiciye de olumlu yansıdığını ifade etmiştir.
6.3.2.10. Haspolat Süt Ürünleri Gıda Pazarlama Şti. Ltd. (MS1979)
11.11.2025 tarihinde Haspolat Süt Ürünleri Gıda Pazarlama Şirketi Ltd. direktörü Cihan Özdoğan ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler (Belge 46).
- Süt Kurumu’nun var olması gereken bir kurum olduğunu,
- Piyasanın serbest kaldığı taktirde imalatçının etkilenmeyeceğini fakat hayvancıların (üreticilerin) sıkıntı yaşayacağını,
- Kendilerinin 1997 yılından beri Kıbrıs’tan hellim alıp Türkiye’de sattığını,
- Türkiye’de hellim üretiminin yasak olmasından dolayı 6 sene önce KKTC’ye yerleşip fabrika kurduklarını ve kendi ürünlerini Türkiye’ye ihraç ettiklerini,
- Kendileri gibi Türkiye’ye hellim ihracı yapan teşebbüslerin en büyük sıkıntısının devlet desteğinin çok az olması olduğunu,
- Arap ülkelerine ihracat yapanların aldığı devlet desteğinin 25 TL Türkiye’ye ihraç yapanların ise 4,5 TL (o dönem) olduğunu,
- Bu durumun piyasada kalabilmeyi etkilediğini,
- İç piyasaya girmeleri halinde an az 20 küçük işletmenin kapanabileceğini,
- Zaten bu amaçla piyasaya girmediklerini, sadece işlerinin daha verimli yapabilmek Kıbrıs’ta fabrika açtıklarını,
- Borsaya teklif atacaklarında ihtiyaçları doğrultusunda fiyat belirlediklerini,
- Sütün bol olduğu zamanlarda genellikle borsaya katılmadıklarını,
- Sütü ucuz alıp ürüne yansıtmadıktan sonra borsaya katılmanın bir anlamı olmadığını,
- Borsaya katılmadıkları zamanlarda bile süt dökülmesin diye Bakan’ın ricasıyla sütü belirlenen satış fiyatından aldıklarını,
1541
- Kendisinin piyasaya üretici olarak girmesiyle daha önce mal aldığı teşebbüslerin rakibi durumuna geldiğini, o yüzden rakip teşebbüslerle çok fazla hatta hiç diyaloglarının veya irtibatların olmadığını,
- Diğer teşebbüslerin kendi aralarında konuşup konuşmadıkları ile ilgili fikri olmadığını,
- Borsa günleri genelde personelinin kuruma gittiğini,
- Kendisinin gitse bile pek biriyle karşılaşmadığını,
- Borsada aynı fiyatların atılmasının tesadüf olduğunu,
- SÜTEK borsa için ayrı bir oda yaparsa daha korunaklı ve verimli olacağını, İfade etmiştir.
6.3.3. Kıbrıs Türk Süt Endüstrüsü Kurumu (SÜTEK)
SÜTEK Pazarlama Memuru Tevfik Atun ve Teknik Şube Amiri Aysel Çağlar ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 31)
- Hak ediş sisteminin teşebbüsün bir senede almış olduğu süt miktarına göre hesaplandığını,
- Hayvancılar (üreticilerin) sütlerinin tümünü SÜTEK’e verdiğini,
- İçinde bulunulan dönemde 450-500 ton süt üretimi olduğunu,
- Önceki dönem verilerine göre bir sonraki borsa devresine girecek olan sütün miktarının belirlendiğini,
- Fiyat belirleme dönemlerinin kesin bir tarihi olmadığını,
- Daha önce fiyatların Bakanlar Kurulu kararı ile belirlendiğini fakat artık SÜTEK Yönetim Kurulu’nun sütün fiyatını belirlediğini,
- İmalatçıların SÜTEK’ten iki çeşit süt alımı yaptıklarını, birinin borsa ile diğerinin de hakediş üzerinden olduğu,
- Hakedişlerin, imalatçıların hem borsadan aldıkları süt hem de normal süt alımlarının 1 sene içindeki miktarlarına göre belirlendiğini,
- UHT teriminin “dayanıklı” olduğunu ve paketlenmiş, buzluk istemeyen sütler için kullanıldığını, pastörizenin de buzlukta 3 gün dayanan süt türü olduğunu,
- Her 15 günde bir borsa yapıldığını ifade etmişlerdir.
Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) müdürü Mehmet Karadayı ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 37).
- Her borsa günü Hayvancılar Birliği’nin bir üyesinin gözlemci olarak kurumda hazır bulunması gerektiğini ve gördüğü aksilikleri rapor edip komisyona bildirme haklarının olduğu fakat yıllardır hiçbir temsilcinin gelmediğini,
- Aynı şekilde İmalatçılar Birliği’nden de birisinin de gözlemci olarak katılması gerektiğinin fakat onlardan da katılım olmadığını,
1542
- Sütün dönemsel olarak azalıp çoğaldığını, özellikle bu sene (2025 yılı) çok fazla süt üretimi olduğunu ve sütün dökülmemesi için imalatçılara hak ediş miktarlarından daha çok süt almaları için kurum olarak talepte bulunduklarını, bu durumun her sene aynı şekilde ilerlediğini, “bu sütün dökülmemesi için imalatçılara resmen yalvarırık” şeklindeki ifadesi,
- Bu durumun sürdürülebilir olmadığını,
- Zaman zaman sütün en fazla olduğu dönemlerde, bazı imalatçıların fabrikasında tadilat olduğunu 3 gün süt alamayacağını belirttiğini ve bu gibi durumlar yaşandığında kurum olarak çok zor durumda kaldıklarını, o kalan sütü başka imalatçılara satmaya çalıştıklarını, kimseye satılamayan sütlerin dökülmek zorunda olduğunu,
- Bu dengeyi sağlamaya çalışan bir kurum olduklarını,
- SÜTEK Yönetim Kurulu’nun yedi (7) üyeden oluştuğunu,
- Üyelerden 2 tanesinin Sivil Toplum Örgütlerinden geldiğini, bu örgütlerin Hayvancılar Birliği ve Süt İmalatçıları Birliği olduğunu,
- Bir üyenin K. T. Kooperatif Merkez Bankasından, diğer üyelerden birinin Ekonomi Bakanlığı’ndan, birinin Sağlık Bakanlığı’ndan ve iki üyenin de Tarım Bakanlığı’ndan atandığını,
- Gündemi müdürün (kendisinin) belirlediğini ve Yönetim Kurulu’nun aldığı kararları yerine getirmekle yükümlü olduğunu,
- Borsaya genellikle büyük teşebbüslerin katıldığını,
- Küçük teşebbüsler çok fazla alım yapamayacakları ve borsa için gereken kıstasları karşılamakta (teminat mektubu gibi) zorlandıkları için borsaya katılmayı tercih etmediklerini ve normal süt satış fiyatından alım yaptıklarını ifade etmiştir.
Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu Pazarlama Memuru Tevfik Atun ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 39)
- Borsaya katılacak firmaların bankadan teminat mektubu almaları veya kuruma çok yazmaları gerektiğini,
- Teminat mektuplarının altı (6) aydan üç (3) seneye kadar geçerlilik sürelerinde döviz veya Türk Lirası olabileceğini,
- Borsa günlerinden bir gün önce teminat mektuplarının kontrol edildiğini, tarihi geçen teminat mektubu varsa yerine yenisinin talep edildiğini, teminat mektubu olmayanların veya süresi bitenlerin yenisini getirene kadar borsaya katılamayacağını,
- Tamamlanmış son borsa devresinin arzedilen süt miktar oranı alınarak bir sonraki devre için öngörülen miktarın oranlamasının yapıldığını ve miktarların o şekilde ortaya çıktığını,
1543
- Soğutulmuş inek sütü (UHT-dayanıklı içme sütü) payı ve kurum payı (şimdi sıfırdır) düşüldükten sonra kalan sütün yarısının borsaya arz edildiğini diğer yarısının da belirlenmiş satış fiyatından imalatçılara hak edişleri oranında dağıtıldığını,
- Kurum payı dönemsel olarak değişiklik gösteren bir olgu olduğunu, bu payın bazen %10 bazen %20 veya sıfır olabildiğini ve buna Yönetim Kurulu’nun karar verdiğini,
- Süt hak ediş hesaplamalarının borsa gününden bir gün önce yapıldığını ve borsaya katılacak olan imalatçılara tek tek mesaj atıldığını,
- İmalatçılar da bu gelen mesajdaki bilgilere göre kendi hesaplamasını yaparak borsaya katıldığını,
- Borsa günleri teşebbüsler, öğlen saat ikiye kadar kuruma gelip tekliflerini kapalı zarfla kutuya attıklarını,
- Saat ikiden sonra kurum muhasebe personeli ve kendisinin (Tevfik Bey) kutunun açılışında orada bulundukları,
- Sütlerin, her borsadan sonraki 5 gün içinde hak edişlere göre günlük olarak teşebbüslere pay edildiğini ifade etmiştir.
SÜTEK İdari Sorumlu Yeliz Korsan ile yapılan görüşme tutanağından elde edilen bilgiler. (Belge 44).
- Piyasaya yeni girmek isteyen imalatçıların SÜTEK tarafından yapılan denetimleri geçtikten sonra Yönetim Kurulu’na istediği süt miktarını bildiren bir dilekçe ile başvurduklarını,
- Yönetim Kurulu’nca uygun görülen süt miktarının teşebbüse verildiğini ve imalatçının bu şekilde sisteme entegre olduğunu,
- Küçük ölçekli imalatçıların da borsaya katılabileceklerini fakat nakit para, çek veya teminat mektubu vermek gerektiği için bunu tercih etmediklerini ifade etmiştir.
6.4. İlgili Pazar
6.4.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili pazar belirlenirken 2014 yılında neticelenmiş “1-3/2013 sayılı SÜTEK dosyasındaki ilgili Pazar maddesindeki “borsada satılan süt ile borsa dışında satılan süt aynı ürünlerde kullanılıyor olsa da Süt Borsası’ndaki yapılan işlemler ile borsa dışı alınan sütün birbirini ikame etmediği ortadadır” bölümü emsal alınarak ilgili ürün pazarı “borsada satılan süt” olarak belirlenmiştir.
6.4.2 İlgili Coğrafi Pazar
Süt Borsası’nda veya borsa dışında satılan süt KKTC genelinde bulunan üretim çiftliklerinden toplanması nedeni ile ilgili coğrafi pazar “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olarak tespit edilmiştir.
1544
6.4.3 İlgili Mevzuat
Bahse konu pazar 1/1977 sayılı Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu Yasası adlı yasa ile regüle edilmektedir. Kurum aşağıda belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için kurulmuştur. Kurum'un yetkilerini belirleyen 3'üncü madde uyarınca (Belge 32);
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomik koşullarına en uygun bir biçimde devlet kalkınma planı çerçevesinde, toplumun ihtiyaçlarının karşılanması başta olmak üzere süt ve mamüllerinin üretim ve pazarlamasını teşvik ve tanzim etmek,
- İç pazarda gerek üreticilerin gerekse tüketicilerin lehine olmak üzere pazarlanan süt ve süt mamüllerinin fiyat istikrarını sağlamak,
- Küçük üretici ve imalatçıları, aracıların istismarından korumak."
Kurum Yönetim Kurulu, Başkan, Başkan Yardımcısı ve 7 üyeden oluşmaktadır. Bir üye, kuruma kayıtlı kişilerden oluşması koşuluyla hayvan yetiştirici ve besleyicilerinin yararlarını koruyabilecek ve bu kişileri temsil eden Hayvancılar Birliği temsilcisi, bir üye toptan ve perakende süt satın alarak süt mamülleri üretenlerin yararlarını koruyabilecek ve bu kişileri temsil eden Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği (SÜİB) temsilcisi, bir üye ticaret işleriyle görevli bakanlığı yani Ekonomi Bakanlığı temsilcisi, iki üye hayvancılık işleri ile görevli bakanlığı yani Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı temsilcileri, bir üye Kıbrıs Türk Kooperatif Merkez Bankası Ltd. temsilcisi, bir üye de sağlık işleri ile görevli bakanlığı yani Sağlık Bakanlığı temsilcisidir.
Yasa'nın 4'üncü kısmı olan "Pazarlama ve Kurumun Genel Yetkileri" bölümü'ndeki 23'üncü madde ile süt üreticilerinin ve/veya kazanç elde etmek amacıyla süt satmak isteyen her kişi, kurumun saptayacağı süre içinde, ilgili Bakanlığın ve Kurumun öngöreceği standart ve koşullara uygun biçimde kuruma kaydolmak zorunda olup üreticiler bu kayıttan sonra bir ruhsat tanzim edilip kayıtlı üreticiler statüsünde sayılmaktadırlar. Ayrıca aynı bölümün 28'inci madde 1, 2 ve 3'üncü fıkraları uyarınca "Kurum, süt endüstrisinde uğraşan gerçek ve tüzel kişileri kuruma kaydeder ve kendilerine süt satın alınması, işlenmesi, dağıtım ve satışı ve herhangi bir endüstriyel işlem için süt alınması için ruhsat verebilmekte, kuruma kaydolan gerçek veya tüzel kişiler süt endüstrisinin dışında herhangi bir alanda faaliyet gösteremez, kuruma kayıtlı bir üretici bu alandaki faaliyetinden vazgeçtiğini kuruma yazılı olarak bildirdiği tarihten itibaren kurumdan ayrılmış sayılır."
Kurum ayrıca, Yasa'nın 30'uncu "pazarlamayı düzenleme yetkisi" maddesine göre "satış arzedilebilen sütün kategorisini, sütün genel olarak satılabileceği fiyatları, hangi fiyatın altında veya üstünde satılabileceğini, hangi kişilere ve hangi koşullarla satılabileceğini ve kayıtlı üretici tarafından yapılacak süt satışını, süt miktarının
1545
sınıflandırma biçimini şişeleme, ambalajlama, sigortalama ve sütün naklini düzenleyebilme yetkisine sahiptir."
Yasanın 31'inci maddesinin 2'nci fıkrasına göre; "Kurum, satın alınan sütün kullanma maksatlarına, sütün üretilip tüketilebileği bölge veya ilçeye, sütün kategorisine ve sütün satışa arz mevsimine göre satılabileceği fiyatları saptayabilir."
Aynı Yasa'nın 32'nci maddesine göre "Bakanlığın onayı üzerine kayıtlı üreticilerden, ürettikleri sütü yalnız kurum kanalıyla satmalarını istemesi halinde, kayıtlı üreticilerin böyle bir sütü veya süt kategorisini, Kurumun zaman zaman emredeceği belli kişi veya kişilerden başka birisine satmaları yasaktır."
Dosya konusu olan "Süt Borsası" 1/1977 sayılı yasanın 13'üncü maddesi altında yapılan "Süt Borsası Tüzüğü" adlı Tüzük ile regüle edilmektedir. Tüzüğün amacı "Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde ticari amaçlar üretilen çiğ sütün, üreticiden alınıp imalatçılara satışını, süt fiyatının serbest piyasa koşulları içerisinde aerz-talep dengesine göre oluşmasını ve satış usulünü düzenlemektir".
Tüzüğün değiştirilmiş 11'inci "Süt Fiyatı" maddesine göre "borsada oluşacak süt fiyatı, borsaya arz edilen süt miktarı %30'u geçene kadar Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilen fiyattan %10'dan daha az veya %20'den daha fazla olamaz. Borsaya arz edilen süt miktarı toplam toplam sütün %30'unu geçmesi halinde süt fiyatı Tarım Bakanlığı tarafından ve Süt Mamülleri İmalatçılar Birliği ile Hayvan Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği temsilcilerinin de bulunacağı bir komisyon tarafından süt taban fitayı tespit edilecek ve Süt Borsası'na bu taban fiyat üzerinden çıkılacaktır."
SÜTEK 31 Mart 2021 tarihinde yapmış oldukları Yönetim Kurulu toplantısında 49 no'lu karar ile borsaya arz edilecek sütün "Soğuk zincir inek sütünün içme sütü ayrıldıktan sonra kalan sütün %50'sinin borsaya arzedilmesi yönünde" karar almıştır (Belge 38/B.2)
Tüzüğün "Arz, Talep ve Pazarlamaya İlişkin Kurallar" adlı ikinci kısmı borsaya katılım kriterlerinden oluşmaktadır. 5'inci maddeye göre "borsaya, kuruma ödenmemiş süt borcu olan ve kurum ile anlaşılmış bir ödeme planı olmayan imalatçılar teklif veremez." 7'nci madde göre "borsaya arz edilecek süt %100'e ulaşıncaya kadar, imalatçılara süt pazarlama, son iki yılda aldığı süt oranı dikkate alınarak düzenlenir. İlgili yılın toplam süt miktarından içme sütü çıkarılarak kalan süt üzerinden imalatçıların hak edişleri belirlenerek yapılır ve hakedişini almayan imalatçı borsadan süt talep edemez"
1546
Borsaya teklif verme usulü ve şekli ise tüzügün 8’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “borsaya teklif verme kapalı zarf usülü ile olur, Kurum tarafından belirlenen tarihlerde imalatçılara form verilir, imalatçılar talepleri doğrultusunda borsaya arz edilen süt miktarı ve çeşidine göre kendi teklif miktar ve fiyatlarını belirleyip kapalı zarf usülü ile kurumdaki teklif kutusuna atar.”
Borsadan süt alış miktarı da 12’nci madde ile düzenlemiştir. 12’nci maddeye göre “herhangi bir imalatçının borsadan süt alış miktarı ve teklif miktarı, borsaya arz edilecek süt miktarı %50’yi geçmesi halinde %40’tan fazla olamaz.”
Tüzügün 14’üncü maddesi garantiler bölümünü açıklamaktadır. Bu bölüm hakedişlerin düzenlenmesi olarak da adlandırılabilmektedir. Garantiler bölümünde, “borsadan süt almaya hak kazanmış imalatçıya kurum, hakettiği sütü en fazla + (artı) %5 veya – (eksi) %5 olarak vermekle ve imalatçı da bu miktarı almakla yükümlüdür. Ayrıca imalatçı borsada alacağı süt için banka teminat mektubu göstermek zorundadır” (Belge 38/B.2)
6.5. Süt Borsası İşleyişi ve Kurum’dan Elde Edilen Bilgiler
Araştırma sürecinde hem borsa günlerinde hem normal zamanlarda kuruma birçok defa ziyaretlerde bulunulmuş ve kurum müdürü Mehmet Karadayı ve kurum personelleri ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen bilgilere göre Süt Borsası 15 günde bir yapılmaktadır. Her 15 günlük periyodlar 1 dönem sayılmaktadır ve sene boyunca 24 döneme denk gelmektedir (Ek1/Belge 38/B.4). Borsa günleri ayın 15’nci ve 30’uncu günlerinde gerçekleşmekte ve sonrasındaki 15 günlük dönem için geçerli olmaktadır. Borsaya katılacak olan her imalatçıya borsa gününden bir gün önce bir teklif formu gönderilmekte ve hakedişi, teminat mektubunun geçerliliği, kurumda yeterli parasının olup olmadığı hakkında bilgi verilmektedir. Bu bilgilere sahip imalatçılar, borsa günü sabah kurumun açılışından başlayarak öğlen saatlerine kadar bizzat kendileri veya çalışanları kuruma gelip borsaya katılırlar. Saat 2’de katılım biter ve teklif kutusunun açılışına geçilir. Kutu açıldıktan sonra teklif formları borsa programına işlenerek değerlendirilir. Programda değerlendirme yaptıktan sonra, imalatçının ne kadar fiyat teklif attığı, kaç litre almaya hak kazandığı gibi bilgileri içeren bir sonuç formu çıkarılır ve borsaya katılan bütün imalatçılara dağıtılır. Bu formda 15 gün boyunca günde kaç litre süt alacağı bilgileri bulunmaktadır. Tüzüğe göre borsa günleri Hayvancılar Birliği’nden ve İmalatçılar Birliği’nden birer kişinin kurumda şahit olarak hazır bulunması gerekmektedir. Kurumda gerçekleşen borsa günlerinde (raportör “Süt Borsası”nın işleyişini izlemek için 2 borsa gününde hazır bulunmuştur.) yapılan gözlemlerde teklif kutusu açılırken sadece İmalatçılar Birliği’nden (SÜİB) 1 kişinin orda olduğunu, Hayvancılar Birliği’nden kimsenin bulunmadığını gözlemlenmiştir. Yine aynı tüzüğe göre borsa tekliflerinin kapalı zarf usülüyle yapılması gerektiği belirtilmekte, fakat teklif formları kurumun bir personelinin odasında doldurulup yine aynı odadaki kutuya atılmaktadır. Bu işlemler
1547
yapılırken borsaya katılan teşebbüs sahipleri veya çalışanlar birbirlerinin attıkları teklifi görebilmektedir. Borsa usulü ile ilgili imalatçılarla yapılan görüşmelerde borsanın göre kapalı zarf usulüne göre yapılmadığını hemen hemen tüm imalatçılar ifadelerinde belirtmektedir.
Borsaya katılım kuralları ile ilgili olarak borsada görevli kurum personeli Tevfik Atun ile yapılmış görüşmelerde, teşebbüslerin borsaya katılabilmek için ya teminat mektubu ya da kurum adına çek yazmaları gerektiğini ifade edilmiştir. Teminat mektuplarının altı (6) aydan üç (3) seneye kadar teşebbüsün kendi tercihine göre ve döviz veya Türk Lirası olabileceğini belirtilmiştir. Borsa günlerinden bir gün önce tüm teşebbüslerin teminat mektupları veya kuruma yazılmış olan teşebbüs çeklerinin gözden geçirildiğini ve vadesi dolmuş teminat mektuplarının ve yazılan çeklerin süresi dolmuş olması halinde teşebbüslere bu durumu bildirdikleri belirtilmiştir. Teminat mektubunun vadesi dolmuş olan teşebbüslerin teminatlarını yenileyene kadar borsaya katılamayacaklarını belirtilmiştir. Teşebbüsler sıkıntı yaşamamak için biri biterse diğeri işleme girsin diye kuruma birden fazla teminat mektubu sunarlar. Bazı firmaların zaman zaman borsaya katılmadığı ve zaten katılımın da mecburi olmadığı belirtilmiştir. Firmaların hakedişlerinin bir kısmını borsadan daha ucuza alabilecekleri imkânı olduğunu ve bunu değerlendirmek isteyenin borsaya katılabileğini ifade edilmiştir. Hakedişlerin, teşebbüslerin kurumdan 1 senelik süt alımlarına göre bir formül (excel’de) üzerinden hesaplandığını ve borsa gününden bir gün önce son borsa gününden 1 sene geriye giderek (örneğin 15 Nisan 2026 borsa devresinin hakediş hesaplaması 15 Nisan 2025-15 Nisan 2026 arası) hesaplanmakta olduğu ifade edilmiş ve bu hesaplama şu şekilde örneklendirilmiştir; son 1 yılda 150 milyon litre sütün 10 milyonunu bir teşebbüsün aldığı varsayılırsa, bu miktar “150 milyonda 10 milyonsa, 100’de kaçtır” şeklinde bir formülle öngörülen miktar hesaplanmaktadır. Hakediş listesine ilk defa girecek olan bir teşebbüs ise fabrikasının işleyiş kapasitesine göre kurum Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilir ve bir hak ediş miktarı belirlenir. Teşebbüslerin borsaya katılımamaları durumunda tüm hak edişlerini sütün belirlenmiş satış fiyatından almaları gerekmektedir. Borsaya katılmaları ile hakettikleri süt miktarının %50’sini (2021’den beri borsaya arz edilen süt toplanan toplam sütün %50’sidir) borsa taban veya tavan veya ikisi arasında herhangi bir fiyattan alma hakları oluşmaktadır. Eğer borsaya katıldıklarında hakettikleri sütü almazlarsa Borsa Tüzüğü’ndeki 14’ncü Garantiler Maddesi’nin (1) ve (2)’nci fıkraları işlemeye başlar (Belge 38/B.2). Bu hakedişler seneden seneye yükselip düşüşebilmektedir. Örneğin bir teşebbüsün günlük 30 ton hakedişi varsa ve teşebbüs 32 ton alım yapıyorsa bir sonraki devre hakedişi bu alışı üzerinden hesaplanmakta ve hakedişi bu şekilde artmaktadır. Bunun tam tersi de hakedişin azalmasına sebep olmaktadır. Bu hakedişin artması veya azalması da yine Borsa Tüzüğü’nün Garantiler Maddesi’nin (1) ve (2)’nci fıkraları ile düzenlenmektedir. Borsaya atılan tekliflerin açılmasından sonra en yüksek teklif atan teşebbüs veya teşebbüsler talep ettikleri süt
miktarını, “borsaya arz edilen süt miktarı” içinden hakedişleri oranında alırlar. Geriye kalan süt de bir sonraki en yüksek teklifi atan teşebbüsün hakedişi oranında olur. Eğer tüm teşebbüsler aynı teklifi attılarsa borsaya arz edilen tüm süt tüm teşebbüslere hakedişleri oranında bölüştürülür. Özet olarak teşebbüslerin bir senelik hak edişleri borsadan veya borsasız aldıkları süt miktarı baz alınarak hesaplanmaktadır.
İmalatçılarla yapılan görüşmelerden elde edilen bilgiler ışığında bu sistemin tam randımanlı işlemediği görülmektedir. Bazı teşebbüsler hakedişlerinin tamamını bir mazaret sunarak almazlarsa, kalan sütün dökülmemesi için birkaç büyük teşebbüse “Bakan ricasıyla” çoğu zaman normal fiyatından zaman zaman da Yönetim Kurulu’nun aldığı kararla belirlenen fiyattan almaları istenmektedir, ifadelerinde geçmektedir. Sütün bol olduğu kış aylarında (Aralık-Mart ayları arası) teşebbüsler hakedişlerinden daha çok süt almak zorunda kaldıkları için bu durum imalatçılar ve kurum arasında sıkıntı yaşanmasına sebep olmaktadır. Kalan süt eğer imalatçılar arasında bölüşülmezse dökülmek zorundadır. Sütün dökülmemesi için yukarıda bahsedildiği şekilde “rica” edilerek teşebbüslere verilmeye çalışılmaktadır. Bu fazla sütü alan imalatçılar da ekstra aldıkları kısa ömürlü sütü işlemek için hellim, peynir gibi ürünlere dönüştürmek için fabrikalarını kapasiteleri üzerinde çalıştırmaktadır. Bu durum teşebbüsler için fazla maliyetli bir durum oluşturmakta ve hem işçilerin hem de fabrikaların fazla mesai çalışmalarına neden olmaktadır. 2025 yılındaki bir borsa ertesinde kalan süt o imalatçılara dönemin çiğ süt fiyatı olan 21,70 TL’den değil en düşük borsa taban fiyatı 19,53 TL’den satılmıştır. Bu durum dosyada şikayetçi statüsündeki Hayvancılar Birliği’ni en fazla rahatsız eden noktalardan biridir. Kurum’la ve imalatçılarla yapılan görüşmelerden edinilen bilgiler çerçevesinde bu durumun oluşmasında imalatçıların etkisinin olmadığı, aslında süt üreticilerinin (hayvancıların) gereğinden fazla süt üretiminden kaynaklı olduğu vurgulanmaktadır. Hayvan üreticilerine verilen devlet teşviklerinin çiftliklerin gereğinden fazla büyümesine sebep olduğu ifadelerin arasında yer almaktadır. Arden Gıda direktörtörü Mustafa Ahmetraşit ile yapılan görüşmede bu konuyla ilgili devletin süt üretimini planlaması ve bu kadar üretimin olmaması gerektiği ifadesi dikkat çekmektedir. Kırmızıgil Süt Ürünleri direktörü Rasım Kırmızıgil ile yapılan görüşmelerde daha önceki dönemlerde dişi hayvan doğumuna devlet desteği verildiği fakat bu teşviğin günümüzde erkek hayvan doğumuna verilmesine rağmen hayvancıların yine de dişi doğumu tercih ettiklerini ve bu durumun sütü çoğaltarak pazarda gereksiz yere artmasına sebep olduğunu ve hayvancı pazarı senede %15 büyürken imalatçıların pazarının küçüldüğünü ifade etmiştir. Ayrıca Koop Süt müdürü Tuğşen Çıldam ile yapılan görüşmede devletin müdahale etmesi gereken başka bir noktanın da sütün çok olduğu dönemlerde devletin peynir ithalatını durdurup iç piyasanın peynir üretimini desteklemesi gerektiğini ifade etmiştir. İmalatçılardan bu konuda fazlasıyla bilgi elde edilmiştir.
1549
Yapılan araştırmalarda elde edilen bilgiler doğrultusunda KKTC’de günlük 400-500 ton arası süt üretimi olduğunu, sütün bol olduğu dönemlerde bu miktarın 600 tona kadar çıkabileceği görülmektedir. Bu sütün %70’nin ihracatta kullanıldığını, iç piyasa için günlük 200 ton sütün yeterli olduğu ifade edilmiştir.
7. DEĞERLENDİRME
Bu bölümde bir önceki bölümde yer verilen bilgi ve belgelere dayalı bulguların değerlendirmesine yer verilecektir.
Hayvancılar Birliği’nin şikâyeti ile başlayan dosya çerçevesinde birlik Yönetim Kurulu üyelerinden Mehmet Çetereisi ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Yapılan görüşmede esas şikayetlerinin sütün az olduğu dönemlerde borsaya atılan tekliflerin taban fiyattan gitmesi olduğunu ifade etmiştir. Sütün bol olduğu dönemler ocak ayında artış eğilimi göstermeye başlar ve nisan, mayıs, haziran aylarına kadar sürmektedir. SÜTEK’ten gelen 2025 yılı borsa teklifler raporu verilerine göre (Ek 2) bahse konu aylarda atılan teklifler değerlendirildiğinde bazı aylarda taban fiyattan teklif atıldığı gözlemlenmiştir. Daha spesifik bir değerlendirme yapmak gerekirse ocak, şubat aylarında atılan tekliflerin arasında taban fiyat teklifi olmadığı tüm tekliflerin taban fiyatın biraz da olsa üstünde olduğu mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında atılan tekliflerin birkaç teşebbüs dışında hep taban fiyattan atıldığı görülmektedir.
Görüşmede Mehmet Çetereisi’nin dile getirdiği bir diğer konu 2025 yılı 1-15 Temmuz borsa devresinde imalatçıların yeterince süt talebi olmadığını, borsada 150-180 ton civarında fazlalık oluştuğunu, bu fazlalık sütün de Tarım Bakanlığı talimatıyla taban fiyatın altında bir fiyat ile imalatçılara satıldığı bu durumun, Süt Kurumu’nun almış olduğu bir kararla yeniden düzenlediğini ve bunun tüzüğe uygun olmadığını dile getirmektedir. Ayrıca tüzüğe göre toplanan inek sütünün en fazla %30’unun borsaya arz edilebileceğini eğer borsaya arz edilecek miktarın %30’u geçmesi halinde SÜTEK Yönetim Kurulu’nun karar alması gerektiğini belirtmiştir.
SÜTEK 31 Mart 2021 tarihinde yapmış oldukları Yönetim Kurulu toplantısında 49 no’lu karar ile borsaya arz edilecek sütün “Soğuk zincir inek sütünün içme sütü ayrıldıktan sonra kalan sütün %50’sinin borsaya arzedilmesi yönünde” karar almıştır (Belge 38/B.2)
Bu karardan itibaren günümüze kadar borsaya arz edilen süt miktarı %50 olarak kalmıştır. Bu belge şikayetçinin argümanını çürütür niteliktedir (Belge 45/B.6).
Yapılan görüşmede Mehmet Çetereisi, borsa sisteminin, sektöre giriş yapmak isteyen yeni ve küçük imalatçıların geçmişten gelen hakedişleri olmadığı için giriş zorluğu arz ettiğini
1550
ve borsadan süt alamayacakları iddiasında bulunmuştur. Bu konu ile ilgili kurumda idari sorumlusu görevde bulunan Yeliz Korsan ile görüşme gerçekleştirilmiş ve pazara yeni girmek isteyen imalatçıların kurum tarafından yapılan denetimleri geçtikten sonra Yönetim Kurulu'na istediği süt miktarını bildiren bir dilekçe verdiklerini, Yönetim Kurulu'nca uygun görülen süt miktarının teşebbüse verildiğini ve imalatçının bu şekilde sisteme entegre olduğunu, küçük ölçekli imalatçıların da borsaya katılabileceklerini fakat nakit para, çek veya teminat mektubu vermek gerektiği için bunu tercih etmediklerini belirtmiştir. Ayrıca Kurum müdürü de ifadesinde küçük teşebbüsler borsaya katılım koşullarını (teminat mektubu gibi) karşılamakta zorlandıkları için açık satıştan süt alma davranışında bulunduklarını belirtmiştir.
Dosya kapsamında teşebbüs yetkililerinin ifadeleri ve yapılan görüşmeler kapsamında piyasada yaşanan sıkıntılar ve mevcut aksaklıklar hakkında birçok bilgi ve görüş elde edilmiştir. Bu kapsamda SÜTEK bünyesinde işletilen borsa sisteminin hem operasyonel hem de rekabetçi açıdan ciddi aksaklıklar barındırdığı aşikardır. Teşebbüslerin büyük çoğunluğu, mevcut borsa yönteminin gerçek maliyetleri yansıtmadığını ve piyasada belirsizliğe yol açtığını ifade ederek, sistemin hem aksaklıklarını anlatmış hem de rehabilite edilmesi yönünde görüş bildirmişlerdir.
Süt ürünleri imalatçıları genel olarak devletin süt üretimini planlaması gerektiğini, sütün fazla olduğu dönemlerde ihtiyaçlarından fazla süt almak zorunda kaldıklarını, sütün fazla olduğu dönemlerde ihtiyaçlarından fazla süt almadıkları taktirde hak ediş kotalarının etkileneceğini, borsaya katılmadıkları zamanlarda bile süt dökülmesin diye telkinlerle belirlenen satış fiyatından süt almak zorunda kaldıklarını, sütün fazla olduğu dönemlerde ihtiyaçlarından fazla sütü istemedikleri fiyatlardan almak zorunda kaldıklarını, imalatçıların ihtiyaçlarından fazla aldıkları süt ile fazladan üretmiş oldukları ürünleri satmakta sıkıntı yaşadıklarını, sistemin çarpık başladığı için aşağıya doğru aksaklıkların yaşandığını, "Süt Borsası"ndaki fiyat tekliflerinin benzerlik göstermesinin sebebinin de bu çarpık sistem yüzünden olduğunu, sütün fazla olduğu dönemlerde istemedikleri fiyattan ihtiyaçlarından fazla almak zorunda kaldıkları sütü işleyebilmek için fabrikalarını tatil yapmadan çalıştırmak zorunda kaldıklarını, tatil günlerinde fabrikalarını çalıştırdıklarında işçilerine 1,5-2 kat daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, bu çıkan maliyetlerin karşılanabilmesi için sütü ucuza almaları gerektiğini aksi taktirde fiyat yükseltmek zorunda kalacaklarını, kurumda "Süt Borsası"nın kapalı zarf usulü gerçekleşmediğini, teklif kağıtlarında yazılanların göründüğünü, Süt Kurumunun fiyatlandırma politikası ve fiyat belirleme şekillerinde sıkıntı olduğunu, hayvan üreticilerinin kuruma verdikleri sütün parasını risksiz bir şekilde aldıklarını, İhracat yapan teşebbüslerin ihraç edilecek ürünlerin fiyatını dış pazarlara kabul ettirmek için sütü düşük fiyattan almaları gerektiğini, daha önceleri dış hayvan doğumuna devlet desteği verildiğini fakat günümüzde erkek doğana teşvik verildiğini, buna rağmen herkesin dışıyı tercih ettiği, sıkıntının hayvancı pazarının senede %15 büyüyüp imalatçının da küçülmesi olduğunu, süt kurumunun, tüm sütü
1551
toplayarak iyi, kötü ayırt etmeden birleştirerek satışa sunmasının tamam bir durum olmadığını, ifade etmişlerdir.
1-1/2025SR raporu detaylı incelendiğinde sorun, yıllar içinde süt üretimin artmış olması, özellikle süt üretiminin çoğaldığı dönemlerde ihtiyacın çok üzerinde süt arzının oluşması, süt üretiminin fazla olmasından dolayı pazara yapılan müdahalelerle ve/veya ilgili mevzuata aykırı (“Süt Borsası”nda kapalı zarf ile teklif toplanmaması vb.) şekilde uygulamaların yapılmasından kaynaklandığı görülmektedir. Yapılan uygulamalarla yıllar içinde Pazar yapısının bozulmuş olduğu görülmekle birlikte, Süt Kurumu dahil olmak üzere tüm tarafların mevcut durumdan memnun olmadıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca yetkililerin süt üretiminin azalması ve et üretiminin artması için yapmış olduğu uygulamalarla (tosun sayısının artması için verilen teşvik miktarının artırılması) sonuç alınamadığı görülmektedir. Gelinen aşamada Hayvancılar Birliği’nin şikâyet konusu pazar yapısının yıllar içinde bozulmasının sonucu oluşmuş bir durum olduğu görülmektedir.
Hayvancılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Çetereisi yapılan görüşmede esas şikayetlerinin sütün az olduğu dönemlerde borsaya atılan tekliflerin taban fiyattan gitmesi olduğunu ifade etmiştir. İmalatçılar üretip satışa sundukları ürünlerin, satış fiyatlarında rekabet ediyorlarsa, hammadde alımında aynı fiyat veya benzer fiyatlar ile alım yapmaları, hammadde maliyetlerini düşürmek amacı ile yapılıyorsa veya verimliliği artırmak için yapılıyorsa bu durum rekabet ihlali sayılmayabilir. Kaldı ki “Süt Borsası”nda taban fiyatın ilgili mevzuat kurallarına göre belirlendiği, gizli bir bilgi olmadığı ve katılımcılar tarafından bilindiği, katılımcıların taban fiyattan teklif atmak için anlaşma yapmalarına gerek olmadığı gerçeğide ortadadır. Süt imalatçıları ile yapılan görüşme tutanaklarından görüldüğü üzere, süt ürünleri imalatçısı teşebbüslerin satışa sunulan ürünlerde rekabet ettiklerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte istemedikleri koşullarda istemedikleri miktarlarda süt almak zorunda olduklarını, bu durumun maliyetlerini yükselttiğini ve maliyetlerini düşürmek için “Süt Borsası”ndan düşük fiyatla süt almaya çalıştıklarını, ihracata yönelik çalışan teşebbüslerin düşük fiyattan süt almanın dahada önemli olduğunu ifade etmişlerdir.
Rekabet otoriteleri piyasadaki rekabeti olumsuz etkileyen mevzuat veya idari uygulamalar tespit ettiğinde, ilgili kamu kurumlarına görüş bildirebilir veya rekabeti kısıtlayıcı düzenlemelerin kaldırılması yönünde tavsiyelerde bulunabilir. 36/2009 sayılı KKTC Rekabet Yasası’nın 20’nci maddesinde “Kurulu’un Görev ve Yetkileri” düzenlenmekte olup, 20(16)’nci maddesi “Rekabet politikasını ilgilendirdiği ölçüde yasal düzenlemeler ve fiili uygulamalar hakkında görüş vermek;” şeklinde düzenlenmiştir. Kurul bu kapsamda daha detaylı bir araştırma yaparak Pazar konusundaki görüşlerini dosya tarafları ve ilgili mercilerle paylaşacaktır.
1552
8. SONUÇ:
1-1/2025SR raporu ve 1-1/2025 sayılı dosya muhteviyatını değerlendiren Kurul;
Pazarın 1/1977 sayılı Kıbrıs Türk Endüstrisi Kurumu Yasa’sı ile düzenlenmiş olduğu ve “Süt Borsası”nın Yasa’nın verdiği yetkiyle Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) tarafından yönetildiği tespit edilmiştir. 1-1/2025SR raporu ve 1-1/2025 no’lu dosya muhteviyatı incelendiğinde, yapılan uygulamalarla pazar yapısının bozulduğu tespit edilmiş olup, Kurul bu aşamada 1-1/2025 sayılı dosyanın kapatılmasına ve Kurul’un pazarda görülen yapısal bozukluklarla ilgili 36/2009 sayılı Rekabet Yasası kapsamında görüşlerinin dosya tarafları ve ilgili mercilerle paylaşılmasına,
kararın bildirilmesinden itibaren 75 gün içerisinde Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar vermiştir.
| Dr. Mehmet CANDEMİR Üye Tarih: | Hüseyin Ali AKER Üye Tarih: |
|---|---|
| Ebru Engür BOZKAYA Üye Tarih: Mazeretli | Kubilay SEPETCİOĞLU Başkan Yardımcısı Tarih: |
| Av. Şifa KIRMIZIGİL Başkan Tarih: Mazeretli |