Sayı : 1
Bölüm I YÜKSEK MAHKEME KARARLARI
ANAYASA MAHKEMESİ OLARAK OTURUM YAPAN YÜKSEK MAHKEME HUZURUNDA
Mali Denetim: 8/2018
Halkın Partisi'nin 1. Olağanüstü Genel Kongresinde Onaylanan Kesin Hesapları ile ilgili ESAS İNCELEME KARARI
Halkın Partisi'nin 1. Olağanüstü Genel Kongresi'nde onaylanan 6 Ocak 2016-31 Aralık 2016 tarih aralığını kapsayan kesin hesaplarının, Anayasa Mahkemesinin 30 Nisan 2019 tarihli kararı ile Sayıştay Başkanlığı tarafından esas incelemesine geçilmiştir.
Öncelikle, Anayasa Mahkemesinin Mali Denetimi ile ilgili mevzuatın değerlendirilmesi ve esas inceleme kararı ile ilgili yapılması gereken bulgulara dayanaklık edecek olgular ve yasal unsurların belirlenmesi gereklidir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 3. kısmında Mali Kurallara yer verilmektedir. Üçüncü kısmın 1. bölümü Gelirler (Madde 40-46) 2. bölümü Partilerin Harcamaları (madde 47-48), 3. bölümü Mali Kuralların Yaptırımları (madde 49), 4. bölümü Parti İçi Mali Denetim (madde 50), 5. bölümü Yüksek Mahkemenin Denetimi ve Sayıştay İncelemesi (madde 51-54) ile ilgilidir.
Yasa içerisinde Parti Gelirleri ile ilgili kısımda detaylı şekilde belirlenen kurallar yer almakla birlikte, parti harcamaları ile ilgili bölüm tek maddeden oluşmaktadır. Gider ile ilgili maddede sadece parti harcamalarının nasıl yapılacağının Parti Tüzüğü ile belirleneceği belirtilmiştir.
Siyasal Partiler Yasası Madde 47 aynen şöyledir:
- Parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve parti kademeleri ile yardımcı kademelerin iç denetimlerinin nasıl olacağı parti tüzüğü ile düzenlenir.
Yasa'nın 54(2) maddesine göre esasa ilişkin incelemede, Siyasal Partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve yasaya uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığı tezekkür edilecektir. Bu bağlamda fıkraya göre doğruluk incelemesi için gelir-gider tablosu ve bilançodan oluşan kesin hesapların dayanağını oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgelerin ele alınması gerekir.
Yasa'nın 54(2) maddesinde izah edildiği şekilde doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan her türlü kayıt, defter, ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Partilerin tutmakla mükellef oldukları defter ve kayıtlar ise 35. maddede yer alır. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgelerde yer alan tutar ve bilgilerin doğruluğu ve kesin hesaplara aynı şekilde aktarılıp aktarılmadığının saptanmasıdır.
Yasaya uygunluk incelemesi ise gelirlerin ve giderlerin bu Yasa'ya uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkin incelemeyi kapsar. Gelirler ile ilgili yasal kriterler Yasa'nın 40 ile 46. Maddeleri arasında izah edilmektedir. Giderler ile ilgili düzenlemeyi içeren kural ise sadece 47. madde yer almaktadır.
Yasa'nın 35. maddesi, parti tarafından tutulacak defter ve kayıtları izah eder. Maddenin (1). fıkrası Parti Genel Merkezi'nin ve İlçe Merkez Örgütleri'nin sair şeyler yanında karar defteri, gelir ve gider defteri tutmak zorunda olduğunu, (3). fıkrası ise parti adına elde edilen gelirlerin nerelerden alındığı ve nerelere harcandığının gelir ve gider defterlerine geçirilmesi gerektiğini vurgular.
Yasa'nın 42(2) maddesinde bağış yapabilecekler tarafından yapılan bağışların sadece makbuz karşılığında kabul edilebileceğini ve parti makbuzunda bağışta bulunanın isminin açıkça yer alması gerektiği yer almaktadır.
- maddede gelir makbuzları ile ilgili kurallara yer verilmiş, bu makbuzların 5 yıl süre ile muhafaza edilmesi gerektiği belirtilmiştir. 5 yıllık sürenin parti hükümette görev almışsa, partinin hükümetten ayrıldığı tarihten itibaren sayılmaya başlayacağı maddenin (3). fıkrasında yer almaktadır.
Yasa'nın 49. Maddesinde Mali Denetim neticesinde uygulanacak yaptırımlar izah edilmektedir. Yaptırımlar sadece, partinin muhtelif gelirleri ile ilgilidir ve usule uygun elde edilmeyen gelirlerin hazineye irat kaydedilmesini içerir.
Siyasal Partiler Yasası madde 49 aynen şöyledir:
49. (1) Siyasal partilerin bu Yasanın 40'ıncı maddesinde belirlenen kaynaklar dışındaki kaynaklardan elde ettikleri gelirler ve 42'nci maddesine aykırı olarak kabul ettikleri bağışlar, Kaza Mahkemesi kararıyla Hazineye gelir kaydedilir. (2) Bu Yasanın 43'üncü maddesindeki kurallara aykırı olarak partilere sağlanan kredilere, Mahkeme kararı ile Hazinece el konulur ve krediyi verene karşı Hazine hiç bir yükümlülük altına girmez. (3) Bu Yasanın 44'üncü maddesindeki kurallara aykırı olarak bir partinin taşınmaz mallara sahip olması halinde, Mahkeme kararı ile gösterilecek süre içinde mallar paraya çevrilir ve paraya Hazinece el konulur.
Bu maddede mali kuralların yaptırımları münhasıran gelirler ile ilgilidir.
- maddede sıralanan kaynaklar dışında elde edilen gelirler ile 42. maddede belirtilen kurallar dışında kabul edilen bağışların, 52(4) maddesine bağlı yapılacak mali denetim neticesinde Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkeme tarafından hazineye irat kaydedilmesine emir verilebilir.
Partiye sağlanan krediler 43. maddeye uygun değilse yine bu kredilere el konulur ve hazineye irat kaydedilir.
Partinin 44. maddede yer alan kurallara aykırı taşınmaz mal sahibi olması halinde yine Mahkeme kararı ile bu mallar paraya çevrilir ve para hazineye irat kaydedilir.
- maddede Siyasal Partinin harcamalarda usulsüzlük yapması halinde Yasa'da herhangi bir yaptırım düzenlemesi yer almamaktadır dolayısıyla, usulsüz harcama miktarları kadar miktarın hazineye irat kaydedilmesi ile ilgili herhangi bir yetki Yasa'ya konmuş değildir.
Mali Denetim neticesinde giderler ile ilgili yaptırım sadece Yasa'nın 35'nci maddesi altında tutmak ile mükellef olunan defterlerin tutulmadığı ve/veya kaybedildiği haller 64. madde altında ceza verilmesinden ibarettir ki, bu yetki Anayasa Mahkemesinin değil, Kaza Mahkemesi'nin yetkisindedir.
Yasa'nın 49. maddesinde yer alan Yasaya aykırı gelirlerin hazineye irat kaydedilmesi yetkisinin benzeri olan, Yasa'ya aykırı yapılan giderlere eş değerin hazineye irat kaydedilmesi müeyyidesine ilişkin düzenleme Yasa'dan eksik bırakılmış, böyle durumlar için herhangi bir müeyyide öngörülmemiştir.
Bu durumda 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nda giderler noktasında Mali Denetimi etkili kılmak için tadilat yapılmadıktan sonra Sayıştay Başkanlığının parti giderleri ile ilgili yapacağı inceleme neticesinde Anayasa Mahkemesinin, tespit kararı verme dışında bir fonksiyonu olamayacağı açıktır. Bu da gerek Sayıştay Başkanlığının, gerekse Anayasa Mahkemesi çalışmalarının herhangi bir müeyyidesi olamayacağını göstermektedir.
A. GELİRLER.
1. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 42. maddesi ile bağışların nasıl elde edilebileceği hükme bağlanmıştır. Partinin bağış yolu ile elde ettiği demirbaşlar bulunmaktadır ancak demirbaş listelerinin büyük bir kısmında bağış yolu ile elde edilen malların kimler tarafından bağışlandığı görülmemektedir. Ayrıca, Parti'nin faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan her türlü döşeme demirbaş araç ve gerecin bilançonun Aktifler kısmındaki "Duran varlıklar" altında yer alan "Maddi Duran Varlıklar" hesabı altındaki demirbaş hesabına yansıtılması gerekirken yansıtılmamış keza, demirbaş kayıt tutanaklarında değeri gösterilen toplam 8.112,19 TL de bilançoya yansıtılmamıştır.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Partinin ilk kurulduğu, henüz devlet katkısı olmadığı dönemde demirbaş ihtiyaçlar imece usulü ile karşılandı. Bir süre sonra bilanço yapılmaya çalışıldığında, bu demirbaşların kimler tarafından getirildiği tespit edilemedi. Dolayısı ile bunlar ile ilgili bağış makbuzu düzenlenemedi.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 42. maddesinde bağışlar ile ilgili kurala yer verilmektedir.
Siyasal Partiler Yasası 42(2) maddesi aynen şöyledir:
"Yukarıdaki fıkra dışında kalan gerçek veya tüzel kişilerin her birinin bir siyasal partiye aynı yıl içerisinde asgari ücretin otuz katını aşan miktar tutarında bağışta bulunması yasaktır. Bağış veya bağışların, bağışta bulunana veya yetkili temsilcisine veya vekiline ait olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir. Böyle bir belgeye dayanılmaksızın siyasal partilerce bağış kabul edilemez."
Bu başlık altında incelenecek demirbaşlar arasında partinin tasarrufunda bulunan ve hiçbir şekilde değeri tespit edilmeyen, partiye bağış olarak verilmiş eşya dışında tutanaklarda değeri gösterilen ancak bilançoya yansıtılmayan demirbaş da bulunmaktadır.
Öncelikle, değeri kayıt altına alınmış ancak bilançoya yansıtılmamış demirbaş ile ilgili Sayıştay raporuna baktığımız zaman raporda Lefkoşa ilçesinde bu konumdaki demirbaşın değerinin belirtilmediği, Girne ve İskele ilçelerindeki demirbaşların da değerlerinin belirtilmediği, tüm bu demirbaşın nasıl edinildiğine dair herhangi bir bilgi verilmediği bu demirbaşın kimden edinildiğinin bilgisinin de olmadığı, Mağusa ilçesinde toplam 4,750 TL tutarında demirbaşın yer aldığını ancak kimler tarafından bağış yolu ile edinildiğinin kaydının yer almadığını, Güzelyurt'ta ise 1,554 TL'lik demirbaş yanında değeri ve edinilme yoluna ilişkin bilgi verilmeyen demirbaş bulunduğunun belirtildiğini, Genel Merkezde ise 1,808.19 TL değerinde demirbaşın değeri gösterilmiş olmasına rağmen, hibe edilen demirbaşın kimler tarafından verildiği bilgisi olmasına rağmen bu hibe edilen demirbaşın değerinin yer almadığının belirtildiği görülmektedir.
Sayıştay tüm bu demirbaşın Parti tarafından satın alındığını veya Parti'ye hibe edildiğini kesin bir dille belirtmemiştir. Bazı demirbaşın nasıl elde edildiğinin Parti tarafından belirtilmediğini ifade etmekle yetinmiştir.
Hibe veya bağış yolu ile elde edilen eşyaların değeri önem arzetmekte, çünkü asgari ücretin 20 katından daha yüksek miktarda bağış yasal olarak kabul edilememektedir. Ayrıca bağış için makbuz verilmesi gerekmektedir. 42(2) maddesi altında makbuzu bulunmayan bağışlar parti tarafından kabul edilemez. Bu başlık altındaki incelemesinde Sayıştay Başkanlığı makbuz verilip verilmediği noktasında bilgi vermemiştir. Değeri tespit edilmeyen demirbaşın varlığı, yukarıda izah edilen maddeler ışığında, Yasa'ya aykırılık oluşturmaktadır. Bilançoya yansıtılmayan demirbaş da doğruluk denetimi açısından bir eksikliktir ve hesapların doğruluk denetiminden geçmesine engel teşkil eder.
Sayıştay Başkanlığının bu başlık altında incelemesi demirbaşın değerlendirilmesi noktasına yoğunlaşmıştır. Demirbaş listesinde yer almayan ve Maddi Duran Varlıklar kalemi altında demirbaş hesabına yansıtılmayan demirbaşla ilgili kesin hesaplarda doğruluk denetimi açısından Partinin hatalı hesap tuttuğu açıktır. Ancak 49/2015 sayılı Yasa'da tek başına doğruluk başlığı altında bir hata veya eksiklik olması halinde herhangi bir müeyyide öngörülmüş değildir.
- maddede Mali Kurallara aykırılık tespit edilen durumlarla ile ilgili yaptırımlara yer verilmektedir.
Siyasal Partiler Yasası madde 49(1) aynen şöyledir:
"Siyasal partilerin bu Yasanın 40'ıncı maddesinde belirlenen kaynaklar dışındaki kaynaklardan elde ettikleri gelirler ve 42'nci maddesine aykırı olarak kabul ettikleri bağışlar, Kaza Mahkemesi kararıyla Hazineye gelir kaydedilir."
Yine madde 52(4)'de ise Anayasa Mahkemesi'nin Mali Denetim sonucunda kullanabileceği yetki izah edilmiştir.
Siyasal Partiler Yasası madde 52(4) aynen şöyledir:
"Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkeme, bu Yasanın 49'uncu maddesinde sözü edilen durumlarda, o maddeye göre Kaza Mahkemesi tarafından verilebilecek tüm kararları vermeye yetkilidir."
Yukarıda sıralanan mevzuata göre yapılan "bağışın . . . . . , bağışta bulunana .. . . . . . . ait olduğunun partice verilen makbuzda açıkça belirtilmesi gerekir." (Madde 42(1) ). Böyle bir makbuza dayanmayan bağış kabul edilemeyeceği gibi, 42'nci maddeye aykırı kabul edilen bağış miktarı esas inceleme neticesinde Anayasa Mahkemesi kararı ile Hazineye gelir kaydedilmelidir. (Madde 49(1) ve 52(4))
Dolayısıyla, 8,112.19.TL'lik bağış ile ilgili bağışta bulunana verilmesi gereken makbuz yokluğunda, Sayıştay Başkanlığının raporunda ifade edilen 8,112.19.TL'nin Hazineye irat kaydedilmesine karar verilir. Rapora ekli listede yer alan ve makbuz ile kimden alındığı ve değeri belirtilmeyen demirbaş listesinde yer alan eşyalar ile ilgili herhangi bir emir verilmesi mevzuat altında mümkün olmadığından, herhangi bir emir verilmez.
2. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın "Esasa İlişkin İnceleme" yan başlıklı 54. maddesi ile Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin "Aylık Mizanlar" yan başlıklı 18. maddesine istinaden yapılan incelemede, Parti tarafından elektronik ortamda sunulan üye aidat geliri ve bağış gelirlerini içeren tahsilat makbuzlarının toplam tutarı ile yevmiye kayıtlarında yer alan tutarlar uyumlu olmakla birlikte, 2016 yılı kesin hesabı gelir gider tablosunda ve 2016 yılına ait mizan kayıtlarında yer alan üye aidat geliri tutarı ile bağış gelirleri tutarlarında 108TL'lik farklılık tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Yapılan insan kaynaklı bir hatadır. Muhasebe kaydını gerçekleştiren kişi tarafından sayısal bir hata yapılmıştır. Muhasebe kaydı doğru girilmediği için 108.TL'lik bir hata yapıldığı tespit edilmiştir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Sayıştay tarafından yapılan incelemede Halkın Partisi'nin gelir gider defteri tutmadığı, mizan, yevmiye defteri, büyük defter ve yardımcı hesaplar defteri tutulduğu görülmektedir. Bu durumda Yasa'nın 35. maddesinde düzenlenen tutulması gerekli defterlerde eksiklik bulunmaktadır. Burada Halkın Partisinin muhasebe kayıtlarında maddi hata yapıldığı açıktır. Parti tarafından elektronik ortamda sunulmuş olan üye aidat gelirini içeren tahsilat makbuzlarının toplam tutarı ile yevmiye kayıtlarında yer alan tutarlar uyumlu iken, 2016 yılı kesin hesabı gelir gider tablosunda ve 2016 yılına ait mizan kayıtlarında yer alan üye aidat geliri tutarlarında farklılık olduğu, bu farkın nedeninin Lefkoşa İlçe Merkez Örgütü veya Aidat Geliri tutarı 19,720.00.TL olarak mizan kayıtlarına yansıtılarak, üye aidat gelirlerinin 108.TL eksik beyan edilmesi nedeni ile oluştuğu kabul edilir. Nitekim, gelir-gider tablosunda üye aidat geliri toplamı 50,952.00.TL iken, bu rakam mizanda toplam 51,060.00, yevmiye defterinde ise 51,168.00 olarak yer almıştır.
Rakamsal tutarsızlık, hesaplarda doğruluk noktasında bir sorun olduğunu göstermektedir. 35. madde altında Parti tarafından tutulması gereken defterlerden gelir gider defteri tutulmamıştır. Gelir gider tablosunun mizan kayıtlarında doğru olmayan bir aktarım vardır ve bu da rakamsal tutarsızlık oluşturmaktadır. Rakamsal tutarsızlığın suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
3. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın "Üyelik Aidatı ve Adaylık Katkısı" yan başlıklı 41. maddesi ile Parti Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca parti meclisi tarafından belirlenerek karar alınması gereken üyelik aidatları farklı tutarlarda tahsil edilmiş, tahsil edilen üyelik aidatlarının mevzuat kıstasında ne kadar tahsil edilmesi gerektiğine ilişkin Parti Meclisi tarafından alınan mevcut bir karar olmadığı tespit edilmiştir. 49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereği tutulma zorunluluğu olan defter ve kayıtlardan biri olan partinin karar defteri yoktur. Partinin bu konudaki ihmal ve/veya kusuru sonucu kaybolan defter ve kayıtlara ilişkin Yasa'da cezai müeyyideler yer almaktadır.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
2016 yılında farklı aidat gelirleri için karar üretilmiş, ancak 2018 yılında parti genel merkezinin değişmesi ile bu karar bulunamamıştır.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 35. maddesi, bir partinin tutması gereken defter ve kayıtları izah etmektedir. Madde 35(1) partinin tutmakla sorumlu olduğu karar defteri ile ilgilidir.
Siyasal Partiler Yasası 35(1) aynen şöyledir:
"Parti genel merkezi, üye kayıt defteri, karar defteri, gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri tutmak zorundadır. İlçe merkez örgütleri de gelir ve gider defteri tutmak zorundadır."
Halkın Partisi Madde 35(2) altında karar defteri tutmakla mükelleftir. Üyelik aidatları ile ilgili kararı bulamayan Halkın Partisi, karar defterini ibraz edememiştir.
49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesi altında parti tarafından tutulması gerekli defterler düzenlenmiştir. Parti savunması gerekli karar defterini sunamamıştır. Bu hususun Yasa'nın 64. maddesi kapsamında suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin vereceği bir karar değildir.
4. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın "Gelir Makbuzları" yan başlıklı 46. maddesi ile Halkın Partisi Tüzüğü'nün 20(2) maddesi ve Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin "Tahsil Edilen Gelirlerin İşlemleri ve Alacakların Tebliği" yan başlıklı 9(1) maddesi uyarınca, elde edilecek gelirlerin bastırılacak makbuzlar karşılığında tahsil edilmesi gerekirken anılan madde hükümlerine aykırı olarak, Halkın Partisi, 2016 yılı Gelirler hesabında tespit edilen toplam 17.008,00 TL tutarında aidat gelirleri ile 44.380,66 TL tutarında bağış gelirlerine ilişkin makbuzlar düzenlenmeden bu meblağları tahsil etmiş veya bahse konu makbuz defterleri kayıp olarak kayıtlara geçirmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Bahsi geçen bağışlar veya aidatlar ile ilgili makbuz defterleri kayıp olduğu için Rapor'da Ek 4 olarak yer alan listede makbuz numaraları yer almakla birlikte, makbuz defterleri bulunamamış ve Sayıştay Başkanlığına ibraz edilememiştir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 40(1) Maddesi, parti gelirlerinin ne olacağını sıralar. 40(1)(A)'da yer alan parti üyelerinden alınan giriş aidatı ile yıllık veya aylık aidat, parti gelirlerinin ilk sırasında yer almaktadır. Bu aidat türlerinin miktarlarının Parti Tüzüğünde belirleneceği de yasanın 41. maddesinde belirtilmektedir.
Madde 40(1)(İ)'de yer alan bağışlar da parti gelir kaynaklarından birisi olarak belirlenmiş ve yasanın 42. Maddesinde de bağışlar kabul edilebilirliği için gerekli kurallara yer verilmiştir. Madde 42(2)'de açıkça, Partinin bağış veren kişiye, bağışı veren kişinin isminin yer alacağı bir makbuz vermesi gerektiği belirtilmektedir. Böyle bir makbuz haricinde başka herhangi bir şekilde Siyasal Partiler bağış kabul edemezler.
Madde 46'da ise gelir makbuzlarının ne şekilde düzenlenmesi gerektiği yer alır.
Siyasal Partiler Yasası Madde 46(2) şöyledir:
(2) Sağlanan gelirin miktarıyla, gelirin sağlandığı kimsenin adı, soyadı ve makbuzu düzenleyenin imzası, makbuzda yer alır.
Halkın Partisi bağışlar için verilen bazı makbuzların kayıp olduğunu bildirmiştir. Bu durumda Halkın Partisi 17,008.TL aidat geliri ve 44,380.66.TL'lik bağış geliri ile ilgili makbuzlarını ibraz edememiş konumdadır.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 49(1) maddesi altında, aynı Yasa'nın 40. maddesinde belirlenen kaynaklar dışındaki kaynaklardan elde edilen gelirler ve 42. maddeye aykırı kabul edilen bağışların, Hazineye gelir kaydedileceği belirtilir.
- madde düzenlenen gelirler içerisinde parti üyelerinden alınan aidatlar yer almaktadır. 41. Maddeye göre farklı koşullarda ödenecek üyelik aidatlarının miktarının parti tüzüğünde belirleneceğine yer verilmektedir. Parti tüzüğünün 10 maddesi ise aidat belirlemesini parti Meclisine bırakır. Yasa'nın 46. maddesi ise gelirler ile ilgili makbuz verilmesi gerektiğini belirtir. 49. Madde, 40. Maddede belirlenen kaynaklar dışındaki kaynaklardan elde edilen gelirlerin hazineye irat kaydedilmesini öngörür. Üyelik aidatının 40. maddede belirlenen kaynaklara dahil olduğu gerçeği nedeni ile üyelik aidatı, ilk nazarda, 40. maddede belirlenen kaynak dışında elde edilen gelir kapsamında olmadığından, bu konuda bir sorun olmadığı düşünülebilir. Ancak bu gelirlere madde 46(2) altında makbuz verildiği görülmemektedir. Sadece makbuz verilmemiş olması, 17,008.TL'lik miktarın hazineye irat kaydedilmesine karar verilmesi için yeterli değildir. Üyelik aidatları yevmiye defterlerinde yer aldığından Madde 35'e de aykırılık bulunmamaktadır. Ancak rapora ekli makbuzu bulunmayan üyelik aidatı ile ilgili liste incelendiği zaman bu listede üyelik aidatının çok üzerinde ödeme yapıldığının görüldüğü, aynı isimlerin farklı ancak yakın tarihlerde diğer üye miktarlarına kıyasla daha yüksek miktar ödeme yaptığı görülür.
Sayıştay tarafından Parti üye sayısı dikkate alınarak üye aidat miktarının doğruluğu teyit edilmediği gibi, aidat başlığı altındaki bazı ödemelerin miktarları dikkate alındığında bunların aidat olamayacağı görülmekle birlikte, bu konuda da herhangi bir tespit yapılmamıştır. Bağış başlığı altında kaydedilmesi gereken bazı ödemelerin aidat olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda makbuz verilmeden alınan ve 30 TL aylık üye aidatı veya onun katları üzerinde aidat ödemesi tutarı olan makbuzu olmayan her aidat ödemesinin de Hazineye irat kaydedilmesi gereklidir ve bu doğrultuda emir verilir.
44,380.66.TL ise bağış geliri olarak yer almaktadır. Madde 40(1)(İ) ve madde 42'ye göre bağışların makbuz ile desteklenmesi şarttır. Madde 42'ye aykırı olarak kabul edilen bağışların madde 49(1) altında Hazineye gelir kaydedilmesi ise Yasa'nın amir hükmü gereğidir.
Bu durumda toplam makbuz bağış geliri tutarı olan 44,380.66.TL'nin de Hazineye irat kaydedilmesine karar ve emir verilir.
5. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 46. maddesi bağlamında gelir makbuzlarına ilişkin yer verilen düzenlemede gelirin sağlandığı miktarın makbuzda yer alması gerektiği hükme bağlanmış olmasına rağmen Partinin 2016 Yılı Gelirler hesabında tahsil edilen 3.250.00 TL tutarındaki gelirin 3.610.00 TL olarak yansıtılarak, 360.00 TL tutarındaki meblağ fazladan gelir olarak kaydedilmiştir. Fazladan gelir kaydının yapılması kasa hesaplarında hataya sebebiyet vermiş, gelir-gider tablosunun ve dolayısıyla bilançonun da hatalı olmasına neden olmuştur.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
3,250.TL olarak yapılması gereken kayıt, sehven 3,610.TL olarak yapılmıştır. Bu nedenle 360.TL'lik bir hata oluşmuştur. Makbuzda belirtilen gelirin doğru olduğunun kabul edilmesi gereklidir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Burada gelirlerde 360.TL'lik bir rakamsal tutarsızlık vardır. Bu tutarsızlık hesaplarda doğruluk noktasında bir sorun olduğunu göstermektedir. 35. madde altında parti tarafından tutulması gereken defterlerde doğru olmayan bir aktarım vardır. Rakamsal tutarsızlığın suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
6. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 46(2) maddesi hükmüne uygun olarak düzenlenmeyen makbuzların olduğu, makbuzlarda ödemeyi yapan ile ödemeyi alanın aynı kişi olduğu, ödemeyi yapan kişi tarafından imzalanmayan ve/veya ödemeyi alan kişi tarafından imzalanmayan makbuzların anılan madde hükmüne uygun olarak düzenlendiği tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Makbuzlar 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 46(2) maddesine uygun olarak düzenlenmiştir. Madde 46(2)'ye göre makbuzda sadece gelirin miktarı, gelirin sağlandığı kişinin adı, soyadı, makbuzu düzenleyenin imzası yer almalıdır. Gelirin sağlandığı kimsenin makbuzda imzası bulunması yasal bir zorunluluk değildir.
Makbuzu imzalayan kişinin, gelirin sağlandığı kişi olması halinde, partinin makbuzlarında yasada bulunmayan bir ek kalem olarak gelirin sağlandığı kişinin imzasına yer verilmektedir. Aynı kişinin imzası hem geliri veren hem makbuzu hazırlayan olarak bu nedenle makbuzda yer almıştır.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasasının 46(2) maddesinde, gelirin sağlandığı kişinin imzasının makbuzda yer alması gerektiğine yer vermemektedir.
Halkın Partisi'nin makbuzlarında geliri verenin imzalayacağı bir yere makbuzda yer verilmiştir.
Gelirin sağlandığı kişinin tahsilatı yapanla aynı kişi olması halinde aynı kişi tarafından makbuza bir birinin aynısı iki imza atması beklenemez. Tek imza yeterlidir. Her halükârda madde 46(2) sadece parayı alanın imzasının olmasını öngördüğünden Yasa'ya aykırı bir durum söz konusu değildir.
7. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 54(2) maddesi ile Partinin Mali İşler Yönetmeliğinde yer alan 8(2) ile 9(3) maddeleri hilâfına uygulama yapılarak, tahsil edilen 1.030,00 TL tutarındaki gelir kasa ve banka hesaplarında yer almamış, yevmiye defterine kayıtlar yapılmamış ve partinin gelirlerinin kayıtlarda eksik gösterilmesi sebebiyle kasa noksanı meydana gelmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Elde edilen gelir, kasaya veya bankaya kaydı gerçekleşmeden direkt olarak giderlerin ödenmesi için kullanılmıştır. Hatalı muhasebe kaydı yapılması dolayısı ile 1,030.TL'lik bir eksik gelir vardır. Gelir olarak kaydın makbuzu olmakla birlikte paranın kullanıldığını gösteren bir belge yoktur.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Halkın Partisi Tüzüğünün 49-53. Maddeleri Mali İşler ile ilgili düzenlemeyi, 54-56 maddeleri ise parti defterleri ile ilgili kuralları düzenler. Tüzüğün 20(1)(G) maddesi altında verilen yetkiye göre yapılan Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliği de tahsilatlar ve harcamalar ile tutulacak defterler ve kayıtlar ile ilgili kuralları belirler. Yönetmeliğin 9(3) maddesine göre tahsilata yetkili kişilerin tüm tahsilatları makbuz tarih sırasına göre tüm gününe Gelir-Gider Defteri'nin gelir kısmına kaydetmesi ve tahsil edilen paranın aynı gün Parti banka hesabına yatırılması gerekir. Makul gerekçe olması halinde bu işlemler 5 iş gününe kadar yapılabilir.
Halkın Partisi Mali Yönetmelikteki bu kurala uyulmadığını kabul etmektedir. 1030 TL tutarındaki gelir makbuz karşılığında tahsil edilmiş ancak kasa ve banka hesaplarına işlenmemiştir. Bu nedenle de partinin gelirlerinin eksik gösterilmesine neden olunmuştur. Bu hatadan Tüzüğün 8(2) maddesine göre Muhasebe ve Mali İşler sorumlusu sorumlu görülmektedir.
Tahsil edilen gelirin ne olacağı 49/2015 sayılı Yasa'nın 40. maddesinde belirlenmiştir. Bu gelirler dışında bir kaynaktan gelir temin edilemeyeceği açıktır. 1030 TL tutarındaki gelir makbuz karşılığında tahsil edilmiş olmakla birlikte, söz konusu meblağ kasa ve banka hesaplarında yer almadığından kasa ve banka hesaplarına bu gelir işlenmemiştir. Bu nedenle de partinin gelirleri eksik gösterilmiştir. Burada hem kayıtlar doğru tutulmadığından doğruluk noktasında, hem de Yasa'ya uygun tutulmadığından yasallık noktasında 49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesine aykırılık vardır. Madde 35 altında parti tarafından tutulması gereken defterlerde doğru olmayan bir aktarım vardır. Bu hususun suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
8. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 46(2) ile 54(2) maddeleri ve Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin 9(3) maddesi uyarınca, Parti gelirlerin sağlandığı miktarın makbuzda yer alması gerekir, makbuzlar günü gününe gelir-gider defterinin gelir kısmına kaydedilmelidir. Yevmiye defterinde yer alan kayıtlar ile kasa ve bankada mevcut olan kayıtlar incelendiğinde, söz konusu kayıtlar tahsilat makbuzları ile karşılaştırıldığında tahsilat makbuzlarında yer alan toplam 1,250 TL tutarındaki gelirden 250 TL'nin hesaplara eksik yansıtıldığı ve bu nedenle Yasa ve yönetmeliğe aykırılık bulunduğu tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Makbuzların düzenleniş usulü ile ilgili bir usulsüzlük yoktur. Burada maddi bir hata yapılmıştır.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
250 TL'nin gelir olarak elde edildiği makbuzlarda yer almasına rağmen, yevmiye defteri ile kasa ve banka kayıtlarında rakamsal bir tutarsızlık oluşması doğruluk denetimi açısından bir eksiklik göstergesidir. Rakamsal bir tutarsızlık bulunması hesaplarda doğruluk noktasında bir sorun olduğunu göstermektedir. Madde 35 altında parti tarafından tutulması gereken defterlerde doğru olmayan bir aktarım vardır. Bu hususun suç oluşturmak için yeterli olup olmadığı Anayasa Mahkemesinin karar vereceği bir husus değildir.
B. GİDERLER.
1. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti;
49/2015 sayılı Yasa'nın, "Harcamada Usul ve Harcamalar Konusunda İç Denetim" yan başlıklı 47. maddesi ile Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün, "Parti Giderleri ve Harcamaların Yapılmasında Gözetilecek Usul" yan başlıklı 51.maddesi ve Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin "Harcamalarda Usul ve Diğer Esaslar" yan başlıklı 12(8) maddesi hilafına, 2016 yılı süresince kasadan nakit olarak ödenmek suretiyle muhtelif alımların yapıldığı, ancak yapılan harcamaların imprest hesabı kapsamında Kasa hesabından ayrı olarak takip edilmediği tüm nakit ödemelerin Kasa Hesabından izlendiği ayrı bir imprest hesabının olmayıp anılan mevzuatın dikkate alınmadığı, ayrıca günlük asgari ücreti aşan ödemeler ile ödeme emri belgeleri ve kayda geçen harcamalar arasında farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Imprest hesabı kullanılmadığı doğrudur, ancak tüzüğe göre imprest hesabı bulunması zorunlu değildir. Ödemelerin asgari ücretin üzerinde olduğu da kabul edilmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün "Parti Giderleri ve Harcamaların Yapılmasında Gözetilecek Usul" yan başlıklı 51. Maddesinde; harcamaların acil hallerde ilgili organın olumlu kararı ile yapılacağı, parti meclisince önceden onaylanmış tarifeye bağlı giderler için ise ilgili kalemdeki miktarı aşmamak şartıyla karar alınmasına gerek olmadığı hükme bağlanmıştır. Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin "Harcamalarda Usul ve Diğer Esaslar" yan başlıklı 12(8) maddesinde ise "Tüm ödemeler çek veya kredi kartı ile yapılır. Ancak, günlük asgari ücreti aşmayacak ödemeleri karşılamak amacıyla Muhasebe ve Mali İşler Sorumlusu'nun kontrolünde bir miktar nakit 'Imprest Esası' kapsamında bulundurulabilir." kuralı yer alır. Parti 2016 yılı süresince kasadan nakit olarak ödenmek suretiyle muhtelif alımların yapıldığını ancak yapılan harcamaların imprest hesabı kapsamında Kasa hesabından ayrı olarak takip edilmediğini, tüm nakit ödemelerin Kasa Hesabından izlendiğini ve ayrı bir imprest hesabının olmadığını kabul etmektedir. Parti yine günlük asgari ücreti aşan ödemelerinin de olduğunu kabul etmektedir.
Nitekim, Novemberson Production Ltd.'e toplam 5,271.20 TL tutarındaki ödemenin nakit olarak ödendiği, Profix Technologies Solutions Şirketine 2.5.2016 tarihinde 2,000.00 TL tutarında ödeme yapıldığı Proluge Consulting Ltd.'den 1,500.00 Euro karşılığında hizmet alındığı, ilk ödemenin 26.5.2016 tarihinde geçerli olan kur üzerinden 750 Euro karşılığı 2,468.25 TL olarak yapıldığı ancak ödeme emri belgesinin 1,500.00 Euro olarak düzenlendiği ve ekinde yer alan fatura ve makbuzun da 1,500.00 Euro olarak düzenlendiği, ikinci ödemeye ilişkin ise 30.08.2016 tarihinde geçerli olan kur üzerinden 750 Euro karşılığı 2,516.01 TL olarak ödeme belgesinin düzenlendiği ancak 30.08.2016 tarihli kayıtlardan 1,011.21 TL olarak ödendiği kayıtlarda toplam 3,479.46 TL olarak harcamanın yapıldığı ödeme emri belgelerinin ve tevsik edici belgelerin 4,984.26 TL tutarında olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla Tüzük ve Yönetmelik maddeleri dikkate alınmadan harcamaların yapıldığı açıkça tespit edilmiştir. 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47. Maddesine göre parti harcamalarının nasıl yapılacağının parti tüzüğünde düzenlenmesi gerekir. Parti tüzüğüne aykırı hareket edilmesi noktasında Siyasal Partiler Yasası'nda cezai müeyyide uygulanması öngörülmüş değildir. Her halükârda Parti tüzüğü ve ilgili yönetmeliğe aykırı işlemlerin Yasa'nın 47. maddesine aykırı davranış olarak kabul edilmesi gerekir.
49/2015 sayılı Yasa'ya aykırılık bulunmadığı, bu başlık altında sıralanan giderlerin kayıtlarda yer aldığı görülmektedir. Her halükârda Yasa'ya aykırılık olsa da Mali Denetim kapsamında uygulanacak müeyyide olmadığı gibi Tüzüğe aykırı davranılması ile ilgili herhangi bir kural/müeyyide Yasada veya Tüzükte yer almamaktadır. Bu durumda yapılan tespite rağmen herhangi bir müeyyide uygulanması söz konusu değildir.
2. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
Hilmiye Sezer Kumbur, Savaş Toksöz ve Muhammet Aydın'ın parti bünyesinde personel olarak görevli olduğu ve anılan kişilere aylık maaş ödemeleri ve sosyal güvenlik yatırımlarının yapılarak 2016 yılında toplam 66,834.00 TL tutarında harcamanın gerçekleştirildiği, Partinin 30.06.2017 tarih ve 06/17-026 sayılı yazısından, söz konusu kişilerin disiplin kurulu üyesi olmadığı, ayrıca bahsi geçen kişilerin taslak rapora cevaben Parti tarafından sunulan listede merkez yürütme organı üyesi olmadıkları tespit edilmiş, ancak hizmet akitlerinin o dönemlere düzenlenmediği, dolayısıyla personele yapılacak olan düzenli ödemelerin hangi kapsamda yapıldığı tespit edilememekle birlikte, 22/1992 sayılı İş Yasası hilafına hizmet akitlerinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Parti çalışanları ile istihdam sözleşmesi imzalanmamıştır. Ancak bu Siyasal Partiler Yasası'nın ihlali değildir. İş Yasası'na uyulmadığı doğrudur.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Adı geçen personele düzenli ödeme yapıldığı, ancak iş akdi yapılmadığı kabul edilmektedir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nda parti tarafından yapılacak harcamalar parti tüzüğüne göre yapılmalıdır. 2016 yılında parti bünyesinde personel olarak görevli bulunan 3 kişiye aylık maaş ve sosyal güvenlik yatırımları yapılarak toplam 66,834.04 TL'sı harcama yapılmıştır. Bu kişilere yapılan ödemelerde, 49/2015 sayılı Yasa, Parti Tüzüğü veya yönetmeliğe uyulmadığı bulgusu yapılmamış sadece bu kişilere ödeme yapılırken İş Yasası'na uygun hizmet akdi imzalanmadığı belirtilmiştir. İş Yasası'na uygun Hizmet Akdi yapılmaması 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'na aykırılık oluşturmadığı gibi bu konu 49/2015 sayılı Yasa kapsamında yapılan bir denetimde değerlendirilebilecek bir konu değildir.
Ancak Partinin bu başlık altında yaptığı ödemeler ile ilgili makbuz da bulunmadığı ve makbuz olmadan ödeme yapıldığı açıktır. Mali kurallar açısından burada da hata vardır.
Ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususu da 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47. maddesine göre parti tüzüğü ile düzenlenmelidir. Gerek 49/2015 sayılı Yasa'ya gerekse parti tüzüğüne aykırı hareket edilmesi halinde yukarıda ifade edildiği gibi Siyasal Partiler Yasası'nda cezai müeyyide uygulanmasına yer verilmiş değildir ve dolayısı ile mali denetim kapsamında hatalı usul ile ödeme yapılması halinde müeyyide uygulanması söz konusu değildir.
A. Sayıştay Başkanlığı'nın sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 47. maddesi ile Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün 51(3) maddesine istinaden, Parti tarafından yapılan harcamalar incelendiğinde harcamaların yapılmasına ilişkin parti organlarınca alınan bir kararın mevcut olmadığı, 49/2015 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereği tutulması zorunlu olan defter ve kayıtlardan biri olan karar defterine binaen mevcut olmayan karar defterinin ve/veya kararın, anılan Yasa'da partinin ihmal ve/veya kusuru sonucu kaybolan defter ve kayıtlara ilişkin cezai müeyyideler ile hükme bağlandığı tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Parti bu noktada eksiklik olduğunu kabul etmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
49/2015 sayılı Yasa'nın, "Harcamada Usul ve Harcamalar Konusunda İç Denetim" yan başlıklı 47. maddesinde parti harcamalarının nasıl yapılacağı ve iç denetimlerinin nasıl olacağının parti tüzüğü ile düzenleneceği belirtilmektedir. Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün, "Parti Giderleri ve Harcamaların Yapılmasında Gözetilecek Usul" başlıklı 51(3) maddesi; harcamaları "Harcamalar, parti meclisi tarafından yıllık olarak belirlenen bütçeye uygun olarak, ilgili organın kararıyla yapılır." şeklinde hükme bağlanmış olmakla birlikte, harcamaların yapılmasına ilişkin parti organlarınca alınan bir kararın olmadığı görülmektedir. Bu durum Yasa'nın 35'nci maddesi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi tarafından karar verilecek bir husus değildir.
3. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 47. maddesi ile Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün 51. maddesinde parti giderleri ve harcamaların yapılmasında gözetilecek usuller düzenlenmiş olup, harcamalara ilişkin detaylara partinin mali işler yönetmeliğinde yer verilmiştir. Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliği'nin 12(1) ve 12(5) maddeleri hilafına ödeme emri belgesi düzenlenmeden yalnızca dekont, fatura veya makbuza istinaden ödenen toplam 9.287,68 TL tutarında meblağın olduğu, 49/2015 sayılı Yasa'nın 54(2) maddesinde doğruluk incelemesinin kesin hesaplara dayanak oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgeler üzerinden yapıldığı hükmüne binaen, mevcut olmayan ödeme emirlerine ilişkin partinin ihmal ve/veya kusuru sonucu kaybolan kayıtlarına ve/veya mali denetim için ihtiyaç duyulan belgelerin verilmemesine yönelik hususların anılan Yasa'da cezai müeyyideler ile hükme bağlandığı tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Ödeme emri olmadığı doğrudur. Yönetmelikte yer alan bir düzenlemeye aykırılık olmakla birlikte, 49/2015 sayılı Yasa'ya herhangi bir aykırılık bulunmamaktadır.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Parti ödeme emri belgeleri düzenlenmeden ödeme yapıldığını kabul etmektedir. Toplam 9,287.68 TL'lik harcamalarda sadece dekont bulunmaktadır. Sadece 300 TL'lik ödeme için makbuz vardır. Bu konu, yani ödeme emri hazırlanması Yasa'nın 35. maddesine giren bir konu değildir. Ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususu 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47'nci maddesine göre Parti tüzüğü ile düzenlenmelidir. Parti tüzüğü altında hazırlanan mali yönetmeliğe göre de ödemeler için ödeme emri gereklidir. Ödeme emri olmaksızın ödeme yapmak bu durumda yönetmeliğe ve Tüzüğe, dolayısı ile de 47. Maddeye aykırılık oluşturmaktadır. Makbuz olmadan ödeme yapılması da parti tüzüğüne göre hatalıdır.
Ancak yukarıda ifade edildiği gibi giderler noktasında Yasa'ya aykırılık nedeniyle parti Tüzüğe ve/veya Yönetmeliğe de aykırılık olması halinde uygulanacak herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle, gerek ödeme emri belgesi düzenlenmediği noktasında gerekse makbuz eksikliği noktasında Mali Denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
4. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 47. maddesi ile Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün 51. maddelerinde hükme bağlanan parti gider ve harcamalarında dikkate alınacak hususlar, Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliği'nin 9(7) ve 9(9) maddelerinde yer verilmiş olup, yapılan incelemede ödeme emri belgesi ekinde fatura veya gider pusulası mevcut olmayan toplam 1,334.25 TL tutarındaki meblağın olduğu, 49/2015 sayılı Yasa'nın 54(2) maddesinde doğruluk incelemesinin kesin hesaplara dayanak oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgeler üzerinden yapıldığı hükmüne binaen, mevcut olmayan faturalara ilişkin partinin ihmal ve/veya kusuru sonucu kaybolan kayıtlara ve/veya mali denetim için ihtiyaç duyulan belgelerin verilmemesine yönelik hususların anılan Yasa'da cezai müeyyideler ile hükme bağlandığı tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Parti eksikliği kabul etmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Bu başlık altında ödeme emri bulunmasına rağmen faturası ve gider pusulası olmadan yapılan 1,334.25TL'lik ödemeler inceleme konusu yapılmaktadır. Sayıştay Başkanlığı tarafından belirtildiği şekilde burada tüzük ve mali yönetmeliğe aykırılık vardır. Fatura ve gider pusulası bulunmadığı cihetle, hesaplar ile ilgili doğruluk denetimi kapsamında eksiklik olduğu kabul edilmelidir.
Ancak yukarıda ifade edildiği gibi giderler noktasında Yasa'ya veya Tüzük ve/veya Yönetmeliğe aykırılık olması halinde uygulanacak herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle fatura ve gider pusulası belgesi düzenlenmediği noktasında Mali Denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
5. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 47. maddesi, Halkın Partisi Parti Tüzüğü'nün 51. maddesi ile Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin 12(1), 12(2) ile 12(5) maddeleri uyarınca, Parti amaçları için yapılacak ödemeler için Ödeme Emri kullanılması gerektiği, ödemeye esas teşkil eden fatura ve benzeri belgelerin de eklenerek ödemenin yapılması ve ilgili kayıtlara işlenmesi gerektiği hükme bağlanmış olup, yapılan incelemede toplam 28.554,97 TL tutarında harcamanın anılan madde hükümleri hilafına tevsik edici fatura, makbuz ve ödeme emirlerinin bulunmadığı, 49/2015 sayılı Yasa'nın 54(2) maddesinde doğruluk incelemesinin kesin hesaplara dayanak oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgeler üzerinden yapıldığı hükmüne binaen, mevcut olmayan tevsik edici belgelere ilişkin partinin ihmal ve/veya kusuru sonucu kaybolduğu tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Parti eksiklikleri kabul etmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Bu kalem altında Kira gideri, maaş, sosyal güvenlik yatırımı vb. başlıklar ile belirtilen, yevmiye defterinde de yer alan ancak hiçbir şekilde teyit edilemeyen toplam 28,554.97 TL tutarında maaş, sosyal güvenlik yatırımı, kira gideri, örgütlenme donanım ve bakım giderleri altında ödemeler yer almaktadır. Bu ödemeler ile ilgili fatura, makbuz veya ödeme emri yoktur. Ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususu da 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47. maddesine göre Parti Tüzüğü ile düzenlenmelidir. Ödemeler Parti Tüzüğü ve yönetmeliğine aykırıdır. Fatura, makbuz ve ödeme emri olmayan ödemeler bulunması, yapılan ödemelerin hiçbir şekilde teyit edilemeyeceğini gösterir.
Ancak yukarıda ifade edildiği gibi giderler noktasında Yasaya aykırılık veya Tüzük ve/veya Yönetmeliğe aykırılık olması halinde uygulanacak herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle, fatura, makbuz ve ödeme emri belgesi düzenlenmediği noktasında Mali Denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
6. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
49/2015 sayılı Yasa'nın 7. maddesi gereği tüzel kişilik kazanan Partinin tüm işlemlerinde bu tüzel kişilik adına işlem yapması gerekliliği yanında, anılan Yasa'nın 47. maddesi uyarınca hükme bağlanan Parti Tüzüğü'nün 51(2) maddesinin de dikkate alınmayarak parti tüzel kişiliği adına olmayan ödemelerin gerçekleştirildiği, Halkın Partisi'nin kullanımında olan Genel Merkez Örgütü ile Lefkoşa İlçe Merkez Örgütünün su sayaçlarına ilişkin faturalar ile Genel Merkez Örgütü elektrik sayacına ilişkin faturaların parti tüzel kişiliği adına olmadığı ve faturalar karşılığı 605.82 + 2,557.20.TL ödemelerin yapıldığı tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Halkın Partisi eksikliği kabul etmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Burada yapılan ödemelerin tüzük ve yönetmeliğe aykırı olduğu kesindir. Parti'nin ödemekle mükellef olamayacağı, parti tüzel kişiliği altında yapılması söz konusu olamayacak kalemlere tarafından ödeme yapmıştır.
Partilerin yapacakları ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususu 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47. maddesine göre parti tüzüğü ile düzenlenmelidir.
Ancak yukarıda ifade edildiği gibi giderler noktasında Yasa'ya veya Tüzük ve/veya Yönetmeliğe aykırılık olması halinde uygulanacak herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle, Parti tüzel kişiliği tarafından ödeme yapılamayacak kalemlere ödeme yapılmış olsa dahi bu konuda Mali Denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
7. A. Sayıştay Başkanlığının sonuç tespiti:
Parti tarafından yapılan harcamalar incelendiğinde, ödeme emri belgelerinin anılan Yasa'nın 47. maddesi uyarınca çıkarılan Tüzüğün 51. maddesi ile Halkın Partisi Mali İşler Yönetmeliğinin 15(3), 9(6) maddeleri uyarınca kayıt sıra numaralarının ve/veya matbu ve seri numaralarının verilmeden düzenlenerek kayıtlara işlendiği tespit edilmiştir.
B. Halkın Partisi'nin savunması:
Eksiklik kabul edilmektedir.
C. Anayasa Mahkemesi kararı:
Burada açıkça yönetmeliğe uyulmadığı görüldüğü gibi bir usul hatasının var olduğu da kabul edilmelidir.
Partilerin yapacakları ödemelerin ne şekilde yapılacağı hususu 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 47.maddesine göre parti tüzüğü ile düzenlenmelidir.
Ancak yukarıda ifade edildiği gibi giderler noktasında Yasa'ya veya Tüzük ve/veya Yönetmeliğe aykırılık olması halinde uygulanacak herhangi bir müeyyide bulunmadığı cihetle, ödeme emirlerinin kayıt sıra numarası bulunmadığı hususuna Mali Denetim kapsamında herhangi bir müeyyidenin uygulanırlığı yoktur.
NETİCE İTİBARI İLE:
A) Parti Gelirleri ile ilgili iddiaların:
- başlığı altında bağış olarak verilen demirbaşlar ile ilgili makbuz verilmediğinden, bağış yapılan demirbaş eşyaların belirlenmiş değeri olarak tespit edilen 8,112.19.TL'sinin hazineye irat kaydedilmesine;
- başlık altında gelir gider defteri tutulmamasının 35. maddeye aykırılık teşkil ettiğine, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
- başlık altında karar defteri ibraz edilmemesinin 35. maddeye aykırılık teşkil ettiğine, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
- başlık altında 17,008.TL aidat geliri ve 44,380.66.TL bağış geliri olmak üzere toplam 61,388.66.TL'nin hazineye irat kaydedilmesine;
- başlık altında 360.TL'lık rakamsal tutarsızlık bulunduğuna, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
- başlık altında Yasaya aykırılık bulunmadığına;
- başlık altında 1,030.TL'lik rakamsal tutarsızlık bulunduğuna, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
- başlık altında 250.TL'lik rakamsal tutarsızlık bulunduğuna, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
EMİR VERİLİR.
B) Parti giderleri ile ilgili;
- başlık altında Parti'nin tüm nakit ödemelerinin kasa hesabından izlendiği ayrı bir imprest hesabının olmadığı ve günlük asgari ücreti aşan ödemelerin harcamaların tüzük ve yönetmeliğe uyulmadan yapıldığına, ancak 49/2015 sayılı Yasa'da herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında makbuzsuz olarak hizmet akitlerine tuta 66,834.TL ödeme yapıldığına, ancak 49/2015 sayılı Yasa'da herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında parti tüzüğüne aykırı olarak parti organlarınca alınan karar olmadan harcama yapıldığına, bu hususun Başsavcılığın bilgisine getirilmesine;
- başlık altında mali yönetmeliğe aykırı bir şekilde ödeme emri olmadan ve makbuz olmadan 8,987.68.TL ödeme yapıldığına ancak 49/2015 sayılı Yasada herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında parti tüzüğü ve mali işler yönetmeliğine aykırı olarak fatura ve gider pusulası olmadan 1,334.25.TL ödeme yapıldığına ancak 49/2015 sayılı Yasada herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında fatura, makbuz ödeme emri olmadan yönetmeliğe ve parti tüzüğüne aykırı 28,554.97.TL ödeme yapıldığına ancak 49/2015 sayılı Yasada herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında parti tüzüğüne aykırı olarak parti tüzel kişiliğinin ödemekle mükellef olmadığı 3,163.02.TL (605.82.TL ve 2,557.20.TL) ödeme yapıldığına ancak 49/2015 sayılı Yasada herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
- başlık altında mali yönetmeliğe aykırı olarak parti ödeme emri belgelerine sıra numarası verilmediğine ancak 49/2015 sayılı Yasa'da herhangi bir cezai müeyyide öngörülmediğinden, herhangi bir müeyyide uygulanamayacağına;
KARAR VERİLİR.
Tanju Öncül:
Siyasi partilerin mali denetim görevi;
"71(4) Siyasal partilerin mali denetimi, Anayasa Mahkemesi olarak görev yapan Yüksek Mahkemece yapılır."
şeklindeki Anayasa'nın 71'inci maddesinin (4)'üncü fıkrası ile Anayasa Mahkemesine verilmiş haldedir.
Bu Anayasal temelden hareketle de, 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'ndaki "Yüksek Mahkemenin Denetimi ve Sayıştay İncelemesi" başlıklı üçüncü kısım altındaki 5'inci bölümün yasallaştığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin bir partinin mali denetimini nasıl yapacağı noktasının daha anlaşılabilir olması için öncelikle ilgili Yasa'nın düzenlediği kurallara bakmakta yarar vardır.
Bu açıdan bakıldığında, anılan Yasa'nın, siyasal partilere, belirli defterleri tutma zorunluluğu (madde 35); genel kongreye sundukları kesin hesap örneğini Yüksek Mahkeme Başkanlığına verme zorunluluğu (madde 51) ve bağışlar dahil gelirlerle ilgili makbuz düzenleme zorunluluğu (madde 42 (2) ve 46) getirdiği görülmektedir.
Parti harcamalarının nasıl yapılacağının parti tüzüklerine bırakıldığı buna karşın, harcamaların gelir-gider defterine geçirilmesinin zorunlu kılındığı, ancak bu süreçte harcamaların diğer bir deyişle giderlerin, herhangi bir belge karşılığında yapılması gerekliliğinin ise anılan Yasa'da düzenlenmediği de Yasa'nın içeriğinden ortaya çıkmaktadır. Anılan Yasa harcamalar için belge zorunluluğu koymamış olmakla birlikte, ekonominin kayıt altında olmasının gereği olarak ve ülkemizde fatura zorunluluğu bulunduğundan dolayı (bak.27/1977 sayılı Vergi Usul Yasası Madde 160) siyasal partilerin giderlerinin de belgeye (fatura veya benzeri bir belge) dayanması zorunlu haldedir.
Buraya kadar sıraladıklarım ve Siyasal Partiler Yasası'nın;
"Esasa ilişkin inceleme, siyasal partilerin gelir ve giderlerinin doğru ve yasaya uygun olup olmadığı yönlerinden yapılır. Doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan her türlü kayıt, defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. Yasaya uygunluk incelemesi, gelirlerin ve giderlerin bu Yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmeye yöneliktir."
şeklindeki 54'üncü maddesinin (2)'nci fıkrası ile;
"Görevli denetçiler, partilerin genel merkezleri ile ilçe teşkilatlarının gelir ve gider defterleri ile bunlara ilişkin belgeleri inceleyerek kesin hesaplarla karşılaştırırlar."
şeklindeki (3)'üncü fıkrasının ilk cümlesi göz önüne alındığında, Anayasa Mahkemesinin yapacağı incelemelerden birisi olan 'doğruluk' incelemesinin, parti kesin hesaplarının dayanağını oluşturan defter ve belgelerde yer alan tutar ve bilgilerin doğruluğu ve bunların kesin hesaplara aynı şekilde aktarılıp, aktarılmadığı noktasında olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Daha net olmak adına söylemek gerekirse, Anayasa Mahkemesi, makbuzlarla belgelenmek zorunda olunan gelirler açısından, tüm gelirlerin (bağışlar dahil), makbuzlarda doğru bir şekilde yer alıp almadığına, giderler açısından ise, tüm giderlerin fatura veya benzeri belgelerde doğru bir şekilde yer alıp almadığına; makbuzlarda ve faturalarda veya benzeri belgelerde yer alan ve doğru olduğu tespit edilen tutarların veya bilgilerin gelir-gider defterine doğru bir şekilde aktarılıp aktarılmadığına, sonrasında ise, gelir-gider defterindeki bu bilgi ve tutarların bilanço ve gelir-gider tablosundan oluşan parti kesin hesabına doğru yansıtılıp yansıtılmadığına bakacaktır. Tabii ki bu süreçte, partinin bir önceki kesin hesabıyla (eğer varsa), incelenen kesin hesabının da karşılaştırılması yapılacaktır.
Konuyla ilgili olarak, Abdülkadir Saka'nın "Siyasi Partiler Hukuku Açısından Siyasi Partilerin Finansmanı" adlı eserinde sayfa 128'de benzer bir düzenlemeye atıfla; doğruluk incelemesi, kesin hesapların dayanağını oluşturan defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeyi kapsar. 'Doğruluk incelemesi, kesin hesaptaki belgelerin varlığı, bunların bir biri ile uyum içinde olması, belgeler üzerinde herhangi bir hata olup olmadığının incelenmesidir' şeklinde bir değerlendirmeye yer verilmiştir.
Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki, doğruluk incelemesi açısından, her bir partinin, kendi tüzüğüne veya yönetmeliğine göre getirdiği ilgili Yasa'da yer alanlar haricindeki kurallar ve ilgili Yasa'da öngörülenler dışındaki defter veya kayıt tutma veya muhasebe işlemleri vb. dolayısıyla yaptıkları açısından Anayasa Mahkemesinin tek tek inceleme yapıp karar vermesine gerek bulunmamaktadır. Çünkü Anayasa Mahkemesinin mali denetim yaparken dikkate alması gereken, her bir partinin iradesi değil 49/2015 sayılı Yasa'nın kendisidir. Anayasa Mahkemesi yasal çerçevede ve her bir parti için aynı yasal zeminde keza her parti için aynı standartta olacak şekilde bir mali denetim yapmak durumundadır. Bu nedenle, yukarıda vurgulandığı üzere, parti tüzük veya yönetmelikleriyle getirilen kurallar çerçevesinde bir denetime yönelmek yersiz ve gereksizdir. Böylesi bir inceleme, her bir partinin mali denetimi aşamasında farklı saptamalar veya sonuçlar ortaya çıkmasına sebep olabileceği gibi, aynı partinin bir genel kongresinden diğer genel kongresine kadar geçen süreçte kendi tüzük veya yönetmeliğini değiştirmesine bağlı olarak aynı parti için bile farklı sonuç ve saptamaların gündeme gelmesine sebep olabilecektir ki, bu kabul edilebilir değildir.
Konuyla ilgili olarak Abdülkadir Saka'nın yukarıda alıntılanan eserinde, sayfa 159 ve 160'da;
2820 sayılı SPK'nın 60.maddesinde siyasi partilerin tutacakları defter ve belgelerin tür ve nitelikleri ile ilgili ayrıntılı hükümler konulmuş olmakla birlikte, gelir ve gider bahsinin parti tüzük ve iç yönetmelikleri ile düzenlenmesi, uygulamadaki esas durumun ifadesidir. Bu durumun doğal sonucu ise gelir gider işlemlerinde çok sayıda yönetmeliğin varlığıdır. Neticede Anayasa Mahkemesi açısından, mali denetime esas teşkil eden hususlarda siyasi parti sayısı kadar yönetmelik ile birlikte standart bir muhasebeleştirme sistemi engellenmektedir. Siyasi partilerin standart bir muhasebe sistemine sahip olmayışının, Anayasa Mahkemesi'ne sunulan bilgi ve belgelerdeki eksiklikler ile de birleşince, siyasi partilerin hem gelir elde etme hem de yapılan harcamalarda esas itibarıyla kendi iradelerine Anayasa Mahkemesi'ni uymaya zorlaması şeklinde bir tezahürü de olmaktadır. Siyasi partilerin mali denetimi, bu bağlamda ilgili partinin yapmış olduğu harcamalar ve mahkemeye sunduğu belgeler üzerinden zorunlu olarak gerçekleşmekte ve bu durum mali denetimin amacına ulaşmasında önemli bir eksiklik oluşturmaktadır."
şeklinde dile getirilenler de, kabul edilebilir halde olmayan böylesi bir sonucu veya olasılığı ortaya koyar niteliktedir.
Yasa'ya aykırılık açısından yapılacak denetim maksatlı olarak ele alındığında ise, konunun daha net olduğu görülmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu açıdan konu Yasa'nın 54'üncü maddesinin (2)'nci fıkrasında, 'bu Yasa'ya' dendiği için, gelir ve giderlerin 49/2015 sayılı Yasa kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığına bakmakla yetinecek, parti tüzükleri veya sair düzenleyici işlemler 'Yasa' niteliğinde olmadığından herhangi bir partinin tüzüğüne veya yönetmeliğine uygunluk bulunup bulunmadığı yönünde bir denetim ise yapmayacaktır. Tabii ki böylesi bir durumda Anayasa Mahkemesi, yasadaki düzenleme dolayısıyla, gelirlerin yasaya uygunluğuna, Yasa'daki düzenlemeler çerçevesinde bakabilecek, ancak giderler için Yasa'da bir düzenleme bulunmadığından dolayı ve fatura ve benzeri belge zorunluluğu da 49/2015 sayılı yasadan kaynaklanmadığından aşağıda incelenecek istisnai durum veya örnekler ışığında tespit edilebilecek istisnai durumlar haricinde, giderlerin yasaya uygunluğu ile ilgili olduğu oranda bu yetkisini kullanamayacaktır.
Konu Yasa gereği, partilerin mali denetiminde Sayıştayın hazırlayacağı rapor dayanak oluşturacağından, doğallıkla bu mesele ile ilgili mali denetim kararı da Sayıştayın Halkın Partisi'nin 6/1/2016-31/12/2016 dönemini kapsayan raporu göz önünde bulundurularak ve yukarıda belirttiğim çerçevede yapılacaktır.
Bu aşamada hemen söylemem gerekir ki, Sayıştayın hazırlayacağı raporların da yukarıda alıntılayıp yorumladığım yasal çerçevede yapılması gerekmektedir. Farklı incelemeler, daha net söylemek gerekirse, her partinin kendi tüzük veya yönetmeliklerinde yer alan ve 49/2015 sayılı Yasa'daki düzenlemeler dışında yeni kurallar koyan düzenlemelere uygun davranılıp davranılmadığı özlü incelemeler veya başka yasalardaki düzenlemelerle bağlantılı incelemeler kanaatimce, Sayıştay için ekstra bir iş yükü olmaktan öte bir anlam taşımayacaktır.
Belirttiklerim ışığında, Sayıştay'ın 2/2/2023 tarihli raporunu, partinin savunmasını da dikkate alarak incelediğimde, her bir bölümdeki tespitlerle ilgili olarak aşağıda sıraladığım şekilde karar veririm;
1- Sayıştay Raporunun 5.2.1.1 no'lu paragrafında döşeme demirbaşlara ilişkin hususlar alt başlığı altında bir inceleme yapılmıştır. Bilançoya ilişkin bulgular ana başlıklı kısım altında yapılan bu incelemeden, bir kısım demirbaşın değerinin belirlenmediği gibi bir kısım demirbaş bağışının kimler tarafından yapıldığının da belirlenmediği, ayrıca 8,112.19 TL değerindeki demirbaşın bilançoya yansıtılmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
'Yasa'ya aykırılık' incelemesi ile ilgili yukarıda söylediklerim göz önüne alındığında, Sayıştaydan beklenenin,
a) Her bir demirbaşın değerinin ne olduğunun; b) Bağış şeklinde partiye geçmişlerse ve bağışın kimler tarafından yapıldıkları ortaya çıkarılamıyorsa, bağış yapılabilecek değeri aşan bir değer taşıyıp taşımadıklarının ve; c) Bağış yapan belli ise de bağışı yapanın Yasa'nın 42'nci maddesinde sayılan bağış yapamayacaklardan birisi olup olmadığının ortaya çıkarılması olduğu gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Ancak ilgili raporda bunların tespit edildiği görülmemektedir. Aksine, Sayıştayın 'bağışların kimler tarafından yapıldığı belirsizdir' şeklinde değerlendirme yaptığı ve konuyu netleştirmeden bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda hangi değerdeki hangi demirbaş bağışlarının makbuz karşılığı olmadığı belirli olmadığından, ayrıca bağışların yasal bir zeminde yapılıp yapılmadığı tespit edilemeyeceğinden, diğer bir söylemle, aksi ortaya konamamış X miktardaki demirbaş makbuzsuzdur veya yasaya aykırıdır tespiti yapılamayacağından, bağışlanan demirbaşlar açısından Yasa'ya aykırılıktan hareketle herhangi bir meblağın irad kaydına yönelmek mümkün olamamaktadır. Raporda yer bulan 8,112.19 TL ile ilgili değerlendirme ise, tutanaklardan bilançoya bu rakamın yansıtılmadığı ile ilgilidir ki, bu husus, yasaya aykırılık değil, doğruluk incelemesi kapsamında ele alınmak durumundadır. Bu hususla ilgili doğru bir aktarım yapılmadığı sonucuna varmak ise kaçınılmaz görünmektedir ki, ben bu yönde karar veririm.
2- Raporun 5.3 no'lu paragrafı, gelirlerin incelenmesi ana başlıklıdır ve 5.3.1.1 no'lu paragrafta, gelir-gider tablosunda yer alan üye aidat geliri ve bağış gelirleri tutarlarının mizan ve yevmiye kayıtları ile uyuşmaması başlığı altında değerlendirmeler yapılmıştır. Yukarıda vurguladığım üzere, mali denetim maksatları açısından uyuşması gereken, makbuzlara göre oluşturulacak olan gelir-gider defterindeki rakamlarla gelir-gider tablosundaki ve bilançodaki rakamlardır. Anlaşılan odur ki konu inceleme bu yönde yapılmamış, partinin kendi yönetmeliği esas alınarak belirtilen özde bir inceleme gerçekleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi mali denetimi partilerin tüzük veya yönetmeliklerini esas alarak yapmaz. Yalnızca yasayı temel alarak ve yasada zorunlu hale getirilmiş olan makbuz, defter ve kesin hesap temelli bir inceleme yapar. Bu nedenle bu paragraf altındaki uyuşmama tespitine yönelik olarak Anayasa Mahkemesinin bir karar üretmesine gerek bulunmamaktadır. Önemli olan bir partinin elde ettiği gelirlerinin makbuzlarının olması, bunların gerçeği yansıtması, burdaki rakamların gelir-gider defterinde doğru olarak yer alması, sonra da gelir-gider tablosuna ve bilançoya doğru aktarılması, sonuç olarak da bunların birbiri ile uyuşmasıdır. Raporun bu kısmından hareketle bu konuda bir tespit yapıp, bir karar üretmek ise mümkün olamamaktadır.
3- Raporun 5.3.1.2 no'lu paragrafında üyelik aidatlarına ilişkin parti meclisi kararının olmaması başlığı altında inceleme yapılmış ve aidatlar için parti meclisi kararı ve/veya karar defteri olmadığı düşüncesi dile getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi mali denetimi yaparken doğaldır ki üye aidat miktarları ile ilgili bir karar varsa, aidatların o karara uygun olarak toplanıp toplanmadığına bakabilecektir. Ancak burda, karar yokluğundan veya sunulmamasından hareketle, Sayıştayın, parti kararında belirlenmiş olması gereken miktardan farklı miktarda aidatlar toplandığı temelli bir bulgusu olmadığı görülmektedir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen çerçevede Anayasa Mahkemesinin bir denetim yapması da mümkün hale gelememektedir. Hemen belirtmekte fayda vardır ki, partinin karar defteri tutmaması veya defterin kaydedilmiş olması konusu ise, Anayasa Mahkemesinin karara bağlayacağı hususlardan birisi değildir.
4- Raporun 5.3.1.3 no'lu paragrafında makbuzları olmayan aidat gelirleriyle, bağış gelirleri incelenmiş, bu çerçevede de, 17,008 TL aidat geliri ile 44,380.66 TL tutarında bağış gelirinin makbuzu olmadığı tespit edilmiştir. Partinin ilgili makbuzları Sayıştay'a sunmadığı, huzurumuzdakilerden anlaşılmaktadır. Makbuzla desteklenmeyen kesin olarak saptanmış miktardaki bir geliri, 49/2015 sayılı Yasa'ya uygun bir gelir olarak kabul etme imkânı yoktur. Makbuz zorunluluğunun temel amacı, partilerin gelirlerinin Yasa'ya uygun olup olmadığının incelenebilmesidir. Aksi halde yani makbuz zorunluluğu olmayan bir halde partinin gelirinin kaynağı belirsiz olacak ve partiler elde edemeyecekleri veya yasaya aykırı olarak elde ettikleri gelirleri de hiçbir sorunla karşılaşmadan bünyelerine katabileceklerdir. Bu nedenle, makbuzu olmadığı tespit edilen geliri, sırf aidat geliri diye belirtildiği için aidat geliri olarak kabul etmek mümkün olamamaktadır. Aidat geliri olduğu gösterilemeyen bir geliri ise, yasal gelir kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Bu noktada aidat geliri olarak kabul edilmeyen 17,008TL'nin Yasa'nın 40'ıncı maddesi tahtındaki gelir çeşitlerinden birisi kapsamında olmadığından hareketle ve yasada belirtilen kaynaklar dahilinde elde edilen bir kaynak olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, 17,008 TL'ye hazinece el konulmasına karar veririm.
Bağış gelirleri de, 42'nci maddenin (2)'nci fıkrasına göre makbuzla alınmak durumundadır ve bu düzenlemeye aykırı makbuzsuz bağışların 49'uncu maddenin (1)'inci fıkrası gereği hazineye gelir olarak kaydı gerekmektedir. Bu nedenle makbuzsuz durumdaki 44,380.66 TL'ye de hazinece el konmasına karar veririm.
5- Raporun 5.3.1.4 no'lu paragrafında fazladan gelir olarak kaydedilen tahsilatlar başlığı altında bir inceleme yapılmıştır. Bu kısımda yevmiye defter kayıtlarına yanlış bir yansıtma yapıldığı yer almaktadır. Baştan beri söylediğim üzere, Anayasa Mahkemesi mali denetimini Yasa'da yer bulan makbuzlar, defterler ve kesin hesap üzerinden yapmaktadır. Yevmiye defteri Yasa'ca öngörülen bir defter konumunda görünmemektedir. O nedenle, bu noktadaki değerlendirme ile ilgili Anayasa Mahkemesinin bir karar üretmesine gerek bulunmamaktadır.
6- Raporun 5.3.1.5 no'lu paragrafında makbuzların düzenlenmesine ilişkin hususlar başlığı altında bir değerlendirme yapılmıştır. Yasa'nın 46'ncı maddesine göre makbuzlarda imzası bulunması gerekenler yalnızca makbuzu düzenleyen kişilerdir. Rapora göre bu özdeki madde dikkate alınmadan 3,690 TL'lik makbuz düzenlenmiştir. Rapora ekli ilgili makbuz fotokopilerine bakıldığında, ilgili makbuzlarda ödemeyi alanın imzasının bulunduğu, yani Yasa'nın 46'ncı maddesine bir aykırılık olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle belirtilen noktada Yasa'ya herhangi bir aykırılık bulunmadığına karar veririm.
7- Raporun 5.3.1.6 no'lu paragrafında kaydı yapılmayan gelirler başlığı altında inceleme yapılmıştır. Buna göre makbuzlar karşılığı tahsil edilen 1,030 TL tutarındaki meblağ kasa ve banka hesaplarında yer almamaktadır. Rapordan anlaşıldığı üzere, konu inceleme parti yönetmeliği esas alınarak yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin mali denetimi parti yönetmeliğine göre yapmadığı yukarıda vurgulanmıştır. Bu nedenle, bu konu ile ilgili de bir karar üretilmesine gerek bulunmamaktadır.
8- Raporun 5.3.1.7 no'lu paragrafında hesaplara eksik yansıtılan tahsilatlar başlığı altında bir inceleme yapılmıştır. Buna göre, tahsilat makbuzlarında yer alan 1,250 TL tutarındaki gelirden 280 TL'lik kısım hesaplara eksik yansıtılmıştır. Burda uyuşmayanın makbuzlarla gelir-gider defterindeki rakamlar mı olduğunu net olarak algılamak mümkün görünmemektedir. Anlaşılan odur ki inceleme yine partinin yönetmeliği ve ordaki kurallar esas alınarak yapılmıştır. Sürekli tekrar ettiğim üzere, Anayasa Mahkemesi mali denetimini partinin tüzük veya yönetmeliğine göre yapmaz. Bu nedenle, bu noktadaki inceleme açısından da bir karar üretilmesine gerek bulunmamaktadır.
9- Raporun 5.4 no'lu paragrafı giderlerin incelenmesi başlıklıdır ve bu kısım altındaki 5.4.1.1 no'lu paragrafta kasanın imprest hesabı olarak kullanılması başlığı altında bir inceleme ve değerlendirme yapılmış, buna bağlı olarak da ilgili işlemlerin parti tüzük ve yönetmeliği dikkate alınmadan yapıldığı özlü bir tespit gerçekleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin mali denetim yaparken parti tüzük ve yönetmeliklerinde yer bulan usuli kurallara yönelik aykırılıklarla ilgili bir inceleme yapmaması gerektiğini yukarıda belirtmiştim. Bu nedenle, bu özdeki tespitlerle ilgili Anayasa Mahkemesinin bir karar üretmesi gerekmediğine karar veririm.
10- Raporun 5.4.1.2 no'lu paragrafında personelin sözleşmesinin olmaması konusu incelenmiştir.
22/1992 sayılı İş Yasası'nın 9'uncu maddesinde hizmet akitleri ile ilgili kural olmakla birlikte, yukarıda vurgulandığı üzere, yasaya uygunluk denetimi, yalnızca 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'na uygunluğu kapsadığından, Anayasa Mahkemesinin, Sayıştayca bu konuda yapılan tespitler dolayısıyla bir yasaya aykırılık bulunduğu sonucuna varması da mümkün olamamaktadır.
11- Raporun 5.4.1.3 no'lu paragrafında harcamalara ilişkin kararların olmaması incelenmiştir. 49/2015 sayılı Yasa gereği karar defterinin tutulması bir zorunluluk olarak düzenlenmiş haldedir (Madde 35). Raporun bu kısmında incelenenin, tüzük gereği harcamalar için karar alınmış olması gerekirken, parti organlarınca bir karar alınmadığı hususu olduğu açıktır. Yukarıda belirttiğim üzere bir partinin kendi tüzük ve yönetmeliğine uygun hareket edip etmediği, Anayasa Mahkemesince gerçekleştirilecek mali denetimin konusu değildir. Ayrıca hemen belirtmek gerekir ki, karar defteri tutulmamış ise de, bu husus da Anayasa Mahkemesinin mali denetim kapsamında karar vereceği bir husus olmaktan ziyade 49/2015 sayılı Yasa'nın 64'üncü maddesi kapsamında yetkili Mahkemece karar verilecek bir husus olarak kendini göstermektedir.
12- Raporun 5.4.1.4 no'lu paragrafında ödeme emri belgesi düzenlenmeden yapılan harcamalar incelenmiştir. Bu kısımdaki inceleme ve tespitler de yine temel olarak tüzük ve yönetmeliklerdeki usuli kurallara aykırılık boyutundadır. Bu nedenle, bu kısımla ilgili de Anayasa Mahkemesi'nin bir karar üretmesine gerek bulunmamaktadır.
13- Raporun 5.4.1.5 no'lu paragrafında faturası olmayan harcamalar başlığı altında bir inceleme yapılmıştır. Fatura yokluğu boyutuyla sınırlı olmak üzere bu kısımda yer verilen harcamaların doğruluğu teyit edilmiş harcamalar olmadıkları, bu nedenle doğruluğa uygun olmadıkları sonucuna varırım. Fatura zorunluluğu 49/2015 sayılı Yasa'dan değil, yürürlükteki diğer mevzuattan kaynaklandığından, bu konuda yasaya aykırılık tespiti yapılamayacağını belirtmekte yarar görürüm. Yine belirtmek isterim ki, bu kısımda yer bulan parti, tüzük ve yönetmeliklerine aykırılık tespitleri (tabii ki aynı zamanda Yasa'daki düzenlemelere de aykırılık bulunmadığı sürece) sürekli vurgulandığı üzere Anayasa Mahkemesince yapılacak mali denetim kapsamındaki hususlardan değildir. Bu nedenle konunun bu boyutu ile ilgili karar verilmesi gerekmemektedir.
14- Raporun 5.4.1.6 no'lu paragrafında tevsik edici belgesi bulunmayan harcamalar (ödeme emri, fatura, makbuz) başlığı altında inceleme yapılmıştır. Bu kısımla ilgili olarak yukarıda 5.4.1.5 no'lu paragrafla ilgili dile getirdiklerim aynen geçerli olduğundan, ordaki kararımı bu paragraf altındaki inceleme ve tespitler için de tekrarlarım.
15- Raporun 5.4.1.7 no'lu paragrafında parti tüzel kişiliği adına olmayan harcamalar başlığı altında inceleme yapılmıştır. Bu kısım altındaki incelemelerin bir kısmı da parti tüzük ve yönetmeliklerinin usuli kurallarına aykırılıklar şeklindedir. Bu konularda Anayasa Mahkemesinin bir karar vermemesi gerektiği yukarıda vurgulanmıştır. Ancak bu kısımdaki temel tespit, belirtilenler ötesinde, Halkın Partisi adına olmayan su ve elektrik sayaçları için Lefkoşa Türk Belediyesine ve Elektrik Kurumuna ödeme yapıldığı özlüdür ki, bu husus partinin borcu olmadığı halde parti tarafından ödeme yapıldığını düşündürecek bir durum yaratmaktadır. Parti konuyla ilgili izahında, sayaçların parti adına olacak şekilde değiştirilmemesi dolayısıyla bunun gerçekleştiğini dile getirmiştir. Böylesi bir izah karşısında partinin kendi kullanımında olmayan yerler için, diğer bir söylemle parti borcu olmayan borçlar için ödeme yaptığını kesin olarak söylemek mümkün olamamaktadır. Bu da doğruluk noktasında sorun olmadığını söylemeyi kaçınılmaz kılmaktadır.
49/2015 sayılı Yasa'nın 7'nci maddesi uyarınca partilerin ayrı bir tüzel kişiliği olduğu gerçeği ışığında konu incelendiğinde ise parti adına olmayan borçlar için parti bütçesinden ödeme yapıldığı kesin olarak tespit edilemediği için bu noktada yasaya aykırılık bulunmadığı yönünde de karar veririm.
16- Raporun 5.4.1.8 no'lu paragrafında, ödeme emri belgesine numara verilmemesi incelenmiştir. Bu konuyla ilgili tespitler yine parti tüzük ve yönetmeliğine dayanılarak yapılmıştır. Tüzük ve yönetmeliklerin Yasa'daki kurallardan ayrı olarak getirdiği usuli kurallara aykırılıkla ilgili yukarıda vurguladığım üzere, Anayasa Mahkemesinin herhangi bir karar üretmesi doğru ve gerekli değildir. Bu nedenle bu konuda da herhangi bir karar üretilmesine gerek olmadığına karar veririm.
Sonuç olarak;
1- 5.2.1.1 tahtında incelenen, makbuzsuz demirbaşların değerlerinin belirli olmaması nedeniyle bu konuda herhangi bir şekilde yasaya aykırılık teşkil yapılamayacağına; 8,112.19 TL'nin bilançoya yansıtılmamasının ise doğru olmadığına;
2- 5.3.1.1 tahtındaki yasada öngörülmemiş mizan ve yevmiye kayıtları ile ilgili olarak yapılan inceleme konusunda Anayasa Mahkemesinin denetim yapmasına gerek bulunmadığına;
3- 5.3.1.2 tahtındaki üyelik aidatlarına ilişkin parti meclis kararının olmamasına yönelik incelemede partinin üyelik aidat miktarı için belirlediği meblağdan farklı meblağların tahsil edildiği kesin olarak tespit edilmediğinden bu konuda bir karar üretilemeyeceğine; Partinin karar defteri olmaması veya defterin kaybedilmiş olması hususunun incelenmesinin ise Anayasa Mahkemesinin görev alanında olmadığına;
4- 5.3.1.3 tahtında incelenmiş makbuzsuz olan 17,008 TL (aidat geliri) ile 44,380.66 TL (bağış geliri)'ne Yasa'ya aykırılık nedeniyle hazinece el konmasına;
5- 5.3.1.4 tahtındaki yasada öngörülmemiş yevmiye defter kayıtlarındaki yanlışlık iddiaları ile ilgili Anayasa Mahkemesinin denetim yapmasına gerek bulunmadığına;
6- 5.3.1.5 tahtında incelenen makbuzların düzenlenmesi hususu açısından Yasa'ya aykırılık bulunmadığına;
7- 5.3.1.6 tahtındaki kaydı yapılmayan gelirler incelemesinin parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına;
8- 5.3.1.7 tahtındaki hesaplara eksik yansıtılan tahsilatlar ile ilgili incelemenin parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına;
9- 5.4.1.1 tahtındaki kasanın imprest hesabı olarak kullanılması ile ilgili incelemenin parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına;
10- 5.4.1.2 tahtındaki personelin sözleşmesinin olmaması ile ilgili incelemenin Yasa'ya uygunluk-aykırılık incelemesi kapsamında ele alınamayacağına;
11- 5.4.1.3 tahtındaki harcamalara ilişkin karar olmaması hususundaki incelemenin parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına; Karar defterinin tutulmamış olmasının incelenip karara bağlanmasının ise Anayasa Mahkemesi'nin görev alanında olmadığına;
12- 5.4.1.4 tahtındaki ödeme emri belgesi olmayan harcamalarla ilgili incelemenin parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına;
13- 5.4.1.5 tahtında incelenen, faturası olmadan yapılan harcamaların doğru olmadığına;
14- 5.4.1.6 tahtında incelenen, tevsik edici belgesi olmadan yapılan harcamaların doğru olmadığına;
15- 5.4.1.7 tahtında incelenen, parti tüzel kişiliği adına olmayan harcama yapıldığı hususundaki değerlendirmeler kesin olarak ortaya konamadığından, bu konuda doğru olmayan veya yasaya aykırı olan bir harcama yapıldığının söylenemeyeceğine;
ve, 16- 5.4.1.8 tahtında incelenen, ödeme emri belgelerine numara verilmemesi hususunun parti tüzük veya yönetmeliği esas alınarak yapıldığı için Anayasa Mahkemesi tarafından bu konuda denetim yapılmasına gerek bulunmadığına;
Karar Verim.
Gülden Çiftçioğlu: Sayın Başkan Narin Ferdi Şefik'in gerekçelerine ve vardığı sonuca aynen katılırım.
Bertan Özerdağ: Sayın Başkan'ın yazmış olduğu kararı daha önce okuma fırsatım oldu. Kendisinin kararındaki gerekçeleri ve vardığı sonuç ile hemfikirim.
Beril Çağdal: Bu meselede her iki meslektaşım tarafından yapılan incelemeyi önceden okudum. Sayın Tanju Öncül tarafından yapılan incelemedeki gerekçeler ve varılan sonuca katılmaktayım.
SONUÇ:
- Oy çokluğu ile bağış olarak usulsüz temin edilen 8,112,19.TL'nin Hazineye irat kaydedilmesine,
- Oy birliği ile makbuzsuz temin edilen gelir miktarı olarak 17,008.00.TL aidat geliri ve 44,380.66.TL'lik bağış gelirinin toplamı olarak 61,388.66TL'sının Hazineye irat kaydedilmesine emir verilir.
Oyçokluğu ile işbu kararın bir suretinin KKTC Başsavcılığına tebliğ edilmesine ve gelirler başlığı altında 2, 3,5, 7,8 numaralı başlıklar ve giderler başlığı altındaki 3. Başlık altındaki madde 35 ile ilgili bulguların Başsavcılık tarafından değerlendirilmesine direktif verilir.
Narin Ferdi Şefik, Başkan Gülden Çiftçioğlu, Üye Tanju Öncül, Üye Bertan Özerdağ, Üye Beril Çağdal, Üye
14 Mayıs 2024