Sayı: 419
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No: 55/2023
Yüksek Seçim Kurulu huzurunda Sayın Meriç Erülkü'nün ön seçim konusu ile ilgili İlçe Seçim Kurulu kararından Yüksek Seçim Kuruluna yaptığı itiraz vardır. Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu bu konuda karar üretmeyerek, yetkinin Yüksek Seçim Kurulunda olduğuna karar vermiştir. Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu kararı doğrudur. Yetki, Yüksek Seçim Kurulunda olduğu için Yüksek Seçim Kuruluna ön seçim yapılmadığından dolayı yapılan şikâyetin dinlenmesine geçilecektir.
Dolayısıyla huzurumuzda Lefkoşa İlçe Seçim Kurulundan yapılan itirazın oybirliği ile değerlendirilmeden reddedilmesine karar verilir.
Lefkoşa, 6/6/2023
Narin Ferdi Şefik Başkan
Gülden Çiftçioğlu Üye
Tanju Öncül Üye
Bertan Özerdağ Üye
Peri Hakkı Üye
1121
Sayi:420
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No: 56/2023
Sayın Narin Ferdi Şefik (Başkan): Meriç Erülkü 3.6.2023 tarihli seçime katılmak üzere aday gösteren siyasi partiler, Bağımsızlık Yolu, Cumhuriyetçi Türk Partisi, Demokrat Parti, Toplumcu Demokrasi Partisi, Ulusal Birlik Partisi, Yeniden Doğuş Partisi'nin adaylarına itiraz hakkı başlıklı 6 ayrı yazı ile 2.6.2023 tarihli Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu kararına itirazı olduğunu ifade ederek, Yüksek Seçim Kurulu'na itiraz olarak başvurduğunu belirtmiş, devamında, aynı yazı ile İlçe Seçim Kurulu kararında ifade edildiği şekilde 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası altında yetki Yüksek Seçim Kurulu'nda ise direkt Yüksek Seçim Kurulu nezdinde de itirazını yazıları ile kaydettiğini ifade etmiştir.
Meriç Erülkü'nün altı ayrı siyasal parti adayı ile ilgili itirazı, tüm partilerin 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası madde 27(1) altında ön seçim yapılmaksızın aday belirlemesine yöneliktir. Bu konu 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası ile Yüksek Seçim Kuruluna verilen bir yetki olduğu cihetle İlçe Seçim Kurulu bu konuda hata yapmış değildir. Bu nedenle ön seçim ile ilgili iddiaların İlçe Seçim Kurulundan Yüksek Seçim Kuruluna yapılan itiraz olarak değil de Yüksek Seçim Kuruluna yapılmış bir şikayet olarak değerlendirilmesi gereklidir.
Yüksek Seçim Kurulu tarafından yayımlanan seçim programına göre siyasi partilerin adaylarını 29.5.2023 tarihine kadar belirlemeleri gerekli idi ve 31 Mayıs 2023'de ise aday müracaatlarının Yüksek Seçim Kurulu'na yapılması gerektiği yasa gereği seçim takviminde yer almıştı. Aday başvuruları alındıktan sonra bu müracaatlar 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası madde 58(7) altında Yüksek Seçim Kurulu tarafından İlçe Seçim Kuruluna bildirilir ve gerek Yüksek Seçim Kurulu gerekse İlçe Seçim Kurulu geçici olarak
1122
adayları ilan ederler. YSK'ya yapılan siyasi parti adaylarının müracaatları, bir parti hariç tümü de İlçe Seçim Kuruluna bildirilmiş ve ayrıca geçici olarak yayımlanmıştır. Bildirilmeyen tek siyasal parti ile ilgili karar YSK Karar No. 34/2023 olarak yayımlanmıştır. O kararda 29.5.2023 tarihine kadar ara seçime katılacak adayını yasaya uygun bir şekilde belirlemeyen siyasal partinin aday başvurusu Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedilmiştir.
Bu durumda Yüksek Seçim Kurulu 34/2023'deki karara konu siyasi partiler dışındaki tüm parti adayları ile ilgili işlem yaparak bu adayları İlçe Seçim Kurulu'na bildirmiş ve ayrıca geçici olarak bu adayları yayımlanmıştır.
Meriç Erülkü'nün Yüksek Seçim Kurulu'na yaptığı müracaat bu durumda 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası madde 167 altında ele alınmalıdır.
Madde 167 aynen şöyledir:
- (1) Her türlü seçimin veya halkoylamasının devamı sırasında, Yüksek Seçim Kurulunun aldığı veya itiraz yoluyla verdiği kararlar dışında kalan işlemler, tedbirler ve sair işlemleriyle, bu Yasada başka bir merciye şikayet veya başvurma yolu gösterilmemiş ve fakat alt kurulların görevleri sınırlarını aşmış olan veya bu nitelikte bulunan Yasaya aykırı hareketlerden dolayı, seçme yeterliğine sahip yurttaşlar, siyasal partiler veya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri, gözlemciler, adaylar ve milletvekilleri tarafından yazılı olarak doğrudan doğruya, Yüksek Seçim Kuruluna şikayet edilebilir.
(2) Yazılı şikayetlerin 150. maddede gösterilen şekilde olması gerekir. Bu şikayetler üzerine, Yüksek Seçim Kurulunca derhal ve kesin olarak karar verilir.
Meriç Erülkü'nün Yüksek Seçim Kuruluna müracaatı madde 167 altında seçimin devamı sırasında Yüksek Seçim Kurulunun 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası madde 27 altında
1123
aldığı bir karar neticesinde yapılan işlem kapsamında incelenecektir.
49/2015 Siyasal Partiler Yasası madde 27(1) aynen şöyledir:
- (1) Siyasal partilerin milletvekili genel seçimlerinde gösterecekleri adaylar ve adayların sırası, her seçim bölgesi için, Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenen ve parti tüzüğüne göre o seçim bölgesindeki delegelerin veya üyelerin oy kullanacağı, demokratik kurallara uygun ön seçimlerle belirlenir.
Ancak siyasal partilerin tüzüklerinde belirlenen istisnai durumlarda, adaylar parti meclisi tarafından belirlenir.
(2) (3)
Bu maddeye karşı itirazlara konu yapılan siyasi partilerin ne şekilde aday belirlediklerine bakılması gerekir.
Müşterek olgu olarak kaydedilen bu hususlar her parti için ayrı olarak aşağıda belirtildiği şekilde kaydedilmiştir:
Bağımsızlık Yolu; "Tüm üyelerimizin kayıtlı bulunduğu hem de partimizden daha evvel aday olan kimselerin ve eylem ve etkinliklerin daha evvel gelen kimselerin de telefon numaralarının bulunduğu SMS göndermek suretiyle adaylık mühalini duyurmuş ve işbu adaylık mühalini gösteren SMS'te 22 Mayıs Pazartesi günü saat 17.00'ye kadar partinin kurumsal e-postası olan iletişim@bağımsızlikyolu.org adresine mail gönderilmesi yönünde mühal açılmıştır. Partimizin bu SMS'i gönderdiğine dair GSM operatöründen gelen iletim raporunu içeren e-posta da bizim müracaatımızın ekinde verilmektedir. Vodafone şifresi tarafından bu SMS'lerin gönderdiğiine dair.
İşbu adaylık mühaline 21 Mayıs Pazar günü Bağımsızlık Yolu'nun resmi e-posta adresi olan
iletişim@bağımsızlikyolu.org adresine mevcut parti adayımız Umut Ersoy ara seçimde Bağımsızlık Yolu adayı olarak seçimlere katılmak istediği yönündeki talebini müracaatını iletmiştir.
1124
Bu müracaatın alındığına dair cevap e-maili de yine 22 Mayıs Pazartesi sabah adaylık münhali süreci tamamlanmadan üyemize alındığına dair bir cevap maili gönderilmiştir. Yine partimizin kurumsal e-postası üzerinden ve verilen süre zarfında yani 22 Mayıs 2023 saat 17.00'ye kadar herhangi başka bir e-mail müracaat alınmamıştır ve Parti Meclisimiz 22 Mayıs 2023 akşamı tek adaylık müracaatı olan Umut Ersoy'a ait müracaatı oybirliği ile onaylamak suretiyle Yüksek Seçim Kurulu'na aday saptanmasına ilişkin bu yönde bir karar almıştır."
Cumhuriyetçi Türk Partisi "16 Mayıs 2023 tarihinde Parti Meclisinin almış olduğu bir kararla 17 Mayıs 2023 tarihinde hem Yenidüzen Gazetesi'nde tam gün yayımlanan bir ilanı hem de CTP sosyal medya hesabında yayımlanan tam günlük bir ilanı ki burada da öncelikle Yenidüzen Gazetesi'nde yayımlanmasıyla alakalı mesai bitimine kadar olan sürecin ilgili sosyal medya yayını ile de ki sabah 8'dir yayınımızın saati sosyal medyada da saat 18'e kadar uzattığımızı gösteren bir ilan yaptık. Devamında da bu başvuruya sadece 17 Mayıs 2023 tarihinde Sayın Sami Özuslu başvuru yapmıştır... Yüksek Seçim Kurulunun partilere yazmış olduğu ön seçim ihtiyacı var mı yok mu bildirimlerine de 23 Mayıs 2023 tarihinde yazılı bir yanıt vermiştir ve bu yazılı yanıtında da seçim için 17 Mayıs 2023 günü açmış olduğu ve tamamlamış olunan münhalle alakalı Sayın Sami Özuslu'nun tek aday olarak başvuru yaptığını ve Yüksek Seçim Kurulunun denetiminde olan önseçimine ihtiyaç olmadığı konusunda bir de bildirim yapmıştır. Daha sonra Yüksek Seçim Kurulundan bu konunun olumsuz olduğuna dönük bir bildirim de almamıştır."
Demokrat Parti; "19.4.23 tarihinde www.kibrisgazetesi.com Kıbrıs Demokrat Parti adayı Serhan Aktunç şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Resmi olarak 18 Mayıs'ta 2 Gazetede Vatan Medyada ilan verilmiştir. 19 Mayıs'ta Serhan Aktunç Bey
1125
tarafından başvuru yapılmıştır. Tek bir başvuru oldu. Başka biri başvurmadı 20 Mayıs'ta Merkez Yönetim Kurulu bu başvuruyu onadı ve hemen akabine parti meclisi divan başkanlığı nezdinde oybirliği ile aday belirlemiş oldu. Dolayısıyla tek aday, bir müracaat olduğu için de önseçime ihtiyaç duymadı."
Toplumcu Demokrasi Partisi; "10 Mayıs'ta Toplumcu Demokrasi Partisi basın toplantısı düzenleyip de Sayın Tacan Reynar'ın konuştuğu kürsünün önünde partinin amblemi bulunurken Tacan Reynar tarafından yapılan basın açıklaması ile aday olduğu bildirilmiştir. 18 Mayıs'ta Gazete ilanı yoluyla hem Halkın Sesi'nde hem de Avrupa Gazete'sinde yayımlanmak suretiyle 20 Mayıs'a kadar kabul yapılacağı yönünde bilgi verilmiştir. Buna binaen 19 Mayıs 2023 tarihinde Tacan Reynar adaylık müracaatını yapmıştır. Yine 22 Mayıs 2023 tarihinde parti yetkili organları tarafından tutanak oluşturulup tek adayın Tacan Reynar olarak müracaat ettiği belirtilmiştir. Ve yine buna müteakip 23 Mayıs 2023 tarihinde Toplumcu Demokrasi Partisi, Parti Meclisi toplanarak bunu onaylamıştır.
Ulusal Birlik Partisi; "20 Nisan 2023'de partinin aday belirlendiği açıklaması yapıldı ve 26'sında Merkez Yönetim Kurulu'nun bu adayı onaylandığı açıklaması yapıldı. 24 Nisan 2023'de Merkez Yönetim Kurulu bir hayli maddenin yanında 7'nci maddede Güneş Gazetesi ile duyuru yapılması kararını aldı. 29 Nisan 2023'de münhal aday kabul edildiği duyurusu Güneş Gazete'sinde 3 gün süre verilerek yayımlandı ve 2 Mayıs 2023 saat 17.00'ye kadar müracaat kabul edileceği belirtildi. Süresinde 2 Mayıs 2023'de Ali Başman müracaat etti. Başka herhangi bir müracaat olmadı. 10 Mayıs 2023'de Merkez Yönetim Kurulu tek aday olarak onayladı Ali Başman'ı ve tek aday olduğu için de seçime gitmedi. Yüksek Seçim Kurulu'na
1126
bildirsin diye Genel Sekreter yetkilendirildi 16 Mayıs 2023'de ve bu saptama Yüksek Seçim Kurulu'na bildirildi."
Yeniden Doğuş Partisi; "8 Mayıs 2023'de parti başkanımız bir kadın aday olacağını açıkladı. 18 Mayıs 2023 tarihinde Halkın Sesi Gazetesi'nde müracaat kabulü için ilan yapılmıştır. 19'unda müracaat alındı ve Sayın Figen Hanım da 19 Mayıs 2023'de evet müracaatını yaptı. Parti Merkezi Yönetim Kurulu tarafından bu müracaat süre dahilinde kabul edilmiştir."
Müşterek olguların tesbit edilmesinden sonra, Meriç Erülkü itirazının mahiyetini izah etmiş ve siyasi partiler teker teker alfabetik sıraya göre cevap vermişlerdir.
Meriç Erülkü iddialarını 2 başlık altında ileri sürmüştür. Bağımsızlık Yolu'nun SMS mesajı ile açtığı münhalin yetersiz olduğunu, CTP'nin iki ayrı ilan vererek bu ilanlarda farklı müracaat süresi verdiğini, verilen süre içerisinde aday olmak için gerekli evrakların tedarik edilmesinin imkansız olduğunu, bu iki partinin belirledikleri adaylar dışında herhangi bir kişinin müracaat etmesini engellemek istediklerini, her halükârda tek aday olsa dahi ön seçim yapılmasının madde 27'ye göre şart olduğunu, bu süreç takip edilmediği cihetle 2 partinin de aday müracatının iptal edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. CTP yayınladığı ilanın bir tanesinde mesai sonuna kadar müracaat kabul edilebileceğini belirtmiş, diğer ilanda ise müracaatın saat 18.00'e kadar yapılabileceğini belirtmiştir.
- başlık altında toplanan idddiaları ise, Bağımsızlık Yolu ve Cumhuriyetçi Türk Partisi dışındaki siyasal partilerin müracaatları ile tümünün de adaylarını 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası madde 27 (1)'e uygun olmayan bir şekilde
1127
tespit ettikleri, sosyal medyada ve bazı gazetelerde bu partilerin üst kademelerinin belirledikleri isimlerin aday olarak açıklandığı ve bu bilgilerin yayımlandığı, daha sonra Yüksek Seçim Kurulu'nun tüm siyasi partilere yönelik yaptığı toplantı neticesinde siyasi partilerin göstermelik de olsa adaylarının başvurması için münhal yayılmadıkları, bu münhallere sadece daha önce isimleri bir şekilde basında yer alan kişilerin müracaat ettikleri, tek aday müracaatı neticesinde hiç birinin ön seçim yapmaksızın bu adayların müracaatlarının parti tüzüklerine uygun bir şekilde parti meclisi veya Merkez Yönetim Kurulu'na onaylattıklarını ve bu isimler ile 31.5.2023 tarihinde Yüksek Seçim Kuruluna müracaat yaptıklarını, Yüksek Seçim Kurulunun da bu isimleri geçici olarak ilan ederek İlçe Seçim Kuruluna bildirdiklerini ifade etmiştir.
Öncelikle tek adaylı bir seçimde siyasi partilere sadece birer kişi müracaat etmişse, ön seçim yapılmasının yasal olarak gerekli olup olmadığının incelenmesi gerekir.
Parti tüzüklerinde aday belirlenmesi için belirli bir oranda adayın üyeler tarafından onaylanması şartı bulunmadığı takdirde, tüzükte bir müracaatın adaylıkla sonuçlanması için o müracaatın oylanarak belirli bir oy sayısına ulaşılması gerekmiyorsa, her tek müracaat adaylık hakkı kazanacağından ön seçim yapılması gereksiz kalmaktadır.
İtiraz edilen siyasi partilerin tüzüklerinin hiç birinde aday belirlenmesi için müracaat eden kişilerin belirli bir oranda oy alması gerektiği belirtilmediği cihetle de tek aday olan müracaatlarda ön seçim yapılmasına gerek olmadığına karar verilmelidir.
Bu durumda karar verilmesi gerekli ikinci husus SMS yolu ile adaylık başvurusu için davet yapılmasında hata olup
1128
olmadığı hususudur. Tüm parti üyelerin kayıtlı bulunduğu bir ortama mesaj gönderilerek aday olmak isteyen parti üyelerine başvuru yapma hakkı tanınmasının antidemokratik bir yöntem olduğu kabul edilemez.
Münhal ilanlarında verilen sürenin kısa olmasının hatalı olduğu hususuna gelince, kısa süreli müracaat hakkı tanıyan bir ilan arzu edilen bir yöntem olmamakla birlikte münhal ilanının ne kadar süreli olması gerektiği konusunda herhangi bir kural yokluğunda verilen sürenin yanlış olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Tek adaylı bir münhalde ön seçim yapılmasına gerek olmadığına karar verdikten sonra her halükârda münhal süresinin de Yüksek Seçim Kurulu’nun denetimine tabi olan bir husus olduğu söylenemez.
DP, TDP, UBP, YDP adaylarının isimleri 17.5.2023 tarihi itibaren ile münhal ilanı, tek aday başvurusu ve bu kişilerin adaylıklarının parti yetkili kurumlarının onaylanması ile neticelenmiştir. Bu yöntem, tek aday olduğu zaman ön seçim yapılmasına gerek olmadığı kararı neticesinde, madde 27 altında hatalı olmamıştır.
Ancak bu partiler bir nedenle adaylarının kim olacağını münhal ilan etmeden önce basında veya sosyal medyada duyurulmasına neden olmuşlar veya açıklama yapmışlar ve “münhal ilanından sonra da adaylık münhaline ilgili partilerden sadece bu kişiler müracaat etmiş ve akabinde müracaatları onaylanmış ve isimler Yüksek Seçim Kurulu’na bildirilmiştir.
Bu olgular siyasi partilerin esasen ilk etapta adaylarını madde 27’ye uygun olmayan yöntemlerle belirleme yönünde hareket ettiklerini, Yüksek Seçim Kurulu tarafından ikaz edildikten sonra ise doğru yönteme adapte olma çalışmasına gittiklerinin göstergesidir.
1129
Karar verilmesi gerekli husus partilerin uyguladıkları bu yöntemin demokratik kurallara uygun olup olmadığıdır. Partiler ilk etapta adaylarını belli etmiş olsa da adaylar kesinleşmeden adaylık için münhal açılmıştır. Bir münhal açıldıktan sonra, parti üyelerinin veya o partiden aday olmak isteyen kişilerin müracaat etmelerinin engellendiğini söylemek mümkün değildir. Aday yarışına girmek isteyen her kişinin bu aşamada adaylık için müracaat etmesine herhangi bir engel yoktu. Sosyal medya veya basında bir ismin zikredilmesine rağmen aday olmak konusuna ilgi duyan kişilerin münhal ilanı neticesinde müracaat etmelerine ve demokratik bir seçim sürecine dahil olmalarına engel yoktu. Bu nedenle münhal ilan edilmeden önce sosyal medya aracılığı ile bazı isimlerin aday olacağı sözlerinin kullanılmış olmasının aday olmak isteyen kişilerin adaylık müracaatına engel teşkil etmediğine, dolayısıyla münhal öncesi aday isimlerinin basında veya sosyal medyada yer almasının madde 27(1)'e aykırılık doğrumadığına karar veririm.
Söylenen tüm nedenlerle siyasi partiler tarafından münhal ilanı yapıldıktan sonra bu siyasi partilerin de madde 27'ye uygun hareket ettikleri kabul edilmelidir. Dolayısı ile bu siyasi partiler tarafından uygulanan yöntem madde 27(1)'e aykırı olmamıştır.
Netice itibarı ile Meriç Erülkü tarafından altı siyasi partiye yönelik yapılan itirazların tümüyle ret ve iptal edilmesine karar veririm.
1130
Gülden Çiftçioğlu (Üye): 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 27. maddesinin 1. fıkrası, demokrasinin kurumlaşmasında siyasi partilerin öncü rol oynadığını dikkate alarak, siyasal partilerin kendi iç işleyişlerinde de demokratik ilkelere uygun hareket etmeleri, diğer bir ifade ile, parti içi demokrasinin gerçekleşmesi adına, milletvekili genel seçimleri bağlamında, Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenen ve siyasi partilerin tüm üyelerinin katılımıyla yapılacak ön seçimle aday belirlenmesi, ancak siyasal partilerin tüzüklerinde belirlenen istisnai durumlarda adayların parti meclisi tarafından belirleneceği esasını getirmiştir.
Yasanın "ön seçim" uygulamasını getiren hükmüne karşın, yasada belirlenen yöntem dışında adayını belirlemiş olduğu kabul edilebilen partiler için ne tür bir yaptırımın uygulanacağına dair Yasada herhangi bir hüküm mevcut değildir.
Yüksek Seçim Kurulu Karar No: 114/2022'de, 34/2023'te vurguladığım üzere, demokrasinin temellerinden biri seçimlerdir. Seçimlerin amacı halkın hür iradesinin verdiği oylarla belirlenmesidir. Siyasal partiler ise KKTC Anayasası'nın 70. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ister iktidarda ister muhalefette olsun siyasal hayatın vazgeçilmez öğeleridir.
Buna karşın siyasal partilerin kendi iç işleyişlerinde de demokratik ilkelere uygun hareket etmeleri, diğer bir ifade ile, parti içi demokrasinin gerçekleşmesi amacına yönelik olarak "ön seçim" uygulaması açısından oluşabilecek usulsüzlüklerin yaptırımının ne olacağının Yasada açıklıkla saptanması zaruridir.
"Ön seçim" uygulaması açısından oluşabilecek usulsüzlüklerin yaptırımının ne olacağının Yasada yer almadığı gerçeği ışığında, bir siyasal partinin seçime katılamaması yaptırımının ilgili siyasal partiye uygulanmasının ise Anayasa'nın 70. maddesinin 3. fıkrası ile bağdaşacağı söylenemez.
Belirtilenler ışığında, herhangi bir olgusal incelemeye geçmeksizin Sn. Meriç Erülkü tarafından yapılan müracaaatın reddi gerektiği kanaatindeyim.
1131
Sayın Tanju Öncül (Üye): Yüksek Seçim Kurulu’nun 114/2022 sayılı kararında azınlık görüşümde belirttiğim üzere, 49/2015 sayılı Yasa, 27’nci maddesinin (1)’inci fıkrasına uyulmaması noktasında da uymayana herhangi bir yaptırım öngörmediğinden, haklarında itirazlar yapılan partilerin 27(1)’e aykırı hareket edip etmediklerinden bağımsız olarak seçimlere girmelerinin yasaklanmasının veya adaylarının adaylıklarının iptal edilmesinin mümkün olmadığı kanaatindeyim.
Buna bağlı olarak da ilgili tüm partilerin seçimlere girmesinin yasaklanamayacağına veya aday başvurularının iptal edilemeyeceğine karar veririm.
Bertan Özerdağ (Üye): Bağımsız aday Meriç Erülkü tarafından yapılan başvuruda 25 Haziran 2023 tarihindeki milletvekilliği ara seçimlerinde seçime katılacak olan siyasi partilerin adaylarını demokratik kurallara uyulmadan ve/veya önseçim yapmadan belirlediği hususunda itirazda bulunmuştur.
Bağımsız adayın itirazı iki nokta üzerinde yoğunlaşmış olduğu açıktır;
1- Aday belirleme süreçleri demokratik kurallara uygun değildir, 2- Tek aday da olsa herhangi bir önseçim yapılmamıştır.
Aday belirleme süreçlerinde yaşananlarla ilgili Sayın Başkanın belirttiği olgularla hem fikirim. Bu kararda önseçim yapılmadığı iddiasını içeren itiraz yasaya uygunluk açısından incelenecektir.
Siyasi partiler bu itiraza cevaben tek bir adaylık başvurusu aldıkları için ön seçim yapmadıklarını ileri sürmektedir.
1132
Bu itirazlarla ilgili olarak sunulan olgularda birçok partinin önceden aday belirleyip belirlemediği veya parti üyelerine adaylık için demokratik kurallara uygun hak tanıyıp tanımadığı, siyasi partiler tarafından yapılan aday adaylık bildirimlerinin demokratik kurallara uygun olup olmadığı sorgulanmış ve bu konuda ciddi iddialar ileri sürülmüştür. Yüksek Seçim Kurulunun bu konudaki uyarılarına binaen aday belirleme ile ilgili siyasi partiler tarafından birtakım adımlar atılmış ve ilanlar verilmiş veya üyeleri bilgilendirilmiştir. Bununla birlikte seçime katılacak 6 siyasi partinin tümünde de tek aday başvuru yapmış ve bu gerekçeyle siyasi partiler tarafından ön seçim yapılmamıştır. İtiraza konu siyasi partilerin tüzüklerinin tümünde aday belirlemenin parti içi seçimle gerçekleşeceği kuralı yer almaktadır.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 3.maddesi uyarınca siyasal partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, demokratik siyasal hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin demokratik kurallarla yönetilmesi de demokrasinin sağlanması için zorunludur. Parlamenter sisteme dayalı yönetimlerde seçmenlerin siyasi parti adaylarını onaylayarak partilerin meclise girmesine ve yürütme görevini üstlenmesine olanak tanımaktadır. Demokrasinin sadece seçimlerle sınırlı kalmayarak parti içi içselleştirilebilmesi için demokratik kuralların ve aday belirleme süreçlerinin siyasi partilerde de uyulması bir gerekliliktir.
Siyasal partilerin aday belirleme süreç ve yöntemleri, demokratik yönetimlerde halkın temsiliyeti ile doğrudan bağlantılıdır. Demokrasilerde yönetenlerin seçilmesi her
1133
aşamada halkın iradesi ile olmalı, siyasi parti adayının seçimlerde halkın onayına sunulurken de demokratik kurallar takip edilmelidir. Demokrasiyi içselleştirmeyen bir siyasi partinin demokratik olması ve demokrasiye hizmet etmesi mümkün değildir. Bu nedenle siyasi hayatta demokrasi, siyasi partilerde başlamakta ve siyasi partilerde demokrasi yerleştiği oranda başarılı olmaktadır.
Belirtilenlerden anlaşılacağı üzere siyasi hayatta demokratik kuralların ve ülke demokrasisinin yerleşebilmesi için demokratik hayatın vazgeçilmez öğeleri olan yasama ve yürütme görevi üstlenecek kişilerin demokratik kurallarla siyasi partiler tarafından belirlenmesi gerekliliği büyük önem arz etmektedir.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin aday belirleme süreç ve yöntemlerini de yine demokratik kurallara uygun olarak yapılması zorunluluğunu hükmetmektedir. Yasanın ilgili maddesi aynen aşağıdaki gibidir;
Milletvekili Adaylarının Saptanması
27.(1) Siyasal partilerin milletvekili genel seçimlerinde gösterecekleri adaylar ve adayların sırası, her seçim bölgesi için, Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenen ve parti tüzüğüne göre o seçim bölgesindeki delegelerin veya üyelerin oy kullanacağı, demokratik kurallara uygun ön seçimlerle belirlenir.
Ancak siyasal partilerin tüzüklerinde belirlenen istisnai durumlarda, adaylar parti meclisi tarafından belirlenir.
Yasanın 27.maddesine göre siyasi partiler milletvekili adaylarını;
- Parti tüzüğüne göre,
- YSK tarafından denetlenen,
- Parti delege veya üyelerinin oy kullanacağı,
1134
- Demokratik kurallara uygun yapılan önseçimlerle belirlemesi gerekmektedir.
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ön seçim genel seçimde aday gösterilecek kişileri belirlemek için bir parti üyesi olan belli sayıdaki delegelerin katılımıyla yapılan seçim olarak tanımlanmaktadır. Demokratik kurallar ise hukukun üstünlüğünü sağlayan ve katılımcılığı esasa alan kurallardır.
Buna bağlı olarak yasa maddesinde önseçim sürecinde parti delege ve üyelerinin oy kullanma hakkını sağlamaktadır. Bunun yanında yasa maddesinde bu seçimin Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmesi gerekliliğini düzenlemektedir. Yüksek Seçim Kurulu'na yasa tarafından verilen önseçimlerdeki denetim görevi adayların belirlenmesinde siyasi partilerin aday belirleme süreçlerinde hukuka ve demokratik kurallara uygun davranıp davranmadıklarının denetiminin yapılması teminat altına alınmasıdır.
Yasa koyucu Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenecek demokratik kurallarla, üyelerin oy kullanacağı katılımcılık esası ile adayların ön seçim ile belirlenmesini mecburi kılmıştır.
Siyasi partiler adına itiraza cevaben 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın 62.maddesinde bir seçimde tek aday bulunduğunda seçim yapılmadan seçilmiş sayılacağı kuralının bu hususta uygulanması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
Seçim ve Halkoylaması Yasası sadece milletvekilliği, cumhurbaşkanlığı ve belediye seçimlerinde uygulanabilecek bir yasadır. Bu nedenle Seçim ve Halkoylaması Yasasının 62.maddesi siyasi partilerin 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 27. maddesinde düzenlenen aday belirleme sürecinde uygulanamayacağı açık olduğu bir gerçektir.
1135
Diğer taraftan 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası sadece bir adayın aday olduğu parti içi seçimlerde önseçim yapılmamasına cevaz veren veya önseçim yapılmadan da adayın belirlenmesini sağlayan açık bir kural bulunmamaktadır.
49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası adaylarını tüzüklerine uygun olarak belirlemeleri gerektiğini düzenlediğinden ve itiraza konu siyasi partilerin tüzüklerinde adayların seçimle belirleneceği açıklıkla yazıldığından itiraza konu siyasi partilerin yasada belirtildiği üzere tüzüklerinde belirtilen şekilde bir seçim yapmaları gerekmekteydi. Bir seçimle ilgili tek bir adayın başvurması halinde seçim yapılmayacağına ilişkin ne yasada ne de tüzüklerinde düzenleme bulunmadığından ön seçim yapılmaksızın adayın belirlenebileceği sonucuna varılamaz. Bu nedenle bir ön seçim yapılmadan milletvekilliği seçimi için siyasi parti tarafından yasaya uygun olarak aday belirlendiği ve Yüksek Seçim Kurulunun denetiminden geçtiğinden söz edilemez.
Tek bir aday varsa neden seçim yapılsın diye bir soru akla gelebilir. Buna cevaben bu konuya basit matematiksel bir hesapla değil siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerde adayların belirlenmesi de dahil demokrasinin çalıştığının denetlenmesi ve siyasi partilerde çarkların demokratik yöntemlerle çalıştığının teminat altına alınmasının sağlanması gayesiyle bakılmalıdır. Bu yasada düzenlendiği şekilde Yüksek Seçim Kurulunun denetiminin gerçekleştirileceği parti tüzüklerine uygun, parti üyelerinin oy kullanmalarına olanak tanıyan ve katılımcılığı esas alan ön seçimler yapılmadığından bugün Yüksek Seçim Kurulunda siyasi partilerde parti içi çarkların demokratik kuralların uygun olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığını tartışmaktayız.
1136
Siyasi partilerde katılımcı, çoğulcu demokrasinin sağlanabilmesi için her koşulda parti üyelerinin ve delegelerinin onayına sunulması gereklidir.
Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin tüzüklerine ve yasaya uygun olmayan, demokratik kuralların bertaraf edilmesine yol açabilecek yöntemlere fırsat tanıyan kapıların açılmasına ve yasal boşlukların doldurulmasına olanak tanınması yukarıda ifade ettiğim üzere siyasi hayatın ve demokrasinin başlangıç noktası olan siyasi partilerin demokrasiden uzaklaşmasına, siyasi partilerin Yüksek Seçim Kurulunun denetiminin dışına çıkmasına, katılımcılığın engellenmesine ve parti merkezci adayların belirlenmesine sebebiyet verilebilecek ve önü açılacaktır.
Bu hukuki inceleme ve mevcut olgular dikkate alındığında itiraza konu siyasi partilerin;
a. Tüzüklerinde düzenlendiği şekilde b. Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenecek, c. Üyelerinin oy kullanacağı d. Bir ön seçim yapmadan aday belirlediklerinden
demokratik kurallara ve yasaya uygun olarak aday belirledikleri sonucuna varılamaz.
Belirttiğim gerekçelerle, Yüksek Seçim Kurulunun 31/2018 ve 114/2022 sayılı kararlarındaki prensipler uyarınca 49/2015 sayılı Siyasal Partiler Yasası'nın 27.maddesine aykırı tespit edilen itiraza konu 6 siyasi parti adayının adaylıklarının iptal edilmesine karar veririm.
1137
Peri Hakkı (Üye): Sayın Başkan Narin Ferdi Şefik’in kararı ve vardığı sonuç ile hemfikirim.
Sonuç: Sonuç olarak, şahsım ve Sayın Peri Hakkı’nın tek aday olduğu takdirde madde 27(1) altında Yüksek Seçim Kurulu denetiminde ön seçim yapılmasına gerek olmadığı için itirazlarının reddine; Sayın Bertan Özerdağ’ın -herhalükârda ön seçim yapılması gerektiğine, yapılmadığı için itirazların kabulüne ve Siyasi Parti adaylarının iptaline; Sayın Gülden Çiftçioğlu ve Sayın Tanju Öncül’ün ön seçim yapılmaması halinde dahi madde 27(1)’e aykırılık ile ilgili yaptırım bulunmadığı için itirazların reddine; sonuç olarak oy çokluğu ile Meriç Erülkü’nün itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir.
Lefkoşa, 6/6/2023
Narin Ferdi Şefik Başkan
Gülden Çiftçioğlu Üye
Tanju Öncül Üye
Bertan Özerdağ Üye
Peri Hakkı Üye
1138
Sayi:421
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Karar No: 57/2023
Narin Ferdi Şefik (Başkan): Sayın Meriç Erülkü'nün yaptığı 3'üncü itiraz Sayın Tacan Reynar ile ilgili İlçe Seçim Kurulu'nun verdiği kararla ilgili Yüksek Seçim Kurulu'na itirazdır. Burada iki karar vardır. Buyurun Gülden Hanım.
Gülden Çiftçioğlu (Üye):
25 Haziran 2023 tarihinde yapılacak Milletvekilliği ve Yerel Kuruluş Organları Ara Seçimlerinde TDP'nin milletvekili adayı Sn. Tacan Reynar'ın adaylığına, Sn. Meriç Erülkü tarafından yapılan itirazın İlçe Seçim Kurulu tarafından incelenerek reddedilmesi kararına, Sn. Meriç Erülkü tarafından yapılan itiraz Yüksek Seçim Kurulu huzurunda dinlenmiştir.
İtiraz eden Sn. Meriç Erülkün'ün iddiası özetle, İlçe Seçim Kurulunun, Sn. Tacan Reynar'ın daimi ikametgâhının son 3 yıldan beri KKTC'de olduğuna dair bulgu yapmakla hata ettiği yönündedir.
İlçe Seçim Kurulu kararında şöyle demiştir:
"Bir diğer itiraz konusu ise Toplumcu Demokrasi Partisi adayı Sn. Tacan Reynar'ın en az 3 yıldan beridir daimi ikametgahının KKTC'de olmadığına yöneliktir.
Öncelikle daimi ikametgahın ne anlama geldiğinin tespiti gerekmektedir. Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 6. Baskı isimli eserde ikametgah 'Bir kimsenin yerleşme kast ve niyeti ile oturduğu yer' olarak tanımlanmıştır.
Yargıtay/Aile/Hukuk: 3/2001 Dağıtım 03/2002 de Kıbrıs'ta oturmaya başlayan bir kişinin başka yerde oturmaya başlamakla Kıbrıs'taki oturma yerini yitirmediği, Kıbrıs'taki oturma yerinin sona ermesi için bir daha Kıbrıs'a dönmemek niyetinde olduğunu gösteren kanıt bulunması gerektiğini belirtmiştir.
1139
İtiraz edilen şahadetinde, dil eğitimi almak için yurtdışına gittiğini, 2020 yılındaki pandemi nedeniyle uzun bir süre KKTC'ye gelemediğini, 2022 yılında kısa bir süreliğine KKTC'de kalıp eğitimine devam etmek için Kanada'ya geri döndüğünü, orada bulunduğu süre zarfında online eğitim veren Cisse isimli eğitim kurumunu kurduğunu, tüm bunlara rağmen KKTC ile daimi bağının hiç bir zaman kopmadığını, KKTC'de takip etmekte olduğu davalarının takibini meslektaşları vasıtasıyla yaptığını, evindeki elektrik ve su bağlantılarını kestirmediğini, Sosyal Sigortalar Dairesi nezdindeki yatırımlarına devam ettiğini, KKTC'yi temelli olarak terk edip Kanada'da ikamet etme niyetinin hiç bir zaman olmadığını belirtmiştir. Şahadetinde belirttiklerini destekleme amacıyla, Lefkoşa Türk Belediyesi'nden temin edilen su tüketimini gösteren mükellef hesap kartını, Sosyal Sigortalar Dairesi'nden alınan İşe Giriş Çıkış Dökümünü, Trios College'de 07.02.2022 - 24.02.2023 tarihleri arasında eğitim gördüğünü gösteren transkripti, Şubat 2023'te Trios College'den mezun olduğuna dair diplomayı Emare olarak sunmuş, adaylık başvurusu esnasında sunmuş olduğu muhtardan temin ettiği 3 yıldan beridir KKTC'de ikamet ettiğine dair ikametgah belgesinin de dikkate alınmasını talep etmiştir.
İtiraz edilenin KKTC'ye giriş çıkışlarına ilişkin Muhaceret Müdürlüğü'nden alınan adaya giriş çıkışlarını gösteren belge İlçe Seçim Kurulunun resen tanık olarak çağırdığı polis memuru tarafından emare olarak ibraz edilmiştir. Sözü edilen belge, tarafımızdan incelendiği zaman itiraz edilenin son 3 yıl içinde uzun bir süre yurt dışında bulunduğu görülmektedir.
Bununla birlikte, bir kişinin uzun bir süre yurt dışında olması yukarıda atıfta bulunduğumuz karardan da görülebileceği üzere tek başına KKTC'yi temelli olarak terk ettiği ve daimi ikametgahını değiştirdiği sonucunu doğurmaz. İtiraz edilenin sunmuş olduğu şahadet ibraz edilen emareler ile teyit edilmekte ve yurt dışına yerleşme amacıyla gitmediğini, daimi ikametgahını değiştirmediğini ortaya koymaktadır. İtiraz eden sunmuş olduğu şahadetle itiraz edilenin daimi ikametgahının son 3 yıldan beridir KKTC'de olmadığını ortaya koyamamıştır.
Tüm belirttiklerimiz ışığında, itiraz edenin tüm itirazları reddedilir."
1140
İlçe Seçim Kurulunun kararı incelendiğinde, daimi ikametgâhın ne anlama geldiğini hukuki olarak incelemeye tabi tuttuğu, huzurundaki şahadet ve emarelerden Sn. Tacan Reynar'ın daimi ikametgâhını değiştirmediği sonucuna vardığı ve sonuçta itirazı ret ettiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, Anayasa'nın Siyasal Haklar ve Ödevler başlıklı 4. bölümündeki, "Seçme, Halkoylamasına Katılma ve Seçilme Hakki" başlıklı 68. maddesinin (2). fıkrasına göre, 25 yaşını bitirmiş olan her yurttaş, seçilme hakkına sahiptir. Seçilebilmek için en az 3 yıldan beri daimi ikametgâhı Kuzey Kıbrıs'ta olmak ve yurt ödevini yerine getirmiş olmak koşuldur.
Aynı maddenin 3. fıkrasına göre, seçme ve seçilme ile ilgili nitelikler, bu Anayasa'nın kuralları saklı kalmak kaydıyla yasa ile düzenlenir.
Anayasa'nın yukarıdaki fıkrasına uygun olarak yapılan 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın 9. maddesinde seçilebilme nitelikleri ortaya konmuştur.
Yasanın 9. maddesinin (2) C) bendine göre, oy verme gününden önce en az 3 yıldan beri daimi ikametgâhının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içinde bulunması seçilebilme niteliklerindendir.
Yukarıdan görüleceği üzere, seçilme hakkı öncelikle Anayasamız tarafından düzenlenen siyasal bir haktır. Seçilebilme niteliği olarak 3 yıldan beri daimi ikametgâhının KKTC'de olması Anayasa'da yer aldığı gibi, 5/1976 sayılı Yasa'nın 9. maddesinde tekrarlanmıştır.
1141
Anayasanın 68. maddesinin (2). fıkrasında yer alan "daimi ikametgah" sözcüğünün ne anlama geldiği Anayasa Mahkemesince yorumlanmış değildir.
Buna karşın "daimi ikametgâh" sözcüğünün yorumu YSK Karar No:57/86 (R.G.) (YSK.Karar No.48/1986, 56/1986) sayılı kararda yapılmıştır.
Yüksek Seçim Kurulu bu meselede, huzurundaki şahadetten Süleyman Gül isimli kişinin 1961'de İngiltere'ye hicret ettiğini ve orada 1985 Aralığına kadar iş yapmakta olduğunu, Mart 1986'ya kadar yılın büyük bir kısmını İngiltere'de geçirip Kıbrıs'a yılda 1,2 -3 kez kısa süreler için gelmekte olduğunu, giriş kartında, giriş nedenini son kez hariç tatil yapmak holiday gösterdiği son giriş kartında giriş nedenini "yerleşmek" olarak gösterdiği, çıkış kartında ikamet ettiği ülke olarak londra olarak gösterdiğini, yurt ödevini bedelli askerlik gösterdiğini kabul etmiştir.
YSK, bu meselede "daimi ikametgah"ın teknik sözcükler olmayıp bunlara kendi alelade manalarının verilmesinin gerektiğini vurgulayarak, bir an için daimi ikametgah sözcüklerini "ikametgah" ve "alelade ikametgah" sözcükleri ile eş anlamlı kabul edilse bile, huzurundaki itiraz edilenin beyanlarından, Süleyman Gül'ün son 3 yıldan beri daimi ikametgahının Kuzey Kıbrıs olmadığı sonucuna varmıştır. İlaveten, itiraz edilenin Kıbrıs'ta ev insa etmiş olmasının da kendi başına daimi ikametgahın Kıbrıs'ta olduğunu göstermeye yeterli olmadığı bulgusunu yapmıştır.
YSK 70/90 sayılı meselede ise Gazi Mağusa İlçe Seçim Kurulu Orhan Üçok isimli kişinin daimi ikametgahının son 3 yıldan beri KKTC'de olmadığı yönünde yapılan itirazı kabul etmiştir.
1142
Yüksek Seçim Kuruluna yapılan itiraz sonucu, ilçe seçim kurulu tutanaklarını değerlendirdikten sonra, Orhan Üçok'un 1983 yılı içinde Türkiye'ye gittiği ve DYP kurucu üyeleri arasında yer aldığı bir gerçek olduğunu kabul ettikten sonra, Orhan Üçok'un kesilen elektriğini bağlamasını ve Girne'deki dairesini tahliye etmediğini de dikkate aldıktan sonra 1984'de Kıbrıs'a yerleşmek amacı ile geri döndüğüne dair bulgu yapmış ve İlçe Seçim Kurulunun kararını iptal etmiştir.
Yüksek Seçim Kurulunun yukarıdaki iki kararı takip edildiğinde varılan sonuç, "daimi ikametgâh" sözcüklerine alelade anlamının verilmesi ve bu bağlamda, ikametgah/alelade ikametgah sözcükleri ile eş anlamlı kabul edilmesinin gerekliliğidir.
Yüksek Seçim Kurulunun yukarıdaki kararlarından yapılacak çıkarım ikametgâh sözcüğünün kişinin sürekli olarak bir yerde yaşaması (maddi unsur) yanında, aynı zamanda da sürekli olarak yerleşme niyetini (manevi unsuru) içerdiğini kabul ettiğidir.
Nitekim, seçim hukukunda, bir kişinin bir yerde ikamet etmesi için, genel olarak bir kimsenin devamlı bir şekilde bir yerde yaşaması yanında (factum) aynı zamanda sürekli olarak yerleşme niyetinin de (animus manendi) de bulunması gerekir.
Var olan ikametgahın değiştirilmesinde de bu iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bu anlamda ikametgah kavramının özelliği kişinin ikametgah olarak belirlediği yerden geçici olarak uzaklaşması halinde bile ikametgah olarak tespit edilen yerin değişmemesidir (Bkz: Zeynep Burcu Akbaba,
1143
Milltevekilliği Seçilme Yeterliliği, Ankara Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, 2010, s.56 vd.)
İlçe Seçim Kurulunun kararına bakıldığında, "daimi ikametgah" sözcüklerinin anlamını Ejder Yılmaz Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 6. baskı isimli eserde "ikametgah" kelimesinin anlamına bakmak suretiyle saptadığı, bu eserde ikametgah sözcüğünün "bir kimsenin yerleşme kast ve niyeti ile oturduğu yer" olarak tanımlandığını ifade ettikten sonra, bu tefsire paralel yorum yapan Yargıtay/Aile Hukuk 3/2001 D.3/2002'ye atıf yaptığı görülmektedir.
İlçe Seçim Kurulu kararı incelenmeye devam edildiğinde, huzurundaki TDP adayı Sn. Tacar Reynar'ın dil eğitimi almak için yurtdışına gittiği, 2020 yılında pandemi nedeniyle uzun bir süre KKYC'ye gelemediği, 2022 yılında kısa bir süreliğine KKTC'de kalıp eğitimine devam etmek için Kanada'ya geri döndüğü, orada bulunduğu süre zarfında online eğitim veren Cisse isimli eğitim kurumunu kurduğu, tüm bunlara rağmen KKTC ile daimi bağını hiç bir zaman koparmadığını, KKTC'de avukat olarak takip etmekte olduğu davalarının takibini meslektaşları vasıtasıyla yaptığını, evindeki elektrik ve su bağlantılarını kestirmediğini, Sosyal Sigortalar Dairesi nezdindeki yatımlarına devam ettiği, KKTC'yi temelli terk edip Kanada'da ikamet etme niyetinin hiç bir zaman olmadığı yönündeki şahadeti, Belediye su tüketimi hesap kartı, Sosyal Sigortalar belgesi, Trios College 07.02.2022-24.2.2023 tarihleri arasında eğitim gördüğüne dair diplomayı, muhtardan temin edilen ikametgah belgesini dikkate aldıktan sonra, itiraz edilenin yurt dışına yerleşme amacıyla gitmediği ve daimi ikametgahını değiştirmediği sonucuna vardığı görülmektedir.
İlçe Seçim Kurulu kararında, itiraz edilenin, son 3 yıl içinde uzun bir süre yurt dışında bulunmasının tek başına
1144
itiraz edilenin KKTC'yi temelli terk ettiği ve daimi ikametgâhını değiştirdiği sonucuna varmak için yeterli olmadığı sonucuna varmıştır.
Yüksek Seçim Kurulunun yukarıdaki içtihadı / Seçim Hukuku dikkate alındığında İlçe Seçim Kurulunun, daimi ikametgâhın değiştirilmesi için /ikametgâhın değiştirilmesi için kişinin sürekli olarak bir yerde yaşaması (maddi unsur) yanında, aynı zamanda sürekli olarak yerleşme niyeti (manevi unsur) aramasında, kişinin ikametgâh olarak belirlediği yerden geçici olarak uzaklaşması halinde ikametgâh olarak tespit edilen yerin değistiğini kabul etmemesinde ve sonuçta huzurundaki şahadeti ve emareleri dikkate alarak, itiraz edilenin yurt dışına yerleşme amacı ile gitmediği, daimi ikametgâhını değiştirmediği hususunda bulgu yapmasında hata bulunmamaktadır.
Bu aşamada vurgulanması gereken diğer bir husus, Seçim Hukukunun Anayasa hukukundan / AİHS ek 1. protokolden ayrı düşünülemeyeceği, seçilme hakkının gerek KKTC Anayasa'sı ile gerekse Avrupa insan Hakları Sözleşmesine ek 1. protokol'un serbest seçim hakkını düzenleyen 3.maddesi ile, gerekse, AİHM içtihadı ile gerekse Venedik Komisyonu (Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu) kararları ile güvence altına alındığı ve bu bağlamda da "ikamet" / "ikametgâhın değiştirilmesi" sözcüklerinin tefsirinin sadece, maddi unsur dikkate alınarak, manevi unsur dikkate alınmadan yapılan aksi bir yorumda Anayasal/siyasi bir hak olan seçilme hakkının özünün zedelenerek, etkinliğinin ortadan kaldırılacağıdır.
Yukarıda tüm belirtilenler ışığında, Sn. Meriç Erülkü tarafından yapılan itirazın reddinin gerektiği kanaatindeyim.
1145
Sayın Tanju Öncül (Üye): 2023 Milletvekilliği Ara Seçimine aday olan Meriç Erülkü 3 Haziran 2023 tarihli yazısı ile Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu'nun 7/2023 sayılı kararına karşı itiraz dosyalanıştır.
Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu, Ejder Yılmaz'ın Hukuk Sözlüğünü temel alarak, daimi ikametgâhın, bir kimsenin yerleşme kastı ve niyetiyle oturduğu yer olarak tanımlandığını, keza Yargıtay Aile Hukuku 3/2001 D.3/2002'den hareketle, Kıbrıs'ta oturmaya başlayan bir kimsenin Kıbrıs'taki oturma yerinin sona ermesi için, bir daha Kıbrıs'a dönmemek niyetinin olduğunu gösteren kanıt bulunması gerektiğini belirttikten sonra, itiraz edilenin son 3 yıl içinde uzun bir süre yurt dışında bulunduğunu, bununla birlikte uzun bir süre yurt dışında bulunmanın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni temelli olarak terk ettiği ve daimi ikametgâhını değiştirdiği sonucunu doğurmadığını, itiraz edilenin yurt dışına yerleşme amacıyla gitmediğini, daimi ikametgâhını değiştirmediğini dile getirmiş ve itiraz edilenin daimi ikametgâhının son 3 yıldan beridir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde olmadığının ortaya konamadığı sonucuna vararak itiraz edenin itirazını reddetmiştir.
İtiraz Edenin itiraz dilekçesindeki argümanları, "Muhaceret Müdürlüğünden alınan belgeden İtiraz Edilenin son 3 yıldan beridir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dışında olduğunun görüldüğü, buna rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ikamet eder denmesinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne dönme niyetinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ikamet eder gibi yorumlanmasının hatalı olduğu" şeklindedir.
İtirazın dinlenmesi esnasında Meriç Erülkü, argümanlarını, Aleyhine İtiraz Edilenin ülkede değilken avukatlık yapamayacağı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde çalışırmış gibi sigorta yatırımında bulunamayacağı, uzun yıllar yurt dışında iken sadece son bir yılında eğitim
1146
gördüğü, su faturası ve sosyal sigorta yatırımının daimi ikametgâhı belgeleyemeyeceği, üç yıl daimi ikamet aranmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ikamet edip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde şartları bilmek ve bu şartlarla ilgili görüş beyan edip eylemler yapabilmek için olduğu, yurt dışında yaşayan çoğu insanın ve hatta yabancıların da telefon ve su faturaları bulunduğu şeklinde dile getirmiş, kendisini şahsen savunacağını beyan eden Aleyhine İtiraz Edilen ise, argümanlarını, kendisinin istintak edilmediği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olduğu, Kanada vatandaşlığı bulunmadığı, herhangi bir oturma durumu ve izni de olmadığı, gittiği dönemde pandemi nedeniyle giriş-çıkış yapamadığı, okulda okuduğu dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geldiği, hiçbir şekilde Kanada'ya yerleşme niyeti olmadığı, evini kiralamadığı yatırımlarına devam ettiği, şirket kurduğunun doğru olduğu, eksik belgesi olmadığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 3 yıl daimi surette kaldığına dair muhtar beyanının bulunduğu şeklinde dillendirmiştir.
Yüksek Seçim Kurulu'nun daimi ikametle ilgili kararlarına bakıldığında, 57/1986 sayılı kararda;
" Yukarıda iktibası yapılan Anayasa'nın 68.maddesinin (2).fıkrasında görülebileceği gibi bir kişinin seçilebilmesi için daimi ikametgâhının son üç yıldan beri Kuzey Kıbrıs'ta olması koşuldur. "Daimi ikametgâh" teknik sözcükler olmayıp bunlara kendi alelade manalarının verilmesi gerekmektedir. Bir an için "daimi ikametgâh" sözcüklerinin "ikametgâh" ve "alelade ikametgâh" sözcüklerine eş anlamda olduğu kabul edilse dahi aleyhine itiraz edilenin yukarıda izah edilen beyanlarından anlaşılacağı gibi daimi ikametgâhı son üç yıldan beri Kuzey Kıbrıs'ta değildi.
Aleyhine itiraz edilen Süleyman Gül kendisinin 1982'de Kıbrıs'ta bir ev inşa edip tefriş ettiğini ve Kıbrıs'a geldiğinde bu evde kaldığını iddia etmiştir. Aleyhine itiraz edilenin Kıbrıs'ta bir ev inşa etmiş olması kendi başına ve özellikle kendisinin yukarıda izah edilen beyanları ışığında onun daimi ikametgâhının Kıbrıs'ta olduğunu göstermesine yeterli değildir.
1147
Yukarıda söylenenlerden anlaşılacağı gibi aleyhine itiraz edilen Süleyman Mehmet Gül 1 Haziran 1986 Seçimleri açısından seçilme yeterliliğinden yoksundur ve bu nedenle itirazın kabul edilerek İlçe Seçim Kurulu tarafından kendisine verilen tutanağın iptal edilmesi gerekir."denildiği
70/1990 sayılı kararda ise;
"Esasen bu meseleyi karara bağlamak için önemli olan onun son üç yıldan beri daimi ikametgâhının Kıbrıs'ta olup olmadığıdır."...
"Bu evraka ilaveten Üçok'un kendi şahadeti vardır ki bu süre zarfında Kıbrıs'ta ikamet etmekte ve Türkiye'ye arada sırada gidip gelmekte idi." ...
"Üçok'un, daha önce de belirttiğimiz gibi, 1984'de Kıbrıs'a yerleşmek amacı ile geri dönmüş olduğuna dair yaptığımız bulgu ışığında onun 1984'den ve dolayısıyla son 3 yıldan beri daimi ikametgâhının Kuzey Kıbrıs'ta bulunduğuna karar verilmesi ve bu nedenle Gazi Mağusa İlçe Seçim Kurulunun 553/90 sayılı kararının iptal edilmesi gerektiği görüşündeyiz."
denildiği görülmektedir.
Seçim Hukukunda seçilebilmek için konan "ikamet" koşulu temelde, bölge ile bağı olan, bölge ile ilgili bilgiye, iletişime sahip kişilerin seçilmesini sağlamaktır. Bu temelden hareketle, 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın da, örneğin Cumhurbaşkanı seçilebilmek için 5 yıl gibi 3 yıldan daha uzun bir süre daimi ikamet, diğer bir deyişle sürekli oturmayı ararken, örneğin milletvekilliği için, 3 yıl gibi daha kısa bir süreyi aradığı görülmektedir. Açıktır ki Seçim Hukuku açısından ikamet süresi öngören daimi ikametgah noktasında, yerleşme niyetinin önemi yoktur. Milletvekilliği açısından önemli olan, 3 yıl 'sürekli ikamet etmek' diğer bir deyişle 3 yıl 'kesintisiz o bölgede oturmaktır'. Bu noktada kısa dönemli kesintilerin ise sürekliliği koparmayacağı açıktır.
Belirtilenler göz önüne alınarak Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu kararı incelendiğinde, İlçe Seçim Kurulu'nun niyete bağlı olarak yaptığı tespitlerin hatalı olduğu görülmektedir.
1148
Daha ileri giderek huzurumuzdaki Emare 8 giriş-çıkış kayıtlarına göre 19/9/2020 tarihinde adadan çıkış yaptığı, ve 11/4/2022 tarihine kadar yaklaşık 19 ay adaya dönmediği görülen, ancak 7/2/2022 - 24/2/2023 tarihleri arasında eğitim gördüğüne dair bilgi sunan Aleyhine İtiraz Edilenin, 19/9/2020 tarihinden 7/2/2022 tarihine kadar öğrenci olarak yurt dışında bulunmadığı, keza İtiraz Edilenin yurt dışında eğitim veren bir eğitim kurumunu kurduğu, diğer bir deyişle yurt dışında iş kurduğu gözönüne alındığında, yurt dışına çıkış yaptığı 19/9/2020 tarihinden sonra yaşamını yurt dışında sürdürdüğü ve sonrasında işini de yurt dışında kurduğu ortaya çıkmaktadır. Bu noktada pandeminin 2020 yılının başlarında açıklandığı göz önüne alındığında ise, İtiraz Edilenin, pandemi nedeniyle giriş-çıkış yapamadığı özlü mazeretinin kabul görmesinin mümkün olmadığı söylenebilir hale gelmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde avukatlık ofisinde kendi adına başkalarının mahkemeye çıkması ise ilgili dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de işini devam ettirdiğini göstermekten ziyade gerçekte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde işini şahsen yapmadığını ortaya koyar niteliktedir. Aleyhine itiraz edilenin icrai meslek koşullarını ilgili dönem için yerine getirdiğine dair bir belgenin İlçe Seçim Kuruluna sunulmadığı da bir gerçektir. Tüm bunlar, Aleyhine İtiraz Edilenin belirtilen sürelerde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ikamet etmediğini ortaya koymaktadır.
Belirtilenler ötesinde Emare 8 incelenmeye devam edildiğinde, Aleyhine İtiraz Edilenin 11/4/2022 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş yaptıktan hemen sonra 19/4/2022 tarihinde tekrar çıkış yaptığı ve 14/3/2023 tarihinde neredeyse 11 ay sonra adaya döndüğü de görülmektedir ki, bu da, İtiraz Edilenin son 3 yılın 2 yıldan fazla bir dönemini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde geçirmediğini, aksine sürekli olarak yurt dışında ikamet ettiğini söylemeyi olanaklı hale getirmektedir.
1149
Belirtilen nedenlerle itirazı haklı görürüm ve Lefkoşa İlçe Seçim Kurulu'nun 2 Haziran 2023 tarihli 7/2023 sayılı kararının iptal edilmesine karar veririm.
Narin Ferdi Şefik (Başkan): Her iki meslektaşımın kararını da dinledim. Meslektaşım Sayın Tanju Öncül'ün okuduğu kararda yer alan gerekçeleri ve sonuçları ile hemfikirim.
Bertan Özerdağ (Üye): Her iki meslektaşımın kararını önceden okuma fırsatı buldum. Meslektaşım Sayın Tanju Öncül'ün okuduğu karar ve gerekçelerle hemfikirim.
Peri Hakkı (Üye): Her iki meslektaşımın kararlarını okudum. Sayın Tanju Öncül'ün kararı ve vardığı sonuç ile hemfikirim.
Narin Ferdi Şefik (Başkan): Sonuç olarak oy çokluğu ile Meriç Erülkü'nün itirazının kabul edilmesine ve İlçe Seçim Kurulu'nun 2.6.2023 tarihli kararının iptal edilmesine oy çokluğu ile karar verilir.
Lefkoşa, 6/6/2023
Narin Ferdi Şefik Başkan
Gülden Çiftçioğlu Üye
Tanju Öncül Üye
Bertan Özerdağ Üye
Peri Hakkı Üye