Dördüncü Kalkınma Planı (2025-2029) stratejisi, amaçları ve makro hedefleri hakkında Bakanlar Kurulu kararı
Bu özeti kayıttaki alanlardan biz oluşturduk
DÖRDÜNCÜ KALKINMA PLANI (2025-2029) STRATEJİSİ, AMAÇLARI VE MAKRO HEDEFLERİ
- Referans
- Ü(K-I) 261-2025
- Yayım
- Gazete
- Sayı 38, Ek IV Bölüm I
- Kurum
- Bakanlar Kurulu
Metin otomatik okundu.Harf hataları olabilir; bağlayıcı olan resmî PDF'teki metindir.
Ü(K-I)261-2025 DÖRDÜNCÜ KALKINMA PLANI (2025-2029) STRATEJİSİ, AMAÇLARI VE
MAKRO HEDEFLERİ (Önerge No:300/2025) (KKTCBb.)
Bakanlar Kurulu, Devlet Planlama Örgütü Müsteşarlığı tarafından hazırlanıp ekte sunulan “Dördüncü Kalkınma Planı (2025-2029) Stratejisi, Amaçları ve Makro Hedefleri"nin onaylanmasına karar verdi.
19.2.202b5 BİRİNCİ 304
BÖLÜM /////
/// PLAN ÖNCESİ DÖNEMDE
DÜNYA'DA VE KKTC'DE GELİŞMELER
1. GİRİŞ
1. 2025-2029 dönemini kapsayan Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı, küreselleşmenin her alanda etkili olduğu, kişiler, kurumlar ve uluslar için fırsatların ve risklerin arttığı bir dönemde hazırlanan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda bütüncül bir yaklaşımla gerçekleştireceği dönüşümleri ortaya koyan, ülkemizin temel değerlerini ve beklentilerini esas alarak kalkınma hedeflerimize ulaşılmasını sağlayacak kapsamlı bir yol haritası olacak temel politika dokümanıdır.
2. Dördüncü Kalkınma Planı, “İstikrarlı ve güçlü büyüyen, rekabetçi ve yüksek katma
değerli üretim kapasitesinin artırıldığı, yaşanabilir mekanlar ve sürdürülebilir bir çevre ile nitelikli ve sağlıklı insan, güçlü toplum yaratmaya odaklanan ve uluslararası iş birliğini artırmayı hedefleyen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” vizyonuyla hazırlanmıştır.
3. Kalkınma Planı, kamu kesimi için emredici, özel sektör ve toplumun geneli için de yol gösterici olarak uzun vadeli bir perspektif ve hedef birliği sağlamaya hizmet edecektir. Bu çerçevede, kamu, özel sektör ve toplum arasında iletişime ve ortak hedeflere dönük iş birliğine katkıda bulunacaktır. Böylece, tüm paydaşların sahiplenmesiyle, toplumsal potansiyelimizin tamamının harekete geçirildiği bir ortamda, ekonomik ve sosyal gelişme hızlandırılacak, kapsayıcı bir kalkınma süreci çerçevesinde halkımızın yaşam kalitesi artırılacaktır.
4. Dördüncü Kalkınma Planı, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma sürecinin stratejik bir yaklaşımla yönetilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Mevcut kaynakların 305
verimli kullanılmasını, bu kaynakların orta ve uzun vadede geliştirilmesini ve ekonomik ve sosyal açıdan en yüksek katma değeri üreten alanlara yönlendirilmesini destekleyici bir rol üstlenecektir. 5. Dördüncü Kalkınma Planı; “İstikrarlı ve Güçlü Büyüme”, “Rekabetçi ve Yüksek Katma
Değerli Üretim Kapasitesinin Artırılması”, “Yaşanabilir Mekanlar, Sürdürülebilir Çevre”, “Güçlü Toplum İçin Nitelikli ve Sağlıklı İnsan,” ve “Kalkınma için Uluslararası İş Birliği” olmak üzere beş ana eksenden oluşmaktadır. Sektörel ve tematik politikalar
ve hedefler oluşturulan eksenlerin altında ele alınmış ve aynı stratejik amaca hizmet edecek şekilde ilişkilendirilmişlerdir.
6. “İstikrarlı ve Güçlü Büyüme” ekseni altında ekonomide para, maliye, enflasyon, -ödemeler dengesi, finans, sosyal güvenlik, kamu işletmeciliği ve istatistik altyapısının
geliştirilmesi politikaları ile bu politikaları güçlendirecek makroekonomik hedeflere ilişkin temel çerçeve, politika ve hedeflere yer verilmektedir.
7.“Rekabetçi ve Yüksek Katma Değerli Üretim Kapasitesinin Artırılması” ekseni altında
başta öncelikli sektörler ile öncelikli gelişme alanları olmak Üüzere turizm, yükseköğrenim, sanayi, ticaret, tarım, sektörel politikalar ve üretimde yeşil ve dijital dönüşümün gerçekleştirilmesiyle ekonomide rekabetçi bir anlayışla verimlilik artışı sağlanarak toplumsal refah artışına katkı sağlayacak politikalar yer almaktadır.
8. “Yaşanabilir Mekanlar, Sürdürülebilir Çevre” ekseni altında yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere karşı dirençliliğinin artırılması önceliğinde, çevrenin korunması, şehirlerde ve kırsal alanlarda yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yönelik politikalara yer verilmektedir.
9. “Güçlü Toplum İçin Nitelikli ve Sağlıklı İnsan” ekseni altında kapsayıcı büyüme
yaklaşımı çerçevesinde eğitim, sağlık, spor, kadın ve çocuk, yaşlı nüfus, gençlik, sosyal hizmetler, kültür ve sanatın geliştirilmesi, istihdam ve çalışma hayatının güçlendirilmesi ve sosyal refahı toplumun tüm kesimlerine yaymayı amaçlayan politikalar yer almaktadır.
10. “Kalkınma İçin Uluslararası İş Birliğ.i”9 ekseni altında ise Türkiye Cumhuriyeti ve Türk
Devletleri Teşkilatıyla ekonomik ilişkiler, uluslararası örgütler ile ilişkiler ve yurtdışında bulunan Kıbrıslı Türklerle ilişkilerin artırılmasına yönelik politikalar ele alınmaktadır. 306
11. Yürütmenin etkin ve hızlı karar alma mekanizmaları aracılığıyla Dördüncü Kalkınma Planının etkili bir şekilde hayata geçirilmesi sağlanacaktır. Kamu kurumları, Planın vizyon, hedef, ilke ve politikaları çerçevesinde kendi görev alanlarına ilişkin politika ve hedeflerin uygulanmasından sorumlu olacaktır.
12. Dördüncü Kalkınma Planı, kamu kurum ve kuruluşlarının önceliklerini belirlemede yön
verecek bir politika seti sunmaktadır. Planda öngörülen politika ve hedeflerin etkin bir
şekilde uygulanması amacıyla orta vadeli programlar, yıllık programlar, sektörel politikalar ile kurumsal politikalar Kalkınma Planı esas alınarak hazırlanacaktır. Kalkınma Planı bütçe sürecinde kaynak tahsisi açısından orta vadeli programlar için temel çerçeveyi oluşturacak; kamu kurum ve kuruluşların yatırım ve cari harcamalarını, kurumsal ve hukuki düzenlemelerini Planda öngörülen politika ve hedefleri dikkate alarak gerçekleştirecektir.
13 Kalkınma Planının izlenmesi ve değerlendirilmesi Devlet Planlama Örgütü
koordinasyonunda ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği içerisinde yıllık programlar aracılığıyla gerçekleştirilecek ve Plan hedeflerine ilişkin gerçekleşmeler yıllık olarak Başbakana raporlanacaktır.
14. Dördüncü Kalkınma Planı, KKTC Başbakanlığı Devlet Planlama Örgütü
koordinasyonunda katılımcı bir yaklaşımla kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, sivil toplum örgütü temsilcileri ile akademik çevrelerin katkılarıyla hazırlanmıştır.
15, Plan hazırlık çalışmaları çerçevesinde 22 Eylül 2023 tarihli ve 06/2023 sayılı
Başbakanlık Genelgesi ile 14 Özel İhtisas Komisyonu oluşturulmuştur. Bu kapsamda
gerçekleştirilen toplantılara yaklaşık 350 kişi katılım sağlamıştır. Ayrıca Plan metninin oluşturulmasında, Bakanlıklar başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları, sivil
toplum örgütleri (STÖ), akademisyenler, özel sektör temsilcileri ile yapılan istişare
toplantılarının sonuçlarından yararlanılmıştır. 307
2. KÜRESEL GELİŞMELER VE EĞİLİMLER
2.1. DÜNYA EKONOMİSİNDE MAKROEKONOMİK GELİŞMELER VE BEKLENTİLER
16. Tüm dünyayı ekonomik ve sosyal açıdan olumsuz etkileyen Covid-19 küresel salgınının etkileri tamamen kaybolmadan, 2022 yılında Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla enerji ve gıda fiyatlarında rekor seviyelerde artış olmasının etkisiyle artan
enflasyonist eğilimler, birçok merkez bankalarının politika faizlerini artırmalarına neden olmuştur. İktisadi faaliyetteki toparlanmanın düşüş göstererek devam etmesi
merkez bankalarının sıkılaştırma yönündeki adımlarını sürdürmesini kolaylaştırmıştır.
17. 2022 yılında, iktisadi faaliyetlerdeki toparlanma devam etmesine rağmen enflasyon tüm dünyada en öncelikli sorun haline gelmiştir. 2023 yılında ise arz zincirlerindeki zorlukların azalması, düşen enerji fiyatları ve uygulanan sıkı para politikaları sayesinde küresel enflasyon düşüşe geçmiştir. Ancak çekirdek enflasyonun göreceli yüksek seyretmesi bir sorun olarak devam etmektedir.
18. IİMF küresel ekonomik büyümenin önceki yıllara göre yavaşlayarak sabit şekilde büyümeye devam edeceğini öngörmektedir. IMF 2023 yılında 03,3 düzeyinde gerçekleşen küresel ekonomik büyümenin 2024 ve 2025 yıllarında *63,2 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıklamıştır. Açıklanan son üç yıldaki gerçekleşen büyüme oranlarının, son 20 yıllık ortaAlamanın ve pandemi öncesi dönemin altında kaldığı görülmektedir.
19. Ayrıca IMF tahminlerine göre, 2023 yılında 00,8 düzeyinde gerçekleşen küresel mal ve hizmet ticaret hacmi artışının, 2024 yılında hız kazanarak »3,1 seviyesine çıkması
ve 2025 yılında *63,4 seviyesine ulaşması beklenmektedir. İsrail-İran arasındaki
gerginlikler, Suriye'deki rejim değişikliği ve Orta Doğu'daki diğer bölgesel sorunlar ticaret akışları üzerinde belirgin riskler oluşturmaya devam etmekte ve küresel ticareti olumsuz etkilemektedir.
20. Küresel şokların süregelen etkileri yanında yeni risklerin ekonomilerin büyümesinin şekillenmesinde belirleyici olmaya devam ettiği görülmektedir. Küresel enflasyonun dirençli bir soruna dönüşmesinde en büyük etkenin arz kesintileri ve yüksek emtia
fiyatları olduğu açıkça görüİmektedir. Jeopolitik riskler, finansal koşullar ve arz yönlü
faktörler emtia fiyatları üzerinde belirleyici olmaktadır. Enerji hariç emtia fiyatlarının 308
geneline yayılan bir düşüş görülmekle birlikte emtia fiyatları son on yıl ortalamasının üzerinde seyretmeye devam etmektedir. Jeopolitik riskler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam etmekte, fiyatlardaki hareketliliğin artmasına neden olmaktadır.
). IMF, 2023 yılında *46,7 oranında gerçekleşen küresel enflasyonun 2024 yılında 45,8, 2025 yılında ise '44,3 seviyesine ineceğini öngörmektedir. Bu oranın gelişmiş ülkelerde daha düşük seviyelerde olması beklenirken, gelişmekte olan ülkelerde daha yüksek olacağı tahmin edilmektedir. Gelişmiş ekonomilerde 2023 yılında 44,6 olarak gerçekleşen enflasyonun 2024 yılında 42,6 ve 2025 yılında /02,0 seviyesine gelerek yavaşlayacağı tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ekonomilerde ise 2023 yılında Y08,1 olan enflasyonun 2024 yılında 07,9 ve 2025 yılında 5,9 seviyesinde devam etmesi beklenmektedir.
22. Gelişmiş ekonomilerde parasal sıkılaşma hız kesmiş ancak küresel büyümeyi sınırlamaya devam etmektedir. Gelişmiş ülkelerde devam eden parasal sıkılaştırma ve bankacılık sektörü sorunları bu ülkelerin kredi koşullarını kötüleştirmeye devam ettiğinden küresel büyümenin önümüzdeki dönemde de yavaşlaması beklenmektedir.
23. İşgücü piyasalarındaki güçlü seyir ve enflasyonun hedeflerin üzerinde seyretmesi
nedeniyle merkez bankaları sıkı duruşlarını sürdürmekte, önümüzdeki dönemde ise gelişmiş ülke merkez bankalarının genel olarak daha geç ve yavaş gevşemeye gideceği beklenmektedir. Gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarının daha uzun süre sıkı kalacağı beklentisi ile küresel risk alma eğiliminde azalma gözlenmiştir.
24. Kullanımı yaygınlaşmaya başlayan yapay zekâ ve artan dijitalleşme özellikle işgücü piyasalarında önemli değişimler ortaya çıkarmıştır. Bu değişimlerin toplam faktör verimliliğini pozitif yönde etkilemesi beklenirken, kısa vadede işgücü piyasalarında yönetilmesi gereken şoklara da neden olabileceği düşünülmektedir.
25, Dünya ekonomisinde imalat sanayisinde Endüstri 4.0 dönüşümü yaşanmaktadır. Yeni endüstri çağının hızla benimsenmesinde pandeminin etkisiyle artan dijitalleşme önemli
rol oynamıştır. Endüstri 4'.0’ın gelişim hızı, kapsamı ve etkisi işletmelere ve nüfusa
çeşitli etki, fırsat ve riskler getirmiş, dünya ekonomisi dijital üretim pazarına yönelirken akıllı fabrika ve üretim teknolojilerine yatırımlar artmıştır.
26. Küresel ekonomik büyümenin, 2022-2025 döneminde 963,3 oranında gerçekleşmesi öngörülürken küresel enflasyon baskısındaki azalmaya ve gelişmiş ekonomilerdeki 309
gelişmelere bağlı olarak, 2026-2029 döneminde *43,2 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
271. 2026-2029 döneminde gelişmiş ekonomilerde iktisadi faaliyetteki düşüşün yavaşlaması ve büyümenin 01,7 oranında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu dönemde, küresel enflasyon baskısındaki azalmayla birlikte yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin de göreceli olarak toparlanma kaydederek yıllık ortalama 944,0 oranında büyümesi öngörülmektedir.
28. Yaşanan küresel salgın, savaşlar, jeopolitik riskler ve ABD ve Çin arasındaki ticaret
alanindaki gerilimler dünya ticaret hacminin artış hızını oldukça fazla sınırlamıştı.
2022-2025 döneminde, yıllık ortalama 03,2 olan dünya ticaret hacmi artışının, devam eden bölgesel gerilimlere rağmen 2026-2029 döneminde yıllık ortalama 3,3 oranında gerçekleşeceği öngörülmektedir.
29. Gelişmiş ekonomilerde 2022-2025 döneminde 4,1 olarak öngörülen yıllık ortalama enflasyonun, 2026-2029 döneminde 2,0 oranına düşmesi beklenmektedir. Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler grubunda ise 2022-2025 döneminde 7,9 oranında gerçekleşmesi beklenen enflasyonun 2026-2029 döneminde V4,2 oranında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.
30. Yaşanan küresel salgının uzun dönemli etkilerinin, yüksek enflasyonun, Rusya-
Ukrayna ve Ortadoğu'daki savaş başta olmak üzere bölgesel ve küresel gerginliklerin, finansal sektör kırgınlıklarının ve korumacılık eğilimlerinin önümüzdeki dönemde de küresel ekonomiyi şekillendirmeye devam edeceği öngörülmektedir. 310
Tablo 1: Dünya Ekonomisine İlişkin Temel Makroekonomik Göstergeler
2022-2025* 2026-2029*
Dünya GSYİH Değişimi ile
Yükselen Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ekonomiler
/aTicareHta
Dünya Enflasyon Oranı
Gelişmiş Ekonomiler
Kaynak: Uluslararası Para Fonu, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, Ekim 2024. *: Dönem ortalaması
2.2. PLAN ÖNCESİ DÖNEMDE KKTC'DEKİ EKONOMİK VE | SOSYAL GELİŞMELER
31. 2020 yılında ortaya çıkan Covid-19 salgını tedarik zincirleri, üretim, istihdam ve ticaret konularında yaşanan aksaklıklar sebebiyle birçok sektörü olumsuz etkilemiş, ekonomi genelinde arz ve talep problemleri yaşanmıştır. Salgını önlemek amacıyla yaşanan kısıtlamalar ve alınan tedbirler nedeniyle ekonomik faaliyetlerin birçok sektörde durdurulması veya yavaşlaması ekonomiyi kötü etkilemiştir.
32. Salgının ardından 2022 yılı şubat ayında Rusya ve Ukrayna arasında başlayan savaşın bölgesel değer zincirlerinde aksamaya yol açması gıda ve enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. Gıda ve enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş de özellikle enerji alanında dışa bağımlı olan KKTC ekonomisini kötü etkilemiştir.
33. KKTC ve TC arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmaları ile bütçe açığı
ve kamu borç stoku azaltılarak, borç sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeler ile mali disiplini güçlendirme yönünde adımlar atılması kararlaştırılmıştır. 2024 yılında imzalanan anlaşma ile TC devleti KKTC'ye 13 milyar 500 milyon TL'ye kadar olmak üzere hibe ve 2 milyar 400 milyon TL'ye kadar olmak üzere kredi olarak yardımda bulunmayı taahhüt etmiştir. 311
34. 2020 yılında Covid-19 salgını nedeni ile 416,2 oranında reel küçülme kaydedilen
GSYİH, 2021 yılında salgının hala devam eden etkisi ile beklentilerin altında kalarak
Y03,92 oranında reel büyüme göstermiştir. Ancak 2022 yılında 13,3 oranında güçlü bir büyüme kaydedilmiştir. 2023 yılında büyüme yavaşlayarak 67,3 oranında devam
etmiştir. 2020-2024 yıllarını kapsayan dönemde GSYİH ortalama büyüme hızının 03,9
olarak gerçekleşmesi beklenmektedir.
SDi KKTC”'nin ekonomik büyümesi pandemi sonrası dönemde hızlanmış, kişi başına Adüşeh
milli gelir 2021 yılında 9.671 ABD Dolarına, 2022 yılında ise 12.245 ABD Dolarına ulaşarak toparlanma sağlamıştır. Bu toparlanma 2023 yılında Kişi başına düşen milli gelirin 14.599 ABD Dolarına yükselmesiyle devam etmiştir.
36. Dış ticaret verileri incelendiğinde, pandemi sonrası ülkenin dış ticaret açısından da
önemli gelişmeler kaydettiği 'görülmektedir. İstatistik Kurumunun yayınladığı
Ödemeler Dengesine göre 2022 yılında ihracat 144,7 milyon ABD Doları iken, 2023
yılında 176,2 milyoh ABD Dolarına ulaşmıştır. Ancak, ihracat değeri her yıl artmasına
rağmen ithalat değerinin artma hızı daha fazla olduğu için dış ticaret açığı da genişlemektedir. Bu çerçevede, 2022 yılında 46,34 gerçekleşen ihracatın ithalatı karşılama oranının 2023 yılında 46,18 olmuştur.
Bi Ülkenin dış ticaretinin ekonomiye katkısı oldukça önemlidir. Dış Ticaret Hacmi/GSYİH oranı, 2021 yılında 9450,2 iken, 2022 yılında *454,2'ye yükselmiş, 2023
yılında ise bu 453,87 seviyesinde gerçekleşmiştir.
38. Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında yapılan ihracat rakamları da yıllar itibarı ile artış göstermiş olup, 2022 yılında 14.765.427 ABD Doları olan ihracat rakamı 2023 yılında 16.744.498 ABD Dolarına yükselmiştir. Yeşil Hat ticaretindeki artış hem yapısal ilerlemeleri hem de kısa vadeli fırsatları