İçeriğe geç
Mevzuat Kıbrıs
Bakanlar Kurulu kararı

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti arasında iktisadi ve mali işbirliği anlaşması

Bu özeti kayıttaki alanlardan biz oluşturduk

Gazetedeki başlık, olduğu gibi

2026 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

Referans
Ü(K-I) 906-2026
Yayım
Gazete
Sayı 86, Ek IV Bölüm I
Resmî PDF, sayfa 60

Ü(K-I)906-2026 2026 YILI TÜRKİYE CUMHURiYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALI İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

(Önerge No:941 /2026) (KKTCBb.)

Bakanlar Kurulu, önergede belirtilenler ışığında, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile KKTC Başbakanı Ünal Üstel arasında 9 Nisan 2026 tarihinde iki asıl nüsha olarak Ankara'da imzalanan "2026 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması"nı ve eklerini onaylayarak, Resmi Gazete'de yayımlanmasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisinin bilgisine sunulmasına karar verdi. 6.5.2026 466

2026 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, aralarındaki iktisadi ve mali işbirliğinin aşağıdaki şartlarda sürdürülmesi hususunda

anlaşmışlardır.

İşbu Anlaşmanın uygulama ve yürütülmesinde, iki ülke arasındaki işbirliği çerçevesini ortaya koyan amaç ve politikaların yer aldığı Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi (Ek-1) esas alınır.

1- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti; 1. İşbu Anlaşmanın eki Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planında (Ek-2) yer alan reform ve eylemleri

gerçekleştirmeyi,

2. Mali disiplin çerçevesinde, kamu maliyesi için gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbir, reform ve yasaları hayata geçirerek, Anlaşma süresince Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2026 ve 2027 Mali Yılı Bütçe Yasalarında yerel bütçe açığını azaltmayı, kamu iktisadi teşebbüsleri dahil tüm kamu kurum ve kuruluşlarının borç stokunun artmasını önleyecek ve borç sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeler yaparak mali disiplini güçlendirmeyi,

taahhüt etmiştir.

il- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti; İşbu Anlaşmaya ekli tabloda (Ek-3) detayları verildiği üzere;

1. 20.700.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk lirası cinsinden hibe yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Altyapı Yatırım ve Reel Sektör Projelerine toplam 10.315.000.000 TL B. Faaliyet ödeneklerine toplam 735.000.000 TL

C. Savunma ödeneklerine toplam 9.650.000.000 TL 2. 2.300.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk lirası cinsinden ABD Doları karşılığı

kredi yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Kamu Sektörü (Cari Bütçe Açığına Katkı) için toplam 300.000.000 TL B. Kamu Sektörü (Diğer) için toplam 1.500.000.000 TL C. Reform Destekleme Ödeneği olarak toplam 500.000.000 TL

3. 11/1. maddesinde yer alan hibe yardımları kapsamında Lefkoşa Kaynaklı Altyapı ve Reel Sektör Projeleri, Ankara Kaynaklı Altyapı ve Reel Sektör Projeleri ile Faaliyetler ve 11/2. maddesinde yer alan kredileri, İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması Usul ve Esasları (Ek-4) çerçevesinde kullandırmayı, 467

4. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümetinin ihtiyaç duyacağı alanlarda kamu görevlileri ve/veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları aracılığı ile teknik

yardım sağlamayı,

aşağıdaki "III- Diğer Hususlar" başlığı altında belirlenen hususların gözetilmesi kaydıyla taahhüt etmiştir.

111- Diğer Hususlar

1. Türkiye Cumhuriyeti tarafından taahhüt edilen hibe ve kredi tutarlarının tertipler arasındaki dağılımı Türkiye Cumhuriyeti 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa göre Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili bakanlık ve kamu idarelerinin bütçesine konularak belirlenir.

2. İşbu Anlaşmanın dışında yapılacak diğer yardımlar, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti veya iki ülkenin ilgili bakanlıkları arasında protokol imzalanmak suretiyle yapılır. Ancak söz konusu yardımlar işbu Anlaşmanın amaçlarına aykırı olamaz.

3. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı, uluslararası anlaşma, protokol ve benzeri diğer düzenlemeler gereği; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri tarafından her türlü yardım, hibe, kredi ve benzeri nitelikte aktarılan tüm kaynaklar, yapılan harcamalar ve yürütülen projeler, ilgili idareler tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne bildirilir ve anılan Koordinatörlük tarafından kurulacak bir sistem içerisinde takip edilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından da bilgilerin karşılıklı teyidi açısından benzer bir sistem kurularak işletilir. Sisteme işlenecek bilgilerin içeriği, bildirme usulü ve bildirilme dönemlerini belirlemeye Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti yetkilidir.

4. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti, Devlet Planlama Örgütü ile istişare içerisinde, Anlaşma eki Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planında (Ek-2) yer alan eylemlerdeki ilerlemelerin tespit edilmesi amacıyla Aylık İzleme Raporu hazırlar ve ilgili ayı takip eden ayın ikinci haftasına kadar Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti ile koordinasyon halinde işbu Anlaşmanın 1/2. maddesindeki gelir artırıcı, gider azaltıcı ve borç stokunun sürdürülebilir kılınmasına yönelik tedbir, reform ve yasalardaki ilerlemeler ile Anlaşma kapsamındaki projelerdeki mevcut durum ve ilerlemelerin tespit edilmesi amacıyla Üç Aylık izleme Raporu hazırlar ve ilgili dönemi takip eden ayın ikinci haftasına kadar Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne raporu gönderir. 468

5. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezi idareleri ve bağlı kurum ve kuruluşlarında geçici süreli personel dahil olmak üzere yeni istihdam edilecek toplam personel sayısı bir önceki yılda ayrılan personel sayısını geçemez. İstihdamda ihtiyaç analizlerine göre nitelikli personel açığı olan yerlere öncelik verilir. Buna ilişkin mutabakat zaptıyla istihdam yapılması mümkündür. 2026 yılı içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezi idarelerinde ve bağlı kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilecek personel sayılarının tespitine ve izlenmesine ilişkin olarak iki ülke Teknik Heyet Başkanları arasında mutabakat zaptı imzalanır. 2027 yılı mutabakat zaptı ise, Ocak ayında imzalanır. Her halükarda 2027 yılında, 2027 yılı Mutabakat zaptı imzalanıncaya kadar herhangi bir unvan için münhal ilanına çıkılamaz, geçici işçi ve mevsimlik işçi alımı yapılamaz. 2027 yılında, geçici işçi ve mevsimlik işçi istihdam toplamı 2026 yılında ayrılan toplam personel sayısının %5'ini geçemez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından ay içindeki gerçekleşmeler Aylık Personel Bildirim Tablosunda düzenlenir ve izleyen ayın ilk haftası KEİ Ofisine iletilir. KEİ Ofisi ilgili tabloyu, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir.

6. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti, hibe ve kredi kullanımına yönelik değerlendirmesinde Üç Aylık İzleme Raporu ve Aylık Personel Bildirim Tablosunu dikkate alır.

7. Reformları desteklemek için ayrılan Reform Destekleme Ödeneği, reformların finansmanında, özelleştirme uygulamalarında veya reformların tamamlanması şartına bağlı olarak bütçe açığının finansmanı için kullanılır. Reforın Destekleme Ödeneği, kamu idarelerinde yapılacak reformlar kapsamında kredi teminatı olarak kullanılabilir. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından belirlenir.

8. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetince yapılacak değerlendirme neticesinde belirlenen hibe ve krediler, mali ve teknik gereklilikler, işbu Anlaşmaya uygun şekilde Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetinin ödenek teklifine istinaden Türkiye Cunıhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardım cısının onayı üzerine Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne aktarılır.

9. Yürütülen proje ve faaliyetler ile diğer giderlerin devamının sağlanması amacıyla, 2027 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması yürürlüğe girene kadar işbu Anlaşma kapsamında harcanmayan kısımlarının kullanılmasına devam olunur. Söz konusu tutarlann kullandırılma süresi her halükarda işbu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.

1O. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 'nde eğitim kampüsü ve akademik birimleri olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet üniversitelerinin, bahsi geçen kampüs ve akademik birimlerine ait cari giderler ve yatırım giderleri işbu Anlaşma kapsamındaki projeler çerçevesinde karşılanabilir. Bu kapsamdaki ödemeler KEİ Ofisi tarafından nakit aktarımı suretiyle yapılır.

11 . İşbu Anlaşma kapsamındaki projeler ve 1. maddesindeki gelir artırıcı, gider azaltıcı ve borç stokunun sürdürülebilir kılınmasına yönelik tedbir, reform ve yasalardaki ilerlemeler ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin gidişatı Anlaşmanın 469

yürürlüğe girmesini müteakiben yapılacak gözden geçirme toplantılarında değerlendirilir. Bu toplantılardan en az biri ayrıntılı gözden geçirme olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyetleri arasında

gerçekleştirilir.

12. İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması Usul ve Esasları'nın (Ek-4) 3'üncü maddesi birinci fıkrasırun (f) ve (p) bentlerinde tarumlanan ve 4.1.3 ile 4.1.4 numaralı eklerinde yer alan sektörler itibarıyla tahsis edilen kaynakların alt proje ve faaliyetlere dağılımı, işbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içerisinde, IIl/5. maddesi kapsamında Personel Mutabakat Zaptının imzalanmış olması koşuluyla, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyet Başkaru ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyet Başkanı tarafından belirlenerek imza altına alınır.

13. İşbu Anlaşma, tarafların kendi mevzuatı uyarınca yasal işlemleri tamamladıklarını belirten son bildirim tarihinden itibaren yürürlüğe girer.

İşbu Anlaşma, iki nüsha olarak 09/04/2026 tarihinde Ankara'da imzalanmıştır.

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ADINA HÜKÜMETİ ADINA

Ünal ÜSTEL Cevdet YILMAZ

Başbakan Cumhurbaşkanı Yardımcısı 470

Ek-1

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

İŞBİRLİĞİ ÇERÇEVE BELGESİ

Nisan 2026 471

KÜRESEL EĞİLİMLER

İçinde bulunduğumuz dönemde dünyada köklü bir dönüşüm yaşanmakta, her geçen gün risk ve belirsizlikler artmaktadır. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barışın tesis edilememesi, Ortadoğu'da İsrail soykırımı sonrası imzalanan Gazze ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesine rağmen kırılganlığın devam etmesi, İran ve İsrail arasında gerçekleşen "12 Gün Savaşı" sonrası artan bölgesel gerilim, son günlerde ABD'nin İran'a müdahale noktasında deniz askeri gücünün l/3'ünü bölgeye yönlendirmesiyle oluşabilecek sıcak çatışma ihtimali, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabalar, Venezuela'daki yönetimsel belirsizliğin bölgesel ve enerji jeopolitiği üzerindeki yansımaları, ABD'de değişen yönetimle birlikte ivme kazanan korumacı politikalar ve küresel ekonominin ağırlık merkezinin Asya-Pasifık'e doğru kaymasıyla sertleşen ABD-Çin rekabeti ekseninde küresel dengeler, belirgin biçimde yeniden şekillenmektedir. Bu karmaşık tabloda ABD ile Avrupa Birliği(AB) arasındaki ticari alandaki görüş farklılıkları, Hindistan-AB arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması ve bunun yansımaları, NATO içindeki yük paylaşımı tartışmaları, tarafların ortak hareket etmesini zorlaştırmaktadır. Bu durum teknoloji, ticaret rotaları ve arz güvenliği gibi başlıkların güvenlik ve ekonomi politikalarıyla daha fazla iç içe geçtiği yeni dönemi beraberinde getirmektedir. Tarihi zirvelere ulaşan küresel politika belirsizliğinin yansıması olarak, tedarik zincirleri maliyet odaklı bakıştan dayanıklılık ve güvenliğe odaklanan bir yapıya evrilmekte, bu yapısal dönüşüm artan maliyetler yoluyla enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır.

Son yıllarda küresel enflasyonda, genel olarak bir gerileme kaydedilmiş ise de, enerji fiyatlarındaki nispeten istikrarlı seyre rağmen küresel enflasyonun hedeflenen seviyelere yakınsaması gecikmiştir. Bu gecikmede; korumacı ticaret politikalarının tedarik zincirlerinde yarattığı ilave maliyetler, hizmet sektöründe devam eden fiyat katılığı, ücret artışlarındaki geriye endeksleme ve değerli metaller ile kritik endüstriyel hammaddelerdeki son dönemde yaşanan fiyat artışları belirleyici olmuştur. Merkez bankalarının artan altın talebi, kurumsal ve bireysel yatırımcıların güvenli liman arayışı, özellikle gümüşün kullanım alanının artacağına yönelik beklentiler ile son beş yılda arzın talebi karşılayamaması değerli metal fiyatlarını yukarı taşırken; korumacı ticaret politikalarının yarattığı maliyet baskıları ve arz yönlü sorunlar endüstriyel emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır. Bu dönemde küresel dezenflasyon süreci, ülkeler arasında belirgin bir şekilde ayrışmıştır. Avrupa'da ılımlı büyüme ve enerji fiyatlarının dengelenmesiyle birlikte enflasyon, hedeflere görece daha hızlı yakınsarken; ABD'de güçlü iç talep dinamikleri, hanehalkının enflasyon beklentilerinin yüksek kalmaya devam etmesi ve ticaret politikalarındaki değişimlerin etkisiyle enflasyonun hedeflenen seviyelere dönüşü daha kademeli ve dirençli bir görünüm sergilemektedir. Ortadoğu'da ABD ve İsrail ile İran arasında yaklaşık bir buçuk aydan beri devam eden savaş küresel tedarik zincirlerini bozmuş, başta petrol ürünleri ve türevleri ile doğalgaz ve gübre olmak üzere, pek çok alanda girdi olarak kullanılan önemli emtiaların fiyatlarının yükselmesine sebep olmuştur. Bu durum önümüzdeki dönemde küresel ölçekte enflasyonun düşük seviyelere çekilmesini iyice zorlaştırmaktadır.

Küresel büyüme, son iki yılda uzun dönem ortalamalarının altında kalmıştır. Yapısal sorunlarla birlikte tarihsel olarak en yüksek seviyede seyreden küresel belirsizlik, yatırım ve ticaret için zorlu bir ortam oluştururken büyümeyi sınırlamaktadır. ABD ekonomisinin büyüme görünümü güçlü tüketici harcamalarının desteğiyle diğer gelişmiş ülkelerden olumlu yönde ayrışırken, Avro Bölgesinin büyüme performansı beklentilerin altında kalmıştır. Nitekim, küresel büyümenin 2024 ve 2025 yıllarında yüzde 3,3 artması, 2026 yılında ise aynı büyüme rakamının beklenmesi, küresel ticaret hacmindeki artışın ise 2024 ve 2025 yıllarında sırasıyla yüzde 3,6, yüzde 4,1 olması ve 2026 yılında ise yüzde 2,6 olarak gerçekleşmesinin beklenmesi bunun bir yansımasıdır. 2024-2026 döneminde küresel büyümenin sabit kalması faiz indirim döngüsünün gecikmesine, dolayısıyla iktisadi faaliyetin beklenenden daha uzun süre baskı altında kalmasına neden olmuş, sonuç olarak küresel büyüme belirgin bir toparlanma gösterememiştir. Çin'de iç talebi canlandırmaya yönelik adımlar ve Hindistan'daki güçlü büyüme ivmesi, küresel büyümede önümüzdeki dönemde ABD kaynaklı olası bir yavaşlamanın önüne geçerek dengeleyici rol üstlenebilecektir. 472

Gelinen aşamada küresel borç stokunun GSYH' ye oranı , yeniden artış eğilimine girmiştir. Bu gelişmede, faiz indirimlerindeki gecikmenin yanı sıra, Japonya Merkez Bankasının faiz oranlarını artırması, Çin ' in elinde tuttuğu ABD hazine tahvillerini azaltma politikası ve özellikle gelişmiş ekonomilerde kamu harcamalarını yüksek tutan ve mali disiplini erteleyen politika tercihleri ile bütçe açıklarının yüksek seyrini koruması belirleyici olmaktadır.

Küresel ölçekte yaşanan gerginlik ve çatışmaların yol açtığı jeopolitik, siyasi ve ekonomik belirsizlikler, küresel ticareti olumsuz yönde etkilemektedir. Nitekim artan jeopolitik gerilimlerin Ortadoğu'da savaşa dönüşmesi stratejik ticaret rotaları üzerindeki baskıları yoğunlaştırmış küresel tedarik zincirlerini bozmuş, başta petrol ürünleri ve türevleri ile doğalgaz ve gübre olmak üzere, pek çok alanda girdi olarak kullanılan önemli emtiaların fiyatlarının yükselmesine sebep olmuştur. Ayrıca, ABD tarafından başlatılan korumacı yaklaşımların yaygınlaşması, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları , doğal afetler, siber güvenlik tehditleri, terör ve göç sorunları ile sosyal huzursuzluklar küresel düzeyde diğer önemli risk alanları arasında yer almaktadır. Küresel finansal sistemde artan borç sürdürülebilirliği endişeleri ile yapay zeka yatırımlarına yönelik yüksek kar beklentilerinin karşılanamaması durumunda ortaya çıkabilecek finansal piyasa düzeltmeleri de küresel ekonomik görünüm üzerindeki kırılganlıkları artırmaktadır. Bütün bunların sonucunda dünya ekonomisinin görece zayıf bir görünüm sergilemesi muhtemeldir. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde, birbirine yakın ülkeler arasındaki bölgesel ticaretin yaygınlaşması ve buna yönelik yeni işbirliği

Kayıtta geçenler

Sayı 86 içindeki diğer kayıtlar

Tümü