Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti arasında iktisadi ve mali işbirliği anlaşması
Bu özeti kayıttaki alanlardan biz oluşturduk
2025 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
- Referans
- Ü(K-I) 740-2025
- Yayım
- Gazete
- Sayı 78, Ek IV Bölüm I
- Kurum
- Bakanlar Kurulu
Ü(K-I)740-2025
2025 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
(Önerge No:774/2025) (KKTCBb.)
Bakanlar Kurulu, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti arasında 21 Mart 2025 tarihinde Ankara'da imzalanan ve ekte sunulan "2025 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması"nı ve eklerini onaylayarak, Resmi Gazete'de yayımlanmasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisinin bilgisine sunulmasına karar verdi.
15.4.2025
(585) 586
1983
.8=(<.,5%,67h5.&8085ø<(7ø ø/(
7h5.ø<(&80+85ø<(7ø $5$6,1'$
ø.7ø6$'ø9(0$/øøù%ø5/øöø$1/$ù0$6, 587
2025 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ
ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, aralarındaki iktisadi ve mali işbirliğinin aşağıdaki şartlarda sürdürülmesi hususunda
anlaşmışlardır.
İşbu Anlaşmanın uygulama ve yürütülmesinde, iki ülke arasındaki işbirliği çerçevesini ortaya koyan amaç ve politikaların yer aldığı Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi (Ek-1) esas alınır.
1- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti; 1. İşbu Anlaşmanın eki Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planında (Ek-2) yer alan reform ve eylemleri
gerçekleştirmeyi,
2. Mali disiplin çerçevesinde, kamu maliyesi için gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbir, reform ve yasaları hayata geçirerek, Anlaşma süresince Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2025 Mali Yılı Bütçe Yasalarında yerel bütçe açığını azaltmayı, kamu iktisadi teşebbüsleri dahil tüm kamu kurum ve kuruluşlarının borç stokunun artmasını önleyecek ve borç sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeler yaparak mali disiplini güçlendirmeyi,
taahhüt etmiştir.
il- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti; İşbu Anlaşmaya ekli tabloda (Ek-3) detayları verildiği üzere;
1. 19.000.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk lirası cinsinden hibe yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Altyapı Yatırım ve Reel Sektör Projelerine toplam 11.780.000.000 TL B. Faaliyet ödeneklerine toplam 620.000.000 TL C. Savunma ödeneklerine toplam 6.600.000.000 TL
2. 2.000.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk lirası cinsinden ABD Doları karşılığı kredi yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Kamu Sektörü (Cari Bütçe Açığına Katkı) için toplam 500.000.000 TL B. Kamu Sektörü (Diğer) için toplam 1.050.000.000 TL C. Reform Destekleme Ödeneği olarak toplam 450.000.000 TL
3. 11/1. maddesinde yer alan hibe yardımları kapsamında Lefkoşa Kaynaklı Altyapı ve Reel Sektör Projeleri, Ankara Kaynaklı Altyapı ve Reel Sektör Projeleri ile Faaliyetler ve 11/2. maddesinde yer alan kredileri, İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması Usul ve Esasları (Ek-4) çerçevesinde kullandırmayı, 588
4. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümetinin ihtiyaç duyacağı alanlarda kamu görevlileri ve/veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları aracılığı ile teknik
yardım sağlamayı,
aşağıdaki "III- Diğer Hususlar" başlığı altında belirlenen hususların gözetilmesi kaydıyla taahhüt etmiştir.
IH- Diğer Hususlar
1. Türkiye Cumhuriyeti tarafından taahhüt edilen hibe ve kredi tutarlarının tertipler arasındaki dağılımı Türkiye Cumhuriyeti 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa göre Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili bakanlık ve kamu idarelerinin bütçesine konularak belirlenir.
2. İşbu Anlaşmanın dışında yapılacak diğer yardımlar, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti veya iki ülkenin ilgili bakanlıkları arasında protokol imzalanmak suretiyle yapılır. Ancak söz konusu yardımlar işbu Anlaşmanın amaçlarına aykırı olamaz.
3. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı, uluslararası anlaşma, protokol ve benzeri diğer düzenlemeler gereği; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri tarafından her türlü yardım, hibe, kredi ve benzeri nitelikte aktarılan tüm kaynaklar, yapılan harcamalar ve yürütülen projeler, ilgili idareler tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne bildirilir ve anılan Koordinatörlük tarafından kurulacak bir sistem içerisinde takip edilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından da bilgilerin karşılıklı teyidi açısından benzer bir sistem kurularak işletilir. Sisteme işlenecek bilgilerin içeriği, bildirme usulü ve bildirilme dönemlerini belirlemeye Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti yetkilidir.
4. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti, Devlet Planlama Örgütü ile istişare içerisinde, Anlaşma eki Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planında (Ek-2) yer alan eylemlerdeki ve işbu Anlaşmanın 1/2. maddesindeki gelir artırıcı, gider azaltıcı ve borç stokunun sürdürülebilir kılınmasına yönelik tedbir, reform ve yasalardaki ilerlemelerin tespit edilmesi amacıyla Aylık İzleme Raporu hazırlar ve ilgili ayı takip eden ayın ikinci haftasına kadar Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir.
5. 2025 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezi idareleri ve bağlı kurum ve kuruluşlarında geçici süreli personel dahil olmak üzere yeni istihdam edilecek toplam personel sayısı bir önceki yılda ayrılan personel sayısını geçemez. İstihdamda ihtiyaç analizlerine göre nitelikli personel açığı olan yerlere öncelik verilir. Buna ilişkin mutabakat zaptıyla istihdam yapılması mümkündür. 2025 yılı içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezi idarelerinde ve bağlı kurum ve kuruluşlarında istihdam edilebilecek personel sayılarının tespitine ve izlenmesine 589
ilişkin olarak iki ülke Teknik Heyet Başkanları arasında mutabakat zaptı imzalanır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından ay içindeki gerçekleşmeler Aylık Personel Bildirim Tablosunda düzenlenir ve izleyen ayın ilk haftası KEİ Ofisine iletilir. KEİ Ofisi ilgili tabloyu, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir.
6. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti, hibe ve kredi kullanımına yönelik değerlendirmesinde Aylık İzleme Raporu ve Aylık Personel Bildirim Tablosunu dikkate alır.
7. Reformları desteklemek için ayrılan Reform Destekleme Ödeneği, reformların finansmanında, özelleştirme uygulamalarında veya reformların tamamlanması şartına bağlı olarak bütçe açığının finansmanı için kullanılır. Reform Destekleme Ödeneği, kamu idarelerinde yapılacak reformlar kapsamında kredi teminatı olarak kullanılabilir. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından belirlenir.
8. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetince yapılacak değerlendirme neticesinde belirlenen hibe ve krediler, mali ve teknik gereklilikler, işbu Anlaşmaya uygun şekilde Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetinin ödenek teklifine istinaden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısının onayı üzerine Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine aktarılır.
9. Yürütülen proje ve faaliyetler ile diğer giderlerin devamının sağlanması amacıyla, 2026 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması yürürlüğe girene kadar işbu Anlaşma kapsamında harcanmayan kısımlarının kullanılmasına devam olunur. Söz konusu t11tarların kullandırılma süresi her halükarda işbu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.
1O. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde eğitim kampüsü ve akademik birimleri olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet üniversitelerinin, bahsi geçen kampüs ve akademik birimlerine ait cari giderler ve yatırım giderleri işbu Anlaşma kapsamındaki projeler çerçevesinde karşılanabilir. Bu kapsamdaki ödemeler KEİ Ofisi tarafından nakit aktarımı suretiyle yapılır.
11. İşbu Anlaşma kapsamındaki projeler ve 1. maddesindeki gelir artırıcı, gider azaltıcı ve borç stokunun sürdürülebilir kılınmasına yönelik tedbir, reform ve yasalardaki ilerlemeler ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisinin gidişatı Anlaşmanın yürürlüğe girmesini müteakiben yapılacak gözden geçirme toplantılarında değerlendirilir. Bu toplantılardan en az biri ayrıntılı gözden geçirme olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyetleri arasında
gerçekleştirilir.
12. İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması Usul ve Esasları'nın (Ek-4) 3'üncü maddesi birinci fıkrasının (f) ve (p) bentlerinde tanımlanan ve 4.1.3 ile 4.1.4 numaralı eklerinde yer alan sektörler itibarıyla tahsis edilen kaynakların alt proje ve faaliyetlere dağılımı, işbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyet Başkanı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyet Başkanı tarafından belirlenerek imza altına alınır. 590
13. İşbu Anlaşma, tarafların kendi mevzuatı uyarınca yasal işlemleri tamamladıklarını belirten son bildirim tarihinden itibaren yürürlüğe girer. İşbu Anlaşma, iki nüsha olarak 21/03/2025 tarihinde Ankara'da imzalanmıştır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ADINA HÜKÜMETİ ADINA
Cevdet YILMAZ Başbakan
Cumhurbaşkanı Yardımcısı 591
Ek-1
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ
İŞBİRLİĞİ ÇERÇEVE BELGESİ
Mart2025 592
KÜRESEL EĞİLİMLER Son dönemde Ukrayna'da yaşanan savaş, İsrail'in Ortadoğu'da sınırlarını genişletme çabaları ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin arasındaki jeostratejik rekabet ile diğer jeopolitik gelişmeler ekseninde yaygınlaşan korumacı politikalar, küresel ekonomiyi ciddi şekilde etkilemiştir. Bu kapsamda, küresel düzeyde etkileri halen devam eden emtia ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, tedarik zincirindeki bozulmalar ve arz-talep dengesizlikleri kaynaklı enflasyon artışı yeni riskleri ortaya çıkarmaktadır.
Enflasyonla mücadele kapsamında birçok ülkede uygulanan sıkı finansal politikalar ve bunu genel olarak destekleyen emtia fiyatları neticesinde küresel enflasyon oranlarında gerileme yaşanmışsa da hizmet fiyatlarındaki katılığın devam etmesiyle, beklenen düşüş henüz gerçekleşmemiştir. Bu durum, faiz indirim döngüsünün gecikmesine, dolayısıyla iktisadi faaliyetin beklenenden daha uzun süre baskı altında kalmasına neden olmuş, sonuç olarak küresel büyüme belirgin bir toparlanma gösterememiştir. ABD ekonomisinin büyüme görünümü güçlü tüketici harcamalarının desteğiyle diğer gelişmiş ülkelerden olumlu yönde ayrışırken, Avro Bölgesinin büyüme performansı beklentilerin altında kalmıştır.
Gelinen aşamada GSYH'ye göre küresel borçluluk oranı; salgın döneminde ulaştığı zirve seviyesinden aşağıya dönmüş olsa da, politika setinde gerekli uyumların ülkesel bazda sağlanamamasına bağlı olarak ortaya çıkan yüksek bütçe açıklarının devam etmesi nedeniyle genel toplamda artış eğilimini sürdürmüştür.
Bunlara ek olarak, jeopolitik gerilimler nedeniyle küresel tedarik zincınnın yeniden bozulma olasılığı, ABD'deki yönetim değişimiyle oluşmaya başlayan korumacı yaklaşımların yaygınlaşması , emtia fiyatlarında artış yaşanması ihtimali, küresel iktisadi faaliyetin ve ticaretin faiz indirim döngüsüne ve artan jeopolitik risklere nasıl cevap vereceğine dair belirsizlikler, iklim değişikliği , doğal afetler, terör ve göç sorunları ile sosyal huzursuzluklar küresel düzeyde temel riskleri oluşturmaktadır. Küresel ölçekte yaşanan gerginlik ve çatışmaların yol açtığı jeopolitik, siyasi ve ekonomik belirsizlikler, küresel ticareti olumsuz yönde etkilemektedir. Bütün bunların sonucunda, karşı karşıya olunan zorlukların belirginleşmesiyle dünya ekonomisinin görece zayıf bir görünüm sergilemesi muhtemeldir. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde, birbirine yakın ülkeler arasındaki bölgesel ticaretin yaygınlaşması ve buna yönelik ticari işbirliği arayışlarının artması beklenebilir.
Son dönemde yapay zeka alanındaki gelişmeler ve dijital dönüşümün hızla ilerlemesi, işgücü piyasasında önemli değişimleri ortaya çıkarmıştır. Otomasyon, robotik süreçler ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla, iş yapış şekilleri ve işgücü piyasaları bu değişimlerden derinden etkilenmektedir. Çevresel ve dijital dönüşümü önceleyen ilerlemeler, yeni iş tanımlarının doğmasına sebep olmakta ve mevcut mesleklerin buna adapte olmasını zorunlu kılmaktadır. Yeni üretim ve çalışma modelleri, çevre temelli yönelimleri de beraberinde getirmekte olup, işgücü piyasasında yaşanan dönüşümün olumsuz etkilerini azaltmak ve dijitalleşmenin getirdiği eşitsizlikleri gidermek için gelişen teknolojilere hızla uyum sağlanması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Önümüzdeki dönemde, ekonomik belirsizlikleri sağlıklı yönetmeyi amaçlayan çabaların yaygınlaşmasına bağlı olarak dünya ekonomilerinin köklü bir dönüşüm sürecine gireceği öngörülmektedir.
Bu çerçevede halihazırda çalışmaları devam eden Kuşak Yol Projesi, Orta Koridor Girişimi , Türkiye-Irak Kalkınma Yolu Projesi, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) ve Avrupa Birliği'nin (AB) Küresel Geçit Projesi (Global Gateway) ve Suriye'nin yeniden iQ.şa süreci
1 593
küresel ekonomik ilişkilerde Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için fırsatlar ve riskler barındırmaktadır.
İçinden geçilen bu kritik dönemde, çatışmalar ile insani krizlerden etkilenen ve dengelerin hızla değişebildiği bir coğrafyada, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC'nin değişen küresel yapıyı yakından takip ederek, tarihi kardeşlik bağlarını her alanda güçlü tutması ve siyasi, ekonomik, kültürel, ticari, askeri ve sosyal alanlarda stratejik işbirliğini daha da ileriye taşıması hayati önemi haizdir.
TÜRKİYE VE KKTCNİN KARŞILIKLI ÖNEMİ Türkiye'nin güvenliği açısından büyük stratejik öneme sahip olan Kıbrıs Adası'nın bulunduğu coğrafyada; İsrail'in Filistin halkını kasıtlı ve sistematik bir şekilde yok etme ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırma girişimleri ile diğer ülkelerin ve uluslararası kuruluşların bölgedeki ticari, ekonomik ve askeri varlığını artırma çabalarına tanıklık edilmektedir. Bölgedeki enerji kaynakları ve göz ardı edilemeyecek kadar büyük enerji ve mal ticaretini kontrol edebilme potansiyeli ile Suriye'de başlayan yeni dönemin dinamikleri birlikte değerlendirildiğinde, Kıbrıs Adası'nın küresel barış ve istikrar açısından önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Mevcut durumun bölge ülkeleri arasında kapsamlı bir işbirliğini gerekli
kıldığı aşikardır.
Ne var ki, Gazze'deki insani felaketin sona ermesi ve İsrail-Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunabilmesi için uluslararası kamuoyu İsrail'e karşı ortak bir tutum sergileyememektedir. Benzer şekilde, Kıbrıs Adası'nda iki taraflı egemen eşitliğe dayalı ve fiili duruma uygun bir çözüme yönelik uluslararası irade henüz oluşmamıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve diğer uluslararası aktörlerin, 1963-1974 döneminde Rumların Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılarına seyirci kaldıkları gibi, günümüzde Gazze'ye yönelik İsrail saldırılarına güçlü bir tepki verilememesinin yol açtığı insanlık dramı dikkate alındığında, Kıbrıs'ta Türkiye'nin garantörlüğünün önemi ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü taleplerinin haklılığı bir kez daha kanıtlanmıştır.
Enerji kaynaklarına erişim ve bu kaynakların transfer güzergahlarının güvenliğinin sağlanmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına sağlayacağı katkılar düşünüldüğünde Doğu Akdeniz'deki tüm kaynakların ilgili kıyıdaş ülkelerle hakça ve adil şekilde paylaşımının sağlanması açısından Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan egemenlik yetkilerinin ve haklarının korunması için kararlılıkla hareket ederek yakın işbirliklerini güçlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.
Deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin olarak yetkisi olmayan AB 'nin, "Birlik dayanışması" adı altında adeta bir mahkeme gibi hareket etmesi ve karşı tarafın iddialarına koşulsuz destek sağlaması tarafsız ve yapıcı olmaktan uzaktır. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti'nin 2020 Doğu Akdeniz Konferansı çağrısı ve KKTC'nin 2019 ve 2022 önerileri çerçevesinde bölgede gerçek bir enerji işbirliğinin hayata geçirilmesine yönelik girişimlerinin sonuca ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Doğu Akdeniz'de enerji alanında, tüm bölge ülkelerinin ve AB 'nin menfaatine olacak, barış ve