İçeriğe geç
Mevzuat Kıbrıs
Bakanlar Kurulu kararı

2022 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

Gazetedeki başlık, olduğu gibi

2022 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

Referans
Ü(K-I) 18-2022
Yayım
Gazete
Sayı 100, Ek IV Bölüm I
Resmî PDF, sayfa 28

Ü(K-I)18-2022

2022 YILI TÜRKİYE CUMHURİY ETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI

(Önerge No:354/2022) (KKTCBb.)

Bakanlar Kurulu, 14 Nisan 2022 tarihinde iki asıl nüsha olarak Ankara'da imzalanan ve ekte sunulan "2022 Yılı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması"nı ve eklerinin Resmi Gazete'de yayımlanmasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi'nin bilgisine sunulmasına karar verdi.

2 0 .5.2022 422

2022 YILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

ARASINDA İKTİSADİ VE MALİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti, aralarındaki iktisadi ve mali işbirliğinin aşağıdaki şartlarda sürdürülmesi hususunda

anlaşmışlardır.

İşbu Anlaşmanın uygulama ve yürütülmesinde, iki ülke arasındaki işbirliği çerçevesini ortaya koyan amaç ve politikaların yer aldığı Ek-1 'deki "Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi" esas

alınır.

1- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti; 1. İşbu Anlaşmanın eki "Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planı"nda (Ek-2) yer alan reform ve eylemleri

gerçekleştirmeyi,

2. Mali disiplin çerçevesinde, kamu maliyesi için gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbir, reform ve yasaları hayata geçirerek, cari bütçe açığını Anlaşma süresince azaltmayı

taahhüt etmiştir.

il- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti; İşbu Anlaşmaya ekli tabloda (Ek-3) detayları verildiği üzere;

1. 3.200.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk Lirası cinsinden hibe yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Altyapı Yatırım ve Reel Sektör Projelerine toplam 2.164.000.000 TL B. Faaliyet ödeneklerine toplam 96.000.000 TL C. Savunma ödeneklerine toplam 940.000.000 TL

2. 1.050.000.000 TL'ye kadar olmak üzere Türk Lirası cinsinden ABD Doları karşılığı kredi yardımında bulunmayı. Bu kapsamda; A. Kamu Sektörü (Cari Bütçe Açığına Katkı) için toplam 500.000.000,00 TL B. Kamu Sektörü (Diğer) için toplam 100.000.000,00 TL C. Reform Destekleme Ödeneği olarak toplam 450.000.000,00-TL

3. Wl. maddesinde yer alan hibe yardımları kapsamında "Altyapı ve Reel Sektör için Mali İşbirliği Aracı (ARMA) Projeleri", "Ankara Kaynaklı Projeler" ve "Faaliyetler" ile Il/2. maddesinde yer alan kredileri "İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması Usul ve Esasları" (Ek-4) çerçevesinde kullandırmayı,

4. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümetinin ihtiyaç duyacağı alanlarda kamu görevlileri aracılığı ile teknik yardım sağlamayı,

aşağıdaki "III- Diğer Hususlar" başlığı altında belirlenen hususların gözetilmesi kaydıyla taahhüt etmiştir. 423

111- Diğer Hususlar

1. Türkiye Cumhuriyeti tarafından taahhüt edilen hibe ve kredi tutarlarının tertipler arasındaki dağılımı Türkiye Cumhuriyeti Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'na göre Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili Bakanlık ve Kurumların bütçesine konularak belirlenir.

2. İşbu Anlaşmanın dışında yapılacak diğer yardımlar, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti veya iki ülkenin ilgili Bakanlıkları arasında protokol imzalanmak suretiyle yapılır. Ancak söz konusu yardımlar işbu Anlaşmanın amaçlarına aykırı olamaz.

3. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' ne, Türkiye Cumhuriyeti iç mevzuatı, uluslararası anlaşma, protokol ve benzeri diğer düzenlemeler gereği; merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri tarafından her türlü yardım, hibe, kredi ve benzeri nitelikte aktarılan tüm kaynaklar, yapılan harcamalar ve yürütülen projeler, ilgili idareler tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne bildirilir ve Koordinatörlük tarafından kurulacak bir sistem içerisinde takip edilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafınca da bilgilerin karşılıklı teyidi açısından benzer bir sistem kurularak işletilir. Sisteme işlenecek bilgilerin içeriği, bildirme usulü ve bildirilme dönemlerini belirlemeye Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti yetkilidir.

4. Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği (KEİ) Ofisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Teknik Heyeti ile istişare içerisinde, Anlaşma eki "Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İşbirliği Çerçeve Belgesi Eylem Planı"nda (Ek-2) yer alan eylemlerdeki ve işbu Anlaşmanın 1/2. maddesindeki gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbir, reform ve yasalardaki ilerlemelerin tespit edilmesi amacıyla "Aylık İzleme Raporu" hazırlar ve ilgili ayı takip eden ayın ilk haftası Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir.

5. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkezi İdareleri ve Bağlı Kurum ve Kuruluşlarında geçici süreli personel dahil olmak üzere yeni istihdam edilecek toplam personel sayısı, 2022 yılı için bir önceki yılda ayrılan personel sayısını geçemez. İstihdamda ihtiyaç analizlerine göre daha fazla personel açığı olan yerlere öncelik verilir. İşbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesini müteakip bir (1) ay içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkezi İdarelerinde ve Bağlı Kurum ve Kuruluşlarında istihdam edilebilecek personel sayılarının tespitine ve izlenmesine ilişkin olarak iki ülke Teknik Heyet Başkanları arasında Mutabakat Zaptı imzalanır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından, ay içindeki gerçekleşmeler "Aylık Personel Bildirim Tablosu"nda düzenlenir ve izleyen ayın ilk haftası Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği KEİ Ofisine iletilir. KEİ Ofisi ilgili tabloyu, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetine sunulmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğüne gönderir.

6. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti, hibe ve kredi kullanımına yönelik değerlendirmesinde "Aylık İzleme Raporu" ve "Aylık Personel Bildirim Tablosu"nu dikkate alır.

,1 424

7. Reformları desteklemek için ayrılan "Reform Destekleme Ödeneği", reformların finansmanında, özelleştirme uygulamalarında veya reformların tamamlanması şartına bağlı olarak bütçe açığı için kullanılır. Kamu kurumlarında yapılacak reformlar kapsamında Reform Destekleme Ödeneği, kredi teminatı olarak kullanılabilir. Uygulamaya ilişkin usul, Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyeti tarafından belirlenir.

8. Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetince yapılacak değerlendirme neticesinde belirlenen hibe ve krediler, mali ve teknik gerekler ile İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmasına uygun şekilde Türkiye Cumhuriyeti Teknik Heyetinin ödenek teklifine istinaden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın onayı üzerine Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine aktarılır.

9. Yürütülen proje ve faaliyetler ile diğer giderlerin devamının sağlanması amacıyla, 2023 yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması imzalanıncaya kadar işbu Anlaşma kapsamında harcanmayan kısımlarının kullanılmasına devam olunur. Söz konusu tutarın kullandırılma süresi her halükarda işbu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.

10. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde eğitim kampüsü ve akademik birimleri olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üniversiteleri, bahsi geçen kampüs ve akademik birimlere cari ve yatırım giderleri kapsamında kendi bütçelerinden kaynak aktarabilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki eğitim kampüsü ve akademik birimlerine ilişkin olarak yükseköğretim kurumları bütçelerinde tefrik edilen ödenekler, bütçelendiği tertiplerden tahakkuka bağlanarak ilgili kampüs ve akademik birim hesabına aktarılmak suretiyle kullanılır.

11. İşbu Anlaşma kapsamındaki projeler ve işbu Anlaşmanın I. maddesindeki gelir artırıcı ve gider azaltıcı tedbir, reforın ve yasalardaki ilerlemeler ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ekonomisinin gidişatı Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs İşleri Koordinatörü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanlık Müsteşarı başkanlığında Anlaşmanın yürürlüğe giımesini müteakip ilk üç ay içerisinde aylık , kalan sürede üç ayda bir yapacakları gözden geçirme toplantılarında değerlendirilir.

12. İşbu Anlaşma, tarafların kendi mevzuatları uyarınca yasal işlemleri tamamladıklarını belirten son bildirim tarihinden itibaren yürürlüğe girer. İşbu Anlaşma, iki asıl nüsha olarak l.\l.lı,12022 tarihinde Ankara'da

imzalanmıştır.

CUMHURİYETİ DINA

Cumhurbaşkanı Yardımcısı 425

Ek-1

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

İŞBİRLİĞİ ÇERÇEVE BELGESİ

Nisan 2022 426

, KÜRESEL EĞiLİMLER

Son yıllarda dünya ekonomisi artan yoğunlukta ekonomik, siyasi ve jeopolitik sınamalara maruz kalmaktadır. Küresel düzeyde ülkelerin korumacı yaklaşımlarından beslenen ticaret gerilimleri, Brexit sürecinin yansımaları, Avro Bölgesinin düşük büyüme performansı ve gelişmekte olan ülkelerdeki makroekonomik dengesizlikler küresel ekonominin toparlanmasında önemli zorluklar olarak gündeme gelmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan Kovid-19'un küresel sağlık krizine dönüşmesiyle birlikte tedarik zincirlerinde oluşan aksaklıklar, hammadde temininde yaşanan sorunlar, üretim faaliyetlerinin sekteye uğraması ve uluslararası hareketliliğin durma noktasına gelmesi ile küresel büyüme üzerindeki olumsuzluklar ciddi boyutlara ulaşmıştır . Ülkeler ve sektörlere göre ayrışma gösteren küresel salgının etkileri, başta turizm ve eğitim gibi temas yoğun hizmet sektörlerinde, tarım ürünleri ve diğer mal ticaretinde ve enerji fiyatlarına duyarlı ekonomilerde daha keskin hissedilmiştir. Aşılama programlarının başlatılarak aşıya erişimin yaygınlaşması ve uygulanan genişlemeci politika tedbirleri ile küresel ekonomiye yönelik riskler azaltılmaya çalışılmış ve toparlanma sürecine girilmiştir .

Öte yandan, salgından kısmi çıkış ile birlikte küresel ölçekte enflasyonist baskılar, salgın tedbirlerinin ortadan kalkmasıyla talepte yaşanan toparlanma, bazı sektörlerde süregelen arz kısıntılarının derinleşmesi, kuraklık etkisi, başta enerji ve gıda olmak üzere emtia fiyatları ile metal ve diğer temel girdi fiyatlarında görülen tarihi zirveler, tedarik zincirinde ve üretimde yaşanan aksamalar ve maliyet baskılarının artması gibi unsurlarla ciddi boyutlara ulaşmıştır. Enflasyonun geçici karakterde ve kısa vadeli olmadığının ortaya çıkması ile küresel para politikalarında yeniden ayarlamalar gündeme gelmekte; bu durum özellikle sağlık krizinden olumsuz etkilenen yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler açısından küresel düzeyde daha sıkı dış finansal koşullara bağlı olarak baskı oluşturmaktadır. Ayrıca, küresel düzeyde salgın sonrası gözlenen istihdamdaki artış eğilimine rağmen işsizlik oranları hala salgın öncesindeki ortalamaların üzerinde seyretmektedir.

Tüm bunlara ilave olarak, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere artan jeopolitik gerilimler, iklim değişikliği tehdidi ve küresel düzeydeki terör ve göç sorunları ile dezenformasyon eğilimleriyle bağlantılı sosyal çalkantılar dünya ülkeleri için kısa, orta ve uzun vadede temel riskleri oluşturmaktadır .

Bu noktada, küresel düzeyde yavaş giden toparlanma sürecini ve söz konusu belirsizlikleri yönetmeye yönelik çabalar ön plana çıkmaktadır. Bölgesel ve yerel bütünleşmeler, siyasi, ekonomik ve ticari işbirliği arayışları, çevresel ve dijital dönüşüm önceliğinde ilerlemeler, esnek üretim ve esnek çalışma, merkeziyetsiz finans piyasalarına ve konvansiyonel olmayan yatırım araçlarına yönelim gibi gelişmeler önem kazanmaktadır.

Dünyanın içinden geçmekte olduğu bu kritik dönemde, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değişen küresel yapıyı yakından takip ederek, tarihi, kültürel ve kardeşlik bağlarını her alanda güçlü tutması ve siyasi, ekonomik, kültürel, ticari, askeri ve sosyal alanlarda stratejik işbirliğini daha da ileriye taşıması hayati önemi haizdir.

1 / 13 427

TÜRKİYE VE KKTC'NİN KARŞILIKLI ÖNEMi

Coğrafi konumu itibarıyla Türkiye' nin güvenliğinde stratejik rolü olan Kıbrıs adasının bulunduğu Doğu Akdeniz bölgesi, sadece Orta Doğu ve çevresindeki enerji kaynaklarını kontrol altında tutulabilme yönüyle değil Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının yakın bölgelerini ve buralardan gerçekleştirilecek enerji ve mal akışlarını da kontrol edebilme potansiyeli açısından göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir konumda olup, bölgenin stratejik

önemi gün geçtikçe artmaktadır.

Bölge dışındaki ülkelerin ve uluslararası kuruluşların, bölgedeki ticari, ekonomik ve askeri varlığını giderek artırma çabaları Doğu Akdeniz'in tarihteki önemini halen koruduğunun kanıtıdır.

Doğu Akdeniz'in önemi bölgede yeni hidrokarbon rezervlerinin keşfedilmesiyle birlikte enerji bakımından da artmıştır . Bu keşifler, bölge ülkeleri arasında deniz yetki alanı ihtilafları ortaya çıkarmış, Yunanistan ve GKRY' nin tek yanlı eylemler ile Türkiye ve KKTC'nin haklarını gasp etmeye ve siyasi konjonktürden de istifadeyle Türk tarafını yok saymaya ve izole etmeye yönelik gerçeklikten kopuk, suni ittifaklar oluşturmaya çalışmaktadır. Bu gelişmeler, Türkiye ve KKTC'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan egemenlik yetkilerinin ve haklarının korunmasının ve enerji alanında yakın işbirliği yapmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Bölgede ülkemiz ve KKTC açısından enerji arz güvenliğini ve çeşitliliğini sağlamada stratejik işbirliği eskisinden daha önemli hale gelmiştir. Petrolün, büyük oranda Ortadoğu başta olmak üzere belirli bölgelerde elde edilebiliyor olması ve ilgili ülkelere deniz yoluyla transferinin yarısına yakını Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan gerçekleşmesi, enerji güvenliği konusunda Doğu Akdeniz'in son derece hayati bir konumda olmasını beraberinde getirmektedir. Enerji kaynaklarına erişim ve bu kaynakların transfer güzergahlarının güvenliği ülkelerin yapmış oldukları savunma planlarının temel stratejik noktalarının başında gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yakın işbirliğini devam ettirmeleri büyük önem

taşımaktadır .

Gelişen teknoloji ile derin deniz arama ve sondaj maliyetinin düşmesi ve uluslararası piyasada enerji fiyatlarının yükselmesi ile Doğu Akdeniz birçok uluslararası petrol şirketi açısından cazip bir faaliyet alanı haline

gelmiştir .

GKRY'nin Adadaki tek meşru yönetimmiş gibi bölge ülkeleriyle deniz sınırı anlaşmaları yapması ve

hidrokarbon arama ve çıkarma faaliyetleri icra etmesi gayrı hukuki ve gayrı meşrudur . Türkiye'nin ve KKTC'nin haklarını yok sayan ve ihlal eden bu tek yanlı eylemlere karşı, Türkiye ve KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını korumak konusundaki kararlılıklarını ve bu alanda yakın işbirliğini güçlendirmesi büyük önem taşımaktadır .

Doğu Akdeniz'de bulunan hidrokarbon kaynaklarının bölge dışına naklinde en ekonomik ve stratejik seçeneğin hem pazar ve transit ülkesi olarak Türkiye olduğu gerçeği ortadadır.

EastMed boru hattı projesinin ekonomik ve fiziki açıdan uygulanabilir olmamasının, ABD'nin projeye verdiği desteği çekmesinin ve Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte önemi daha da artan enerji arz ve iletim güvenliğinin Doğu Akdeniz'deki yansımaları dikkate alındığında Türkiye'nin 2020 Doğu Akdeniz Konferansı çağrısı ve KKTC'nin 2019 önerisi çerçevesinde bölgede gerçek bir enerji işbirliğinin hayata geçirilmesine olan ihtiyaç daha

da artmıştır.

Doğu Akdeniz'de enerji alanında, tüm bölge ülkelerinin menfaatine olacak, barış ve istikrara katkı sağlayacak gerçek bir işbirliği ancak Türkiye'nin ve KKTC'nin de içinde olacağı kapsayıcı projeler ile mümkündür.

Kıbrıs adası, 1571 yılından itibaren siyasi ve kültürel olarak Anadolu'nun parçası haline gelmiştir. Adada asli unsur olarak Kıbrıs Türklerinin varlığının muhafazası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' nin b ası Türkiye' nin

vazgeçilmezidir.

Qo 2 / 13 • 428

Türkiye, bu anlayışla, ahdi ve tarihi yükümlülükleri çerçevesinde milli davası olan Kıbrıs'a sahip çıkmakta kararlı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının refahı, kendi ayakları üzerinde güvenle durabilmesi, kalkınması ve ekonomik gelişmesini hedefleyerek, en zor şartlarda dahi Türk Milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkünü asla yalnız bırakmamayı ilke edinmiş ve yıllar boyunca bu çerçevede tüm alanlarda kaynaklarını Kıbrıs Türkü ile paylaşmıştır.

Bu bağlamda, Türkiye ile KKTC'nin vatandaşları ve yönetimleri ile birlikte tek vücut olarak hareket etmesi, ilişkilerini daha da kuvvetlendirmesi ve işbirliğini en üst seviyelere çıkarması iki ülkenin

Kayıtta geçenler

Sayı 100 içindeki diğer kayıtlar

Tümü